Gerçek Boyutlu Oyuncak Bebeklerde Yaşam Sevinci ve Mutluluk Bulan İnsanlar
Fotoğrafçı Benita Marcussen, gerçek boyutlu oyuncak bebeklerde aradığı teselliyi bularak hayata tutunan insanların fotoğraflarından oluşan yeni bir çalışma hazırladı. Bu çalışmanın ana amacı, insanlar ve oyuncak bebekler arasındaki sevgiyi ve bağlılığı ortaya koymaktı. Yetenekli fotoğrafçıya göre başarıya ulaşıldı ve birbirinden ilginç fotoğraflarla insan-oyuncak bebek ilişkisi gözler önüne serildi. İşte o fotoğraflar;
Danıştay 'Galataport'ta Son Noktayı Koydu
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu bir kez daha açıklama yaparak kamuoyunda Galataport olarak bilinen Salıpazarı Kruvaziyer Limanı'na ilişkin imar planlarıyla ilgili yürütmeyi durdurma kararı alındığını açıkça ifade etti. Kurul, aynı açıklamasında 'yargıyı baskı altına almaya yönelik açıklama yapmaktan vazgeçin' dedi.TMMOB Mimarlar, Şehir Plancıları ve İnşaat Mühendisleri Odaları bugün açıklama yaparak, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca (ÖİB) ihalesi Doğuş Holding'e verilen Galataport projesi diğer ismiyle Salıpazarı Kruvaziyer Limanı'na ilişkin Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı hakkında Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bir kez daha yürütmenin durduğunu açıkça ifade ettiğini belirtti.Kurul aynı açıklamasında 'Sorumlu idare kamuoyunu yanlış yönlendirmeye sebebiyet verecek ve yargıyı baskı altına almaya yönelik açıklamalardan vazgeçmelidir' dedi. Danıştay 6. Daire planla ilgili odaların açtığı davayı reddetmiş, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu bu kararı bozarak yürütmenin durdurulduğunu 13 Ekim'de kamuoyuna duyurmuştu. Ancak ÖİB, bu kararın yürütmeyi durdurma anlamına gelmediğini ve alanda keşif yapılacağını belirtmişti. Kurul'un son açıklaması, bu konuda yapılan tartışmaya da bir nokta koydu. Üç oda tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:'Kamuoyunda 'Galataport' olarak bilinen Salıpazarı Kruvaziyer Liman Alanı'na ilişkin, Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından Şubat 2013 tarihinde hazırlanan 'Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı' ile 'Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı'nın yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay 6.Dairesi'nde, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi ve İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi tarafından dava açılmıştı.Onaylanan imar planları ile getirilen yeni koşullarda İstanbul metropolü içinde büyük bir öneme sahip olan Beyoğlu Kentsel Sit Alanı ile söz konusu planlama alanı içinde bir bütünlük sağlanamayacağı, mevcut alanın yolcu gemisi karşılayan bir liman olmasının ötesine geçerek konaklama tesisleri, ofisler, alış-veriş merkezleri gibi fonksiyonların getirilmesi ile insan, araç ve yapı yoğunluğu bölgenin kaldıramayacağı değerlere ulaşacağı gerekçeleriyle açılan davada Danıştay 6. Dairesi 23 Eylül 2013 tarihli kararında yürütmenin durdurulması talebini reddetmişti.Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na yaptığımız itiraz, Kurulun 17 Nisan 2014 tarih ve 2013/894 sayılı kararı ile kabul edilmiş ve davacı Odalarca Danıştay 6. Dairesi'nin kararının kaldırılmasına ve anılan işlemin yürütmesinin durdurulmasına ilişkin verdiği bu karar 13.10.2014 tarihinde kamuoyuna açıklanmıştır.Bunun üzerine Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından 15.01.2014 tarihinde bir basın açıklaması yapılarak Salıpazarı Kruvaziyer Liman Sahası'na ilişkin imar planlarının yürütmesinin durdurulmasına dair bir karar verilmediği iddia edilmiş, Odalarımız yüksek yargı kararını kamuoyunu yanlış yönlendirmeye sebebiyet verecek şekilde yorumlamakla itham edilmişti.YARGIYI BASKI ALTINA ALMAYA YÖNELİK AÇIKLAMALARDAN VAZGEÇİNDanıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun aldığı karar üzerine Danıştay Altıncı Daire tarafından verilen 14.10.2014 tarih ve 2013/821 sayılı karar ile Galataport'tta yürütmenin durduğu bir kez daha açıkça ifade edilmiştir. 'Galataport' olarak adlandırılan tüm planlama süreçleriyle birlikte ÇED sürecine ilişkin olarak da yapılan tüm işlem ve eylemler derhal durdurularak kamunun zarara uğratılmasının önüne geçilmeli, sorumlu idare kamuoyunu yanlış yönlendirmeye sebebiyet verecek ve yargıyı baskı altına almaya yönelik açıklamalardan vazgeçmelidir.Meslek Odaları olarak kentimizde kamu adına yürüttüğümüz hukuk mücadelesini üzerimizdeki tüm baskılara rağmen sürdüreceğimizi, kent suçlarının takipçisi olmaya devam edeceğimizi bir kez daha hatırlatır, kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunarız.'İleri Haber
TOKİ'den 'AK Saray' Cevabı: 'Maliyeti Açıklanırsa Ekonomi Zarar Görür'
Mimarlar Odası Ankara Şubesi, TOKİ'ye, 'Ak Saray'ın maliyetini sordu. TOKİ'den 'Maliyetinin açıklanması ülke ekonomi çıkarlarına zarar verir' cevabı geldi.Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazisine inşa edilen Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın (Ak Saray) maliyetiyle ilgili tartışmaya TOKİ'de katıldı. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in 1 milyar 370 milyon lira olarak açıkladığı maliyeti mimarlar, TOKİ'ye sordu. TOKİ'den, “Maliyetinin açıklanması ülke ekonomi çıkarlarına zarar verir.” cevabı geldi. Mimarlar Odası Ankara Şubesi, resmi yazıyla Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'ndan AOÇ arazisine inşa edilen sarayın maliyetlerini istedi. TOKİ ise yine resmi yazıyla bilgi ve belgelerin zamanından önce açıklanması halinde, ülkenin ekonomik çıkarlarına zarar vereceğini iletti.TOKİ'nin, odaya gönderdiği cevapta şu ifadelere yer verildi: “Ülkenin ekonomik çıkarlarına ilişkin bilgi veya belgeler başlıklı madde 17 'Açıklanması ya da zamanından önce açıklanması halinde, ülkenin ekonomik çıkarlarına zarar verecek veya haksız rekabet ve kazanca sebep olacak bilgi veya belgeler, bu kanun kapsamı dışındadır.' Hükmü gereğince, idaremiz tarafından bilgi verilmesi uygun görülmemiştir.” 'MALİYET 5 MİLYAR LİRANIN ÜSTÜNE ÇIKABİLİR'TOKİ'nin cevabını yorumlayan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, sarayın tamamen bitmesi halinde maliyetinin beklenenin çok üzerinde olacağını iddia etti. Candan, saray maliyetinin 5 milyar liranın üzerine çıkabileceğini savunarak, “Kaçak Saray'ın maliyetlerinin 5 katrilyonun üzerinde olabileceğini ve bu maliyetin buzdağının görünen kısmı olduğunu açıklamıştık. TOKİ'nin maliyeti açıklamama nedeni, ülkenin ekonomisine zarar verecek olması ise bu demektir ki kaçak sarayın maliyeti açıklandığında, borsada spekülatif bir durum yaşanacak, dudaklarımızı uçuklatacak bir maliyeti olduğu anlamına geliyor. Bu nedenle tarafımıza bilgi verilmemesi Kaçak Saray'ın maliyeti ekonomik kriz nedeni olacak boyutta olduğunu düşündürüyor. Maliyetin açıklanandan çok daha yüksek olduğunu söylemiştik, zira açıklanana eş bir maliyet olsaydı Maliye Bakanlığı'nın açıkladığı rakamı TOKİ de açıklamaktan çekinmezdi. Kesin olarak söyleyebiliriz ki Kaçak Saray'da maliyet açıklanan rakamdan yani 1,5 katrilyondan yüksektir” ifadelerini kullandı. 'Milletin sarayı' ifadeleriyle harcanan paranın gizlenmeye çalışıldığını kaydeden Candan, “Kılıf bulmaya çalışsalar da yaptıkları aşırı lüks harcama hiçbir şekliyle kabul görecek durumda değil. Halkın yoksulluğuna çözüm aramak yerine lüks içerisinde, jakuzili, havuzlu, buhar odalı, hamamlı cumhurbaşkanlığı konutu yaptıranlar, ekonomik krize neden olacak bir maliyetle, halkın kullanımında olan Atatürk Orman Çiftliği gasp ederek kaçak saray yaptıranlar iktidarlarını sürdüremezler” şeklinde konuştu.BAŞBAKANLIK'TAN BİLGİ ALINMimarlar Odası Ankara Şubesi tarafından resmi yazıyla TOKİ'ye sorulan sorular arasında Başbakanlık binasının toplam inşaat maliyeti, kaba ve ince inşaat imalatları, çevresindeki 40 metre genişliğindeki yol maliyeti, işçilik maliyeti, peyzaj düzenlemesinde ithal edilen ağaçların maliyeti, çevre düzenleme ihale işlerini alan şirketlerin bilgileri, temizlik, bahçe bakımı, aydınlatma ve işletme giderleri yer aldı. TOKİ bu sorulara ilişkin Başbakanlık'tan bilgi alınması istedi.ANKARA / CİHAN
Döner Kameralı Windows Phone Spinner Karşınızda
Şuana kadar döner kameraya sahip mobil akıllı telefonlar hep Android işletim sistemliydi ve Asya pazarında meşhurdu. Fakat bu durum Phone Designer ‘ın belli ki hoşuna gitmedi ve “ Spinner ” adında döner kameraya sahip bir Windows Phone tasarımı yarattılar. Oldukça hoş görünümlü alüminyum kasasıyla beraber Windows Phone Spinner tasarımı çok beğenildi.Windows Phone Spinner konseptinde telefonun sağ tarafına konulan kamera dönebilir özellikte bulunuyor ve telefonun tamamı alüminyum-plastik malzeme ile kaplı durumda. Bu telefon dizaynını iPhone 6 ile karşılaştıranlar var ve çok da yanlış bir şey yaptıklarını söyleyemeyiz; nitekim Windows Phone Spinner, iPhone 6 gibi 4.7 inç bir ekrana sahip ancak Windows Phone Spinner’ın kalınlığı sadece 7 mm. civarında.Teknoloji meraklılarınca müthiş ilgi ve beğeniyle karşılanan bu Spinner dizaynının gerçekleşip piyasaya sürülme ihtimali olmaya da bilir, ancak buna benzer başka bir mobil akıllı telefonda belki bu özellikleri görebiliriz.
Kadınların Banyo Yapmaktan Aslında Pek Hoşlanmamasının 5 Geçerli Nedeni
Kadınlar genellikle nefret ettikleri veya delicesine sevdikleri şeylerle özdeşleştirilmişlerdir. Bunun toplumsal bir kimlik dayatması olduğu ve aslında tabuların gerçeği çok da yansıtmadığı söylenebilir. Örneğin 'kadınlar alışveriş yapmaya bayılır' demek, her kadına uyarlanabilecek bir tanım olmayabilir elbette. Fakat geniş bir bakış açısıyla içinde yaşadığımız dünya incelenirse ve bireysel-mikro dünyalarımızı bir kenara bırakıp içerisinde yaşadığımız makro-dünyayı düşünürsek, kadınların alışveriş yapmaya bayıldığı gerçekten de doğru bir genellemedir. Tıpkı bunun gibi, kadınların nefret ettikleri şeyler de vardır ve bunların başında da banyo yapmak gelir. Kadınların birçoğu banyo yapmaktan nefret ederler çünkü oldukça haklı nedenleri vardır. İşte o geçerli nedenlerden en başta gelen 5 tanesi;
Soğuk Hava Vücudumuzu Nasıl Etkiliyor?
Aşırı soğuk hava vücudumuz üzerinde nasıl etkide bulunuyor?İnsan vücudunun yapısı aşırı soğuk iklim koşullarıyla baş etmeye uygun değildir. Çoğumuz, hava sıcaklığının sıfırın altına nadiren düştüğü ılık ve tropik iklimde yaşıyoruz. Kutuplardaki aşırı koşullara uyum sağlamış topluluklar da var: Kanada’nın Arktik bölgesindeki Eskimolar ya da Rusya’nın kuzeyindeki Nenetler gibi. İnsan zekâsı soğuğa dayanmasını sağlayacak giysiler üretmesini sağlamış olsa da, kutup ikliminde hayatta kalmanın yolu, zorunlu olmadıkça o korkunç soğuktan uzak durmaktan geçiyor.Üşüdüğümüzde ne olur? Vücudumuz üşüdüğünde ısısını artıracak çeşitli mekanizmalar devreye girer. Kaslarımız ve dişlerimiz titrer; atalarımızın tüylü geçmişini yansıtacak tarzda tüylerimiz dikilir. Beynimizde termostat işlevi gören hipotalamus bezi, bu tepkilerin gösterilmesini sağlayarak, en azından bizi ısıtacak bir barınak buluncaya dek, hayati organlarımızı sıcak tutmaya çalışır.Hipotalamusun görevi vücudumuzun merkezi sistemini ne pahasına olursa olsun sıcak tutmaktır. Gerekirse uçlardaki uzuvları gözden çıkararak, oralara kan akışını sınırlayarak yapar bunu. Aşırı soğukta el ve ayak parmaklarımızın karıncalanması hissi bundandır. Kan akışının sınırlanması bu bölgelerdeki dokunun donarak parçalanmasına bile neden olabilir.İnsanlar bu koşullarla baş edemezken diğer sıcakkanlı hayvanlar aşırı soğuk ortamlarda nasıl yaşayabiliyor? Kutuplarda yaşayan hayvanların ya sıcak havayı tutan kürkleri ya da geniş yağ tabakaları vardır. Yağ ısıyı iyi geçirmediği için vücut ısısının dışarı sızmasına engel olur. Çıplak derisi ve göreceli ince yağ tabakasıyla insan vücudu aşırı soğuk ortamlarda yaşamaya uygun değildir.Fakat insan da bu özellikleri taklit etme becerisini geliştirmiştir. Antarktika’daki araştırma merkezlerindeki bilim insanları, ısıyı yalıtan ve kürk işlevi gören bir yöntem olarak kat kat giyinme yoluyla ortama uyum sağlar.Fakat yakın zamanda ABD’de olduğu gibi aşırı soğuk dalgasının vurup geçtiği dönemlerde, insan yaşamının bağlı olduğu şeyler de etkilenerek yaşamı zorlaştırabilir. Kar ve buzun ağırlığı sonucu elektrik direklerinin devrilmesi, su borularının donup patlaması, taşıt araçlarının yakıtının donması gibi.Yakın tarihimizde de aşrı soğuk havanın olumsuz etkilerine dair örnekler var. Nazi orduları 1941’de Rusya’ya girdiğinde kıştı. Hitler’in ordusu savaşın uzun sürmeyeceği düşüncesiyle yazlık üniformalarıyla sefere çıkmış, binlerce asker donarak ölmüştü. Tank ve kamyon motorları da donmuş, altlarında ateş yakılarak eritilmeye çalışılmıştı. Tüfek ve tabancaların yağı donduğu için ateşlenemez hale gelmişti. Kaynamış su bir dakika içinde donuyordu. İtalyan gazeteci Curzio Malaparte ‘Kaputt’ adlı romanında Doğu Cephesi askerlerinin göz kapaklarının donduğunu anlatıyordu.Aynı şekilde Napolyon’un ordusu da 1812 Moskova Seferi’nde Rusya’nın ağır kış koşullarına dayanamadığı için büyük kayıp vermişti.Amerika’daki soğuk hava dalgası aynı zamanda ilginç bir deneyin halk arasında yapılmasını da sağladı. Mpemba etkisi deneyi. İlk olarak Tanzanyalı bir öğrenci tarafından gündeme getirildiği için onun adıyla anılıyor. Soğuk havada kaynar su soğuk sudan daha çabuk donuyor. Stephen Dowling | BBC Future
'Doğalgaz İndiriminin Vatandaşa Yansıması İçin Erken'
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Rusya'nın doğalgazdaki indirim teklifinin tüketiciye yansıması için erken olduğunu söyledi.Taner Yıldız, Rusya ile yapılan anlaşmalar konusunda gazetecilerin sorularını yanıtladı.Yıldız, Rusya'nın doğalgazdaki indirim teklifinin tüketiciye yansıması konusunda, 'Erken ama çok erken görüyorum. Çünkü BOTAŞ karı üzerinden değil, zararı üzerinden bu müzakereler sürüyor' dedi.Taner Yıldız'ın açıklamalarından öne çıkan diğer başlıklar şöyle:Rusya ile müzakere edilecek yeni boru hattında Botaş'ın ortaklığını konuşmadık.Rusya Devlet Başkanı Putin doğalgazda yüzde 6 indirim açıklaması teklif, biz de karşı teklif sunduk. Bu teklifi olumlu bir adım olarak değerlendiriyoruz ama karşı teklifimiz henüz nihayetlenmedi.Rusya'dan doğalgazda daha yüksek bir miktarda indirim talep ediyoruz.Doğalgazı en ucuz satan ülkeyiz. Zararı paylaşıyoruz.Enerji projelerine geliştireceğiz ama çevreyi koruyarak.Yapılan anlaşmalar Ceyhan'dan sonra dünyaya açılan bir pazar olmasını hedeflemektedir.Biz hangi indirim oranını alacağız? Bunu Rusya ile müzakere sürecinden sonra netleştireceğiz. Şu an paylaşılan zarar.Putin'in ziyareti olmasaydı ÇED süreci bekletilecek miydi? ÇED, Çevre Bakanlığı'nın hassasiyetle yürüttüğü bir konudur. ÇED raporu jest olsun diye verilmedi.Oraya bir liman yapılacak. Bu ay içinde bir ihaleye çıkılacak.TANAP Avrupa coğrafyası için de önemli bir projedir. TANAP'ın bundan zarar görmesi söz konusu değil.CNN Türk
'Gemide' ve 'Takva' Filmlerinin Senaristi Kobani'de Yaralandı
Senarist Önder Çakar, IŞİD’in düzenlediği bombalı saldırıda yaralandı…Gemide ve Takva filmlerinin senaristi Önder Çakar, Kobani'de bombalı saldırı sırasında çöken duvar parçalarının altında yaralandı. Vücudunda kırıklar bulunan Çakar'ın tedavi altına alındığı öğrenildi.Kobani’de süren direnişle dayanışma amacıyla uzun süredir Suruç’ta bulunan ve geçtiğimiz günlerde Kobani’ye geçen Senarist Önder Çakar, IŞİD’in Cumartesi günü gerçekleştirdiği bombalı saldırıda yaralandı.DBP Suruç İlçe Yöneticisi, Çakar’ın günlerdir gündemde olan Mürşitpınar Sınır Kapısı’ndan girerek Kobani’de infilak ettirilen IŞİD’e ait bomba yüklü aracın patladığı sırada yaralandığını söyledi.Kobani direnişiyle dayanışma amacıyla Suruç’a giden çok sayıda kişi arasında yer alan Önder Çakar, uzun süredir Mehser köyündeki sınır nöbetinde yer alıyordu. Edinilen bilgilere göre Çakar, geçtiğimiz günlerde Suruç’tan, Kobani tarafına geçti. IŞİD’in Kobani’ye dönük bombalı saldırı sırasında çöken bir duvarın altında kaldığı öğrenilen Çakar, Ortopedi Servisi’nde tedavi altına alındı. Çakar’ın vücudunda kırıklar olduğu öğrenildi.Sınır direnişinin başladığı günden bu yana Mesher köyünde direniş nöbetine dahil olan Senarist Önder Çakar, arkadaşlarıyla birlikte meyve-sebze halinden aldıkları sandıklardan küçük bir kitaplık kurmuştu.Çakar dünyanın dört bir tarafında Kobani ile dayanışma için yapılan eylemlere ilişkin afişlerden de bir sergi açmıştı.Demokrat haber
"Gidin Bayern Münih'i Tutun"
Borussia Dortmund Teknik Direktörü Jurgen Klopp, istifa edeceği yönündeki iddialara yanıt verdi: Sadece başarı isteyen Bayern'i tutsunŞampiyonlar Ligi'nde gruptan çıkan, Almanya Kupası'nda ise zorlanmadan 3. tura yüselen Dortmund, buna karşın Bundesliga'da son sırada yer alıyor. Son olarak da Frankfurt deplasmanından puansız dönerek 8. yenilgisini alan sarı-siyahlılarda teknik direktör Jurgen Klopp, takımını toparlamak için büyük uğraş veriyor.“14-0 KAYBEDERSEK EĞER”Jurgen Klopp, katıldığı bir programda ilginç açıklamalar yaptı. Futbolda sadece güzel günler görülmeyeceğini dile getiren deneyimli hoca, 'Savaşçı biriyim ve 2012'den daha iyi bir antrenörüm. Ancak puan tablosuna baktığınızda ne yazık ki böyle gözükmüyor. İstifa edecek biri de değilim. Bir işi ya tam yaparım ya da hiç başlamam. Dortmund istediği sürece devam edeceğim. Hoffenheim'a 14-0 falan kaybedersek o zaman istifayı düşünürüm' dedi.Taraftarların takımı ıslıklaması ile ilgili olarak ise Klopp, 'Tüm eleştirileri anlıyorum. Bu insani bir durum. Islıkları da anlıyorum. Sadece, ıslıklayanlar şunu kendilerine sormalı, bu ıslıklar o anda bir sınavı geçemeyen insanlara yardımcı olacak mı? Eğer şu anda yaşadığımız krizle başa çıkamayan varsa ve sadece başarı istiyorsa o zaman tek bir şansı var; Bayern Münih'i tutmak' diye konuştu.Ntvspor
DİSK: 'Asgari Ücret 1.800 Net! Saraylar Değil Ekmeğimiz Büyüsün'
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Kani Beko, asgari ücretin “net 1.800 lira” olması gerektiğini vurguladı.Asgari ücretle ilgili değerlendirme yapan Beko, 2015 yılı asgari ücretinin Aralık ayı içinde belirleneceğine işaret ederek, hükümetin hedeflediği zam oranının 3+3 olarak açıkladığını hatırlattı ve ekledi:“Zam oranı ile hükümet işçilere günlük 1 lira civarında bir zammı uygun gördüğünü duyurdu. Hükümet açlık sınırının altında bir asgari ücrette ısrar ederek, yeniden bir sosyal cinayete imza atacağını şimdiden ilan etti. Hükümetin zam oranının önceden açıklaması ile Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantıları bir kez daha anlamsızlaştı. Yıllardır ‘orta oyunu’ olarak nitelendirdiğimiz bu komisyon toplantılarının senaryosunu ve oyunun sonunu artık herkes biliyor.”Kani Beko, kişi başına düşen milli gelirin 2014 yılı itibarıyla aylık 1.800 lirayı aştığını ifade ederek, “Hükümet bu rakamla çok övünüyor. Biz işçiler 4 kişilik hanemiz için payımıza düşenin sadece birini talep ediyoruz. En azından yaşamak için buna ihtiyacımız var. Ve soruyoruz: Hanemizin payına düşen aylık en az 7.200 liramız nerede?” dedi ve şöyle devam etti:“Ekonomi büyürken biz alınteri döküyoruz, çalışırken biz ölüyoruz, biz sakatlanıyoruz, biz hastalanıyoruz. Madem Türkiye ekonomisi büyüyor, bizim aşımız, bizim ekmeğimiz neden büyümüyor? Büyümeden pay alsaydık, birilerini zengin ettiğimiz oranda zam alsaydık şimdi asgari ücret yaklaşık 1.800 lira olacaktı. Çünkü; Cumhurbaşkanlığı bütçesi geçtiğimiz yıla göre neredeyse 2 katına çıktı. Bu ülkede tüm değerleri üretenler için daha düşük bir artış kabul edilemez. Asgari ücret artış oranı, Cumhurbaşkanlığı bütçesinin artış oranına eşitlenmelidir. Bu rakam yaklaşık net 1.800 liradır. Çünkü, 4 kişilik bir hanede yoksulluk sınırı 3.500-4.000 lira civarındadır. Asgari ücret için belirlenmesi gereken gerçek tutar aslında budur. Yoksulluğa mahkum eden ücrete asgari ücret denmez! İki kişi çalışmamıza rağmen çocuklarımızı yoksulluğa mahkum etmemek için net 1800 lira şarttır.”“Asgari Ücret 1.800 Net!” sloganı ile yüz binlerce işçiye ulaşmak üzere bildiriler hazırladıklarını da vurgulayan Beko, yürütecekleri kampanyayı da şöyle anlattı:“Bu bildirileri kentlerin meydanlarında, işçi havzalarında, iş yerlerinde dağıtacağız. Türkiye’nin dört bir yanında stantlar açacak, basın açıklamaları düzenleyecek, eylemler, yürüyüşler organize edeceğiz. Ve de Asgari Ücret Tespit Komisyonu milyonlarca işçinin geleceğini belirlerken kapının önünde olacak ve şu sloganlarımızla kulaklarını çınlatacağız: Asgari ücret 1.800 net! Saraylar değil ekmeğimiz büyüsün.” DHA
AİHM: 'Türkiye'de Alevilere Ayrımcılık Yapılıyor'
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi AİHM, Türkiye’de cemevlerinin statüsüyle ilgili kararı açıkladı. Kararda, Alevilere ayrımcılık yapıldığına hükmedildi.Türkiye’de cemevlerinin statüsüyle ilgili kararını açıklayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Alevilere ayrımcılık yapıldığına hükmetti.AİHM Cem Vakfı’nın (Cumhuriyetçi Eğitim ve Kültür Merkezi Vakfı) camilere, kiliselere, sinagoglara uygulanan elektrik faturasından muaf tutma talebinin Türk mahkemeleri tarafından olumsuz karşılanması üzerine yaptığı başvuruyu karara bağladı.Mahkemenin bugün verdiği dört maddeli kararda şöyle denildi:* Oybirliğiyle başvurunun kabul edilebilir olduğuna,* Oybirliğiyle AİHS’nin 9’uncu maddesiyle bağlantılı olarak 14’üncü maddesinin ihlal edildiğine,* Bire karşı altı oyla AİHS’nin 9’uncu maddesi uyarınca yapılan şikayetin ayrıca incelenmesine gerek olmadığına,* Oybirliğiyle AİHS’nin 41’inci maddesinin Yenibosna’daki merkezi kapsadığı için uygulanmasının mümkün olmadığına ve bu nedenlea) Bu hakkı saklı kalmak koşuluyla,b) AİHS’nin 44/2 maddesi uyarınca altı ay içinde ilgili hükümetin yazılı olarak başvuru sahibine konuyla ilgili anlaşma sunmasınac) Gerekli ihtiyaçların ileri bir tarihte belirlenmesi hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.AİHS’nin 14. maddesiAİHS’nin ‘Ayrımcılık yasağını’ düzenleyen 14’üncü maddesinde şöyle deniyor:“Bu Sözleşme’de yanınan hak ve özgürlüklerden yararlanma, cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasal veya diğer kanaatler, ulusal veya sosyal köken, ulusal bir azınlığa mensupluk, servest, doğum veya herhangi başka bir durum bakımından hiçbir ayrımcılık yapmada sağlanır.” IMC
Jennifer Lopez'in "Yaş 45, Her Erkeğe Lazım Benim Gibi Eş" Diye Haykırdığı 12 Şahane Fotoğrafı
Kabul etmeliyiz ki Jennifer Lopez güzel, seksi, çekici bir kadın. Ne zaman kendisinin artık eskisi gibi olmadığı söylentileri çıksa, bir hareketiyle aksini ispatlayabiliyor. Iggy Azalea ile yaptığı Booty şarkısı da bizlere bunu gösterdi. İnsanlara hayrete düşüren noktalardan birisi de, 45 yaşına gelmesine rağmen hala bu kadar çekici olabilmesi sanırım. Mağaradan yeni çıkmış birisine Booty klibini izletsek, eminim ki kimse aralarında 20 yaş olduğunu anlamayacaktır. Belki Azalea daha yaşlı diyebilirler, orası ayrı.Umarım ki JLo'nun bu hali, sadece kadınlara değil, erkeklere de ilham verir. Bütün bu girizgaha rağmen hala kafasında şüpheler olan varsa içeriği sonuna kadar okusun.
"Henry Bir Gün Arsenal'e Dönecek"
Arsene Wenger, ABD kulübü New York Red Bulls'tan ayrılacağını açıklayan eski öğrencisi Thierry Henry'nin bir gün mutlaka Arsenal'e döneceğini söyledi.Wenger, kulübün internet sitesinde yer alan açıklamasında, Amerikan Birinci Futbol Ligi'nde (MLS) 4,5 yıl boyunca top koşturduğu New York Red Bulls'tan ayrılan 37 yaşındaki forvet oyuncusu Henry'nin, yalnızca başardıklarıyla değil, tavrı ve oyuna odaklanışıyla da iyi bir örnek olduğunu belirtti. Wenger, 'O bir Arsenallı. Kariyerinin en iyi yılları burada geçti. Bir gün mutlaka Arsenal'a dönecek. Hangi görevde bilmiyorum, buna o karar verecek' ifadelerini kullandı.Fransız çalıştırıcı, çıktığı 377 maçta attığı 228 golle 'Arsenal tarihinin en skorer oyuncusu' unvanının sahibi vatandaşı Henry'nin futbolcu olarak İngiltere'ye dönüp dönmeyeceği hakkında ise şu değerlendirmeyi yaptı:'Antrenör olmak için gereken tüm özelliklere sahip çünkü zeki, kendini işine adayan ve futbolu seven biri. Yaptıkları sayesinde İngiltere liginde muhteşem bir imaja sahip olsa da yeniden İngiltere Premier Lig'de oynamak istediğinden emin değilim.'Eurosport