Hem ünlü hem de silik olan pek çok tablonun yüzeyinin altında, gizlenmiş farklı bir resim yatar. Silüet benzeri bu görüntüleri, bazen yakından baktığınızda görebilirsiniz. Sanat tarihçileri ve uzmanlar tarafından da restorasyon süreçlerinden, x-ray ışınlarından ve çeşitli incelemelerden de geçmiştir bu çalışmalar.Bazı durumlarda ise sanatçılar, tartışmaya açık olan detayları değiştirmeye zorlanmıştır; bir nevi fikirlerini değiştirmişlerdir. Bazı sanatçılar, tamamlanmamış ya da az tatmin edici buldukları çalışmalarında değişiklik yapma yoluna başvurmuşlardır. Sebebi ise ne yazık ki yeni bir tuval almaya güçlerinin yetmemesi olmuştur.Tasarımların önceki versiyonları, bazı resim düzeltmelerine ihtiyaç duymuş ve İtalyanca tövbe etmek anlamına gelen 'pentimenti' olarak adlandırılmış. Özellikle, daha önceki yaratma sürecinde yapmış olduğu seçim için tövbe eden sanatçılar, bu yola başvurmuş. Pentimenti, elin konumundaki bir değişiklik, masa örtüsünün genişlemesi veya şapka boyutunun küçülmesi bile olabilir. Küçük pentimenti, resimlerin her yerinde bulunabilir ve atölyeleri ya da asistanları olana ressamların çalışmalarında daha yaygın olarak bulunur. Ayrıca Leonardo da Vinci gibi büyük ressamların kayıp çalışmalarını bulmak için de pentimentiye başvurulur.Her ne olursa olsun, binlerce resmin büyüleyici eksiklikleri, düzeltmeleri ve akıllıca yerleştirilmiş elementleri içerdiği kesin.
Tüm dünyayı kasıp kavuran Star Wars serisinin yeni DVD ve Blu-Ray’leri bu sonbahardan itibaren raflardaki yerini alıyor!Efsane sinema serilerinden olan Star Wars'un altı filmi; yeni, sınırlı sayıda üretilmiş tekli Blu-ray kutularıyla her biri kendine özgü koleksiyon değerine sahip metal kutularında 9 Kasım 2015’te raflarda yerini alacakStar wars koleksiyonerlerine özel olarak, serinin her filmi yeni karakter kutularıyla, geçici bir süre için fanların favorilerini ya da tüm karakterleri seçmesine imkan tanıyacak şekilde raflarda yerini alacak. Raflarda yerini alacak karakterler arasında Gizli Tehlike – Darth Maul; Klonların Saldırısı – Yoda; Sith'in İntikamı – General Grievous; New Hope – Darth Vader; İmparator – Imparatorluk Stormtrooper’ı; Jedi'ın Dönüşü – İmparator Palpatine bulunuyor. Koleksiyonluk metal kutular dışında, her bir Blu-Ray disk içerisinde George Lucas ve filmin kadrosuyla sesli yorumlar bulunduğu gibi, arşivlerden elde edilmiş oyuncu ve teknik ekip yorumları da bulunuyor. Ayrıca tüm altı film, Blu-Ray olarak daha önceden yayınlanmış, 40 saatlik özel görüntülerin bulunduğu üç ekstra diskle geliyor.
Star Wars'un Millennium Falcon'undan Star Trek'in Atılgan'ına kadar bilimkurgu dizi ve filmlerinde bulunan uzay gemileri çok geniş yelpazede bize dünya dışı fizik kurallarını göstermişlerdir. FatWallet sitesi de şu ana kadar karşımıza çıkmış NASA araçları ve bilimkurgu öğelerinde gördüğümüz araçların hangisinin daha hızlı olduğuna dair bir karşılaştırma yapmışlar ve bu ilginç posteri hazırlamışlar.İlk kısımda g kuvvetinde hızlanmaları belirtilen araçlar arasında NASA araçları, Azrail ile betimlenen ölüm ve Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'daki bir protonun kuvveti göze çarpıyor.İkinci kısımda ise tamamıyla bilimkurgu öğelerinde karşımıza çıkan ışıktan hızlı uzay araçlarının ışık hızı(c) bazındaki bilgileri mevcut.
Savaşları ve onlardan kaynaklanan ölümleri 'sadece birer istatistik' olarak görenlerin aksine, dahil oldukları savaşlarda inandıkları idealler uğruna mücadele ederken içlerindeki insanüstü varlığı ortaya çıkararak düşmanlarının korkulu rüyası olmayı başaran insanlar. Yanlış anlaşılmasın, savaş destekçiliği değil niyet. Sadece tarihe ışık tutmak ve yaşanmışlıkları görmek belki de.O yüzden ne olursa olsun 'Yurtta sulh, cihanda sulh.' diyerek başlayalım.
netd müziğin youtube kanalından 2015 yılının en çok dinlenilen şarkılarını sizler için seçip derledik. İşte karşınızda 2015'in İlk 8 ayında en çok dinlenilen Türkçe şarkılar. Keyifli dinlemeler.
Böbrek yetmezliği nedeniyle bir süredir tedavi gören ressam, gazeteci-yazar Fikret Otyam, Antalya'da yaşamını yitirdi.Fikret Otyam, son olarak 26 Ocak 2015'te Antalya'daki özel bir sağlık merkezinde girdiği diyaliz sırasında rahatsızlanmış, mide kanaması geçirdiği anlaşılınca Atatürk Devlet Hastanesine kaldırılmıştı.Otyam, böbrek yetmezliği nedeniyle bir süredir Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi görüyordu.Yarın toprağa verilecekEvinde taziyeleri kabul eden Fikret Otyam'ın eşi Filiz Otyam, gazetecilere yaptığı açıklamada, eşinin önceki gece hastalandığını, terlediğini ve tansiyonunun düştüğünü ifade ederek, sabahleyin ambülansla Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürdüğünü söyledi.Servise geçeceklerini düşünürken 'durumu ağır' denildiğini belirten Otyam, 'Acilde solunum makinesine bağladılar. Yoğun bakımına geçtik. Solunum makinesine bağlanınca, sistemin rahat çalışması için uyutuyorlar. Ondan sonra bizim için iyi olmadı. Yapacağı resimleri, yazacağı kitapları ve yazacağı haftalık yazılarını düşünerek gitti' diye konuştu.Otyam, eşinin cenazesinin, yarın daha önce temelini attığı Hacı Bektaş Veli Cemevi'nden kaldırılacağını belirterek, 'Bana vasiyetiydi. 'Oradan kalmak istiyorum' dedi. Hatta oraya hediye ettiği büyük bir resmi vardı. 'Onun önünden beni kaldırın' demişti' diye konuştu.Fikret Otyam kimdir?19 Aralık 1926 yılında Aksaray'da doğmuştur. Ünlü besteci ve orkestra şefi olan ağabeyi Nedim Vasıf Otyam ve diğer ağabeyleri gibi altı yaşından itibaren babasının eczanesinde çalışmaya başlamıştır. Eczaneye gelen köylülerden dinlediği hikayeleri defterine günübirlik not etmiş, sonra bunlar 1945-1946 yıllarında İstanbul'da Gece Postası gazetesinde yayınlanmıştır.Aksaray'daki eczanelerini boyamaya gelen bir tabelacıda ilk kez samur fırça ve tüp boyaları görmüş, ve tabelacının verdiği boyalarla yaptığı ilk sergisini aylar sonra Aksaray Halk evinde açmıştır. Fotoğrafı Nedim ağabeyinden öğrenmiş, Aksaray'da arkadaşı ve resim öğretmeni ile birlikte 'Foto Üç Yıldız' adlı bir fotoğrafçı dükkanı açmıştır. İkinci Dünya savaşı yıllarına rastlayan lise eğitimi Ankara ve Kayseri'deki liselerde kesintilere uğrayarak geçmiştir.İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ni bitirdikten sonra, Dünya Gazetesi Yazı İşleri Müdür Yardımcısı olmuş, ayrıcaünlülerin kitap kapaklarını ve iç resimlerini de çizmeye başlamıştır. Daha sonra 1956'dan itibaren Ankara'da Ulus gazetesinde, 1962'den itibaren de Cumhuriyet gazetesinde sanat ve siyaset yazarlığı yapmıştır.
Çok film izleyip konusunu, sahnesini arkadaş ortamında anlatıp hava atmak kolay iş; peki anlatırken karakterlerin isimleri de aklında kalabiliyor mu onu test edelim!
Çatalhöyük kazı başkanı Ian Hodder Avrupa kültürünün temellerini Çatalhöyük'ün oluşturduğunu, hatta Alman gen yapısında Orta Anadolu gen yapısının özelliklerinin görüldüğünü söyledi.2012 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne giren Çatalhöyük kazıları 22. yılını tamamladı. Sonuçları ve buluntularıyla Anadolu Neolitik tarihine büyük katkılar sağlayan kazıları yürüten Prof. Ian Hodder, önümüzdeki yıl arkeolojik kazıları sonlandıracağını ve 2 yıl da araştırma yürütüp Çatalhöyük kazı başkanlığı görevini bırakacağını söyledi.Ömer Erbil'in Radikal'de yayınlanan haberine göre Hodder Çatalhöyük’te yaşayan toplumla ilgili önemli sonuçlar elde ettiklerini, barış ve eşit şartlarda yaşayan halkların savaş ve kavga etmeksizin yaşadıklarını mezarlardan çıkan buluntularda görmenin mümkün olduğunu belirtti.
Benedict Cumberbatch'ın Hobbit'de Smaug'u canlandırdığı görüntüler, oyunculuğun her açıdan tartışıldığı günlerde bakış açımızı tekrar yenilememizi sağlıyor. Vücuduna bağlı kablolar ve simülatörler sayesinde Smaug'un hareketlerini birebir performans haline getiren Cumberbatch nefes kesiyor.
Kontes olarak tanınan, 60 ve 70'li yıllara damgasını vuran ünlü ses ve sinama sanatçısı Gönül Ceylan Ece, Muğla'nın Bodrum ilçesindeki evinde 79 yaşında solunum yetmezliğinden hayatını kaybetti.
Pekinli sanatçılar Sun Yuan ve Peng Yu gerçek kadavra ve insan yağı kullanabilirlerdi fakat bu ürpertici malzemeleri kullansalar bile yaptıkları heykel şu anki halinden daha gerçekçi olamazdı. Melek isimli bu heykel düşmüş yaşlı bir kadını tasvir ediyor, kanatlarındaki tüyleri dökülmüş ve uyuyor ya da ölü gibi duruyor. Sanatçılar bu heykeli yaparken silika jeli, fiberglas, paslanmaz çelik ve dokunmuş ağ kullanmışlar.Sanatçılar, internet sitelerinde heykelin amacını ''Doğaüstü ve dünyevi hayat arasındaki gerilimi ve geçişi vurgulamak istedik.'' diyerek açıklıyorlar. Melek, yüce bir varlıktır fakat burada güçsüz hale gelmiş, tanrının isteğini yerine getiremiyor.İncil kaynaklarına göre Cherubim ve Seraphim bu tarz kanatlara sahipti. İncil melekleri ruhsal varlıklar olarak tanımlıyor bu yüzden bazılarının kanatlarının olduğuna inanılması gayet normal.
Diziseverlerin gönlünde apayrı bir yeri olan Prison Break'in yaklaşık 42 ülkede yayınlanan 22 bölümlük ilk sezonu, ABD'de 29 Ağustos 2005 tarihinde Fox kanalında gösterime girdi. Başrollerini Wentworth Miller, Dominic Purcell, Sarah Wayne Callies, Amaury Nolasco'nun paylaştığı dizi 4 sezon yayınlanmış, 15 Mayıs 2009'daki finalinin ardından da 2 özel bölümlük DVD çıkarılmıştı. Son olarak geçtiğimiz günlerde dizinin hayranlarını heyecanlandıran o haber geldi; Prison Break 5. sezonu ile geri dönüyor!
Dünya bilim tarihi her zaman erkeklerin egemen olduğu bir alan gibi tanıtıldı. Bilim ve teknoloji alanında kadınlar hiç var olmamış gibi davranıldığından bilimle ilgilenmek isteyen genç kadınlar da teşvik edilmedi. Oysa ki arka planda çalışan binlerce kadın vardı ve hala var. Erkeklerin egemen olduğu bu alanda tüm emeğiyle mücadele eden birçok kadın var ve biz onların isimlerini bilmiyoruz. Bu kadınların varlığından bizi haberdar etmek isteyen sanatçı Rachel Ignotofsky'nin muhteşem çizimleri karşımızda!
Nuri Bilge Ceylan’ın jürisinde olduğu, Emin Alper’in Abluka filmiyle Altın Aslan için yarışacağı 72. Venedik Film Festivali’nde Orson Welles’in 1969 yılında çektiği ve kaybolan filmi The Merchant of Venice ‘in galası yapılacak!2-12 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek festivalde ayrıca yönetmenin çektiği, 1951 tarihli Othello’ nun İtalyan uyarlaması da gösterilecek.İlk başta CBS için çekilen The Merchant of Venice , kanalın desteğini çekmesiyle sinema için düşünülmüş. Orson Welles, 1982 yılında filmin negatiflerinin çalındığını açıklamıştı. Yakın zamanda filmin orijinal senaryosu ve bestecisinin notlarının bulunmasıyla The Merchant of Venice ‘in yenileme işlemlerine başlanabilmiş.Festivalden bir gün önce gösterilecek The Merchant of Venice, festivalin açılışı için özel bir seçim olmuş gibi gözüküyor. Ayrıca Angelo Francesco Lavagnino’nun film için yaptığı bestelerin Orchestra Classica di Alessandria tarafından filme eşlik edecek şekilde canlı çalınacağını da hatırlatalım.Bant Mag
Bu toprakların acılı sesi hatta parçaları tüm dünyada dinlenen bir sanatçı Selda Bağcan. Bağcan, sanatında 40 yılı devirdi ve “40 yılın 40 şarkısı” albümünü çıkardı. Onu dünyada efsane yapan “Anadolu Folk Rock” tarzı müziğin güçlü bir kadın sesi olması.Selda Bağcan'ın Cumhuriyet gazetesinden Ceren Çıplak'ın sorularına yanıt verdiği röportajın bir kısmı şu şekilde; Protest müziğin sesi olan bir sanatçı olarak bugünlerde ülke gündemiyle ilgili nasıl duygular içindesiniz?Ülkedeki kaostan etkilenerek kaosumsu duygular içerisindeyiz. Üzüntü veriyor olanlar. Halkın zulüm gören insanları Gezi’de ayaklandı. Gezi müthiş bir ayaklanmaydı, yönetimden hoşnutsuzluk ancak böyle anlatılabilirdi fakat kötü bastırıldı. Ölenleri konuşuyoruz hep, sakat ve kör kalanların da yanında olmalıyız.Bunlarda vicdan, merhamet yok, iktidar için her şey mubah. Bunların doktrinleri makyavelizm.Bugünkü Türkiye atmosferinde barış yok, kin ve nefret var. Bu kaso atmosferinin sizce sorumlusu kim?Baş sorumlu belli, malum kişi. Bugünkü yöneticiler kanunsuz yapıyorlar her şeyi.Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın adını neden kullanmıyorsunuz?Ben nasıl eleştireyim? Her şeyi söylüyorum daha ne söyleyeyim. Ama bunu dersen Cumhurbaşkanı’na hakaretten, yallah içeri. Bunu yapabilirler. Onun için baş sorumlu bir kişi diyeceksin. Anlayan anlayacak zaten. Üç kere içeri girmişim.Gerekirse bir daha girmez misiniz içeri?Biraz da siz girin artık. Biz yaşlandık artık gençler girsin.Peki, yeni bir Gezi’ye ihtiyacımız var mı?Hem de nasıl. Daha yoğun, daha disiplinli bir Gezi’ye ihtiyacımız var. Daha düzgün olabilir. Biraz dağınıktı. Partileşemediler. Yeni bir Gezi derken daha dağınık olmayan daha dayanışma içerisinde ve bu düzenden hoşnutsuz olan bütün partilerin de destekleyeceği yeni bir direnişe ihtiyaç var aslında.‘Sesimde isyan var’Artık ‘Yeter!’ diyor musunuz?Yeter noktasını geçtik. Patlama noktasındayız. Bu kadar suçların örtbas edildiği, hırsızlıklara yolsuzluklara çerez parası dendiğini bu halk nasıl göremiyor? Göz göre göre soyuluyorsun kardeşim. Âşık İhsani’nin türküleri geliyor aklıma. Uyan kardeş uyan!Hem Türkiye’de hem de yurtdışında bu kadar sevilmenizin nedenini etnik ve evrensel müziğinize bağlayabilir miyiz?Tabii ki, hem etnik hem evrensel ikisini birden yakalayınca bu durum kaçınılmazdı zaten. Selda Bağcan’ın önlenemez yükselişi... (gülüyor)40. yılınızdan sonra Selda Bağcan’ı nasıl tanımlıyorsunuz?Bu toprakların acılı sesi. Sesimde acı ve isyan var.Ne yakaladınız da Selda Bağcan oldunuz?Ses. Sesimde hüzün, acı ve isyan var. Bunların da zaten bir arada bulunması önemli. 76’da türküleri rock tarzında yaptığımız albümün dünyada hit olması inanılmaz bir şey. Bir şeyi demek ki Batı’ya sunmak için illa rock yapmak gerekiyor.“HDP’yi takdir eden ‘şerefsiz’lerdenim”40 yıllık sanat tecrübesinden sonra yolu sanata düşenlere neler söylemek istersiniz?İhtiras tramvayına binin ve inmeyin. Bazen düşersiniz bazen de atağa geçersiniz insan her zaman popüler olmayabilir, ama hiç vazgeçmesinler ve iyi bir beste yakalamaya çalışsınlar. Bütün mesele müziğin ve sözün uyumu. Ve tabii ki müziğin kulaklara hoş gelmesi.Bahçeli en son HDP’ye oy verenler için ‘yalılarında viski yudumlayıp oy veren şerefsizler’ diye seslendi...Zurnanın zırt dediği yer. Politik dilin düzeyi çok düşük. Bütün aydınlar gibi, “şerefsizler” gibi HDP’yi takdir ediyorum. Ben de o şerefsizlerden biriyim. (Gülüyor) Takdir ediyorum ama oyum her daim CHP’yedir. Ne yalıda oturuyorum ne viski içkiyorum. Rakı ve şarabı çok severim. Biz eski tüfeklerin meskeni meyhanelerdir. Lokantalarda ve evlerde içilsin ama sokakta içki içilmesi hoş değil. Ben bir sol muhafazakâr olarak böyle düşünüyorum.Röportajın tamamıiçin