Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses, Cumhurbaşkanlığı Sarayı hakkında sürekli olumsuz eleştirilerin çıkmasına adeta isyan etti.Ak-Saray'ı ziyaret eden Hülya Avşar'ın sözlerinin ardından İbrahim Tatlıses'te tartışmaya dahil oldu.Türkiye İş Kadınları Derneği heyetiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı ziyaret eden Hülya Avşar, Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile ilgili, 'Hiç tahmin ettiğimiz kadar ihtişamlı değil, ben çok ihtişamlı görmedim. Abartıldığı kadar yok' demişti.İbrahim Tatlıses Instagram hesabından şu mesajı paylaştı:'Sanki Türkiye Cumhuriyeti'ne yakışmadı gibi bir algı oluşturdunuz. Bu ne Allah aşkına! Şunu söyleyebilirsiniz; 'bugüne kadar kimsenin aklına gelmedi, neden bu hükümetin aklına geldi' deyin anlarım. Ama 'kendilerine saray yaptırdılar' cümlesini anlayamam. Efendiler, ben kendimi bildim bileli Amerika'nın BEYAZ SARAY'I vardı. Ne yani, onların Beyaz Saray'ı varsa bizim de AK SARAY'ımız olmasın. Yoksa yakıştırmıyor musunuz? Unutmayalım ki burası da Türkiye Cumhuriyeti. Bence yakışır. Hem de çok yakışır...'
Ateş, su, toprak, hava! Bir zamanlar yaşamın kaynağı olduğuna inanılan 4 elementten biri; Ateş. Ne yazık ki tarihin en önemli icatlarından birini bulan o yüce, şanslı ve muhtemelen eli yanık insanın kim olduğu bilinmiyor, çünkü ateşin kullanımına dair izler 790.000 yıl öncesine kadar uzanıyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dünürü Osman Ketenci'ye ait görünen ve üstünde 10 villa bulunan Çatalca’daki arazi, konut alanına çevrildi.Türkiye, Erdoğan’ın dünürü Ketenci’nin üzerine kayıtlı İstanbul Çatalca’daki 55 dönümlük çiftlikten 17-25 Aralık tapeleriyle haberdar olmuştu. Kayıtlara göre Erdoğan, çiftlikteki 10 villanın dekorasyonuyla bizzat ilgileniyordu.Sözcü ’nün haberine göre Kabakça köyündeki Ketenci'ye ait çiftlik, imar planlarında tarım arazisi olarak geçiyordu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Kabakça köyü için hazırladığı yeni 1/5000’lik revizyon imar planında, Ketenci’nin üzerinde 10 villa bulunan çiftliğinin imarı sessiz sedasız konut alanına çevrildi.Yaklaşık yüzde 90’ı İSKİ koruma havzasında bulunan Kabakça köyünde Erdoğan’ın armatör olan oğlu Burak Erdoğan’ın kayınpederi Osman Ketenci, 54 bin 489 metrekare arsa satın almıştı. Birbiriyle bağlantılı 7 parselde bulunan bu arazideki 509 ve 527. parsellerde 10 villa var. Çiftlik olarak kullanılan arazide ayrıca yüzme havuzu, tenis kortu ve at gezinti alanı da bulunuyor. Osman Ketenci, Erdoğan ve ailesinin kullandığı iddia edilen çiftlik arazisinin bir kısmını Başbakan’ın İETT’de futbol oynadığı yıllarda takım arkadaşı olan Bülent Azaklı’dan almıştı. Arazi tapu kayıtlarında tarla, imar planlarında ise tarım alanıydı. Yıllar önce araziye yapılan 10 villa ile 30 yıldır tarım alanı olan parseller el değiştirince konut alanına çevrildi.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünürü, bir zamanlar Kasımpaşa’da taksi durağı işletiyordu. Nasıl olduysa oldu, şimdi üstüne kayıtlı her biri milyon dolarlık 10 villası var. Çiftliğin değeri ise emlakçılara göre 55 milyon lira.Ketenci’nin üzerinde konut olmayan ve sahip olduğu tüm parsellerin ortasında kalan 529 ve 530 no’lu parseller ise tarım alanı olarak kaldı. Bir tarım alanını tarım vasfından çıkarmak için İl Tarım Müdürlüğü onayı gerekiyor. İl Tarım Müdürlüğü, Ketenci’nin 529 ve 530 no’lu parseli için İçişleri Bakanlığı’ndan “kamu yararı” yazısı alınması gerektiğini belirtti. Önümüzdeki günlerde bu tarım alanı için de İçişleri Bakanlığı görüşü alınarak imar izni çıkartılabilir.Osman Ketenci’nin 7 parselinin bulunduğu dev arazi tapuda tarla olarak gözüküyor. Son yıllarda imarla ilgili en büyük usulsüzlükler bölge planlarında yapılıyor. 1/5 binlik planlarda birçok parsel bulunduğu için İBB Meclisi’nin her parseli ayrı ayrı değerlendirme şansı olmuyor. Muhalefetin meclis üyeleri, ranta yönelik değişikliklerin bölge planları içinde halledildiğini öne sürüyor. Bölge planları tüm bölgeyi etkiliyor, bütün olarak değerlendirilerek meclisten çoğunlukla geçiriliyor.Zaman
İspanya'da direksiyon başında haberleşmeden ölenlerin sayısı alkollü araç kullananların sayısını geçmeye başladı.Whatsapp, Facebook ve Twitter mesajlarının yarattığı ölümcül kazaların sayısı İspanyol halkında büyük endişe yaratıyor.İspanya İçişleri Bakanlıği tarafından yapılan bir araştırmada, ülkede geçen yıl meydana gelen 85 bin 519 trafik kazasının 34 bininin çoğunluğunun direksiyonda sosyal medyada haberleşme nedeniyle olmak üzere aşırı dikkatsizlik sonucu gerçekleştiği belirtildi.Bakanlık bu tür kazaların yüzde 52'sinin ölümle sonuçlandığına dikkat çekerek gençlerin araç kullanırken Whatsapp,Twitter ve Facebook gibi sosyal iletişim araçlarından uzak durmasını istedi.Sosyal medyada haberleşme sonucu trafikte hayatını kaybeden İspanyolların yaş ortalamasının 34 altı olduğuna da işaret edilen araştırmada ani bir kazanın meydana gelmesi için 5 saniyelik dikkatsizliğin yeterli olduğu hatırlatıldı.Bakanlık tarihinde ilk defa sosyal medya kazaları için, 'Bazen yüzde 99 dikkat bile yetmeyebilir' başlıklı özel spot reklamlar hazırlayarak bunları görsel ve yazılı medyada yayınlamaya başladı.Sosyal medyayı yoğun şekilde kullanan gençler ise '#stopchatear' başlığı altında örgütlenerek 'Direksiyon başında telefonunu kapatarak mesajlaşmaya hayır' dediler.DHA
Twitter'da arama yapmayı ve gruplaşmayı kolaylaştıran hashtag (# ya da etiket) kullanımının mucidi olan Chris Messina, buluşunu 'basit bir fikirden yola çıkarak, kazara yapılmış bir keşif' diye tanımladı.Messina, bu buluştan herhangi bir maddi kazancı olmadığını ama yaptığı kültürel katkı için kendisiyle gurur duyduğunu söyledi.işareti geçmişte bilgisayar programcılığı ve enformasyon teknolojisi alanında sık sık kullanılıyordu.Ancak Twitter'da ve diğer sosyal ağlarda bugün bilindiği şekliyle kullanılmasını Messina'ya borçluyuz.Messina hashtag fikrinin nasıl doğduğunu BBC'nin Newsnight programına şu sözlerle anlattı:'Twitter'da grupların oluşması için, beni çok düşündürmeyecek basit bir format arıyordum. Bu öneriyi yaptım. Başta şüpheyle bakan çok oldu. Fakat ben kullanmaya başlayınca ve arkadaşlarımı da teşvik edince olay kendiliğinden büyüdü. Şimdi de yedi yıl oldu.'Etiket fikri, haber yayma amaçlı olarak ilk defa California'nın San Diego kentindeki bir yangında kullanılmış.Messina, 'Yurttaş gazeteciliğinde Twitter kullanımının ilk örneklerinden biridir.' dediği olayda, bölgeden bildiren arkadaşını haberlerini hashtag kullanarak yaymaya ikna etmiş ve #Sandiegofire (#Sandiegoyangın) etiketini kullanmasını tavsiye etmiş. Böylece birçok faydalı bilgi de çok sayıda kişiye ulaşmış.Messina bunun üzerine benzer yöntemin farklı olaylarda da kullanılmaya başlandığını söylüyor.Etiketin yaratıcısı, bu yönetimin pazarlama aracı olarak kullanılmasıyla ilgili de şu yorumu yapıyor:'Sosyal medya ideal olarak en iyi içeriklerin değer kazandığı çok büyük, şahane bir serbest pazar. Şirketler ürünlerinin sosyal medya kullanıcılarına gösterilmesi için para ödeyebilir veya sponsor olabilir.'Sosyal medyanın, televizyon yayınlarına kıyasla daha açık bir serbest pazar olduğuna dikkat çeken Messina, şirketlerin de kullanıcılarla iletişim kurmak için bu yola başvurduklarını söylüyor.Peki en iyi, en başarılı etiketi oluşturmanın formülü ne?Messina bu soruya da şu yanıtı veriyor:'En iyi etiketin, en basit, en açık ve doğrudan olan etiket olduğunu düşünüyorum. Ayrıca, en iyi yöntem, yeni bir muhabbet başlatmak yerine var olan bir muhabbete girmek. Çok uzun veya kullanışsız, hantal olmamalı.'BBC
Başbakan Davutoğlu, TSK'nın bedelli askerlikle ilgili çekinceleri olduğu iddialarına, 'Kurumlar arası istişare yapılır, nihai karar siyasi iradeye aittir' dedi.Yunanistan'a gitmeden önce İstanbul Atatürk Havalimanı'nda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Ahmet Davutoğlu, bedelli askerlikle ilgili bazı gazetelerde çıkan Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) çekinceleri olduğu iddialarına tepki gösterdi. Davutoğlu, 'Gazetelerdeki iç ve dış kaynaklı haberlere mesafeli yaklaşırım. Genelkurmay Başkanlığımız, Başbakanlığa bağlıdır. Herhangi bir konuda kaygı iletmek için herhangi bir askeri kaynağın basına konuşmasına ihtiyaç yoktur' dedi. Başbakan şöyle devam etti:'Türkiye demokratikleşme yerleştikçe herkesin öğrenmesi gereken bir şey var: Bilinmeyen kaynaklara atıfla yapılan haberler bitmelidir. Türkiye'de işleyen sağlıklı süreçler var. Kurumlar arası istişare yapılır ve nihai karar siyasi iradeye aittir. TSK’nın da kendine ait tutumu var. Bu haberler dikkat çekici olabilir ama devlet geleneğinde yeri yok. YAŞ’ta (Yüksek Askeri Şûra) bu konu görüşüldü. Bana gerekli brifingler verildi. Cumhurbaşkanımız ile de istişareler yapıldı. Olumlu kanaatler ifade edildi. Nihai olarak bunun nasıl olacağı hususu, yaş ve ücret Bakanlar Kurulu'nun takdirine aittir. TSK dünyanın en saygın kurumlarından biridir. Caydırıcılığı takdire şayan olmuştur. Bedelli askerlik ve TSK’nın teknoloji yoğun gücünün artırılması ile sözleşmeli er-erbaşlarla ilgili düzenlemeler olmak üzere iki husus söz konusu. Vurucu gücü yüksek ve daha profesyonel bir orduya geçiş zaten hepimizin ortak hususu. Bedelli askerlik talepleri dışında, belli yaşın üstünde zaten sınırlı motivasyonla askerlik yapanlarla ilgili de düzenleme yapıldı.'Davutoğlu Yunanistan'da, Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas ve Başbakan Antonis Samaras ile görüşecek. Türk asıllı Yunan vatandaşlarla da Türkiye kökenli azınlık temsilcilerini kabul edecek. Davutoğlu ve Samaras, Türk-Yunan İş Forumu'nda da konuşacak.Görüşmelerde hem bölgedeki hem de Ege’deki gelişmeler gündeme gelecek. Davutoğlu, 'Ege’yi bir barış denizi haline getirmek için konular konuşulacak. Kıbrıs sorunu da gündemde' dedi.Al Jazeera Turk
Yeni Akit 'gazetesi' yeni bir rezalete daha imza attı. Akit dün internet sitesinden ''Seçimsiz gelen bir adam' Bırak Ak-Saray'ı Atatürk O.Ç.'ye bak' başlığıyla bir haber yayınladı. Haberde, Ankara Mimarlar Odası'nın, Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) ile ilgili Atatürk'ün vasiyetinin açıklanmasını istemesi üzerine, Rotterdam İslam Üniversitesi Rektörü ve Osmanlı Araştırmaları Vakfı mütevelli heyeti başkanı Ahmet Akgündüz'ün görüşlerine yer verdi.Yeni Akit ''Seçimsiz gelen bir adam' Bırak Ak-Saray'ı Atatürk O.Ç.'ye bak' başlığıyla yayınladığı haber şöyle;'AYASOFYA BİR VAKIFTIR, ATATÜRK O.Ç. İSE DEVLET TOPRAĞI'Ayasofya'nın Fatih Sultan Mehmet tarafından vakfiye olarak düzenlendiğini ve hukuki bir bağlayıcılığı olduğunu belirten Akgündüz A.O.Ç hakkında böyle bir konumlandırmanın yapılamayacağını belirtti.'SEÇİMSİZ GELEN BİR ADAM...'Akgündüz Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın seçimle makamına geldiğine dikkat çekerek A.O.Ç'nin 'tanzimi düzenleme' olarak tanımlanabilecek bir karar ile kullanıldığını ve bu kararın seçimiş cumhurbaşkanı tarafından kanunlar çerçecesinden istenildiği gibi değerlendirilebileceğini belirtti.'GÜLEN GRUBU İLE SOLCULARIN İŞİ'Meselenin çiftlikle veya vasiyetle doğrudan bir bağının olmadığını ve tamamen ideolojik duygular ile hareket edildiğini vurgulayan Akgündüz perdearkasından güçleri 'Gülen grubu ve solcular' olarak tanımladı.'ATATÜRK O.Ç. KİMİN TOPRAĞI?'Atatürk Orman Çiftliği'nin kimin malı olduğunun ve nereden nasıl kaldığının sorgulanması gerektiğini belirten Akgündüz önce Ayasofya'daki yanlışlığın düzeltilmesi gerektiğini vurguladı.İleri Haber
Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Kampanyası Sorumlusu Devin Bahçeci Bakanlığın Akkuyu'da şeffaf olma taahhüdü varsa bazı sorulara tüm kamuoyuna açık şekilde yanıt vermesi gerektiğini, bu soruların yanıtlarının ÇED raporunda bulunmadığını belirterek Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'a sordu: Atıklar İstanbul Boğazı’ndan mı geçecek?“Sayın Bakan’ın bahsettiği Hükümetler Arası Anlaşma ile ÇED Raporu’nun detaylarından haberdarız. Ancak bu anlaşmada ve ÇED raporunda, atıkların nasıl yönetileceği konusu detaylı olarak açıklanmış değil. Eğer bizim bilmediğimiz başka bir Anlaşma varsa ilgili anlaşmayı sadece bizimle değil tüm Türkiye kamuoyu ile paylaşmasını talep ediyoruz.“Var olan anlaşmada, atık yönetimi konusu ile ilgili olarak da ÇED raporunda tüketilmiş atık takımlarını taşıyan konteynırların Rusya Federasyonu limanlarına ulaştırılacağı belirtiliyor.Atıklar İstanbul Boğazı’ndan mı geçecek?“Haritaya baktığımızda Akkuyu ve Rusya Federasyonu limanları arasındaki rotada, atıkların İstanbul Boğası’nda geçeceğini görüyoruz. Atıklar taşınacaksa bu çok tehlikeli bir güzergah ama taşınacağına dair Rusya’nın bağlayıcı bir taahhüdü yok. Bu durumda atıklar binlerce yıl Türkiye’de kalabilir. Ne Türkiye’de ne de dünyada atıkları bunca yıl bir sorun çıkarmadan depolayacak bir teknoloji yok.”“Bakanlığın şeffaf olma taahhüdü varsa, bazı sorulara tüm kamuoyuna açık şekilde yanıt vermesi gerekiyor. Çünkü bu soruların yanıtları ÇED raporunda bulunmuyor.Bu sorulardan bazıları şöyle:· Nükleer atıklar, Rusya Federasyonu’na taşınmadan önce konteynırlar içinde ne kadar tutulacak?· Atıklar boğazlardan mı geçerek taşınacak? Bu sürece dair, olası ulaştırma kazaları göz önünde bulundurularak yapılan kaza analizleri nelerdir?· Nükleer atıkların Akkuyu’dan Rusya limanlarına taşınmasında hangi ulaşım yolları düşünüldü? Civar şehirlerin karşılaşabileceği risklere ilişkin (iç tehlikeler, mavnanın batması, terör saldırıları) incelemeler yürütüldü mü?· Ulaşım rotası doğrudan İstanbul Boğazı’ndan geçtiği takdirde deniz kazalarını engellemek için özel tedbirler alındı mı? Boğaz, mavnanın geçişi sırasında özel olarak kapatılacak mı?· Rusya ne kadar süreyle hangi atıkları alacak? Kısa, orta ve uzun vadeli atıklara dair planlat nelerdir. Rusya’nın yasal bağlayıcılığı olan bir taahhüdü var mıdır?”Başka Haber
Yeniden yargılanmaya başladığı davasında Pınar Selek hakkında yine ağırlaştrılımış müebbet istendi. Dava 19 Aralık günü devam edecek.Mısır Çarşısı patlamasıyla ilgili Pınar Selek'in yeniden yargılanmaya başladığı davasında bugün savcılık mütalaası okundu. Savcı en son verdiği mütalaayı yeniledi ve Pınar Selek hakkında ağırlaştırılmış müebbet istedi.Pınar Selek'in avukatları ise savunma için ek süre talep etti ve delilleri tek tek mahkeme heyetiyle tartışacaklarını söyledi.İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava 19 Aralık 2014 Perşembe günü saat 10.00'da devam edecek.
Hükümetin milli eğitim politikalarına ‘yön vermesiyle‘ bilinen Eğitim Bir Sen’in otelcilik ve turizm meslek liselerinde ‘Alkollü İçki Servisi’ dersinin kaldırılması önerisi, Antalya’daki 19’uncu Milli Eğitim Şurası’nda tartışmalı bir oylama sürecinin ardından kabul edildi.Sabah oturumunda 34’e karşı 36 oyla reddedildiKarma öğretime son verilmesi başta olmak üzere eğitim sistemini kökten değiştirecek önerilere imza atan Memur-Sen’e bağlı Eğitim-Bir-Sen’in ‘Alkollü İçecek ve Kokteyl Servisi’ dersinin kaldırılması teklifi, sabah toplanan Öğretim Programları ve Haftalık Ders Çizelgeleri grubu komisyonunda 34 kabul oyuna karşın 36 ret oyuyla gündem dışı bırakıldı.Öğleden sonraki oturumda tartışmalarla kabul edildiBasın toplantısı sırasında kendisine gelen not üzerine önerilerinin reddedildiğini öğrenen Eğitim Bir Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, “Alkollü içeceklerle ilgili önerge oy çokluğuyla reddedilmiş. Ben çocuklarımızın geleceği açısından sağlıklı bulmuyorum. İçki servisi yaptırılan çocuklar bizim çocuklarımız. Bunu reddedenler kendi çocuklarına içki servisi yaptırmak isterler mi, istemezler” diye konuştu.Eğitim Bir Sen, komisyonun öğleden önceki oturumunda reddedilen öneriyi, öğleden sonraki toplantıda tekrar gündeme getirdi. Sert tartışmaların yaşandığı toplantıda bir kez daha oylanan öneri bu kez kabul edildi.Kaynak: Diken
İşini yarıda kesti ve konuşmaya başladı: 'Çocuklarıma tek tek anlattım. Polis görünce nasıl davranmaları gerektiğini artık biliyorlar. Bilmiyorsan sana da anlatayım.'Sonra durdu, yüzüme baktı, devam etti: 'Gerçi sana lazım olmaz. Yabancısın ama beyazsın. Polis nasılsa sana bir şey yapmaz.'Konuşan, New York'ta ağırlıklı siyahların yaşadığı Harlem'de bir cafenin çalışanlarından. Jamaika asıllı ama kendi deyimiyle 'tüm seçimlerde oy veren, vergisini ödeyen ve bu ülkenin bir parçası olmaktan gurur duyan' siyah bir ABD vatandaşı.Onun ülkesinde yabancı olan benim. Ancak ne kadar vatandaşlık yükümlülüklerini yerine getirse, pasaportu cebinde olsa da kendi yurdunda yabancı hissedense o.Aslında bu, şu aralar genel olarak ABD'deki siyahların hissiyatını yansıtıyor.Çok kısa aralıklarla yaşanan iki olay, ırkçılığın yasal olduğu günleri hatırlayanların torunlarının bu yabancılığını daha da artırıyor.
İbrahim Tatlıses'in bugün Twitter hesabından paylaştığı 'Ak Saray' manisini görünce kendimizi tutamadık. İbrahim Tatlıses;Sarayda saray dedinizBaşımın etini yedinizO saray milletin zatenBi bunu göremedinizmanisini yazıyorsa biz de yazabiliriz dedik ve ortaya bu içerik çıkıverdi.
Internette esasen.com diye bir siteye denk geldim.Zaten güzel şeylere bir şekilde denk geliyorsunuz, Internet'in ve sosyal medyanın belki de en güzel yanı bu. Her neyse, bu sitede herkes istediği kişiye 'esasen' kelimesi ile başlayan isimsiz mektuplar yazabiliyor. En orjinal olanlarını derledim sizin için
Beşiktaş 'ın yaptığı sunumdan oldukça memnun kalan UEFA , Beşiktaş'ın borç yapılandırmasının büyük bir bölümünü kapsayan Vodafone Arena inşaatını da görmek ve yerinde incelemek için Türkiye 'ye bir heyet göndermeyi kararlaştırdı.Finansal Fair Play çerçevesinde mali incelemeye aldınan Beşiktaş Kulübü ile UEFA arasında sıcak ve olumlu gelişmeler yaşanıyor.Geçtiğimiz hafta Nyon'daki genel merkezde Finansal konularda UEFA'ya sunum yapan siyah beyazlı kulübe UEFA tarafından gayet olumlu olarak değerlendirilen bir yaklaşım geldi.Beşiktaş'ın yaptığı sunumdan oldukça memnun kalan UEFA,Beşiktaş'ınborç yapılandırmasının büyük bir bölümünü kapsayan VodafoneArena inşaatını da görmek ve yerinde incelemek için Türkiye'ye bir heyet göndermeyi kararlaştırdı.Siyah beyazlı kulüp ile bir sonraki toplantıyı Nyon yerine İstanbul'da yapmayı tercih eden UEFA'nın buna gerekçe olarak Beşiktaş'ın sunduğu kriterleri yerinde incelemek ve sözü edilen stat inşaatın durumunu ayrıntıları ile görmek istemesi olarak gösterdiği öğrenildi.UEFA heyetinin Türkiye'ye geliş tarihi tam olarak henüz belli olmasa da bu ay içerisinde mutlaka gelecekleri ve burada gerçekleştirilecek incelemelerden sonra Beşiktaş ile ilgili kararlarını verecekleri bildirildi.Sporx
“Hayır” diyebilmek öğrenilen ve öğretilebilen sosyal bir beceridir. Bu sosyal becerinin eksikliği, yani “hayır” diyememek ise bir hastalıktır. Daha doğrusu psikolojik ve fizyolojik hastalıklara yol açan tehlikeli bir virüstür. Kötü gün dostu olmak elbette önemlidir. Evet diyebilmek güzeldir. Lakin sınırlarımızı aşmadan, kendimizi ve ailemizi zora düşürmeden…diyor psikolog Berrin Göncü Işıkoğlu ve ucuna biz de ekliyoruz: 'kararsız kaldığınız anlarda hayır deyin çünkü hayır'ı evet'e çevirmek, evet'i hayır'a çevirmekten daha kolaydır.'
Youtube'de açtıkları Corridor Digital adlı kanalda, görsel ve özel efektlerle yaptıkları kısa filmlerle büyük bir takipçi kitlesine sahip olan ekibin, MiniDrones oyuncakların tanıtımı için çektikleri tanıtım filmi, aksiyon filmlerini gölgede bıraktı.