Depresyonda Olan Bir Sevdiğinize Yardım Etmeye Çalışırken Dikkat Etmeniz Gereken 16 Detay
Bu insanları seviyorsunuz ve onlara yardım etmek istiyorsunuz. Biliyorum, depresyonda olan bir sevdiğinize nasıl yardım edeceğinizi kestirmek oldukça zor. Gerçekten depresyonda olan insanların deneyimlerinden yararlanarak, psikolojik sorunları olan sevdiklerinize nasıl yaklaşmanız gerektiği hakkında bazı küçük ipuçlarını bir araya getirdim. İşte bu ipuçlarından bazıları;
G.Saray Yönetiminden F.Bahçe'ye Volkan Demirel Desteği
G.Saray yöneticileri Ali Dürüst ve Abdurrahim Albayrak, F.Bahçe'nin milli kalecisi Volkan Demirel'e destek vererek, işbirliği teklifinde bulunduGalatasaray Sportif A.Ş Başkan Yardımcısı Ali Dürüst , Kazakistan milli maçından önce Volkan Demirel 'e yapılanları tasvip etmediğini belirterek bu konuda Fenerbahçe dahil bütün kulüplerle işbirliğine hazır olduklarını söyledi. Galatasaray Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak da, 'Volkan Demirel'e yapılanlar kabul edilemez. Zaten artık maçlara kimse gelmiyor. Gelenler de bunları yapıyor. Böyle devam ederse kimse maç izlemeyecek' dedi.Türk Telekom Arena'da oynanan Türkiye - Kazakistan maçı öncesinde kendisine gösterilen küfürlü tepkiden dolayı sahayı terk eden ve maça çıkmayan Volkan Demirel için bir yorum da Galatasaray cephesinden geldi.Galatasaray Sportif A.Ş'de yer alan ve camianın önde gelen isimlerinden biri olan Ali Dürüst, maçın ardından yaptığı yorumda her türlü küfür olayına karşı olduklarını ancak oyuncuların da profesyonel olduğunu ifade etti.Hürriyet'in haberine göre, Volkan Demirel'in yaşadıklarını 'kötü' olarak nitelendiren Dürüst, 'Statlarda her türlü küfür olayına karşıyız ve gerekli tüm önlemleri de almaya çalışıyoruz. Sadece Fenerbahçe ile değil, tüm kulüpler ile bu konuda bir çalışma yapabiliriz. Statlardan küfürü uzaklaştırmalıyız' şeklinde konuştu.Galatasaray Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak, 'Volkan Demirel'e yapılanlar kabul edilemez. Zaten artık maçlara kimse gelmiyor. Gelenler de bunları yapıyor. Böyle devam ederse kimse maç izlemeyecek' dedi.Galatasaray Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak, Kazakistan maçı öncesi yaşanan Volkan Demirel olayıyla ilgili açıklamalar yaptı.Albayrak, Fanatik'e yaptığı açıklamada 'Volkan'a yapılanlar kabul edilemez. Milli Takım için sahada bulunan bütün çocuklar bizim oyuncularımız. Neden yapıldığına anlam veremiyorum. Zaten artık kimse maçlara gelmiyor. Gelenler de bunları yapıyor. Böyle devam ederse kimse maç izleyemeyecek. Bunlar yakışmıyor. Lütfen artık daha dikkatli olalım' ifadelerini kullandı.T24
Yalnız Kalmak ve Kafa Dinlemek İçin Zaman Ayırmanızı Sağlayacak 10 Mantıklı Sebep
Bazı şeylere çok fazla alışıp onlara tamamen tepkisiz olmamız gerçekten acayip. Mesela çalışan klima ya da buzdolabı sesine öyle alışığız ki aniden durduklarında ya da ses kesildiğinde  korku ile karışık bir rahatlığa kavuşuyoruz. Aynı şekilde, artık teknolojiyle dolu hayatlarımızın vızıltısına da dikkat vermiyor gibiyiz.Akıllı telefon kullanıcıları her 6,5 dakikada bir telefonlarına bakıyorlar, bu da günde yaklaşık 150 defaya tekabül ediyor. Sessizliğin yerini ahenksiz bir ses uğultusu, yalnız kalabilme lüksümüzü ise sosyal medya ile değiştirmiş durumdayız. Sessizlik ve tenhalık gerçekten de yok olmak üzere olan kavramlar; yine de bünyelerinde çok fazla faydalı ve önemli şeyler barındırıyorlar. İşte sizin için derlediğimiz on örneği:
TOMA'dan Sıkılan Su ile Yaralamaya 3 Yıl İstendi
​İstanbul'da bir gazeteci TOMA'nın sıktığı su ile yaralanmıştı. Birgün gazetesinde gönüllü fotomuhabiri olarak görev yapan Pembegül Gökçek TOMA'dan iki kez tazyikli su sıkarak yere düşüren ve omzundan yaralanmasına yol açan polis memuru hakkında 'kasten yaralama' suçundan üç yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi.İstanbul'da, 301 madencinin ölümüne ilişkin protesto sırasında fotoğraf çeken kişiye TOMA'dan iki kez tazyikli su sıkarak yere düşüren ve omzundan yaralanmasına yol açan polis memuru hakkında 'kasten yaralama' suçundan üç yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi. İddianame mahkeme tarafından kabul edildiği takdirde bu, TOMA suyuyla meydana gelmiş yaralanmalara ilişkin ilk dava olacak.Birgün gazetesinde gönüllü fotomuhabiri olarak görev yapan Pembegül Gökçek, Soma’da 301 işçinin hayatını kaybettiği facia sonrası geçen 17 Mayıs’ta İstanbul Galatasaray Meydanı’nda düzenlenen protesto eylemini takip ediyordu. Polislerin müdahalesi üzerine göstericiler dağıtılırken, Gökçek ve bir grup gazeteci Galatasaray Lisesi önünde fotoğraf çekmekle meşguldü. Bu esnada T35 numaralı TOMA’dan, fotoğraf çeken Gökçek’e tazyikli su sıkıldı. Yere düşen Gökçek doğrulmaya çalışırken ikinci bir tazyikli su kütlesiyle tekrar yere yığıldı. Gazeteciler tarafından yardım edilen Gökçek, hastaneye götürüldü. Sol omzunda yırtık saptanan Gökçek’e fizyoterapi tedavisi önerildi. Tedavi sonuç vermeyince ameliyat edildi. Yirmi gün iş göremez raporu veren 49 yaşındaki Gökçek’in sakat kalma riski sürüyor.  Avukatı Ruşen Ali Nergiz savcılığa başvurarak, müdahaleyi gerektirir bir eylem yokken ve Gökçek yalnızca fotoğraf çekmekle meşgulken kasten hedef alındığını savundu. Nergiz suç duyurusuna ek olarak, Kızılbayrak gazetesi muhabiri Ersin Özdemir tarafından çekilmiş, Gökçek’e su sıkıldığı ana ilişkin dört fotoğrafı savcılığa sundu.  İlk olarak, fotoğrafları çekip Gökçek’i hastaneye götüren Ersin Özdemir’in ifadesi alındı. Özdemir, polisin “Dağılın” şeklinde bir anons yaptığını hatırlamadığını, insanlar dağılmak üzereyken TOMA’dan su sıkıldığını belirterek, “Gökçek onların karşısında beş metre kadar uzaklarında resim çekiyordu. TOMA’dan gelen su onu yere düşürdü. Yerden kalktı ancak su bir kere daha ona vurdu. Tekrar yere düşünce ben gidip ayağa kaldırdım. Ondan sonraki aşamada şikayetçiyi hastaneye götürdük” dedi.  Soruşturma sonunda, suyu sıkan TOMA görevlisinin polis Hakan Yıldırım olduğu tespit edildi. Yıldırım, “TOMA’daki telsizden, amirlerimizin talimatı üzerine topluluğa doğru dağılmaları amacıyla su sıkmamız istendi. Emir üzerine su sıktım. Belirgin bir şahsı ya da müştekiyi yaralamak gibi kastımız söz konusu değildir” dedi. ÜÇ YILA KADAR HAPİS İSTENİYORSavcı Basri Aydın, polis Yıldırım hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 86/1. maddesi gereğince ‘kasten yaralama’ iddiasıyla iddianame düzenledi. İddianamede, tanık bir polisin ifadesine istinaden göstericilerin polislere taş ve şişe attığı, bunun üzerine tazyikli su sıkıldığı savunuldu. “Polisin megafonla uyarıp dağılmalarını istediği ancak civar sokaklardan taş ve şişe atan şahısların alana gelmesi üzerine T35 nolu TOMA’da operatör olarak görev yapan polis Hakan Yıldırım’ın toplananlara su sıktığı ve sıkılan sudan Gökçek’in düşerek basit olmayacak şekilde yaralandığı” ifade edildi. İddianame İstanbul 68. Asliye Ceza Mahkemesi’ne sunuldu. Mahkeme iddianameye ilişkin henüz bir karar vermedi. Avukat Nergiz, TOMA suyuyla oluşan yaralanmaya ilişkin bilinen ilk iddianamenin düzenlenmiş olduğunu belirterek, “Artık bu tip suçlarda kasten yaralama suçundan işlem yapılabilecek” diyor. Haber FX
Reklam
Bütçe Görüşmelerinde 'Kürdistan' Tartışması
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülen İçişleri Bakanlığı'nın 2015 yılı Bütçe görüşmelerinde MHP ve HDP'li milletvekilleri arasında 'Kürdistan' tartışması yaşandı.İçişleri Bakanlığı'nın görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda İç İşleri Bakanı Efkan Ala, komisyon üyelerine bakanlık bütçesi ve bağlı olduğu kuruluşlarla ilgili genel bilgiler verdi. Yaklaşık 1 saat süren Bakan Ala'nın sunumunun ardından MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal söz alarak, hükümeti ve İç İşleri Bakanı Efkan Ala'yı eleştirdi.Günal, İç İşleri Bakanı Efkan Ala'ya yönelik olarak, 'Oslo sürecini sahiplenmişsiniz, Habur'dan sonra 29 Ekim'de Cumhuriyet Bayramı'nda peşmergelerin topraklarımızdan geçirilip Suriye'nin kuzeyine gönderilmesini ve burada bir takım unsurların Kürdistan'dan geçtik, Kürdistan'a yardıma gittik demesine ses çıkarmamanın yarın hesabının sorulacağını söylüyorum' dedi.HDP Şırnak milletvekili Hasip Kaplan ise, “Unsur değil ben söyledim. Selçuklu coğrafyasında yeri var. Unsur lafını kullanma. Selçuklulardan bu yana Kürtlerin yaşadığı toprağın adı Kürdistan'dır.40 milyon Kürt var öğreneceksiniz, kabulleneceksiniz. Güneş yok diyebilirsiniz, ama güneş doğuyor her gün kusura bakmayın' dedi.MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal ise, 'Sizin ne amacınız olduğunu biliyoruz. Siz ortağınızla konuşun. Siz söylediyseniz sizin içinde geçerli. Türkiye toprağında Kürdistan mı var. Burası Türkiye Cumhuriyeti toprağı. Kim söylüyorsa Türkiye'de Kürdistan diye hepsi unsurdur hepsi teröristtir. Sayın Kaplan Türkiye'ye Kürdistan diyorsan sende teröristsin. Türkiye'de öyle bir yer, dünyada da öyle bir yer yok' dedi.AK PARTİLİERLE DE TARTIŞMA YAŞANDIArdından Günal, AK Partilileri ve İç İşleri Bakanı Afkan Ala'ya 'Bu hale getirdiniz susuyorsunuz hala. Hiç birinden çıt çıkmıyor. Kürdistan diyor sesiniz çıkmıyor “ dedi. Bazı MHP'li milletvekilleri ise 'AKP iktidarı haindir' diye bağırdı.Bunun üzerine yerinden kalkan çok sayıda AK Partili milletvekili MHP'li milletvekillerine tepki gösterdi ve hain sizsiniz” diye karşılık verdi.Yaşanan gerginlik nedeniyle, komisyon birleşimine 45 dakika ara verildi.Fırat KESKİNKILIÇ/ANKARA(DHA)
Reklam
Diyarbakır-Ankara Uçağına Yapılan Bomba İhbarı Asılsız Çıktı
Diyarbakır Havaalanı'ndan saat 13.45'de Ankara'ya hareket etmesi beklenen bir yolcu uçağı hareket etmesine sayılı dakikalar kala 'içinde bomba' olduğu şüphesiyle yolcuları indirilerek arama yapıldı.Edinilen bilgiye göre, 13.45'de Diyarbakır Ankara seferini yapması beklenen 7144 sefer sayılı uçakta bomba olduğu ihbarı üzerine yolcular indirildi. Yolcu bekleme noktasında bulunan bir not üzerine harekete geçen güvenlik güçleri kalkış yapmak üzere olan uçağı durdurdu. Güvenlik kuvvetleri yolcuları indirdikten sonra uçakta arama yapmaya başladı. Güvenlik kuvvetlerinin aramaları sürerken, yolcular uçaktan uzaklaştırıldı. Yolcu bekleme alanında bulunan notta 13.45 Diyarbakır-Ankara uçağında bomba olduğu yazıldığı ve bu şüphe üzerine uçağın hareket etmeden kontrolden geçirildiği belirtildi.Ayrıca notu yazanın bulunması için de çalışmaların sürdüğü bildirildi.DİYARBAKIR’DA PANİK YARATAN NOTDiyarbakır Havaalanı’ndaki yolcu bekleme noktasına kimliği belirsiz kişi veya kişiler tarafından bırakılan ve üzerinde Ankara uçağında bomba olduğu ileri sürülen not paniğe neden oldu. Notun havaalanı güvenliğine ulaştırılması üzerine harekete geçen polis, kalkışa hazırlanan uçağı boşaltarak, arama yaptı. Aramaların ardından ihbarın asılsız çıktığı anlaşıldı.İHA
Van Gölü 2 Metre Çekildi
Türkiye'nin en büyük gölü olan ve bölge halkı tarafından 'deniz' olarak adlandırılan Van Gölü'nün kıyı kesimlerinde yaşanan gözle görülür çekilme, özellikle sahil şeridinde yaşayan insanları tedirgin ediyor.Eski iskelelere ait kalıntıların ve birçok kayalığın ortaya çıktığı gölde, Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Fuat Doğu tarafından yapılan araştırmalarda da bu yılki su kaybının 2 metreyi geçtiği belirlendi.Su seviyesindeki düşüşle ilgili açıklama yapan Prof. Dr. Doğu, son yıllarda yaşanan düşüşün binlerce yıldır olagelen doğal bir işleyiş olduğunu belirtti.Düşüşün anormal bir durum olmadığını anlatan Doğu, 'Göl seviyesinin ve özellikle kapalı göllerin tüm dünyada bilinen bir gerçeği var. Bu göllerin seviyesi iklime bağlı olarak alçalır veya yükselir. Bunu farkında olmayan vatandaşlarımız telaşa kapılabilir ama iklim değişikliğiyle ilgili yapılan bu olgu göl için doğal bir süreç. Tabii bu doğal olmakla beraber sonuçları yaşamımızı ve bugünü ilgilendiriyor' diye konuştu.'Her 10 yılda bir düşüş yaşanıyor'Doğu, göldeki seviye düşüklüğünün özel bir araştırma veya çözülebilecek bir problem olmadığına değinerek, Van Gölü'ndeki düşüşün her 10 yılda bir periyodik olarak gerçekleştiğini ifade etti.İklimlerdeki salınım sonucu göl seviyesinde belirli oranda alçalma ve yükselme yaşanabildiğini vurgulayan Doğu, şöyle konuştu: '2003-2004 yıllarında göl seviyesinde meydana gelen ve bin 648 metreye kadar inen düşüş, 10-11 yıl içerisinde 1-2 metre olarak gözlemleniyor. Göl kapalı olduğu için gölü besleyen kaynaklar, akarsular ve yağmurla beslendiği oranda göl seviyesi yükselecek. Eğer yağış ortalamaları yükselirse devam eden yıllarda göl seviyesinde 10-15 santimetre ya da yarım metrelik yükselmeler olur. Yağış miktarında düşme ve buharlaşma yaşanması sonucu böyle bir durum ortaya çıkabiliyor.''Düşüşte iklim değişikliği etkili oluyor'Buharlaşma, dere ve nehir suyunun tarla ve tarım alanlarında daha çok kullanılması gibi nedenlerle gölün girdisinin azaldığını kaydeden Doğu, konuşmasına şöyle devam etti: 'Kıyılarda görülen değişimi iki gruba ayırmamız lazım. Şimdi göl seviyesi bir veya 1,5 metre yükseldiği zaman kumsal alanlar sular altında kalıyor. Göl seviyesi şimdilerdeki gibi düştüğü zaman kumsal alanlar büyüyor. Burada 15-20 santimetrelik oynama bile karşımıza 15-20 metrelik bir çekilme olarak çıkıyor. Ancak bu dikey mesafede çekilme değil. Van Gölü için 1-2 metre seviyesindeki çekilmeler varlığı için kesinlikle tehdit değil.'Göl, 2 metrenin üzerinde seviye kaybettiBu yıl yaptıkları araştırmalarda gölde 2 metrelik bir düşüş yaşandığını belirlediklerini anlatan Doğu, çekilmenin Tatvan-Van arasında çalışan feribotların iskeleye yanaşması açısından problem oluşturduğunu dile getirdi.Doğu, 'Son zamanlarda sürekli seviye kaybı yaşayan Van Gölü, 2007 yılında en yüksek seviye olan bin 650 metreye göre, 2 metrenin üzerinde seviye kaybına uğradı' dedi.Van Gölü'nü, İran'ın Urumiye Gölü'yle karşılaştırmaları durumunda, oradaki çevre felaketinin Van Gölü için geçerli olmadığını kesin olarak bildiklerine işaret eden Doğu, Urumiye Gölü'ndeki aşırı sulama ve gölün ortasından geçen yanlış karayolunun su döngüsünün bozulmasına neden olduğunu, ayrıca küresel iklim değişikliğinin de su varlığının yarısının kaybedilmesine yol açtığını kaydetti.Doğu, Van Gölü için ise böyle bir tehlikeyi ön görmediklerini vurgulayarak, kıyı kesimlerdeki çekilmelerin göreceli bir durum olduğunu ifade etti.Göldeki kirlilik'Van Gölü su seviyesindeki düşüşle değil hızla kirletilmesi nedeniyle 50 yıla kadar kaybedilebilir' diyen Doğu, bunun için Van Gölü kıyısındaki yerleşimlerin gerekli önlemleri alması gerektiğinin altını çizdi.Doğu, göldeki kirliliğin önüne geçmek için Van merkez ile Edremit, Gevaş, Muradiye, Erciş ilçeleri ile Bitlis'in Tatvan, Ahlat ve Adilcevaz ilçelerindeki yönetimlere büyük sorumluluk düştüğünü bildirerek, kent ve bölgenin yanı sıra ülke için önemli bir değer olan Van Gölü'nün gelecek nesillere ulaşmasını sağlamak gerektiğini sözlerine ekledi.Van Gölü sahilindeki Selimbey Mahallesi'nde yaşayan Fesih Yavuz ise çocukluk yıllarında yüzdükleri iskeledeki çekilmeden endişe duyduklarını belirterek, su seviyesindeki düşüşün Van Gölü Feribot İskelesinin bulunduğu bölgeden çok daha rahat gözlemlendiğini bildirdi.AA
Reklam
"Volkan Bundan Sonra Hiç Küfür Etmeyecek"
A Milli Futbol Takımımız'da yaşanan Volkan Demirel olayını, NTV Spor ekranlarında yayınlanan Spor Servisi adlı programda değerlendiren Mehmet Demirkol, önemli ifadeler kullandı.Demirkol, 'Herkesin herkesi protesto etme hakkı vardır. Brezilya maçındaki haktır, sınırının nerede başlayıp nerede biteceği bellidir' dedi.Sporx
Asansörde Mortal Kombat Şakası 2
Fouseytube isimli kanalın sahibinin daha önce yaptığı şakanın ikincisi çekilmiş. Bu sefer süper kahramanımız Raiden. İzliyoruz.
Reklam
9 Dil Bilen Gineli Profesör Asgari Ücretle Tuvalet Temizliyor...
İç savaş ve baskılar sebebiyle ülkesi Gine'de üniversitedeki görevini bırakarak Türkiye'ye iltica eden Prof. Dr. Osman Toure, Eskişehir’de asgari ücretle tuvalet temizliği yapıyor. 9 dil bilen ve bir süre önce eşini getiren Prof. Dr. Toure’nin tek isteği şimdi anne ve 5 çocuğuna kavuşabilmek. Toure, tuvalet temizliğinden kazandığı parayla kendisi gibi Senegal'de sığınmacı olarak yaşayan 106 yaşındaki annesi ve 5 çocuğunu Türkiye'ye getirmek istiyor.Gine Nacer Salma Üniversitesi Fransızca Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde öğretim üyesi olarak yıllarca görev yapan Prof. Dr. Osman Toure, iç savaş ve baskılara dayanamayınca çareyi ülkesinden kaçmakta buldu. 7 yıl önce Türkiye gelen Prof. Dr. Toure, Birleşmiş Milletler Mülteciler Komiserliği tarafından Eskişehir'e gönderildi. Prof. Dr. Toure, verdiği mücadelenin ardından eşini 5 sene içinde Türkiye’ye getirdi. Ancak, 106 yaşındaki annesi ve 5 çocuğu ise Senegal'de mülteci olarak yaşıyor. Toure’nin en büyük hayali annesi ve 5 çocuğunu Senagal’den Türkiye’ye getirmek. Toure, annesi ve 5 çocuğunu getirebilmesi için gerekli olan parayı temin etmek için 4 senedir tuvalet ve camii temizliyor. Kırmızı Toprak Mahallesi'nde oturan Toure, gündüzleri de aynı mahallede bulunan Âlem Camii'nin tuvaletlerini ve caminin temizliğini yapıyor. Ayda 500 ila 600 TL arasında para kazanan Toure'ye, hayırsever vatandaşlar da aralarında para toplayarak destek veriyor.Toure, Türk insanın çok misafirperver olduğunu söyledi ve bu insanlar sayesinde ailesine yavaş yavaş kavuşmaya başladığını kaydetti. 'Türkiye’de güzel insanlar var.' diyen Tuore, '7 yıldır Eskişehir’deyim. 4 yıldır cami de ve tuvaletlerinde temizlik yapıyorum. Ülkemde profesördüm ama burada tuvalet temizliyorum. Halimden memnunum.' dedi. Yarım yamalak Türkçesiyle, ülkesinde devlet otoritesinin olmadığını, mafyalaşma ve çeteler yüzünden huzur kalmadığını anlatan Toure, şöyle konuştu: 'Gine'de hayat çok zor. Afrika çok zor bir yer. Oralar çok problemli. Türkiye'de problem yok, Müslüman ülke. 5 tane çocuk var. Okulla gidiyorlar Senegal’de. Annem de orada. 106 yaşında ve halen hayatta. Benim hanım burda, getirdim. Çocuklar Senegal’de kaldı orada okula gidiyorlar. Türkiye’yi çok seviyorum, hepsi Müslüman. Benim kabilem de Müslüman. 9 dil biliyorum. Judo, basketbol, boks ekinoks hepsi de var. Sabah 5 kilometre koşu yapıyorum.’’CAMİ CEMAATİ VE MAHALLELİ, TOURE'Yİ ÇOK SEVİYOR'Toure çok iyi bir insan. İslamiyet’i Allah’ın emrettiği şekilde yaşamaya çalışan birisi olarak görüyoruz.” diyen cami cemaatinden Muhammet Zımba, şöyle konuştu: 'Hakka hukuka riayet eden, kimsenin kalbini kırmayan müstesna bir insan. Bizim ülkemizdeki bu güne kadar irtica eden insanların diyebilirim ki en iyilerinden biridir. Hatta bizim kendi vatandaşlarımızın belki yüzde ellisinden daha iyiler. Özellikle Afrika kıtasından gelenler en az hiçbir vatan hainlikleri yok. Vatanlarını terk edip gelmelerinin sebepleri belli, kimse vatanı terk edip gelmez. Burda bizden daha iyi uyum sağladıkları gözleniyor.'Bugün Suriye’den gelenlerinde olduğunu ama onların sıkıntılı olduğunu dile getiren Zımba, 'Onları kötülemek adına değil ama onlarda olan problemler bu insanların hiç birinde yok. Bunlarda hiçbir kötülük yok aynen bizden biri gibiler. Burada bu işi kendi insanımız yapmazken bu adamın neler yaptığını bur da görüyoruz. Burda ekmek parası için çalışıyor. Mahalleli Osman abiden çok memnun. Allah ne muradı varsa versin.' diye konuştu.CHA
Reklam
Ankara'da İlköğretim Okulunda Tecavüz Skandalı
Ankara'da bir ilköğretim okulunda 4 erkek öğrenci bir erkek öğrenciye tecavüz etti. Tecavüze karışan öğrencilerden biri olayı tecavüz anını cep telefonunun kamerasıyla görüntüledi. Öğrenciler cep telefonundaki görüntüleri izlerken bir öğretmenin telefonu almasıyla korkunç gerçek ortaya çıktı...Habertürk'ün haberine göre, Altındağ'da bir ilköğretim okuluna devam eden 12 yaşındaki 4 erkek öğrenci, yine 12 yaşındaki bir erkek öğrenciye okul binasında tecavüz etti. Tecavüze karışan öğrencilerden biri olayı cep telefonuyla kaydetti. Tecavüz mağduru çocuk yaşadığı olayı kimseye anlatamadı.Ailesi durgun hallerinden şüphelendiAile çocuklarının üzgün ve durgun hallerinden şüphelendi. Öğretmenleri ve arkadaşlarıyla temasa geçip son günlerde okulda kötü bir olayın yaşanıp yaşanmadığını sordu. Ancak ne okul yönetimi ne de arkadaşları yaşananlardan haberdardı. Aileye çocuklarıyla ilgili olumsuz bir durumun olmadığı söylendi.Telefonu alan öğretmen şoke olduSkandal olay bir kaç gün önce bir öğretmenin 4 kişilik öğrenci grubundan şüphelenmesiyle ortaya çıktı. Öğrenciler cep telefonundan bir görüntü izliyorlardı. Öğretmenin kendilerini gördüğünü fark ettiklerinde cep telefonunu saklamaya çalıştılar. Ancak telefonu almayı başaran öğretmen kan donduran tecavüz görüntüleriyle karşılaştı.Yaşadıklarını öğretmenine anlattıNe olup bittiğini anlamak için hemen tecavüz mağduru çocuğun yanına gitti. Mağdur öğrenci yaşadıklarını öğretmenine anlattı. Durum polise bildirildi. Arkadaşlarına tecavüz eden çocuklar ifadelerinin alınması için Ankara Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü'ne götürüldü. Çocukların ifadelerinin psikolog eşliğinde alınacağı bildirildi.
İşsizlik Yeniden Çift Hane
Ağustos ayında işsizlik yüzde 10,1 olarak gerçekleşti. İşsizlik en son geçtiğimiz şubat ayında çift haneyi görmüştü. İşsiz sayısı 2.9 milyonu aştı. Gençlerde işsizlik yüzde 18,9 oldu.
Güvenlik Bakanlığı Yolda...
Köşk’ün hukukçu ekibinin yaptığı çalışmaya göre, seçimden sonra TSK, Emniyet, MİT ve Jandarma, “Güvenlik Bakanlığı” adıyla tek bakanlık çatısında toplanacak. MİT Müsteşarı Fidan da Güvenlik Bakanı olacak.Taraf gazetesinden Hüseyin Özay'ın haberine göre, önümüzdeki yıl yapılacak olan milletvekili seçimlerinin ardından hayata geçirilmesi planlanan bakanlığın başına da MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın getirilmesi planlanıyor.“Makul şüpheyi” suç haline getiren “güvenlik paketinin” ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yapısını değiştiren yasa tasarısının ardından, tüm güvenlik birimlerinin tek çatı altında toplanmasını öngören yeni bir taslak çalışması daha hazırlandı. Söz konusu taslak çalışması ile Türkiye’deki güvenlik birimlerini tamamının tek çatı altında toplanması öngörülüyor.TASLAK ÇALIŞMA YAPILDIHazırlanan güvenlik reformu paketi taslağına göre, Başbakanlık, Milli Savunma Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen güvenlik hizmetleri, yeni oluşturulacak Güvenlik Bakanlığı çatısı altında toplanacak. İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tasfiye edilmeyecek. Ancak bu bakanlıkların görev alanları daraltılacak. İçişleri Bakanlığı, vali, kaymakam ve belediyelerle ilgili faaliyetleri yürütmeye devam edecek. Milli Savunma Bakanlığı da savunma projelerini takip eden bir bakanlık haline gelecek. Güvenlik birimlerinin, özlük hakları ise Güvenlik Bakanlığı’nda olacak. Habere göre proje, henüz olgunlaşmadı. Cumhurbaşkanlığı ve MİT’in hukukçu ekipleri tarafından gelişmiş ülkelerdeki uygulamalar örnek alınarak bir taslak çalışma yapıldı. Güvenlik birimleri arasında rahatsızlığa yol açmaması için de gizli tutuluyor. Projenin, 2015 yılı seçimlerinin ardından hayata geçirilmesi planlanıyor.SÜPER GÜVENLİK BAKANIAncak projeyle ilgili tartışmalar şimdiden başladı. Ankara kulislerinde, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın ismi yeni oluşturulacak Güvenlik Bakanlığı için geçiyor. Hatta bazı AKP yöneticileri, Ahmet Davutoğlu kabinesinde, ismi Dışişleri Bakanlığı için geçen MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın Güvenlik Bakanlığı projesi nedeniyle kabineye alınmadığını öne sürdü. AKP’li yöneticiler, Fidan’le ilgili, “Beyfendi (Cumhurbaşkanı Erdoğan), test döneminde Hakan Bey’in yıpranmasını istemedi” yorumunu yapıyor. AKP koridorlarında, genel seçimlerinin ardından MİT Müsteşarı Hakan Fidan’a hükümette daha aktif rol verilmesine kesin gözüyle bakılıyor.HÜSEYİN ÖZAY | Taraf
Reklam