Zehirli Ayakkabıların Fotoğrafları Yayınlandı
Çin'den gelen ve azoboyar madde ve fitalat içeriği nedeniyle zehirli ayakkabılar olarak adlandırılan 33 bin çift ayakkabının fotoğraflarını ilk kez yayınlandı.CNN Türk'ün haberine göre Gümrük Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi:'Erenköy Gümrük Müdürlüğü’ne bağlı bir antrepodan imha edilmek üzere sevk edildiği halde eski ayakkabılarla değiştirildiği belirlenen ayakkabılarla ilgili olarak ithalat denetimini yapan kuruluş ile temasa geçilmiş; gerekli testlerden geçemeyen ve iç piyasaya sürülmemesi gereken ayakkabıların marka ve modelleri ile görselleri tespit edilmiştir.Söz konusu ayakkabılara ilişkin görseller tüketicilerimizi bilgilendirmek amacı ile kamuoyu ile paylaşılmaktadır. Söz konusu ürünlerden satın alan veya herhangi bir satıcıda satışa sunulduğunu gören tüketicilerimiz Bakanlığımız www.tuketici.gov.tr adresindeki “Tüketici Şikayetleri” linkinden veya ALO 175 tüketici şikayet hattından Bakanlığımıza şikayette bulunabilirler.Bakanlığımızın konuya ilişkin denetimleri yoğun olarak devam etmekte olup, denetimler hızla sonuçlandırılacak ve sonuçları kamuoyu ile paylaşılacaktır.'Kaynak: CNN Türk
Twitter Mobil Kullanıcılarını Yakından İzleyecek
Milyonlarca takipçisi bulunan Twitter, mobil kullanıcılarını rahatsız edebilecek bir uygulamaya imza atmak üzere. Sosyal medya devi, artık kullanıcıların telefonlarına yüklediği uygulamaları izleyecek.Twitter’ın kullanıcıların cep telefonlarına yüklediği uygulamalara göz dikmesinin sebebi ise tamamen “duygusal.” Buna göre yüklediğiniz uygulamalar, Twitter zaman tünelinizde size hitap edebilecek reklam ve önerilerle karşılaşmanızı sağlayacak. Şirketten gelen açıklamaya göre, Twitter sadece uygulama isimlerini alacak ve kullanıcıların uygulama içinde ne yaptığını veya uygulamayı nasıl kullandığını izlemeyecek. “Uygulama takip özelliği” gelmeden önce ise Twitter kullanıcılarına bilgilendirme mesajı gönderecek.Söz konusu uygulama henüz henüz kullanıma girmedi ancak nasıl kapatacağını şimdiden sizlerle paylaşalım. Twitter’ın sizi takip etmesini istemiyorsanız aşağıdaki basit işlemleri uygulayabilirsiniz.Android için:1. Taşma simgesine dokunun.2. Ayarlar öğesine dokunun.3. Ayarlamak istediğiniz hesaba dokunun.4. Diğer altında, Twitter’ı uygulamalarıma göre kişiselleştir ayarını değiştirebilirsiniz.iOS için:1. Ben sekmesindeki dişli simgesine dokunun.2. Ayarlar öğesine dokunun.3. Ayarlamak istediğiniz hesaba dokunun.4. Gizlilik altında, Twitter’ı uygulamalarıma göre kişiselleştir ayarını değiştirebilirsiniz.LOG
Coca-Cola Sütçü Oluyor
Dünyaca ünlü meşrubat üreticisi Coca-Cola, normal süte göre yüzde 50 daha fazla protein ve kalsiyum içeren yeni bir ürün piyasaya sunacak.Dünyanın en büyük meşrubat üreticisi olan Coca-Cola süt işine giriyor. Türk CEO Muhtar Kent'in yönetimindeki dev Fairlife markasıyla, günlük sütlerden daha yüksek kalitedeki ürünle önce ABD pazarında şansını deneyecek.Coca-Cola, süt üretimi için büyük bir kooperatifle yüzde 50'şer hisseli bir ortak girişim kurdu. Coca-Cola'nın işleyerek satışa süreceği süt, 92 süt üreticisi ailenin çiftliğinden sağlanacak. Coca-Cola, çiğ sütü işleyerek normal günlük süte göre yüzde 50 daha fazla protein ve kalsiyum içeren, daha düşük şekerli bir ürün elde edecek.Fairlife normal süte göre iki kat daha pahalı fiyata satılacak. Yapılan ilk testlerde Fairlife'ın tadının normal günlük sütlerden daha güzel olduğu ileri sürülüyor.Kaynak: Uzman Para
Bahçeli: 'Tunceli MHP'yi Bağrına Basacaktır'
MHP lideri Bahçeli, yarın Tunceli'ye yapacağı ziyareti değerlendirerek; 'Tunceli'de herhangi bir provaskasyon yaşanacağına inanmıyorun. Tunç yüreklilerin yöresidir. Tunceli'nin de manası budur biliyorsunuz. Tunceli, MHP'yi bağrına basacaktır' dedi.Ne Olmuştu?Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun restine karşılık Dersim'e gitme kararı alan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye şok bir yanıt geldi. Dersim Kent Meclis'i Bahçeli'ye 'Gelme' önerisi yaptı. CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün ise Tunceli'ye gidecek olan Bahçeli'yi olgunlukla karşılayacaklarını söyledi.Meclis'in, bir Dersim kanunu çıkararak Dersimlilerden özür dilemesi gerektiğini belirten Aygün, 'Özür meselesi CHP ile AKP'nin tekelinde değildir. İki parti arasındaki son derece seviyesiz siyasi yarışın bir parçası da değildir. Özür dilenecekse bile bakalım kurbanlar sizin özrünüzü kabul ediyor mu?' diye konuştu.YÜZLEŞMEYE HAZIR MI?Tunceli'ye gideceği açıklanan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi ev sahibi olarak, ev sahipliğine yakışır bir olgunlukla karşılayacaklarını anlatan Aygün, 'Kendisine Dersim gerçeklerini anlatmaktan yanayız ama Sayın Bahçeli Dersim gerçeği ile yüzleşmeye hazır mı?' dedi. Aygün, Berkin Elvan'a edilen küfürlerin, annesine yapılan yuhalatmaların zaten Seyit Rıza'nın mezarının bulunamayacağını gösterdiğini ifade etti.Rüstem Polat da Seyit Rıza'nın mezarının yerinin kendilerine bildirilmesi için uzun süredir mücadele ettiklerini, ancak bir sonuca ulaşamadıklarını söyledi.BAHÇELİ'Yİ KARŞILAMAYA HAZIRIZPolat, Devlet Bahçeli'nin Tunceli'ye gerçekleştireceği ziyarette ev sahipliği yapacaklarını, kendi gelenek ve adetlerine göre Bahçeli'yi karşılamaya hazır olduklarını ifade etti. Rüstem Polat, Devlet Bahçeli hakkında, Seyit Rıza için kullandığı ifadelerden dolayı dava açtığını da hatırlattı.Zeynel Çavuş'un torunu Hüseyin Akgün de 'Ölülerimiz üzerinden siyaset yapılıyor. Ayıptır, günahtır' dedi.CHP'nin, Dersim'de yaşanan olayları 'katliam' olarak onaylamadığını belirten Akgün, 'Niye korkuyorsunuz? Geçmişinizi sorgulayın. CHP burada niye kaçıyor ki?' diye sordu.BAHÇELİ'YE 'TUNCELİ'YE GELME' ÖNERİSİMHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 28 Kasım'da Tunceli'ye geleceğini açıklamasına DBP, HDP, Emek Partisi ve KESK yöneticileri tepki gösterdi. Bahçeli'nin ziyaretinin 'provokasyon' olacağını öne süren 3 partinin il başkanı, Devlet Bahçeli'nin bu geziden vazgeçmesini istedi.Bahçeli'nin ziyaretine tepki gösteren DBP İl Başkanı Ergin Doğru, 'Haber sitelerine düşen bu açıklama açık bir provokasyondur. Hiçbir siyasi karşılığının olmadığı ve son dönemlerde Dersimlilere dönük yaptığı hakaretler ve rencide edici sözlerin üzerine, böylesi bir ziyaret yapmak; açıkçası bir provokasyondur. Yani bu kendi tabirleriyle İsrail'in Mescid-i Aksa'yı ziyaret etmesi gibi bir şeydir' dedi.Tunceli Belediye Başkanı DBP'li Mehmet Ali Bul, Bahçeli'nin, Seyit Rıza'nın torunlarına 'alçak' dediği bir dönemde ziyaret etmeye çalıştığını savundu.Bazı siyasi parti ve STK temsilcileri de Bahçeli'nin Tunceli'yi ziyaret etmesiyle ilgili şöyle görüş belirtti:Fatma Kalsen (HDP İl Başkanı): Sayın Bahçeli'nin atalarımıza dönük olarak sarf ettiği alçak ve hain kelimelerini iade ediyoruz. Şayet buraya gelirse o cesareti gösterirse bizler de Dersim halkı olarak bir haine, bir alçağa nasıl davranılması gerekiyorsa, nasıl muamele edilmesi gerekiyorsa o ölçekte bir cevap vereceğiz.Mustafa Taşkale (Emek Partisi İl Başkanı): Bahçeli'nin değeri kuruşlarla ölçülüyor. Çünkü bizim, arkadaşlarımızın açtığı davalar kuruşluk davalardı. Bahçeli ve onun zihniyetine fazla değer biçmeye gerek yok. Halen cebinde kuruşları varsa, bunları götürüp başka yerlerde harcasın. Dersim'e asla ve asla gelmesin. Dersim Halkı kendisini; acıları üzerinden nasıl karşılayacağını çok iyi bilir.Mazlum Doğan (KESK Dönem Sözcüsü): Buradaki insanların acılarını hissetmiyor, duygusuz. Boşuna gelmesin, bu halkı da galeyana da getirmesin. Halkımızın yeterince sorunları var. Enerjimizi boşa harcamasın.Kaynak: İnternet Haber ve DHA 
Reklamlar vs. Gerçek Hayat
Reklamların gerçeği yansıtmadığını esprili bir şekilde dile getiren arkadaşları izliyoruz.
Reklam
Yoksulluk Sınırı 4 Bin Liraya Dayandı
Türkiye'de yoksulluk sınırı, Kasım ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15.0 artışla 4 bin lira sınırına dayandı.Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (Türk-İş) 'Açlık ve Yoksulluk Sınırı' araştırmasının Kasım ayı verilerine göre, ağırlıklı olarak taze sebze fiyatındaki artıştan kaynaklı olarak, bir önceki aya göre yüzde 1.61 artışla, dört kişilik ailenin açlık sınırı 1.225 liraya, yoksulluk sınırı da 3.990 liraya çıkarak 4 bin liraya dayandı.Geçen yıl Kasım ayında açlık sınırı 1,065 lira, yoksulluk sınırı da 3,470 lira seviyesindeydi. Bu veriler ile açlık ve yoksulluk sınırları bir yılda yüzde 15.0 düzeyinde yükseldi.SEBZE MEYVEDE YÜKSELİŞ SÜRÜYORTürk-İş'in aylık raporunda, bu yıl yaz aylarında beklendiği kadar mevsimsel düşüş yaşanmayan yaş-sebze ve meyve grubundaki fiyat artışının, sonbahar-kış şartlarıyla birlikte hızlı yükselişe devam ettiği belirtildi.Bu gelişmelere bağlı olarak Ekim ayında 2.82 lira olan sebze-meyve ortalama kilogram fiyatı Kasım'da yüzde 10.3 artışla 3.11 liraya çıktı. Ortalama sebze kilogram fiyatı yüzde 16.7 artışla 3.50 liraya yükselirken, Ekim ayında 2.55 lira olan ortalama meyve kilogram 2.33 liraya geriledi. Raporda, bu ay ceviz, fındık, yumurta ve çay fiyatlarında da artış izlendiği belirtildi.BİR KİŞİNİN YAŞAM MALİYETİBekar bir işçi için aylık net asgari ücretin 891 lira olduğunun hatırlatıldığı ve Kasım ayında tek kişinin yaşama maliyetinin 1,448 liraya yükseldiğinin vurgulandığı raporda, şu değerlendirme yapıldı:'Gelecek yıl için geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere önümüzdeki ay toplanacak olan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, Anayasa'da da yer aldığı üzere, asgari ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ile ekonomik durumu da göz önünde bulundurmak durumundadır.'ZORUNLU HARCAMALARDA HIZLI ARTIŞDört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarının bir önceki yılın aynı ayına göre 160 lira ve yaşam maliyeti ise 519 lira artış gösterdiğine işaret edilen Türk-İş raporunda, 'Bir işçinin, sadece kendisi için yapması gereken gıda harcaması tutarı bir önceki yıla göre 46 lira, temel ihtiyaçları için yapması gereken toplam harcama ise 276 lira artış gösterdi' denildi ve şu değerlendirmeye yer verildi:ORTALAMA KİRA 615 LİRA'Devletin resmi verilerine göre, ülke genelinde ortalama kira tutarı günümüzde ayda 615 liradır. Ancak işveren ve hükümet temsilcileri tarafından -işçi kesimi temsilcilerinin muhalefetiyle- belirlenen asgari ücret günümüzde sadece 891 liradır. Özel kesimde bu ücret düzeyinde çalışmak durumunda/zorunda olan milyonlarca işçi bulunuyor. Yapılacak düzenlemeyle bu milyonlara yüzbinlerce göçmen ve sığınmacı çalışan da eklenecek. Bu ücret politikasıyla, insanların çaresizliği istismar ediliyor. Bu ücret düzeyinde çalışmak durumunda olan milyonlarca işsiz, düşük ücret temelinde sürdürülmek istenen rekabetin ve karlılığın gerekçesi yapılmak isteniyor.'DHA
Kitap Tanıtımı İçin Uzay Boşluğuna Kuzu Pirzola Göndermek
Roman yazarı Nikesh Shukla ve grafik sanatçısı Nick Hearne aralarında Nikesh'in yeni romanı 'Meatspace'in tanıtımı için düşünürlerken akıllarına birden bu fikir gelmiş. 'Uzaya et gönderme' fikri, gerçekten müthiş :) Doğu Londra'da bulunan  Tayyabs adındaki bir lokantadan da destek aldıktan sonra koyulmuşlar yola. Artık onlar için gerekli şey bir helyum balonu ve bir kamera. Bunları da hallettikten sonra iki kafadar pirzolayı 25.000 km yukarı, uzay boşluğuna gönderiyorlar. İzliyoruz...
Reklam
Yayın Yasağına Kim Ne Dedi?
Ak Partili 4 eski bakan hakkında kurulan Meclis Soruşturma Komisyonu haberlerine yayın yasağı getirildi. Yayın yasağının gerekçesi “Eski Bakanlar Mehmet Zafer Çağlayan, Muammer Güler, Egemen Bağış ve Erdoğan Bayraktar’ın kişilik haklarının zedelenmesinin önlenmesi, şöhret ve diğer haklarının korunması…” olarak açıklandı. Karar, muhalefet ve medya tarafından büyük tepki ile karşılandı. Bazı gazete ve haber siteleri yasağa uymayacaklarını duyurdu. Gazeteci dernekleri, “Sansür kabul edilemez” açıklaması ile tepkisini dile getirdi.CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu da, yayın yasağının kaldırılması için bir üst mahkemeye başvurdu.Peki sosyal medyada yayın yasağına kim ne dedi? İşin aslı yorumlarda da göreceğiniz üzere yayın yasağı yasaklanmak istenen şeyi daha fazla gündeme getirdi. Sizler için derledik...
Reklam
Bu Hafta Mizahın Gündeminde Neler Var?
Mizah dergileri bu hafta; Başbakan Davutoğlu'nun Tunceli ziyaretini, Gezi olaylarının simgesi 'Kırmızılı Kadın'ı, Ermenek'te meydana gelen facianın yankılarını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'feminizm' çıkışını kapaklarına taşıdı...
Kılıçdaroğlu: 'Davutoğlu Gelsin MİT'le İlgili Belgeleri Göstereyim'
Edirne'de konuşan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, MİT'in kendilerini dinlediği yönündeki açıklaması üzerine Başbakan Davutoğlu'nun kendisinden belge istemesiyle ilgili 'Özel ziyaretime gelirsen senin görmediğin belgeleri göstereceğim' dedi.Edirne’ye gelişinde TEM otoyolu gişelerinde partisine mensup milletvekilleri ve belediye başkanları tarafından karşılanan Kemal Kılıçdaroğlu daha sonra CHP Marmara Bölge Toplantısı’nın yapılacağı Mimar Sinan Kapalı Spor Salonu’na geçti. Kılıçdaroğlu Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale illerinden gelen yaklaşık 1.500 partiliye konuştu.Kemal Kılıçdaroğlu, dün yayın yasağının Cemil Çiçek’in başvurusuyla getirildiğini söylemiş ve Çiçek’e “Yayın yasağı talep etmek senin görevin mi” diye seslenmişti. Cemil Çiçek ise yasak için mahkemeye kendisinin değil, Komsiyon Başkanı Hakkı Köylü’nün başvurduğunu söylemiş ve Kılıçdaroğlu’ndan özür dilemesini istemişti. Çiçek’in ardından Kılıçdarıoğlu bugün Edirne’de konuştu ve asıl özür dilemesi gerekenin Cemil Çiçek olduğunu savundu. Kılıçdaroğlu şunları söyledi:“Biliyorsunuz parlamentonun gündemi 17 Aralık soruşturmaları. Adı yolsuzluğa bulaşmış 4 bakan parlamentoya gelip ifade verecek. Mahkemeden bir karar çıkardılar, bakanların soruşturma komisyonuna verdiği ifadeler medya yer almasın, medya yasağı getirdiler. Bunun üzerine bir açıklama yaptım, parlamentoyu ve başkanı göreve çağırdım ve ‘parlamento yolsuzluk yapanların, hırsızların hamisi olmamalıdır’ dedim. Parlamentonun itibarını önce Meclis Başkanı’nın koruması gerektiğini söyledim dün saat 11.00 de. Sayın Çiçek yurt dışından beni eleştirdi.”Anadolu Ajansı’nın 25 Kasım 2014 saat 19.43′te, Meclis Başkanlığı’nın yazısı üzerine mahkemenin yayın yasağı koyduğu haberini geçtiğini belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:“Ben ertesi gün saat 11.00′de konuşuyorum. ‘Düzeltme yapıldı mı’ diye soruyorum, hayır. TBMM Başkanlığı’nın yazısı üzerine yayın yasağı getirildi. 11.00′de açıklama yapıyorum. Parlamentonun itibarını korumaya çalışıyorum. Meclis yolsuzluk yapanların hamisi olamaz diyorum. Meclis Başkanı’ndan tık yok. Aradan bir süre geçiyor Meclis Başkanı itiraz ediyor, ‘Ben böyle bir şey yapmadım’ diye. Saat 16.11′de düzeltme yapılıyor. Ben açıklama yapmasaydım, sen o düzeltmeyi yapacak mıydın? Yapmayacaktın. Şimdi Cemil Çiçek’e açık çağrıda bulunuyorum; CHP Genel Başkanı’ndan çıkıp milletin önünden özür dileyeceksin. Parlamentonun itibarını koruyan benim, ayaklar altına alan sensin. Ben o açıklamayı yapmasam sen o düzeltmeyi yapacak mıydın? Yapmayacaktın. Devlet deneyimi olan 27,5 sene devlette çalışan biri olarak söylüyorum. Her kurumun yöneticisinin başına gelen kişi, o gün gazetelerde yer alan haberler konusunda bilgilendirilir. Senin de bilgilendirildiğini çok iyi biliyorum. Neden sesin çıkmadı, itiraz etmedin? Neden sesin çıkmadı, sen de mi abinden talimat alıyorsun?”“ÖZEL ZİYARETİME GEL, BELGELERİ GÖSTEREYİM”Kemal Kılıçdaroğlu, MİT’in kendilerini dinlediği yönündeki açıklaması üzerine Başbakan Davutoğlu’nun kendisinden belge istemesiyle ilgili de “Özel ziyaretime gelirsen senin görmediğin belgeleri göstereceğim” dedi. Kılıçdaroğlu, bu konuda şunları söyledi:“Açıklama yaptım, MİT bizi dinliyor. AKP hükümetine servis ediyorlar, içimizi karıştırmak istiyorlar diyorum. Davutoğlu çıkıp ‘Ey Kılıçdaroğlu bunun belgesini göster’ diyor. Davutoğlu sen gerçek anlamda belge arıyorsan hazır gider MİT’e sorarsın, önüne belgeyi koyarsın. Sen diyorsun ki; mutlaka bir şey söyle Kılıçdaroğlu. Söylüyorum ben sana, 2 Şubat 23013. Tarih veriyorum. AKP genişletilmiş il başkanları toplantısı abisi bir konuşma yapıyor. Diyor ki ‘Ey Kılıçdaroğlu sen mercek altındasın nefes alışını bile biz takip ediyoruz.’ Ne demektir bu? Benim nefes alışımı niye takip eder, neden mercek altındayım? Elinde mercek, ben de orta durup beni izlemiyor. Devlette bu işi yapan kim? Devlette bu işi yapan organlar var. Sen o dönem AKP’deydin. Sen bunun ne anlama geldiğin bilmiyorsan, başbakanlık koltuğunda boşuna oturuyorsun. Sorunumuz da o zaten. CHP milletvekilleri ile ilgili 13 Ağustos 2013′te fişleme belgeleri yayınlandı. CHP’li işadamlarının fişleme belgeleri yayınlandı. Bu başbakan, belgeleri bilmiyor mu? Tamamını biliyor. İsim isim biliyor. Bana diyor ki ‘belge var mı elinde?’ Belge gazetelerde yayınlandı çarşaf çarşaf. Hangi belgeden söz ediyor? Benim elimdeki belgeler bunlar. Ben devletimi seviyorum. Ülkemi seviyorum, ülkemin kurumlarının yıpranmasını istemiyorum. Özel ziyaretime gelirsen senin görmediğin belgeleri göstereceğim.”Kılıçdaroğlu, MİT’in milli olmak zorunda olduğunu vurgularken, “Bir siyasi partiye hizmet eden kuruluş gayri millidir, o bilgiyi alıp kullanan parti de gayri millidir” dedi.“BAŞBAKAN DEĞİLSİN”CHP milletvekilleri ve iş insanlarının fişlendiğini ve 13 Haziran 2013 tarihinde MİT’in mahkemeye gönderdiği yazıda buna itiraz etmediğini ve kabul ettiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, “İtiraz etmiyor ‘evet o fişlemeleri biz yaptık’ diyor. Hangi demokraside böyle olur. CHP milletvekilini fişlersin, nefes alışını dinlersin, mercek alıp dinletirsin. Sonra da kalkıp bana ‘bu işin belgesi var mı?’ Hadi canım sen de. Başbakan olsan muhatap alacağım da sen başbakan değilsin kusara bakma” dedi.28 Ocak 2009 tarihinde Binali Yıldırım’ın TBMM de yaptığı açıklamada, “Yanlış işiniz yoksa, yasal olmayan işiniz yoksa, dinlenmekten korkmayın” açıklaması yaptığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:“Elbette dinleniyorsunuz. ‘Yanlış işiniz yoksa niye korkuyorsunuz’ diyor. Benim korkum yok. Söyledim zaten, ‘Dinlemezseniz namertsiniz’ dedim zaten. Ben çocuklarıma ‘evde sıfırla’ diye talimat vermedim. Çocuklarımın yatak odasında boy boy kasalar yok. Ben hayatım boyunca ihale takipçiliği yapmadım. Belediye başkanlarına telefon edip oradaki arazi benim bilgim dışında satılmazın diye talimat vermedim. Ben namuslu adamım, açık ve net söylüyorum. Sadece MİT mi yapıyor? Hayır. Amasya’ya gittim CHP’ye oy veren muhtarlar gelip ‘Neden CHP bu kadar oy verdiniz size su yok, yol yok diyor kaymakam’ dedi. Birisinin izin verdiği ölçüde konuşuyor, izin vermezse konuşamıyor. Söylemiştim karikatür gibin adamsın. Emin olun öyle.”“BOYNUNDA DAVUL VAR”CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün esnafa kredi verilerek borçlarını ödeyip emekli olacağı yönündeki açıklamasına değinerek, Davutoğlu’na ‘sanal başbakan’ suçlamasında bulundu. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:“Abisi dün esnaflara konuşuyor, kredi alacaksınız diyor. Faizi yüzde 0,9 oranında diyor. Kredi açacağız, siz borcunuzu kapatacaksınız gideceksiniz emekli olacaksınız diyor. Ne diyordum ben ‘Davutoğlu seni seviyorum, iyi bir adamsın boynunda bir davul olduğunu da biliyorum, tokmağı eline al’ diyorum. Senin iyiliğin için çalışıyorum. Tokmağı başka birisine verme diyorum. Elini vicdanına koy. Dün esnafa kredi açacağız yüzde birin altında diyen kişi bu ülkede başbakan mıdır, hiç yetkisi olmayan cumhurbaşkanı mıdır? Başbakansa sen demeyecek misin ‘Ey cumhurbaşkanı benim görev alanıma neden giriyorsun? O tokmağı ver benim elime’ demiyorsun? Ben yol açıyorum, başbakan nasıl olur onu hatırlatıyorum. Urfa’da konuşuyor tokmağın sesi Ankara’dan geliyor. Sanal başbakansın. Ben söylüyorum adam gibi görev yap, görev alanına müdahale ettirme.O dairenin dışına çık, görevini yap. Ben koltukta oturuyorum diyor. 23 Nisan’da çocuklar da oturuyor, onu da ben çok iyi biliyorum. Türkiye iyi yönetilmiyor. Bir yönetim boşluğu var. Başbakanlık görevini o koltukta oturan değil cumhurbaşkanı yapıyor. Türkiye bu yönetim krizini aşması gerekiyor. Hepimize görev düşüyor. Yönetim şeklinin rayına oturtulması gerekiyor. Kim yapacak bunu? 77 milyon yurttaşıma söylüyorum Türkiye’de yeniden demokrasiyi inşa edecek yönetimi sağlıklı rayına oturtacak parti CHP’dir.”Zete
Reklam
'Dünyanın En Genç Tutuklu Gazetecisi' Sami Menteş'in Davası Ertelendi
22 yaşında tutuklanarak 'dünyanın en genç tutuklu gazetecisi' olan İleri Haber muhabiri Sami Menteş'in yargılandığı 29 sanıklı Dev-Genç davasının 5. duruşması İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Tutuksuz yargılanan Menteş'e FKF üyeleri, gazeteciler Ertuğrul Mavioğlu, Kutlu Esendemir ve CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur destek verdi. İleri Haber muhabiri Sami Menteş, örgüt üyesi olma iddiasıyla 18.5 yıl hapis istemiyle tutuksuz yargılanıyor. 29 sanığın bulunduğu davanın 5. duruşması İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Avukatlar, TMK'nun 14. maddesine eklenen geçici maddenin anayasaya aykırı olduğunu belirterek Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesini talep etti. Mahkeme, talebin değerlendirilmesi için duruşmayı 21 Mayıs 2015 tarihine erteledi. Menteş'in parasız eğitim talebiyle yapılan YÖK karşıtı eylemlere katılması, Yurt Gazetesi'nde yaptığı haberler için bilgisayarında bulunan fotoğraflar, gazetecilik faaliyeti çerçevesinde yaptığı telefon konuşmaları delil olarak sunuluyor. 22 Ocak 2013'te 22'nci yaşına girdiği gün tutuklanan Sami Menteş 9 ay tutuklu kaldıktan sonra 11 Ekim 2013'te tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Duruşmayı sanıkları destek amacıyla Fikir Kulüpleri Federasyonu üyeleri, CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, gazeteciler Ertuğrul Mavioğlu ve Kutlu Esendemir de izledi.Sanık avukatları Güray Dağ, Özgür Urfa, Ebru Timtik'in dosyanın Anayasa Mahkemesi'ne gönderilmesi yönündeki taleplerini değerlendiren mahkeme, '3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun geçici 14/4 maddesine eklenilen 'bulundukları aşamadan itibaren kovuşturmaya devam edilmek üzere' şeklindeki kanun maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna dair taleplerinin İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin dosyası incelendikten sonra 'talebin ciddi olup olmadığı' hususunda değerlendirilmesine karar verdi. Bir sonraki duruşmayı 21 Mayıs 2015 tarihine erteledi.  Kaynak: İleri - Haber Merkezi
Türkiye'nin En Büyük Güneş Enerjisi Santrali Malatya'da Kuruldu
Türkiye’nin en büyük güneş enerjisi santrali projesiyle adından söz ettiren Anel Grup, Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’ndeki Güneş Enerjisi Santrali’nin kurulumunu başarıyla tamamladı. Anel Grup, bu proje ile Turgut Özal Tıp Merkezi’nin elektrik ihtiyacının yüzde 33’ünü karşılayacak.Anel Grup, Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi 5,3 MWp Güneş Enerjisi Santrali Projesi’nin yapımını tamamladı. Proje, Türkiye’nin en yüksek kapasiteli güneş enerjisi santrali projesi olmasıyla dikkat çekiyor.Türkiye’de bugüne kadar yapılan en büyük kapasiteli fotovoltaik güneş enerjisi santrali projesi olarak da adlandırılan, çevre ve canlı hayatına son derece duyarlı olan Turgut Özal Tıp Merkezi 5,3 MWp güneş enerjisi santrali ile yılda 4 bin ton karbon salınımının önüne geçilecek ve Turgut Özal Tıp Merkezi’nin elektrik ihtiyacının yüzde 33’ü karşılanacak. Ayrıca santral, yıllık 8,5 GWh elektrik üretimi sonucunda yıllık yaklaşık 2,25 milyon m3 doğalgaz tüketimini önleyecek.Yılda 8,5 GWh Büyüklüğünde Elektrik EnerjisiTurgut Özal Tıp Merkezi’ne yılda 8,5 GWh büyüklüğünde elektrik enerjisi olarak katkı sağlayan güneş enerjisi santrali, görsel kirliliği de minimize edecek şekilde tasarlandı. Taşıyıcı sistem üzerinde bulunan, yerden sadece 1,8 metre yüksekliğe sahip olan güneş panelleri, bölgede meydana gelen sert rüzgâr yükünü karşılayacak şekilde projelendirildi. Anel Grup, imalat aşamasında 90 yerel saha çalışanına istihdam sağlayan güneş enerjisi santrali projesinin tamamlanmasıyla birlikte toplamda 7 tam zamanlı çalışanı da bünyesine kattı.Diğer üniversitelere ve kurumlara örnek teşkil edecek nitelikte öncü bir projeye imza attıklarını belirten AnelEnerji Proje Yöneticisi Enver Kır, “Lisanssız elektrik üretimine ilişkin yönetmelik çerçevesinde gerçekleştirilen bu projemiz, üniversite kurumu tarafından yaptırılan Türkiye’deki en yüksek kapasiteli güneş enerjisi santrali olma özelliğini taşıyor. Ayrıca ihtiyaç fazlası enerjinin satışı yapılarak kar elde etmek amaçlanmadığından, üniversitelere tanınan haklar gereğince 1 MW üzerinde kurulu güce sahip tek lisanssız santral. AnelEnerji olarak, birçok açıdan örnek teşkil edecek bu projenin önemini benimsedik ve santralde kullanılan tüm ekipmanlar için yüksek verimliliğe sahip ürünleri tercih ederek kurulumun her aşamasını büyük bir titizlikle tamamladık. Ayrıca projemizde, santral sahası içerisinde inşa edilen idari binada bulunan Scada sistemi odası ile kapsamlı veri izleme, kaydetme ve haberleşme yapılıyor. Proje bu özelliği ile de farklılıklarından birini ortaya koyuyor” şeklinde konuştu.TechnoLogic
Reklam
Kafayı Attı, Hapis Cezası Aldı!
Thiago Motta'ya kafa atan Bastia'nın golcüsü Brandao'ya 1 ay hapis cezası ve 20 bin euro para cezası verildi.16 Ağustos'ta Paris Saint Germain ile yapılan maçın ardından soyunma odası koridorlarında Thiago Motta'ya kafa atan Bastia'nın tecrübeli golcüsü Brandao'nun cezası belli oldu.Fransız basınında yer alan haberde, bugün konuyla ilgi mahkemeye çıkan ve savcıların hakkında 8 ay hapis cezası istediği Brandao'ya 1 ay hapis cezası ve 20 bin euro para cezası verildiği ifade edildi.Brandao'nun avukatı Olivier Martin'in mahkeme kararına itiraz etmeyeceği belirtilirken, 34 yaşındaki oyuncunun hapis cezasının para veya kamu hizmeti cezasına çevrilmesi bekleniyor.Fransa Futbol Federasyonu Disiplin Kurulu, rakip takım oyuncusuna şiddetli harekette bulunduğu gerekçesiyle 34 yaşındaki Brandao'nun lisansını askıya almış ve oyuncuyu 6 ay futboldan men etmişti. Brezilyalı futbolcu daha sonra hareketinden dolayı özür dilemişti.Radyospor
Adli Tıp'a Her Ay 650 Çocuğa Cinsel İstismar Vakası Geliyor
'Çocuğa karşı cinsel sömürü ve istismarın önlenmesi' politika notunda, çocuğa karşı cinsel istismarın önlenebilir olduğuna, ancak Türkiye’de bu konudaki araştırmaların yaygınlık, görünme sıklığı, önleme ve tedavi gibi başlıkları ele almadığına dikkat çekildi.'Çocuğa karşı cinsel sömürü ve istismarın önlenmesi' başlıklı politika notunda 2013 ceza istatistiklerine göre çocukların cinsel bütünlüğe karşı en az 19 bin 757 suç davası açıldığı bildirildi.Politika notunda toplam cinsel saldırı suçlarının yüzde 46’sının çocuklara yönelik olduğu belirtildi. Bunlardan alınan 14 bin 417 mahkumiyet, toplam mahkumiyetlerin yüzde 61’ini oluşturuyor.'Çocuğa karşı cinsel sömürü ve istismarın önlenmesi' politika notu Uluslararası Çocuk Merkezi (ICC), Çocuğa Karşı Şiddeti Önlemk İçin Ortaklı Ağı, Çocuklara Yönelik Ticari Cinsel Sömürüyle Mücadele Ağı'nın imzalarını taşıyor.Çocuğa karşı cinsel sömürü ve istismarın önlenebilir olduğuna dikkat çekilen politika notunda yer alan verilerin bazıları şöyle:Adalet Bakanlığı’nın 2014 verilerine göre, her ay adli tıp kurumuna 650 çocuk cinsel istismarı vakası gönderiliyor.UNFPA, Dünya Nüfusunun Durumu 2014 Raporu’na göre, her yıl 91 bin kız çocuğu anne oluyor ve tüm evliliklerin 3’te 1’ini 18 yaş altı kız çocukları oluşturuyor.2009 tarihli Kadına Karşı Şiddet Araştırması’na göre, 15 ile 24 yaşları arasındaki kız çocukları ve genç kadınların yüzde 11’i 15 yaşına gelmeden partnerleri dışında bir kişi tarafından kendi iradeleri dışında cinsel ilişkiye ya da diğer cinsel fiillere zorlandıklarını bildirdi.Araştırmada 15 yaşın üzerinde bu oran yüzde 6 olarak belirlendi. Aynı yaş grubunda eşleri tarafından cinsel şiddete maruz kalmışların oranı ise yüzde 14.ICC Türkiye’deki araştırma, bilgi ve veri eksikliğini de vurguladı.“Araştırmalar genelde tıp alanında, sosyal bilimler bu konuda yeterince çalışma yapmıyor.“Türkiye’deki araştırmalar çocuğa karşı cinsel istismar bağlamındaki farkındalık, teşhis ve bildirim konusunda temel betimleyici veriler sunarken yaygınlık, görünme sıklığı, önleme ve tedavi gibi başlıkları ele almamaktadır.”Notta vurgulanan bilgilere göre, çocuğa karşı cinsel sömürü (fuhuş, pornografi, internette sömürü, cinsel amaçlı çocuk ticareti, seks turizmi) konuları neredeyse hiç araştırılmıyor.“Yaygınlıkla ilgili araştırmalarının sınırlı kalması bir yana; olayları, zaman içindesergilediği eğilimleri (yıllar içerisinde tekrarlanan) coğrafi dağılımı ve ilgili risk faktörleri hakkında herhangi bir araştırma yok.” Bianet
'Yayın Yasağı’ Sonrası 17 Aralık Komisyonu’nda Sular Durulmuyor
Meclis'te 4 eski bakanla ilgili soruşturma komisyonu haberlerine gelen yayın yasağı Türkiye gündemindeki başlıca konulardan biri olmaya devam ediyor. 'Yayın yasağı' tartışmalarının sürerken  HDP, 4 eski bakanla ilgili soruştuma komisyonundan çekildiğini duyurdu.HDP'nin Komisyon'dan çekilme gerekçesi bizzat HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan tarafından açıklandı. Buldan, 'Bu aklama içinde yer almamak için komisyondan çekildik. Komisyonun bugüne kadar yaptığı çalışmaların sağlıklı olmadığını gördük. Komisyon başkanının tavrı nedeniyle, muhalefet üyelerinin artık orada kalmasının bir anlamı kalmadı. Bu nedenle komisyondan çekiliyoruz.' dedi. Öte yandan komisyonun CHP’li dört üyesi Erdal Aksünger, Rıza Türmen, Emre Köprülü ve Osman Korutürk komisyon başkanı Hakkı Köylü’nün komisyon çalışmalarını fiilen engellediği, tarafsızlığını yitirdiğini ve ihsası rey noktasına ulaşan eylemleri nedeniyle Meclis Soruşturma Komisyonu başkanlığından çekilmesini istedi.Ajanslar ve Zete
'Hayata Dönüş' Savcısına Üç Yıla Kadar Hapis İsteniyor
12 tutuklunun öldüğü 'Hayata Dönüş Operasyonu' savcısı hakkında görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle hapis cezası istendi.Bayrampaşa Cezaevi'nde 12 tutuklunun ölümüyle sonuçlanan ‘Hayata Dönüş Operasyonu’na yönelik soruşturmada rütbelileri ve asıl failleri değil, erleri içine alacak şekilde işlem yapması nedeniyle Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nde yargılanan Savcı Ali İhsan Demirel hakkında, ‘görevi kötüye kullanma’ suçundan üç yıla kadar hapis cezası istendi.Hazırlanan mütalaada, Savcı Demirel’in on yıl boyunca elinde tuttuğu soruşturma kapsamında müzekkerelerine yanıt vermeyen askeri yetkililer hakkında işlem yapmadığı, önündeki engellerle ilgili yasaların emrettiği gerekleri yerine getirmediği belirtilerek, “Soruşturmayı adalete güven duyulmasını sağlayacak makul bir sürede sonuçlandırmadığı ve böylece özelikle mağdur taraf bakımından uzayan soruşturma sürecinin ayrı bir mağduriyete yol açtığı” ifade edildi.İsmail Saymaz'ın radikal.com.tr'de yer alan haberine göre, ‘Hayata Dönüş Operasyonu’yla ilgili soruşturmayı on yıl boyunca yürüten eski Eyüp Savcısı Ali İhsan Demirel’e, Çağdaş Hukukçular Derneği’nin şikayeti üzerine, “görevlerinin gereklerine aykırı hareket etmek” ve “görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstermek” suçlarından Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nde dava açılmıştı. İddianamede, Savcı Demirel’in, “Görevini doğru ve tarafsız yapamayacağı kanısı uyandırdığı” belirtilmişti. Savcı Demirel’in operasyona katılan askerlerin ifadesini talimatla aldırdığı, operasyon tutanağını imzalayan eski İstanbul Başsavcısı ve cezaevi savcısını dinlemediği, müzekkerelerine yıllarca cevap vermeyen askeri yetkililer hakkında takibat yapmadığı, 13 yıl boyunca ‘Tufan’ adlı operasyon planını temin etmediği, ölümlerin meydan geldiği blokta görev yapan Ankara Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanlığı'na ait personelin kimlik bilgilerini elde etmek için hassasiyet göstermediği ve beyanlarına istinaden takipsizlik kararı verdiği, emir verenleri soruşturmayıp erlere dava açtığı vurgulanmıştı.MAĞDURİYET YARATTI5. Ceza Dairesi’nde dün görülen duruşmada Savcı Muharrem Zeki Özcan, esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı Demirel’e Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesi gereğince “görevini kötüye kullanmak” iddiasıyla ceza verilmesini istedi. Mütalaada şöyle denildi:“Sanık Demirel’in, hayli uzun bir süre kendisinde kalan soruşturmada, sonuç alamadığı işlemlerle ilgili zamanında hukuki gereklerine tevessül etmediği, yazdığı müzekkerelere cevap alamadığında ilgili kişiler veya kurum temsilcileri bir girişimde bulunmadığı, soruşturmayı sonuçlandırmasının önündeki engellerle ilgili yasaların emrettiği gerekleri zamanında ve yeterince yerine getirmediği, soruşturmanın konusu olan çok sayıda kişi hakkında yeterli ve sonuca ulaştırır işlemlere tevessül etmediği, soruşturmayı adalete güven duyulmasını sağlayacak makul bir sürede sonuçlandırmadığı ve böylece özelikle mağdur taraf bakımından uzayan soruşturma sürecinin ayrı bir mağduriyete yol açtığı, sanığın eyleminin ihmali davranışın ötesine geçtiği, görevin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle davaların taraflarına zarar vererek ve adalete ve yargıya duyulan güvenin sarsılmasına yol açtığı...”İsmail Saymaz | Radikal
Reklam