onedio
Sırp Taraftarlardan Skandal Pankart
Vojvodina - Rad Beograd maçında taraftarlar, Türkiye'de ölen Kızılyıldız taraftarıyla ilgili 'Kim elini daha çabuk tutacak, ilk Türk kanını kim akıtacak' pankartı açtı.Sırp taraftarlardan Türkiye'deki ölüme tepki gecikmedi. Sırbistan Süper Ligi ekiplerinden Vojvodina'nın, Rad Beograd takımıyla yaptığı maçta olay bir pankarta imza atıldı.'KİM ELİNİ DAHA ÇABUK TUTACAK...'Sırp taraftarlar, açtığı pankartta 'Kim elini daha çabuk tutacak, ilk Türk kanını kim akıtacak' ifadelerine yer verdi.NELER YAŞANMIŞTI?Galatasaray ile Kızılyıldız arasında İstanbul Abdi İpekçi Spor Salonu'nda oynanan Euroleague maçı öncesinde olay çıkmıştı. Bir Sırp taraftar, kalbinden bıçaklanmış ve 5 saatlik ameliyat sonunda kan kaybından hayatını kaybetmişti.NOVİ PAZAR'IN MAÇI ERTELENDİÖte yandan Vozdovac'ın, ligde Müslümanların desteklediği tek ekip olan Novi Pazar'la bugün oynaması gereken karşılaşma artan gerilim nedeniyle ertelendi.DAHA ÖNCE IRKÇI SALDIRI DÜZENLEMİŞLERDİNovi Pazar takımı ve taraftarları, daha önce Sırp taraftarların ırkçı saldırısına maruz kalmıştı. 16 Nisan'da oynanan Krusevac maçında 'Türkiye'ye gidin', 'Türklere ölüm' tezahüratları yapılmıştı. Boşnak taraftarların koltukları kırıp sahaya atmasından sonra maça ara verilmiş, polis Müslüman taraftarları dışarıya çıkarmıştı.eurosport
Duble Yollarda 2-3 Sene Ömürlü Asfalt Kullanılmış
Yapıldıktan üç yıl sonra bozulan sathi asfaltın onarım bedeli ise normal asfalta göre 4 kat daha fazlaUlaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan , geçtiğimiz hafta TBMM bütçe görüşmelerindeki sunumunda son 12 yılda yapılan duble yolların yüzde 80’inde 2-3 yıl dayanan sathi kaplama adı verilen asfalttan kullanıldığını itiraf etti. Yapıldıktan üç yıl sonra bozulan sathi asfaltın onarım bedeli ise normal asfalta göre 4 kat daha fazla.Zaman'da yer alan habere göre, 2003 yılından itibaren yapılan 17 bin 421 kilometrelik duble yollarla ilgili çarpıcı bir gerçek ortaya çıktı. Sık sık bozulduğu için kalitesi tartışılan duble yolların yüzde 78’i iki-üç yıl ömürlü sathi kaplama adı verilen asfalttan yapılmış. Ulaştırma Bakanı Lütfi Elvan, sathi kaplama asfaltın maksimum 2-3 yıl dayandığını ve tekrar yapılmak zorunda kalındığını söyledi. Bundan sonra Bitümlü Sıcak Karışım (BSK) denilen maliyeti yüksek uzun ömürlü asfalta ağırlık verileceğini belirtti. 12 yılda duble yolların yüzde 20’sine denk gelen 3 bin 800 km’lik bölümü BSK’dan yapıldı. Onarımı içinse sadece geçen yıl 1,7 milyar lira harcandı.Yapıldıktan üç yıl sonra bozulan, onarım ve bakım masrafları sebebiyle astarı yüzünden pahalıya gelen sathi kaplama asfalta, neden geçmiş 12 yıllık dönemde ağırlık verildiği sorusu ise cevapsız kaldı. Asfalt uzmanı inşaat mühendisi Erol Dikicioğlu’nun yaptığı araştırmaya göre Bakan’ın da kalitesiz dediği sathi kaplama yollarda 20 yılda ortalama 7 kez astarsız, 3 kez de astarlı olarak 10 kez yeniden onarım yapılıyor. BSK’da ise ortalama 14 yılda bir onarım yapılıyor. BSK ile sathi kaplamanın ömrü ve maliyetini karşılaştıran Dikicioğlu, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün teknik kriterlerine göre ağır vasıta taşıt trafiğinin çok yoğun olduğu Türkiye’de yolların 5’te 4’lük bölümünün taşıma kapasitesi yüksek uzun ömürlü BSK’lı üstyapıya sahip olması gerekirken tam tersi olarak yolların beşte dördünün sathi kaplama olarak bilinen asfalt çeşidiyle kaplı olduğunu belirtiyor. Dikicioğlu’nun araştırmasında maliyetlerle ilgili çok önemli bir kıyaslama da yer alıyor. Sathi kaplama için yapılan yıllık yama harcaması uzun ömürlü BSK için yapılan harcamanın 4 katından fazla. Sathi kaplama bakımı için yapılan harcamalar ise BSK’ya göre 2 kat daha fazla. Yollardaki kalitesiz asfalt kullanımı Karayolları Genel Müdürlüğü’nün hazırladığı kurumsal kabiliyet ve kapasitenin değerlendirilmesi raporuna da yansıdı. Raporda kurumun zayıf yönleri arasında Türkiye genelindeki mevcut yol ağında, sıcak kaplamalı yol ağının düşük kalması ve bakım çalışmalarına yeterli ödenek ayrılmaması gösterildi. Ulaştırma Bakanı Lütfi Elvan, geçtiğimiz günlerde TBMM bütçe görüşmelerindeki sunumunda Karayolları’yla ilgili son istatistikleri de paylaştı. Sunumda hükümetin seçim meydanlarında sık sık kullandığı duble (bölünmüş) yol yapımıyla ilgili veriler de detaylı olarak yer aldı. Buna göre 2002 yılına kadar 3 bin 890 kilometresi uzun ömürlü ve kaliteli Bitümlü Sıcak Karışım (BSK), 2 bin 211 kilometresi sathi kaplama olmak üzere 6 bin 101 kilometre bölünmüş yol yapıldı. 2003-2014 döneminde ise 3 bin 823 km BSK, 13 bin 598 km ise sathi kaplama olmak üzere 17 bin 421 kilometre bölünmüş yol inşa edildi.Karayolları Genel Müdürlüğü bütçesi incelendiğinde yolların bakım ve onarım giderlerinin oldukça yüksek olması dikkat çekiyor. Karayolları Genel Müdürlüğü 2013’te personel giderleri ve yeni yol yapımı da dahil 15 milyar 345 milyon 326 TL harcama yaptı. Bu rakamın 1 milyar 701 milyon lirası devlet ve il yollarının bakım onarımı için harcandı. 2014’te ise Eylül ayını da kapsayan 9 aylık süre zarfında 1.088 kilometresi BSK kaplamalı, 10 bin 588 kilometresi ise sathi kaplamalı olmak üzere toplam 11 bin 575 kilometre yolda asfalt yapım ve onarım çalışması gerçekleştirildi.T24
Alves, Porto ile Anlaşmaya Yakın
Galatasaray derbisinde gördüğü kırmızı kart sonrası F.Bahçe'de bileti kesilen ve Ocak ayında gönderilmesi planlanan Bruno Alves, Portekiz'den müjdeli haberlerle geldi.Milli takımda gösterdiği performansla büyük beğeni toplayan tecrübeli savunmacı, transfer konusunda da olumlu gelişmeler kaydetti. Alves'in milli takım döneminde Porto yetkilileri ile resmi olmayan görüşmeler gerçekleştirdiği ve Porto'nun devre arasında Fenebahçe'ye resmi teklifini ileterek eski oyuncusunu kadrosuna katacağı bildirildi.skorer
Geçtiğimiz Haftanın Mutlaka İzlemeniz Gereken 10 Videosu
Geçtiğimiz haftanın en çok izlenilen, tartışılan ve dikkat çeken videoları karşınızda. İyi seyirler...  Daha fazla eğlenceli video için Videolar butonunu ve her videonun üzerine gelince solunda açılan paylaş kısmını kullanabilirsiniz!
Sakarya Nehri Kenarına Fabrika Kurulacak
Türkiye’nin en verimli arazilerinin bulunduğu Pamukova’da, ovanın ortasından geçen Sakarya Nehri kenarında kağıt fabrikası kurulacak. Sakarya Toprak Kurulu, İstanbul’a da içme suyu takviyesi yapılan nehrin kenarındaki 200 dönümlük birinci sınıf tarım arazisi üzerine Halkalı Kağıt firmasının fabrika kurmasına onay verdi. Sakarya Ziraat Odası Başkanı Hamdi Şenoğlu, “Fabrikaya karşı değiliz ama buraya kurmak akıl kârı değil. Herkes rant peşinde.” diye tepki gösterdi.Kurulun 3 üyesi fabrikaya ‘ret’ oyu verirken, diğer 8 üye fabrikanın kurulmasına yeşil ışık yaktı. Ret oyu verenlerden Sakarya Ziraat Odası Başkanı Hamdi Şenoğlu, “Fabrikaya karşı değiliz ama yeri burası değil. Buraya fabrika kurmak akıl kârı değil. Herkes rant peşinde.” dedi. Fabrika kurulmasına karşı olmadıklarını, çevrede daha uygun araziler olduğunu dile getiren Şenoğlu, “Bu fabrikada atık kâğıtlardan kâğıt üretimi yapılacakmış. Kâğıt fabrikaları çevreyi kirletici etkiye sahip. Atıkları çevreyi olumsuz yönde etkiliyor. Çok iyi denetlenmesi gerekiyor. Bu sebeple nehir kenarına ve birinci sınıf tarım arazilerine böyle fabrikalara izin verilmemeli.” uyarısında bulundu. Ayrıca Sakarya Nehri’nden İstanbul’a içme suyu takviyesi yapıldığına da işaret eden Şenoğlu, şunları kaydetti: “İki sene sonrasını bile düşünen yok. Türkiye’de kuraklık baskısı giderek artıyor. İstanbul’a şu anda Sakarya Nehri’nden içme suyu takviye ediliyor. Sakarya Nehri, bölgenin ve İstanbul’un gelecekte en önemli içme ve kullanma suyu kaynağı olacak. Nehir bölgeye ve İstanbul’a lazım. Biz çevresindeki fabrikaların taşınması gerektiğini söylerken yeni fabrikalara izin vermek inanılır gibi değil.”En fazla kayıp Konya’da, en düşük Bolu’daTürkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre tarım alanlarında en çok kayıp yaşanan iller Konya, Yozgat, Diyarbakır, Kars, Adana, Afyonkarahisar, Kahramanmaraş, Malatya, Edirne, Tekirdağ şeklinde sıralanırken, daha az kayıp yaşanan şehirler ise şöyle: Samsun, Mardin, Ankara, Kayseri, Çorum, Kırşehir, Bursa, Adıyaman, Osmaniye, Kütahya, Erzincan, Kırklareli, Muş, Elazığ, Hatay, Gümüşhane, Balıkesir, Antalya, Ordu, Aksaray, İzmir, Zonguldak, Sinop, Aydın, Erzurum, Kocaeli, Bitlis, Kastamonu, Düzce, Muğla, Sakarya, Bilecik, Karabük, Gaziantep, İstanbul, Hakkari ve Bolu. Tarım arazilerini artıran iller de Van, Isparta, Şanlıurfa, Manisa, Ardahan, Bayburt, Kırıkkale, Eskişehir, Çankırı ve Ağrı.Zaman
İşte Yüzlerce Askeri Sanık Yapan Parmak İzi
Balyoz davasının en önemli delili olan 5 No’lu harddiskin üzerindeki kaybolduğu öne sürülen parmak izi raporunun 2. Poyrazköy iddianamesinin ekleri arasında yer aldığı ortaya çıktıBalyoz’un en tartışmalı delili olan ve üzerindeki parmak izi örneklerinin kaybolmuş olabileceği öne sürülen 5 No’lu harddiske ilişkin İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nın yaptırdığı inceleme sırasında hazırlanan parmak izi raporunun, 2. Poyrazköy davası olarak bilinen iddianamenin ekleri arasına konulduğu ortaya çıktı.Gölcük Donanma Komutanlığı’nda 6 Aralık 2010 günü yapılan aramalarda İstihbarat Şube Müdürlüğü’nün yer döşemesinin altındaki kablo kanalında çok sayıda resmi belgenin yanında Balyoz yargılaması ve hükmün dayanağı olan belgeleri de içinde barındırdığı öne sürülen 5 No’lu hard DİSK bulunmuştu. 5 No’lu hard diskin içerisinde ise Balyoz Davasının yanı sıra İrticayla Mücadele Eylem Planı’nın taslağı olduğu ifade edilen “Proje” ve “Kitleşim” ile Poyrazköy davasının ve Amirallere Suikast davasının da delili kabul edilen “Arazi” isimli doküman olduğu iddia edilmişti. Hard diskin bulunduğu odanın sahibi, İstihbarata Karşı Koyma (İKK) Kısım Amiri Binbaşı Kemalettin Yakar, “Yer olmadığı için döşeminin altına hard disk ve bazı belgeler koydum. Ancak bunlar arasında soruşturmaya ilişkin konu olan belgeler yoktu. Onlar nasıl o hard diskten çıktı, bilmiyorum” demişti.Mahkeme ‘Bizde yok’ dediBalyoz ve Poyrazköy davalarının en kritik delili haline gelen hard diskteki parmak izi, Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı döneminnde siyasi başdanışmanlığını yapan Yalçın Akdoğan’ın “Türk Silahlı Kuvvetleri’ne kumpas kurulduğu” iddasının ardından Gölcük Askeri Savcılığı’nın başlattığı soruşturmayla yeniden gündeme gelmişti. Parmak izinin peşine düşen savcılık, Poyrazköy davasının görüldüğü İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazı yazarak hard disk üzerindeki parmak izinin örneğini istemişti. Ancak mahkeme, kendilerinde parmak izi dökümlerinin olmadığını belirtmişti.Parmak izinin dosyada olmadığının ortaya çıkmasının ardından adli emanette muhafaza edilen 5 No’lu hard disk üzerindeki parmak izi örnekleri için Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü’nde görevli iki polisi bilirkişi olarak görevlendirdi. Polisler parmak izi örneklerini ve bu izin sahibini bulmak için harekete geçti. Ancak Balyoz davası sanıklarından emekli Orgeneral Çetin Doğan ve emekli Albay Hakan Büyük’ün avukatı Hüseyin Ersöz, Askeri Savcılığa başvurarak, daha önce tespit edilen tek parmak izine ilişkin raporun Poyrazköy davasının ek klasörleri arasında yer aldığını bildirdi.Gölcük Donanma Komutanlığı’nda yapılan aramalar kapsamında yürütülen 2010/1003 sayılı soruşturma dosyasının klasörlerinde 5 No’lu hard diske ait fotoğrafların yanı sıra “1 adet parmak izi” yer alıyor. Klasördeki “Suç yerinin incelenmesi raporu”na göre ise, söz konusu parmak izi Olay Yeri İnceleme Memuru Mehmet Öztürk tarafından tespit edildi. Öztürk’ün hazırladığı raporda, “Mevcut eşyalar üzerinde tozlama yöntemi ile ancak son 4-5 gün önce kalmış izler tespit edilebilmiş olup talep doğrultusunda malzemeler üzerinde tozlama metodu ile incelemeye başlanılmıştır. Hard disk üzerindeki incelemede (5 No’lu hard disk) üzerinde 1 parmak izi tespit edilmiştir” ifadelerine yer verdi.Avukat Ersöz ise “Parmak izi zaman içinde kaybolan bir delil olduğundan daha önceden yapılmış tespit çerçevesinde sorumlu ya da sorumlulara ulaşmak mümkün olabilecektir. Bu parmak izinin Donanma Konutanlığı’nda görevli personelin parmak iziyle karşılaştırılması da önemlidir. Zira hard diskin ele geçtiği yere çok sınırlı sayıda kişinin girebileceği bir yerdir. 2010 yılında Donanma Komutanlığı’nda görevli olan personelin parmak izleri üzerinde de bir karşılaştırma yapılmalıdır” diye konuştu.AYM’YE DE BAŞVURDULAR19 Haziran 2010’da İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayan davada 365 kişi yargılandı. 21 Eylül 2012’de 365 sanıktan 325’i hakkında hüküm kuruldu. Yargıtay 9. Ceza Dairesi yaptığı incelemede, 88 sanık hakkındaki kararı bozdu. Bu kapsamda yeniden yargılanmalarına karar verildi. Bu sırada sanıklar Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuruda bulundu. AYM, dijital deliller ve tanık dinlenmesiyle ilgili konularda sanıkların haklarının ihlal edildiğine oy birliğiyle karar verdi ve sanıkları tahliye etti. Yeniden yargılama için Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi görevlendirildi. 88 sanık hakkındaki yargılama ise usul farklılığı nedeniyle davaya bakmakla görevlendirilen mahkeme tarafından birleştirilmedi.‘AFİS sisteminden kolayca bulunabilir’İstanbul Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr Nevzat Alkan, parmak izinin hangi koşullarda ve nasıl saklanması gerektiği ile ilgili şunları söyledi:“Derideki salgı bezlerinden çıkan izler parmak izini oluşturur. İzlerin bırakılan dokuya göre kalış süreleri de değişir. Mesela doku camda, CD üzerinde uzun süre kalır, selobantta kolay kolay bozulmaz, kağıtta çok az süre kalır. Delil olacak parmak izleri çok güneş ışığı ya da tahrip edici bir ortama girmedikçe kolay kolay bozulmaz. Bu olayın özeline baktığımızda da bunca zaman sonra tespit edilebilir mi evet tespit edilebilir. Tespit edilmediği halde ‘Tespit ettik’ denilebilir mi, o denemez. Çünkü tespit yapılınca bu görüntülü hale getirilir ve şüpheli olduğu iddia edilen kişiyle parmak izi belirli noktalarda uyum gösterir. Parmak izinin en az 12 yerde uyum göstermesi gerekir. Materyal elden ele gezmediyse, üzerine yeni izler binmediyse, delil poşetine konulduysa o iz kolay kolay ortadan kalkmaz. Mutlaka incelenmesi gerekir. Otomatik Parmak İzi Sistemi’yle (AFİS) Türkiye’de de kayıt alınıyor ve 40 milyon kadar kişinin kayıtlı olduğunu biliyoruz. Bu kayıtlar ise pasaport, ehliyet ya da sağlık hizmetlerinden faydalanırken alınıyor. Yani izin hangi parmağa ait olduğunu tespit etmek imkansız değil.Milliyet | Esra Alus
Reklam
Gazetelerde Bugün | 23 Kasım Pazar
Hürriyet: Uçak döndüren çocuk savaşıMilliyet: İşte o parmak iziSabah: Burası Türk halkının sarayıVatan: Buzlar eridiZaman: Tarım alanları ranta kurbanCumhuriyet: Tek adam uyarısıTaraf: MİT'teki grup Gestapo gibiEvrensel: Dersim'in hesabı Berkin'in mezarında
Yenikapı'da Yeşil Alan Kalmayacak!
Yenikapı'yı yenileme planı aynı zamanda yeni kapıdaki yeşil alanların yok olmasına ve trafğin artmasına neden olacak.Yenileme alanı ilan edilen Yenikapı’da, Marmaray İstasyonu ile sahil yolu arasındaki 60 bin metrekarelik alandaki yapılar yıkılacak.Bakanlar Kurulu Kararı ile ‘yenileme alanı’ ilan edilen ve Yenikapı Marmaray İstasyonu ile sahil yolu arasındaki 60 bin metrekarelik bölgenin çehresi sil baştan yenileniyor. Mülkiyeti İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Fatih Belediyesi, TCDD, özel şahıslar, Yedikule Surp Prigiç Ermeni Hastanesi, Ermeni kiliseleri ile Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Sultan Murat Vakfı’na ait, 1’inci Derece Arkeolojik Sit Alanı olan bölgede, tescilli tüm yapılar korunuyor. Eser niteliğindeki binalar dışında, Kennedy Caddesi (sahilyolu) üzerindeki taverna ve barların da bulunduğu tüm yapılar yıkılıp kamulaştırılarak yeşil alan oluyor. Buna karşılık, bölgenin iç kesimlerinde 3-4 katı geçmeyen yeni ticaret, konut ve konaklama alanları planlanıyor.Fatih Belediyesi’nce hazırlanıp, İstanbul 3 No’lu Koruma Kurulu’nca uygun bulunan projenin, uygulama imar planına işlenmesine ilişkin teklif, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nce oy çokluğuyla kabul edildi.CHP: KAZI YAPILMALICHP’li üyeler, tarihi yarımada içinde bulunan yenileme alanında arkeolojik kazı yapılmadan üzerine yeni bina planlarının yapılmasına karşı çıkarak muhalefet şerhi koydu.Yeni planda, Fatih Belediyesi’nin mülkiyetinde bulunan ve bölgenin en büyük parselini oluşturan alan, park ve dinleme alanından çıkarılarak ‘konaklama’ ve ‘açık otopark’ alanına alındı. Buna göre, 7 bin 500 metrekarelik alana 3 katlı otel yapılabilecek. Mevcut planlara göre, kısmen konut, konaklama yeri, parklar, mescid ve kilise gibi dini yapıların bulunduğu alandaki keresteciler ve tamirhaneler de kalkıyor.YEŞİL AZALACAK TRAFİK ARTACAKULAŞIM Planlama Müdürlüğü ve Yeşil Alan Tesisler Yapım Müdürlüğü, planla ilgili olumsuz görüş bildirdi. Müdürlükler, planın İstanbul Boğazı Karayolu Tüp Geçişi Planlarına göre düzenlenmediği, fonksiyon değişikliğinin trafiği artıracağı ve yeşil alanın azaldığını gerekçe gösterdi.TARİH ÇIKMIŞTIYENİKAPI’da Marmaray İstasyonu’nun inşası sırasında Erken Bizans Dönemi’nin en büyük limanı olan Theodosius Limanı gün ışığına çıkarılmıştı. 5-11’inci yüzyıllara tarihlendirilen 35 tekne kalıntısı bulunmuştu.Hürriyet
Reklam
G.Saray - Trabzonspor Maçı İçin Yazılmış En İyi 10 Köşe Yazısı
Geldiği günden bu yana kadro oluşumunda acemice davranan bir teknik adama, yönetim olarak haddini bildirmezsen o acemi yaptığı hataları marifet sanar.. Bedelini de Galatasaray öder.. Her maça şapkadan tavşan çıkarır gibi farklı 11'lerle çıkan Prandelli'nin tanımadığı Trabzonspor'a karşı 'macera' kokan bir kadroyla çıkması yenilgiye davetiydi. O daveti Trabzon geri çevirmedi ve Galatasaray'a unutamayacağı ağır bir yenilgi tattırdı.G.Saray'ın 11'inde sahaya çıkan oyunculara maçtan önce 'Bir 11 yapın' diye sorsak çoğu kendi adını bile yazmaz.. Devamı...
Beyaz Nur Yerlitaş Olarak Uyanırsa
Programın bir bölümünde artık Beyaz Show ile özdeşleşen ve bir vazgeçilmez haline gelen VTR’lerden birisi yayınlandı. Beyazıt Öztürk ve ekibinin hazırladığı bu VTR’de, Beyaz güne Nur Yerlitaş olarak başlıyor. Sonrasında ise olanlar oluyor. İşte izleyenleri kahkahaya boğan o anlar.
Reklam
Bakıcının Bebeğe İnsanlık Dışı Davranışı
Uganda'da gizli kamera ile kaydedildiği belirtilen görüntülerde bebek bakıcısı, ilk önce küçük bebeği tokatladı, tekmeledi. Kadının küçük çocuğa yapmadığı işkence kalmıyor. Üzüntüyle izliyoruz.
Ağır Çekimde Yiyecekleri Patlatmak
Brezilya'da bir buzdolabı firması sağlıklı yiyeceklerin insanlar tarafından yenmesinin alışkanlık haline gelmesi için eski alışkanlıkların uçurulması gerektiği fikri ile bir reklam çekmiş. Bu reklamda da anlaşılacağı üzere hazır yiyecekler(Görünüşleri gerçekten çok güzel) havaya uçuruluyor...
Reklam
Hayvan Derilerinin Giyilebilir Deriye Dönüşme Sürecini Hiç Merak Ettiniz mi?
Deri eşyalar çok lüks ve kaliteli elbette, insanlar da bu tarz eşyaları uzun ömürlü olması açısından çokça tercih edebiliyor. Peki hayvanların derilerinden yapılan giyilebilir eşyaların, canlı bir varlıktan bir eşyaya dönüşme sürecini daha önce nasıl olduğu konusunda bir fikir sahibi misiniz? Eğer cevabınız hayır ise sizi bu videoyu izlemeye davet ediyoruz...
Reklam
Tarantino Filmlerindeki En İyi 10 Şarkı
Quentin Tarantino!Kimisi adını söylemekten zevk alır kimiside benim gibi filmlerini defalarca izlemekten.İşte o filmlerinde kullandığı ve tekrar tekrar kendini dinlettiren en iyi 10 şarkı!
Drift Yaparken Arabadan Düşen Adam
Rusya'da yaşanan olay, güler misin ağlar mısın cinsinden.. Arkadaşlarından birisinin ise  ''Yine düştü.'' demesi ise olayın farklı bir boyutu..
Reklam