'İran'ın Bob Dylan'ı' olarak gösterilen efsane müzisyen Mohsen Namjoo, 6. Avea Sıradışı Müzik Konserleri kapsamında İstanbul'a geliyor.Türkiye'de 'Ey Saraben' şarkısıyla tanınan ve çok sevilen ve yıllardır performansı dört gözle beklenen İranlı efsane müzisyen Mohsen Namjoo sonunda Türkiye'ye geliyor. Sanatçı, 6. Avea Sıradışı Müzik Konserleri kapsamında 'te İstanbul Kongre Merkezi Harbiye Salonu'nda konser verecek.'6. Avea Sıra Dışı Müzik Konserleri' kapsamında, ülkemizde değişik kesimlerden çok geniş bir dinleyici kitlesine sahip, İranlı efsane müzisyen Mohsen Namjoo'yu Türkiye'ye getiriyor.Yıllardır performansı dört gözle beklenen Mohsen Namjoo, 30 Ocak 2015 Cuma akşamı, İstanbul Kongre Merkezi Harbiye Salonu'nda müzikseverlerle buluşacak. New York Times tarafından 'İran'ın Bob Dylan'ı' olarak gösterilen Mohsen Namjoo, Türkiye'de 'Ey Saraben' şarkısıyla tanınıyor ve çok seviliyor.California'da yaşayan İranlı sanatçı, söz yazarı, şarkıcı, müzik eğitmeni ve setar çalgıcısı Mohsen Namjoo, 1976 yılında Torbat-e Jam'da doğdu. 1994 yılında Tahran Üniversitesi'nin Tiyatro ve Müzik fakültesine giren sanatçı burada Alireza Mashayekhi ve Azin Movahed gibi ustalardan da eğitim alırken, Haj Ghorbane Soleimani'den de İran Folk Müziğini öğrendi.Tahran'da kaydedilen Namjoo'nun ilk albümü Toranj, eylül 2007'de İran'da yayınlandı. 2009 yılında İtalya'da piyasaya çıkan 'Oy' albümü ile Avrupa müzik sahnesinde de önemli bir yer edinen sanatçı 2010 yılında Payam Entertainment ile giriştiği ortak projesi 'Namjoo in A Minor' ile yeni bir topluluk eşliğinde kendine ait şarkıları tekrar yorumladı. 2011 yılında raflarda yerini alan 'Useless Kisses' ve 2012 yılında, Stanford Üniversitesi performansının canlı kaydını içeren 'Alaki' albümleri Payam Entertainment tarafından yayınlanırken, Namjoo'nun son albümü 'Trust the Tangerine Peel' ise bu yıl yayınlandı.Türkiye'ye ilk kez gelecek olan Mohsen Namjoo, Çarşamba akşamı da Congresium Ankara 'da Ankaralı müzikseverlerle buluşacak.Habertürk
Los Angeles’ta yaşayan Türk grafik tasarımcı Ozan Karakoç’un, Atatürk’ün meşhur sözlerini kullanarak oluşturduğu kişisel projesi, kıymetli içeriği kadar dönem referanslı müthiş tipografisiyle de görmeye değer.Kişisel ve ticari tipografi projeleriyle bir çok uluslararası yayında ve sergide yer alan Ozan Karakoç’un diğer işleri için profiliniziyaret edebilirsiniz.
Eminem Sia ile düet Yaptıkları çok tartışılan 'Guts Over Fear' adlı parçasına klip çekti. Şarkı 24 Kasım'da satışa sunduğu Shady XV albümünde yer alıyor. Klipte, bir boksörün her türlü engelle karşı karşıya kalmasını konu alıyor. Bulaşık yıkama işi ile faturalarını ödeyemez, kız arkadaşı hamile ve babası da alkolik. Ama o bütün bunlara rağmen, zorluklar karşısında azimle devam eder ve başarıya ulaşır.
Hiç eski zamanlarda kutsal mekanlar nasıldı ya da Hac ziyaretleri nasıl yapılıyordu diye merak ettiniz mi? Günümüz modern dünyasında artık çok kolaylaşan, uçaklarla gidip gelinen, lüks otellerde konaklanan Hac ziyaretleri çok değil bundan 50 yıl önce çok daha farklı şartlarda yapılıyordu.
Bu içeriğimizde bir araya getirdiğimiz fotoğrafları görünce, bu fotoğrafların bir film seti için photoshop aracılığıyla yaratıldığını düşünebilirsiniz. Gerçekten de bu fotoğraflar bir düş gibi görünüyor insanın gözüne. Ama emin olun ki hiçbirinde ne bir oynama ne de bir düzenleme yapıldı. Bu fotoğrafların her biri dünya üzerinde bulunan doğal alanların görüntüleri. İşte dünyanın ne kadar güzel ve eşsiz bir yer olduğunu bizlere hatırlatan, birbirinden muhteşem o doğal güzellikler;
Ankara Sinema Derneği’nin T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlediği Gezici Festival, 20’nci yılını kutlamaya hazırlanıyor. 28 Kasım - 8 Aralık 2014 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak festival, her yıl olduğu gibi Ankara’dan yola çıkacak. 28 Kasım - 4 Aralık’ta başkentteki gösterimleri devam ederken, Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi’nin katkılarıyla, 3-7 Aralık tarihleri arasında Eskişehir’e konuk olacak. Gezici Festival yolculuğunu, son üç yıl kendisine coşkulu bir şekilde ev sahipliği yapan Sinop Kültür ve Turizm Derneği’nin katkılarıyla, 5 - 8 Aralık’ta Sinop’ta tamamlayacak.
Katy Perry, Nina Dobrev, Suki Waterhouse, Cody Simpson, Dianna Agron, Danny O'Donoghue,Will.i.am, MAGIC! ve Adam Lambert gibi birçok ünlü bir araya gelerek Çocuk Haklarına Dair Birleşmiş Milletler Sözleşmesi'nin 25. yıldönümünde çocuk hakları farkındalığını oluşturmak adına düzenlenen UNICEF'in #Imagine projesi için John Lennon'ın 'Imagine' şarkısını söyledi.
İkinci Dünya Savaşı’nda, “Mona Lisa” ve “Medusa’nın Salı” gibi eserleri Louvre Müzesi Müdürü Jacques Jaujard’ın nasıl sakladığını anlatan Fransız belgeseli yayınlanmaya hazırlanıyor. Belgeselin yayın haklarını satın almak için dünyanın birçok ülkesinden televizyon kanalı sıraya girdi.Başta Britanya televizyon kanalları olmak üzere birçok ülke son günlerde bir Fransız belgeselinin peşinde koşuyor. Illustrious Yet Unknown/ Illustre et Inconnu adlı belgesel, İkinci Dünya Savaşı sırasında Louvre Müzesi’nin Müdürü Jacques Jaujard’ın, çok gizli bir operasyonla, başta Mona Lisa olmak üzere, müzede sergilenen değerli eserlerin tamamını savaştan 10 gün önce nasıl sakladığını anlatan gerçek bir hikâyeyi anlatıyor. Yönetmenliğini Jean- Pierre Devillers ve Pierre Pochart’ın üstlendiği belgesel, gerçek arşiv görüntüleri, animasyonlar ve Fransız aktör Mathieu Amalric’in sesiyle hayat buldu.GEORGE CLOONEY DE YAPTIJaujard’ın emrinde çalışan Rose Valland, Naziler tarafından yağmalanan 45 bin değerli tablonun gizlice tek tek kaydını tutmuş ve bu kayıtlar, 1945’den sonra eserlerin yerlerine iade edilmesinde çok önemli bir rol oynamıştı. Valland’ın bu cesareti ayrıca, Oscar’lı aktör George Clooney’nin yönettiği ve başrolünde Cate Blanchett’ın yer aldığı The Monuments Men/ Hazine Avcıları filmine de konu olmuştu. Ancak Jaujard, pek az kişi tarafından biliniyordu.Jacques Jaujard, ilk kez 1938’de İspanya İç Savaşı sırasında, Madrid’de bulunan Prado Müzesi’ndeki eserlerin, İsviçre’ye korunma amacıyla kaçırılmasında görev almıştı.TAMİRAT BAHANESİYLE MÜZEYİ KAPATTIBüyük savaşın hemen öncesinde Hitler’in, taviz verilerek yatıştırılması politikasına asla inanmayan Jaujard, ülkesi için en kötü senaryoya karşın hazırlık yapmaya başladı. 1939’da, İkinci Dünya Savaşı başlamadan 10 gün önce Louvre Müzesi’ni “tamirat” bahanesiyle üç gün boyunca kapatan Jaujard, yüzlerce çalışanı ve sanat öğrencisiyle, bu sanat hazinesini tahta kasalara yerleştirdi. Tahta kasalara sığmayacak kadar büyük olan Veronese’in Cana’da Evlenme Töreni, başarıyla rulo yapıldı, Géricault’nun Medusa’nın Salı tablosu da üstü açık bir kamyonete konularak, çok büyük battaniye ile örtüldü.203 ARAÇLIK KONVOYLAEserler, üç farklı renkle işaretlenerek kategorize edildi. Sarı daire çok değerli parçaları, yeşil daire büyük çalışmaları, kırmızı daireyse dünya mirasını temsil ediyordu. Mona Lisa’nın konulduğu beyaz kasanın üzerinde üç tane kırmızı daire vardı. Özel araçlar, ambulanslar, kamyonlar, nakliye kamyonetleri ve taksilerin seferber edildiği 203 araçlık konvoy, bin 862 parça tahta kasayı, bir Ağustos sabahı erkenden Fransa’nın çeşitli yerlerine dağılmış çok sayıda şatoya taşıdı.Naziler Fransa’yı işgal ettikten sonra Hitler, Fransız sanat koleksiyonu için Kont Franz Wolff-Metternich’i görevlendirdi.1940’da Fransa’ya gelerek Jaujard ile görüşen Metternich, Louvre’u gezmek istedi. Jaujard’ın anılarında yazdığına göre, Louvre’un tamamen boşaltıldığını gören Metternich’in içi rahatlamıştı.Metternich gibi Nazi Partisi üyesi olmayan Alman aristokratların, Jaujard’a Fransız sanat hazinelerini Nazi yağmasından koruma konusunda yardım ettikleri sanılıyordu. Nitekim, Jaujard, savaştan sonra De Gaulle’e başvurarak, Metternich’e Légion d’honneur nişanı verilmesini istemişti.GUARDIAN
20 Yıl, 56. 872 km yıl, 23 kent, 5 ülke. Gezici Festival bu bölümde sinemaya duyulan aşkın hiç bitmediğinin kanıtı olan ve sinema tutkusunu konu alan filmleri bir araya getiriyor. Aynı tutkuyla daha nice yıllar birlikte olmak dileğiyle… The 20th year theme of the Festival is “For the love of Cinema'!20 years, 56.872 kms, 23 cities, 5 countries. This section; Festival on Wheels brings together the selection of films that all deal in some shape or form with a passion for cinema. Hope to be together with this passion for long terms…
Futuristika, bir yandan en ağırbaşlı tavrıyla sanat ve dünya meselelerinekafa yorarken, bir yandan da en hafif meşrep haliyle başka bir yerde Türkçeokumadığınız konulardan bahsetmeye çalışıyor.Futuristika, kar amacı gütmeyen bir online dergidir ve gönüllükatılımcıların katkılarıyla yürüyen bir projedir. Futuristika, kulaktan kulağayayılan fısıltılarla ününü korumaktadır.http://www.futuristika.org
Danimarkalı Neander tiyatrosunun yarattığı BLAM!, ofis ortamını bambaşka bir yere dönüştüren dört memurun hikayesini sözsüz tiyatro formatında aktarıyorÇalışma hayatının sıradanlığında boğulan dört memurun, sınırsız hayal güçleriyle bambaşka bir dünyaya dönüştürdükleri ofislerinde geçen, komedi ve aksiyonu akrobasi ve sözsüz tiyatro ile birleştiren BLAM!, 29 Kasım - 7 Aralık tarihleri arasında Türkiye’de ilk kez Zorlu sahnesine konuk olacak.The Office ile Die Hard'ın kesiştiği yerDört dahiyane memur, sabahtan akşama kadar süren dayanılmaz sıkıcı mesai saatlerinden bir kaçış yolu ararken gündelik hayatın sil baştan oluşturulduğu, hayal ürünü bir oyun yaratır. Bu ilginç fikirden doğan kahkaha ve enerji dolu BLAM!'de sıradan bir işyeri, çalışanların sevdikleri filmlerden sahneler canlandırdıkları, uzaylılar, süper kahramanlar ve beyaz perdenin klasikleşmiş kötü adamlarının işgal ettiği bir dünyaya dönüşüyor. Kalemler, defterler, not kağıtları havada uçuşuyor, BLAM! ile izleyicileri, adrenalinin doruğa çıktığı, heyecan ve kahkaha dolu bir performans bekliyor.İzlanda asıllı Danimarkalı tiyatrocu Kristjan Ingimarsson'un, Danimarka'da Neander Tiyatrosu için yarattığı BLAM!, Ingimarsson tarafından “Die Hard'ın The Office ile kesişimi” olarak tarif ediliyor. Komedi ve aksiyonu akrobasi ve sözsüz tiyatro ile birleştiren BLAM!, 29 Kasım - 7 Aralık tarihleri arasında Türkiye’de ilk kez Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi Drama Sahnesi’nde izleyicilerle buluşacakMilliyet Sanat
Sadece bedenini ve sesini bazen de çeşitli enstrumanları kullanarak yaptığı coverlar ile oldukça başarılı bir müzisyen olan 1987 doğumlu İran asıllı Alaa Wardi'nin bugüne kadarki en başarılı videolarını sizler için derledim efenim.. Keyifle dinleyiniz..Not: Sıralama en eskiden en yeniye doğru..
Şu sıralar IMDb'nin bir etkinliğiyle fantastik ve bilimkurgunun ikonik objeleri belirleniyor. Buradan esinlenerek ve bunu her türe yayıp genişleterek bu ikonik objeleri listeledim. Özellikle minimalist afişlerde sıkça kullanılırlar ve filmlerin/dizilerin hayranları bu objelerin takılarını ve oyuncaklarını almak için birbirleriyle yarışırlar.Yerli yapımlara çok yer verememe nedeni görsel bulma sıkıntısıydı. İlk 3 haricinde sıralamayı fazla önemsemeyelim.
Bu inanılmaz fotoğrafların hiç birini tarih kitaplarında göremezsiniz. İşte size dünyada neler olup bittiğiyle ilgili yeni bakış açıları kazandıracak 55 fotoğraf.
Apartman merdivenlerinden düşerek yaralanan ve bir süre yoğun bakımda kalan sanatçı Cenk Durmazel'den güzel haber geldi.Solist ve oyuncu Cenk Durmazel, geçen hafta Beyoğlu’nda oturduğu apartmanın merdivenlerinden düşerek yaralanmıştı. Bir süre uyutularak tedavisinine devam edilen ünlü sanatçıdan iyi haberler geldi.Cenk Durmazel'in yakın arkadaşı Erdem Uygan Twitter hesabından yaptığı açıklamada Durmazel'in sağlık durumunun iyiye gittiğini açıkladı.Uygan şu açıklamayı yaptı'Cenk'in beyinle ilgili probleminden eser kalmadı. Bundan sonrası, vücudundaki diğer küçük sorunların ortadan kalkması için iyileşme süreci. Geçmiş olsun dileklerini ileten, desteklerini esirgemeyen, hep yanımızda olan sizlere sonsuz teşekkürler..'Erdem Uygan iki gün önce de şu açıklamaları yapmıştı'Cenk'in durumu gayet iyi. Yemek yemeye başladı. Bizlerle konuşuyor. Hızla iyileşiyor. bugün Cenk'in yanına gidemedim ancak haberlerini aldım. Gayet iyiymiş. Espri yaptığını iddia edenler var. Doğruysa bu hayatında bir ilk'Milliyet