Çividen Küçük Bir Kılıç Nasıl Yapılır?
Biraz işsiz bir uğraş gibi gözükse de emeğiniz sonunda ortaya çıkacak ürün size eski savaşlarda şövalyelerin kullandıklarını andıracaktır. Küçük olması ile birlikte çokça kullanım alanı bulabilecek bu ürün bakalım nasıl yapılıyormuş.
280 Metrelik Bacaya Tırmanan Adam
Tam olarak tırmandığı baca bu. Adı da CET Piteşti, Romanya'da bulunuyor. Tırmanışı yapan arkadaşın videonun başında verdiği bilgilere göre, ilk 0-20 metre arasında sadece elektrik kablolarının olduğu ve bunlara eldiven kullanmadan tırmandığı yönünde. Buradan sonra işler zorlaşıyor, 21-55 metre arasında merdivene ulaşılıyor ancak koruyucu kafes yok. En zor kısım ise 55-275 metre arasıdır ki yaklaşık 225 metre tırmanan adamın dinlenmesini sağlayacak bir bölme yoktur. Sadece merdivene tutunup dinlenmektedir. 275-280 arasında da artık zirveye ulaşan tırmanıcının kaydettiği o anları izliyoruz..
'Haydarpaşa'da Hukuk Yangını Sürüyor'
Haydarpaşa Dayanışması, Haydarpaşa Garı’nın çatısının aslına uygun onarılması ve gar olarak kalması taleplerini yineliyor. Yangının dördüncü yıldönümü olan 28 Kasım akşamı ise Haydarpaşa Garı'na meşaleli yürüyüş var. Toplum Kent ve Çevre için Haydarpaşa Dayanışması, Mimarlar Odası’nın Karaköy’deki şubesinde Haydarpaşa Garı’na ilişkin basın toplantısı düzenledi.Toplantının konuşmacıları Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı C. Sami Yılmaztürk, Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası 1 Nolu Şube Başkanı Mithat Ercan, Haydarpaşa Dayanışması'ndan Tugay Kartal ve Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi ÇED Danışma Kurulu Sekreteri Mücella Yapıcı'ydı.Toplantıda tarihi kültür varlığı yapı olan Gar'ın çatısında dört yıl önce çıkan yangınla ilgili soruşturma dosyasının kapatılarak hukuk yangını başlatıldığı söylendi. Katılımcılar Haydarpaşa Garı’nın gar olarak kalması amacıyla 2004’ten bu yana sürdürülen mücadeleyi anlattı. Gar'ın trenlere kapatılmasına, aslına uygun olmayan projelere itirazlarını dile getirdi. Dört yıl önce yaşanan yangının ardından hala restore edilmeyen çatının aslına uygun olarak restore edilmesi talebi yineledi. Haydarpaşa Dayanışması, yangının dördüncü yıldönümü olan 28 Kasım Cuma günü saat 19.00’da “Haydarpaşa gardır, gar kalacak” şiarıyla Kadıköy İskele Meydanı’ndan Haydarpaşa Garı’na meşaleli yürüyüş gerçekleştirecek.
"Wesley Sneijder, Manchester United'a Gidebilir"
Wesley Sneijder’in Galatasaray’a gelişinde büyük pay sahibi işadamı Ali Güven, İtalyan basınına çok önemli açıklamalarda bulundu.Hollandalı yıldız Wesley Sneijder, Galatasaray’dan ayrılacak mı? Özellikle Galatasaraylı taraftarların kafasındaki bu sorunun cevabı Ocak’ta netleşeceği benziyor.Sneijder’in Galatasaray’a gelişinde büyük payı olan işadamı Ali Güven, Hollandalı yıldız hakkında İtalyan basınına açıklamalarda bulundu. İtalya ile ilişkileri olan Ali Güven, Sneijder hakkında kendisine yöneltilen “Milan’a gidebilir mi?” sorusuna, “Milan onun maaşını ödeyemez. Bu transferin olacağını sanmıyorum” dedi.Güven, Sneijder’in geleceği hakkında ise şunları söyledi:“Sneijder ya Galatasaray’da kalacak ya da İngiltere’ye gidecek. Manchester United’ın onu çok istediğini biliyorum. İtalya’ya döneceğini sanmıyorum çünkü kulüplerde fazla para yok.”Ali Güven, Cesare Prandelli'nin Galatasaray macerasında da ön plandaki isimlerdendi. Güven, 'Prandelli için üzgünüm' ifadelerini kullandı.Eurosport 
Karaalioğlu, Cömert Ve Ocaktan Yeni Şafak'a Döndüler
Star ve Akşam gazetelerinden tasfiye edilen Mustafa Karaalioğlu, Yusuf Ziya Cömert ve Mehmet Ocaktan artık Yeni Şafak'ta yazacak.Türk basını hafta başına şaşırtan bir gelişme ile başladı. Medya tarihinde ilk kez görülen bir şekilde, iki gazetenin başındaki üç tepe isim aynı anda görevden alındı.Star ve Akşam gazetelerinin patronu Es Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Ethem Sancak, Star Medya Yayıncılık Grup Başkanı Mustafa Karaalioğlu, Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Ziya Cömert ve Akşam gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Ocaktan'ı görevden aldı.'TARZLARIMIZ UYUŞMUYOR'Görevden almalarla ilgili bazı iddialar ortaya atıldı. Bunun üzerine bir açıklama yapan Ethem Sancak, 'arkadaşlarımız' dediği gazetecilerle tarzlarının uyuşmadığı için yollarını ayırmak zorunda kaldıklarını, bu tür ayrışmaların normal olduğunu, gerektiğinde eşlerin, kardeşlerin bile ayrılmak zorunda kaldıklarını belirtti.YENİ ADRESLERİ BELLİ OLDUEthem Sancak'ın, yeni bir yayın dili geliştirecekleri gerekçesi ile görevlerine son verdiği üç ismin yeni adresi belli oldu. Üç isim de artık İbrahim Karagül'ün başında bulunduğu Yeni Şafak'ta köşe yazarlığı yapacak.BAŞA DÖNDÜLERMustafa Karaalioğlu Star'daki görevine başlamadan önce Yeni Şafak'ın başındaki isimdi. Yusuf Ziya Cömert de aynı dönemde gazetenin genel yayın yönetmenliği koltuğunda oturuyordu. Karaalioğlu, 24 TV'yi de bünyesinde bulunduran Star Medya Yayıncılık'a geçmek için; Cömert de bazı 'uyuşmazlık'lardan ötürü gazeteden ayrılmıştı. Mehmet Ocaktan ise, Yeni Şafak'ta köşe yazarlığı yaparken görevinden ayrılmış, Ak Parti'den milletvekili seçilmişti.KAYNAK: ENSONHABER
Erkekler ve Kadınlar Arasında Bulunan, Kimsenin İnkar Edemeyeceği 11 Temel Fark
Yani şimdi 'kadınlar ve erkekler arasında hiçbir fark yok' demek biraz saçma değil mi? Elbette farklıyız, adlarımız bile farklı; erkek ve kadın. Bu farklar bizleri birbirimizden daha üstün veya aşağılık bir canlı haline getirmiyor. Aksine, farklılıklarımızı kabul ederek birbirimizi daha iyi anlayabilir ve birlikte daha mutlu olabiliriz.İşte kimsenin inkar edemeyeceği, erkekler ve kadınlar arasındaki temek 11 fark;
Reklam
Danıştay İptal Etti, Avuç İçi Okuma Cihazları Hastanelerin Elinde Kaldı
Özel hastanelerin, milyonlarca dolar ödeyerek satın aldığı Biyometrik Kimlik Doğrulama (Avuç içi damar okuma) cihazları elde kaldı. Danıştay, Sağlık Bakanlığı'nın 2013 yılında başlattığı Biyometrik Kimlik Doğrulama sistemi için yürütmeyi durdurma kararı verdi. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ise 8 Kasım 2014 tarihinde resmi sitesinden yayınladığı duyuru ile özel hastanelerin bu cihazları kullanmasına gerek kalmadığını duyurdu. Uygulamanın son bulması ile hastanelerin milyonlarca dolar ödeyerek satın aldığı cihazlar kullanılamaz hale geldi. 500 özel hastane ve 300 civarındaki tıp merkezinde bulunduğu tahmin edilen yaklaşık 4 bin avuç içi cihaz için 2 bin 500'er dolar ödeyen şirket sahipleri maliyetinin karşılanmasını istiyor. 500 özel hastane ve 300 civarındaki tıp merkezinde ortalama 5'er adet bulunduğu varsayıldığında bile 10 milyon dolarlık bir rakamın ortaya çıktığı belirtiliyor.Avuç içi damar okuma sistemi, Sağlık Bakanlığı tarafından Aralık 2013'te zorunlu hale getirildi. Özel hastane ve tıp merkezleri zorunluluk sebebiyle cihazlardan satın aldı. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) üyesi Mahmut Konuk, 'kişinin rızası olmadan bu işlemin yapılmasının Anayasa'ya aykırı olduğu, kimlik bilgilerinin başkalarının eline geçebileceği' gerekçesiyle uygulamanın iptali için Danıştay'a başvurdu. Danıştay 15. Dairesi, Ekim ayında biyometrik kimlik doğrulama sistemi hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdi.SGK AÇIKLAMA YAPTISosyal Güvelik Kurumu, 8 Kasım 2014'te özel hastaneler için 'Sağlık Hizmeti Sunucularına Duyuru' başlıklı açıklama ile sistemin uygulamasına gerek kalmadığını duyurdu. Danıştay'ın iptal kararının hatırlatıldığı açıklamada şöyle denildi: 'Danıştay 15. Daire Başkanlığınca alınan kararlar nedeniyle bu duyurunun yayımlandığı tarih itibariyle biyometrik kimlik doğrulama sistemi kullanılmaksızın MEDULA sisteminden provizyon alınabilecektir. Biyometrik kimlik doğrulama sistemine ilişkin yapılacak düzenlemeler Kurum portalından duyurulacaktır. Sağlık hizmeti sunucularına önemle duyurulur.''SGK'NIN ZARARI BİR ŞEKİLDE TELAFİ ETMESİ LAZIM'Uygulamanın iptali ile özel hastanelerin satın aldığı cihazlar elde kaldı. Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği Genel Başkanı Dr. Reşat Bahat, 'Boşa yatırım' yapmış olduklarını belirterek şunları söyledi: 'Gereksiz 1 lira da büyük yatırımdır, gereksiz bir milyon dolar da iyi değildir. Bunun sektöre, Türk insanına fayda sağlayacak, kamuya fayda sağlayacak olması önemliydi. Ancak şu anda bundan fayda gören, satanın dışında fayda gören yok gibi görünüyor. Cumartesi gününden itibaren bu cihazlar olmadan hastalara bakılabiliyor. İnşallah bir çözüm bulunur. Bu bir hak ihlaliyse buna karşı çıkmamız lazım. Eğer bu cihazlar elimizde kalır ve başka bir işe yaramazsa Sosyal Güvenlik Kurumu'nun bize verdiği bu zararı bir şekilde telafi etmesi lazım.''BU CİHAZLARA ÖDENEN PARA NE OLACAK'Bursa Özel Sağlık Kuruluşları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koçak da cihazların artık bir işe yaramadığını belirterek şunları dile getiriyor: 'Hem ayaktan muayenede, hem yatışta, hem fizik tedavide, hem diyaliz gibi bir çok işlemde provizyon alınmamışsa kurum onun parasını ödemiyordu. O yüzden cihazlar satın alındı. Ancak 8 Kasım Cumartesi itibariyle kurum, 'bu takibi almanıza gerek yok, artık hastanın geldiğini, kimlik bilgilerini alıp, dosyalıyorsanız geldi sayacağım ve parasını ödeyeceğim' diye internet sitesinden duyuru yayınladı. Burada sorun şu, devletin zorunluluğu ile aldığımız, tanesine 2 bin 500 dolar para verdiğimiz bu cihazlar milletin elinde patlamış durumda. Bunlar şuan bir işe yaramıyor. Ne yapacağımızı bilmiyoruz. En küçük hastanede en az 3 tane var. 5 tane 10 tane olan hastaneler var. Bu cihazlar atıl kalacaksa ödenen bu kadar para için ne yapılacak. Kullanımdan zorunluluğu kalkan bu cihazların finansmanı ne olacak?'Zaman
80 GB Hafızalı Linshof i8 Duyuruldu
Linshof adındaki bir Alman markası, bugün kadar pek görmemiş olduğumuz 80 GB depolamalı i8 modelini duyurdu. İşte Linshof'un güçlü teknik özelliklere sahip incecik telefonu.Bugüne kadar çok çeşitli tasarıma sahip telefon görmemize rağmen, 8 kenarlı telefonları pek fazla gördüğümüz söylenemez.Alman bir marka olan Linshof ise, 8 kenarlı i8 modelini duyurarak, şaşırtıcı bir atılım yapmış gibi görünüyor.Güçlü ÖzelliklerGüçlü teknik özellikler sunan Linshof i8, çoğunlukla 80 GB depolama, 8 çekirdekli işlemci, 8 kenarlı ve lüks tasarımıyla dikkat çekiyor.Linshof'un i8 modeli, önde 5 inç boyutunda Full HD çözünürlüklü SuperAMOLED ekran, 13 Megapiksel arka ve 8 Megapiksel ön kameralara sahip.Cihazda 2.1 Ghz hızına sahip gerçek 8 çekirdekli bir işlemci bulunuyor. Ayrıca cihaz 140 gram ağırlığına rağmen 3100 mAh boyutunda bir çıkarılamayan bataryaya da sahip.Lollipop ile Geliyor!Android 5.0 Lollipop ile duyurulan Linshof i8, paylaşmış olduğumuz görsellerden de göreceğiniz gibi, bildirim çubuğunun aşağıda bulunduğu Süper-Responsive olarak nitelendirilen Linshof UI arayüzüne sahip.Lüks görünümlü ve ince ekran çerçevesiyle başarılı bir tasarıma sahip olan Linshof i8 modeli, 380 Dolar fiyata sahip.2015 yılının ilk çeyreğinde satışa çıkacak olan Linshof i8 modelinin hangi ülkelerde satışa çıkacağı ise şimdilik bilinmiyor.Linshof'un Tableti de Var!Ayrıca Linshof'un benzer teknik özelliklere sahip 10 inç boyutunda 4:3 ekrana ve 9000 mAh bataryaya sahip Performance Tablet adında bir tableti de bulunuyor.Linshof Performance Tablet'inde 2015 yılının ilk çeyreğinde 360 Dolar fiyat ile satışa sunulması bekleniyor. ShiftDelete.Net
Reklam
Xiaomi, Yakında Türkiye'de
Daha önceden Türkiye ile birlikte pek çok ülkeye açılacağını açıklayan Xiaomi'nin Türkiye'ye geleceği tarih netleşmeye başladı. Peki, Xiaomi ne zaman Türkiye'ye gelecek?Dünya'nın en büyük dördüncü ve Çin'in en büyük telefon üreticisi olan Xiaomi, çok yakında daha geniş pazarlara açılacak.Daha önce, geçtiğimiz Nisan ayında 'Xiaomi Türkiye'ye Geliyor!' başlıklı haberimizde sizlerle paylaştığımız gibi, Türkiye dahil pek çok ülke pazarına açılacağını açıklayan Xiaomi, nihayet en bir tarih paylaştı.Bugün itibariyle Xiaomi Başkanı Hugo Barra, yaptığı açıklamada, Xiaomi'nin 2015 yılı planları hakkında bilgi verdi.Açıklamasında Xiaomi'nin, ilk olarak Brazilya pazarına açılacağını belirten Hugo Barra, 2015 yılının ilk yarısında, Türkiye, Tayland, Rusya ve Meksika pazarlarına da açılacaklarını belirtti.Önümüzdeki Haziran ayına kadar Türkiye'ye geleceği belli olan Xiaomi'nin ilk olarak Mi4 adındaki son amiral gemisi modelini, ülkemize getirmesi bekleniyor.Hugo Barra ayrıca açıklamasında Android Lollipop güncellemesi hakkında da basitçe bilgiler verdi.2015 yılının başında güncellemelerin başlayacağını belirten Barra, üst modellerin güncelleneceğini belirtirken, detay vermekten kaçındı.ShiftDelete.Net
Patates Hırsızlığına Son Veren Uygulama
Masanın üzerinde duran patates kızartmalarına karşı koymak oldukça zor. Hal böyle olunca kendi patateslerinizi başkalarından korumak da bir o kadar zorlu oluyor. McDonald’s’ın patatesleri korumak adına hizmete soktuğu Fry Defender uygulaması, patateslerinizi kötü niyetli kişilerden korumayı sağlıyor.Uygulamanın kullanımı oldukça basit. Patateslerin hemen yanına yerleştirilen telefonda uygulamayı açarak hazır hale getiriyor ve beklemeye koyuluyoruz. Eğer biri patatese erişmeye çalışırsa telefonun ön kamerası sayesinde hemen yakalanıyor ve fotoğrafları telefona kaydediliyor. Ayrıca alarm aktif oluyor ve kullanıcıya da haber veriliyor.McDonald’s’ın patateslerini tanıtmak için kullandığı bu ilginç uygulama, McDonald’s Kanada uygulamasının içine gömülü olarak geliyor ve şimdilik başka ülkelerde kullanılamıyor.
"Fenerbahçe'de Yerli Golcü Olmak Çok Zor"
Semih Şentürk'e göre en büyük hatası Fenerbahçe'den ayrılırken Yıldırım ile görüşememesi. Milli takımdaki en büyük eksik ise birlik ve beraberlik.Semih Şentürk, altyapı dâhil toplam 15 senesini geçirdiği Fenerbahçe'de nöbetçi golcü olarak nam saldı ve ilk 11'in vazgeçilmezi olmamasına rağmen gol krallığı yaşadı. Daha sonra transfer olduğu Antalyaspor'un küme düşmesiyle serbest kalan Semih, artık İstanbul Başakşehir'in başarısı için ter döküyor.'Gekas durursa, çekişmeli gol krallığı yarışı izleriz''Nöbetçi golcü olmaktan rahatsız değildim''Fenerbahçe'de yerli golcü olmak çok zor''Milli takımda birlik beraberlik yok gibi''Milli takıma yeniden çağrılacağımı düşünüyorum''Yabancı sınırının kalkması milli takıma zarar verir''Alex'ten sonra Mossoro büyük şans''Beğendiğim genç golcüler Mustafa Pektemek ve Ömer Şişmanoğlu''Cardozo indirir, Emenike topu getirir, ben de golü atardım'Al Jazeera 'ye konuşan Semih, Fenerbahçe'den ayrılığına, milli takım beklentilerine ve Başakşehir macerasına kadar birçok konuda açıklamalar yaptı. Semih'e göre Fenerbahçe'de yerli golcü olmak çok zor, milli takımda en büyük eksik birlik ve beraberlik, gol krallığı yarışının çekişmeli geçmesi için Gekas'ın frene basması gerekli ve devşirme oyuncular milli takıma katkı verebilir.Başakşehir'in bu sezonki hedefleri neler?İlk 10 hafta itibariyle hedeflerimizi başarmış durumdayız. Lige heyecan veren, pozitif futbol oynayan, takım savunmasını iyi yapan, birlikte hareket eden, inşallah bunu da sezon sonuna kadar devam ettiren bir takım oluruz.Fenerbahçe'de Alex ile çok iyi bir ikili olmuştunuz. Başakşehir'de de Mossoro ile böyle bir ikili görebilir miyiz?Alex çok farklı biri. Kariyerimdeki en önemli oyuncu. Ama Mossoro da Brezilyalı olduğu için ona benzer çok özelliği var. Alex'ten sonra Mossoro benim için büyük bir şans. Onunla oynamaktan büyük zevk alıyorum.Futbol kariyerinizde en çok gurur duyduğunuz şey ne oldu?Tabii bu klasik olacak ama Hırvatistan maçındaki golüm, çocuklarıma, yeğenlerime, aileme herkese anlatabileceğim güzel bir anı. Kariyerimin en önemli anı ve golü oydu.Yaptığınız en büyük hata ne oldu?Fenerbahçe'den ayrılırken başkanla görüşemememdi. Sonuçta bu geride kaldı ama Fenerbahçe'den ayrılırken Sayın Aziz Yıldırım ile görüşememem oldu.Bunun sebebi neydi?Bilmiyorum vallahi. Onun cevabını ben de bilmiyorum.Bu yönde bir talepte bulundunuz mu?Hatam oydu işte. Ben de şey yapmadım, onlardan da görüşme talebi olmadı. Niye gönderildiğimi dahi bilmiyorum. Hatam oydu bence.Alex'i havalimanında uğurladığınız için gönderildiğiniz iddia edildi.Yok hayır. Bununla ilgili çok şey yazıldı. Sonuçta ben Alex ile sekiz yıl beraber oynadım ve son dört yılda da aynı mahallede oturuyorduk, komşuyduk. Oraya gittim diye gönderildiğim aklımın ucundan bile geçmiyor. Bu söz konusu dahi olmamıştır.Alex futbolu bırakacak. Onunla oynamak nasıldı?Kariyerimin en önemli oyuncularından bir tanesi. Fenerbahçe'de bir yerlere gelmemde en büyük etken sahibiydi. Tabii ki kendi yeteneklerim vardı ama onun da üstümde büyük payı vardır. 8 Aralık'ta futbolu bırakıyor. Davet etti son maçına ama bizim o zaman Eskişehir maçı var diye gidemeyeğim. Buradan ona, ailesi ile birlikte mutluluklar dilerim.Alex'i diğer futbolculardan ayıran neydi?Zekası .'Gekas biraz durursa, çekişmeli bir gol krallığı izleyebiliriz'Bu sezon Süper Lig'deki şampiyonluk adayınız kim?İstanbul Başakşehir Spor Kulübü. İyi olan şampiyon olsun ama bizim de hedeflerimiz var tabii ki. Bursaspor üç sezon önce şampiyon oldu, neden bir başka Anadolu takımı şampiyon olmasın?Süper Lig'de gol krallığında sizinle çekişecek isimler kimler olur?Gekas çok iyi gidiyor. Burak her zaman skor yapabilen oyuncu. Fenerbahçe'de Sow iki senedir 15'er gol atıyor. Adem Büyük Kasımpaşa'da bu sene iyi oynuyor. Eğer Gekas biraz durursa, bu sene çekişmeli bir gol krallığı izleyebiliriz.Cardozo mu, Emenike mi? Hangisi ile birlikte oynamak isterdiniz?Çok zor bir soru. İkisi de farklı oyuncular. Cardozo pivot olarak oynuyor, Emenike kuvveti ve hızıyla oynayan bir oyuncu. Ben ikisinin ortasında oynayabilirdim. Üçümüz birlikte oynayabilirdik. Cardozo topu indirirdi, Emenike topu getirirdi, ben de golü atardım.“Fenerbahçe'de yerli golcü olmak çok zor. Alt yapı ile birlikte 15 sene Fenerbahçe'de kaldım. 15 senede benden başka Türk forvetin oynamadığını görürsünüz. Şu an bile Fenerbahçe'nin kadrosunda yerli golcü yok.”'Nöbetçi golcülükten hiç rahatsız olmadım'Semih Şentürk, Fenerbahçe'de 'nöbetçi golcü' olmaktan dolayı mutsuz muydu?Değişik bir duygu oluyordu. Bazı maçlarda oynamamam gerekiyordu, oynuyordum. Bazı maçlarda da oynamam gerekiyordu, oynamıyordum. Nöbetçi golcülükten hiç rahatsız olmadım. Ama tabii ki amatör takımda oynayan bir futbolcu bile her hafta oynamak ister. Sonuçta takıma faydalı olmak için sahaya çıkıyordum. İlk 11'de oynayıp gol atmışım ya da sonradan girip gol atmışım, benim için çok fazla önemli değildi.Sürekli oynayamamanızda kendinizde bir hata görüyor muydunuz?Kendimde bir hata görmedim. Sonuçta oynatıldım gol attım, bir daha oynamadım. Sonradan girdim gol attım, gene ilk 11'de oynamadım. Her zaman verilen şansı iyi değerlendirdiğimi düşünüyorum. Sadece son sene, şike sürecinden sonraki sene hariç. Ondan önceki senelerde hep çok çalışıyordum ve formanın hakkını veriyordum. Şike sürecinden sonra bende de düşüş oldu. Camia olarak çok etkilendik. Ondan sonra zaten ayrılmak zorunda kaldım.Fenerbahçe'de yerli golcü olmak zor mu?Çok çok zor. Yabancıdan ziyade, yerli zor. Dikkat edin altyapı ile birlikte 15 sene Fenerbahçe'de kaldım. 15 senede benden başka Türk forvetin oynamadığını görürsünüz. Şu an bile Fenerbahçe'nin kadrosunda yerli golcü yok.Türk Milli Takımı'nda Euro 2008'de elde ettiği başarıdan sonra neler kötü gitti?Euro 2008'de güzel günler geçirdik. O zamandan bu yana iyi sonuçlar alamıyoruz, turnuvalara katılamıyoruz. 2010, 2012 ve 2014'ü boş geçtik. Gözle görülür bir düşüşümüz var. Bu durumdan çıkmak için hep birlikte hareket etmeliyiz. Kavga gürültü olmadan, birbirimize sallamadan, sırtımızı birbirimize dayayarak bunu başarabiliriz. Maalesef son zamanlarda futbol kaosa sürüklendi. Futbol olarak çok açız ve birlikte olduğumuz zaman neler başarabileceğimizi gösterdik. İnşallah o günlere tekrar kavuşuruz.Futbolda istikrar önemli, 2008'den sonra o kadrodan bugün üç dört kişi oynuyor. Almanya ile yarı final oynadık, onlarda ise o kadrodan, son Dünya Kupası'nda 8-10 kişi vardı. Tabii ki oyuncuların kendi takımlarında iyi performans sergilemesi ve sürekli oynaması da önemli.“Sonuçta her ülkenin çok sayıda devşirme oyuncusu var. Türk oyuncusundan daha iyiyse, Türkiye için mücadele etmek isteyene bu şans verilmeli.”'Milli takımda birlik beraberlik yok gibi'Türk Milli Takımı 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası'na katılabilecek mi?Kötü başladık ama son Kazakistan galibiyeti biraz moral oldu. Önümüzdeki Hollanda maçı çok önemli. O maçtan alınacak üç puan gruptan çıkmamız adına kilit rol oynar.Saha içinde gördüğün eksikler neler?Çok yetenekli oyuncular var. Şu ana kadar o kadronun içinde bulunamadım, dışarıdan gördüğüm, milli takımda birlik beraberlik yok gibi geliyor. Avrupa Şampiyonası'nda öyle değildi. Arkadaşlığın ve ortamın daha iyi olması gerekiyor.Babacan ve sevecen tavrıyla, gerektiği zaman hırsıyla Fatih Hoca'nın her zaman takıma pozitif etkisi olmuştur. Oyuncuların daha çok sorumluluk almaları ve istemeleri gerekiyor. Şu an bence tek sıkıntı bu.'Türkiye'de forvet yetişmiyor' görüşüne katılıyor musunuz?Forvette Burak, Umut, Mevlüt, Adem Büyük olsun iyi oyuncular var. Tek gereken daha çok istememiz. Forvet, top geldiği zaman gol atabilen oyuncudur, oraya da seçilen oyuncular Türkiye'nin en iyi oyuncularıdır. İsim olarak fazla sorun olduğunu düşünmüyorum.Burak Yılmaz ve Umut Bulut'un performansını beğeniyor musunuz?Burak ile Fenerbahçe'de takım arkadaşıydım. Son üç senedir Türkiye'ye damga vurmuş bir oyuncu. İki kez gol kralı oldu, kariyerinde 100'den fazla gol attı. Umut da keza öyle. Genç milli takımlarda bu yana tanıyorum. Sonradan girip de çok gol atmıştır. İkisinin de verilen görevi en iyi şekilde yaptığını düşünüyorum.'Milli takıma yeniden çağrılacağımı düşünüyorum'Türk Milli Takımı'nda yeniden forma giymeyi bekliyor musunuz?İnşallah; niye olmasın? Daha yaşım 31 ve kendimi iyi hissettiğim sürece, ülkeme hizmet vermek isterim. Kendimi çok iyi hissediyorum, inşallah Allah sakatlık vermez ve böyle devam eder.Fatih Terim ile bu yönde bir konuşmanız oldu mu?Yakın zamanda olmadı. Tabii ki her zaman görüşürüm ama kulübümde ne kadar iyi oynarsam, yararlı olursam o kadar dikkat çekerim. Bir gün milli takıma yeniden çağrılacağımı düşünüyorum.Türk Milli Takımı'nda devşirme oyuncu oynaması gündemde. Sizce devşirme oyuncular milli takıma katkı sağlar mı?Olabilir. Sonuçta her ülkenin çok sayıda devşirme oyuncusu var. Türk oyuncusundan daha iyiyse, Türkiye için mücadele etmek isteyene bu şans verilmeli diye düşünüyorum.“Türkiyede, büyük takımlar dışında futbolcular çok fazla para kazanamıyor. Büyük takımlarda da fazla para veriliyor ama yabancılar daha fazla kazanıyor. Onlara kimse bir şey demiyor.”'Mustafa Pektemek ve Ömer Şişmanoğlu'Semih Şentürk'ün beğendiği genç golcü var mı?Benden küçük olduğu için Mustafa Pektemek'i çok beğeniyorum, bir de Ömer Şişmanoğlu var. İnşallah iyi yerlere gelirler.Süper Lig'de yabancı sınırlamasının kalkacağı iddia ediliyor. Sınırlamanın kalkması Türk futbolunu olumlu mu, olumsuz mu etkiler?Sınırlamanın kalkması milli takıma zarar verir.Türk futbolcular neden Avrupa'da fazla gidemiyor?Avrupa'ya gitmek biraz cesaret işi oluyor. 'Orada yapabilir miyim' sorusu hep akılda oluyor. Bana da çok teklif geldi. Aileniz var, çocuklarınız var, yapabilir misiniz? Maalesef Türk mentalitesi böyle. Avrupa'yı denemediğim için çok pişmanım.Bunda Türkiye'de futbolculara fazla verildiği söylenen paraların etkisi var mı?Ben zannetmiyorum. Büyük takımlar dışında futbolcular çok fazla para kazanamıyor. Sonuçta burada neler yaptığımızı, neler çektiğimizi, günlerce kamplarda ailemizden uzak kaldığımızı görüyorsunuz. Yağmurda, karda, idmanda emek harcıyoruz. Herkes verdiği emeğin karşılığın alıyor. Büyük takımlarda da fazla para veriliyor ama yabancılar daha fazla kazanıyor. Onlara kimse bir şey demiyor.Türk futbolunda şiddetin ve küfürün artmasını neye bağlıyorsunuz? Bu ortam düzelebilir mi?Allah'a şükür bizim stadımızda küfür olmuyor ama özellikle son birkaç aydır futbolumuz büyük bir kaos içinde. Bunun saha içi başarılarına bağlı olduğunu düşünüyorum. Milli takımımz ve takımlarımız sahada başarılı olursa gerginlik azalacaktır. İnsanlar da kendilerine bakmalı, açıklamaları ile ortamı germemeliler.Al Jazeera
Reklam
64 Milyonluk Futbolcu 2. Lige Transfer Oldu
Aston Villa, 2011 yılında 23 milyon Euro bonservis bedeli vererek transfer ettiği Darren Bent'i, İngiltere 2. Ligi ekiplerinden Brighton'a verdiAston Villa'nın en önemli yıldızlarından biri olan ve 2011 yılında 23 milyon Euro'ya (yaklaşık 64 milyon TL) transfer edilen futbolcu eski performansını yakalamayınca gözden düştü. Geçtiğimiz sezonu Fulham'da kiralık olarak geçiren Darren Bent, özellikle teknik direktör Paul Lambert'ın gelişinden sonra Aston Villa'da 11 yüzü göremedi.BİR DÖNEMİN YILDIZ FUTBOLCULARI BAKIN ŞİMDİ NEREDELER...Brighton'dan gelen teklif üzerine 1 aylığına Championship ekibine 'Evet' diyen İngiliz golcü hala büyük işler başarmak ve sürekli oynamak için transfer olduğunu açıkladı.Hürriyet
ABD'de Polis, 12 Yaşındaki Çocuğu 2 Saniye İçinde Vurmuş
ABD'nin Cleveland kentinde gerçek olmadığı sonradan anlaşılan bir silah tuttuğu için polis tarafından vurulan 12 yaşındaki çocuğun vurulma anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüsü yayınladı.Görüntülerde çocuğun polis aracı yanına yaklaştıktan sonra iki saniye içinde vurulduğu görülüyor.Vurulma anından önce Tamir Rice isimli siyah çocuğun, bir parkta tek başına dolaştığı, elindeki silahı yoldan geçen birine ve zaman zaman etrafa doğrulttuğu, cep telefonu ile konuştuğu, banklarda oturduğu görülüyor.
Reklam
Otel İnşaatında Ortaya Çıkan Tarihi Sarnıcı Gömmek İstediler...
Eski İnci Sineması'nın bulunduğu arazideki hafriyatta çıkan tarihi sarnıç iş makinası ile gömülürken yakalandı.Radikal Gazetesi'nden Ömer Erbil'in haberine göre, Şişli Halaskargazi’deki 15 dönümlük arazi üzerine yapılan otel inşaatının hafriyatında büyük bir tarihi yapının izlerine rastlandı. Ermeni Katolik Mıhitaryan Manastırı ve Mektebi Vakfı’na ait eski İnci Sineması'nın bulunduğu arazinin hafriyatında çıkan tarihi yapı iş makinaları ile yok edilmeye çalışılırken son anda duyarlı bir vatandaşın ihbarı ile kurtarıldı. İstanbul Arkeoloji Müzesi arkeologları ihbar üzerine alana gittiklerinde Bizans dönemi sarnıç olduğunu tahmin ettikleri yapının yok edilmek üzere olduğunu tespit ettiler. İnşaat durdurularak Koruma Kurulu’na suç duyurusunda bulunuldu.İstanbul’da Pangaltı Ermeni Katolik Mıhitaryan Manastır ve Mektebi Vakfı’na ait olan arazi üzerinde bulunan ve 1946 yılında inşa edilen İnci Pasajı geçtiğimiz Mayıs ayında yıkılmıştı. Vakfa ait yaklaşık 15 dönümlük arazide kültür varlığı olarak onaylanan okul ve kilise dışındaki dükkânlar ile birlikte Yeşilçam filmlerinin tarihi mekânı İnci Sineması da 2 ay önce yıkıldı.Otel inşaatı için başlanan hafriyat bir süredir devam ediyordu. Önceki gün yapılan çalışmalar sırasında büyük bir kemerli tarihi yapının tonozlarına rastlanıldı.Duyarlı vatandaş farkettiBir süre bekleyen iş makinası daha sonra alelacele tonozun üzerini örtmeye, kapatmaya çalıştı. Bu sırada duyarlı bir vatandaş bu çalışmayı kameraya çekti. Kamera görüntülerinde de tarihi kemerin bulunduğu yerin içini hafriyatla doldurmaya çalışıldığı açıkça görülüyor. Daha sonra gece devam edecek çalışmalar sırasında kimse görmeden sarnıç yok edilecekti. Çünkü 2863 sayılı yasa gereğince tarihi bir yapıya rastlanıldığında derhal iş makinasının durdurularak en yakın müzeye haber verilmesi gerekiyor.Bunu her müteahhit bildiği gibi, müzeye haber verilirse orada arkeolojik kazı başlatılacağı ve işin uzayacağı da tahmin ediliyor. Bu nedenle tarihi yapının üzeri 'kimse görmesin' diye kapatılmak istendi. Duyarlı vatandaş İstanbul Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü'ne görüntülerle birlikte ihbarda bulundu.Arkeoloji Müzesi devreye girdiMüze arkeologları inşaat arazisine gitti. İş makinasının tarihi yapıyı tahrip ettiğini, içini hafriyat atıklarıyla doldurduğunu tespit etti. Hafriyatı durdurdu. Tarihi yapının sağa ve sola oldukça derinlemesine büyük olduğunu gördü. Ancak tarihi yapıyı tam olarak tanımlayabilmek için derhal arkeolojik kazı yapılması gerektiğini raporuna yazdı.Bizans dönemi sarnıcı olabileceği tahmini yapıldı. Müze yetkilileri de İstanbul 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’na suç duyurusunda bulunarak inşaatın durdurulup, arkeolojik kazı izni verilmesi istendi. Şimdi Koruma Kurulu’nun vereceği karar bekleniyor.Hafriyat sırasında tarihi yapıya rastlanıldığında derhal koruma kurulu ve en yakın müzeye haber verilmesi gerektiğini belirten müze yetkilileri, arazide tahrip edilen başka yapılar da olabileceğini ve bu durumun 2863 sayılı yasaya göre suç olduğunu ifade ettiler.Arazi, 2013 yılında yapılan plan değişikliğiyle “Turizm Tesis Alanı” olarak kabul edilerek emsal 3, yükseklik serbest bırakıldı. 15 bin metrekarelik arazinin inşaat alanı 45 bin metrekareye ulaştı. Yapılan plan değişikliği Halaskargazi Caddesi üzerinde yapı, nüfus ve trafik yoğunluğunu artırdığı aynı zamanda silüeti etkilediği gerekçesiyle Büyükşehir Belediyesi Planlama Müdürlüğü, Belediye Meclisi’ne olumsuz görüş bildirmişti. Ancak buna rağmen plan değişikliği kabul edilmişti. Değişikliğe CHP’li meclis üyeleri ret oyu vermişti.Ömer Erbil | Radikal
"Altın Top'u Arda'ya Verirdim"
Atletico Madrid kulübünün başkanı Enrique Cerezo, İspanyol Cope radyosuna yaptığı açıklamada, Arda Turan'ı övdü.Cerezo, UEFA Başkanı Michel Platini'nin 'Ben Altın Top Ödülü'nü bir Alman futbolcuya veririm' sözünün hatırlatılması üzerine 'Elimde olsa ben, Altın Top Ödülü'nü Atletico Madridli bir futbolcuya veririm. Örneğin Arda veya Godin' şeklinde konuştu.Olympiakos'un İspanyol teknik direktörü Michel'in 'Arda ve Koke'yi Olympiakos'a götürmek için her şeyi yaparım' sözlerine de karşılık veren Cerezo, 'Arda, Koke ve Godin'in bulundukları yerden memnun olduklarına inanıyorum. Atletico Madrid büyük bir takıma sahip ve gerek Kral Kupası ve La Liga gerekse Şampiyonlar Ligi'nde çok iyi bir sezon geçirmeyi umuyoruz' açıklamasında bulundu.Ligtv
Reklam
Pekünlü Cezaevine Girmeden Son Dersini Verdi
Başörtülü öğrencisi F.N.G.’nin fotoğrafını çekip derse almayarak eğitim hakkını engellediği gerekçesiyle 2 yıl 1 ay hapis cezasına çaptırılan Prof. Dr. Rennan Pekünlü, bugün cezaevine girecek. Prof. Dr. Pekünlü hapse girmeden önce de bu sabah 'Evren ve Evrim' konulu son dersini verdi. Başörtüsü nedeniyle hapis cezası alan ilk kişi Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri eski öğretim üyesi Pekünlü, bugün Foça Açık Cezaevi’ne girmeden önce son dersini verdi. Dava sürecinde YÖK’ün başlattığı soruşturma sonucunda görevden alınan Pekünlü, 'Evren ve Evrim' konulu son dersini İzmir Bornova Büyük Park içinde yer alan Evlendirme Dairesi’nde bu sabah verdi. Prof. Dr. Pekünlü öğleden sonra teslim olacak.'Bu son dersimiz değil'Prof. Dr. Pekünlü'nün dersi için solan hınca hınç doldu. “Rennan Hoca yalnız değildir” ve “AKP diktatörlüğü yıkılacaktır” sloganları eşliğinde kürsüye çıkan Pekünlü, “Bu son dersimiz değil, daha yapacak çok işimiz var” dedi. Pekünlü salonda duygusal anlar da yaşadı ve göz yaşlarına boğuldu.'Devamsızlıkları yok'CNN Türk’te yayınlanan Mirgün Cabas’ın sunduğu Her Şey programına da bağlanan Pekünlü, “Şimdi bugün itibarıyla üniversitelere başörtüsü ile girmek serbest. O günkü koşullar değişti. Bu koşullarda nasıl davranırdınız?” sorusuna “Anayasa Mahkemesi’nin, AİHM’in kararları hâlâ geçerli. Bugün türbanlı öğrenciler üniversilere girebiliyorlarsa bu tamamen fiili bir durumdur. Yasaya aykırı davranıyorlar” yanıtını verdi.'Gökbilimciler, çevresini aydınlatabilmek için kendisini tüketir'Hürriyet’ten Banu Şen’in haberine göre, Pekünlü yaşananlarla ilgili yaptığı açıklamada: “Engizisyon önünde diz çöküp pişmanlığa davet edilen Galileo’dur. Yazgısı yanmak üzerine çizilmiş olan gökbilimciler, bir anlamda üzerinde çalıştıkları cisimlerin yazgısına öykünürler. Ancak bu, bilinçli, kendini tüketici bir öykünmedir. Çevresini aydınlatabilmek için kendisini tüketmesi gerektiğini üzerinde çalıştığı yıldızdan ve kendisine örnek olan ozanından, Nazım Hikmet’ten öğrenmiştir: Ben yanmasam/ Sen yanmasan/ Biz yanmasak/ Nasıl çıkar/ Karanlıklar aydınlığa” dedi.Görülmeye devam edilen 2 davada 12 yıl hapsi isteniyorProf. Pekünlü, İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nce, başörtülü öğrencisini Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararlarını hatırlatarak derslere almadığı gerekçesiyle ‘Eğitim öğretimi engelleme’ suçundan 2012’de 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı. Cezası Yargıtay’ca onaylanan Pekünlü için benzer iki dava daha görülürken, bu davalar kapsamında da 12 yıl hapsi isteniyor.CNN Türk
Nevşehir'de Öğretmen Servisi Kaza Yaptı: 2 Ölü
Nevşehir’de yolcu otobüsü ile öğretmenlerin de bulunduğu köy minibüsünün çarpıştığı kazada 2 kişi öldü, 20 kişi yaralandı.Kaza Nevşehir- Aksaray karayolunun 10’uncu kilometresinde saat 07.30’da meydana geldi. İstanbul- Nevşehir seferini yapan 50 ER 203 plakalı yolcu otobüsünün sürücüsü, akaryakıt istasyonundan kontrolsüz çıkan TIR’a çarpmamak için direksiyon kırdı. Karla kaplı yolda sürücünün kontrolünü yitirmesiyle karşı şeride geçen otobüs, Acıgöl İlçesi’nin Topaç Köyü’ne öğretmenleri ve yolcuları götüren 45 yaşındaki Mustafa Şahin yönetimindeki 50 LE 354 plakalı minibüse çarptı.Kazada minibüs şoförü Mustafa Şahin ile Topaç Köyü İlkokulu ana sınıfı öğretmeni 25 yaşındaki Halime Eryılmaz hayatını kaybederken, aralarında öğretmenlerin de bulunduğu minibüsteki yolcularla otobüsteki yolculardan 20 kişi yaralandı. Yaralılar kaza yerine sevk edilen ambulanslarla Nevşehir Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedaviye alındı.Kazayla ilgili soruşturma başlatılırken, kapanan karayolu araçların kaldırılmasıyla yeniden ulaşıma açıldı.
Dünya Sıralamasında Düşüş Sürüyor
Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği'nin (FIFA) kasım ayı dünya sıralaması açıklandıFIFA'nın internet sitesinden açıklanan kasım ayı dünya sıralamasına göre, 2014 FIFA Dünya Kupası'nın şampiyonu Almanya zirvedeki, Dünya Kupası finalisti Arjantin 2'nci, bir diğer Güney Amerika temsilcisi Kolombiya ise 3. sıradaki yerini korudu.2016 Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerindeki (EURO 2016) 4. maçında galibiyetle tanışan Türkiye, geçen ay 8 sıra birden gerilemesinin ardından bu ay da 2 basamak düşerek 604 puanla 48. sıraya yerleşti.Türkiye Milli Takımı'nın EURO 2016 Elemeleri A Grubu'ndaki rakiplerinden Hollanda 5'inci, Çek Cumhuriyeti 17'nci, İzlanda 33'üncü, Letonya 97'nci ve Kazakistan 139. sırada yer aldı.Listedeki en dikkati çeken sıçramayı Faroe Adaları gerçekleştirdi. EURO 2016 elemeleri F Grubu mücadelesinde Yunanistan'ı 1-0 yenerek 2011'den sonra resmi maçlardaki ilk deplasman ve uluslararası arenadaki 20. galibiyetini elde eden Avrupa ülkesi, 82 sıralık yükselişle 105'inciliğe çıktı.Bir sonraki FIFA dünya sıralaması, 18 Aralık'ta açıklanacak.Haber Türk
Bursa'da Termik Santral Tartışması
Bazı sivil toplum kuruluşları, Bursalıların sağlığını olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle şehir içine termik santral kurulmasına karşı. Santrali inşa edecek DOSAB ise 'Karşımızda doğalgaz lobisi var' diyor.'Yeşil Bursa' son yıllarda yeşilinden çok şey kaybederek hızla sanayileşti ve Türkiye'nin dördüncü büyük sanayi kenti oldu.Bu hızlı sanayileşmeyi sürdürebilmek için yeni bir buhar ve elektrik santrali kurulması planlanıyor.Bazı meslek odaları ve çevre örgütleri, kent içine kurulacak Demirtaş Buhar ve Elektrik Üretim Santrali'nin çevre sağlığını bozacağı görüşünde.Kentte kurulan Termik Santrale Hayır Platformu, Bursa’nın yaşanmaz bir yere dönüşeceğini söylüyor. Meslek odaları, çevre örgütleri ve halkın bir bölümü santralin yapılmasına karşı.Termik santrali yaptıracak olan Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi (DOSAB) yönetimi ise santralin çevreye ve toplum sağlığına zararlı olmayacağını savunuyor. Şu anda Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu bekleniyor.Proje gerçekleşirse, termik santral saatte 390 ton buhar ve 49,9 MW elektrik üretecek. Bu üretim için günlük bin 200 ton kömür ve 150 ton kireç taşı yakılacak.“Çocuklarımızın kanser olmasını istemiyoruz”Santralin kurulması planlanan bölgeye yakın mahallelerde oturanlar tedirgin. 1988’den bu yana Panayır Mahallesi’nde oturan Nurcan Başboğa da onlardan biri. Başboğa, “Evimin yanında santral istemiyorum. Çocuklarım için kaygılanıyorum. Çocuklarımızın kanser olmasını istemiyoruz” diyor.Santralin yapılmasına karşı kadınların oluşturduğu girişimin bilgilendirme toplantısına gelinini ve torunlarını da alarak gelen Dudu Mat, “Otuz yıldır biz buradayız. Evimizin yanına santral kurulmasını ister miyiz?” diyor.“100 bin kişinin sağlığı etkilenebilir”Bursa Tabip Odası bir kitapçık yayınlayarak santralin halk sağlığına tehdit oluşturabileceğini dile getirdi. Bursa Tabip Odası Başkanı ve Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Toplum Sağlığı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kayıhan Pala’ya kurulması istenen santralin olası etkilerini sorduk.Pala, Bursa'da daha önce kurulan ve halen faaliyette olan Orhaneli Termik Santrali'ni örnek verdi:'2004- 2005 yıllarında Orhaneli Termik Santrali yakınında yaşayan insanların bundan etkilenip etikenmediklerini araştırmak için bir buçuk yıl süren bir araştırma yaptık. Bir de santrale 30 kilometre mesafede bir kontrol grubu aldık. Her iki grubun akciğer solunum fonksiyon testlerini ve diğer bulgularını inceledik. Her iki grubu karşılaştırınca termik santralin yakınındaki insanların akciğer solunum fonksiyonlarında istatistiksel olarak anlamlı bir azalma olduğunu kanıtladık ve bunu uluslararası bilimsel bir dergide yayınladık.'Bu durumun DOSAB’taki santral için de geçerli olup olmayacağı sorusuna ise, “DOSAB’da kömür yakılarak enerji üretecek bir santralin bunlara yol açmaması için herhangi bir bilimsel kanıt elimizde yok. DOSAB'ın termik santali en az 100 bin kişinin ciddi şekilde sağlığının olumsuz etkilenmesi potansiyeline sahip bir termik santraldir” yanıtı aldık.“Enerjiye ihtiyaç var ama çevre gözardı edilmemeli”Türkiye Mimar Mühendis Odaları Birliği (TMMOB) Bursa İl Koordinasyon Kurulu Dönem Sözcüsü ve Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanı Remzi Çınar da kent içerisinde kömürle çalışan bir santralin kurulmasının hata olduğu görüşünde.TMMOB olarak projeyi her yönüyle incelediklerini belirten Çınar, “TMMOB olarak bir rapor hazırladık. Raporda açıkça söylüyoruz; bu ülkenin enerji üretimine ihtiyaç var ancak çevresel faktörleri gözardı etmememiz gerekiyor” diyor.Havanın değişmesi ile birlikte Uludağ’a kar yağışının da etkileneceği savunan Çınar, “Bacasız sanayi de önemli. Bu santral turizm kenti olan Bursa’nın turizmini de etkileyecek. Dağda kar istiyor turizmcimiz. Bunun kar için engel olduğunu da düşünüyoruz” diyor.“Bursa’nın havası kirli, daha da kirlenmesin”Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği (DOĞADER) de santrale karşı. Dernek başkanı Murat Demir “Bursa’nın zaten kirli bir havası var. Bunu düzeltmek varken, kirli havayı daha da kötüye götürecek bir santral yapılıyor” diyor.2 bin ailenin bir kış mevsiminde yaktığı kömürün santralde bir günde yakılacağını söyleyen Demir, DOSAB’ın tüm Bursa’ya rağmen birşeyler yapmak istediği görüşünde. Demir, “DOSAB Termik Santraline Hayır' adlı bir platformumuz var. 100’ün üzerinde bileşenden oluşuyor. Aramızda meslek örgütleri, akademik örgütler, hayvan hakları örgütleri, taraftar örgütleri var. Kentin bütün dinamiklerini kapsayacak bir platformuz. Bu santrali DOSAB yönetiminin dışında kimse savunmuyor ve bu kent de üç beş sanayiciden oluşmuyor” diyor.“Şehrin içerisinde de santral olabilir”Santral projesinin arkasında DOSAB yönetimi var. DOSAB Bölge Müdürü Serhat Şengül akademik oda, çevre örgütleri ve bölgedeki tedirgin vatandaşların aksine kömürle çalışan santrallerin şehrin içerisinde de faaliyet gösterebileceğini savunuyor. Şengül, “Şehri zehirleyeceğiz gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Bu çok yanlış” diyor.Kömürün taşımasından yakılmasına, külün bertarafına kadar tüm planların tesisin şehrin içerisinde olacağı göz önüne alınarak yapıldığını kaydeden Şengül, karşılarındaki grubu ikna etmenin mümkün olmayacağını söylüyor, “Bu santrali dağın tepesinde de yapsak, en ücra yerde de yapsak bu gruplar yine karşı çıkacaklar” diyor.“Kömür santrali için hayal rakamlar”Santralin projesinde görülen olası zararların Avrupa Birliği’ndeki standart değerlerin çok altında olduğunu belirten Şengül, “O kadar yüksek verimlere ulaşıyoruz ki bir kömür santrali için hayal rakamlar” diyor.Sanayi bölgesinin mevcut yapısında ihtiyaç duyulan buharın ayrı ayrı ve kontrollü tesislerde üretildiğini belirten Şengül, “DOSAB'ta 98’i doğal gazlı, 3’ü kömürlü tesis var. Biz bunların hepsini kapıyoruz ve denetlenebilir tek bir tesis yapıyoruz. Sanayi bölgesindeki mevcut fabrikaların oluşturdukları kirlilik ve emisyondan çok daha düşük emisyonlu bir tesis yapıyoruz. Bunun neresi yanlış?” diye soruyor.“Sermaye düşmanlığı yapılıyor”Tepkiler için 'Sermaye düşmanlığı yapılıyor' diyen Şengül buna rağmen herkesin izleyebileceği bir kontrol sistemi önerdiklerini anlatıyor:“Bunlar 7/24 izleme yönetmeliğine tabi. İzlenmemesi gibi bir durum söz konusu değil. Kamuoyuna ikinci bir şey teklif ettik. Devlet yasal olarak izlesin, ayrıca bir heyet kurulsun ve bir danışman şirket seçilsin ve ikinci bir izleme sistemi de oluşturulsun. Bedelini de biz verelim.”Şengül, bölgede yaşayan insanların kaygılarını gidermek için çok sayıda bilgilendirme toplantısı yaptıklarını ve santral için hazırladıkları web sitesinde santrale karşı çıkanların iddialarına yanıt verdiklerini de belirtiyor.“Arkalarında doğalgaz lobisi var”Şengül, 'Bu proje ile Türkiye’nin doğalgaza bağımlılığı azalacak ve Türkiye’nin cari açığı benzer projelerle birlikte azaltılacak' diyor ve Enerji Bakanı ile yaptıkları toplantıda kendilerine “Sizinki gibi 10 tane daha tesis olsun başka bir şey istemiyoruz” denildiğini belirtiyor.Şengül’e göre karşılarındaki grup Türkiye’nin doğalgaza bağımlılığının azalmasını istemiyor.Şengül, “Karşımızdaki grubu hafife almayalım. Bu, uluslararası bir problem. Bunun ardında doğalgaz lobisi var” diyor.Al Jazeera Turk, Okan Yüksel
Reklam