Savcı Emniyet'te Sorguluyor
Medya ve polise Cemaat operasyonunda gözaltına alınan 27 kişiden 4'ü serbest bırakıldı. Savcı Hasan Yılmaz gözaltındakilerin sorgusu için İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Gülen Cemaati'ne yönelik operasyonla ilgili bir açıklama yaptı. 'Bir kısım medya mensupları ve Emniyet görevlilerinin sahte delil üreterek sözde 'Tahşiye' adlı suç örgütü hakkında soruşturma yaptıklarının tespit edildiği' belirtilen açıklamada, bu soruşturmayı yürüten ve soruşturma öncesi yayın yapan 31 kişinin ismine yer verildi.Başsavcılığın açıklamasına göre ismi geçen 31 kişi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 13 Aralık tarihli kararıyla 'silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek, üyesi olmak, örgüt kapsamında sahtecilik, iftira' suçlarından ifadeleri alınmak üzere şüpheli sıfatıyla gözaltına alınacak. Pazar sabahı saat 08:00'de başlayan operasyonda şu ana kadar 27 kişi İstanbul Emniyeti’nde gözaltına alındı. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Hasan Yılmaz, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne gelerek şüphelilerin ifadelerini almaya başladı.4 kişi serbestSoruşturmada son olarak Van'da gözaltına alınan 'Tek Türkiye' dizisinin senaristi Makbule Çam Elamdağ serbest bırakıldı. Van’da dün sabah gözaltına alınan senarist Makbule Çam Elamdağ Van Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Burada sorgulanan Elamdağ, küçük yaşta (1.5 yaşında) bir çocuğu olduğu gerekçesiyle İstanbul’a götürülmeden sorgusunun ardından serbest bırakıldı.İfadeleri alınan şüphelilerden Samanyolu televizyonunda yayınlanan 'Tek Türkiye' dizisi ekibinden Elif Yılmaz, Ebru Şenvardar ve Naci Çelik Berksoy serbest bırakıldı.Gözaltındaki 24 kişinin ifade işlemleri sürüyor. Aralarında 'Tek Türkiye' dizisi senaristi Ali Kara ile aynı dizinin yapımcısı Salih Asan'ın da bulunduğu 6 şüpheli sağlık kontrolünden geçirildi.Sarrafoğlu sağlık kontrolünden geçirildiOperasyonda gözaltına alınan gazeteci yazar Fahri Sarrafoğlu sağlık kontrolü için Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldü.Sivil polislerin refakat ettiği Sarrafoğlu kontrolün ardından polis aracına bindirilerek Emniyet'e sevk edildi.Hüseyin Gülerce listedeGözaltı listesinde 17 Aralık Yolsuzluk Operasyonu'nun ardından Zaman Gazetesi'nden ayrılan Hüseyin Gülerce'nin de ismi bulunuyor. Gülerce Twitter adresinden yaptığı açıklamada, kendisinin de şüpheli listesinde olduğunu, şu ana kadar kendisi hakkında bir işlem yapılmadığını ve öğleden önce savcılığa giderek ifade vermeyi düşündüğünü açıkladı. Gülerce: 17 Aralık'tan sonra farklı duruşum olduğu görülüyorGözaltına alınacaklar listesinde adı geçen, Zaman Gazetesi'nin eski yazarı Hüseyin Gülerce, Beyaz TV'deki bir programda operasyonu yorumladı. Gülerce 17 Aralık'taki yolsuzluk operasyonlarının ardından Zaman Gazetesi ve Samanyolu TV'den ayrıldığını belirtip, '17 Aralık'tan bu yana olup bitenlere bakıldığında benim farklı bir duruşumun olduğu görülüyor' dedi. Gülerce operasyonu da eleştirip, 'Hidayet Bey de, Ekrem Bey de eski arkadaşlarım. Böyle olmasını arzu etmem. Operasyonun Samanyolu ayağındaki gözaltılar şaşırtıcı. Yapımcı, senarist gözaltında. Olayın kanaldaki dizilerle ne alâkası var?' dedi.
2014'ün En Medyatik Spor Adamları
2014’ün sonuna yaklaşılan bu günlerde; Ajans Press geçtiğimiz bir yılın spor medyasını raporladı. Haber verilerine bakıldığında ise bu dönemde yine en fazla futbol camiası konuşuldu.21. yüzyıl itibariyle 250 milyonu aşkın kişi tarafından oynanan modern futbol; günümüzün en popüler sporu olarak bilinmekte. Çocuk yaşta başlayan futbol aşkını; ilk tribün deneyimi, maçlar, skorlar, lig heyecanları, kupalar, şampiyonluk telaşları izliyor. Büyüğünden küçüğüne her kesimden meraklısı olan futbol; gündemin nabzını da belirleyici etkiye sahip.En medyatik futbolcularTakımına can veren yıldız futbolcular attıkları goller ve kaçan pozisyonlarla konuşulduğu kadar; özel hayatları ile de medyada sıkça yer alıyorlar. 2013 yılında Galatasaray’a katılan Hollandalı Wesley Sneijder; 15 bin 827 haberi ile yıl boyunca en fazla konuşulan futbolcu oldu.Trabzonspor’un çiçeği burnunda futbolcusu Kevin Constant 12 bin 984 haberi ile medyada popülerliğini koruyan sporcular arasında kaydedildi. Geçtiğimiz sezon Galatasaray ile yollarını ayıran Didier Drogba ise 12 bin 579 yansıma bularak, futbol camiasının medyatik isimleri arasında yer aldı.Teknik direktörlerin yarışıTakımların maç performansı ile birlikte anılan teknik direktörler; gündemdeki yerini sıcak tutan isimler arasında. Spor dünyasında yıl boyunca en fazla konuşulan spor adamı; 19 bin 556 haberi ile Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim olarak belirlendi.Trabzonspor Teknik direktörü Ersun Yanal ise 17 bin 60 haberi ile ikinci sırada raporlanırken; geçtiğimiz günlerde Galatasaray ile yollarını ayıran İtalyan teknik direktör Cesare Prandelli, 12 bin 621 haberi ile spor dünyasının en fazla konuşulanları arasında yer aldı.En çok konuşulan kulüp başkanlarıFutbolda yöneticilik kariyerinin büyük bir kısmını Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı olarak sürdüren Aziz Yıldırım 19 bin 414 haberi ile yılın spor medyasında en fazla konuşulan yönetici oldu.Geçtiğimiz günlerde Galatasaray Spor Kulübü Başkanlığını bırakan Ünal Aysal, yıl içerisinde 12 bin 500 yansıma bulurken; Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün Başkanı Fikret Orman için 11 bin 024 adet haber kaydedildi.AJANS PRESS
Bir Babanın Tüyler Ürperten İtirafları
2 ay önce cesedi bulunan kadın töreye kurban gitmiş.Şanlıurfa'da 2 ay önce cesedi yol kenarında bulunan ve boğularak öldürüldüğü anlaşılan 19 yaşındaki Zahide Akgül’ün töre cinayetine kurban gittiği ortaya çıktı.Kurulan özel polis ekibinin araştırmasının ardından, aralarında genç kadının babasının da bulunduğu 4 kişi, şüpheli olarak gözaltına alındı. Şüpheli baba eşini terk eden kızını, bir başkasıyla gönül ilişkisi yaşadığı için öldürdüğünü belirterek, 'Zahide'yi iple boğarak sevgilisi A.G.’nin evinin önüne attım' dedi.Geçen Eylül ayında Yenice Mahallesi’nde yol kenarında Zahide Akgül’ün cesedi bulundu. Boğularak öldürüldüğü anlaşılan Akgül'ün 18 yaşında evlenerek Aydın'a gelin gittiği, eşinden şiddet gördüğü iddiasıyla polise başvurduktan sonra, kadın sığınma evine yerleştiği, ardından Şanlıurfa'daki ailesinin yanına geldiğini belirledi.Genç kadının cenazesi, babası Mustafa Çakır ve yakınları tarafından teslim alınarak Harran'ın Koyunluca Mahallesi'ne defnedildi.ÖZEL EKİP KURULDUGenç kadının kim ya da kimler tarafından öldürüldüğünün ortaya çıkarılması için Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü bünyesinde özel bir ekip kuruldu. Cinayetin ardından yakınlarının ifadesine başvuran özel ekipte görevli polisler, çelişkili ifade ve şüpheli davranışlar sergileyen Zahide Akgül'ün babası Mustafa Çakır ve ailesini yakın takibe aldı. Polisler son olarak ilk ifadesinde kızını 1 yıldır görmediğini söyleyen Mustafa Çakır'ın otomobilini inceledi.BABANIN OTOMOBİLİNDE İP VE PARMAK İZİOlay yeri inceleme ekiplerinin yaptığı çalışma sonucu Çakır’ın otomobilinde, olayda kullanıldığı tahmin edilen ip ile farklı parmak izine rastlandı. Polisin kriminal incelemeye gönderdiği parmak izinin öldürülen Zahide Akgül'e ait olduğu belirlenince, polisler Çakır ailesinin Yenice Mahallesi'ndeki evine baskın düzenledi. Baskında öldürülen kadının babası Mustafa Çakır, annesi Hacer Çakır ile akrabaları M.D. ile H.G. gözaltına alındı.Asayiş Şube Müdürlüğü'ne götürülen şüpheliler polis tarafından sorguya alındı. Şüphelilerden M.D. ile H.G., Zahide Akgül'ün sadece kadın sığınma evinden alınarak Şanlıurfa'ya getirilmesi sırasında kendisine eşlik ettiklerini belirterek cinayetle ilgilerinin bulunmadığını söyledi. Anne Hacer Çakır da cinayetle ilgisinin bulunmadığını ifade etti.'BOĞUP SEVGİLİSİNİN EVİNİN ÖNÜNE ATTIM'Polisin sorguladığı baba ise cinayeti itiraf etti ve kızını töreye uygun hareket etmediği için öldürdüğünü söyledi. Kızının şiddet gördüğü için eşinden ayrıldıktan sonra geldiği Şanlıurfa'da A.G. adlı kişiyle gönül ilişkisi kurduğunu belirten baba Mustafa Çakır şöyle dedi:'Kızım şiddet gördüğü için kocasını terk etti. Daha sonra başka biriyle görüşmeye başladı. Kızımın böyle bir hayatı yaşamasını istemiyordum. Onu iple boğarak, cesedini sevgilisi olan A.G.'nin evinin önüne attım. Polis sevgilisinden şüphelensin diye kızımın cesedini evinin önüne attıktan sonra kendi evime döndüm. Pişmanım.'Asayiş Şube Müdürlüğü'nde sorgulaması tamamlanan şüpheliler, sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edildi.Ömer Pınar, DHA
Demba Ba'dan Liverpool Yorumu
Beşiktaş'ın golcü oyuncusu Demba Ba, UEFA Avrupa Ligi'nde Liverpool ile eşleşmelerinin ardından kurayı yorumladı.Demba Ba'dan Liverpool açıklaması;'Zor bir eşleşme olacak. Liverpool şu an zor bir dönemden geçiyor.İstedikleri sonuçları alamıyorlar ve işler onlar için iyi gitmiyor. Zor maçlar bizi bekliyor. Hücuma hızlı çıkmaya çalışan ve topu bir an önce forvet oyuncularına aktarmaya çalışan bir takım. Teknik kapasiteleri yüksek ve fiziki olarak da iyiler. Deplasmandan iyi bir sonuçla dönersek ikinci maçı sahamızda oynamamız bizim için bir avantaj.'Ligtv
Reklam
Boğulmak Üzere Olan Ördeği Kurtarmak İçin Donmuş Göle Atlayan Cesur Adam
etiket
Gölün yüzeyini kaplayan buz tabakasının altında kalan ve bu nedenle kendi gücüyle yaşam mücadelesi veren bir ördek gören Norveçli adam, bir saniye bile düşünmeden hayatını tehlikeye atarak donmuş sulara daldı. Bu cesaretinden ötürü 36 yaşındaki Lars Jørun Langøien'a halk tarafından yeni bir ad verildi: Ördeklerin Koruyucusu!
Apple'dan Duygulandıran Noel Reklamı: The Song
Apple, Noel için yeni bir kampanya başlattı. Geçtiğimiz yıl yayınlanan duygu yüklü reklamın ardından Apple ve TBWA\Media Arts Lab benzer bir formül uygulayarak çok konuşulan bir reklam filmine imza attı.The Song isimli Reklam filminde, büyükannesinin dedesi için doldurduğu eski bir plağı keşfeden genç kızın Apple cihazları kullanarak, Macbook'u üzerinden büyükannesiyle düet yapmasını izliyoruz.Campaign Türkiye
Reklam
Köpeğe İnsanlık Dışı Eziyetin Cezası 454 TL
İzmir'in Güzelbahçe İlçesi'nde Durmuş Akgün'ün büyükbaş hayvanlarını korumak için arkadaşından aldığı Kangal çoban köpeğini minibüsünün arkasına zincirle bağlayıp, ayakları kanamasına rağmen sürekleyerek götürme görüntüleri, büyük tepki topladı. Görüntülerin yayınlanmasının ardından harakete geçen jandarma, savcının talimatıyla Akgün hakkında hem 'Hayvanlara eziyet' suçundan adli işlem başlattı, hem de 'Hayvanların Korunması Kanunu' uyarınca 454 TL para cezası kesti. Ayrıca yaralanan Kangal köpeğin, yine veteriner bakımları da jandarma tarafından yaptırıldı.Güzelbahçe İlçesi'nde büyükbaş hayvan besiciliği de yapan Durmuş Akgün, onları koruması için arkadaşı Nuri Akyıldız'dan, dünyanın en zeki köpeklerinden olan Kangal cinsi çoban köpeğini aldı. Ancak Akgün, Kangal köpeği minibüse bindirmek yerine, onu akıl almaz bir yöntemle evine götürmek istedi. Köpeği, minibüsün arka tamponuna zinciriyle bağlayarak yola çıktı. Yaklaşık 3 kilometreden fazla bir mesafe minibüsün arkasından koşmak zorunda kalan köpek, yorgunluğa daha fazla dayanamayınca, durmaya çalıştı. Ancak sürücünün yoluna devam etmesi üzerine, köpeğin tırnakları ve patileri, asfalt üzerinde sürüklendiği için kanadı.Bu sırada yoldan geçerken olaya tanık olan Avukat Mediha Lüle de, minibüsün yolunu kesip durmasını sağladı. Ardından da gerekli yasal işlemlerin başlatılması için şikayetçi olacağını söyleyip Durmuş Akgün'ün yoluna devam etmesine izin vermedi. Bunun üzerine Durmuş Akgün'ün çağırdığı köpeğin sahibi Nuri Akyıldız, olay yerine gelip Kangalı geri aldı, traktörünün römorkuna bindirerek götürdü. Arkadaşına da tepki gösteren Akyıldız, onu böyle götüreceğini bilmediğini söyledi.CEZASIZ KALMADIKangal köpeğin yolda minibüs arkasında sürüklenmesi ve ardından da Avukat Mediha Lüle'nin, yaşananlara tepki gösterdiği anlar, Doğan Haber Ajansı muhabirlerince görüntülendi. Haberin görüntü ve fotoğraflarının internet haber sitelerinde ve televizyonlarda yer almasının ardından Vali Mustafa Toprak'ın talimatıyla, Güzelbahçe İlçe Jandarma Komutanlığı harekete geçti. Araç plakasından kimliği belirlenen Durmuş Akgün, karakola götürüldü. Cumhuriyet savcısının talimatıyla da, 'Hayvanlara eziyet etmek' suçundan adli işlem başlatıldı.İfadesinde köpeği minibübüne binmek istemediği ve kendisini ısırdığı için bu yöntemle götürmek istediğini ileri süren Durmuş Akgün hakkında, hazırlanan soruşturma evrakı elden savcılığa gönderildi. Bunun yanı sıra Akgün'e, Güzelbahçe Kaymakamlığı adına jandarma tarafından yine 'Hayvanları Koruma Kanunu' uyarınca 454 TL para cezası verildi. Durmuş Akgün'ün verdiği bilgi doğrultusunda da köpeğin sahibi olan Nuri Akyıldız'a ulaşan jandarma, hayvanı teslim alıp birlikte veterinere götürdü, yaralanan ayakları tedavi ettirildi.VALİ TWİTTER'DAN DUYURDUYaşananlara tepki gösterenlerden biri de İzmir Valisi Mustafa Toprak oldu. Talimat verip köpeğe işkence yapan kişinin cezalandırılmasını sağlayan Toprak, hem adli ve idari süreç, hem de para cezası verildiğine dair bilgiyi, fotoğraflarla kendi kişisel twitter hesabından paylaştı. Ancak Vali Mustafa Toprak tweet'inde 2 bin 500 TL idari para cezası verildiği bilgisine yer verdi. Bunun da bir yanlış bilgilendirmeden kaynaklandığı, o cezanın büyükbaş hayvanlara kesim sırasında yapılan işkencelerden verildiği öğrenildi. Kangal köpek için kesilen cezanın ise, evcil hayvanlara yapılan işkence kapsamında verildiği açıklandı.Taylan Yıldırım, DHA
Kılıçdaroğlu: 'Hülya Avşar Sanatçı mı? Yalakadan Sanatçı Olmaz'
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Hülya Avşar'a ağır sözlerle yüklendi, 'Sanatçılığı tartışılır, sanatçıdan yalaka olmaz. Sanatçı dediğin dik durur.' dedi.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan'a yönelik söylediği 'Sarayında otursun, yan tarafına Hülya Avşar'ı da alabilir' sözleri nedeniyle kendisine 50 bin TL'lik tazminat davası açan Hülya Avşar'a yönelik çok sert açıklamalarda bulundu. 'HÜLYA AVŞAR KİM? YALAKADAN SANATÇI OLMAZ'Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, 'Cumhurbaşkanı Sarayı konusundaki sözlerinizle ilgili Hülya Avşar tazminat davası açtı' denilmesi üzerine, 'Hülya Avşar kim? Sanatçı mı? Yalakadan sanatçı olmaz. Sanatçı dik durur, gücün karşısında eğilmez. Herkes bunu böyle bilmek zorundadır. Gücün karşısında eğilen kişiye sanatçı denmez. Bütün dünyanın ortak söylemidir bu. Sanatçı aykırıdır, aykırılığın umududur sanat.' diye konuştu.
Reklam
Oldukça Sıradan Görünen Fakat Arka Planında Hayli Karanlık Hikayeler Bulunan 9 Fotoğraf
Bazı görüntülerin binlerce kelimenin anlatamayacağı şeyleri bizlere aktardığı söylenir. Peki ya bu görüntüler? Oldukça sıradan görünen fakat arka planında hayli karanlık hikayeler bulunan bu fotoğraflar çok daha fazlasını anlatıyor diyebiliriz. Bazıları oldukça korkunç tesadüflerin(!), bazıları da insanın tüylerini ürperten eylemlerin öncesinde çekilen bu fotoğraflar, hiçbir sözcüğün tarif edemeyeceği hisleri bize aktarmaya yetiyor.
Matematik Dahisine 'Anlamıyor' Demişiz...
Almanya’da matematikte üstün yetenekli bulunan, Türkiye’de ise öğretmenin bu dersten anlamadığını öne sürdüğü Refet Polat, Ege Üniversitesi Matematik Bölümü’nü birincilikle kazanıp mezun oldu. Türkiye’yi matematik olimpiyatlarında temsil edecek çocukları yetiştiren öğretmenlere ders veren Yaşar Üniversitesi Matematik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Refet Polat, son olarak üniversite yıllarında bursiyeri olarak destek aldığı Türk Eğitim Vakfı (TEV) İzmir Şubesi’nin yürütme kurulu üyeliğine seçildi.TÜRKİYE'DE ÖĞRETMENİ 'ANLAMIYOR' DEDİİzmir’de doğup, yaşamının 8 yılını Almanya’da geçiren Yaşar Üniversitesi Matematik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Refet Polat, bu ülkede öğrenim gördüğü 2 yıl boyunca matematikteki üstün yeteneği ile Alman öğretmenlerin dikkatini çekmeyi başardı. Uzman öğretmenler tarafından ailesine verilen yönlendirme belgesinde yaşıtlarının üzerinde işlem yeteneğine sahip olduğu aktarılan Refet Polat, 9 yaşında Türkiye’ye döndüğünde büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. İlkokul öğretmeni tarafından bir anda ’matematikten anlamayan çocuk’ ilan edilen Polat, asla pes etmeyerek yeteneğini ispat etti. 1996 yılında çocukluğundan beri hayalini kurduğu üniversitenin matematik bölümüne birinci sırada yerleşen İzmirli akademisyen, o dönem maddi desteğe ihtiyaç duyduğu için Türk eğitim Vakfı’na başvurdu. Vakıftan 4 yıl boyunca karşılıksız burs desteği gören Polat, bu destek sayesinde kendisini ilgi duyduğu yabancı dil ve bilgisayar alanlarında da yetiştirdi.TÜRKİYE’Yİ MATEMATİK OLİMPİYATLARINAHAZIRLIYORYedi yıldır Yaşar Üniversitesi Matematik Bölümü Öğretim Üyesi olarak görev yapan Yrd. Doç. Dr. Refet Polat, bu süre zarfından ülkesi adına da başarılı çalışmalara imza attı. TÜBİTAK Milli Olimpiyat Komitesi’nce ulusal ve uluslararası düzeyde matematik olimpiyatlarına katılacak öğrencileri yetiştirecek öğretmenleri yetiştirme görevini üstlenen başarılı akademisyen ayrıca ABD’nin Drexel Üniversitesi’nde düzenlenen 7’inci Uluslararası Yönetim Bilimi ve Mühendislik Yönetimi Konferansı’na katılarak başarı gösterdi. Konferansta mühendislik ve fizik alanındaki makalesi bin 420 makale arasında 3’üncü olan Polat, geçtiğimiz günlerde büyük bir gurur daha yaşadı. Bursiyeri olduğu TEV’in İzmir Şubesi Yürütme Kurulu üyeliğine seçilen Polat, TEV’le tanışma hikayesini ve hedeflerini şöyle anlattı:TEV’LE PEK ÇOK HAYALİM GERÇEK OLDU'Hangi işi yaptığınız, hangi bölümü okuduğunuz elbette önemlidir ama başarılı bir birey olmak adına daha önemli olan, yaptığınız işi en iyi şekilde yapmak, kazandığınız bölümü en donanımlı şekilde bitirmek ve kişisel gelişim sürecinizi hiçbir zaman sonlandırmamaktır. Mesela en az bir yabancı dili iyi seviyede öğrenmek, bilgisayar okuryazarlığınızı üst seviyede tutmak, lisansüstü eğitime devam etmek, alternatif yetilere ulaşmak gibi. Tabii bunların hemen hepsi yoğun bir çalışma temposu kadar ciddi maddi olanaklar da gerektiriyor. Bu olanakları ailelerimiz her zaman tam anlamıyla sağlayamayabilir. Muhtemelen TEV’den gelen o mektup olmasaydı bugün belki birçok hayalimi ertelemiş, zorlukla yaşama tutunmaya çalışan biri olacaktım. Şimdi en büyük mutluluğu TEV’in Yürütme Kurulu Üyeliği’ne seçilen ilk bursiyer olarak yaşıyorum. Hayallerini hayata geçirmek isteyen gençlere destek olmak benim için gurur verici. Gençlere de tavsiyem; umutsuzluğa hiçbir zaman kapılmayın ve her zaman hedefe odaklanın.'Milliyet
Reklam
Fethullah Gülen'den Operasyona İlk Tepki
Gülen Cemaati lideri Fethullah Gülen, internet sitesi herkul.org'da yayınlanan son sohbetinde, Türkiye'de dün İstanbul merkezli 13 ilde düzenlenen operasyonu eleştirdi. Fethullah Gülen, 'Demek ki doğru yoldasınız' başlıklı sohbetinde 'Firavunların akıbeti bellidir' dedi.'Herkes kendisini bir firavun gibi zannetmeye başlar ve onların akıbetinin ne olduğu da bellidir. Bütün firavunlar hiç ummadıkları bir yerde, çok zayıf gördükleri bir yerde 'Derdest edeceğim işini bitireceğim, boğacağım, ezeceğim' dediği yerde ezilivermişlerdir' diyen Gülen, sözlerini şöyle sürdürdü:' 'Ben yaptım. Ben ettim. Başkaları benim yaptıklarımın rüyasını bile görmemiştir. Benim yaptığım bu işi ayakta alkışlamazsan ben seni de fişlerim!' mülahazalarına kapılırsanız -Allah muhafaza- nankörlüğe düşmüş olursunuz.'Operasyonda haklarında gözaltı ve yakalama kararı bulunan 31 şüpheliden 27'si gözaltına alındı. Bu kişilerden beşi serbest bırakıldı.Serbest bırakılanlar daha önce Samanyolu TV'de yayınlanan 'Tek Türkiye' dizisinin ekibinden Elif Yılmaz, Ebru Şenvardar, Naci Çelik Berksoy ve Makbule Çam Elamdağ ile Zaman gazetesi yazarı Ahmet Şahin.Son olarak ise Zaman gazetesinin eski yazarlarından Hüseyin Gülerce Yalova'dan İstanbul'a gitti ve Emniyet Müdürlüğü'nde ifade veriyor.'Dünün zalimi yarının mazlumu olabilir'Öte yandan, Ankara Barosu da dünkü operasyonla ilgili bir açıklama yaptı.Açıklamada şu ifadeler yer aldı:'Çok değil bundan bir iki sene öncesine kadar, köşelerinden operasyon planlayanların, parmakla işaret edip 'Bunu da alın' diyenlerin, gazetelerinde 'Onlar gazetecilik faaliyetinden tutuklanmadılar' diye manşet atanların, bugün hukuk devletine ne kadar ihtiyaç duyduklarına tanıklık ediyoruz.''Bu süreçte tek umudumuz, hukuk devleti olmadığı sürece, dünün zaliminin yarının mazlum olabileceğini herkesin fark etmiş olmasıdır.'
TRT'nin 14 Aralık Operasyonu Yorumu: 'Eden Bulur'
TRT'nin '14 Aralık operasyonu' ile ilgili hashtag'i tartışmaya yol açtı.14 Aralık operasyonu kapsamında Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca ile birlikte birçok kişinin gözaltına alınmasını haberleştiren TRT ekranlarında açılan Twitter hashtag'i tartışmaya yol açtı.Onedio
Reklam
Bir Kimlik, 60 Milyon Borç, 162 Dava
Hüseyin Kaya, Diyarbakır’da kendi halinde bir mezbaha işçisiydi. Yedi yıl önce bir akşam kimliği çalındı, adına şirketler kuruldu, milyonlarca dolarlık borçların altında imzası çıktı. Yıllardır mahkeme mahkeme dolaşıp suçsuzluğunu ispat etmeye çalışan Kaya hakkında bugüne kadar açılmış 162 dava, 600'den fazla soruşturma var.Diyarbakır’ın Benusen Mahallesi'nde bir gecekondu... Evin her tarafı, dava dosyaları, dilekçeler, çağrı pusulalarıyla dolu. Çünkü evin sahibi Hüseyin Kaya hakkında açılmış 162 dava, 600'ün üzerinde savcılık soruşturması bulunuyor. İddialara göre, işsiz ve tek gözlü gecekondu yaşayan bu adam aslında milyonlarca dolarlık işler yönetiyor.36 yaşında olan Kaya’nın adliyeyle evi arasında mekik dokumasına neden olan olaylar 2007 yılında kimliğinin çalınmasıyla başladı. Büyükşehir Belediyesi'ne ait mezbahada çalışırken soyunma odasına giren hırsız, Kaya ve 2 arkadaşının kimliklerini çalıp kayboldu.Kaya'nın bu olaydan sonra yaşadıkları, Aziz Nesin'in vatandaş Yaşar'ın bürokrasi karşısındaki savaşını anlattığı 'Yaşar Ne Yaşar, Ne Yaşamaz' isimli mizahi romanını hatırlatıyor...Her gün yeni bir şirket kurduğunu, hayatında bir arada görmediği miktarlarda borçlandığını öğrenen Kaya, 'karşılıksız çek vermekten' hapis yattı, suçlamalar sabıka kaydında göründüğünden yıllardır düzenli bir iş bulamadı, dava masraflarını karşılamak için tek mal varlığı olan evini sattı.Al Jazeera Türk, Kaya'yı Diyarbakır'daki evinde bulup, konuştu...Adına şirket kuruldu, çekler verildiResmi evraklar, davalar, takip kararları son yedi yıldır Kaya’nın hayatının birer parçası. Kaya zamanının büyük bölümünü dava dosyalarını okuyarak geçiriyor. Tek dileği, suçlamaların tümünden aklanmak.Kimlik çalındığında jandarmaya haber verildiğini, tutanak tutulduğunu anlatan Kaya yeni bir kimlik çıkararak hayatına devam etmiş. Ancak kendisi tarafından dolandırıldığını iddia eden telefonlar gelmeye başlayana kadar:“Aradan 2,5 ay geçti, gizli numalaradan birtakım kişiler beni arıyordu. Kimi emniyet müdürü, kimi şirket sahibi, kimi sadece bir dost olduğunu söylüyordu. ‘Senin kimliğini çalmışlar şirket kurmuşlar’ diyorlardı. Kimisi telefonda resmen ağlıyordu. ‘Benim şirketim var bana 200 milyonluk çek vermişsin, çeki ödememişsin ben iflas ettim” diyordu. Kimliğimin çalındığı aklıma geldi. Bunun üzerine savcılığa bildirdim. Telefon dinlenmesi yapıldı ama bir şey bulunamadı. Zaten benim suç duyurumun ardından aramalar da kesildi.“Sonra icra mektuplarıKaya’nın isimsiz telefonlarla ilgili araştırması sürerken bu kez postacılar icra kararlarıya kapısına geldi. Olaydan üç ay sonra gelmeye başlayan icra kararlarının ardı arkası kesilmedi:“Benim kimliğime başkasının fotoğrafını yapıştırıp hesap açmışlar. Farklı imzalar, bir sürü ödeme emirleri, çek hesapları... Zaman içinde birçok icra geldi. Sadece bir banka değil, birçok bankadan koçan koçan çek verilmiş. 8-10 banka çek hesabı, banka hesabı var. İstanbul’da şirket kurulmuş. Şahıslar çekleri Türkiye’nin aklına neresi gelirse, oralarından alışveriş yapmışlar. Çekler karşılıksız çıkınca bunlar da mahkemeye başvurup, ödeme talebinde bulunuyorlar. Benim adıma olduğu için gelip beni buluyorlar.“162 dava açıldıBir anda kendini hukuk mücadelesini içinde bulan Kaya hakkında şimdiye kadar İstanbul, Antalya, İzmir, Ankara, Uşak, Konya, Kahramanmaraş, Gaziantep'in arasında bulunduğu birçok şehirde, 162 dava açıldı. Halen savcılıkların hakkında sürdürdüğü 600’e yakın soruşturması bulunuyor.Bir karşıklıksız çek davasından 10 ay ceazevinde yatan Kaya’nın hayatı altüstü oldu.Kayıtlara göre piyasayı yaklaşık 60 milyon dolandırmış:“Davaların 158 tanesini kazandım, beraat ettim. Diğerleri ise devam ediyor. Artık insanlar bana güvenmemeye başladı, dolandırıcı olarak görünüyorsun. Polis hergün kapını çalıyor. Yakaladığı yerde seni nezarete atıyor. Cezaevine giriyorsun. Hiçbir itibarın yokken, hiç bir akrabandan eşinden dostundan hiçbir destek alamazsın. Ne maddi ne manevi destek alırsın. Arkadaşların selamı kesiyor, alay ediliyorsun. Defalarca işten kovuldum. Şimdi az gidiyorum ama daha önce ayın 25 günü mahkemelerdeydim, karakollarda, avukatlardaydım. 7 yıl boyunca böyleydi. İş aradığın zaman adam senden 30 gün çalışmanı bekliyor. Bir tebligat geliyor, ne yapacaksın mahkemeye gideceksin. Bir iki üç derken adam kabul etmiyor. En son bir yere başvurdum, sicilim bozuk iye işe almadılar. Şu anda gündelik işler bulursam çalışıyorum, inşaat işi olursa çalışıyorum. Onun dışında işsizim”Evini satmak zorunda kaldıKaya oturduğu evi borçları ve davaların masrafları için satmak zorunda kaldı. Annesini yanına yerleşen Kaya, başına bu işleri getirenlerin peşine düştü. Yaptığı suç duyuruları sonucu üç kişi tutuklandı. Kaya’nın aktardığına göre, kimliğinde fotoğrafı bulunan bir kişi hakkında, yaşı küçük olduğu gerekçesiyle işlem yapılmadı.Kaya, artık giyim kuşamına da dikkat ediyor. Nedeni ise ‘Her an yakalanırım ve hakim karşısına çıkarım’ endişesi. Mahkeme heyeti önüne düzgün kıyafetlerle çıkmaya dikkat ediyor.Kaya'nın bir avukatı da var. Ancak zaman içerisinde kendi dosyalarına bir hukukçu kadar hakim olduğundan çoğu zaman avukat desteğine ihtiyaç dahi duymuyor. Dilekçelerini kendisi yazıyor, başvurularını bizzat kendisi yapıyor.Kaya adliyeye de o kadar sık gidiyor ki anlattığına göre, polisler tarafından avukat zannedildiği bile oluyor. Hatta polisler Kaya'yı çoğu zaman avukat girişine yönlendiriyor.'Hemen dava açılmamalıydı'Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’ye göre davaların imza tetkikinden sonra açılması gerekiyordu.'Jandarmanın tuttuğu tutanak, sadece kimliği değiştirme açısından bir belge görevi görüyor. Bu olayda ihmal olmuş olabilir. Savcılığın hemen dava açmaması gerekiyordu. İmza tetkik yoluna gittikten sonra dava açmalıydı. Faillerin bulunması gerekiyordu. Eksik veyanlış davalar açılmış.'Mahmut Bozarslan, Al Jazeera Turk
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Tarihten bir anımsatma, bugün yaşananları kavramamızda faydalı olabilir. “Yeni Türkiye” denilen faşizm döneminin kurucu güçlerinden Cemaat’in, kendi yarattığı sistemin tokadını yemesinin örneği 80 yıl öncesinde de yaşanmıştı. 1934 yılının 30 Haziran’ını 1 Temmuz’a bağlayan gece gerçekleştirilen operasyonu tarih, “Uzun Bıçaklar Gecesi” diye kaydetti. Dünyanın adı en çok bilinen faşisti olan Hitler’in, iktidar yolculuğunda büyük görevler üstlenen, “kahverengi gömlekliler” olarak da bilinen “Sturmabteilung” ya da kısaca SA denilen vurucu milislerinis ortadan kaldırttığı gece bu isimle anıldı. İleride kendisine tehdit olacağını düşündüğü Nazi unsurlarının önde gelenlerini ortadan kaldırttıktan sonra Hitler, ordu üzerinde kurduğu sarsılmaz otoriteyle kıyımlarını gerçekleştireceği kanlı yolculuğuna çıktı.
Murat Menteş: Ahmet Şık, Bir İlk'e İmza Attı
Yazar Murat Menteş: 'Cumhuriyet tarihinde bir ilk’e şahit olduk.'Fethullah Gülen’le ilgili yayınlanmamış kitabından ötürü hapis yatan gazeteci Ahmet Şık, AKP hükümetinin cemaate yakın olduğu bilinen medya organlarına yönelik Twitter'dan  “Birkaç yıl önceki faşizm döneminin kudretli sahiplerinden Cemaat’in bugün yaşadığının adı da faşizmdir. Faşizme karşı çıkmak erdemdir” yorumunu yapmıştı.
Kaza Yapan Stormtrooper'lar Çekici Beklerse
Alman TV kanalı Dein Sky Film'de yayınlanan bir videoda, yol kenarında kaza yaptıkları araçlarının başında bekleyen Stormtrooper gözüküyor. Videonun viral olup olmadığı veya neden böyle bir videonun yayınlandığı konusunda ise bir açıklama yapılmamış.
Reklam