Son 75 Yılın En Akılda Kalıcı 10 Şarkısı
'Zig-a-zig-ah' sözleri 20 yıl sonra bir şekilde tekrar zirveye oturdu ama bu sefer bambaşka bir şekilde. Spice Girls'ün çıkış şarkısı 'Wannabe' son 75 yılın en akılda kalıcı şarkısı oldu.7 milyon kopyası satılan ve 22 ülkede haftalarca zirvede kalan şarkı şimdi de, Amsterdam Üniversitesi ve Manchester Bilim ve Endüstri Müzesi'nin yaptığı araştırmaya göre, 1940 yılından bu yana 220 en çok satan şarkı arasından yapılan değerlendirmede 'en fazla akılda kalıcı şarkısı' olarak kayıtlara geçti. Araştırmacılar Hooked on Music adlı bir interaktif oyunla en çabuk tanıyabildikleri şarkıları belirlediler. Ortalamanın 5 saniye olduğu oyunda, Wannabe 2.3 saniyeyle birinciliği aldı.'Citizen Science Experiment' adı altında 12.000 katılımcıyla gerçekleştirilen deneyde Lou Bega'nın Mambo Number 5 şarkısı 2.48 saniyeyle ikinciliği, Eye of the Tiger 2.62 ile üçüncülüğü aldı. Araştırmanın başındaki isim Dr. John Ashley Burgoyne ' Biz öncelikle müzikle ve hafızayla ilgileniyoruz ve neden insanların bazı şarkıların belirli kısımlarını akıllarında tuttuklarını araştırıyoruz.' dedi. 'Bazı şeyleri birkaç kez duyarsınız ve 10 yıl sonra hatırlarsınız. Ancak diğer şarkılar için, daha fazla duysanız bile tanıdık gelmez.'Burada önemli olanın ise melodi olduğu vurgulanıyor. Ayrıca müzikal belleğin nasıl çalıştığının kavranabilmesi için çalışmaların devam edeceği de söylenmiştir. Ayrıca bahsedilen Hooked on Music oyununa buradan ulaşıp, siz de kendinizi test edebilirsiniz.
Fazıl Say'dan Macbeth Yasağına ‘Yorumsuz Yorum’
Fazıl Say, kendi eserlerinin Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası programından çıkarıltılmasının ardından ‘Macbeth’ oyununun da Devlet Tiyatroları programından çıkarılmasını ironik bir dille eleştirdi.Say, “Bugün öğreniyoruz ki, 500 yıl önce yazılmış Şekspir’in ünlü Machbeth oyunu da DT programından çıkarılmış. Eserin konusu biraz iktidar hırsı biraz devlet entrikaları. Yoruma gerek kalmıyor” diye yazdı.Say, “Çok tuhaf ve çok acıklı durumlar” başlıklı yazısında kendi eserlerine yönelik tutum ve Macbeth adlı oyunun Devlet Tiyatroları programından çıkarılması hakkında şunları yazdı:“Kültür Bakanlığı CSO sansür konusu ile ilgili 3 farklı açıklama yaptı. Diğer AKP’liler ile birlikte konuyla ilgili 8 farklı görüş var.33 hafta, 33 konser, yaklaşık 120 müzik eseri. İçlerinde Fazıl Say’ın 3 eseri var; İstanbul Senfonisi, Water piyano konçertosu ve Hermiyas yunus sırtındaki çocuk.Bir iki hafta sonra Bakanlıktan Orkestraya bir telefon geliyor. (Orkestra tamamen kültür bakanlığına bağlı) deniliyor ki; ‘Fazıl Say’ın eserlerini programdan çıkartın yoksa bakan bu programı onaylamayacak.’Orkestra yönetimi kızsa da istemese de o 3 eseri programdan çıkartıyor.Olay basına düşüyor. Tüm ulusal medyaya, sosyal medyaya yayılıyor. Daha sonra uluslararası medyaya da düşüyor. Der Spiegel, NewYork Times’da haber oluyor.1 Kültür bakanlığından ilk açıklama müsteşar beyden geliyor; ‘Fazıl Say ile bir sorunumuz yok’2 İkinci açıklama Kültür Bakanlığı güzel sanatlar müdüründen geliyor; ‘Ankara’da programdan çıkartılmış ama İstanbul’da bir eserini çalacağız’ diyor.3 Son açıklama Kültür Bakanı’nın bizzat kendisinden geliyor ‘Sansür filan yok bunların hepsi yalan. Hepsi yalan Yok sansür’ diyor.( Dünkü Habertürk gazetesinde röportajı var)4 Bu arada topa başka yetkililer de girmiş, Ankara Belediye Başkanı çok sevdiği Twitter’dan büyük harflerle kükrüyor, bir milletvekili Say’ı inançsız olmakla suçluyor, CHP TBMM’de konuyla ilgili önerge sunuyor, Fazıl Say bir açık mektup yayınlıyor.Bugün öğreniyoruz ki, 500 yıl önce yazılmış Şekspir’in ünlü Machbeth oyunu da DT programından çıkarılmış. Eserin konusu biraz iktidar hırsı biraz devlet entrikaları.Yoruma gerek kalmıyor.”ZETE
Marvel Gelecek Planlarını Duyurdu!
Marvel yaptığı filmler ve projeler ile Türkiye’de de büyük ilgi ile takip edilen stüdyolardan birisi. Thor, Ironman, Hulk gibi daha birçok filmi Türkiye’de büyük gişe yaptı. Stan Lee tarafından çizilen süper kahramanların, beyaz perdeye yansıması ile Dünya çapında büyük sükse yapan Marvel, gelecek planlarını düzenlediği Marvel Event’ta izleyicileri ile paylaştı.Devam filmleri ve yeni başlayacak serilerden oluşan faz 3 ismini verdikleri bu dönem, bol bol aksiyon ve film efektlerinin bizleri beklediğini gösteriyor.Bu planlar ışığında ise Marvel’ın takvimi şu şekilde;takvimi http://talender.com/marvel-gelecek-planlarini-duyurdu/
Etkileyici 5 Fantastik Film Müziği
Öyle soundtrackler var ki, çalındığı sahneyi izleyicinin gözlerinde canlandırır. Etkileyici 5 fantastik film müziğini sizler için derledik.
Etkileyici 5 Aksiyon Filmi Müziği
Öyle soundtrackler var ki, çalındığı sahneyi izleyicinin gözlerinde canlandırır. Etkileyici 5 aksiyon filmi müziğini sizler için derledik.
Reklam
Bu Hafta Ankara'da Tiyatro Var!
'Aşk bir hastalık mıdır?' Konuyla ilgili nörobiyoloji araştırmaları insanların beynindeki kimyasallardan serotonin seviyesinin aşık olanlarda, saplantılı obsesif kompülsif bozukluk kişilerinkiyle aynı seviyede bulunduğunu göstermektedir. Bir çok psikiyatr da aşkın, insan beyninde muhakeme ve yargılama yapan bölümleri etkisiz hale getirdiğini, aşık olan kişilerin, sevdiklerine karşı muhakeme yeteneğini kaybettiğini savunmaktadır. Öte yandan sınırları olmayan bu duygu yoğunluğu ya da bazı doktorların tanımlamasıyla hastalık, herkeste farklı şekilde hissedilmekte ya da hissedildiği sanılmaktadır. Bu skalanın sınırları çok güçlü cinsel arzuları aşk olarak tanımlayan bir kişininkinden tutun da şeyhine aşık olan müridin hissettiklerine kadar uzanabilir.YÖNETEN : CANER KUZUYAZAN : BÜLENT USTABAŞ KOREOGRAF : KUZEY KIYICANKOREOGRAF : ORKUN DÖKMECİBilet : http://www.mybilet.com/event/17273/619-numarali-ceset/
Reklam
Zeugma Antik Kenti'nde 3 Yeni Mozaik Bulundu
Zeugma Antik Kenti'nde sürdürülen 'Muzalar Evi'ndeki kazı çalışmalarında 3 yeni mozaik gün yüzüne çıkarıldı.Türkiye İş Bankası'nın destek verdiği kazılarda çıkarılan mozaikler, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin'in de katıldığı toplantı ile kazı başkanı Prof. Dr. Kutalmış Görkay tarafından tanıtıldı.Görkay, Roma'nın doğu sınırlarındaki en önemli merkezlerinden birinin Zeugma olduğunu söyledi.Antik kentte 2007'de başladıkları çalışmalarda 'Muzalar Evi'ni bulduklarını hatırlatan Görkay, çalışmalara bir süre ara verdikten sonra 2012 yılında yeniden başladıklarını ifade etti.Kazılarda Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve İş Bankası'nın desteğiyle önemli mesafe kat ettiklerini vurgulayan Görkay, 'Hala kazılmamış alanlar var. Burada kaya oyma mekanlar mevcut. Bu evlerin şimdilik birine ulaştık, evde altı mekan var. Bu yıl yaptığımız kazılarda 3 yeni mozaiği gün yüzüne çıkardık' dedi.Kazı sezonunun bittiğini ve en önemli aşamaya geçtiklerine işaret eden Görkay, şöyle devam etti:'Bundan sonra çalışmanın restorasyon ve konservasyon kısmı kalıyor. Burayı daha uzun vadeli koruyabilecek geçici çatı kurmayı düşünüyoruz. Antik kentte 2-3 bin konut olduğunu tahmin ediyoruz. Tabi bunun yüzde 25'i sular altında kaldı. Muzolar Evi'ndeki kazı gelecek yıl tamamlanacak.'Görkay, kazı çalışmasının yıllık bütçesinin her sene değiştiğini, 2005 yılından beri gerçekleştikleri kazılara yaklaşık 7 milyon TL harcandığını dile getirdi.'Kültürel miras en önemli zenginliğimizdir'Büyükşehir Belediye Başkanı Şahin de bölgenin insanlık tarihi kadar eski olduğunu, bütün medeniyetlerin en zengin dönemlerini burada yaşadığını söyledi.Roma, Hitit, Asurlar ve Bizans gibi imparatorlukların bu coğrafyayı medeniyete dönüştürdüğüne dikkati çeken Şahin, şöyle devam etti:'İşte bunun en önemli göstergesi bugün görmüş olduğunuz Zeugma'nın mevcut yapısıdır. Bu güzel eseri bize kazandıran ekibe teşekkür ediyorum. Petrol, doğal gaz ya da maden bir hazinedir ama kültürel miras en önemli zenginliğimizdir. Bu açıdan biz çok zenginiz, muhteşem bir mirasımız, tarihimiz ve medeniyetimiz var. Bunu şimdi yarınlara taşımanın planlarını yapıyoruz.'Yalnızca yol, su, alt ve üst yapı alanlarına kafa yormadıklarını, kültürel değerleri gün yüzüne çıkarmayı da önemsediklerini vurgulayan Şahin, 'Bu şehir ne kadar sanayi ve ticaret kentiyse o kadar da kültür ve turizm şehri olmayı hak ediyor. Bu da bizim en büyük görevimizdir. İnşallah Zeugma'daki medeniyetin fotoğrafının tamamını göstermek bize nasip olur' diye konuştu.Destek 2017'ye kadar kürecekTürkiye İş Bankası Kurumsal İletişim Bölüm Müdürü Suat Sözen ise ilk desteği Zeugma'nın sular altında kaldığı 2000 yılında verdiklerini anımsattı.Önemli bir görev üstlendiklerine dikkati çeken Sözen, şunları kaydetti:'Bu görevi bir süre daha üstleneceğiz. Umarım bizden sonra gelenler daha iyi işler yapar. Zeugma'daki kazı çalışmalarına ilk 2000 yılında Türkiye Anıt Çevre Turizm Değerlerini Koruma Vakfı'na aktardığımız kaynakla katkıda bulunduk. 2012 yılında başlatılan projeyle de Muzalar Evi'nde sürdürülen kazı çalışmalarının sponsoru olduk. İş Bankası'nın Zeugma'ya katkısı 2017 yılına kadar devam edecek.'Muhabir: Adem Yılmaz | AA
'İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları' Yeniden Raflarda
Louis Althusser denildiğinde akla hemen Marksizm gelir. Ünlü akademisyenin yapısalcılık okullarına ilgisi olmamasına ve yapısalcılık düşüncesine önemli eleştiriler yöneltmesine rağmen, yapısalcı Marksist olarak kabul görür.Baskısı bulunmayan İdeoloji ve Devletin İdeolojik Aygıtları, Ekim 2014 ayında tekrar raflardaki yerini aldı. Kitap Alp Tümertekin çevirisiyle ve İthaki yayın evinin basımı ile biz okuyuculara sunuluyor.Kitabın arkasında ise Ahmet Öz’ün kaleminden;“Karl Polanyi, “yoksulluk” toplumda süren “doğa”dır, demişti. Çoktandır sadece kendilerini ve kendileri gibi düşünenleri ideolojinin dışında, başkalarını da daima ideolojinin içinde gören siyasi, felsefi, dini, ahlaki, kültürel ve etnik kamplarla kuşatılmış haldeyiz. Üstelik her meselede sadece kendilerini haklı başkalarını haksız, kendilerini iyi başkalarını kötü, kendilerini doğru başkalarını yanlış görmekteler. Güzellik ise sadece onlara has, başkaları çirkin de üstelik… Ve en kötüsü, aynı/özdeş olanı dost ve başka/farklı olanı daima (inkar ve asimilasyon işe yaramadığında) imha edilmesi gereken düşmanlar olarak görüyorlar, tıpkı “doğa” durumunda olduğu gibi! Althusser, işte bunun, yani ideolojinin neden, nasıl ve niçinini anlatıyor, belli ki kimsenin okuduğu yok bu kitabı!” yazıyor.Süper Karga
Reklam
Banksy'nin Sokak Sanatından Öğrenebileceğimiz 15 Önemli Hayat Dersi
İnsanı ilk görüşte hayretlere düşüren yeteneği ile sokaklara mükemmel resimler yapan Banksy, artık dünya çapında bir sanatçı diyebiliriz. Gizemli kimliği ve sosyal medya ortamlarına katılmayı reddetmesiyle, bu sanatçı çok daha büyük bir ilgi merkezi haline gelmiş durumda. Görünen o ki, Banksy, grafiti sanatını bir iletişim aracı olarak kullanıyor. Sanatını, dünyanın kalabalık şehirlerinde, herkesin görebileceği yerlerde gerçekleştiren sanatçı, aslında iletmek istediği bir takım sosyal ve politik mesajları suratlarımıza çarpıyor. Banksy'nin öyle çalışmaları var ki, bir an için durmalı ve düşünmeliyiz onlar hakkında çünkü bu çalışmalar, her gün düşünmekten kaçındığımız bazı gerçekliklerin derinliklerine taşıyor bizi ve yaşadığımız hayatı sorgulamamıza sebep oluyor. İşte Banksy'nin bazı önemli çalışmalarından alabileceğimiz 15 önemli hayat dersi;
Reklam
Reklam
İktidar Hırsını Anlatan ‘Macbeth’, ‘Yeni Türkiye'ye Direnemedi
Devlet Tiyatroları (DT) Genel Müdürlüğü’nce dünyaca ünlü yazar Shakespeare’in “Macbeth” adlı oyunu apar topar kasım ayı programından çıkarıldı. “İktidar hırsını, iktidarın zalimliğe dönüşmesini” evrensel bir dille anlatan oyun, programda önce, 11, 12, 13, 14 ve 15 Kasım tarihlerinde yer aldı; daha sonra DT yönetimi biletleri önceden satışa çıkarılan oyunu programdan çekti.Ardarda istifaların yaşandığı, sansür kriziyle boğuşan Devlet Tiyatrosu’nda şimdi de Shakespeare’in Macbeth oyunu programdan çıkarıldı.Selda Güneysu’nun Cumhuriyet’teki haberine göre, Devlet Tiyatroları (DT) Genel Müdürlüğü’nce William Shakespeare’in “Macbeth” adlı oyunu apar topar Kasım ayı programından çıkarıldı. Takvimde 11, 12, 13, 14 ve 15 Kasım tarihlerinde yer alan ve DT tarafından biletleri önceden satışa sunulan oyun programdan çekildi.Aynı tarihlerde, şu anki programda, “Çalıkuşu” adlı oyun gözükürken “Macbeth”i geçen hafta salı günü bakanlık yetkililerinin izlediği, pazar günü de yeniden CD’ye kayıt edildiği öğrenildi.Ankara DT, geçen sezon Bozkurt Kuruç rejisiyle sahnelenen “Macbeth” adlı eserini izleyici ile buluşturdu. Oyun, pek çok kez de Ankara DT sahnelerinde neredeyse “kapalı gişe” sahnelendi. DT’nin resmi internet sitesinde de izleyiciye, “Macbeth ve Lady Macbeth, iktidar basamaklarını zalim adımlarla çıktıkça bir yandan da kendi yıkımlarını hazırlamaktadırlar” sözleriyle tanıtılan oyun, DT Genel Müdürlüğü talimatıyla apar topar kasım ayı programından çıkarıldı.Genel müdürlükten izleyiciye, “Oyunda görevli bir oyuncumuzun aniden rahatsızlığı nedeniyle oyun o tarihlerde iptal edilmiştir” açıklaması yapıldı. Ancak edinilen bilgiye göre, yeniden sahnelenmesine sayılı günler olan oyunda hiçbir oyuncunun rahatsızlanması ya da rapor alması gibi bir durum söz konusu değil.Oyun geçen hafta salı, cuma ve pazar günü Büyük Tiyatro’da izleyici ile buluşmuştu. Salı günü sahnelenen oyunu bakanlık yetkililerinden oluşan bir heyetin izlediği, hatta salondan oyunu alkışlamadan çıktıkları ifade edildi. Pazar günü sahnelenen oyunu da DT yönetiminin bir kez daha CD’ye kayıt ettirdiği öğrenildi. Oysa oyun geçen sezondan bu yana en az 3 kez CD’ye aktarılmıştı. Bu durum karşısında tepki gösteren oyunculara, DT yönetiminin, “Oyunun önceki CD’lerine virüs bulaşmış” yanıtını verdiği ifade edildi.Oyunun kaldırılmasında bir başka etkenin de Shakespeare’nin “Cymbeline” adlı oyununun dekorunun olduğu dile getirildi. “Cymbeline” adlı oyunun prömiyerinin 18 Kasım’da yapılacağı, oyunun provaları için Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi’nin uygun olduğu, her iki oyunun dekorunun büyüklüğü, ağırlığı ve dekorların kurulup kaldırılmasının zorluğu nedeniyle “Macbeth”in repertuvardan kaldırıldığı kaydedildi.Genel müdürlükten, Cumhuriyet’e, “Cymbeline adlı oyunun prömiyerinin 18 Kasım’da gerçekleşmesi için gerekli değişikliğin yapılması uygun görülmüştür” açıklaması yapıldı. Ancak DT yönetiminin “Cymbeline” adlı oyunun provalarını neden başka bir sahneye kaydırmadığı, özellikle “Macbeth”in sahneleneceği Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi’ne koyduğu ise kurumda tartışma konusu oldu.“Macbeth”in, devlete bağlı sanat kurumlarını yok etmeyi amaçlayan Türkiye Sanat Kurulu (TÜSAK) Yasa Tasarısı Taslağı’nı savunan Nejat Birecik’in Genel Müdür olmasından kısa bir süre sonra müdahaleye uğraması da dikkat çekti.ZETE
'Yılın Vahşi Yaşam Fotoğrafçısı' Yarışmasında Ödül Kazanan 9 Yaşındaki İspanyol Çocuk
1964 yılından beri Londra Ulusal Tarih Müzesi trafından düzenlenen '' Yılın Vahşi Yaşam Fotoğrafı Yarışması ''  ödülleri sahiplerini buldu. Bu yıl yarışmada ödül kazanan genç yetenekler de bulunuyor. Bunlardan en dikkat çekeni 9 yaşındaki Carlos Perez Naval oldu. Ailesiyle birlikte dünya turlarına katılan ve 4 yaşından beri profesyonel olarak vahşi yaşam fotoğrafları çeken Naval evin bahçesinde bile sürekli fotoğraf çekiyormuş.İyi eğlenceler dileriz...
Tarih sıralamasıyla Harry  Gregson-Williams Film Müzikleri
Hepimiz Hans Zimmer'ı ve yaptığı efsane müziklerini az çok biliyoruz artık.. Peki ya birlikte pek çok iş yaptığı ve en az onun kadar başarılı olan Harry Gregson-Williams'ı kaçımız tanıyor?..Şimdi gelin biraz da onun yaptığı kaliteli işleri dinleyelim... Tarih sıralamasına göre derledim, biraz uzun bir liste oldu ama bakalım kaç tanesini tanıyacaksınız =)Not: (*) işareti koyduklarım favorilerimdir.. Eklemek istediğiniz olursa yorumlarda link olarak paylaşabilirsiniz.
Reklam