Temsilcilerimizin Maç Programı Açıklandı
Adını son 32 takım arasına yazdıran Pınar Karşıyaka'nın Beşiktaş İntegral Forex'le mücadele edeceği M Grubu'ndaki maç programı belli oldu.ULEB Avrupa Kupası'nda geçen sene olduğu gibi bu sezon da adını son 32 takım arasına yazdıran Pınar Karşıyaka'nın M Grubu'ndaki maç programı belli oldu.İlk turda mücadele ettiği F Grubu'nu 3. sırada tamamlayan Pınar Karşıyaka, çeyrek finale yükselme mücadelesi vereceği M Grubu'nda Beşiktaş İntegral Forex, Fransa'dan Paris Levallois ve Litvanya'dan Neptunas'la karşılaşacak.İlk 2 takımın çeyrek finale yükseleceği grup maçlarına 7 Ocak 2015'te deplasmanda Beşiktaş İntegral Forex müsabakasıyla başlayacak Pınar Karşıyaka, Neptunas'la İzmir'de karşılaştıktan sonra Fransa'da Paris Levallois'e konuk olacak.Bu maçın ardından Paris Levallois ve Beşiktaş İntegral Forex'i İzmir'de ağırlayacak Pınar Karşıyaka, gruptaki son maçında deplasmanda Neptunas'la karşılaşacak.Eurosport
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Başbakan Ahmet Davutoğlu, kasım ayında örtülü ödenekten 119 milyon TL’lik harcama yaptı. Maliye Bakanlığı’nca açıklanan kasım ayı bütçe gerçekleşme sonuçlarına göre bütçede “gizli hizmet giderleri” olarak geçen, 11 aylık örtülü ödenek harcaması, 1 milyar 1 milyon lirayı geçti. Görevi Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan devraldığı eylül ayından itibaren, Başbakanlık örtülü ödeneğini kullanmaya başlayan Davutoğlu’nun örtülü ödenek harcaması, üç ayda 263.2 milyon TL’ye ulaştı. Aylar itibarıyla şöyle:
Erdoğan, Örtülü Ödenekten 7 Milyar TL Harcamış
Cumhuriyet yazarı Çiğdem Toker, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı yaptığı 11 yıl boyunca bütçeden örtülü ödeneğe ayrılan payın toplam 12 kat arttığını yazdı. Buna göre, Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde örtülü ödenekten toplam 7 milyar 93 milyon TL harcanmış.Örtülü ödenek harcaması bütçe gelirinin üç katıCumhuriyet’ten Çiğdem Toker’in yazısında paylaştığı Başbakanlık ve Maliye verilerine göre, Erdoğan’ın 2003-2013 yılları arasında örtülü ödenekten harcadığı toplam tutar 6 milyar 355 milyon TL olarak gerçekleşti. Cumhurbaşkanlığı koltuğuna geçmeden önce Erdoğan, 2014’ün ilk 8 ayında ise toplam 738 milyon TL harcadı. Böylece örtülü ödenekten 11 yılda alınan toplam tutar 7 milyar 93 milyon TL’yi buldu.Toker, yazısında bütçe gelirlerindeki artışla, örtülü ödenek kullanımındaki artışın arasındaki büyük farka da dikkat çekti. Toker, yazısında bu durumu şöyle anlattı:“2003’te, 100 milyar TL civarındaki genel bütçe gelirleri, 2013’te 375 milyar TL’ye ulaşmış. Bu yıl 393 milyar TL hedefleniyor. En iyimser söyleyişle devletin genel bütçe gelirleri, 11 yılda 4 kat artmış. Buna karşılık, 2003’te yaklaşık 100 milyon TL ile başlayan örtülü ödenek, 2013 sonuna gelindiğinde 1 milyar 240 milyon TL’ye ulaşıyor. Yani 11 yılda 12 kat artmış. Başka bir ifadeyle Erdoğan’ın 11 yıl boyunca örtülü ödenekten kullandığı para, bütçe gelirlerindeki artış hızının 3 katı!”Davutoğlu 3 ayda 263 milyon harcadıÖte yandan Toker, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun örtülü ödenek harcamalarına da yer verdi. Buna göre, Davutoğlu, kasım ayında örtülü ödenekten 119 milyon TL’lik harcama yaparken, makama geçtiği eylül ayından itibaren, örtülü ödenek harcaması üç ayda 263 milyon 200 bin TL’ye ulaştı.Böylece, Maliye Bakanlığı’nca açıklanan kasım ayı bütçe gerçekleşme sonuçlarına göre bütçede “gizli hizmet giderleri” olarak geçen, 11 aylık örtülü ödenek harcaması, 1 milyar 1 milyon lirayı geçti.Toker, bu verileri paylaştığı yazısını Erdoğan’ın harcadığı 7 milyarlık örtülü ödeneğe de atıfta bulunarak şöyle tamamladı: “Hesabı sorulamayan 7 milyar…Fakat bu tablodan daha vahimi ne biliyor musunuz? Bir yıl önce Barış Güler ile Süleyman Aslan’ın evinde bulunup el konulan paraların, geri verilecek olması nedeniyle, yasal faizini de bizim ödeyecek olmamız. 2015 bütçesi hayırlı olsun.”Diken
ABD Ulusal Film Arşivi’nin 'Yeni Hazineleri' Açıklandı
Yıl sonu listeleri arasında kaybolurken ABD Ulusal Film Arşivi (National Film Registry)’den Ulusal Film Koruma Heyeti (National Film Preservetion Board) Kongre Kütüphanesinde (Library of Congress)’de saklamak üzere seçtikleri filmleri açıkladı. Her yıl olduğu gibi minimum 10 yıllık bir süreyi aşmış 25 filmi kültürel miras olarak koruduğunu açıklayan kurulun bu seneki seçkisi oldukça ilginç ama daha önceki yıllarda da bilindiği üzere de kurulun yelpazesi oldukça geniş:Klasik Hollywood filmlerinden, deneysel filmlere, kısa filmlere kadar bağımsız yapımlar, televizyon filmleri de koruma altına alınabiliyor.Bu senenin seçkisinde ilk göze çarpan yapımlardan biri Joel ve Ethan Coen’lerin The Big Lebowski (1998)’si, Roman Polanski’nin Rosemary’s Baby (1968) ’ si, Howard Hawks’ın Rio Bravo (1959)’su ve Samuel Fuller’in V-E + 1 (1945)’i popüler klasik yapımlardan ise Steven Spielberg’in Saving Private Ryan (1998)’ı ve Mel Stuart’ın Willy Wonka and the Chocolate Factory (1971)’si listede yerini alıyor. Kurulun listesine giren en eski yapımlar ise; Bert Williams Lime Klin Club Field Day filmi (1913), Lois Weber’in Shoes (1916), William Worthington’ın The Dragon Painter (1919), Grace Cunard ve Francis Ford’un Unmasked (1917)’ı. Kurulun yine koruma altına alıp kütüphanesine eklediği en yeni yapımlar ise Mark Jonathan Harris’in Into the Arms of Strangers: Stories of the Kindertransport (2000) ve James Benning’in 13 Lakes (2004) filmleri.Kurulun listesine giren filmlerin tamamı şöyle:James Benning, 13 Lakes (2004).Bert Williams Lime Kiln Club Field Day (1913).Joel ve Ethan Coen , The Big Lebowski (1998).Irving Cummings, Down Argentine Way (1940).William Worthington, The Dragon Painter (1919).Trevor Greenwood, Robert Dickson ve Alan Gorg, Felicia (1965).John Hughes ve Ferris Bueller, Day Off (1986).Busby Berkeley, The Gang’s All Here (1943).André de Toth, House of Wax (1953).Mark Jonathan Harris, Into the Arms of Strangers: Stories of the Kindertransport (2000).Arthur Penn, Little Big Man (1970).John Lasseter, Luxo Jr . (1986).Lisze Bechtold, Moon Breath Beat (1980).Efraín Gutiérrez, Please Don’t Bury Me Alive! (1976).Preston Sturges ve William K. Howard, The Power and the Glory (1933).Howard Hawks, Rio Bravo (1959).Roman Polanski, Rosemary’s Baby (1968).Leo McCarey, Ruggles of Red Gap (1935).Steven Spielberg, Saving Private Ryan (1998).Lois Weber, Shoes (1916).Henry King, State Fair (1933).Grace Cunard ve Francis Ford, Unmasked (1917).Samuel Fuller, V-E + 1 (1945).Frank Tashlin, The Way of Peace (1947).Mel Stuart, Willy Wonka and the Chocolate Factory (1971).Bant Mag
Sağlık Bakanı: 'Sezaryen Doğum Hak Değil, Fıtratı Normal Doğum'
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu , Meclis’te bir grup gazeteciyle sohbetinde ‘ sezaryen doğum ’ tartışmasını yeniden gündeme getirdi.Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın da daha önce karşı olduğunu açıkladığı ' sezaryen doğum ' ile ilgili olarak Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'ndan açıklama geldi. Bakan Müezzinoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kadın ve erkeğin eşit olmadığını vurgulamak için kullandığı ' fıtrata aykırı ' sözlerini de dillendirirken, ' Sezaryen hak kapsamına girmez. Sezaryen sonrası yaşanacak sorunları kim üstlenecek? Dolayısıyla bu işin doğalı, fıtratı normal doğumdur, ' diye konuştu.Müezzinoğlu, 'sezaryen doğum' ile ilgili olarak, ' Benim bedenim benim kararım ' diyenleri de ti'ye alarak ' Doktora bu benim kulağım aldırmak istiyorum diyebiliyorlar mı? 'Ben şunu istiyorum' olmaz, manavdan muz almıyoruz. Kraliyet aileleri doğrusunu yapıyor ' dedi.Hürriyet'ten Turan Yılmaz'ın haberine göre Müezzinoğlu'nun konuya dair açıklaması şöyle:' Normal doğum yapma talebi hastanın en doğal hakkıdır ve doğrusu da budur. Hastayı buna hazırlamak da hem ebelerimizin hem aile hekimlerimizin hem de normal hekimlerimizin görevi. ‘Ben sezaryen istiyorum’, hastanın böyle bir hakkı yok. ”'BENİM BEDENİM' DİYENLERE DE 'DUR' DEDİ' Hastanın hakkı olan tıbbi hizmetleri yapmak zorunda doktor. Sezaryen hak kapsamına girmez. Sezaryen sonrası yaşanacak sorunları kim üstlenecek? Dolayısıyla bu işin doğalı, fıtratı normal doğumdur. Annenin psikolojisini doğru besleyen de normal doğumdur. Niye bıçağı attırıp karnı, karın zarını, rahmi kestirip bir sürü dikiş yiyeceğim? Sezaryen bir ameliyattır, operasyondur.**Hasta muammadaysa, ikna olmak istiyorsa psikolojik destek verelim. Vermeyiz diye bir şey yok. Ama 'beden benim, ben şunu istiyorum' olmaz. Manavdan muz almıyoruz.”'BİLİMSEL VERİLER' ÖNE SÜRDÜ' Bugün bilimsel verilere göre sezaryenin oranı 100 doğumda 15-17’dir. Biz burada yüzde 50’lere geldiysek bir hata var demektir. Şimdi ebelerle ilgili bir düzenleme yapacağız, uzman ebelerimize normal doğumları yaptırma olanağı sağlanacak. Hekimlerimize mektup yazıyoruz, aylık 100 doğumunuzdan şu kadarı sezaryen, şu kadarı normal, siz de biliyorsunuz ki bilimsel verileri de şudur diye. Bunu hem hekim bazında hem servis bazında yapıyoruz; aynı şekilde özel hastanelerin de hem hekimine hem servis yöneticisine hem de hastane yönetimine. Önümüzdeki yıllarda da belirli kriterlere uymayanlara belirli müeyyideleri koyacağız. ”Demokrat Haber
Geleceğin Evlerini 3D Yazıcılar İnşa Edecek
Tıptan tarıma, otomotiv sanayiinden eğitime kadar birçok farklı alanda kullanılan 3D baskı teknolojisi , yavaş yavaş inşaat sektörüne de yayılmaya başladı. 3D yazılımlar geliştiren Autodesk de, üç adet 3 boyutlu konut örneği ile bu geleceğin ne kadar yakın olduğunu gözler önüne seriyor.Aslında “gelecek” dediğimize bakmayın; 3D yazıcı teknolojisiyle geliştirilen konut örneklerine şimdiden rastlamak mümkün. Süreç şimdilik yavaş ilerlese de yakın gelecekte bu teknolojinin, inşaat sektörünün en önemli yapı taşlarından biri olacağını söyleyebiliriz. 3D baskı ile şehirlerde göze hoş görünen yepyeni bir mimari ve altyapı çalışmaları yakın görünüyor. Sektörde önemli atılımlar yapan 3D yazılım şirketi Autodesk de inşaat ve altyapı tasarımında 3D modelleme yazılımları kullanarak gerçekleştirdiği üç büyük konut örneği ile geleceğin teknolojisini bugüne taşıyor.İşte dünyanın dört bir yanından 3D baskının mimari, mühendislik ve inşaata yönelik yaklaşımları ne şekilde değiştirdiğini ortaya koyan üç örnek:KANAL EVİ – AMSTERDAMWINSUN EVLERİ – ŞANGHAYKURILPA KÖPRÜSÜ – BRISBANELog
12 Madde ile Osmanlı'dan Bugüne İstanbul'un Elektriğe Karşı İmtihanı
Günümüze kadar ulaşmış 'Gece gözü : kör gözü' söyleminden uzandığımız Osmanlı Devleti dönemindeki aydınlatma bilindiği üzere daha ilkel düzeylerdeydi. Hava gazı Osmanlı'ya gelene kadar en çok kullanılan aydınlatma şekilleri hepimizin aşina olduğu üzere meşale, çerağ, kandil, mum ve yağ lambasıydı. Halk, evlerinde ve dışarı çıktıklarında aydınlatma ihtiyaçlarını bu araçlarla gideriyorlardı.
En Yar(at)ıcı 14 Zaytung Dergi Kapağı
Hayatımıza ''ZAYTUNG haberi gibi '' kavramını sokan ZAYTUNG ' un dergi kapakları hep ilgi çekici olmuştur. Sizin için üşenmedim ilk günden günümüze teeek tek tüm dergi kapaklarını inceledim ve bunları buldum çıkardım. İşte hem yaratıcı hem de yarıcı 14 ZAYTUNG dergi ;