onedio
Emre Altuğ Çağla'nın Canlı Yayın Kazası Hakkında Konuştu
Emre Altuğ, eşi Çağla Şikel'in canlı yayında göğüsünün açılması hakkında yapılan yorumlara kızdı.İki çocuk annesi manken ve sunucu Çağla Şikel Cuma günü canlı yayınlanan programı 'Her Şey Dahil'de canlı yayın kazası yaşadı. Partneri Alişan ile dans ederken göğüsü açılan Çağla Şikel hakkında sosyal medyada ilginç yorumlar yapılmıştı. Emre Altuğ, 6 yıllık eşi Çağla Şikel’in canlı yayında göğüslerinin açılmasıyla ilgili yorumlara kızdı.Twitter hesabından eşine destek çıkan Emre Altuğ, “ Çagla’nın geçirdiği canlı yayın kazası için kötü niyetli yorum yapanları Allah’a, geçmiş olsun mesajları yazanları kalbime havale ediyorum” yazdı.Ensonhaber
Kurtlar Vadisi Karakterlerinin Gerçek  Hayatta Temsil Ettiği İddia Edilen Kişiler
Bilindiği üzere Kurtlar Vadisi senelerdir 2003'ten beri Ülkemizde yayında olan en eski dizi. Yeri geldiğinde inanılmaz sahneleri ile dünyanın bile gündemine oturmayı başarmıştır. Örneğin: Polat alemdarın İsrail konsolosluğunu basması gibi...Bu fim başlarda gerçek Türkiye kabadayıları ve mafyalarını hatta milli istihbaratına kadar gerçekleri anlatıyordu fakat son virajlara doğru tamamen amacından saptı çünkü artık anlatıcak bir şeyleri kalmadı reyting için çeşitli manevlar yapmak zorunda kaldılar. Bu konuda sizle Kurtlar Vadisi Karakterlerinin gerçek hayatta yansıttığı kişileri görelim
Emma Watson'dan 'Cinsiyet Eşitliği' İçin Erkeklere Çağrı
BM Kadın Örgütü Küresel İyi Niyet Elçisi Emma Watson'a göre, erkekler de cinsel yargıların esareti altında...Birleşmiş Milletler (BM) Kadın Örgütü'nün Küresel İyi Niyet Elçisi Emma Watson , erkeklere cinsiyet eşitliği hareketine katılmaları için çağrı yaptı. Harry Potter serisiyle tüm dünyada üne kavuşan İngiliz oyuncu, BM'nin New York'taki Genel Merkezi'nde 'HeForShe' kampanyası için düzenlenen etkinlikte erkeklere seslenerek 'Cinsiyet eşitliği sizin de sorununuz' dedi. Watson, “Erkekler de cinsel yargıların esareti altında. Erkekler bu esaretten kurtulduğunda doğal olarak kadınlar da kurtulacak. Erkeklerin saldırgan olmadığı bir dünyada kadınların da itaatkar olmasına gerek kalmayacak. Erkeklerin kontrol etme ihtiyacı ortadan kalktığında, kadınlar da kontrol edilmek zorunda olmayacak” dedi.BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon , “www.heforshe.org” internet adresi üzerinden başlatılan ve 21. yüzyılın en büyük dayanışma hareketlerinden biri olarak nitelenen kampanyanın ilk katılımcısı oldu.15 Nisan 1990 doğumlu Emma Watson, dokuz yaşındayken Harry Potter serisinde canlandırmaya başladığı Hermione Granger karakteriyle tanındı. Bu yıl 2014'de Brown Üniversitesi İngiliz Edebiyatı Bölümü'nden mezun olan Watson, altı ay önce BM Kadın Örgütü'nün küresel iyi niyet elçisi seçildi ve kısa bir süre önce de Uruguay'ı ziyaret etti.T24
Reklam
İnsan Hafızasıyla İlgili 10 İnanılmaz Gerçek
İnsan beyni evrenin en bilinmeyen, en karmaşık ve en mucizevi ögesidir. Bu yapıyı araştıran nöropsikoloji, psikoloji ve biyoloji olmak üzere üç bilim vardır.Bazen insan beyni hakkında ilginç şeyler öğreniriz. İşte burada da o şeylerden on tane var.
Deniz Seki İlk Kez Konuştu: 'Mahkum Edildiğim Suçun Masumuyum'
Deniz Seki'den samimi itiraflar... 'Uyuşturucu ticareti yapmaktan' 6 yıl 3 ay hapis cezası onanan şarkıcı AKŞAM'a konuştu. İşte Seki'nin kendisini kaçışa sürükleyen yakalama kararından önceki son sözleri: Yok edilişime izin vermeyin. Elimi bırakmayın!İç burkan bir hikayenin son parçası Deniz Seki’nin yarın yayınlanacak olan albümü ‘İZ’… Bundan tam 118 gün önce, o albümü konuşmak için sözleştik onunla… Ben sordum, o anlattı. Ağzından çıkan her şeyi onun gözlerinde de gördüm ben o gün… Acısını, umudunu, kırgınlığını, ihtirasını, feryadını… ‘Her şeye rağmen’ yaşayışını gördüm... Henüz üstünden 24 saat bile geçmeden, dünyasını başına yıkan o haber geldi… Birazdan okuyacağınız son cümlelerini kurduktan sonra kayboldu Deniz Seki… Ertesi gün planladığımız fotoğraf çekimine gelmedi ve bir daha hiç duyamadık sesiniAilemle, eşimle, bebeğimle...Yorucu, yıpratıcı bir süreç yaşıyorsunuz... Buna rağmen hep sessizsiniz, içinizde neler oluyor?İçimde fırtınalar kopuyor tabii ki ancak süren yaşam içinde acı ve sıkıntılarınızı kalbinizin derinlerinde saklamak zorunda kalıyorsunuz. Suçsuzum. Yargının bu gerçeği göz ardı etmeyeceğinden de eminim. Ancak yasalarımızda ve adli sistem işleyişinde önemli boşlukların olduğunu görüyorum, bu boşlukların doldurulması gerektiğine inanıyorum... İçimdekiler hep içimde kaldığı için bu noktaya vardım. Kavga, çıkar insanı olsaydım, koşullar değişirdi belki ama dediğim gibi ben buyum. Ben, bana yapılanları yapamadım kimseye. İnsanları karalamadım, harcamadım! Sessizim, hep sessiz kaldım.Cezaevinden çıktıktan sonra, sizi mutlu gördük... İşinize sarıldınız, zayıfladınız. Nasıl motive oldunuz?Kolay bir süreç sanmayın. Dışarıya yansıttığım ve yaşadığım öylesine farklıydı ki aslında. Çalışmak, üretmek, hep güçlü, hep yaşama bağlı olmak… Umutluydum, yeni bir enerjiyle doluydum, kendimi ve hayatımı sıfırladım. Hatta yeni bir yuva kurmak, bu mutlulukla şarkılar üretmek, başarılarımı ailemle, eşimle, bebeğimle paylaşma hayalini kurmaya başladım.DÜŞÜNMEK NEFESSİZ BIRAKIYORMahkumiyet sonrası özgürlük ne hissettiriyor insana?Günlerce evimden çıkmadım. Çiçeğe, toprağa dokundum. Anneme, aramızda engel olmadan sarıldım. Dünyayı kokladım. Cezaevinden çıkan, o dört duvar arasında yaşamın en zor sınavını veren, hele de masum ama sesini duyuramayan bir kişi, özgürlüğe kavuştuğu an anlayabilir ancak bu duyguyu. Cezaevinden çıktığımda kendimi anlatabilecek bir yol vardı önümde. Kararlı, dürüst ve doğrularıyla yoluna devam eden bir kişi olacaktım.Peki ya özgürlük sonrası mahkumiyet hissi?Düşünmek korkunç, nefessiz bırakıyor, ürpertiyor insanı. Gökyüzünü sadece yirmi metrekarelik bir alan içinden seyretmek korkunç bir duygu. Yargıtay’da 9 kişi benim mahkum edilmemi doğru bulmadı. Maalesef 13 kişi böyle düşünmedi ama bakın, öyle net, siyah beyaz bir durum yok. Bir taraftan masum insanlar ceza aldı diye mahkemeler kaldırılıyor, diğer yanda kararları kaldırılmıyor... Şimdi buna adalet mi diyelim? Yanlışlık bir yerden mutlaka dönecektir.ARKAMDA BİR CAMİA YOKTU!İnsanlar sürecin bir bölümünü Aziz Yıldırım'ınkiyle kıyasladı. Siz ne düşünüyorsunuz?İkimiz de aynı özel yetkili mahkemelerin mağduruyuz ama galiba bana daha da acımasızca davranıldı. Hep sessiz kalışım galiba ‘vur abalıya’ dedirtti. Yalnız bir kadın olarak gördüler, arkamda bir camia yoktu. Bu nefessiz bir bekleyiş. Yaşamayan bilmez. Aziz Bey için de kendim için de tüm özgürlüğünü yitirmişler için de bir bakış bir anlayış bekliyorum.İnfaz kararıyla birlikte on binler ayağa kalktı. Sosyal medya adeta yıkıldı. 'Deniz Seki'ye özgürlük' dedi insanlar...Gerçeği görebilen sevenlerimin, yanlışların farkında olan, sorgulayan kişilerin olduğunu görmek güzel... Tüm yüreğinizle yanımda olun... Bu yanlışın düzeltilmesi için desteğinizi esirgemeyin. Yok edilişime izin vermeyin. Elimi bırakmayın. İnansın ki herkes, ben mahkum edildiğim suçun masumuyum.'BAĞIŞLANMAYI DiLiYORUM'Kendi cezanızı kendiniz verseydiniz o ceza ne olurdu?Suç işlemedim. Suçun cezası olur. Ben hata yaptım. Hata bağışlanır. Bağışlanmayı diliyorum. İnsanlardan, sevdiklerimden uzak, üretmeden yaşamayı istemiyorum. Bana işlemediğim bir günahın bedeli ödetilmeye çalışılıyor. En ağırı bu.Hadi bir özeleştiri yapalım... Neyi neden hak ettiniz, neyi neden hak etmediniz?Başarımı, ünümü hak ettim. Tırnaklarımla, kazıya kazıya ulaştım bu noktaya. Onurumla ‘Deniz Seki’ oldum. Hak etmediğim şey ortada.. Yaptığım bir hatanın, hayatıma son verecek bir noktaya ulaşması... Kendimi ifade edemeden, adaletli bir yargılanmaya reva görülmeden, sonumun getirilmek istenmesini hiç ama hiç hak etmedim. Beni canlı canlı mezara gömmeyin, hiçbir vicdan buna sessiz kalmamalı.Sizce neyin bedelini ödüyorsunuz?Ben bir yanlış yaptım ama bedelini çok faizli ödedim. Bana ödetilmek istenen, benim yapmadığım, işlemediğim bir günah içindir. Suçsuz olduğumu bildiğim için çözümün kolay olacağına inanmıştım. Ben sanatçıyım, tek silahım şarkılarım, tek tetiği dilim ve yüreğim'Bu albüm hayatımın iKiNCi PERDESi'Henüz albümün tamamını dinlememiş olsam da duygu olarak en yoğun albümünüz olduğunu düşünüyorum. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz bu şarkıları?Hayatımın ikinci perdesi bu albüm. Umarım bu perde hep alkışlarla, huzurla, sevinçli günlere açılır.ÖNDER SARIAHMETOĞLU AkşamRöportajın devamı için tıklayınız...**
Reklam
'Kızlarımıza Sürekli Dış Görünüşüyle Yarışmaları Gerektiği Öğretiliyor'
Azra Akın: Aksiyonu seven bir kadınım. Geçmişte yaptığım işlerde de dublör kullanmadan ata bindim, attan düştüm, 6. kat balkonundan bile sarktımDünyada kadın olmanın zor olduğunu söyleyen manken ve oyuncu Azra Akın , “Çocuklarımızı bazı konularda doğru eğitmediğimizi düşünüyorum. Mesela kızlarımıza sürekli dış görünüşleriyle yarışmaları gerektiğini öğretiyoruz. Halbuki önemli olan, yetenekleri, cesaretleri... Ancak bu şekilde hayata ve kendilerine katkı sağlayacaklar aslında. Özgüvenin sadece dış görünüşle sağlanmaması gerektiğini düşünüyorum. Ben kadınların daha çok kendilerini sevip değer vermelerini isterim” dedi.2002 Miss World Güzellik Yarışması’nda Dünya Güzeli seçilen Azra Akın, Hürriyet gazetesinden Hakan Gence’ye konuştu.Hakan Gence’nin Azra Akın’la yaptığı söyleşi şöyle:Yıllardır saflığın ve masumiyetin simgesi olarak anılıyorsunuz. Bu, sizin planladığınız bir imaj çalışması mı?Hayır asla değil. Bu algıda karakterimin ve yapımın payı olabilir. Benim içimde bir çocuk var. Bunu göstermekten çekinmiyorum.Bu şekilde etiketlenmekten sıkılmadınız mı?Toplum, insanları belli kalıplara sokmayı çok seviyor. Bu da beni sıkıyor. Çünkü aslında sınırları zorlamayı ve aşmayı seven bir kadınım.Yeni filminizde ve fotoğraf çekimindeki seksi imajınızın sebebi artık içine sokulduğunuz kalıpları kırma arzusu mu?Küçük yaştan itibaren bu işi yapıyorum ve beni tanıyorsunuz. Şimdi genç bir kadın büyüyor. Artık kadınlığı barındıran özellikleri daha çok kucaklıyor. Çocukluktan yetişkinliğe geçiş yapıyor. Belki bunu görüyorsun. Ayrıca zaman zaman anlamlı ve kendimi bu şekilde hissettiğim ve yakıştırdığım anlar da olmuştur. Mesela dans yarışmasındaki performanslarımda da bu ortaya çıkmıştı.Artık daha mı cesursunuz?Zaten cesur bir kadınım. Genç yaşta bir ülkeden başka bir ülkeye tek başına gelmek bile cesurca bir hareket değil mi?Yüzünüz sürekli gülüyor. Hatta size ‘Türkiye’nin gülen yüzü’ diyorlar. Bu bir noktadan sonra takındığınız bir maske mi?Kendime karşı dürüst olmayı seviyorum.O ne demek?İçimden ne geliyorsa onu göstermek istiyorum. Çocukken de böyleydim ve yüzüm gülerdi.Bir dönem kadına yönelik şiddet kampanyasında yer almıştınız. Sizce Türkiye’de kadın olmak zor mu?Dünyada kadın olmak zor.Nedir o zorluklar?Çocuklarımızı bazı konularda doğru eğitmediğimizi düşünüyorum. Mesela kızlarımıza sürekli dış görünüşleriyle yarışmaları gerektiğini öğretiyoruz. Halbuki önemli olan, yetenekleri, cesaretleri... Ancak bu şekilde hayata ve kendilerine katkı sağlayacaklar aslında. Özgüvenin sadece dış görünüşle sağlanmaması gerektiğini düşünüyorum. Ben kadınların daha çok kendilerini sevip değer vermelerini isterim.Siz de kadınların dış görünüşleriyle değerlendirildikleri bir yarışma sayesinde hayatımıza girmediniz mi?Tabii orada güzellik bir tema. Ama Dünya Güzellik Yarışması 1951’de tamamen yardım amaçlı kuruldu. Benim de çocukluğumdan beri birilerine destek olmak, yardım etmek ilgimi çekiyordu. Ve bir elçi seçildim. Ayrıca bir kadının sadece dış görünüşüyle eleştirilmesinin ruh için çok yıpratıcı bir şey olduğunu düşünüyorum.Dünya güzeli olunca söylemek kolay herhalde?Hayır, benim de güvensiz hissettiğim anlar oluyor. Kendimizi severek bunlardan kurtulabiliriz. Şimdi genç kızlar zayıflamak için zorlu diyetlere başlıyor. Üzülüyorum. Onun yerine çocuklara bedenlerini tanımaları, yargılamamaları ve sevmeleri öğretilmeli. Tutkularına yönlendirilmeliler.Bunları söylüyorsunuz ama siz inceciksiniz...Yemeyi çok seviyorum ama benim bir vücut tipim var. Bunu miras almışım. Kendi vücut tipime uygun besleniyorum.Küfürbaz bir yanım yokİki yıldır ortalarda yoktunuz...Küçük yaştan itibaren çok yoğun bir tempoda çalışıyordum. Hayatta durgun dönemler de olduğunu ve onların ne kadar kıymetli olduklarını keşfettim. O süreçte dikkatimi ve ilgimi başka şeylere verdim. Seyahat ettim, ilgimi çeken şeylerin peşinden gittim, bol bol okudum.Başrolünde oynadığınız ‘Çilek’ aksiyon yüklü bir film. Sizden Tomb Raider çıkar mı?Çıkar tabii! Neden çıkmasın? Aksiyonu seven bir kadınım. Geçmişte yaptığım işlerde de dublör kullanmadan ata bindim, attan düştüm, 6. kat balkonundan bile sarktım...Çilek ne anlatıyor?Bu, bir kaçış hikâyesi. İnsanların hayalleri ve hayallerinin peşinden gitmeye çalışmalarını anlatıyor.Bu kaçış hikâyesinde sizin rolünüz ne?Ben ‘Çilek’ isimli karakteri canlandırıyorum. Benden çok farklı bir kadın. En hoşuma giden yanı da o oldu. Uzun zamandır böyle farklı bir rol arıyordum. Onu bulduğum için şanslı hissediyorum.Filmde “S.ktir ulan” gibi küfürleriniz var. İzlediğimde “Azra Akın da küfür ediyormuş“ dedim...Ben küfür etmiyorum, karıştırmayalım, küfür ederken gördüğünüz Çilek.Özel hayatınızda ağzınızdan küfür çıkar mı?Küfürbaz bir yanım yok. Ama robot değiliz tabii.Zor bir tecavüz sahneniz var. Birçok oyuncu bu tip sahnelerden sonra günlerce kendilerine gelemediklerini anlatır. Sizi nasıl etkiledi?Bunlar yaşanabiliyor ama ben bu tecrübede öyle bir şey yaşamadım.Filmde silah tutuyor, adam vuruyor, küfür ediyor, tecavüze uğruyorsunuz... Alıştığımızdan farklı bir Azra Akın var...Farklı rollerin kariyerime katkısını keşfettim. Başka dünyaları keşfetmek bana özgürlük veriyor. Şimdilerde de Berlin ve Hollanda’dan iki sinema filmi senaryosu okuyorum. Yine birbirinden çok farklı karakterler.Sizin de ‘Şoray kanunları’ gibi “asla öpüşmem, sevişmem” kurallarınız var mıydı?Hayır. İç sesimi dinlemeyi seviyorum. Hikâye karakterin yolculuğuna hizmet ediyorsa, bunu göstermenin hikâyede bir anlamı varsa neden olmasın?Filmde şarkı söylüyorsunuz.Albüm teklifi gelirse...Yeni tekliflere ve fikirlere her zaman açığım. Filmdeki deneyimden de çok keyif aldım.İleriye bakamayan insanlardan çektimDünyanın en güzel kadını olmak nasıl bir his?İnan ben öyle yaşamıyorum.İnsan sabah aynaya baktığında hiç mi içinden geçirmez?Kaplan çok güzel bir hayvan. Sence güzelim diye düşünüyor mudur?Bilmem belki düşünüyordur...Düşünmemeli. Kendimizi sevelim, değer verelim ama bu, gösterişe girerse kendinizden uzaklaşırsınız.Fiziğiniz yüzünden kıskançlıkla çok karşılaştınız mı?Kıskançlık çok var. Eskiden bunu görmek istemiyordum. Çünkü kıskançlık devreye girdiğinde iletişim bozuluyor, bu da benim için acı oluyor.“Güzel kadın aptaldır” önyargısından çektiniz mi?Fazla ileriye bakamayan insanlardan çekmişimdir. Bu önyargıyla yaklaşmak çok kolay. Yalnız bunun benimle bir ilgisi yok. Bu, tamamen bu yargıyı yapanla ilgili.Bu yüzden çok aşk kaybettiniz mi?Çok yanaşmasınlar zaten!Sizin kalbinize girecek adam dünya yakışıklısı mı olmalı?Benim böyle bir kuralım yok.Aşk kimyanızı nasıl değiştirir?Bu da özelimde kalsın artık.Styling Yasemin Eke / İlkyaz Özel/Makyaj Fezi Altun / Ali Rıza ÖzdemirSaç İbrahim ZenginT24
Reklam
İspanya'da BBG Programına Katılan Müslüman Kızı Tartışma Başlattı
İspanya'da bu yıl 15'incisi düzenlenen BBG (Biri Bizi Gözetliyor) Reality Show yarışmasına ilk kez türbanlı bir İspanyolun katılması ülkede tartışma başlattı.10 erkek 8 kız yarışmacının katıldığı programda türbanlı Müslüman kız ile diğer yarışmacılar arasında yaşanan olaylar iki toplum arasındaki kültürel farklılığı tüm çıplaklığı ile ortaya koydu.18 yaşındaki Shaima adlı kızın erkek yarışmacılara karşı mesafeli duruşu, onlarla sevinç anlarında sarılmaması, diğer yarışmacılar erkek kadın gözetmeksizin beraber yatarken onun sadece kadın yarışmacılara yakın durması seyircileri kızdırdı.İspanya'daki Müslümanlar da 'Shaima'nın bu tür programda ne işi var' diye eleştiriler getirmeye başladı. Eleştirilerin yoğunlaşması üzerine bir açıklama yapmak zorunda kalan Shima'nın kardeşi “Bana kız kardeşimden bahsetmeyin, o yoldan çıktı, BBG gibi bir pislik programı seçme kararı tamamen kendisine aittir' diye konuştu.Bu arada Shima'nın Kurban Bayramı nedeni ile sokak ortasında kestiği bir koyunun fotoğrafını sosyal medyada paylaşması yarışmacılar arasında yeni bir polemik konusu oldu. Hayvanların meydanlarda kesilmesine karşı çıkan diğer yarışmacıların aileleri Shaima'nın sırf bu fotoğraf nedeni ile elenmesini istediler.DHA
Reklam
Friends İzlerken Mutlaka Fark Edeceğiniz 10 Gerçek?
Monica Geller belki de dizideki en önemli karakterdir.Hatta dizinin ilk repliği onun sözleriyle başlar.Ama ne hikmetse böylesine önemli bir karakteri rol yaparken robottan bir farkı olmayan Courtney Cox canlandırmaktadır.Diziyi izlerseniz bu oyuncunun tüm durumlara aynı jest ve mimiklerle cevap verdiğini görürsünüz.Hatta hiç abartısız dizideki tek işi kahve getirip götürmek olan Gunther bile daha iyi rol yapmaktadır.
Reklam
Modanın İki Divası Kate Moss ve Cara Delevingne Beraber Poz Verdi
Moda dünyasının büyük isimlerinden Cara Delevingne ve Kate Moss, dünyanın en ünlü moda fotoğrafçılarından biri olan Mario Testino'nun objektifine poz verdi. Reklam kampanyası için ilk kez bir araya gelen ikiliden Cara Delevingne, Kate Moss'un tahtına aday gösteriyor.
Milan Moda Haftasından İlk Makyaj Tüyoları
Çıplak ve bebeksi cilt tonları ve çarpıcı göz makyajlarının bolca kullanıldığı moda haftasında geri dönen pudra renklerdeki geçişler de oldukça dikkat çekiyor. Günlük hayatta rahatlıkla uygulayabileceğimiz bir tarzın revaçta oluşu hepimizin işini biraz daha kolaylaştırıyor. Siz de bu makyaj görünümlerini rahatlıkla uygulayabilirsiniz.
Doğuş Ateş Püskürdü: 'Arkadaşın Uyuşturucu Sunuyorsa Yumruğu Yapıştıracaksın'
Ünlü şarkıcı Doğuş, uyuşturucu tacirlerine ateş püskürdü. Doğuş, 'Eğer uyuşturucu kullanan arkadaşın sana uyuşturucu sunuyorsa, direkt suratına yumruğu yapıştıracaksın' dedi.Yetiştirme yurdunda büyüyen ve yaşamının büyük bir kısmı sokakta geçen Doğuş, uyuşturucunun kötü bir alışkanlık olduğuna dikkat çekti. ’Aşkkopat’ filmi çekimleri arasında uyuşturucu hakkında açıklama yapan Doğuş, 'İyi bir şey zannedip kullananlar var. Sokaktan gelen bir adam olarak söylüyorum. Anne ve babalarımıza çok sorumluluk düşüyor. Uyuşturucu satanların Allah bin türlü belasını versin. Oradan gelecek para ile çocukların karınlarını mı doyuruyorsunuz diyorum' ifadelerini kaydetti.Son zamanlarda bir uyuşturucu maddesinin patlamasına dikkat çeken Doğuş, 'Öğrencilere uyuşturucu satanlar zaman zaman okul önlerinde yakalanıyorlar. Ağızları burunları kırılıyor. Hoşuma gitmiyor desem yalan olur. Sen o çocuğu zehirlersen gelir senin ağzını burnunu kırar yani. Kanunlarımız var o satanları tutup götürmek lazım. Aslına bakarsanız halkımız da artık bilinçli. Eskisi gibi gözü kapalı durmuyor kimse' dedi.Uyuşturucu kullanmada arkadaşlıkların etkili olduğuna dikkat çeken Doğuş, 'Eğer uyuşturucu kullanan arkadaşın sana uyuşturucu sunuyorsa direkt suratına yumruğu yapıştıracaksın. Bana bunu nasıl sunuyorsun diye. Ondan sonra o beladan arkadaşını kurtaracaksın. Kullanan arkadaşınız var ise önleyin. O anne baba çocuğunu ne zorluklarla okula gönderiyor. Emekli maaşı ile dolabına bir şey alamayacakken önlüğünü alıyor. Çantanı alıyor, kitabını alıyor, kalemini alıyor. Gençlerimiz bu kadar sorumsuz olmasın' diye konuştu.(İHA)
Reklam