Bizi Tanıyarak Ayak Uydursa Hayatımızı Tümden Değiştirecek 7 Şey

 > -

Yanımızdan ayırmadığımız, günlük hayatımızın bir parçası olan veya olmadığında işlerimizin aksadığı bazı alet edevatlar var ki kendimizden daha iyi tanıyoruz onları. Hayatımızı kolaylaştırıyorlar, güzelleştiriyorlar, üzerimizden yük alıyorlar, eğlendiriyorlar ama bazen öyle şeyler oluyor ki “keşke benim seni tanıdığım kadar sen de beni tanısaydın da şu hallere düşmeseydik, yapılacak şey mi bu?” diyorsunuz.

1- Mesajı havada yakalama isteği

Madem o kadar akıllısın ey akıllı telefon, aynı anda iki kişiyle mesajlaşırken bi zahmet konuştuğumuz mevzuyu anla, bi muhakeme yap! Birine yazdığımız mesajı diğerine yollarken en azından “Emin misin, bana konunun dışında gibi geldi ama yine de sen bilirsin” falan de. Biz senin ciğerini öğrendik, sen bir anlayamadın bizim kime ne deyip kime ne demediğimizi. Olmaz olsun böyle akıllılık.

2- “Ya şu şarkı vardı ya, onu açsana hani hınhınhınnındubabtıs” - MP3 Çalar, iPod ve Radyolar

Listeler yapıyoruz, arşivler oluşturuyoruz, radyo kanallarını inci gibi diziyoruz, gününe saatine göre radyo programlarını takip ediyoruz, ne olur yani bir türlü hatırlayamadığımız şarkıyı MP3 player’ımız ya da radyomuz bize hatırlatsa, “Ya şu şarkı vardı ya, onu açsana hani hınhınhınnındubabtıs”  dememizle aklımızdan geçeni anlasa ve çalsa? Bütün gün beynimizin içine içine işlemeyi biliyorlar ama!

3- “Ya şu televizyonun şeyi nerede? Allah Allah!” Doğru Bildiniz; uzaktan kumandalar

Evde ufak çaplı sinir krizi geçirmemize neden olacağına, bizi biraz tanısa da kaybolmasa uzaktan kumandalar güzel olmaz mıydı? Kumanda sizi tanısaydı, kanepede ağzınız burnunuz kaymış şekilde uyuyakalacağınızı ve minderlerin arasından kayıp sonsuzluğa karışacağını bilirdi ve bir önlem alırdı. Ya da lütfen kumandalara bir sinyal yerleştirilsin ve akıllı telefonlarımıza indirdiğimiz aplikasyonla kayboldukları an ses çıkarmalarını sağlayalım. Bu çaldırarak bulma isteğinin önüne başka türlü geçilmeyecek çünkü.

4- “Uyudu bu kapat kapat!”- odalarımızdaki ışık

İnsanlık hali işte unutuyoruz ve ışığı kapatmadan yatıyoruz yatağa! E belli ki yatmışım ve unutmuşum kapatmayı, her gün yaptığım şey, teklif mi var aramızda, kapan gitsin. Faturalarını düzenli yatırıyorum, hem bütçeye hem vatana millete katkımız olsun diye tasarrufunu yapıyorum. Sen de azıcık yardımcı olsan ne olur yani?

5- “Bobi, yedi yıldır beraber yaşıyoruz ve sen hala sana hiç durmadan yemek vereceğimi düşünüyorsun!”- evcil hayvanlar

Bir zamanlar her bir hareketlerini, nefes alışverişlerini bile tanıyoruz. Acıktı, hastalandı, huysuzlandı, bunu sevmedi diyebiliyoruz. Peki ya onlar? Hala biz yemek yerken gelip kolumuzun altından kafalarını sokarak onlarla yemeğimizi paylaşacağımızı düşünüyorlar. Bunu özellikle de evde misafir varken yapıyorlar.

6- “Eyjafjallajökull (Eyy-ya-fyat-la-yo-gut) sıcaklığı ile Antartika soğuğu, başka çaremiz yok gibi!” - duş

Sevgili musluk, kombi ve duş başlığı lütfen artık zıt kutuplarda gezmeyi bırakın. Biraz karşılıklı olarak tanışalım ve her seferinde “Yandım Allah!” ya da “Donuyorum” gibi kelimelerle çığlık çığlığa bizi koşturmayın. Aranızda anlaşın, bu nasıl yıkanır bu havada tahlil edin ve o dereceye gelin!

7- “Buradayım buradaa!”- anahtarlar

Her zaman “Erkan enektarlar koltuğun altında galık beni ara!” olmuyor tabii. Bir kayboldu mu kayboluyor meret. Siz onları koymuş olma ihtimaliniz olan her yere bakarsınız ama nafile. Sanki kendi aralarında bir ayaklanma çıkarıp size isyan etmişlercesine ortadan kaybolurlar. Bir alarm olsa, her zaman koyduğunuz yere koymadığınızda ötse, “Emin misin bak sonra unutuyorsun papaz oluyoruz” dese?

BolBol sizi o kadar iyi tanıyor ki bir kez ona ne tür yemeklerden hoşlanıp hoşlanmadığınızı söylemeniz yeterli. Daha sonra size neredeyse bir anne şefkatiyle yaklaşıyor ve sadece sevdiğiniz yemekleri öneriyor.

Bu içerik tamamen eğlence amaçlı üretilmiş olduğundan kullanılan görsel ve metinler haber değeri taşımamaktadır.


BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
enda

3 e babanem kesin çözüm buldu.. kumandayı söküp içinde delindiği takdirde bozulmayacak bir yer bulup orayı delip kopmasın diye en sağlamından bi misina bulup geçiriyosun ve bunu sürekli oturduğun koltuğun koluna bağlıyorsun ;) olay bu mudur babaneme göre budur :D

sinecemis

Babaanneye sevgiler,saygılar ve selamlar :D Çok mantıklı :D

enda

ne icatları var bi bilsen :D enteresan kadın valla

sinecemis

Merak etmeyin ondan bir tane de bende var ama benim ki o kadar zeki değil şimdi söyler on saniye sonra unutur :D

enda

unutmuyo bizimki aklına ne koyduysa yapıyo :D

sinecemis

Değerini bilin bu durumun... Çünkü unutkanlık gerçekten acı veriyor hem hastaya hem yakınlarına...

enda

ahh tatlım büyükbabam alzaheimer hastasıydı çok çekti.. Allah sağlık versin herkese..

sinecemis

Anneannemde alzaheimer 4. evre...

enda

çok gecmiş olsun.. acil şifalar diliyorum Allah'tan..

sinecemis

teşekkür ederim :)

mahmutthe3rd

2) Hani şu "dmmmtıs" şarkısının ne olduğunu bulmak için akıllı telefonlarda shazam, soundhound, id track gibi uygulamalar var zaten. Bir kere dinlettikten sonra o sizin arama geçmişinize kaydediliyor ve şarkının adı hep orada kalıyor. 3) Artık kumandalarla uğraşmaya gerek yok. Yeni çıkan bir çok telefonda irda portu denen bir bölge var ve oradan telefonunuzu televizyonla eşitleyip kumanda olarak kullanabiliyorsunuz. 7) Anahtarlara cüzdanlara vs takılıp, telefona bağladıktan sonra belli bir mesafeden fazla uzaklaşınca alarm çalan ufak anahtarlıklar var kickstarter'da. Yakında seri üretime geçecekler, hatta bazıları geçti diye biliyorum.

dzvezda

kanka sen aşmışsın..

mahmutthe3rd

saolasın kanka :)

dark-tower

1'e bağlı olarak kısa bir olay paylaşmak istiyorum, vaktiniz varsa iki dakika bir okuyun, hoş bir olay: bir dönem görev yaptığım bir köyde, çay bahçesinde ahali ile oturmuş çay içiyoruz. masadan bir zat kontör yükleme kartını çıkarttı cebinden. bir güzel demir parayla kazıdı. yan masada, elemanın tam arkasında oturan arkadaşı durumu görür görmez ilgili numarayı tuşladı. kart sahibinin okuması yavaş, arkadaşınınki ise normal. velhasıl; arkadaşı ondan önce numarayı girmeyi başardı çaktırmadan. bizim asıl elemandan bir küfür koptu tabi. bir-iki gün boyunca ilgili operatör firma ile uğraştı, bir şey elde edemedi. sonra birkaç kişi bu şahsa durumu şu şekilde açıkladı. "adamlar bir yöntem bulmuş;numarayı yazdığında sinyal sana gelmeden telefonlarıyla havada kontörünü kapıyorlarmış." sonuç: sadece o zat değil, köyün yarısından fazlası bu habere inandı. bir haftayı aşan bir süre boyunca millet: "benim telefonuma da gelir mi ki?" diye telefon elde-el havada dolaştı durdu. yani diyeceğim şu ki: 1'deki olayın şimdi de yapıldığını söyleseniz inanacak çok kişi çıkar belli ki. (kesinlikle bu yazımda kimseyi aşağılamak gibi bir niyetim yoktur, belirteyim)

Görüş Bildir