onedio
TÜİK'ten Şaka Gibi Yoksulluk Çalışması
TÜİK yaptığı araştırmayla, Türkiye'de açlık sınırının günlük kişi başı 4.47 TL, yoksulluk sınırının ise günlük 9.54 TL olduğunu açıkladı. KESK-AR'ın yaptığı araştırma da ise açlık sınırın 11 TL, yoksulluk sınırının ise 35 TL olduğu belirtiliyor.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 'Yoksulluk Çalışması, 2013' başlıklı şaka gibi bir  araştırma yayınladı. TÜİK'in haberine göre, Türkiye'de açlık sınırı altında yaşayanların nüfusa göre oranı yüzde 0.06 iken, yoksulluk sınırı altında yaşayanların sayısı ise yüzde 2.06 olarak belirlendi. Araştırmada açlık sınırı olarak 2.15 dolar (4.47 TL), yoksulluk sınırı olarak da 4.3 dolar (9.54 TL) gösterildi. KESK-AR ise yaptığı araştırmada açlık sınırının günlük 11 TL, yoksulluk sınırının ise günlük 35 TL olduğunu açıkladı.AYDA 134 TL'NİZ VARSA AÇ DEĞİLSİNİZTÜİK'in araştırmasında verilen rakamlara göre günlük 4.47 TL, ayda da 134 kazananlar, açlık sınırının üstünde yer alıyorlar. Aylık 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı ise 536 TL olarak hesaplandı. TÜİK'in yoksulluk hesaplamasına göre günde 9.54 TL, ayda  286 TL kazanan kişi yoksulluk sınırının üstünde yer aldı. 4 kişilik ailenin yoksulluk sınırı ise TÜİK'e göre 1144 TL olarak hesaplandı.KESK: AÇLIK SINIRI AYLIK 1328 TLKamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Birimi (KESK-AR), 2014 yılı Ağustos ayı için yaptığı araştırmada; 4 kişilik bir ailenin sağlıklı beslenmek için yapması gereken minimum aylık gıda harcaması olan açlık sınırının 1328 TL yükseldiğini açıkladı. KESK-AR, açlık sınırının tüketim harcamasına dağıtılması ile elde edilen yoksulluk sınırının ise yapılan araştırma sonucunda 4199 TL'ye yükseldiğini açıkladı.ileri.org
Aile Mahkemesi'nden Çok İlginç Karar: Erkek Şiddetinden Yüzünü Değiştirerek Kurtulacak!
İZMİR'de üniversitede okuyan 20 yaşındaki kız öğrenci için, ayrılmak istediği erkek arkadaşının uyguladığı şiddet, baskı ve tehditler üzerine Aile Mahkemesi, Avukat Mehmet Harun Elçi'nin müraacatıyla ilginç bir karar aldı. Buna göre şiddet mağduru üniversiteli kızın daha fazla zarar görmemesi için fiziksel görünüşünden, yüzüne, eğitim gördüğü kurumdan, kimlik bilgilerine kadar tüm yaşamı değiştirilecek. Avukat Elçi, müvekkilinin yaşadığı şiddetten kurtulduğuna sevindiğini, ama bunun için görünümünü değiştirmek zorunda olmasının ise hüzün verdiğini dile getirdi.İzmir'de üniversite eğitimi alan 20 yaşındaki genç kız bir süre arkadaşlık ettiği erkek öğrencinden ayrılmak istemesiyle de hayatı kabusa döndü. Sürekli şiddet görmeye tehdit edilmeye ve baskıya maruz kalan genç kız bunun için hem savcılığa suç duyurusunda bulundu hem de ayrıldığı erkek arkadaşı için kendisine yaklaşmama kararı aldırdı.SON ÇARE YENİDEN YARATILMAK OLDUAncak alınan bu hukuki kararların göstermelik kalması, aynı korku dolu hayatı yaşaması üzerine Avukatı Mehmet Harun Elçi ile birlikte, kendisi için çok önemli bir karar alıp yüzünün yanı sıra tüm hayatını değiştirmek için 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında harekete geçti. Şimdiye kadar aldığı raporlar, suç duyurularıyla birlikte Avukat Mehmet Harun Elçi'nin, bu yöndeki talebi Aile Mahkemesi tarafından reddedildi.Ancak rakam olarak bir üst sıradaki Aile Mahkemesi'ne yapılan itiraz üzerine yeniden değerlendirilen talep bu kez olumlu karşılandı. Mahkemenin kararına göre, şiddet gören kızın, yüz yapısından, kimlik bilgilerine fiziksel özelliklerinden, eğitim gördüğü kuruma kadar tüm yaşamında değişiklik için karar verildi. Daha önce bir kadın için sadece 6 aylığına, isim ve soyisminin değiştirilmesi yönünde verilen karar ilk kez bu kadar kapsamlı olarak alınmış oldu. Tüm estetik masrafları ise, yine devlet tarafından karşılanacağı öğrenildi.ÖRNEK KARAR OLDUKonuyla ilgili açıklama yapan Avukat mehmet Harun Elçi, 'Aslında bu sorun bu noktkaya gelinmemeliydi. Yani erkek için önlem alınmalıydı. Ama bu yapılamadı. Bunun üzerine müvekkilimle oturup böyle bir karar için harekete geçtik. Elbette yaşadığı o baskı ortamından kurtulacağı için çok mutlu.Ama bu kadar yıldır taşığı yapısını değiştirmek ise ona hüzün veriyor. Kadınların haklarının bilincinde olması ve Aile Mahkemelerine müracaat etmeleri halinde bu konuda mahkemelerin daha duyarlı davranarak buna benzer kararların alınmasını temenni ediyoruz. Bizim tespit edebildiğimiz kadarıyla daha önce buna benzer olarak sadece isim ve soy isim değişikliğinin altı ay süreyle değiştirilmesi kararı verilmiş ama bu istenen düzeyde bir süre değil. Bu kapsamda süresiz şekilde kimlik bilgilerinin değiştirilmesi temenni edilendir. O nedenle biz çıkan bu kararı son derece olumlu buluyoruz.Estetik ameliyat devletin imkanlarıyla yapılacak. Müvekkilin şiddet mağduru olması, evinden yurdundan olması, şiddet nedeniyle çalışacak durumda olmaması nedeniyle bu ancak devlet imkanıyla sağlanabilir. Bu karar önümüzdeki günlerde başka kararların alınmasına de neden olabilir' dedi.Taylan YILDIRIM - Kamera: Yasin TİNBEK / İZMİR (DHA)
11 Ayda En Az 1723 İşçi Yaşamını Yitirdi
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİGM) hazırladığı son rapora göre, Kasım ayında en az 123 işçi yaşamını yitirdi.İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi olarak yazılı, görsel, dijital basından takip edebildiği, emek-meslek örgütlerinden gelen bilgiler ve işçiler, işçi yakınlarının bildirimleri ışığında hazırladığı rapora göre Kasım ayında en az 123 işçi yaşamını yitirdi.2014 yılının 11 ayında iş cinayetlerinde yaşamını yitirenlerin sayısı ise bin 723’e yükseldi.Ölümlerin büyük bir kısmı “yüksekten düşme” nedeniyle gerçekleşti.Kasım ayında en çok işçi ölümü inşaat sektöründe yaşandı, 32 işçi yaşamını yitirdi. İnşaat iş kolunu, tarım ve orman işkolu takip etti. Ölüm nedenleri arasında servis kazası ilk sırayı aldı.İş cinayetleri en çok İstanbul, Antalya, İzmir, Bursa ve Ankara’da yaşandı.Aylara göreOcak ayında 101 işçi, Şubat ayında 84 işçi, Mart ayında 122 işçi, Nisan ayında 124 işçi, Mayıs ayında 425 işçi, Haziran ayında 150 işçi, Temmuz ayında 130 işçi, Ağustos ayında 158 işçi, Eylül ayında 146 işçi, Ekim ayında 160 işçi, Kasım ayında ise 123 işçi yaşamını yitirdi.İş kollarına göreİnşaat, Yol işkolunda 32 işçi; Tarım, Orman işkolunda 21 emekçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 11 işçi; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 10 işçi; Taşımacılık işkolunda 10 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 8 işçi;Madencilik işkolunda 5 işçi; Çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz/öğrenemediğimiz 5 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 4 işçi; Metal işkolunda 4 işçi; Enerji işkolunda 3 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 3 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 2 işçi; Savunma, Güvenlik işkolunda 2 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 1 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 1 işçi; Ağaç, Kağıt işkolunda 1 işçi yaşamını yitirdi.Nedenlerine göreTrafik, Servis Kazası nedeniyle 34 işçi; Düşme nedeniyle 23 işçi; Ezilme, Göçük nedeniyle 23 işçi; Diğer nedenlerden dolayı (kalp krizi, slikozis, intihar, saldırı, mayın patlaması vb.) 21 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 8 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 8 işçi; Nesne Düşmesi, Çarpması nedeniyle 2 işçi; Kesilme, Kopma nedeniyle 2 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 2 işçi yaşamını yitirdi.İllere göre9 ölüm İstanbul’da; 8 ölüm Antalya’da; 7 ölüm İzmir’de; 6 ölüm Bursa’da; 5 ölüm Ankara’da; 4’er ölüm Kocaeli, Manisa, Nevşehir ve Samsun’da; 3’er ölüm Adana, Edirne, Elazığ, Kahramanmaraş, Mersin, Sivas, Şanlıurfa ve Tokat’ta; 2’şer ölüm Aydın, Balıkesir, Bilecik, Bingöl, Bolu, Çorum, Erzurum, Hatay, Karabük, Kastamonu, Kayseri, Konya, Ordu, Rize, Van ve Yozgat’ta; 1’er ölüm ise Adıyaman, Bartın, Batman, Bitlis, Denizli, Gaziantep, Gümüşhane, Hakkari, Iğdır, Kütahya, Muğla, Siirt, Şırnak, Uşak, Zonguldak ve Rusya’da yaşandı.123 işçiDidem Öztürk, Mustafa Kartal, Osman Oğuz, İbrahim Küçük Gedik, Cemil Çelik, F.K., Servet Taş, Sabri Can, İsmail Dönmez, K.G., Mustafa Sezer, Fevziye Akbaba, Ömer Kandermir, Mustafa Karışık, Hasan Ayrancı, C.A., İbrahim Yıldırım, Mehmet Ali Taşkın, Ayşe Taşkın, Naife İldere, Özlem İldere, Halil Kolcu, Cemal Demir, Ahmet İnan, Osman Aypar, Hacı Aygül, Nasuh Ordu, Gökhan Tozan, Faruk Uygun, Halit Karabulak, Nurten Uyar, Mediha Ünsal, Ali Çin, Döndü Atik, Yaşar Kapar, Fatma Eddu, Hasan Akbıyıkoğlu, Halime Eryılmaz, Melek Gürtemel, Ahmet Halil İnce, Ünal Özcan, Arda Çınar, Celal Keskin, Murat Demir, Canan Azazi, Kenan Saten, Recep Yener, Mustafa E., Mütellim Gönültaş, Taner Ozman, Harun Kocaman, Mesut Üstüntaş, Şevket Kılıç, Sedat Erdemir, Hamza Settaş, Selim Özgür, Yaşar Gün, Muzaffer Şencan, İsmail Arabacıoğlu, Murat Göneç, Murat Tiryaki, Süleyman Kazancı, Hüsnü Allak, Abdullah Üye, İlhami Karaman, Bayram Akoğlu, Nurettin Paksoy, Necmettin Şahap, Hasan Yazıcı, Bekir Bircan, Emrah Ünal, Hikmet Yakışık, Arif Fahri Çopak, Mustafa Çoban, Hasan Kılıç, Nihat Şahin, Ercan Yılmaz, Muhammed Apdullah, Fehmi Özder, Serkan Kuytemuz, Selehattin Ören, Fatih Arslan, Hüseyin Açıcı, Seyfi Çil, Şeref Demir, Abdurrahman Atmaca, Mehmet Sıddık Gülsever, Fahri Kontaş, Semih Yavaş, Mehmet Öles, Abdullah Güler, Mustafa Şahin, Hamit Şimşek, Hamdi Ceylan, Sait Dayan, Mehmet Çoban, Emrah Karataş, Hasan Avcu, Mustafa Küçükcebeci, Güner Uysal, Fırat Yıldırım, Galip Avşar, Salih Doğan, Recep Bağçeşme, Ekrem Çiftçi, Muaz Köroğlu, Fesih Özöner, İbrahim Acar, Mehmet Kavak, Mehmet Kopucu, Serkan Gültepe, Seyithan Ayaz, Erdoğan Orhan, Kemal Şahin, Necati Aras, Oğuz Kaan Everest, Ahmet Aydın, Ahmet Şahin, İmbat K., A.Altıntaş, Muhammed Mesinni ve ismini öğrenemediğimiz iki işçi.IMC
Reklam
iPhone Kullanıcılarının Yüzde 10'u Apple Watch'u Satın Almaya 'Çok Yatkın'
Apple Watch hâlen Apple’ın web sitesindeki fotoğraflardan öteye geçememiş olsa da, piyasaya çıkışıyla birlikte yüksek bir enerji oluşturacağı şimdiden ortada. Teknolojiyle ilgili olmayan mecralarda bile konuşulan Apple Watch için düzenlenen anketler, tüketicilerin akıllı saati heyecanla beklediğini açık biçimde gösteriyor.UBS tarafından yapılan araştırmaya göre, mevcut iPhone kullanıcılarının yüzde 10’luk bir kısmı, Apple Watch satın almaya “çok yatkın” durumda. UBS’in öngörülerine göre, Apple’ın 2015 içinde 24 milyon Apple Watch satması muhtemel gözüküyor. UBS’in anketini gerçekleştirirken ABD, Birleşik Krallık, İtalya ve Çin’deki 1864 akıllı telefon sahibiyle iletişime geçtiğini belirtmekte fayda var.Apple’ın 2015 yılında Apple Watch üzerinden 3.4 milyar dolar kazanmasını öngören UBS, 2016’da bu rakamın 6.2 milyar dolar seviyesine kadar çıkabileceğini tahmin ediyor. 2018’de bu rakamın 10 milyar dolar seviyesine ulaşması bekleniyor.Teknoblog
632 Lira Taksitle Askerlik
Başbakan Davutoğlu'nun 18 bin liraya bedelli askerlik açıklamasının ardından gözler bankalara çevrildi. Tüketici kredileri üzerinden yapılan hesaba göre 18 bin TL kredi 36 ay taksitle 632 lira olarak ödenebiliyor.Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun bedelli askerlik çıktığını açıklamasının ardından gözler bankalara çevrildi.Başbakan Davutoğlu'nun partisinin grup toplantısında '1 Ocak 2015 tarihinde 28 yaşından gün almış olan yada 31 Aralık 2014 tarihi itibariyle 27 yaşını doldurmuş olun vatandaşlarımıza bedelli askerlik imkanı getiriliyor. Bu vatandaşlarımız 18 bin Türk Lirası demek karşılığında askerlik görevlerini yapmış sayılacaklar' ifadelerini kullanmasının ardından haberi bekleyen yüzbinlerce aday finansman bulmaya başladı.632 lira taksitle askerlikFinansmanın kaynaklarının başında gelen bankalar, şimdiden uygun faiz oranlarıyla 'bedelli askerlik kredisi' için çalışmalar başlattı.Bankaların internet sitelerindeki tüketici kredisi faiz oranlarına göre yüzde 1-1,10 faiz oranıyla 18 bin TL kredi kullanacak bedellik asker adayının 6 - 12 - 18 - 24 ve 36 ay vadede ödeyeceği aylık ortalama tutarların sırasıyla; 3 bin 140 TL, bin 631 TL, bin 130 TL, 870 TL ve 632 TL olduğu görüldü.Bedelli askerlik için askerlik şubesi yerine banka şubelerine gidecek adaylar, 18 bin TL'yi 6 aylık taksitlerle ödemek isterse toplamda 18 bin 840 TL geri ödeme yapacak. Eğer adaylar 12 aylık taksitlerle ödemeyi tercih ederse toplamda 19 bin 572 TL ve 18 ayda ödemeyi seçerse toplamda 20 bin 340 TL geri ödeme yapacak.600 binin üzerindeAdaylar vadeyi uzatırsa toplam ödeme tutarı daha da artacak. 24 aylık taksitlerle ödeme yapmayı tercih eden adaylar toplamda 20 bin 880 TL'ye ve 36 aylık taksitlerle ödemeyi tercih ederlerse bu tutar 22 bin 752 TL'ye yükseliyor.Bedelli askerlikten kaç kişinin yararlanabileceğine ilişkin soru üzerine Davutoğlu, hesaplamalara göre bedelli askerlik uygulamasından yaklaşık 600 binin üzerinde kişinin yararlanabileceğini, net rakamın ise daha sonra paylaşılacağını ve bedelli askerlik ödemelerinde şimdilik taksit düşünülmediğini söylemişti.Kaynak: Anadolu Ajansı
Reklam
Sadece Wi-Fi Seslerini Duyabilen Adam, Frank Swain
Eğer internete 2000’li yıllar öncesinde bağlanmayı denediyseniz, muhtemelen dial-up modem tarafından yayılan o ( kulak tırmalayıcı ) sesi hatırlarsınız. Bugünlerde ise internete bağlanma aşamasında duyduğumuz tek ses, kablosuz bir ağa bağlanma aşamasında şifreyi yazarken klavyemizin tuşlarından çıkan ses. Frank Swain ise Wi-fi dalgalarının çıkardığı sesleri duyabiliyor .Nadir şekilde rastlanan herhangi genetik bir mutasyonu olmayan Swain bunu geliştirilmiş işitme cihazı ve kullandığı zeki bir yazılım sayesinde gerçekleştiriyor. İşitme yeteneğini 20 yaşından beri kaybettiği için 2 senedir işitme cihazı kullanan Frank farklı bir şey yapmak istemiş. Hiçbirimizin duyamadığı sesleri duyabilmek: Kablosuz iletişim .Bilim yazarı Swain, bu fikrini gerçekleştirebilmek için İngiltere’deki hayır kurumlarının yeni buluşlar için sağladığı ödeneklerden yararlanarak ses sanatçısı Daniel Jones ile birlikte çalışmış ve ikili sonunda “ Phantom Terrains ” adındaki Wi-fi seslerini duyulabilir hale getiren cihazı geliştirmiş. Yazılım ise kırılmış ( hacklenmiş ) bir iPhone üzerinde çalışıyor, dahili wi-fi sensörü kullanarak wi-fi alanlarını ayarlamaya çalışıyor. Gerekli işlem ve taramalar bittikten sonra yazılım, modem ismi, Wi-fi frekanslarının şifreleme algoritmaları ve cihazın modemden uzaklığı gibi bilgileri bulunabilir hale getiriyor.Swain’in New Scientist’de yayınlanan makalesine göre “Sinyalin gücü, yönü, adı ve bunların üzerindeki güvenlik derecesi arka ve ön plandan oluşan bir ses akışına çevriliyor. Uzak sinyaller geiger sayacındaki vuruşlar gibi tıklıyor ve beliren en güçlü sinyaller ağ ID’lerini tekrarlayan bir melodi olarak cızırdıyor. Ses düzenli olarak, bir çift duyma aparatından yayınlanıyor. Ekstra ses tabakası, aparatların normal çıkışıyla karıştırılarak basitçe oluşmuş ses ortamının bir parçası oluyor. Yani telefonumu yanımda taşıdığım sürece, her zaman Wi-fi seslerini duyabilecek durumdayım.”“Sound Cloud ses dosyası” https://soundcloud.com/alissa-walker/phantom-terrains-audio**Swain daha sonra Güney Londra’yı dolaşarak, gittiği her yerden bilgi topladı. Sonuçlar, tüm yönlendiricilerin nerede olduklarını, bant genişliklerini ve şifreleme seviyelerinigösteriyor. Bu bilgilerden yola çıkan Swain, iş merkezlerinden uzak muhitlerde bulunan yönlendiricilerin daha düşük güvenlik seviyelerine sahipken ticari bölgelerde bulunan yönlendiricilerin daha yüksek seviyelerde şifreleme standartlarına sahip yönlendiriciler ile dolu olduğunu gördüğünü belirtiyor. Bunu aşağıdaki resimde gözlemlemek mümkün:Swain’in işitme yeteneğini geri getirecek mevcut bir tedavi olmadığı halde bu yeni teknoloji ona kimsenin duyamadığı sesleri duyma imkanı veriyor ve Swain şimdiden duyulamayan başka diğer sesleri de işitsel repertuarına eklemeyi düşünüyor.Kablosuz iletişim, havada bilgi taşıyan sinyallerin belirli bir frekans kullanılarak hava aracılığı ile uçtan uca iletilmesidir. Bilginin taşınması elektromanyetik (EM) ışınım yoluyla gerçekleşir. Hava da tıpkı metal ve bakır gibi bir iletim ortamıdır. Havanın iletkenliği için verilebilecek en uygun örnek sesin bir uçtan diğer uca doğru taşınabilmesidir.Peki şifreleme algoritmaları- seviyeleri ne anlama gelir? Şifreleme algoritmaları nelerdir?3 farklı şifreleme algoritması vardır.1)WEP (Wired Equivalent Privacy)İlk şifreleme standardıdır.Kimlik doğrulama yöntemlerinin temel amacı kablosuz networkleri, kablolu networkler gibi güvenli hale getirmektir.IEEE Wep şifrelemesinin Data Link katmanında uygulanmasını sağlamıştır. Bu sayede aynı ağdan olmayan bir sistem paket içeriklerini göremez.WEP şifreleme yaparken RC4 adlı şifreleme algoritmasını kullanır. Çok fazla kusura sahip olan WEP, tercih edilmemesi gereken bir şifreleme yöntemidir.WEP istemci ve access point arasında şifreleme yaparken 24bitlik IV paketleri kullanır.2)WPA (Wi-fi Protected Access)WEP şifreleme yönteminin zayıflıklarını kapatmak için geliştirilmiş bir şifreleme yöntemidir. WEP’de kullanılan 24bitlik IV paketleri 48bite yükseltilmiştir.3)WPA2 (Wi-fi Protected Access 2)Günümüzde AES’in yerini almış en gelişmiş şifreleme algoritmasıdır.WPA ile WPA2 arasında en önemli fark şifreleme algoritması olarak AES adlı algoritmanın kullanılmasıdır.Amerika’da kablosuz ağların devlet kurumları tarafından kullanılabilmesi için FIPS (Federal Information Processing Standard) ile uyumlu olması gerekmektedir.WPA2 AES şifreleme algoritması ile bu standardın da gereksinimlerini karşılamaktadır. WPA’daki eksiklikleri gidermek için oluşturulmuş WPA2 günümüzdeki en gelişmiş şifreleme yöntemidir.Yani yazıda düşük güvenlik seviyesi derken WEP’i yüksek derken ise büyük olasılıkla WPA2’den bahsediyor.Yazının İngilizce OrjinaliYazar: Justin AlfordYeşil Gazete için çeviren: Berk Ergin Yeşil Gazete, iflscience.com
Zaman Yolculuğu | Kısa Film
Michael Shanks tarafından hazırlanan kısa film insanlığın teknolojiyi nasıl kişisel çıkarları için kullanabileceğine dair güzel göndermelerde bulunuyor.
Reklam
Ve Davutoğlu'ndan 'Bedelli' Açıklaması: Yaş 28, Bedel 18 Bin TL
Başbakan Davutoğlu, 1 Ocak 2015 tarihinden itibaren 28 yaşından gün almış kişilerin 18 bin TL karşılığında bedelli askerlik yapacağını açıkladı.Parti grup toplantısında partililere seslenen Başbakan Davutoğlu toplantıdan önce gazetecilerin bedelli asklerlikle ilgili soru üzerine 'Konuşmamda sürprizler olabilir, dinleyin, bekleyin' demişti. Davutoğlu gazetecilere söylediği bu sözlerden sonra grup toplantısındaki konuşmasında, 'Bakanlar kurulumuzda, 1 ocak 28 yaşından gün almış olan, 27 yaşını doldurmuş olan vatandaşlarımızın bedelli askerlik imkanı getiriliyor. Bu vatandaşlarımız 18 bin lira ödeme karşılığında askerlik görevlerini yapmış sayılacaklar. Bedelli askerlik imkanının getirilmesiyle, hem söz konusu olan birikim hafifletilmiş olacak, hem de buradan sağlanacak kaynak savunma sanayi fonuna aktarılacak.' dedi.'BÜYÜK GURUR DUYDUM'Başbakan Davutoğlu, 'Aralık toplantısında TSK, YAŞ çerçevesinde hükümetimize özellikle silahlı kuvvetlerimizin ihtiyaçları konusunda bilgi sunmuştur. Çok verimli bir toplantı gerçekleştirdik. TSK açısından da gurur verici gelişmeleri dinlemekten büyük bir memnuniyet duydum. Bölgesel istikrar ve küresel askeri dengeler bağlamında da en çok dikkate alınan silahlı kuvvetlerden biridir. Bu sene içinde bahar aylarında bütün Afrika kıtasını dolaşan donanmamız, Ümit Burnunu da geçerek al bayrağı dalgalandırdılar. Afganistan'da Bosna'da Somali'de, önce TSK akla geliyor. Ben son YAŞ da aldığım bilgilerden, düzey konusunda büyük gurur duydum. Her bir komutanımızı ve erimizi tebrik ediyorum.' diye konuştu'ASKERLİK YAPMADAN ER VE ERBAŞ OLABİLECEKLER'Davutoğlu, 'Bu çerçevede iki önemli değerlendirme yaptık. Birincisi inşallah önümüzdeki aylarda daha fazla üzerinde duracağımız konu, yapısal reform sürecine girmesi. Teknoloji yoğun savunmaya geçişin güçlendirilmesi. 2033 yılına kadar teknolojik kapasitesinin artırılması konusunda kararlar almıştık. Bundan sonra da savuma sanayimizi güçlendireceğiz. İkincisi, personel yapılanması bağlamında da uzmanlaşmış yapıya dönüşmesi konusunda önemli kararlar aldık. Bu talep üzerine, sözleşmeli er ve erbaş alımlarıyla ilgili ciddi kolaylaştırmalar getiriyoruz. Bu alımları 20 yaşına kadar indireceğiz, askerlik yapmadan da er ve erbaş alabilecek. Böylece askerliği meslek edinmiş mensupların oranını artıracağız.' ifadelerini kullandı.BAŞBAKAN AHMET DAVUTOĞLU'NUN AÇIKLAMALARINDAN SATIRBAŞLARI:Hemen konuşmamın başında bir taziyeyle başlamak istiyorum, Mehmet Ali Şahin bey, adalet bakanımız meclis başkanımız olarak eşsiz bir yer edinmiştir, eşleri saniye hanımefendi geçtiğimiz hafta vefat ettiler, Allah rahmet eylesin. Vefatından bir gün önce şanlıurfa’da toplantıdaydık, kendisine sordum, keşke saniye hanımla beraber kalsaydınız diye “dava mühimdir” dedi ve özellikle de gençlere hepimize örnek teşkil eden bir davranış sergiledi. Bugün de bizzat geldi. Ben tekrar bütün dava arkadaşlarımız adına kendisine eşine rahmet diliyorum.ÇARPICI BİR RAKAMYarın 3 aralık dünya engelliler günü. Engelli kardeşlerimiz burada. Biraz önce konya’dan 7 veya 8 yaşında elmas kızımız geldi, bütün engellilerimiz adına bana ve sizlere selamlarını iletti. Her zaman engelli kardeşlerimizin yanında olduk, olmaya devam edeceğiz. Aslında bu insani ve vicdani bir görev. Bütün AK Parti iktidarları döneminde gururla yaptığımız bir şey. 2010 yılında engellilere pozitif ayrımcılığı anayasal güvence altına aldık. 2013’te özürlü, çürük, sakat gibi ibareleri kaldırdık. 65 yaş üstündekilere bağlanan aylıkları yüzde 200-300 artırdık. Engelli maaşlarını genişlettik. Sadece Türkiye’de değil dünyada devrim mahiyetinde bir adım attık, evde bakım aylığı uygulamasıyla aileler engellilere sahip çıktı. Ayrılan bütçeyi 83 kat artırdık. Çarpıcı bir rakam.ENGELLİLERİMİZ İÇİN NE GEREKİYORSA...Türkiye bütçe sınırlamaları olabilir ama gönlü gani bir milletin devletidir bu devlet. 3,3 katrilyon lira ödeme yaptık sadece evde bakım hizmeti olarak. İnşallah en kısa zamanda engellilerimiz için ücretsiz toplu taşıma için gerekli kararı alacağız. İşitme engelli kardeşlerimiz için işaret dilinin gelişmesine karar verdik. Engelli istihdamı bir başka karardı. Terk edilmiş durumda olmamalıydılar. Bu noktada çok geniş bir çalışma yürüttük. İlk defa engelliler için geçerli KPSS’yi gerçekleştirdik. Şimdi 34 bin 088 engelli memur olarak kadrolarda çalışıyor. Bu çerçevede bundan sonra da engellilerimiz için ne gerekiyorsa, bu salonu şereflendiren engelli kardeşlerimize de teşekkür ediyoruz.ZARAFET VE NEZAKET KAZANACAKTIRYine bu hafta 5 Aralık’ta, kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkının tanındığı günün yıl dönümü. Seçme ve seçilme hakkı için çaba sarf eden ve bu hakkı kullanan bütün vatandaşlarımıza saygılarımı iletiyorum. Kadınlarımız bu hakkı kullanarak siyasi hayatın içinde ne kadar yer alırlarsa, siyasi hayatımız zarafet ve nezaket kazanacaktır. Son yurt içi ziyaretlerimde bizi büyük bir heyecanla karşılayan kadın kollarımıza bir kez daha selam ediyorum.Uyuşturucuyla mücadele… İlk bakanlar kurulunda sağlık bakanlığımızda yaptığımı çalışmalar sırasında uyuşturucuyla mücadele şurasını toplama kararı almıştık. İlk defa çok geniş katılımlı bir araya geldik. Çalıştaylar tertip edildi. Şu anda mücadele konusunda kapsamlı bir eylem konusunu hayata geçiriyoruz. Bu çerçevede, önce Türkiye’nin bütününde uyuşturucu haritasını çıkartacak şekilde, tespit çalışması yapacağız. Mahallelere kadar ineceğiz. Daha sonra koruyucu anlamda atılacak adımların kapsamını genişleteceğiz. Okul ve çevresi tanımını da genişleterek tedbirleri tek tek hayata geçireceğiz. Bunun yanında, bunların ötesine geçen konularda önleyici tedbirleri artıracağız. Narko timler, uyuşturucu tacirlerinin bütün networkunu kesmeye, bağlantılarını yok etmeye kararlıyız. Bağları koparacağız ve terörist muamelesi yaparak birer birer üstlerine gideceğiz. Bu geleceğimizle ilgili bir meseledir. Hiçbir taviz söz konusu olmayacak. Bu aşamadan sonra uyuşturucu belasına tutulmuş kardeşlerimiz için kademeli bir strateji geliştirdik. 7-24 danışma hattı kurduk. Narko timler, amatemlerle tam bir uyum içinde örgütleneceğiz.KARARLARI İZLEME KOMİTESİYapısal bir reform da gerçekleştiriyoruz. Her yıl uyuşturucuyla mücadele şurası kararları izleme komitesi toplanacak, Bülent Arınç başkanlığında koordinasyon üst kurulu oluşturuyoruz, ayrıca teknik kurul oluşturuldu. Her bir ilde uyuşturucuyla mücadele komiteleri, her bir mahallere narko timler kuruyoruz. Kesinlikle uyuşturucu Türkiye’de en kısa zamanda yok edeceğiz. Şu anda yüzde 2,7 civarında olan 15-24 yaş arası uyuşturucu kullanımı, alacağımız tedbirlerle, viranelerin de yok edilmesiyle 2018 yılında yüzde 1,5’e, 2023 yılında marjinal bir düzeye indirme durumundayız.HALKIMIZLA YÜRÜYORUZBir kez daha vurgulayarak uyararak söylüyorum, bir takım algı operasyonları karşısında milletimiz bilmelidir ki, Türkiye hem barbar Suriye’nin, hemde barbar IŞİD terör örgütünün karşısındadır. Türkiye, Kobani’de de Halep’te de Şam’da da nerede olursa olsun kim zulüm yaparsa yapsın, hangi niyetle yaparsa yapsın onun karşısında olmuştur. Mazlumun yanında olmuştur, olmaya devam edecektir. Kim ne provokasyon yaparsa yapsın çözüm süreci inşallah başarıya ulaşacaktır. Bundan sonra da bölgeye yapacağım her ziyarette STK’larla buluşarak, çözüm sürecinin bütün halkımızla yürüdüğünü göstermeye devam edeceğiz.ONLARIN İZNİNİ ALARAK...Şanlıurfa, Erzurum, Kars, Kırklareli, güney sınırımızdan ta yemen’e kadar şehitlerimize kadar tüm halklara selam verdik. Kars’a giderek orta asya’ya semerkand’a kadar selam ilettik. Edirne’ye geldik Üsküp’e selam ilettik. Biz tek bir kesime hitap eden bir hareket değiliz, bütün vatandaşlarımızla kucaklaşan, kardeş halklara dostluk eli uzatan bir hareketiz. Yine dikkatinizi çekerim ilk kongrelerimizi Erzurum’da başlattık. Erzurum kongresinin gerçekleştiği salona önce gittim, o ecdadın huzurunda, onların iznini alarak il kongremize öyle geçtim. Nasıl istiklal meşalesini yakmıştı, bizim Erzurum kongremiz de yeni Türkiye’nin ilk işaretlerinin verildiği mekan oldu.AYNI GÜNLERDE AYNI SESİ VERİYORLAR BÜTÜN DÜNYAYAoradan Balıkesir’e geçtik. Niye biliyor musunuz? Bir gün sabah doğu’da olacağız, akşam batı’da. Belki zor olacak ama herkese şunu göstereceğiz, her yerde varız, her yerde olmaya devam edeceğiz. Nakış nakış işleyeceğiz Türkiye’nin haritasını. Erzurum’dan niye Balıkesir biliyor musunuz? 23 Temmuz 1919’da Erzurum, 26 Temmuz’da da Balıkesir kongresi. Daha Atatürk Samsun’a çıkmadan, Vehbi bey 41 yiğit arkadaşıyla birlikte kuvayi milliyeyi ilan etmişti. İzmir işgal edilmiş, iki gün sonra Vehbi Bolak, alacamescit’te toplanıyor, allah huzurunda söz veriyor ve kuvayi milliye ateşini yakıyor. 23 Temmuz’da Erzurum’da doğulu yiğitler toplanıyor. Aynı günlerde aynı sesi veriyorlar bütün dünyaya.VATANDAŞIMIZIN GÖNLÜNE GİRMEDİKÇE TÜRKİYE'DE SİYASET YAPILAMAZŞimdi bu dönemde yeni Türkiye’yi inşa ederken aynı mesajı kuvayi milliye meydanındanv erdik. Türkiye’yi gezin derken, sizi zora sokmak için söylemiyoruz. Bu olması gerekendir, bir gün anadoluda bir gün trakya’da. Ama her bir vatandaşımızın gönlüne girmedikçe Türkiye’de siyaset yapılamaz. Abbas Necati bey 23 temmuz 1919. Erzurum kongresine katılıyor, dersimli. Oradaki milli istiklal mücadelesine öncülük ediyor. Vehbi bolak bey, Balıkesir’de aynı yemini ediyor.Şimdi bir bölgeyi bir bölgeden üstün görenlere soruyorum. Dersimli abbas necati ile Balıkesirli Vehbi beyi bir araya getiren ruhtan niçin rahatsızsınız? Bizim için çözüm süreci kuvayi milliye sürecinin devamıdır.ÇÖZÜM SÜRECİÇözüm süreci kuvayi milliyenin ayrılmaz bir parçası olarak, milleti tekrar kardeş kılma misyonunun adıdır. Bunu anlatmaya devam edeceğiz. Maalesef muhalefetin genel başkanları, küçük hesaplar içinde, kendi dar mahallelerine konuşuyor. Sayın Kılıçdaroğlu’nun son demeçleri gerçekten ibretlik. HDP ile koalisyon sorularına cevap verdi. İzmir’e gidip ulusalcı olup, diyarbakır’a gidip başka bir dil kullanmak işte bu iki yüzlülüktür.Bizim Erzurum’da ve Balıkesir’de Kars’ta Balıkesir’de konuşmamızı alsınlar, aynı dili konuşuyoruz. İşte aramızdaki fark bu. Onlarsa farklı dillerle halkı bir şekilde oyalamaya çalışıyorlar. Yine kılıçdaroğlu, bir partiliye öfkeyle kızdıktan sonra dedi ki “bu partiye demokrasiyi ben getirdim” demek ki bu partide daha önce demokrasi yoktu. Bizim dediğimizi, bunu teyit ediyor.İŞTE ARAMIZDAKİ FARK BUSonra da Baykal’a sormak lazım, CHP’de demokrasi var mıydı yok muydu? Yaşayan genel başkanlara sormak lazım. İşte aramızdaki fark bu. O reddi miras eder, mirasıyla yüzleşmekten kaçınır. Biz AK Parti mirasını, bu milletin derin mirasını gururla taşıyoruz.Şimdi bu vesileyle Anayasa Mahkemesi etrafında yapılan tartışmalar ve baraj konusuna değinmek istiyorum. AK Parti hiçbir baraj takıntısı olmayan bir partidir. Bu baraja rağmen, yeni Türkiye’nin fidanı olan AK Parti iktidara geldi. Her seferinde oylarımızı artırarak bugüne kadar geldik. Biz baraj falan tanımayız, sadece milleti tanırız.BAŞKA BİR İRADE ÇIKMAYACAKTIR2013’de, sayın genel başkanımız, cumhurbaşkanımız çağrıda bulundu, gelin barajları sıfırlayalım, gerekirse dar bölgeye geçelim, daraltılmış bölge 3-5 arası baraj. Yada mevcut sistem. Hiçbir cevap vermedi diğer partiler. Tam bir sükut haline geçiştirdiler. Kendileri korkuyorlar, biz barajdan korkmayız. Barajdan korkanlar, tekliflerimize cevap vermeyenlerdir. Ama bunun yanında, daha önce bu konuda AK Parti’nin milletvekilliği dahil temsili artırmak için teklifi oldu, iki karar var. 1995 AYM’nin aldığı karar. 2008’de de AİHM’in aldığı karar. Her ikisinde de bu talepler reddedildi. Hem türk hukuk sistemi tarafından, istikrar ile temsil arasında denge gözetmek amacıyla, hem de AİHM tarafından. Bu bir iç mevzuat hususudur denildi. Şimdi seçimlere 6 ay kalmışken bu tartışma neden başlatılır? Biz AYM’nin önüne gelen davaya bu çerçevede bakarak karar vereceğine inanıyoruz. AYM’nin dün yaptığı açıklama önemli bir mesajdır. Türkiye’de böyle bir siyasi dizayn yapılmasına izin vermeyiz. Seçimler vaktinde, hukuk kuralları içinde yapılacaktır. Yine sandıktan yine milletin iradesi çıkacaktır, başka bir irade çıkmayacaktır.haberler.com
Etkileyici Bir Hızlandırılmış Yılbaşı Videosu
Avustralyalı Jason van Genderen, iPhone veya diğer akıllı telefonların yardımıyla kısa filmler çekiyor. Ödüllü film yapımcısı bu defa yılbaşı sebebiyle tam 24 saatlik bir hızlı çekim video çekmiş. Üstün bir sabır ve iOS 8’li bir iPhone isteyen etkileyici videoyu aşağıda görebilirsiniz.
Beşiktaş'a 75 Milyon Dolarlık Kredi!
Beşiktaş'ın uzun süredir peşinde olduğu 75 milyon dolarlık kredi, T-Bank liderliğindeki konsorsiyum tarafından onaylandı.Beşiktaş Yönetim Kurulu, aylardır peşinde olduğu olduğu banka kredisinde mutlu sona ulaştı. T-Bank liderliğindeki konsorsiyum, siyah beyazlı kulübü 75 milyon dolarlık kredi talebini onayladı.10 yıl vadeli kredinin faizi Libor + %9 olduğu açıklandı.Libor ne demek?Döviz kredisi verilirken baz alınan LIBOR (London Interbank Offered Rates) Londra'daki bankalar tarafından belirlenen ve dünyaca kabul görmüş bir faiz oranı. Söz konusu faiz piyasa koşullarına göre değişirken bugün itibariyle dolar cinsinden yıllık yüzde 0,56 oranında bulunuyor.Hürriyet
Reklam
İnsanları Gerçek Hayatta Kontrol Etmek - Omnipresenz
Sistem şöyle çalışıyor, sahada bir çok insan var ve bu kişiler vücutlarına yerleştirilmiş çeşitli ekipmanlarla bilgisayarlara görüntü ve ses iletiyor. Sisteme üye olan kişi ise kendi bilgisayarı başından bir oyun oynuyorcasına seçtiği kullanıcıya çeşitli görev veya benzeri söylemlerde bulunuyor. GTA'nın canlı versiyonu diyebileceğimiz uygulama da sizin gönderdiğiniz görevlerin sahadaki insanlar tarafından uygulanması gerekiyor ve size anlık görüntü sağlanabiliyor.  Omnipresenz adı verilen sistem çok kısa sürede dünyada büyük yankı yaptı, ülkemizden de bu tarz girişimleri bekliyoruz...
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Yüzde 10 barajı Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilir mi, ya da bunun hak ihlali olduğu yolunda bir karar çıkar mı?Böyle bir sorunun cevabı nasıl araştırılır?Dünyada emsali bulunmayan yüzde 10 barajı konusundaki siyasi görüşümüz ne olursa olsun, bu sorunun cevabını hukuk açısından düşünmek gerekir.Önce AYM Başkanı Sayın Haşim Kılıç'a sordum, durum nedir diye... Şu cevabı verdi:'Bu konuda bireysel başvuruda bulunan partiler, bizden yüzde 10 barajının hak ihlali olduğunu tespit etmemizi ve iptal kararı vermemizi istiyorlar. Tabii şu aşamada esasa dair bir şey söyleyemem. Öncelikle halledilmesi gereken önemli usul sorunları var çünkü.'
Erkan Zengin İhtarname mi Yolladı?
Eskişehirspor Başkanı Mesut Hoşcan, futbolcu Erkan Zengin'in kulübe alacakları için ihtarname gönderdiği iddiasına ilişkin, 'Erkan Zengin'in kulüpten alacağı var ancak kulübe ihtar çektiği haberleri doğruyu yansıtmıyor' dedi.Hoşcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kamuoyunda Eskişehirsporlu futbolcular hakkında farklı algılar oluşturulmaya çalışıldığını öne sürdü.Eskişehirsporlu bazı futbolcuların kulüpten alacağının bulunduğunu ifade eden Hoşcan, şöyle konuştu:'Erkan Zengin'in kulüpten alacağı var ancak kulübe ihtar çektiği haberleri doğruyu yansıtmıyor. Erkan'ın menajeri Erke Toros da bu haberler üzerine beni aradı ve rahatsızlığını bildirdi. Bize, Erkan'ın alacağına karşı bir ödeme planının bulunup bulunmadığını sordu. Belli bir ödeme planı içinde futbolcularımızın alacaklarını ödüyoruz ve ödeyeceğiz.'BİR İHTAR DAHA!Bursaspor'da yönetim kurulu kararıyla kadro dışı bırakılan takım kaptanı İbrahim Öztürk'ün, alacakları için kulübe ihtar çekerek Türkiye Futbol Federasyonu'na (TFF) başvurduğu öğrenildi.İbrahim Öztürk'ün menajeri Tamer Özçam, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 'oyuncusunun geçen sezon ve bu sezondan olmak üzere yeşil-beyazlı kulüpten 1 milyon lira alacağının bulunduğunu' söyledi.Oyuncusunun 6.5 sezondur formasını giydiği Bursaspor Kulübünde bugüne kadar ödemeler konusunda hiçbir sorun çıkarmadığını aksine bir takım kaptanına yakışır şekilde yönetim kuruluna yardımcı olmaya gayret ettiğini vurgulayan Özçam, 'İbrahim'in bugüne kadar Bursaspor Kulübü için yaptıkları ortadadır. Son olarak yönetim kurulunun geciken ödemerinde bile oyuncularla tek tek görüşen ve yönetime kefil olan İbrahim Öztürk'tür' dedi.Kaynak: AA
Reklam