onedio
Afganistan'ın 1960'lı Yıllarda Nasıl da Bugünkünden Farklı Olduğunu Gösteren 21 Şaşırtıcı Fotoğraf
1960'lı yılların Afganistan'ında çekilmiş fotoğraflar, ülkede hakim olan barış ve huzur havasını çok net bir bakış açısıyla ortaya koyuyor. Arizona State Üniversitesi'nden Dr. Bill Podlich, 60'lı yıllarda Afganistan'da bulunan sosyal hayatın, Amerika'da sahip olabileceğiniz sosyal hayattan çok da farklı olmadığını söylüyor.İşte bombalarla mahvedilmemiş ve insanların yüzünden mutluluk akan Afganistan'dan 21 inanılmaz fotoğraf;
Muazzam Filmlerden Bilgisayarınıza Duvar Kağıdı Yapmalık 50 Efsane Sahne
Muazzam filmlerden sinematografisi ile hayran bırakan sahneler... Yüksek çözünürlükte, bilgisayarınıza arka plan yapasınız diye.ÖNEMLİ NOT: Görsellerin yüksek çözünürlüklü hallerini indirmek için, görselin üstüne geldiğiniz zaman hemen solunda çıkan paylaşma menüsünün en altındaki ok tuşuna basarak görseli bilgisayarınıza indirebilirsiniz.
Reklam
Binlerce Yıllık Tarih Suda Boğulacak
Erzincan Kemah’ta yapımına başlanan Kemah Baraj ve HES projesiyle Mezopotamya coğrafyasının kadim halklarına ait onlarca arkeolojik mirasın sular altında kalacağı ortaya çıktı. Urartu, Roma, Pers, Arap, Selçuklu ve Osmanlı’ya ev sahipliği yapan bölgede acilen arkeolojik çalışma yapılmazsa, koca bir tarih baraj ve HES projesiyle, öğrenilmeden tarih olacak.Erzincan Kemah’ta yapımına başlanan Kemah Baraj ve HES projesiyle Mezopotamya coğrafyasının kadim halklarına ait onlarca arkeolojik mirasın sular altında kalacağı ortaya çıktı. Urartu, Roma, Pers, Arap, Selçuklu ve Osmanlı’ya ev sahipliği yapan bölgede acilen arkeolojik çalışma yapılmazsa, koca bir tarih baraj ve HES projesiyle, öğrenilmeden tarih olacak.Erzincan ve Kemah arasında Fırat Nehri’nin ana kolu olan Karasu Nehri üzerinde AK-EL Kemah Elektrik Üretim AŞ tarafından yapımına başlanan ve sondaj çalışmaları bitirilen Kemah Barajı ve 2 HES projesi yaklaşık 20 kilometrelik bir alanı su altında bırakacak ya da etkileyecek. Şirketin Çevre ve şehircilik Bakanlığı’ndan 2013’te olur almayı başardığı ÇED raporunda, bölgedeki 3 tarihi yapı (Alp Tren İstasyonu, Ardos Mezarlığı ve Acemoğlu Köprüsü) dışında hiçbir korunması gereken kültürel varlıktan söz edilmiyor.ÇED raporunun aksine bölgede, 20’yi aşkın noktada onlarca kültürel ve arkeolojik eser olduğu ortaya çıktı. Hangi döneme ait olduğu ancak araştırmalar sonucunda bilinebilecek olan bu eserler, Kemah Barajı ve 2 HES projesinin hayata geçmesi durumunda sular altında kalacak ve koca bir tarih, ortaya çıkarılmadan tarih olacak.DAHA KAZMADAN TARİH BULDULARArkeologlar Derneği İstanbul Şubesi Üyeleri Hasan Binay ve Mertcan Hepgoncalı, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Üyeleri Aynur Işık ve Gizem Demirci’den oluşan bir heyet, su altında kalacak olan köylerde hiç kazı yapmadan, sadece fotoğraflama çalışması yaparak 4 günlük bir gezi gerçekleştirdi. Bu gezide, prehistorik (tarih öncesi) dönemden başlayarak, Demir Çağ uygarlıklarından Urartu, Roma, Pers, Arap, Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait su altında kalacak ya da etkilenecek olan mimari yapı kalıntıları, çanak çömlek parçaları, su değirmenleri, tarihi yol kalıntısı bulundu. Ayrıca, heyetin araştırmasına göre, cumhuriyetin erken dönemlerinin endüstriyel mirasına ait tren yolu işletmesi, istasyon binaları, köprüleri ve onlarca tüneli de yok olacak endüstriyel miraslar arasında.‘BİR ZEUGMA OLABİLİR’Daha önce Marmaray gibi çeşitli kurtarma kazılarında da çalışan ve heyette yer alan Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesinden Hasan Binay, bölgede mutlaka arkeolojik çalışma yapılması gerektiğini söyledi. Bölgede yapılacak arkeolojik çalışmalarla, Urartu, Roma, Pers, Arap, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait hiç bilinmeyen verilere ulaşabileceğini söyleyen Binay, “Zeugma gibi bir mozaik de ortaya çıkabilir. Marmaray kazılarının İstanbul’un bilinen tarihini değiştirmesi gibi, bölgenin tarihini değiştirecek şeyler de çıkabilir. Araştırma yapılmazsa, bunları bilemeyebiliriz” diye konuştu.ERDOĞAN ‘ÇANAK ÇÖMLEK’ DEMİŞTİDönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan Marmaray için, “Çanak çömlek yüzünden Marmaray gecikti” açıklamasında bulunmuş, ancak kurtarma kazılarıyla birlikte Neolitik Çağ (Cilalı Taş Devri) buluntularına kadar, nemli eserler gün yüzüne çıkmıştı.Ortaya çıkan bu önemli bilgilerin ardından gözler bilirkişi aşamasında olan mahkemenin vereceği karar çevrildi.
İngiliz Eleştirmenlerden Kış Uykusu'na Tam Not
Nuri Bilge Ceylan'ın 2014 Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazanan filmini, İngiliz sinema eleştirmenleri övgü yağmuruna tuttu.Nuri Bilge Ceylan’ın İngiltere sinemalarında bugün gösterime giren “Kış Uykusu” filmi, İngiliz sinema eleştirmenleri tarafından övgü yağmuruna tutuluyor.Financial Times gazetesi, “Kış Uykusu gösterildiği her şehir ve ülkede görülebilecek en iyi şey” derken, The Guardian, “Nuri Bilge Ceylan’ın Kış Uykusu, muazzam, hüzünlü ve inandırıcı bir trajikomedi” yorumunu yaptı.Financial Times gazetesinin sinema eleştirmeni Nigel Andrews tarafından kaleme alınan eleştiride, “Nuri Bilge Ceylan’ın muhteşem filminde hiçbir şey olmuyor, ama yine de her şey oluyor” ifadesine yer verildi.Gazete, Nuri Bilge Ceylan’ın “Bir Zamanlar Anadolu’da” filmiyle Cannes Büyük Jüri ödülüne layık görüldüğünü hatırlatarak, “Kış Uykusu” için “Bir kez daha olağanüstü; bir kez daha konuşkan, bir kez daha içinizi dağlayan; bir kez daha uzunluğu acımasız” ifadelerine yer verdi.Filmin senaryosunun Ceylan ve eşi Ebru tarafından “muhteşem” bir şekilde kaleme alındığını belirten Financial Times, şöyle devam etti:“Bu film kendi kendini aldatmanın gerçekle yüzleşmesi. Bu gerçek birinin kendisine kendisi hakkında gerçekçi olması. Hikayenin saçaklarından kıyamet asılıyor. Herkes ruhen kendi varlığını yeniden biçimlendirmek için teşvik ediliyor.”The Guardian gazetesi ise fimin açıkça Anton Çehov’dan ilham aldığını, bu yıl Cannes film festivalinde görücüye çıkmasından bu yana eleştirmenler tarafından Çehov’un “Mükemmel İnsanlar” (1886) ve “Eczacının Karısı” (1892) hikayeleri ile özdeşleştirildiğini, ancak Ceylan’ın böyle bir uyarlama yapmadığını söylediğini belirtiyor.The Telegraph gazetesi ise film için “şeytanca zeki” ifadesini kullandı.CNN Türk
Reklam
Bazı Şarkılar Neden Dilimize Dolanır?
Bazı şarkılar bir kez dilimize dolandı mı zor kurtuluruz.Beynimizin bir bölümünün kontrolümüz dışında olduğunun göstergesidir bu aynı zamanda.Bazen günlerce, hatta aylarca sürer bu takıntı. Nedenini bilmeksizin o şarkıyı mırıldanıp dururuz.Psikologlar açısından bu durumun en ilginç yanı işte beynimizin bu kontrol dışı bölümüdür. Davetsiz gelir bu şarkılar ve bırakmak istediğimizde de gitmezler. Beynimizin ses provası yapan kısmında yaşayan parazit gibidirler.Londra’daki Goldmiths Üniversitesi’nde bu konu üzerine araştırma yapan bir ekip dile dolanan şarkılar listesinde 5000’den fazla şarkı tespit etmiş. Bunların çoğu nakaratlar içeren basit şarkılardır; ama liste başı olup da gündemde çok kalan şarkılar değildir dilimize dolananlar ve herkesinki farklıdır.Nörolog Oliver Sacks, Musicophilia adlı kitabında, dile dolanan şarkıların “beynimizin müziğe karşı aşırı hassasiyetini gösterdiğini” ifade ediyor. Müzik tekrar içerir; dilmize dolanan şarkılardan kurtulmanın zorluğu da bundan kaynaklı olabilir. Yani şarkının tümünü söylemekten ziyade hafızamıza takılıp kalan bölümlerini tekrarlayıp dururuz. Bazıları şarkıyı baştan sona söylemenin takıntılı tekrarlardan kurtulmayı sağladığını söylerken, bazıları da bunun işe yaramadığını belirtmiştir.Tekrarlar içermenin yanı sıra müzik, düzenli karşımıza çıkan şeyler arasında her defasında aynı şekilde karşımıza çıkmasıyla da farklılık gösterir. Örneğin çitler de görsel olarak tekrarlar içerir, ama her karşılaşmamızda farklı bir açıdan ya da farklı ışık ortamlarında görürüz onları. Fakat bir şarkı dinlediğimizde her defasında tıpa tıp aynı şeyi işitiriz. Tekrarlar hatırlamayı etkileyen önemli bir faktördür. Belki de bu yüzden bir müziği tekrar tekrar işitmek hafızamızda derin çentikler açar ve dilimize dolanan şarkılar bu çentiklerde kök salar.Bu şarkılarda ayrıca ilginç bir hava da vardır; tekrarlar içeren basit özelliğinin yanı sıra onları cazip kılan, akılda kalıcı özellik katan bir hava. Hafıza sistemimize girmelerinin nedeni de bu olabilir.Bir şarkı sürekli dilinize dolanıyorsa, onu dinlemeden de, sadece adının geçmesiyle de dile dolanma durumu tekrarlanabilir. Demek ki bu, geçici bir durum değil, uzun dönemli hafızayla ilgili bir olgu.İnsan hafızasıyla ilgili araştırmalarda, kısa dönemki hafızamızda “köle sistemleri” olarak adlandırılan olgulara dikkat çekilmiştir. Bunlar, belleğimizin görüntü ve sesleri yakalayan bölümleridir ve bir şeye yoğunlaştığımız kısa süre boyunca onları canlı tutmamızı sağlar.Köle sistemlerden biri “zihnin gözü”dür ve görsel bilgileri toplar; diğeri ise örneğin telefon numaralarını hatırlamamızı sağlayan “içkulak”tır. Dile dolanan şarkıların etkilediği kısım işte burasıdır. Gün içindeki planlarımızı, yapılacak işler listesini veya başıboş düşünceleri tekrarlamak yerine içkulağımız bir şarkının birkaç notasına veya sözlerine takılır. Hiç aklımızı meşgul etmeyen bir yanımız, bizim isteklerimizi yerine getirecek yerde bize karşı dönmüş, istemediğimiz halde bir şarkıyı sürekli tekrarlar olmuştur.Modern psikolojinin zihnimizle ilgili vargılarından biri, onun bütünlük halinde olmadığıdır. Yani zihnimizde olup biten tek şey kendi özümüzle ilgili algımız değildir. Zihnimiz, tümüyle bilmediğimiz ve tümüyle kontrolümüz altında olmayan bir iç dünyadır.Dilimize dolanan şarkılardan kurtulmanın en iyi yolu başka bir şeyle ilgilenmektir. Bilişsel mekanizmamızın bir parçası olan ve sesleri hatırlama ve tekrarlama işlevi gören içkulağımız, dilimize dolanan şarkının etki alanına girmiştir. Kontrolümüz altında olmayan bu alana istediğimiz kadar “kes sesini” diyelim, işe yaramayacak, belki de durumu daha da kötüleştirecektir. Yapılacak en iyi şey, onu başka bir işle görevlendirmektir.Bir şarkı ilginç özelliklerinden dolayı dilimize dolanıyorsa, ondan kurtulmanın çaresi benzer bir şarkı söylemek olabilir. Böylece o şarkıyı canlı tutan hafıza ortamının emsalsizliği ortadan kalkacaktır. Bir dahaki sefere siz deneyin, bakalım işe yarayacak mı!BBC Türkçe
7 Yeni Film Vizyonda
Türkiye sinemalarında bu hafta 5'i yerli 7 film vizyona girecek.'Kumun Tadı'Melisa Önel'in yönettiği ve Mira Furlan, Timuçin Esen, Ahmet Rıfat Şungar ile Mustafa Uzunyılmaz'ın oynadığı 'Kumun Tadı' izleyici ile buluşacak.Dünya prömiyeri 64. Berlin Film Festivali'nin 'Forum' bölümünde yapılan film, kamyon şoförü Hamit'in yaşadıklarını konu alıyor.'Asfalt Çiçekleri'Yapımcılığını ve yönetmenliğini Kamil Koç'un yaptığı 'Asfalt Çiçekleri', haftanın bir başka dram türündeki filmi.Hilmi Korkmaz, Sema Şahingöz, Sinem İslamoğlu ile Semir Aslanyürek'in oynadığı film, genç bir ressamın arayış hikayesini anlatıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenen filmin çekimleri, İstanbul, İzmit, Osmancık, Kahramanmaraş, Hatay, Osmaniye, İzmir, Selçuk ve Konya'da yapıldı.'Ümmü Sıbyan: Zifir'Efe Hızır'ın yönettiği 'Ümmü Sıbyan: Zifir' filminin oyuncu kadrosunda Melisa Akman, Berkan Bulut, Rabia Kaya ile Mustafa Kırantepe gibi isimler yer alıyor.Korku türündeki film, lise son sınıfta okuyan bir grup arkadaşın mezun olmadan önce son bir çılgınlık yapmaya karar vererek, gece okula gizlice girip ruh çağırma seansı yapmaları sonucu yaşanan olayları beyaz perdeye aktarıyor.'Karışık Kaset'Sarp Apak, Özge Özpirinçci, Bülent Emin Yarar, Ulaşcan Kutlu, Aslıhan Kapanşahin, Burak Sarımola, Atilla Taş, Öznur Serçeller ile Sevinç Erbulak'ın oynadığı 'Karışık Kaset' adlı filmin yönetmenliğini Tunç Şahin yaptı.Filmde Ulaş karakterini canlandıran Sarp Apak ile İrem karakterine hayat veren Özge Özpirinçci'nin 20 yıl önce başlayıp, günümüze dek gelen aşk serüveni anlatılıyor.'Karışık Kaset', Uygar Şirin'in aynı adlı romanından beyazperdeye uyarlandı.'Seni Seviyorum Adamım'Biray Dalkıran'ın yönettiği ve Barış Kılıç, Gizem Karaca, Asuman Dabak, Yıldız Kültür, Ayşen Gruda, Aslı Omağ ile Murat Serezli'nin oynadığı 'Seni Seviyorum Adamım' izleyici ile buluşacak.Film, mesleğine küserek KKTC'de sahil kasabasına yerleşen, eskiden oldukça başarılı bir müzik yapımcısı olan Ömer ile hayatının son günlerini yaşadığını öğrenen genç ve yetenekli genç kız Ezel'in hikayesini konu alıyor.'Açlık Oyunları: Alaycı Kuş Bölüm 1'Dünyada ilgiyle izlenen 'Açlık Oyunları' film serisinin merakla beklenen üçüncü bölümü 'Açlık Oyunları: Alaycı Kuş Bölüm 1', Türkiye'deki sinema severlerle buluşacak.Francis Lawrence'in yönetmenliğini yaptığı filmin başrollerinde Jennifer Lawrence, Josh Hutcherson, Robert Knepper, Julianne Moore ve Elizabeth Banks yer aldı.'Şeflerin Savaşı'Jean Reno, Michael Youn, Raphaelle Agogue ile Julien Boisselier'in oynadığı 'Şeflerin Savaşı' filminin yönetmenliğini Daniel Cohen üstlendi.Komedi türündeki filmde; restorana gelen yeni müdürün, moleküler gastronomide uzmanlaşmış daha genç bir şef getirmek istemesi ve şefin restorana bir yıldızını kaybettirmeye çalışması anlatılıyor.AA
Reklam
Breaking Bad Hasretinizi Bastıracak %100 Saf ve Mavi 10 Soundtrack
2008 yılında sessiz sedasız yayın hayatına giren ve biterken de kitleleri ağlatan, sadece senaryosuyla değil bittiği için bile kahreden efsanevi dizi Breaking Bad’i çok özlüyoruz. “F*ck you Bogdan and your eyebrows” diyerek isyanını başlatan ve daha sonra “Say my name!” özgüveniyle karanlık yüzün, zehirli zihni Walter White’ı izlemek muhteşem bir histi! Daha fazla duygusallaşmaya gerek yok, Mr White ve Jesse sizi özledik. Utanmasak Skylar seni de özledik diyeceğiz. Neyse, bizi o heyecan dolu, merak dolu günlere geri götürecek, bir nebze olsun özlemimizi, hasretimizi dindirecek Breaking Bad şarkıları huzurlarınızda;
'Çilek Seven Kadın'a Meme Sansürü
'DYO Resim Yarışması'nda sergilenme hakkı kazanan tablo 'memesi gözüküyor salona uygun değil' denilerek sergide yer almadıDyo Boya Firmasının iki yılda bir düzenlediği, 'DYO Resim Yarışması'nda sergilenme hakkı kazanan 'Çilek Seven Kadın' adlı tablo, 'memesi gözüküyor salona uygun değil' denilerek sergiye kabul edilmedi.SoL Haber Portalı'nda yer alan habere göre, Ressam Metin Çelik 'e ait 'Çilek Seven Kadın' tablosu, 'salonun sergileme kurallarında içki ve nü resimin olmaması' gerekçesiyle İstanbul Cemal Reşit Rey sergi salonunda düzenlenen açılışta yer almadı.Çelik, olayı Facebook hesabından şu mesajla duyurdu:'SANSÜR Arkadaşlar 'Çilek Seven Kadın' adlı resmim 36. Dyo resim yarışmasında sergileme aldığı halde, bir göğsü açık olduğu için Cemal Reşit Rey'de bu akşam yapılan açılışta sergiden çıkartıldı. Salona MEME girmesi yasak 2014 Türkiye'sinin geldiği durum bu'T24
Reklam
Snoopy ve Arkadaşları Beyaz Perdeye Taşınıyor
Ülkemizde baş karakteri Snoopy’nin adıyla anılan çizgi dizi Peanuts, yaratıcısı Charles Schulz’un ölümünden uzun yıllar sonra yeniden beyaz perdeye dönüyor. Yeni bir Peanuts filminin çekilmesi pek çok kişi tarafından ticari bir hamle olarak değerlendirilse de, filmin yıl içinde yayınlanan ilk fragmanı projenin iyi bir sonuç getirebileceğini göstermişti.Peanuts filmi için yayınlanan son fragman ise “etkileyici” sıfatını sonuna kadar hak ediyor. Orijinal çizgi romanın büyüsünü ve ayırt edici tavrını koruyan filmde, Peanuts dünyası daha önce olmadığı kadar karmaşık ve güzel gözüküyor. Filmin senaryosu konusunda prodüksiyon ekibi sessizliğini korurken, fragmana bakıldığı zaman filmin Paris’te geçiyor olması epey muhtemel gözüküyor. Filmin yapımı ve senaryo yazımını Charles Schulz’un oğlu Craig ve torunu Bryan’ın üstlenmesi ise yeni Peanuts filmine dair umut ve beklentileri artırıyor. Film ABD’de 6 Kasım 2015 tarihinde vizyona girecek.Teknoblog
Reklam
Kültürümüzde Hala Rastlanan 6 İlginç Şamanizm Kalıntısı
etiket
'sen ipek yolu'nun nazlı emanetiışıklı yüzünü ve gülüşününöbetçiler korurben baharat yolundaki şaman dedenin aytutkunu torunu beni bitkiler ve efsaneler korur 'Diyor Vedat Özdemiroğlu. Şamanizm'e dair en güzel kaynaklardan biri Abdulkadir İnan'ın Tarihte ve Bugün Şamanizm kitabıdır. Bu çalışmada, Türkiye'de ve Türk dünyasının kalanında rastlayabileceğiniz 7 şamanizm kalıntısını okuyacaksınız.
Bu Dövmeler Aklınızı Başınızdan Alacak: 3D Dövme Sanatı Örnekleri
Sizin de gördüğünüz gibi dövme sanatı artık eskisinden çok daha farklı ve karmaşık. 3D şekilleri ve göz yanılmasına sebep olan çizimleri vücudunuzda taşımanız mümkün. Bu olayın aslında teknolojiyle değil de sanatçıların kendini geliştirmesiyle alakası var gibi görünüyor. İyi eğlenceler dileriz...
Sıradışı Bir Ofis Komedisi: 'BLAM!'
Çalışma hayatının sıradanlığında boğulan dört memurun, sınırsız hayal güçleriyle bambaşka bir dünyaya dönüştürdükleri ofislerinde geçen, komedi ve aksiyonu akrobasi ve sözsüz tiyatro ile birleştiren BLAM!, 29 Kasım-7 Aralık tarihleri arasında Türkiye’de ilk kez Zorlu sahnesine konuk olacak.Sıradan bir ofis, olağanüstü bir dünyaya dönüşürseDört dahiyane memur, sabahtan akşama kadar süren dayanılmaz sıkıcı mesai saatlerinden bir kaçış yolu ararken gündelik hayatın sil baştan oluşturulduğu, hayal ürünü bir oyun yaratır. Bu ilginç fikirden doğan kahkaha ve enerji dolu BLAM!'de sıradan bir işyeri, çalışanların sevdikleri filmlerden sahneler canlandırdıkları, uzaylılar, süper kahramanlar ve beyaz perdenin klasikleşmiş kötü adamlarının işgal ettiği bir dünyaya dönüşüyor. Kalemler, defterler, not kağıtları havada uçuşuyor, BLAM! ile izleyicileri, adrenalinin doruğa çıktığı, heyecan ve kahkaha dolu bir performans bekliyor.
Tahta Üzerinde Yapılmış Mükemmel Bir Çalışmanın Enteresan 16 Örneği
Tahta bloklar üzerine  gerçekçi insan şekilleri verilerek yapılmış bir çalışma. İtalyan sanatçı Bruno WALPOTH tarafından güzel ahşap oymalar üzerine Basit heykeller yapılmış, ama gözleri ve yüz ifadeleri üzerine yaptığı olağanüstü çalışmaları sayesinde heykellerin duygularını adeta dışa yansıtmış.
Reklam