"Üzerimize Oynandığını Galatasaray Maçında Anladım"
Beşiktaşlı futbolcu Veli Kavlak, 'Üzerimize oynandığını Galatasaray maçında anladım' dedi.Siyah-beyazlı takımın tecrübeli futbolcusu Veli Kavlak, Türkiye Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulundu. Beşiktaş’ta kalmak istediğini belirten Kavlak, “Beşiktaş çok büyük bir kulüp. Bu kulüpte çok insan oynamak ister, ben de 4 senedir buradayım. Her şey çok iyi gidiyor. Müthiş bir taraftarın önünde oynuyorum. Ayrıca yeni stadımız olacak. Bütün bunları düşününce buradan ayrılmak istemiyorum” diye konuştu.“KAPASİTEMİZ VAR”Veli Kavlak, genç bir takım olduklarını ifade ederek, “Büyük maçlarda fazla birlikte oynamadık. Maçlarda da görüyoruz, sanki biraz heyecan yapıyoruz ama bu durumu aşacak kapasitemiz var. Önümüzdeki derbilerde bu sorunu da atlatacağımızı düşünüyorum. Fenerbahçe maçında kırmızı kart olmasa çok iyi bir hava yakalamıştık. Biraz daha tecrübeye ihtiyacımız var” açıklamasında bulundu.“HAKEME İTİRAZ KARAKTERİMİZDE YOK”Hakemleri yenip, tüm engelleri aşacaklarını dile getiren başarılı futbolcu, sözlerine şu şekilde devam etti:“Biz her pozisyondan sonra hakeme itiraz eden, el kol hareketi yapan bir takım değiliz. Ama bazen öyle bir duruma geliyoruz ki insan artık kendisini tutamıyor. Başka maçları da izliyoruz, hakemin nasıl etkilendiğini görüyoruz. Hakeme itiraz etmek bizim karakterimizde yok ama Türkiye'de bazen böyle oluyor galiba.”“EMRE İLE ARAMIZDA BİR SIKINTI YOK”Fenerbahçe ile oynanan derbide Emre ve Meireles ile yaşadığı tartışmalarla ilgili bir soru üzerine Veli, 'Meireles'in boğazımı tutmasını maçın içinde hiç fark etmedim aslında. Daha sonra fotoğraflarda gördüm. Emre ile aramızda bir sıkıntı yok. Bu durumlar sahada oluyor, sahada kalıyor” cevabını verdi.“GALATASARAY MAÇINDA FARK ETTİM”Takım arkadaşı Cenk Tosun’un verdiği bir röportajda ‘üstümüze oynanıyor gibi bir his var’ sözlerine katılan tecrübeli futbolcu, “Ben onu Beşiktaş'taki ilk sezonumda, Galatasaray'la Olimpiyat Stadı'nda oynadığımız maçta da fark ettim. Bu konuyla ilgili söylenecek çok fazla şey yok aslında. O engelleri de aşacağız, onları da yeneceğiz” dedi.“BENİ ÇOK HEYECANLANDIRIYOR”Kavlak, Vodafone Arena’nın kendisini çok heyecanlandırdığını dile getirerek, “Artık bekleyecek sabrımız kalmadı. Çok güzel bir stat olacağını düşünüyorum. Eşi benzeri olmayacak sanırım. Hele atmosferini düşünmek beni çok heyecanlandırıyor” ifadelerini kullandı.“80 BİN KİŞİNİN ÖNÜNDE OYNUYORMUŞ GİBİ HİSSETTİM”Başakşehir Fatih Terim Stadı’nı da değerlendiren tecrübeli futbolcu, “Çok kalabalık değildi ama sahadayken sanki 80 bin kişinin önünde oynuyormuş gibi hissettim. Olimpiyat Stadı'nda aynı kalabalık gelse bomboş oluyor” açıklamasında bulundu.“YALNIZ BIRAKMAZ”'İç saha maçları için şehir şehir gezmek sizi yoruyor mu' sorusuna siyah-beyazlı takımın başarılı futbolcusu Veli Kavlak, “Futbolcu kendi evinde oynamak ister tabi. Bu durum bazen etkiliyor ama bu durumu kabullendik. Nereye gidersek gidelim taraftarlarımız bizi destekliyor. Son maçta da inanılmaz bir atmosfer vardı. Bizim taraftarımız bizi hayatta yalnız bırakmaz” diye konuştu.“DÜŞÜNCESİ BİLE HEYECANLANDIRIYOR”Ara sıra kendi aralarında şampiyonluktan bahsettiklerini açıklayan Kavlak, sözlerine şu şekilde devam etti:“Düşüncesi bile heyecanlandırıyor ama daha çok uzun bir yol var önümüzde. 24 maç daha yapacağız. Biz oyunumuza bakmalıyız. Sezon ilerledikçe, puanları aldıkça, maç kazandıkça şampiyonluğu her gün düşüneceğimizi sanıyorum. Şampiyon olmak için şans lazım, motivasyon lazım, birliktelik lazım.”“STATLARIN BOŞ OLMASINI SORDULAR”Türk futbolunu da değerlendiren Veli Kavlak, “Belki milli takımda oynayan oyuncuları etkiler ama ben Avusturya'da oynadığım için etkilenmiyorum, bir şey hissetmiyorum. Ama şunu söyleyebilirim Avusturya'dan Türk futbolu şu an pek iyi gözükmüyor. Alınan sonuçlar da bunda etkili. Artık Alman televizyonları bizim ligimizin özetlerini veriyor. Milli takıma gittiğimde neden statların boş olduğunu sordular mesela” dedi.“AVUSTURYA'YA GİTMEZDİM”Gurbetçi futbolcuların milli takıma bakışlarının ne durumda olduğunun sorulması üzerine başarılı futbolcu, “Avusturya'daki bir gurbetçiyi Türk Milli Takımı'na çağırsalar her şeyi bırakıp buraya gelir. Onu biliyorum. 17 yaşında beni Avusturya yerine Türkiye çağırsaydı, Avusturya'ya gitmezdim” diye konuştu.“TÜRK FUTBOLCU SINIRLAMANIN DEVAM ETMESİNİ İSTER”Veli, Spor Toto Süper Lig'deki yabancı oyuncu sınırlamasını da değerlendirerek, 'Bunu iki yönden değerlendirmek lazım. Türk oyuncular için iyi bir şey tabi bu durum, değerleri artıyor. Taraftarlar da kalitenin düştüğünü düşünüyor. Türk futbolcusu sınırlamanın devam etmesini ister, taraftar da kaldırılmasını ister” açıklamasında bulundu.“MAÇIN TERK EDİLMESİ DÜŞÜNÜLEMEZ”Beşiktaşlı futbolcu Veli Kavlak, Volkan Demirel'in milli maçta stattan ayrılması ile ilgili olarak, 'Bana yapılsa stadı terk etmezdim. Ama çocuğum olsa ve ona küfredilse o anda ne yaparım bilmiyorum. Herkesi anlamak lazım aslında. Bizim milletimiz çok duygusal bir millet. Avusturya'da da küfür oluyor ama orada gülüp geçiyorsun. Orada maçın terk edilmesi düşünülemez. Burada futbol her şey anlamına geliyor, Avusturya'da futbol son zamanlarda gelişim gösterse de bu kadar önemli değil. Burada aşırı bir bağlılık var futbola. Zaman zaman bu bir dezavantaj olsa da bir futbolcu için böyle bir ülkede oynamak çok güzel bir şey” diyerek sözlerini sonlandırdı.İHA
2 Bin Yıllık Alttan Isıtmalı Ev
ISPARTA’nın Yalvaç İlçesi’ndeki Pisidia Antiokheia Antik Kenti’nde, M.Ö. 25 yılında yapıldığı tahmin edilen Roma dönemine ait evde, alttan ısıtma sistemi kullanıldığı ortaya çıktı. Evin su ve kanalizasyon sistemine sahip olduğu da tespit edildi.Yalvaç’ta Hıristiyanlığın merkezlerinden kabul edilen Pisidia Antiokheia Antik Kenti’nde 5 yıldır devam eden kazılarda önemli bir bulguya rastlandı. Kazı Başkanı, Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Fen Edebiyat Fakültesi arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Özhanlı, geçen yıl açığa çıkardıkları atriumlu (avlu) Roma evi kazısının bu yılki bölümünde ortaya çıkan bulguların şaşkınlık verici olduğunu söyledi.’TABAN ISITMALI YAPILMIŞ’Yaklaşık 2 dönümlük arazi üzerine yerleştirilmiş olan ve M.Ö. 25 yılında yapıldığı tahmin edilen evin tipik bir Anadolu evine benzediğini aktaran Prof. Dr. Mehmet Özhanlı, şöyle dedi:'Evin 2 katlı olduğu, alt bölümünde yer alan külhana bağlı olarak hamam, sauna ve odaları ısıtan alttan ısıtma sistemi olduğunu tespit ettik. Yani konutun bütün tabanı külhandan gelen sıcaklıkla ısıtılıyor olmalıydı. Külhandan çıkan sıcaklık buradaki odaların tabanını ısıtmaktadır. Yapı M.Ö. 25 yılında yapıldığında taban ısıtmalı bir konut olarak tasarlanmış. Burada şu an üzerini kapattık ama bir de su sistemi ortaya çıkardık. Konutun içerisinde su sistemi, kanalizasyon sistemi var. Aynı zamanda banyosu ve bunun yanında saunasının olduğunu görüyoruz.'’ZENGİN BİRİNE AİT OLDUĞU DÜŞÜNÜLÜYOR’11’inci yüzyıla kadar kullanılmış olduğu anlaşılan evin, cadde üzerinde yer almasının zengin biri ya da Roma’nın ileri gelenlerinden birine ait olduğu ihtimalini güçlendirdiğini kaydeden Prof. Dr. Özhanlı, 'Ancak buna ilişkin elimizde veri bulunmuyor. Bina 11’inci yüzyıla kadar çok değişik medeniyetlere ev sahipliği yapmış' dedi.’ARAP AKINLARIYLA YAKILMIŞ’Ortaya çıkarılan izlerin yapının yakılarak yıkılmış olduğunu gösterdiğini belirten Prof. Dr. Özhanlı, şöyle devam etti:'Yanmadan önceki evresinde de çok yoğun kullanılmadığını, özellikle yanık tabakasının altında 4’üncü yüzyıl ve sonrasına ait Hıristiyan ikonografisine ait mermerler üzerine yapılmış resimlerin ele geçmesi, bu yapının yoğun olarak M.S. 4’üncü yüzyılda kullanılmış olduğunu işaret ediyor. Bu yapının büyük ihtimalle 8’inci yüzyılda Arap akınlarıyla yanıp terk edilmiş olduğunu arkeolojik olarak belgelemiş olduk. Bunun bir üst katında yerleşim tekrar devam ediyor. Ancak bu sefer basit konutlar şeklinde devam etmiş olduğunu görüyoruz. Üst tarafta daha önce ortaya çıkarmış olduğumuz buzdolabı görevini gören soğuk depolar şeklinde yapılmış kuyular, 10 ve 11’inci yüzyıla ait evreyi bize belgelemektedir.'Nurettin ARKAN/YALVAÇ (Isparta), (DHA) 
Noam Chomsky, Assange'ı Ziyaret Etti
ABD'yi sık sık eleştirmesiyle bilinen düşünür ve aktivist Noam Chomsky, Londra'daki Ekvador Büyükelçiliği'nde bulunan WikiLeaks kurucusu Julian Assange'ı ziyaret etti.İki yıl önce Londra ’daki Ekvador Büyükelçiliği’nden sığınma isteyen WikiLeaks ’in kurucusu Julian Assange, kendisini ziyarete gelen ABD ’li düşünür Noam Chomsky’yle neşeli görüntüler sergiledi. Assange’ın toplum önüne sık çıkmadığı biliyor.Sydney Morning Herald’da yer alan habere göre, 24 saat korunan binaya giden Chomsky ile Assange kameralara poz verdi. Assange’ın saçlarının ve sakalının uzadığı görüldü.Aynı zamanda “cinsel tacizle” de suçlanan Assange’ın binayı terk etmesi durumunda tutuklanacağı biliniyor.Radikal
Sadece “Hashtag” Yapmaya Yarayan Cihaz
Yenilikçi fikirlere fon toplama amacıyla hizmet veren Kickstarter birbirinden ilginç, gerekli ve gereksiz girişimlere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Buna son örnek ise yaratılış amacıyla gülümseten bu hashtag tuşu.HashKey ismindeki buton, zamanının büyük bir bölümünü bilgisayar başında sosyal ağlarda geçiren kullanıcılar düşünülerek tasarlanmış. Klavyeden “Alt Gr + 3″ ya da “Ctrl + Alt + 3″ kombinasyonlarıyla yazdırılan ve genellikle etiketlerin başında görmeye alışkın olduğumuz “#” simgesini tek tuşa indirgeyen HashKey’in, Twitter ve Instagram başta olmak üzere sosyal ağ kullanıcılarının işini kolaylaştırması düşünülüyor.Plastik ve Mac için fırçalanmış alüminyum modelleriyle piyasaya sürülecek ufak boyutlardaki cihaz, USB bağlantısı üzerinden bilgisayara bağlanıyor. İnsanı her ne kadar “Ne gerek var?” diye düşünmeye itse de şu sıralar 15 bin euroluk hedefin yaklaşık 800 eurosunu toplamayı başaran HashKey , 26 dolar fiyat etiketiyle satışa sunulacak.LOG
Reklam
Timsah Arena, En Heyecan Verici 10 Stat Arasında Gösterildi!
İngiliz The Telegraph gazetesinde editör Hurrey tarafından kaleme alınan araştırmada, en heyecan verici 10 proje arasında Bursa'da yapımına devam edilen stada da yer verildi.İngiltere'nin yüksek tirajlı gazetelerinden The Telegraph'ta yer verilen 'Dünyanın En Heyecan Verici 10 Stat Projesi' başlıklı araştırmada, Bursa'da yapımına devam edilen ve taraftarların 'Timsah Arena' olarak tanımladığı tesis de gösterildi.Bursa Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, gerek mimarisi gerekse yapı tekniği bakımından dünyanın örnek projeleri arasında gösterilen Bursa'daki yeni stat, İngiliz basınına da konu edildi.The Telegraph gazetesinin editörlerinden Adam Hurrey, dünyada inşaatı devam eden dev stat projelerini araştırdı. Statların ekonomik boyutları ve kente katacağı değerleri ele alan Hurrey, dünyanın en heyecan verici 10 projesini kaleme aldı. Araştırmada, Bursa Büyükşehir Belediyesince yapımına devam edilen ve gelecek yıl hizmete girmesi beklenen 'Timsah Arena', bu projeler arasında gösterildi.Eurosport 
Reklam
9 Maddede 50 Yıldır Ayakkabı Giymeyen Adam: "Pete the Feet"
Kışın kapıya dayanmasıyla birlikte bir çoğumuz hazırlıklara başladı bile. Bir yandan titreten soğuklara karşı 'kalın' önlemler düşünülürken, diğer bir yandan da atalarımızın söylediği 'Ayağını sıcak tut, başını serin.' sözünün de etkisiyle ayakları soğuktan ve ıslanmaktan korumak için alınabilecek kalın çoraplar ve botlar şu günlerde bazılarımızın ihtiyaç listesinin başında geliyor.Fakat birazdan okuyacağınız haberdeki kahramanımız 69'luk Pete için böyle bir hazırlık söz konusu bile değil. Zira o zaten yarım yüzyıldır yalınayak dolaşıyor! Kış günlerinde asfaltın o dondurucu etkisine ve İngiltere'nin bitmek tükenmek bilmeyen yağmurlarına rağmen ayağından 20'li yaşlarda çıkardığı ayakkabılarını kendi düğünü de dahil olmak üzere bir daha hiç giymemiş ve ölene dek de giymeyi düşünmüyor. Huzurlarınızda; Pete Mckenzie. Nam-ı diğer; Pete the Feet.
Arabası Pert Oldu Diye Hunharca Gülen Adam!
Kocaeli'nin İzmit ilçesinde aracıyla alt geçitte biriken suyun içine giren kişi, aracının kullanılamaz duruma geldiğini görünce gülme krizine girdi.İzmit Sanayi Mahallesi'nden geçmekte olan Kiraz Deresi, yağan sağanak yağmur nedeniyle taşınca derenin hemen yanında bulunan Karamürsel Caddesi sular altında kaldı. D-130 karayolunun altından geçen caddedeki su birikintilerini fark edemeyen Mehmet Kaya idaresindeki 77 EN 010 plakalı minibüs, su birikintisinin içine girince aracı arıza yaptı. Arızalanan aracıyla birlikte yaklaşık 6 saat boyunca su birikintisinin içinde mahsur kalan Mehmet Kaya, olay yerine çağırdığı tamircinin aracının ağır hasar gördüğünü söylemesi üzerine gülme krizine girdi.'ARACIM PERT OLDU GÜLÜYORUM'Araç sahibi Mehmet Kaya, gazetecileri karşısında görünce, 'sen nereden çıktın ya' diyerek gülme krizine girdi. 'Arabam perte çıktı ona gülüyorum' diyen Kaya, şöyle konuştu; 'Caddeye ilk girdiğimizde su birikintisini fark edemedik. Ne olduğunu da ciddi anlamda göremedik. Ondan dolayı arabayı ancak buraya kadar çıkartabildik. Şuanda çekicinin gelmesini bekliyoruz. İzmit'te ciddi anlamda alt yapı olmadığı için bu sıkıntıları yaşıyoruz. İnşallah yetkililer bir an önce fark eder. Biz mağdur olduk inşallah başkaları bu duruma düşmez' dedi. Arızalanan araç daha sonra olay yerine gelen çekici ile otoparka götürüldü.
Erdoğan: 'Esnaf Gerektiğinde Askerdir, Alperendir, Polistir, Hakimdir'
Cumhurbaşkanı Erdoğan Halk Bankası, primini ödeyemeyen yaklaşık 280 bin Bağ-Kur'luya aylık yüzde 0,97 faizle 36 ay vadeli emeklilik kredisi vereceğini açıkladı. 4. Esnaf ve Sanatkarlar Şurası'nda konuşan Erdoğan, “Esnaf gerektiğinde askerdir, alperendir, kahramandır, polistir, hakimdir” ifadesini kullandı...Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından 16 yıl sonra düzenlenen 4. Esnaf ve Sanatkârlar Şûrâsı’nda konuştu. SGK ile Halk Bankası arasında bir protokol imzalanacağını söyleyen Erdoğan, “Bununla emeklilik imkânı olan ama prim borçlarını ödeyemediği için emeklilik hakkını kazanamayan Bağ-Kur'lulara yapılandırma kredisiyle borçlarını ödeme imkânı tanıyacak. Yüzde 0,97 faizle 36 ay vadeli emeklilik kredisi verilecek. Bütün sosyal haklardan anında istifade etmeye başlayacak. Bundan 279422 vatandaşımız faydalanacak” diye konuştu.Gerektiğinde asayiş, gerektiğinde adaletCumhurbaşkanı salonu dolduran esnafa şu sözlerle seslendi:'Esnaf ve sanatkar demek, altını çizerek ifade ediyorum ticaret yapan, alan satan, sırf ekonomik faaliyette bulunan insan demek değildir. Bizim medeniyetimizde bizim millet ve medeniyet ruhumuzda, esnaf sanatkar gerektiğinde askerdir, alperendir. Gerektiğinde cephede vatanını savunan şehittir, gazidir, kahramandır. Gerektiğinde asayişi tesis eden polistir. Gerektiğinde adaleti sağlayan hakimdir, hakemdir. Gerektiğinde de şefkatli bir ağabeydir, kardeştir. Taksici, şoför deyip geçemezsiniz. Mahallenin ağabeyidir, mahallenin bekçisidir. Bakkal, kasap, manav, terzi deyip geçemezsiniz. O mahallenin adeta ruhudur. Sokağımızın, semtimizin vicdanıdır. Çok açık söylüyorum; esnafı çıkarıp aldığınızda Türkiye tarihinde geriye hiçbir şey kalmaz.'Erdoğan, Gülen Cemaati’nin esnaf üzerinde baskı kurduğunu söyledi:“Son bir yıl içerisinde esnaf kardeşlerimizle buluşmalarımızda iki konuyu görüştük: Paralel yapı ve Çözüm süreci. Paralel yapının kimi zaman gönüllü olarak ama çoğu zaman şantajla, kumpasla, baskıyla esnaf ve sanatkârı sömürdüğünü gördük.”Cumhurbaşkanı, Milli Güvenlik Kurulu’nda Cemaat’e yönelik alınan tavsiye kararının sıradan bir karar olmadığını belirtti:“Bizi dışarıdan bitiremezler. Legal görünümlü uluslararası destekli illegal örgütlenmelere karşı mücadelemiz sürecektir. Afrikalı dost ve kardeşlerimize yaptığımız uyarılar da birilerini rahatsız etmiş. Bu yapının farklı maskeler altında misyoner ve ajan tavrıyla faaliyet göstermesi bizim adımıza da, dost ülkeler adına da ciddi bir tehdittir.”‘Terleyen cumhurbaşkanı olmanın gayretindeyiz’“Esnafın ufku, dükkânının önü kadar değildir. Susarsanız ahilerin, esnafın, sanatkârın karşısına alnınız ak çıkamazsınız” diyen Erdoğan, Türkiye’nin Ortadoğu’da olanlara susarak büyük devlet olamayacağını söyledi.Erdoğan, terleyen cumhurbaşkanı olmaya çalıştığını belirtti:“Her yapılandan şikâyet eden, uluslararası medyaya servis yapan bir siyaset, Türkiye’ye hizmet eden bir siyaset olamaz. Herkes ter akıtacak, Türkiye istikrarla büyümesini idame ettirecek. Biz bürokratın teknokratın koşturmasını istiyoruz. Cumhurbaşkanı bu noktada asla istisna değildir. Koşan koşturan terleyen bir cumhurbaşkanı istiyor, böyle bir cumhurbaşkanı olmanın gayretini veriyoruz.”Yargıya eleştiriYargının Galataport ihalesini durdurma kararını eleştiren Erdoğan, “Öyle bir yargı düşünün ki, ihalesi iki yıl önce bitmiş Galataport olayında ihaleyi durdurma kararı veriyor. Yahu ihale bitmiş, adam ödemelere başlamış, projeler yapıyor. Cumhurbaşkanının ihaneti vataniye diye suçu var. Peki, yargı neyle yargılanacak? Biz ülkeyi uçurmaya çalışıyoruz. Beyler yürütmeyi durdurma kararı veriyor. Bir değil, iki değil, üç değil, dört değil… Belli bir gözle bakamazsınız. Tarafsız olmalısınız. Onun için adalet arıyoruz” dedi.Çözüm süreciErdoğan, Kürt sorununa çözüm sürecinin esnaf ve sanatkârı da umutlandırdığını söyledi:“Son bir buçuk yıldır bütün sabotaj girişimlerine rağmen sürdürülen Çözüm süreci, esnafın da güven ortamını yaşamasını sağladı. Esnaf ve sanatkâr arasında Türk, Kürt, Arap gibi ayrımlar yoktur. Çünkü esnaf ahidir yani kardeştir. Bu kardeşlikle teröre karşı geleceğinize gönülden inanıyorum. Bu bir pazarlık, taviz, alma-verme süreci değildir. Silahlar bir kenara konulacak. Ne mesele varsa konuşarak siyaset zemininde konuşulacak. Türkiye başka türlüsüne zemin ve imkân vermez.”‘Vicdan şovu yapmaya çalışıyorlar’Kobani’ye destek eylemlerini eleştiren Erdoğan, “Biz, birilerini tatmin etmek için değil, 77 milyonun huzuru, barışı ve kardeşliğini sağlamak için yola çıktık. Şımarıklığa ve başıbozukluğa tahammülümüz olmaz. Kobani bahanesiyle sokağa çıktılar. 50’ye yakın Kürt vatandaşımızın canına kıydılar” dedi.Erdoğan, Kobani eylemlerine katılanların Halep’te olanlara sessiz kaldığını söyledi:“Üst akıl Halep’i önemsemiyorsa, taşeronlar da önemsemiyor. Esed’in barbarlığına destek verdiler, Kobani üzerinden vicdan şovu yapmaya çalışıyorlar. Biz meselelerimizi üst akılla değil, milletimizle çözüyoruz”Kaynak: Al Jazeera
Reklam
İstenmeyen Mesaja İlk Ceza Geldi!
Toplu mesajları takibe alan Gümrük Bakanlığı izinsiz gönderilen mesaja 25 bin lira ceza kesti.Hürriyet 'ten Erdinç Çelikkan'ın haberine göre toplu mesajları takibe alan bakanlık, telefon üzerinden gönderilen “Dosya masrafı size geri ödenecektir. Başvuru için son gün hemen arayın” kısa mesajı için Merka Enerji Tasarruf Ürünleri şirketine 25 bin TL ceza kesti; reklamların durdurulmasına da karar verildi. ‘Yeni Tüketici Yasası’na göre onay almadan birden fazla mesaj gönderen firmalara bin liradan 50 bin liraya kadar para cezası veriliyor. Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, tüketiciye Facebook, SMS, WhatsApp ve Twitter üzerinden gönderilen izinsiz mesajların takip edildiğini belirterek şirketlere “cezayı keseriz” uyarısında bulunmuştu. Canikli, “Denetim ekiplerimiz yoğun şekilde çalışıyor. Şirketlerin tüketiciden mutlaka yazılı teyit almaları gerekiyor. Mesajı istemiyorsanız şirkete 50 bin TL’ye kadar ceza yazacağız” demişti.Kaynak: Hürriyet
Dünyada Yaşamın Olmadığı Bir Yer Var mı?
Şili’nin kuzeyindeki Atakama Çölü’nde hiçbir canlı yaşam mümkün değil gibi görünüyor. Dünyanın en kuru yerlerinden biri olan bu çölün bazı bölgelerinde 50 yıl boyunca bir tek damla yağmur düşmediği oluyor.Fakat burada bile yaşam var. Endolit adı verilen mikroorganizmalar kayalardaki gözeneklerin içine yerleşip buradaki nemden yararlanarak yaşama tutunuyor. Uzmanlar, endolitlerin, artıklarından beslenen diğer organizmalara da bu şekilde yaşam olanağı sunduğunu belirtiyor.Mikroorganizmalar dört milyar yıldır varlığını sürdürüyor. En aşırı koşullara bile uyum sağlayacak kadar uzun bir zaman yani. Peki dünyada hiçbir canlı yaşamın olmadığı ortamlar var mı?122 derecede yaşamBu sorunun yanıtını ararken bakılacak ilk yer aşırı sıcak ortamlar olabilir.Hipertermofil adı verilen organizmalar sıcağa dayanıklılığıyla biliniyor. Bu organizmalar aktif yanardağların bulunduğu bölgelerdeki denizlerin derinliklerinde, sıcak su sızıntılarının olduğu hidrotermal baca ağızlarında yaşıyor ve 122 santigrat derece ısıya dayanabiliyorlar.Araştırmacılar 150 dereceyi teorik üst sınır olarak görüyor. Bu sıcaklıkta artık proteinler parçalanıyor, yaşamın devamını sağlayan kimyasal tepkimeler olanaksız hale geliyor. Yani mikroorganizmalar hidrotermal baca ağızlarının kenarlarında yaşayabiliyor ama sıcaklığın 464 dereceye ulaştığı bacaların içinde yaşamaları olanaksız. Aynı şey karadaki yanardağlar açısından da geçerli. Uzmanlar, yaşamın sürdürülmesi bakımından sıcaklığın en belirleyici parametre olduğuna inanıyor.3 km derinlikte yaşamYüksek basınç bu bakımdan daha az sorun teşkil ediyor gibi görünüyor. Yani yerin ne kadar altına kadar yaşamın inebileceği sorunu, basınçtan ziyade ısıyla ilgili bir sorun. Dünyanın merkezinin 6000 derece olduğu düşünülüyor. Bu sıcaklıkta yaşamın olması mümkün değil.Fakat basınç olarak hangi derinliğe kadar yaşamın devam edebileceği henüz bilinmiyor. Güney Afrika’da bir altın madeninde yerin 3,2 kilometre derinliklerindeDesulforudis audaxviator adı verilen bir mikroorganizmanın yaşadığı tespit edildi. Yeryüzüyle teması muhtemelen milyonlarca yıl önce kesilmiş olan bu canlılar, radyoaktif çürüme yoluyla kayalardan besinlerini emerek yaşamını sürdürüyor.-20 derecede yaşamSıcaklık bakımından diğer aşırı uçta, yani buzlu ortamlarda da bazı canlıların yaşadığı biliniyor. Psychrobacteradı verilen bakteriler Sibirya’da donmuş topraklarda ve Antarktika’daki buzul çamurlarında -10 dereceye kadar soğukta yaşayabiliyor. Kısa bir süre önce de Antarktika’daki buzulların altındaki bir gölde canlı hücrelere rastlandı.Yine aynı bölgede -20 derecede aşırı tuz içeren bir gölde de yaşam izleri görüldü. Yaşamını sürdürebilmek için bu mikroorganizmalar özel protein yapıları ve hücrelerinde donmayı önleyen moleküller geliştirerek bu ortamlara adapte olmuşlar. Uzmanlar, yeryüzünde yaşam ilk ortaya çıktığından beri dünya birçok kez buzul döneme girdiği için bu ortamlarda yaşamla karşılaşmayı sürpriz olarak görmüyor.Radyasyonlu ortamda yaşamRadyasyonlu ortamlarda da canlılara rastlamak mümkün. Örneğin Çernobil’deki nükleer santralin patlaması sonucu yayılan radyoaktif sızıntı ortamında ve radyoaktif atıkların bulunduğu konteynerlerde bile mikroorganizmalara rastlanıyor.Deinococcus radiodurans adı verilen bu canlılar 15000 gray radyasyona dayanabiliyor. 5 gray radyasyon insanda ölümle sonuçlanıyor.Bizim ölümcül kimyasal maddeler içeren ortamlar olarak gördüğümüz koşullar bazı canlılar için ideal yaşam alanları olabiliyor. Bazı organizmalar arsenik, cıva gibi ağır metallere bağlı yaşarken bazıları da siyanürü tercih ediyor. Rusya’nın Kamçatka bölgesindeki kaplıcalarda bazı mikroorganizmaların insan için zehirli olan kükürt ve karbon monoksite bağlı yaşadığı görüldü.İstisnalar var mı?Ancak bazı istisnalar da olabilir. Antarktika’daki Don Juan Gölü dünyanın en tuzlu ortamı. Tuz oranı yüzde 40’ları buluyor. Araştırmacılar burada buldukları mikrobik yaşam belirtilerinin gölde mi oluştuğunu yoksa başka yerlerden rüzgârla mı taşındığından emin değil. Yani burada aktif yaşamın varlığı henüz kanıtlanmış değil.Şimdilik canlı yaşamın kesinlikle olmadığı bilinen ortamlar, aşırı sıcak ve steril laboratuvar ortamları. Umulmadık ortamlarda yeni organizmalar keşfedilmeye, canlı yaşamın görüldüğü sınırlar genişlemeye devam ediyor. Bu sınırların nerede sona ereceği henüz bilinmiyor.Buradan şu sonuca varmak mümkün: Canlı organizmalar her ortama uyum sağlayabiliyor.Fizikist
Star Gazetesi Yazarı Elif Çakır: 'Yollar Ayrılır da Usül Bu mu Olmalıydı?'
Star ve Akşam gazetelerinde yaşanan yayın yönetmenleri ayrılığı sonrası Star gazetesi yazarı Elif Çakır Ethem Sancak’ın sahip olduğu gazetelerdeki işten çıkarmalara Twitter hesabından sitem etti.Köşe yazarı Elif Çakır; Mustafa Karaalioğlu, Yusuf Ziya Cömert ve Mehmet Ocaktan’ın görevden alınmaları sonrası Twitter’da ‘bir süre izne ayrıldığını’ yazdı.Ardından bu tweet’ni silen Elif Çakır, Akşam ve Star gazetelerinden gönderilen ve ‘abim’ dediği gazetecilere yapılanları eleştiren yorumlar paylaştı. Zete
Reklam
Bakü 2015 Avrupa Oyunları'nın Maskotları Ceylan ile Nar
Bakü 2015 Avrupa Oyunları'nın resmi maskotları, Ceylan ve Nar oldu. Ceylan ve Nar'ın, Azerbaycan'ın doğasından ve mirasından ilham alınarak belirlendiği, ülkenin gururlu tarihi ve umut dolu geleceğini yansıttığı söylendi.Ceylan ve Nar ikilisinin Bakü 2015'in tanıtımında markalaşmanın yüzü olacağı ve tüm dünyada ilk Avrupa Oyunları'nı temsil edeceği kaydedildi.Ceylan kelimesinin Azerbaycan Türkçesinde ülkedeki doğal güzelliklerin, lütuf ve saflığın sembolü anlamına geldiği ve Azerbaycan'ın koruma altında olan nadir hayvan türlerinden biri olduğu ifade edildi.Nar ise ise güneşi seven ve neşeli anlamına gelen ve Bakü'ye yakın Göyçay şehrinde yetiştirilen bir meyve türü, Azerbaycan folklorunda ise birliği sembolize ediyor.Ceylan'ın oyunlar ve Azerbaycan'ın zengin mirası için çok şık kültürel bir elçi olacağı, Nar'ın ise oyunların enerjisini, coşkusunu ve neşesini yansıtacağı, müsabakalara katılıp, spor dallarını anlatacağı bildirildi.Henüz çizimi hazır olan maskotların, ilerleyen günlerde animasyona ve üç boyutlu hale dönüştürüleceği, Avrupa Oyunları'nın tanıtımında başrol oynayacağı kaydedildi.İlki Bakü'de gerçekleştirilecek Avrupa Oyunları'nda 49 ülkeden 6 bini aşkın sporcu, 20 branşta mücadele edecek.Avrupa Olimpiyat Komitesi tarafından dört yılda bir düzenlenmesi planlanan organizasyonda sporcular, 2016 Rio Olimpiyat Oyunları öncesinde kendilerini sınama şansı bulacak.Toplam 18 tesisin evsahipliğinde düzenlenecek oyunların açılış töreni, inşaatı devam eden 65 bin kişi kapasiteli Bakü Olimpiyat Stadı'nda gerçekleştirilecek.Kaynak: AA
Şimdi de Mernis Çöktü
Nüfus kayıtlarının tutulduğu MERNİS sistemi bu sabah itibarıyla çöktü. Nüfus müdürlükleri sabah saatlerinde hiçbir işlem yapamıyordu. Öğlene doğru ise sistem ağır da olsa çalışmaya başladı. Geçen pazartesi günü de reçete onay sistemi olarak bilinen MEDULA sistemi çökmüş hastaların işlemleri saatlerce yapılamamıştı.Hürriyet’in haberine göre; Türkiye’nin en büyük e-devlet projesi olan MERNİS (Merkezi Nüfus İşletim Sistemi)’nde bu sabah arıza başlayan arıza onarılmaya çalışılıyor. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’ne bağlı 130 milyon kaydın yer aldığı MERNİS sisteminin çökmesiyle hiçbir online işlem yapılamıyor.Sözcü
Reklam
Twitter, Justin Bieber'ın Yatırım Yaptığı Selfie Uygulaması Shots'ı Satın mı Alacak?
Twitter’ın CFO’su olan Anthony Noto’nun DM yerine yanlışlıkla tweet atması ile ortaya çıkan spekülasyonlara göre Twitter bir satın alma için masaya oturmaya hazırlanıyor. Belki de bilerek yapılan bu “yanlışlıkla” birlikte, Twitter‘ın bir satın alma yapacağı spekülasyonları artmaya başladı.Twitter’ın CFO’su Noto’nun yanlışlıkla Twitter hesabından paylaştığı tweet’te, “Onların satın almamız gerektiğini düşünüyorum.” diyerek bir açıklamada bulunuyor ve görüşmenin 15 veya 16 Aralık’ta gerçekleşeceğini ileterek bir planı olduğunu belirtiyor.Twitter’ın satın alma için harekete geçtiği uygulama ise Justin Bieber tarafından ciddi bir yatırım alan ve bünyesinde tam 1 milyon adet selfie çekilen Shots uygulaması.Her ne kadar “yanlışlıkla” atılan tweet ile bu durum ortaya çıksa da, spekülasyonlar Twitter hisselerine o kadar da olumlu yansımadı ve işlem gören Twitter hisseleri Salı gününün sonunda yüzde 1 oranında düşüş gösterdi.Verilen rakamlara göre Shots uygulamasının tam 3 milyon kullanıcısı bulunuyor ve 3’te 2’sinin 24 yaş altında kadınlardan oluştuğu söyleniyor.Webrazzi
Ve Bahçeli Tunceli'ye Gidiyor: 'Ankara'daki Sözlerimi Tekrarlayacağım'
MHP lideri Devlet Bahçeli 28 Kasım'da Tunceli'ye gidiyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu dün yaptığı grup konuşmasında Devlet Bahçeli'nin Dersim tartışmasında sarf ettiği sözleri eleştirerek 'Gücün yetiyorsa aynı sözleri Tunceli'de söyle' demişti.Bahçeli'nin konuya ilişkin açıklaması şu şekilde:Başbakan Davutoğlu'nun dünkü Meclis grup konuşması edep ve hayâ sınırlarını zorlayan müflis bir siyasetin bozguncu bir yorumudur.Başbakan'ın kafa karışıklığı, ruhundaki gelgitleri, içinde bocaladığı çelişkileri telafi ve tedavi edilemeyecek boyutlardadır.Türkiye'nin, acemi olduğu kadar küstah, aşırı olduğu kadar mümeyyiz vasıflarını kaybetmiş birisi tarafından yönetiliyor olması kayıp ve hezimettir.Davutoğlu grup konuşmasında etnik ve mezhep kışkırtıcılığına alenen soyunmuş, bölücülüğün fikren ve fiilen tesir ve telkini altında olduğunu somut sözlerle delillendirmiştir.'Bağdat'ta Sünni, Şii, Arap, Kürt, Türkmen; Erbil ve Patnos'da Sünni Kürt, Erzincan'da Türkmen kökenli Sünni ve Alevi, Tunceli'de ise Kürt ve Alevilerle buluştum' diyen, kendisinin de 'Sünni Türkmen' olduğunu söyleme gereği hisseden Başbakan yanlış üstüne yanlış yapmıştır.Siyasetini etnik ve mezhep ayrışmasına göre planlayan, insan olmanın fazilet ve manevi güzelliğini idrak etmekten bihaber olan Başbakan ve zihniyeti bölücü tasavvur ve tekliflere tümüyle tutunmuştur.Davutoğlu'nun MHP düşmanlığı ise bir önceki Başbakan'ı aratmayacak düzeylere tırmanmıştır.Dersim isyanıyla ilgili gerçekleri isabetle ve ısrarla söylememiz, bu isyana katılan asilere karşı tavizsiz tutumumuz Davutoğlu'nu ürkütmüş, kurduğu tezgahı havaya uçurmuştur.Başbakan'ın yakın tarihi çarpıtma konusundaki ustalığına diyeceğimiz bir şey yoktur.Fakat buna inanacak, buna kanacak, bunu yutacak artık kimseler de kalmamıştır.Davutoğlu aklınca şahsıma meydan okumuş ve bilhassa cesaret hatırlatması yaparak düşüncelerimi Tunceli'de söyleyip söylemeyeceğimi kurnaz ve sinsi bir üslupla sorgulamıştır.Sayın Başbakan ve onun gibi düşünen yandaş çevrelere hassaten ve özellikle belirtmek istiyorum ki, Milliyetçi Hareket Partisi Türkiye'nin tamamında siyaset yapacak yeterliliğe, güce ve kucaklayıcı hasletlere sahiptir.Milliyetçi-Ülkücü Hareket'e yürekli ve cesur olmak konusunda parmak sallayıp tavsiyelerde bulunmak isyankarlarla amaç birliği yapan Davutoğlu'nun harcı olmayacaktır.Milliyetçi Hareket Partisi için Tunceli'nin diğer vilayet ve vatan köşelerimizden hiçbir farkı yoktur.Tuncelili vatandaşlarımız Türk milletinin eşit, onurlu ve ayrılmaz birer parçalarıdır.Davutoğlu'nun Tunceli'ye ayrımcılığı özendiren bir anlam yüklemesi bölücülüğün numune bir yorumu ve yansımasıdır.Başbakan Davutoğlu'nun Tunceli'ye gidip gitmeyeceğimiz konusundaki merakı da hastalıklı bir noktaya gelmiştir.Bu aşamada bize düşen Davutoğlu'nun merakını gidermek ve ateşini düşürmektir.Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı olarak, 28 Kasım 2014 günü Tunceli'de bulunarak; Tuncelili kardeşlerimi ve Tunceli Valiliğini ziyaret etme kararını almış bulunmaktayım.Tunç yürekli kardeşlerimin yaşadığı Tunceli'de, bugüne kadarki düşüncelerimi, fikirlerimi ve kanaatlerimi bir kez daha kararlılıkla paylaşmak istiyorum.Başbakan Davutoğlu bilmelidir ki, Milliyetçi Hareket Partisi, şehit kanıyla sulanmış vatan topraklarının her yerinde, her karışında, her yöresindedir.Bunun için özel bir cesaret sahibi olmaya da gerek yoktur.Davutoğlu 'dün Tunceli'de, yarın Tunceli'de, bir sene sonra, on sene sonra, yüz sene sonra Tunceli'de olacağını' söylemektedir.Başbakan bilmiyorsa kendisine ikazen hatırlatırım ki, Türk milleti Tunceli'nin de bir parçası olduğu son yurdunda tam bin yıldır kardeşçe yaşamaktadır ve ebediyete kadar da bu devam edecektir.Tunceli'ye ecdat yadigarı kutlu kardeşlik mirasını daha da güçlendirmek için gideceğim.Tunceli'de kucaklaşmak, özlem gidermek, fitne ve fesat tohumlarını çürütmek için olacağım.Ve yüksek dağların üzerinde bir kartal yuvası gibi duran Tunceli'de Türkiye'nin bekası, Türk milletinin birlikte yaşama iradesine destek vermek için bulunacak, Ankara'daki sözlerimi tekrarlayacağım.Kaynak: Etik Haber ve ajanslar
Fenerbahçe’den ‘Vatan Haini’ Başvurusu
Fenerbahçe, Türkiye Futbol Federasyonu’na (TFF) Bursaspor maçının gözlemci ve temsilci raporlarının kamuoyu ile paylaşılması için resmi başvuruda bulundu.Fenerbahçe, Spor Toto süper Lig’in 10. haftasında deplasmanda oynadıkları Bursaspor maçında rakip takım taraftarlarınca sarı-lacivertli takımın kalecisi Volkan Demirel aleyhinde ‘vatan haini’ şeklindeki tezahüratlarından dolayı TFF'den müsabakanın gözlemci ve temsilci raporlarının kamuoyu ile paylaşılmasını istedi.Sarı-lacivertli kulübün internet sitesinden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:“24 Kasım 2014 tarihinde Bursa Atatürk Stadı'nda oynanan Bursaspor - Fenerbahçe Spor Toto Süper Lig müsabakası sırasında profesyonel futbolcumuz Volkan Demirel aleyhinde Bursaspor taraftarlarınca 'vatan haini' şeklinde tezahüratlarda bulunulduğu hususu malumunuzdur. Federasyonunuzun kendi çalışanları söz konusu olduğunda sezon ortasında talimat değiştirmesi düşünülerek; aynı hassasiyetin milli futbolcumuz Volkan Demirel için de gösterilip gösterilmeyeceği, gerekenin yapılıp yapılmayacağı hususu tarafımızdan dikkatle takip edilmektedir. Bu nedenle; futbolcumuz Volkan Demirel’in konunun tarafı olduğu da gözetilerek alınan müsabakaya ait gözlemci ve temsilci raporlarının tamamının kulübümüze gösterilmesini ve konunun hassasiyetine binaen kamuoyuyla paylaşılmasını arz ve talep ederiz.İHA
Reklam