LEGO tasarımcısı Chris McVeigh Star Wars dünyasının minik figürleri ve minnoş sincapla beraber yeni br projeye imza atmış. Sincabın Maceraları adını verdiği seride, minik sincap Star Wars figürlerinin dünyasına girerek eğlenceli bir dünyaya adım atmış gibi görünüyor.
Evet değerli film severler. Sizler için başka bir film galerisiyle karşınızdayız. Bu sefer hem sporu sevip hem de film izlemeyi seven kişilerin mutlaka izlemesi gereken en iyi 25 spor konulu filmi listeledik. Filmler İmdb sırasına göre dizilmiştir. Eklemeyi unuttuğumuz filmler varsa şimdiden affola.
Ünlü yönetmen Wes Anderson'ın filmlerinde kullandığı yöntemlerinin hayranları tarafından delik deşik edilmesine alıştık artık. Kendisi yeni bir filmle karşımıza çıkmadığı sürece de bu böyle gidecek gibi gözüküyor.
Ailesi tarafından, Can Yayınları’nın katkılarıyla Erdal Öz anısına her yıl bir şaire ya da yazara verilen Erdal Öz Edebiyat Ödülü’nün sekizincisine Kafamda Bir Tuhaflık romanıyla Orhan Pamuk layık görüldü.
İdam edilmeden önce karısı Xanthippe Sokrates'e şöyle der: 'Ama sen suçsuzsun; suçsuz yere idam ediliyorsun.' Sokrates de buna karşılık şöyle bir cevap verir: 'Be kadın, suçlu olarak idam edilmemi mi yeğlerdin?'
Cinsellik, psikopatlık, siyasi vb sebeplerle bazı ülkelerde yasaklanan albüm kapaklarını derledik. Not: İçerikte rahatsız edici albüm kapakları olabilir.
Colin Salter'ın yeni kitabı 'Science is Beautiful', insan vücudunun mikroskop altında nasıl göründüğünü gözler önüne seriyor. Sonradan renklendirilen bu fotoğraflar görenlere, insan vücudunun gerçekten de bir sanat eseri gibi muhteşem ve bir o kadar da kompleks bir yapı olduğunu düşündürüyor. İşte o 10 fotoğraf:
Rhiannon Logsdon, çocukların hayal güçlerine ve kendi kendilerine kurdukları masalsı dünyaya son derece önem veren bir fotoğrafçı. Bu yüzden çocukların fotoğraflarını çekiyor ve onları dinleyip düzenlemelerini onlara göre ayarlıyor. Sonuç itibariyle de, çocuklara olmak istedikleri masala dair bir fotoğraf sunuyor.Biz de Rhiannon Logsdon'un çektiği bu güzel kareleri sizlerle paylaşalım istedik.Fotoğrafçının kişisel sayfasına buradan ve Facebook hesabına da buradan ulaşabilirsiniz.
Luka Sulic ve Stjepan Hauser... Çello çalmayı bambaşka boyutlara taşımış iki kişi. 2Cellos adını verdikleri bir birliktelikle kendi şarkılarının yanı sıra, müzik tarihinin efsane şarkılarını kendi tarzlarına göre yeniden ve sadece enstrümantal olarak yorumluyorlar. Konserlerine binlerce kişiyi çeken grubun muhteşem coverlarından bir derleme yaptık sizler için. Keyifli Dinlemeler...
Yetenekli ressam Amit Shimoni “gerçekler ile hayaller arasındaki farklılıklarla” ilgilenmeyi sevdiğini söylüyor.Bu bakış açısı ile Amit Shimoni, yakın zamanda “HIPSTORY” olarak adlandırdığı resim serisine önderlik etti.Shimoni, Cumhurbaşkanı John F. Kennedy, Lider Mahatma Gandhi ve hatta Başbakan Winston Churchill gibi ünlü dünya liderlerini, günümüzde bir hayli yaygın olan hipster modasından aşina olduğumuz yüzlere benzetiyor. Her portre renkli elbiseler, gereksiz ama olması gereken aksesuarlar ve kusursuzca şekillendirilmiş sakal ile tamamlanıyor. Kısaca hipsterların olmazsa olmazları ile.
Adım Tal Peleg. Sanat, kendimi bildim bileli hayatımın çok önemli bir parçası olmuştur. İllüstrasyonu, fotoğrafı, makyajı seviyorum ve göz makyajı sanatında gözü tuval olarak kullanarak tüm bu tutkularımı bir araya getirebiliyorum.Makyaj, sanat için harika bir yöntem ve onu gözümde bir hikaye anlatmak için kullanıyorum. Gözümü yalnızca boyamıyorum, gözün orijinal şeklini ve doğal kıvrımlarını illüstrasyonun bir parçası olarak kullanmaya çaba gösteriyorum.Çevremdeki her şeyden ilham alıyorum ve kendi eşsiz sanatsal yorumumu makyajla katıyorum. Çeşitli duygular, filmler, masallar, hayvanlar, yiyecekler, toplumsal meseleler ve daha fazlası bana esin kaynağı olabiliyor. Bu göz makyajı sanatını kendi gözümün üzerinde icra ediyorum ve genellikle göz farları, eyelinerlar, sulu boyalar ve tabi ki ince fırçalar kullanıyorum. Saatlerce süren bu iş doğal olarak fazlasıyla sabır gerektiriyor ama bu sürecin her saniyesinden keyif alıyorum!
Avustralyalı sanatçı Jane Long solmuş eski siyah beyaz fotoğrafları renklendirip onları birer hayal gücü ürününe dönüştürdü. 1.Dünya Savaşı'nı belgeleyen Romanyalı fotoğrafçı Costică Acsinte tarafından yarım yüzyılı aşkın bir süre önce çekilen bu fotoğrafları, sürreal bir bağlamda yeniden ortaya koyarak ''Dancing with Costica'' adlı seride bir araya getirdi.Fotoğraf çekilirken gülümsemek henüz moda olmamışken çekildiklerinden olsa gerek; bu karelerde ifadesiz donuk suratlar ve etkileyici, derin bakışlar görmek mümkün.Fotoğrafları görenlerden bazıları, Jane'in tanımadığı insanların fotoğraflarını değiştirmesini pek yerinde bulmadığı için bu renkli ve sıradışı değişim farklı tartışmalara da yol açtı. Jane ise çalışmasının arkasında duruyor ve şöyle açıklıyor: ''Bu simaları eski birer fotoğraftan öte gerçek birer insan olarak görmek istedim. Biraz olsun renklendirmek fotoğraflara olan bakışımızı tamamen değiştiriyor''Sanatçının diğer çalışmalarını görmek isterseniz şöyle buyrun.
Daha önce paylaştığımız Türk Müzik Tarihinden Yıllarca Dinlense Bile Eskimeyecek 18 Efsane Düet içeriğini devamı niteliğinde bu içeriğimizde efsane düetleri dinlemeye devam ediyoruz.
Her biri müzik tarihine geçmiş 13 grup, milyonlarca albüm, binlerce konser, sayısız hayran kitlesi... Bu listedeki 13 grubun da ortak özellikleri, bildiğimiz isimlerini almadan önce kullandıkları korkunç isimlere sahip olmaları. Pink Floyd, Maroon 5, Quenn ve daha fazlası.Kaynak: 25 Worst Original Names of Famous Bands
Deadpool'dan gelen fragman sonrası hemen hemen tüm sinemaseverler filmi iple çeker oldu. Marvel karakterlerinin neredeyse tamamının büyük bir hayran kitlesine sahip olduğu düşünülünce Deadpool fragmanının bu kadar beğenilmemesine şaşmamak gerekiyor. Burada da Örümcek Adam'ı Deadpool'a benzettiler. Güzel olmuş, izliyoruz.
Londralı illüstrasyon sanatçısı Steve Cutts, modern hayatın iç karartıcı çilelerini ve acı ama gerçeklerini çizimleriyle öyle bir gözler önüne serdi ki; baktıkça içinizin kararmaması ve ''Neden?'' diye sormamanız imkansız. Tüketim toplumu, çalışma şartları, kapitalizm, doğanın berbat edilişi, büyük şehir hayatı ve dahası... Günümüzde yaşanan hayatı ve yaşayan toplumu tüm yönleriyle ele alan Steve Cutts yalnızca resmetmiş ve söylenecek söz bırakmamış. Buyrun...
Zorro efsanesi bu kez “post apokaliptik” olarak beyaz perdede boy gösterecek.Hollywood elindeki senaryo stoklarını tükettikçe eski efsane yapımları bir bir diriltmeye devam ediyor. Zaten bir nevi nostalji yılı diyebileceğimiz 2015 yılının ardından, bu “geriye dönüş” daha da devam edeceğe benziyor. Bu konudaki en yeni kurbanımız ise maskesi, kılıcı ve Z imzası ile ünlü kahraman Zorro oldu.The Mask of Zorro ve ardından 2005 yapımı devam filmi The Legend of Zorro ile 2000’li yıllara damgasını vurmuş efsane yapımlardan biri olan Zorro, bu kez çok farklı bir biçimde tekrar beyaz perdeye konuk olacak.İsminin Zorro Reborn olması düşünülen yapımın bu defa geçmişte değil “post apokaliptik” bir gelecekte geçmesi planlanıyor. Bilindik Zorro hikayelerinden çok farklı bir şekilde ele alınacak olan filmin konusu ve hangi mekanlarda geçeceği gibi konular şimdilik belirsizliğini koruyor.Yapımcılarsa bu konuda oldukça heyecanlı görünüyor, özellikle şirket CEO’larından Mark Amin ’in şu sözlerine bakacak olursak bu film uzun süredir tasarlanıyormuş zaten.“Bu iniş çıkışlarla dolu 15 yıllık süre zarfında Zorro, benim gerçekleşmesini en çok istediğim projeydi.”Yeni Zorro, bir yeniden yapım olarak karşımıza gelseydi çoğu kişi gibi bizde burun kıvırıyor olacaktık, fakat yeni filmin “post apokaliptik” bir dünyada geçecek olması ilgimizi bayağı cezbetti açıkçası. Fakat bildiğimiz Zorro’nun kıyamet sonrası bir dünyaya uyarlanması nasıl olur, orası merak konusu.Zorro Reborn için önceleri Bryan Singer ’ın ismi geçiyordu fakat şu an için yönetmen kesin olarak belli değil. Çekimlerin gelecek yıl başlaması planlanıyor.Kayıp Rıhtım