onedio
Yalnız Olduğunuzu Düşünüyorsanız Tekrar Düşünün: 9 Fotoğrafıyla Gezegenin En Yalnız Adamı
Kuzey Kutbunda çalışan profesyonel kutup kaşifi, uzman meteorolog, Vyacheslav Korotkiy son 30 yıldır Barents Denizi kıyılarında meteorolojik ölçümlerin köyünde yaşıyor. Kendisinin sadece 63 yaşında bir karısı var fakat birlikte yaşamıyorlar. New Yorker talimatı üzerine fotoğrafçı Eugene Arbugaeva Vyacheslav`ın yanına gider,  çalışma ve günlük hayatından tek tek fotoğraflar çeker.Fotoğraf: Eugene Arbugaeva - New Yorker içinKaynak: Rustorya
Rüzgarın Şiddetine Göre Doğal Müzik Yapmak
İç ve dış mekanizma olarak iki adet mekanizma ile 16 adet şişeden oluşuyor sistemimiz. Mekanizmalarını biri dışarıda ve içeride, dışarıdaki mekanizma rüzgarın şiddetini ölçerek içerideki mekanizmaya bunu bildiriyor ve içerideki mekanizmamız da bunu 16 adet şişeye gönderiyor. Ancak 16 şişemiz de kendi arasında ana ve ara sesler olmak üzere ayrılmış durumda. Sekizer olarak ayrılan şişelerde hafif rüzgarları, iç mekanizmanın ara sesler olarak gönderdiği etkileşim sağlıyor. Diğer sekiz ana sesi ise dışarıdaki mekanizmanın ana rüzgarları sağlıyor. New York Üniversitesi, İnteraktif Telekomünikasyon Programı öğrencisi João Costa'nın projesi.
'Yaşar Kemal'in Durumu Kritik'
Eski başbakanlardan Mesut Yılmaz, 'Durumu tabii kritik ama Allah'tan ümit kesilmez. Allah yardımcısı olsun' dediYılmaz, İstanbul Üniversitesi (İÜ) İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tedavisi devam eden Yaşar Kemal'in eşi Ayşe Semiha Baban ve Kemal'in doktorlarıyla görüştü. Mesut Yılmaz, çıkışta gazetecilerin soruları üzerine, 'Ben de doktorlarından bilgi aldım. Durumu tabii kritik ama Allah'tan ümit kesilmez. Allah yardımcısı olsun' ifadelerini kullandı. HEMŞEHRİLERİNDEN ZİYARETAdana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç, Orhan Kemal'in oğlu Işık Öğütçü, Çukurova Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cafer Esendemir ve eski milli futbolcu Saffet Sancaklı'nın da aralarında bulunduğu bazı kişiler hastaneye ziyarete geldi. Işık Öğütçü, gazetecilere yaptığı açıklamada, 'Yaşar Ağabey kuvvetli bir insan, Çukurova'nın, bereketli topraklarının insanı. Ümidimiz son ana kadar devam ediyor. Çok şey atlattı, bunu da atlatır, yine bizim aramızda olur. Ona inanıyorum ben' diye konuştu.AA
'Minions'tan İkinci Fragman Geldi
Despicable Me spin-off’u Minions ‘tan yeni bir fragman yayınlandı. Sandra Bullock, Jon Hamm ve Michael Keaton gibi isimlerin sesledirme kadrosunda olduğu film, Türkiye’de 4 Eylül’de vizyonda.1968 yılında geçen Minions filminin kötü karakteri Scarlett Overkill ismini taşıyor. Sandra Bullock’un seslendirdiği karakterle Minion’ların tanışması da bir tür ‘kötü adam konferansında’ oluyor. Üç Minion’ın, tüm Minion’ları kurtarmak için yaptığı mücadele New York’tan Londra’ya, Antarktika’ya kadar uzayan bir maceraya dönüşüyor.Bantmag
Reklam
Reklam
"Maviturta Eskiz Günleri"nden En İyi 11 Çizim
Eskizlerinizi paylaşabileceğiniz,görsel illüstrasyonlarla haşır neşir bir toplulukla çalışmalarınızı kıyaslayabileceğiniz,yorumlar alıp kendinizi geliştirebileceğiniz bu platform Facebook da en sosyal resim gruplarından biri bizde bu yazımızda son bir ay içerisindeki Maviturta Eskiz Günlerin de paylaşılan çalışmaları derledik.Kaynak: http://yaz.ma/a3z58
HTC, Samsung ve Apple'a Karşı Rap Savaşı Başlattı
HTCAmerica, YouTube kanalında paylaştığı videoyla Apple ve Samsung ‘a savaş açtı. Ancak yeni video ne dayanıklılık testi ne de bir cihaz tanıtımı; HTC iki teknoloji devini de rap savaşına dahil ediyor.Kulağa her ne kadar garip de gelse de durum bundan ibaret. Mini “klip” HTC’nin iPhone ve Galaxy serisi Samsung cihazlardan ne kadar üstün olduğunu anlatıyor. Doc G olarak bilinen Greg Carr tarafından seslendirilen rap parçası oldukça eğlenceli bir videoya sahip ancak videoyu izlerken kendinizi bir anda 80’lerde ya da 90’larda sanabilirsiniz. Eğlenceli olduğu kadar sempatik de olan videonun ana kahramanı ise firmanın efsane amiral gemisi One (M8) .LOG
Reklam
Dünyanın İlk Maden Ruhsatı, Koruma Altına Alındı
Niğde'nin Ulukışla İlçesi'ne bağlı Maden Köyü'nde, Geç Hitit Dönemi'ne ait olan ve dünyada bilinen ilk maden ruhsatı olduğu belirtilen yazıt, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tescillenip koruma altına alındı.Ulukışla Kaymakamı Ferhat Atar, Bolkar Dağları'nda bir kaya üzerinde bulunan ve yaklaşık 3 bin yıllık olduğu belirtilen yazıtın 1973'te arkeolog Mustafa Kalaç tarafından bulunduğunu hatırlattı. Kaymakam Atar, 'İçeriği o zaman okunmuş ve dünyanın ilk maden ruhsatı olduğu tespit edilmiştir' dedi. Köy gezileri sırasında Maden Köyü'nü ziyaret ettiğinde köylülerin kendine yazılı bir taş olduğunu söylemesi üzerine yazıtta incelemelerde bulunduğunu kaydeden Atar, şunları söyledi:'Sayın Valimiz Necmeddin Kılıç başkanlığında yapılan Aralık Ayı ilçe Değerlendirme Toplantısı'nda Maden Köyü Kalkankaya mevkisinde yazılı bir taşın dünyada bilinen ilk maden ruhsatı olduğu ve bunun koruma altına alınması gerektiği belirttim. Sayın Valimizin girişimleriyle Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan gelen uzmanların yaptıkları inceleme sonunda, dünyanın ilk maden ruhsatı olan yazıt tescillenip koruma altına alındı. Yaklaşık 3 bin yıllık olduğu tahmin edilen yazıt, çalışma sonucunda mumyalama tekniğiyle kopyalanarak Niğde Müzesi'nde sergilenecektir. Orijinali ise koruma altına alınacak olup Kayseri Rulo ve Anıtlar Müdürlüğü ile Nevşehir Restorasyon ve Konserversiyon Müdürlüğü'nün koordineli bir şekilde tadilatı ve koruması yapılacak.'NE YAZIYOR?Hititçe yazan yazıtın bir kısmı şimdiki hali ile okunup tercüme edildi. Okunan bölümler ise şöyle:'Ben Tarhunazi, Prens Tarhuwartanun oğlu, Kral Warpalawanın kahramanı, vazal hizmetkarıyım.''Ve beyim Kral Warpalawaya iyi hizmet ettim. Ve o bana tanrı Muti Dağını verdi''Ve beyim Kral Warpalawayı iyi şekilde yükseltti''Fakat o bana süratli katırlar verdi.'Ve Tarhunazi bu tanrılara her yıl kurban eder''Ve ona Muti Dağı tanrıları iyi gelirler''Bu yazıyı kim kazırsa silerse parçalarsa''Bu kimseyi fırtına tanrısı ve tanrılar sürsünler''Ve ay tanrısı onu yakalasın''Ve tanrı Nikaruha onu yesin'DHA
Reklam
Harper Lee Yıllar Sonra Yeni Roman Yayınlıyor
Harper Lee'nin 1960'da yazdığı ve büyük ses getiren tek romanı 'Bülbülü Öldürmek'in ardından tam elli beş yıl aradan sonra Lee'nin yeni romanının yakın bir zamanda kitapçılarda olacağı duyurusu yapıldı.HarperCollins Yayınları tarafından Amerika'da çıkacak yeni roman 2 milyon kopya olarak satışa çıkacak.Harper Lee HakkındaAlabama doğumlu olan yazar Harper Lee, Huntington Koleji ve Alabama Üniversiteleri'nde okudu. Bir süre Alabama'nın Oxford kentinde eğitim gördükten sonra, Eastern Air Lines'ta işe girdi. Birkaç kısa hikâye yazan Lee, 1960 yılında ünlü Bülbülü Öldürmek romanını yazdı. Yazarın tek romanı olan bu eser çok başarılı bulundu, büyük başarı kazandı ve filme çekildi. Ancak Harper Lee bir daha roman yazmadı.'Bülbülü Öldürmek' ilk yayımlandığında satış rekorları kırdı ve yazarını kısa sürede üne kavuşturdu. 1961 Pulitzer Edebiyat Ödülü kazandı, bir yıl sonra Gregory Peck'in başrolünü oynadığı bir filmde beyazperdeye aktarıldığında da Oscar aldı. Bu romanın böylesine büyük başarı sağlamasının nedeni, olayların çocuk ruhuna ve hayal gücüne uygun bir şekilde değerlendirilmesiydi.Truman Capote'nin çocukluk arkadaşı olan Harper Lee, Capote (2005) filminde bu rolüyle Oscar adayı olan Catherine Keener, Infamous'ta ise Oscar ödüllü Sandra Bullock tarafından canlandırıldı. (2006)Sabah
Reklam
Yeni Steve Jobs Filminin Çekimlerine Ait İlk Fotoğraflar Sızdı
Geçtiğimiz ay Steve Jobs’un hayatını konu alan filmin çekimleri başlamış ve Jobs’un biyografisini kaleme alan Walter Isaacson’ın kitabından yola çıkılarak hazırlanan filmin çekimleri, Jobs’un doğduğu evin garajında start vermişti. İngiliz The Daily Mail gazetesi ise yeni Steve Jobs filminin çekim aşamasını içeren fotoğrafları yayınladı.Paylaşılan fotoğraflara bakıldığında filmde Steve Jobs’u canlandıran Michael Fassbender, Steve Wozniak‘ı canlandıran Seth Rogen ve filmin yönetmeni Danny Boyle görülüyor. Fotoğraflarda dikkat çeken en önemli şey ise Jobs rolüyle karşımıza çıkacak Michael Fassbender’ın Steve Jobs’a  hiç benzememesi.
‘Diktatörle Savaşan Kadınlar'
Gazeteci Özlem Ertan, ilk romanı ‘Âşık Kadınlar Denizhanesi’ ile okuru fantastik bir dünyaya götürüyor. Bu dünyanın kadınları ise diktatör ruhlu bir tanrının baskıcı yönetimine karşı savaşıyor.İstanbul Boğazı’nda, daha önce varlığından dahi haberdar olmadığınız fantastik bir âlem bulunduğunu düşünün… Farklı devirlerde dünyaya gelmiş, hayatı boyunca değişik mücadeleler vermiş kadınların son durağı olan bu âlemin adı, Âşık Kadınlar Denizhanesi. Gazeteci Özlem Ertan’ın, Müptela Yayınları’ndan çıkan bu ilk romanını okuduğunuzda, bu büyülü dünyanın içine sızabilirsiniz.Fantastik bir kurgusu olan “Âşık Kadınlar Denizhanesi” adlı kitap, gerçek yaşama dair pek çok gönderme barındırıyor. Tek suçu âşık olmak olan kadınların, diktatör bir tanrının baskıcı yönetimine karşı nasıl ayaklandığını ve Âşık Kadınlar Denizhanesi’nde demokratik, adil bir yönetim kurma çabasını anlatıyor.Akıcı dili ve merak uyandıran kurgusuyla dikkat çeken roman, bir vapur güvertesinde başlıyor. Kitabın, duygularını sevdiği erkeğe anlatmaya bir türlü cesaret edemeyen başkahramanının etrafı bir anda martılar tarafından çevriliyor. Sonra da başkahraman kendini martıya dönüşmüş olarak buluyor. Sonradan öğreniyor ki, denizden her geçişinde âşık olduğu adamın adını gökyüzüne, martılara fısıldadığı için İstanbul Boğazı’nın acımasız tanrısı Boros’u çok kızdırmış. Boros da, utangaç âşığı martıya dönüştürerek kızgınlığını bir nebze olsun yatıştırmış.Kitap boyunca başkarakterin adını öğrenemiyoruz. Zira Âşık Kadınlar Denizhanesi’nde karşılaştığı tüm varlıklar ona ‘Martı’ diye hitap ediyor. Okurlar, Martı’nın gözünden İstanbul Boğazı’ndaki fantastik âleme bakıyor ve orada hepsi de birbirinden kederli pek çok kadınla tanışıyor.“Âşık Kadınlar Denizhanesi”nin en ayırt edici özelliklerinden biri de içerdiği kadın öyküleri. Martı’nın, tanrı Boros tarafından hapsedildiği dünyada yaptığı yolculuk, bu kadınların hikâyeleriyle anlam kazanıyor. Bu kadınlardan biri olan Füsun, Kız Kulesi'nde yaşıyor. Neredeyse bir asır önce ölüp Âşık Kadınlar Denizhanesi'ne gelmiş. Kız Kulesi'ni terk etmesine izin verilmiyor. Gündüzleri kulenin ıssız yerlerinde saklanıyor, el ayak çekilince ise balkona çıkıp denizi izliyor.Âşık Kadınlar Denizhanesi'nin diğer kahramanları arasında sevdiği ile kaçtığı için babası tarafından öldürülen Cemile, aşkına karşılık bulamadığı için intihar eden Handan, bir trafik kazasında eşiyle birlikte hayatını kaybeden Gülnihal ve asi denizkızı Lilith de var. Kadınları tanrı Boros'a karşı ayaklanmaya teşvik eden de denizkızı Lilith oluyor.Acaba kadınlar, yıllar evvel adaletli bir tanrıçanın idaresinde olan Âşık Kadınlar Denizhanesi'nin yönetimini darbe yoluyla ele geçiren Boros'la girdikleri savaştan galip çıkabilecekler mi? Bu sorunun cevabı, Âşık Kadınlar Denizhanesi adlı kitapta. Kitabında bazı İstanbul efsanelerini de konu edinen Özlem Ertan, olayları birinci tekil şahsın ağzından aktarıyor. Ancak diğer karakterleri de sık sık konuşturarak okura farklı bakış açıları sunuyor.Hrant Kasparyan / Demokrat Haber
Redmer Hoekstra'dan 'Sıradışı, Tuhaf, Kışkırtıcı' 17 İllüstrasyon
Hollandalı sanatçı Redmer Hoekstra, “tuhaf” bakış açısıyla, hayvanların, insanların, gündelik nesnelerin veya makinelerin sıra dışı ve yaratıcı resimlerini yapıyor. Sanatçı, belirgin olanı tam olarak saptarken canlı ve eşya dünyası arasında beklenmedik bir bağ kuruyor.Hoekstra, zihninin manzarada rahatlıkla yüzebildiği seyahatlerde ya da tren yolculuklarında ilham bulduğunun söylüyor. Bu tuhaf ve ayrıntılı çizimleri tamamlamak için ortama 32-40 saat arasında bir süre çalışan sanatçı, inanılmaz gerçekçilikte ve bir o kadar etkileyici eserler yaratıyor.Gerçek hayattaki öğeleri fantastik bir dünyaya dönüştüren Hollandalı sanatçı Redmer Hoekstra'dan yaratıcı çizimler.
Reklam