Yedi Saat Uyumak Sekiz Saat Uyumaktan Neden Daha İyi?
Genellikle uzmanlar, sağlıklı yetişkinlere yedi ila dokuz saat uyumalarını öneriyor. Ancak uyku üzerinde çalışan bilim insanları, uyku konusundaki son araştırmaların yetersiz olduğunu göz önünde bulundurarak yeni araştırmalara ihtiyaç olduğunu süylüyor. Uyku konusunda yapılan birkaç araştırmada, zihin ve sağlıkla ilgili belirtilere bakıldığında yıllardır inanılan 'sekiz saatlik uykunun yeterli olduğu' düşüncesinin doğru olmadığı ve ideal uykunun yedi saat olduğu ortaya çıktı ancak çoğu doktor bu sonucun doğruluğundan emin değil. Diğer araştırmalar ise 20 dakika az uyumanızın bile ertesi günkü performansınızı ve hafızanızı kötü yönde etkileyeceğini söylüyor. Az uyumanın yanı sıra çok uyumanın da diyabet, obezite ve ölümcül boyutlara ulaşabilen kalp ve damar hastalıklarına yol açabileceğini belirtiliyor. Arizona, Phoenix'te bulunan Arizona Üniversitesi'nin hemşirelik ve sağlık bölümü profesörü Shawn Youngstedt, 'Yedi saatlik uykuda hastalığa yakalanma ve hastalık yüzünden ölme oranları en düşük seviyede,' dedi. Aşırı uyumanın etkilerini araştıran Youngstedt sözlerine 'Uyku süresinin sekiz saat ya da daha fazlası olmasının tehlikeli olduğu gerçeği sürekli karşımıza çıkıyor,' diye devam etti. ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (Centers for Disease Control and Prevention; CDC), uyku konusundaki bilimsel yayınları tekrar gözden geçirmek adına tıp uzmanları ve araştırmacılardan oluşan bir panel düzenlemek adına çalışmalar yapıyor. Uyku hakkında yeni bilgi ve önerilerin geliştirileceği panel, büyük olasılıkla 2015 yılında gerçekleşecek. Kaliforniya Üniversitesi psikoloji bölümü fahri profesörü Daniel F. Kripke, büyük çaplı bir kanser araştırmasına katılan 1,1 milyon kişinin 6 yıllık verilerini takip ederek bir araştırma yapmış. Az ve çok uyuyan bireylerek kıyasla 6,5 ile 7 saat 40 dakika arası uyuyan bireylerdeki ölüm oranının daha düşük olduğunu belirten araştırma, 2002 yılında Archives of General Psychiatry adlı bilimsel dergide yayımlanmıştı. Araştırmada ilaç tedavisi de dahil olmak üzere 32 adet sağlık faktörü test edildiği de biliniyor. Kripke, 2011 yılında Sleep Medicine isimli bir dergide yayımlanan başka bir araştırmasında, ideal uyku süresinin sekiz saatten daha az olduğunu gösteren kanıtlar bulunuyor. Bu araştırmadaki görevliler, 450 adet yaşlı kadının bileklerine bağlanan ölçüm aletleri sayesinde kadınların uyku aktivitelerini bir hafta boyunca kaydetmiş. Bundan nerdeyse on yıl sonra araştırmacılar beş saatten az veya altı buçuk saatten fazla uyuyan bireylerin ölüm oranlarının daha yüksek olduğunu bulmuş. Diğer uzmanlar ise fazla uyumaya bağlı olarak gelişen hastalık semptomlarıyla ilgili araştırmalar konusunda uyarılar yapıyor. Bu uzmanlar, hastalıkların bir insanı daha fazla uyumaya ve yatakta daha fazla zaman geçirmeye ittiğini söylüyor. Ayrıca kendi uyku düzenlerini kendileri takip eden insanlarla yapılan çalışmaların hatalı olabileceği belirtiliyor. Uyku doktorları ve araştırmacıları temsil eden, Mayo Clinic Uyku Tıbbı Merkezi'nde profesör olan Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi'nin (American Academy of Sleep Medicine) başkanı Timothy Morgenthaler, 'Bu araştırmalardaki en büyük sorun, araştırmaların nedenleri yerine yol açtığı sonuçlarıyla ilgili bilgi vermesi,' dedi. Doktor Morgenthaler, hastalarına iki farklı günde 7 ve 8 saat uyuyup uyku sonrası kendilerini nasıl hissettiklerini değerlendirmelerini öneriyor. Morgerthaler ayrıca genetik ve kültürel farklılıklar yüzünden uyku ihtiyacının kişiden kişiye değişebileceğini söyledi. İhtiyacınız olan uykuyu almanız, ertesi gün için dinç olmanız açısından önem taşıyor. Son zamanlarda yapılan birkaç araştırmaya göre 7 saatlik uyku ve bilişsel performans arasında bir bağlantı var. Geçen sene Frontiers in Human Neuroscience adlı dergide yayımlanan bir makalede, bilişsel eğitim veren Lumosity adlı internet sitesindeki kullanıcı verilerinden yararlanılmış. Araştırmacılar, uzamsal hafıza testleri yapan 160,000, aritmetik testler yapan yaklaşık 127,000 bireyin uyku alışkanlıklarıyla ilgili verilerini incelemiş. Sonuç olarak ortaya çıkan ise uyku saati yediye ulaşan ve devam eden insanların bilişsel performansının arttığını göstermiş. Lumosity'nin sahibi ve Lumos Labs Inc. adlı şirketteki bilim insanlarıyla birlikte araştırma yapan, Kuzey Karolina'daki Duke Üniversitesi Tıp Merkezi profesörü Murali Doraiswamy, yedi saati aşan uykunun 'bireye fayda sağlamadığını' söyledi. Araştırmasının hafıza kayıplarıyla ilgili verilen içeren daha eski bir araştırmanın tekrarı olduğunu belirten Doraiswamy, 'Eğer hafıza kaybına neden olan tüm etkenleri düşünürseniz, uykunun en kolay tedavi edilebilen faktör olduğunu görürsünüz,' dedi. Çoğu araştırma, bilişsel ve sağlıkla ilgili gerilemelere ve kilo alımına yol açan az uyumanın etkilerini araştırıyor. Pennsylvania Üniversitesi Perelman Tıp Okulu'nda uyku eksikliği üzerine çalışan bilim adamı David Dignes, ideal olduğu söylenen en az 7 saatlik uyku süresini devamlı olarak 20 veya 30 dakika azaltmanın bilişsel algılama hızını azalttığını ve dikkat eksikliğini arttırdığını söyledi. Uzmanlar, insanların kendi ideal uyku sürelerini belirlemeleri gerektiğini söylüyor. Özellikle de tatilde oldukları bir haftanın üç günü uyku sürelerini takip ederek anlayabileceklerini belirtiyor. İhtiyacınız olan uyku süresini belirlerken uyanmak için alarm kurmamanız, yorgun hissettiğinizde uyumanız, fazla kafein veya alkol tüketmemeniz ve uyumadan önce elektronik cihazlardan birkaç saat uzak durmanız gerekiyor. Ayrıca bu süreç boyunca uyku sürenizi kayıt altına almak adına not tutmanız veya kayıt yapabilen bir cihaz kullanmanız öneriliyor. Eğer kendinizi gün boyunca iyi ve dinç hissediyorsanız, muhtemelen ihtiyacınız olan ideal uyku sürenizi keşfetmişsiniz demektir. Uykuyla ilgili temel ilkeler; Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi, uyku ile ilgili alanları araştıran Sleep Research Society, uyku konusunda uzmanlaşmış araştırmacılardan oluşan bir kuruluş ve ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri'nin katılacağı panelde yeniden belirlenecek. Akademi başkanı Morgenthaler, panelde tartışılacak olan önerilerin bilimsel araştırmalardan elde edilen bilgiler ışığında sunulacağını ve panelin cinsiyet ve yaş gibi etkenleri de göz önünde bulunduracağını söyledi. Uyku üzerine araştırmalar yapan ve kar amacı gütmeyen bir başka araştırma grubu National Sleep Foundation ise geçtiğimiz ocak ayında uyku konusundaki güncel bilgilerin aktarıldığı bir panel düzenlemişti. Bahsedilen tüm araştırma grupları, şu anda sağlıklı bir yetişkinin günde yedi ila dokuz saat uyumasını öneriyor. Ulusal Kalp, Akciğer, ve Kan Enstitüsü (The National Heart, Lung and Blood Institute¬) hem yetişkinlere hem de yaşlılara 7 ila 8 saat uyumalarını tavsiye ediyor. Uykuyla ilgili güncel verilerin çoğu, okul çağındaki çocukların en az 10, ergenlik çağındaki gençlerin ise 9 ila 10 saat uyuması gerektiğini belirtiyor. Detroit'teki Wayne Devlet Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde uyku ilaçları, akciğerler ve yoğun bakım alanlarında yetkili olan Safwan Badr, uyku süresi konusunda 'Eğer sağlıklı bir uyku düzeniniz varsa, zaten fazla uyuyamazsınız. İhtiyacınız olan uykuyu aldığınızda istemsiz olarak uyanırsınız,' dedi. Journal of Clinical Sleep Medicine adlı derginin bu ayki sayısında yayımlanan bir araştırma, Badr'ın sözlerini kanıtlayan bir nitelik taşıyor. Almanya'da yapılan bir araştırmada, iki aydan uzun bir süre boyunca beş sağlıklı yetişkin birey, araştırmacıların 'Taş devri koşulları' dediği elektriğin, saatlerin ya da akarsuyun olmadığı bir yerde yaşamaya başlamış. Katılımcıların normalde uyudukları saatten iki saat önce uyudukları ve ortalama uyku saatlerinden bir buçuk saat daha fazla uyudukları gözlemlenmiş. Araştırma sonucunda belirlenen ideal uyku süresi ise 7 saat 20 dakika. WSJ
İngilizceye Bizden Geçen 30 Kelime
Esasen daha fazlası mevcut ama sizler için bu 30 kelimeyi seçtik. Bu kelimelerden bazılarının Arapça ve Farsça olduğunu düşünebilirsiniz ki öyledir ancak İngilizler bu kelimeleri Osmanlı'dan görüp aldığı için Türkçeden geçmiş olarak kabul ettik. Zira Osmanlı Türkçesi Arapça ve Farsçadan geniş şekilde etkilenmiş bir Türk diliydi.
Direksiyonda SMS Atan Sürücüler İçin Yeni Uygulama
Finlandiya Jyvaskyla Üniversitesi bilim insanları tarafından geliştirilen “VisGuard” adlı uygulama sayesinde, sürücüler direksiyon başında uzun süre mesajlaşınca uyarılıyor.Akıllı telefonlar için geliştirilen uygulamanın amacı sürücülerin yola odaklanmasını sağlamak. Sürücüler uzun süre telefonda vakit geçirirse, telefon ekranlarında üçgen biçiminde bir ikaz ışığı yanıp sönüyor. Bu sayede sürücülerin uyarılarak yola odaklanmaları hedefleniyor. Uygulama, yoldaki olası tehlikeleri belirlemek için hız ve yer verileriyle, telefonun kamera görüntülerini kullanıyor. Araştırmacı Tuomo Kujala “Uygulama yaya geçitlerinde, dar virajlarda ya da kavşaklarda da sürücüleri uyarabilme özelliğine sahip” diyor. Yaptıkları testler sonucunda sürücülerin yola dikkatinin yüzde 15 oranında arttığını belirten Kujala'ya göre 'Uygulamanın küçük bir riski var. Sürücüler, uygulamaya güvenerek, telefonla daha fazla vakit geçirebilirler'. Araştırmacılar bir yıl sonra uygulamanın, akıllı telefonlar dışında tüm sistemler için de uygulanabilir olmasını hedefliyor.BBC
Reklam
Aamir Khan'ın Yıllar İçinde Canlandırdığı Birbirinden Farklı 10 Karakter
etiket
Aamir Khan... nam-ı diğer Mükemmeliyetçi Khan... Yaptığı her film hayranları tarafından beğeni ile izlenen ve onu yeni tanıyanlarda 'aydınlanma' etkisi yaratan bir adam... Her filminde ayrı bir karakteri canlandıran ve canlandırdığı her karakterin hakkını veren mükemmel bir oyuncu. Sizlere birbirinden farklı 9 Aamir Khan sunuyoruz...
Reklam
10 Maddede Hangi Film ile Hangi Kız Tavlanır?
Teknoloji hızla gelişse ve biz yetişemesek de bazı eski usûller değişmiyor. Mesela kız tavlamak.. Hâlâ en iyi kız tavlama yöntemlerinden biri film izlemek. Çünkü insanın film zevki karakterini büyük ölçüde yansıtıyor ve kızlar da karakter testlerine bayılıyor!
Reklam
Uzaylılar İle Karşılaşma Çok Yakında Olabilir
NASA, 20 yıl içinde uazylılarla karşılaşacağımızı açıklayarak herkesi fena halde şaşırttı!NASA'nın en üst konumlardaki bilim adamları ile yapılan bir görüşmede, güneş sistemimiz dışında yaşayan canlılar ile önümüzdeki 20 yıl içerisinde karşılaşmamızın beklendiği söylendi. Bilim adamlarının bu güveni ise, Kepler uzay teleskopunun gücünden kaynaklanıyor. Kepler uzay teleskopu sayesinde, sadece 2014 içerisinde daha önce bilmediğimiz 700 adet gezegen bulunmuş durumda.NASA, ayrıca, ' Transiting Exoplanet Survey Satellite ' adlı, Kepler'in geliştirilmiş bir sürümünü de 2017 yılında çalışmaya başlatmayı planladığını duyurdu. NASA'dan Jeff Grunsfeld, diğer gezegenleri incelemek için kullandıkları teknolojinin son derecede gerçek olduğunu ve James Webb uzay teleskobu ve diğer gelişimlerin her an ilerlemekte olduğunu söylüyor. NASA astronomu Kevin Hand de ' önümüzdeki 20 yıl içerisinde, evrende yalnız olmadığımızı bulacağımıza' inandığını söylüyor.İlginç olan durum ise, NASA'nın genellikle bu şekilde cesur açıklamalar yapmıyor olması. Başka bir deyiş ile, bu açıklamaların arkasında, bizlerin halen bilmediği bir keşif yatıyor olabilir. Önümüzdeki on yıllar içerisinde uzaylılarla karşılaşmamız sonucunda ise, ümit edebileceğimiz tek şey, pek çok uzaylı filminin içeriğinin, senaryo olarak kalması ve barışçıl bir karşılaşma yaşamamız...
”Fight Club”ın Devamı Çizgi Roman Olarak Geliyor
Chuck Palahniuk’un Fight Club romanının yayınlanmasının ardından 18 yıl geçti. Şimdi ünlü yazar, kült romanının devamını ilginç bir şekilde hazırlıyor. Fight Club ‘ın devamı, 10 kitaptan oluşan bir çizgi roman serisi olarak Dark Horse’tan çıkacak. Palahniuk’a bu seride çizer olarak Cameron Stewart eşlik edecek. USA Today ‘e konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Palahniuk, çizgi roman serisinin, kitabın 1999′da gerçekleşen finalinin on yıl sonrasından başlayacağını belirtti. Bu noktada kitabın, Fight Club ‘ın film uyarlamasından biraz daha farklı bir sonu olduğunu da belirtmek gerekiyor. Yeni Fight Club serisinde, anlatıcının dokuz yaşına gelmiş olan oğluyla ilişkisi ön planda olacak. Yine de Tyler Durden’ın yeniden belirmesine kesin gözüyle bakılıyor. Bu cumartesi San Diego’daki Comic Con’da gerçekleşecek Fight Club paneline hem Palahniuk hem de filmin yönetmeni David Fincher katılacak. Muhtemelen çizgi roman serisiyle ilgili daha fazla detay söz konusu panelde açıklanacak. Dark Horse, Fight Club çizgi romanlarının ilkinin 8 Ağustos 2015′te yayınlanacağını duyurdu. Bantmag
İnsanı İyi Hissettiren Müzikler
Kimi zaman mutlu olursun bir şarkı patlatırsın. Kimi zaman oynamak istersin bir şarkı açarsın dilediğince dans edersin...  Bazen bir yakınını kaybedersin, sevgilinden ayrılırsın, işini kaybedersin, derslerden sıkılırsın, Etrafından sıkılırsın hemen şarkılara sarılırsın. Şarkılar senin bir anlık kurtarıcın olurlar, onlarla yatarsın, onlarla kalkarsın. Kendini dış ortamdan soyutlarsın kendi boyutuna başka alemlere geçersin yani kısacası şarkılar senin duygunu ifade eden seni kurtaran bir şey olur.
Reklam
Reklam
Türk Bilim Adamından Kansere Karşı ''DNA Onarımı'' Buluşu
Kanser konusunda yaptığı önemli çalışmalarla dünya çapında adını duyuran Türk bilim insanı Prof. Dr. Sancar, kanser tedavisinde ''sirkadiyen saat (ritmik saat) '' buluşuna imza attı. Kanser konusunda yaptığı önemli çalışmalarla dünya çapında adını duyuran Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar, kanser tedavisinde ''sirkadiyen saat (ritmik saat) '' buluşuna imza attı. Kuzey Carolina Üniversitesi Biyokimya ve Biyofizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Sancar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kanser konusunda önemli çalışmalar yapıldığını belirtirken, kanser mekanizmasının 10 yıl içinde çözüleceğine inandığını söyledi. Ancak kanserin nasıl olduğunu çözümlemenin onu tedavi etmek anlamına gelmediğine işaret eden Sancar, tedavi konusunda bir şey söylemek için erken olduğunu belirtti. Her kanser çeşidinde farklı mutasyonların tespit edildiğini, dokudaki bazı kanserli hücreler öldürülse dahi başka mutasyonları kontrol etmenin zor olduğunu anlatan Sancar, ''Kanser demek bir tek hücre tipi değildir, kanserde çok hücre tipi vardır, bütün bu hücrelere göre tedaviyi yöneltmek gerekiyor'' dedi. Kanserle ilgili olarak ''DNA onarımı'' konusunda çalışma yaptığını bildiren Sancar, şunları kaydetti: ''Kanser tedavisinde kullanılan ilaçların çoğu DNA'yı tahrip ediyor ve vücutta bulunan DNA onarım mekanizmaları, o kanser hücrelerinin yaşamasını sağlıyor. Biz bu mekanizmayı anlamak, aydınlatmak için bir çalışma başlattık. Bu mekanizmayı anlayınca onu 'inhibe' edip, kanser hücrelerinin normal hücrelerden daha önce öldürülmesini sağlamaya çalışacağız. DNA onarımı mekanizmasını aydınlatmak, kanser tedavisi noktasında çok önemli. Gayemiz bu mekanizmayı açıklamak.'' DNA onarımının en az olduğu saatler tespit edilerek, kanserle savaşılacak Sirkadiyen saat (günlük ritm) konusunda önemli bir buluş yaptıklarını bildiren Sancar, sirkadiyen saatin DNA onarımını kontrol ettiğini ifade etti. Sancar, DNA onarımının günün belli saatlerinde arttığını, belli saatlerde de minimum seviyeye indiğini söyledi. Amaçlarının vücuttaki DNA onarımının minimum olduğu zamanı tespit edip, kanser hücrelerine ilaç verip, bu hücrelerin ölmesini sağlamak olduğunu belirten Sancar, ''HedefimizDNA onarımının ne zaman minimum ne zaman maksimum olduğunu belirleyerek, DNA onarımı potansiyelinin en az olduğu zaman ilaç tedavisi uygulayarak, hem ilacın etkisini çoğaltmak, hem de yan etkileri azaltmak'' şeklinde konuştu. Bu kapsamda çalışmayı öncelikle kalın bağırsak kanseri üzerinden başlatacaklarını anlatan Sancar, ''Kalın bağırsağın biyolojisi ve DNA onarımı saatleri konusunda daha çok bilgi sahibi olmamız nedeniyle bu kanser çeşidinden çalışmalarımızı başlatacağız. Araştırma çalışmalarına 2-3 ay içinde başlıyoruz'' dedi. Deri kanserinin önüne geçilebilecek Sirkadiyen saat konusundaki çalışmalarının deri kanserini önleme noktasında da faydalı olacağına dikkati çeken Sancar, bu şekilde hangi saatlerde güneşlenildiğinde kanser riskinin arttığının, hangi zamanlarda azaldığının tespit edilebileceğini ifade etti. Fareler üzerinde yaptıkları bilimsel çalışmalarda, UV ışınlarına maruz kalan farelerde kanser riskinin akşam saatlerinde daha az olduğunu tespit ettiklerini belirten Sancar, şöyle devam etti: ''Fareler üzerinde yaptığımız araştırmalarda sabah saatlerindeki UV maruziyeti sonucu kanser riskinin akşamüstü saat 4'teki tespit ettiğimiz oranlara göre 5 misli daha yüksek olduğunu gördük. Yani farelerde deri kanseri riskinin akşam saatlerinde daha az olduğunu belirledik. Farelerde ortaya çıkan sonuçlar insanlarda tam tersidir. Buna dayanarak, insanlar için sabah saatlerinin deri kanseri riski açısından daha düşük olacağını söyleyebiliriz. Yani sabah saatlerinde güneşlenmek, öğlen ve akşamüstüne göre daha az risk taşıyor. Ancak bunu kesin olarak söylemek için öncelikle insanlar üzerinde deney yapmamız lazım'' Bu konuda çalışmalara başladıklarını ve Amerikan Sağlık Bakanlığından izin aldıklarını anlatan Sancar, ilk etapta gönüllüler topladıklarını ve gönüllülerin derilerindeki DNA onarımlarını gün boyu nasıl olduğunu ölçmek için çalışma yapacaklarını söyledi. Sancar, ''Yani DNA onarımı konusunda kalın bağırsakta yapacağımız çalışma kanserin tedavisini, cilt üzerinde yapacağız çalışma da kanseri önlemeyi amaçlıyor'' ifadelerine yer verdi. AA
En İyi 13 Shah Rukh Khan Filmi
etiket
Raj (Shah Rukh Khan) İngiltere’de yaşayan zengin, sorumsuz ve kaygısız bir Hindistanlıdır. Simran (Kajol) ise İngiltere’de yaşamasına rağmen Hint geleneklerine sıkı sıkıya bağlı olan bir ailenin kızıdır. İkisi, bir aylık Avrupa gezisi sırasında karşılaşırlar; didişme ve şakalarla başlayan arkadaşlıkları gezinin sonunda aşka dönüşür. Fakat birbirlerine aşık olduklarını anladıklarında artık çok geç olmuştur. Simran babasının Hindistan’daki arkadaşının oğlu ile evlenmek için yola çıkmıştır bile…Film 800 hafta gösterimde kalma gibi bir rekora sahip, ayrıca ölmeden önce görmeniz gereken 1001film listesinde de yer alıyor.IMDb: 8.4
Reklam