Yakın zaman içinde yaşamının bir kaç ayını konu alan Selma filmi ile yine gündeme gelen Martin Luther King'in neler yaptığını ve neleri değiştirdiğini az da olsa yakından görme şansına eriştik. Şiddete tam anlamıyla karşı olan ve pasif direnişin aslında ne kadar büyük etkiler yaratabileceğini göstermiş bu liderin konuşmalarından alıntılanmış sözlerini sizlere sunuyoruz.
Size anlatacaklarım gerçek, doğrulanmış hikayeler değil elbette ve kimseye saygısızlık etmek gibi bir niyetimiz yok. Ancak sanatçıların eserlerine gizlediklerine inandığım gizli duyguları, ruhsal durumları, vs. dilim döndüğünce size anlatmaya çalışacağım. Bana hak vereceğinizden eminim.
Bu tür çalışmaların neden yurtdışında daha çok yapıldığını daha iyi anladım..Çok güzel yerler vardı ama çekemedim. Çünkü dönemin belediyesi yıkmış, harap edilmiş, seçimler için parti reklamı giydirilmiş vs.. Fotoğrafları çekerken, insan ister istemez o zamanın gözüne sahip oluyor. Fotoğrafı çekerken de, photoshop yaparken de zevkle çalıştım.Daha önce örneklerini gördüğüm için, özgün veya yaratıcı değil ama Samsun'da böyle bir çalışma yapıyor olmak beni mutlu etti. Başka şehirlerden de örnekler çıkması dileğiyle..Instagram'dan bana ulaşın !
Beyoğlu’nun bir zamanlar ünlü olan dükkânları birer birer kepenk indirir veya eski yerlerini terk ederken, Beyoğlu’nun tarihi pastahanelerinin son kalesi Lebon da kapatılmak isteniyor. Yahya Kemal’den Aysel Gürel’e pek çok ünlü simanın kişiliğin uğrak noktası olan mekân, Beyoğlu’nun otel furyasından nasibini alacağa benziyor.Lebon Pastanesi’nin müdürü, aynı zamanda sahibi Abdurrahman Bey’in oğlu olan Murat Cengiz, nisan ayı sonunda, mülk sahibi Karagözyan Yetimhanesi Ermeni Vakfı’nın Lebon’u tahliye etmek için açtığı davayı kaybettiklerini söyledi. Cumhuriyet gazetesinden Ceren Çıplak'ın haberine göre Lebon’un bulunduğu binanın otele kiraya verileceğini duyduğunu belirten Cengiz, verilmiş kararı temyize taşıyacaklarını belirtti. Cengiz, bir kiracının bir yerde 10 yıldan fazla kaldıktan sonra mülk sahibi tarafından gerekçe gösterilmeden çıkartılmasıyla ilgili yasadan yola çıkarak dava açıldığını söyledi.
Teali-i Nisvan Cemiyeti, nam-ı diğer 'Kadınların Durumunu Yükseltme Derneği', Türkiye’nin kayda geçen ilk feminist topluluğu olarak, literatürde yer alan bilgilere göre 28 Mayıs 1913 kuruluşuyla bugün 102. yaşına basıyor.
Etiyopya'nın Afar bölgesinde varlığı daha önce bilinmeyen bir insan türüne ait kalıntılar bulundu.3.3 ila 3.5 milyon yıl öncesine ait çene kemiği ve dişler, bilinen ilk insan türlerinden farklı bir türün de yaşadığını ve insanın soyağacının sanılandan daha karmaşık olabileceğini gösterdi.Araştırmacılar, buldukları 'yeni' insan türüne Afar bölgesinde kullanılan yerel dilde 'yakın akraba' anlamına gelen deyiremeda sözcüğünü de kullanarak Australopithecus deyiremeda adını verdi.Nature adlı dergide yayımlanan araştırmanın sonuçlarına göre, bulunan kemik ve dişler hem insansı hem insan öncesi türlerin özelliklerini taşıyan dört canlıya ait.
Versay Anlaşması, 1. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan Almanya'yı askeri açıdan zor bir duruma sokmuştu. Avrupa gün be gün ısınmaya başlarken, 1939 yılında Almanlar Kriegsmarine olarak da bilinen, Alman Donanması'nda çok güçlü bir savaş gemisi kazandırmaya karar verirler.Versay'la birlikte Almanya'nın 35 bin tondan daha büyük savaş gemisine sahip olması yasaklanmıştı. Bu özel savaş gemisi, Bismarck 45 bin tondu. Kurallar ihlal edilmeye çoktan başlanmıştı.
68 kuşağının devrimci önderi Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının anısını yaşatmak üzere, devrimci mücadeleye kattıkları değerleri gelecek kuşaklara aktaracak olan “Deniz Gezmiş Bağımsızlık ve Özgürlük Vakfı” kuruldu.Vakıf Sözcüsü Hamdi Gezmiş, “Vakıf düşüncesi esas olarak, Deniz abimlerle ilgili yapılacak araştırma, etkinlik ve üretilecek yapıtlar nedeniyle gelen talepleri kurumsal bir kimlik altında karşılama ihtiyacı ve bireysel çabaların kurumsal yapı içinde daha faydalı sonuçlar verebileceği düşüncesinden kaynaklandı.‘Abim Deniz’Özellikle “Abim Deniz” eserinin hazırlık aşamasında da, aile üyeleri olarak Deniz ve arkadaşlarının anıları ve manevi mirasının daha iyi yaşatılabileceği düşüncesiyle Deniz Gezmiş adına bir vakıf kurma hazırlığına girdik. “Abim Deniz” kitabı ve bu konudaki diğer eserlerin telif haklarından elde edilecek gelirlerin de bu vakfa bağışlanmasını kararlaştırdık. Böylece geçtiğimiz yaz aylarında vakıf senedini oluşturma çalışmalarına başladık.”68. yıl müjdesiGezmiş ailesinin, Deniz Gezmiş’in 68. doğum gününde müjdelediği vakfın kuruluşu, tescil davasının kesinleşmesiyle 12 Mayıs’ta resmen gerçekleşti. Vakfın kurucu Mütevelli Heyeti, aile üyeleri olan Bora Gezmiş, Hamdi Gezmiş, Nural Gezmiş ve Aynur Gezmiş’ten oluşuyor.Halen kuruluş adresinde bulunan Vakfın kalıcı yeri Kadıköy’de olacak ve bir açılış töreni ile tanıtılacak. Deniz Gezmiş’in ağabeyi Bora Gezmiş, “Vakfın adı Deniz Gezmiş olsa da, Deniz’i, Yusuf’tan, Hüseyin’den asla ayrı tutmuyoruz. O kuşağı, onun arkadaşlarını, yeni nesillere tanıtmak, onların düşünce ve ideallerini bugünlere taşımak aile olarak bizim görevimizdi” diyor.Kaynaklarıyla...Kendi kaynaklarıyla var olacak, Deniz ve arkadaşlarını sevenlerin yardımlarıyla yaşayacak olan vakıf, topluma kazandırılmış oldu.Vakıf yönetim kurulu, ilk iş kalıcı yer temini ve Danışma Kurulu oluşturmak için çalışmalarına başladı. Vakfa uygun bir mekan arayışında, kılı kırk yaran bir titizlikle haraket ediyorlar. Bora Gezmiş’in, en çok önemsediği konuların başında, vakfın öğrencilere burs verme projesi var.Son sözünde bilim demiştiDeniz Gezmiş’in kardeşi, Vakıf Sözcüsü Hamdi Gezmiş: “Deniz ağabeyimin ölüme giderken en çok vurgu yaptığı şey bilim ve bilgiydi. Vakfın çıkış noktası bu. Yeni kuşağa bilim arzusunu aşılamak istiyoruz. Araştırmalara, tezlere, incelemelere destek vermek istiyoruz. Adaletsizlikten canı yanmış bir aileyiz. Adalete, insan haklarına vurgu yapan alanlarda çalışmalar yapacağız. Bizimle dayanışacak insanları bu projelere katacağız. Başarılı olmak için yola çıktık.”
69 yaşındaki süper star Ajda Pekkan'ın 19 yaşında Vahi Öz ve Tamer Yiğit ile birlikte başrolü paylaştığı 1965 yapımı Babamız Evleniyor filminden özel bir sahne.
Seçimlere sayılı günler kala vaatse vaat, vizyonsa vizyon, adaylarsa en afillisinden. Gırgıriye'de büyük seçim var. Oylarınız Baryama mı Bekire mi? İzleyin ve kararınızı verin.
Ziyaretçilerini Ege lezzetleri ve ev yapımı şaraplarıyla mest eden, Yerel Tatlar ve Bağ Bozumu festivalleriyle ünlü Bozcaada, bu sene ilk defa bir Tiyatro Festivali’ne ev sahipliği yapıyor. Son yıllarda gerçekleştirdiği koşu ve kiteboard gibi spor etkinliklerinin yanı sıra, resim sergileri ve sanatçı buluşmalarına da kapılarını açan Bozcaada halkı, tiyatro festivaliyle sanatın bir kolunu daha kucaklamış oluyor.
Hep izlenmesi gereken filmler diye sıralama yapılır. Bu sefer bir farklılık olsun istedik . Ne kadar izlenmemesi gerek desek de izleyeceğinizi ya da izlediğinizi biliyoruz.İkili ilişkilerde ayrılık zor bir süreç. Bu süreci kolaylaştırmak için birçok şey yapılabilir ama zorlaştırmak istiyorsanız bu listeye iyi bakın. İzledikten sonra bir süre kendinize gelemeyeceğiniz. ''Aa ben bunun aynısını yaşadım'' diyeceğiniz, ''Keşke sevmek yetseydi ama yetmiyor işte'' diyen filmler depresyona sokma garantili.
Oscarlı yönetmen Alejandro González Iñárritu'nun Birdman, Biutiful, Babel, 21 Grams ve Amores Perros’ta bolca ve ustalıkla kullandığı karanlık tonları Miguel Branco Ciné başlığı altında altında tek videoda birleştirdi.
Hollywood Fringe Festivali, Nazım Hikmet'in hayatı ve büyük aşkı Piraye'nin hikâyesinin tiyatro oyunu haline getirildiği Devrimci Aşk/Revolutionary Love'a evsahipliği yapacak.
Japonların ataları gerçekten ulvi insanlarmış, sanat yaparak kap kacak üzerinden bile değerli hayat öğretisi verebilmişler. Kintsugi (veya diğer adıyla Kintsukuroi); Japonların altınla onarma sanatı: Kırıkların, yaşanmışlıkların bir şeyi daha değerli ve güzel yaptığını hatırlatması için...
1979'un Kasım ayında İstanbul Boğazı'nda yaşanan tanker kazası, o dönemin en büyük olaylarından biri olarak tarihe geçmiş ve seneler boyunca da izleri silinmemişti.
Nedir köpek çekmek? Sana aşık erkeğe hiç yüz vermemek, sallamamak, onunla ilgilenmemek, kısacası köpek gibi davranmaktır. Hoş bir davranış mı? Değil elbette ama argodaki yerini almış olan bu ifadenin hakkını veren biri varsa o Gülşen'dir, yani kısacası Gelirsen Ekim'e gelmezsen Gülşen'e kadar...
Artık klasikleşen sinema testimizle yine karşınızdayız. Zorluk seviyesini arttırdığımız bu testimizde sinema dünyası ile ne kadar içli dışlısın test et ve hemen öğren!Not: İpuçlarının bazıları yanıltmaca olabilir. İnanıp inanmamak sana kalmış.