Venedik Film Festivali'nde İki Türk Yönetmen
Bu yıl 71. kez düzenlenecek, Avrupa'nın üç büyük film festivalinden biri olan Venedik Film Festivali'nin ana yarışma listesi açıklandı. Listede Fatih Akın ve ilk filmini çeken Kaan Müjdeci bulunuyor Bu yıl 27 Ağustos - 6 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek 71. Venedik Film Festivali'nde gösterilecek filmler, Venedik Bienali başkanı Paolo Baratta ve Venedik Film Festivali direktörü Alberto Barbera tarafından Roma'daki St. Regis Oteli'nde düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı. Festivalin ana yarışmasında, Fatih Akın'ın, Mardinli bir Ermeni demircinin 1915 Olayları ile ailesinden ayrı düşmesini ve Havana'dan Kuzey Dakota'ya uzanan yolculuğunu anlatan, ilk iki bölümü 'Duvara Karşı' ve 'Cennetin Kıyısında' olan 'Aşk, Ölüm ve Şeytan' üçlemesinin üçüncü filmi 'The Cut' ile Kaan Müjdeci'nin, 11 yaşındaki Aslan adlı bir çocuk ile Sivas isimli bir kangalın bozkırda geçen hikayesini anlatan ilk filmi 'Sivas' filmleri yer alıyor. Kaan Müjdeci'nin ilk filmi 'Sivas', 11 yaşındaki bir çocukla kangal cinsi bir köpeğin hikayesini anlatıyor. Ana yarışmada yer alan diğer filmler arasında deneyimli İsveçli yönetmen Roy Andersson'un çektiği, kesilmemiş 40 sekanstan oluşan ve Eurimages'dan şu ana kadar bir İskandinav filminin aldığı en büyük maddi desteği alan 'En duva satt på en gren och funderade på tillvaron / A Pigeon Sat On A Branch Reflecting On Existence', Endonezya'da komünistlere karşı uygulanan kıyamı konu alan 'The Act of Killing' belgeseli ile birçok ödül alan Joshua Oppenheimer'ın, yine aynı konuya başka bir açıdan eğilen çalışması 'The Look of Silence', Andrew Niccol'ün Ethan Hawke ve Bruce Greenwood ile çektiği, bir insansız hava aracı pilotunun işini sorguladığı savaş karşıtı film 'Good Kill', geçtiğimiz sene festivallerde eleştirmenlerin büyük beğenisini kazanan küçük Amerikan bağımsızı 'Prince Avalanche'in yönetmeni David Gordon Green'in Al Pacino, uzun süredir ortalarda gözükmeyen Holly Hunter ve Harmony Korine'ı oynattığı, Teksas'ın küçük bir kasabasında aşkı bulamayan bir çilingiri konu alan 'Manglehorn' ve Meksikalı ünlü yönetmen Alejandro Gonzalez Inãrritu'nun Michael Keaton, Zach Galifianakis, Edward Norton, Andrea Riseborough, Amy Ryan, Emma Stone ve Naomi Watts gibi yıldızların rol aldığı filmi 'Birdman' bulunuyor. Klasikler bölümünde 'Gelin' Ömer Lütfi Akad'ın '70'lerin ortasına damgasını vuran 'Gelin-Düğün-Diyet' üçlemesinin ilk filmi 'Gelin' (1973), Erman Film tarafından restore edilmiş versiyonuyla festivalin 'Klasikler' bölümünde gösterilecek. Klasikler bölümünde gösterilecek, restore edilmiş 18 uzun metrajlı ve 3 kısa metrajlı film arasında, Joseph L. Mankiewicz'in, Marlon Brando ve Frank Sinatra'nın başrolde olduğu ünlü komedisi 'Gönül Yolu / Guys and Dolls' (1955), François Truffaut'nun Antoine Doinel serisinden 'Çalınan Buseler / Baisers volés' (1968), Vittorio de Sica'nın yaşlı bir adam ve köpeğini konu alan başyapıtı 'Umberto D.' (1952), Roman Polanski'nin ünlü Macbeth uyarlaması 'Kanlı Saltanat / The Tragedy of Macbeth' (1971), Ettore Scola'nın, Mussolini ve Hitler'in tanıştığı gün tanışan iki kişiyi konu alan 'Özel Bir Gün / Una giornata particolare'si (1977) ve Anthony Mann ile James Stewart'ın birlikte çalıştığı western 'The Man from Laramie' (1955) yer alıyor. Başkanlığını günümüzün en başarılı film müziği bestecilerinden Alexandre Desplat'nın yaptığı jüride İngiliz aktör Tim Roth, Çinli aktris ve yönetmen Joan Chen, Alman yönetmen Philip Groning, Avusturyalı yönetmen Jessica Hausner, Hindu yazar Jhumpa Lahiri, İngiliz kostüm tasarımcısı Sandy Powell, Filistinli yönetmen Elya Süleyman ve İtalyan senarist ve yönetmen Carlo Verdone yer alıyor. Festivalin sinema dilini farklı şekillerde kullanan filmlerin yarıştığı Orizzonti (Ufuklar) bölümünün jürisinde ise Türkiyeli sinema yazarı ve Uluslararası Sinema Eleştirmenleri Derneği (FIPRESCI) Başkanı Alin Taşçıyan bulunuyor. Film festivalinde ana yarışmada yarışacak filmlerin tam listesi: ' Birdman ' - Alejandro Gonzalez Inarritu (ABD - Fransa - Açılış filmi) ' The Cut ' - Fatih Akın (Almanya) ' En duva satt på en gren och funderade på tillvaron / A Pigeon Sat On A Branch Reflecting On Existence ' - Roy Andersson (İsveç) ' 99 Homes ' - Ramin Bahrani (ABD) ' Ghesse-ha / Tales ' - Rakhshan Bani E’Temad (İran) ' La Rançon De La Gloire ' - Xavier Beauvois (Fransa) ' Hungry Hearts ' - Saverio Costanzo (İtalya) ' Pasolini ' - Abel Ferrara (Belçika - İtalya - Fransa) ' Manglehorn ' - David Gordon Green (ABD) ' Trois coeurs / Three Hearts ' - Benôit Jacquot (Fransa) ' Belye nochi pochtalona Alekseya Tryapitsyna / The Postman’s White Nights ' - Andrei Konchalovsky (Rusya) ' Sivas ' - Kaan Müjdeci (Türkiye) ' Anime Nere ' - Francesco Munzi (İtalya) ' Good Kill ' - Andrew Niccol (ABD) ' Loin des hommes ' - David Oelhoffen (Fransa) ' The Look Of Silence ' - Joshua Oppenheimer (Danimarka) ' Fires On The Plain ' - Shin'ya Tsukamoto (Japonya) ' Chuang ru zhe / Red Amnesia ' - Xiaoshuai Wang (Çin)Selay Sarı / Milliyet Sanat
Gelmiş Geçmiş En Karizmatik 30 Roman Karakteri
Elbette sizin dediğiniz de olmalıydı, tabii ki onu da unutmamalıydık ama maalesef yerimiz kısıtlı. Gönül ister ki tüm karizmatik roman karakterlerini burada toplayalım ama olmuyor işte. Sizler için 30 tanesini seçmeye gayret ettik.
Kapalıçarşı'da Alarm Zilleri Çalıyor
DÜNYANIN en büyük ve en eski alışveriş merkezi, 553 yıllık Kapalıçarşı alarm veriyor.Geçtiğimiz Cumartesi günü yağan aşırı yağmurda içindeki kemerlerden bazılarında 10 santimetriye aşan çatlaklar oluşan Kapalıçarşı'nın havadan yapılan çekimleri, büyük bir tehlikeyi ortaya çıkardı. 3 bin 600 dükkanın bulunduğu Kapalıçarşı’nın çatısının adeta bir klima ve çanak anten tarlası haline geldiği görüldü. Ayrıca tonlarca su taşıyan onlarca su deposunun da çatıya gelişi güzel yerleştirilmiş, bazıları de bacaların üzerine konulmuş durumda. Tonlarca ağırlıktaki su depoları ile yüzlerce klima ve çanak antenlerin eski olan binaya aşırı yük bindirdiği, bir çökme yaşanması durumunda facia yaşanabileceği belirtildi. ÇATLAKLAR 10 SANTİMETREYİ GEÇTİ, BAZI YERLER DESTEKLE AYAKTA DURUYOR Beyazıt, Nuruosmaniye ve Mercan üçgeninde yer alan 64 cadde ve sokağı , iki bedesteni, 16 hanı ve içindeki 3 bin 600 dükkanı ile dünyanın en eski ve en büyük alışveriş merkezi olan ve 22 kapısı bulunan Kapalıçarşı, geçtiğimiz cumartesi günü İstanbul'da yağan ve pek çok yerde su baskınlarına sebep olan aşırı yağıştan nasibini aldı. Yağan yağmurun ardından Kapalıçarşı’nın tavanında yaklaşık 2 yıl önce oluşan çatlaklar, büyüyerek bazı yerlerde 10 santimetreyi geçti. Çökme tehlikesi geçiren iç tavan kemerlerinden bazıları demirle desteklendi. HAVADAN YAPILAN ÇEKİMLER TEHLİKEYİ ORTAYA ÇIKARDI 110 bin 868 metre kare bir alana sahip olan 45 bin metre kare kapalı alanı bulunan ve her gün 300 ile 500 bin kişinin ziyaret ettiği Kapalıçarşı'nın havadan yapılan çekimlerinde ise büyük bir tehlikeyi ortaya çıktı. Binanın çatısının bir klima ve çanak anten tarlasını benzediği görüldü. Asıl büyük tehlikeye sebep olabilecek tonlarca su alabilen dev plastik su depolarının çatının üzerine gelişi güzel yerleştirilmesi. Bazı bölümlerde su depolarını koyacak yer bulamayan esnafın bunları, binanın bacaları üzerine monte ettiği gözlendi. Arıza yapan klima ve çanak antenleri tamir etmek için hemen hemen her gün dev alışveriş merkezinin çatısına çıkan servis elemanlarının da çatıya zarar verdiği belirtildi. ÇATI JAMES BOND FİLMİYLE GÜNDEME GELMİŞTİ 2012 yılında James Bond serisinin 24. filmi olan “Skyfall”'ın çekimlerine ev sahipliği yapan Kapalıçarşı’nın çatısının durumu çekimler sırasında gündeme gelmişti. O tarihlerde binanın çatısının ve içinin restarasyonun yapılmasına karar verilirken, binanın tarihi bir yapı olması ve gerekli izinler için başlatılan çalışmalar bürokrasinin çarkları arasında kaybolmuştu. En son 2014 yılının Mart ayında Fatih Belediyesi tarafından yapılan açıklamada Kapalıçarşı'nın aslına uygun olarak sil baştan restore edileceği ve bunun için 200 milyon lira harcanacağı duyrulmuştu. Ancak dün DHA Gökyüzü kamerasıyla yapılan çekimlerde binanın çatısında herhangi bir çalışma olmadığı, sadece bozulan klimaları tamir ettiğini öğrenilen 3 kişinin dolaştığı görüldü. KAPALIÇARŞININ TARİHİ İstanbula’a gelen turistlerin mutlaka uğradığı 110 bin 868 metrekarelik alanı kaplayan ve 45 bin metre kare kapalı alanı bulunan Kapalıçarşının çekirdeğini iki bedesten oluşturuyor. İç Bedesten, yani Cevahir Bedesteni tarihçiler arasında tartışmalı olmakla beraber büyük olasılıkla Bizans’tan kalma bir yapı olup 48 m x 36 m ölçülerinde. Yeni Bedesten ise 1461 yılında yaptırılmaya başlanan Kapalıçarşı’nın ikinci önemli yapısıdır ve Sandal Bedesteni olarak anılıyor. Burada bir yolu pamuk , bir yolu ipekten dokunan ve Sandal adı verilen kumaş satıldığı için Sandal Bedesteni ismi verilmiş. Fatih Sultan Mehmet’in Kapalıçarşı’nın inşaatına başladığı yıl olan 1461, Kapalıçarşı’nın kuruluş yılı olarak kabul görmüş. Asıl büyük çarşı ise Kanuni Sultan Süleyman tarafından ahşap olarak inşa ettirilmiş. Eski zenginlerin mücevher , kıymetli maden , kürk ve murassa silah gibi değerli eşyalarının yanı sıra devlet hazinesinin büyük kısmı da buralardaki kasalarda muhafaza edilirdi. Evliya Çelebi burayı muazzam güçlü bir kale gibi tanımlamıştı. Ali AKSOYER-İlhan PARÇALI/İSTANBUL,(DHA)
'İliklerime Kadar Sevdiğim Ülkemde Bunları Yaşamak da Varmış'
İsrail devletinin Gazze harekâtı, Filistinlilere saldırıları sürerken, ülkemizde Yahudi yurttaşlarımıza yönelik ırkçı tutumlar sağduyulu insanları tedirgin ediyor. Bu kez de edebiyatımızın usta kalemi, “İstanbul Bir Masaldı”, “Karanlık Çökerken Neredeydiniz”, “Bir Şehre Gidememek” gibi yapıtların yazarı Mario Levi nefret söylemlerinin hedefi oldu. Cumhuriyet Gazetesi'ne açıklamada bulunan Levi, sosyal medyada kimilerinin “boykot edilecek İsrail ürünleri” arasında kitaplarını da gösterdiğini belirterek, “İliklerime kadar sevdiğim ülkemde bunları yaşamak da varmış” dedi. Yapıtlarındaki hümanist söylemle tanınan Mario Levi, duyduğu üzüntüyü, “Gazze’deki bu acıklı savaşın ve masum çocukların ölümünün içimi nasıl dağladığını anlatmaya kelimeler yetmiyor. Bu ölümlerin ‘edebiyatı’ yok” diyerek dile getirdi. Levi, “Hangi dine mensup olursa olsun, vicdan sahibi hiçbir insan, yaşanan ölümler karşısında kayıtsız kalamaz. Ancak sabırlı, itidalli olmalıyız ve şunu bilmeliyiz ki, herkes bizim dostumuz değil, ama herkes düşmanımız da değil” diye konuştu. Görsel medyanın Gazze konusunda tek taraflı yayın yapmasını da eleştiren usta yazar, bu yaklaşımın insanları yanlışa sürükleyeceğini vurguladı. “Önce dünya vatandaşı, sonra Türkiyeli bir yazar, son olarak da bir Yahudi” olarak konuştuğunu vurgulayan Levi, “Şimdi yaşananlara vicdani açıdan yaklaşmak kaçınılmaz. Ne var ki daha hoşgürülü ve itidalli olabildiğimizde tartışabileceğimiz çok şey var” yorumunda bulundu.Cumhuriyet
Sinemanın En İyi 25 Yönetmeni
Sinema denince akla gelen Hollywood ve türevleri içerisindeki en iyi, en çok kazanan ve en başarılı gişelere ulaşan yönetmenlerden bir liste çıkaralım dedik. Sonra demeyin ki yok efendim bu niye yok şu niye yok. Liste gişeye dayalı sayılır.
Reklam
Massive Attack'tan Gazze'ye Selam
Sayısız ödül sahibi 11 milyonluk albüm satışlı beş stüdyo albüm sahibi İngiliz trip-hop grubu Massive Attack, Dublin, Longitude Festivali’ndeki konserlerinde Gazze için bir mesaj yayınladı. Sayısız ödül sahibi 11 milyonluk albüm satışlı beş stüdyo albüm sahibi İngiliz trip-hop grubu Massive Attack, Dublin, Longitude Festivali’ndeki konserlerinde Gazze için bir mesaj yayınladı. Her konserinde bulundukları ülkelerin sosyo-politik gündemine ait mesajları sahnelerinin arkasına kurdukları led ekranlardan veren politik eylemci Massive Attack, festivalde İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği katliama seyirci kalmadı. Uzun süredir İsrail’in Filistin politikalarına karşı olup özgür Filistin’i savunan Massive Attack, konserlerinde led ekranlardan “Gazze, 1948’den beri işgal ve ambargo altında” yazısıyla tepkisini gösterdi. Aynı konserde ‘Unfinished Sympathy’ şarkısı sırasında ekranda Gazze’de ölenlerin sayısını da veren Massive Attack, izleyicisinden büyük alkış aldı. Konser sırasında İsrail’i boykot etmenin bir gereklilik olduğunu söyleyen Massive Attack’ın kurucusu ve solisti Robert Del Naja, boykotun İsralli halka yapılan agresif bir eylem olmadığını da konser sonrasında verdiği bi röportajda belirtirken “Boykot, devlet ve politikalarını hedef alır. Herkesin bu fikirlerin Yahudi düşmanlığı olmadığını bilmesi gerek. Burada konu Yahudiler değil İsrail devletidir” dedi. İstanbul’daki Gezi vurgusu Massive Attack, İstanbul’da geçen aylarda verdiği konserinde de Gezi Direnişi’ne de büyük bir yer ayırmıştı. Ekip, Gezi hakkında da konuşmuş ve eylemlerde öldürülen kayıplarımızın isimleri ekranına yansıtmıştı. “Berkin Elvan’ı Unutma” mesajıyla birlikte Soma’yı da unutmayan ekip Soma faciası için de mesaj yayınlamıştı. Birgün
Reklam
Tarihe Yön Vermiş Adı Bilinmeyen 10 Önemli İnsan
etiket
Tarih içinde önemli bir yere sahip ama adını kimselerin bilmediği 10 insanı sizlerle tanıştırmak, onlara içimizden geçenleri söylemek istedik. Çok daha fazlası olduğunu biliyoruz ama bu bir başlangıç olsun.
Görsel Şölen: Tarihi dokusuyla İtalya
Vatikan’dan Pisa Kulesi’ne, Venedik’ten Assisi’ye, tarihi dokusu ve sokaklarıyla İtalya’yı keşfetmek isteyenler için fotoğraflarla İtalya turu;Devamı: http://www.uplifers.com/gorsel-solen-tarihi-dokusuyla-italya/#ixzz38N7GUzKt
Reklam
Marina Abramović’in 10 Unutulmaz Performansı
etiket
Performans sanatının ilahı haline gelen Marina Abramović sanat tarihine unutulmaz çalışmalar bıraktı. Body Art’ın önemli temsilcilerinden olan Sırp asıllı sanatçı, şovlarında fiziksel ve zihinsel potansiyeli zorluyor. Çılgın performans denemeleriyle ün kazanan Marina, adeta bir iddia tutkunu. Kendisine teklif edilen zorlu bahisleri kabul ediyormuşçasına performanslar sergiliyor. Kimbilir belki de 'doğruluk mu cesaret mi?'de hep cesaret'i seçiyordur. Acı çekmekten zevk alan sanatçının performanslarına şöyle bir göz atmak için size aşağıya alalım.
Reklam
Bu Ağaç 40 Farklı Türde Meyve Veriyor
Bu zamana kadar aşılama işlemi ile tek ağaçtan birden fazla meyve elde edildiği birçok kişi tarafından zaten bilinir. Peki, bir ağaçtan 40 farklı meyve alınabilir olduğunu söylesek? Mesleki deneyimde oldukça tecrübeli olan Sam Van Aken adlı kişi, gerçekleştirmiş olduğu melez ağaç ile bu durumu gerçeğe dönüştürdü. Fotoğrafta görmüş olduğunuz ağaç, aşılama işlemi sayesinde 40 farklı meyve verebiliyor. Şeftali, erik, kayısı, nektari, kiraz ve badem gibi mevsimine göre farklı farklı meyveler üreten ağaç, aynı zamanda rengarenk çiçekleri ile de ön plana çıkıyor. New York'ta bulunan bu melez ağaç özellikle yazları pembe, kırmızı ve beyaz gibi etkileyici renkte çiçekler açıyor.teknokulis
Reklam
Ay'da Toprak Sahibi Olan 10 İnsandan 1'i Türk
Lunarregistry.com (Ay'ın toprak kayıtları ve Ay vakfı)'un '' Emre Özerginli '' 6.Sıradan listeye girmiş ve Jennifer Lopez, Donald Trump, Paris Hilton, Richard Branson gibi isimleri geride bırakmış oldu. Emre Özerginli hakkında fazla bilgi sahibi değiliz, sadece Moon-Star Limunary adlı araç şirketin sahibi ve de Ay'da arsa satan çeşitli şirketler ile çalıştığı biliniyor. Bunun yanında yurtdışında bilim ve teknoloji dergilerine vede portallara çeşitli beyanatlar vermesiyle adından söz ettirdi. Özellikle yer altından çıkabilecek değerli madenler , minareller ve Ay'ın A.B.D'nin eyaleti olması gerektiği konusunda. Emre Özerginli'nin ardından zirveye doğru 630.000 dönüm ile Tom Cruise , 700.000 dönüm ile Bill Gates , 880.000 dönüm ile eski A.B.D başkanı George H.W.Bush , 1.000.000 dönüm ile ünlü Rus iş adamı Roman Abramoviç , listenin zirvesinde ise 1.500.000 dönüm ile iş adamı David M.Rothschild bulunuyor. Peki nasıl olabiliyor da Ay'da arsa sahibi olunabiliyor? Bilimsel ve hukuksal bir dayanğı var mı işte yapılan açıklama; Amerikalı bir avukat olan Dennis Hope , 1980 yılında Birleşmiş Milletler Uzay Antlaşması yasasındaki bir boşluğu fark ederek, Ay'ı kendi üzerine tescil ettirdi. Yasada hiçbir ülkenin uzaydaki bir gezegen üzerinde hak iddia edemeyeceği yazıyordu. Hope bu maddeye dayanarak; ülkelerin gezegenler üzerinde herhangi bir hak iddia edemeyeceği, ancak şahısların toprak satın almasında herhangi bir kısıtlayıcı madde olmadığını farketti ve Ay'ı kendi adına tescil ettirdi ardından Beyaz Saray'a , Kremlin'e ve birleşmiş milletlere bir mektup yazıp Ay'ın artık kendi tescilinde olduğunu bildirdi hatta belgelerini ve kendi hazırladığı tapu örneğini de gönderdi olumlu ya da olumsuz herhangi bir yanıt gelmeyince de kanuni süreç başlamış oldu ve Ay'ı kendi üzerine tescil ettirdi. Hope Ay'ı her biri 4 bin metrekarelik 5 milyon parsele bölerek satışa çıkardı.Bakalım Türkiye'den Emre Özerginli'den başka bu büyük çapta başka yatırımlar olacak mı? Kaynak: Sabah
Yedi Saat Uyumak Sekiz Saat Uyumaktan Neden Daha İyi?
Genellikle uzmanlar, sağlıklı yetişkinlere yedi ila dokuz saat uyumalarını öneriyor. Ancak uyku üzerinde çalışan bilim insanları, uyku konusundaki son araştırmaların yetersiz olduğunu göz önünde bulundurarak yeni araştırmalara ihtiyaç olduğunu süylüyor. Uyku konusunda yapılan birkaç araştırmada, zihin ve sağlıkla ilgili belirtilere bakıldığında yıllardır inanılan 'sekiz saatlik uykunun yeterli olduğu' düşüncesinin doğru olmadığı ve ideal uykunun yedi saat olduğu ortaya çıktı ancak çoğu doktor bu sonucun doğruluğundan emin değil. Diğer araştırmalar ise 20 dakika az uyumanızın bile ertesi günkü performansınızı ve hafızanızı kötü yönde etkileyeceğini söylüyor. Az uyumanın yanı sıra çok uyumanın da diyabet, obezite ve ölümcül boyutlara ulaşabilen kalp ve damar hastalıklarına yol açabileceğini belirtiliyor. Arizona, Phoenix'te bulunan Arizona Üniversitesi'nin hemşirelik ve sağlık bölümü profesörü Shawn Youngstedt, 'Yedi saatlik uykuda hastalığa yakalanma ve hastalık yüzünden ölme oranları en düşük seviyede,' dedi. Aşırı uyumanın etkilerini araştıran Youngstedt sözlerine 'Uyku süresinin sekiz saat ya da daha fazlası olmasının tehlikeli olduğu gerçeği sürekli karşımıza çıkıyor,' diye devam etti. ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (Centers for Disease Control and Prevention; CDC), uyku konusundaki bilimsel yayınları tekrar gözden geçirmek adına tıp uzmanları ve araştırmacılardan oluşan bir panel düzenlemek adına çalışmalar yapıyor. Uyku hakkında yeni bilgi ve önerilerin geliştirileceği panel, büyük olasılıkla 2015 yılında gerçekleşecek. Kaliforniya Üniversitesi psikoloji bölümü fahri profesörü Daniel F. Kripke, büyük çaplı bir kanser araştırmasına katılan 1,1 milyon kişinin 6 yıllık verilerini takip ederek bir araştırma yapmış. Az ve çok uyuyan bireylerek kıyasla 6,5 ile 7 saat 40 dakika arası uyuyan bireylerdeki ölüm oranının daha düşük olduğunu belirten araştırma, 2002 yılında Archives of General Psychiatry adlı bilimsel dergide yayımlanmıştı. Araştırmada ilaç tedavisi de dahil olmak üzere 32 adet sağlık faktörü test edildiği de biliniyor. Kripke, 2011 yılında Sleep Medicine isimli bir dergide yayımlanan başka bir araştırmasında, ideal uyku süresinin sekiz saatten daha az olduğunu gösteren kanıtlar bulunuyor. Bu araştırmadaki görevliler, 450 adet yaşlı kadının bileklerine bağlanan ölçüm aletleri sayesinde kadınların uyku aktivitelerini bir hafta boyunca kaydetmiş. Bundan nerdeyse on yıl sonra araştırmacılar beş saatten az veya altı buçuk saatten fazla uyuyan bireylerin ölüm oranlarının daha yüksek olduğunu bulmuş. Diğer uzmanlar ise fazla uyumaya bağlı olarak gelişen hastalık semptomlarıyla ilgili araştırmalar konusunda uyarılar yapıyor. Bu uzmanlar, hastalıkların bir insanı daha fazla uyumaya ve yatakta daha fazla zaman geçirmeye ittiğini söylüyor. Ayrıca kendi uyku düzenlerini kendileri takip eden insanlarla yapılan çalışmaların hatalı olabileceği belirtiliyor. Uyku doktorları ve araştırmacıları temsil eden, Mayo Clinic Uyku Tıbbı Merkezi'nde profesör olan Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi'nin (American Academy of Sleep Medicine) başkanı Timothy Morgenthaler, 'Bu araştırmalardaki en büyük sorun, araştırmaların nedenleri yerine yol açtığı sonuçlarıyla ilgili bilgi vermesi,' dedi. Doktor Morgenthaler, hastalarına iki farklı günde 7 ve 8 saat uyuyup uyku sonrası kendilerini nasıl hissettiklerini değerlendirmelerini öneriyor. Morgerthaler ayrıca genetik ve kültürel farklılıklar yüzünden uyku ihtiyacının kişiden kişiye değişebileceğini söyledi. İhtiyacınız olan uykuyu almanız, ertesi gün için dinç olmanız açısından önem taşıyor. Son zamanlarda yapılan birkaç araştırmaya göre 7 saatlik uyku ve bilişsel performans arasında bir bağlantı var. Geçen sene Frontiers in Human Neuroscience adlı dergide yayımlanan bir makalede, bilişsel eğitim veren Lumosity adlı internet sitesindeki kullanıcı verilerinden yararlanılmış. Araştırmacılar, uzamsal hafıza testleri yapan 160,000, aritmetik testler yapan yaklaşık 127,000 bireyin uyku alışkanlıklarıyla ilgili verilerini incelemiş. Sonuç olarak ortaya çıkan ise uyku saati yediye ulaşan ve devam eden insanların bilişsel performansının arttığını göstermiş. Lumosity'nin sahibi ve Lumos Labs Inc. adlı şirketteki bilim insanlarıyla birlikte araştırma yapan, Kuzey Karolina'daki Duke Üniversitesi Tıp Merkezi profesörü Murali Doraiswamy, yedi saati aşan uykunun 'bireye fayda sağlamadığını' söyledi. Araştırmasının hafıza kayıplarıyla ilgili verilen içeren daha eski bir araştırmanın tekrarı olduğunu belirten Doraiswamy, 'Eğer hafıza kaybına neden olan tüm etkenleri düşünürseniz, uykunun en kolay tedavi edilebilen faktör olduğunu görürsünüz,' dedi. Çoğu araştırma, bilişsel ve sağlıkla ilgili gerilemelere ve kilo alımına yol açan az uyumanın etkilerini araştırıyor. Pennsylvania Üniversitesi Perelman Tıp Okulu'nda uyku eksikliği üzerine çalışan bilim adamı David Dignes, ideal olduğu söylenen en az 7 saatlik uyku süresini devamlı olarak 20 veya 30 dakika azaltmanın bilişsel algılama hızını azalttığını ve dikkat eksikliğini arttırdığını söyledi. Uzmanlar, insanların kendi ideal uyku sürelerini belirlemeleri gerektiğini söylüyor. Özellikle de tatilde oldukları bir haftanın üç günü uyku sürelerini takip ederek anlayabileceklerini belirtiyor. İhtiyacınız olan uyku süresini belirlerken uyanmak için alarm kurmamanız, yorgun hissettiğinizde uyumanız, fazla kafein veya alkol tüketmemeniz ve uyumadan önce elektronik cihazlardan birkaç saat uzak durmanız gerekiyor. Ayrıca bu süreç boyunca uyku sürenizi kayıt altına almak adına not tutmanız veya kayıt yapabilen bir cihaz kullanmanız öneriliyor. Eğer kendinizi gün boyunca iyi ve dinç hissediyorsanız, muhtemelen ihtiyacınız olan ideal uyku sürenizi keşfetmişsiniz demektir. Uykuyla ilgili temel ilkeler; Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi, uyku ile ilgili alanları araştıran Sleep Research Society, uyku konusunda uzmanlaşmış araştırmacılardan oluşan bir kuruluş ve ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri'nin katılacağı panelde yeniden belirlenecek. Akademi başkanı Morgenthaler, panelde tartışılacak olan önerilerin bilimsel araştırmalardan elde edilen bilgiler ışığında sunulacağını ve panelin cinsiyet ve yaş gibi etkenleri de göz önünde bulunduracağını söyledi. Uyku üzerine araştırmalar yapan ve kar amacı gütmeyen bir başka araştırma grubu National Sleep Foundation ise geçtiğimiz ocak ayında uyku konusundaki güncel bilgilerin aktarıldığı bir panel düzenlemişti. Bahsedilen tüm araştırma grupları, şu anda sağlıklı bir yetişkinin günde yedi ila dokuz saat uyumasını öneriyor. Ulusal Kalp, Akciğer, ve Kan Enstitüsü (The National Heart, Lung and Blood Institute¬) hem yetişkinlere hem de yaşlılara 7 ila 8 saat uyumalarını tavsiye ediyor. Uykuyla ilgili güncel verilerin çoğu, okul çağındaki çocukların en az 10, ergenlik çağındaki gençlerin ise 9 ila 10 saat uyuması gerektiğini belirtiyor. Detroit'teki Wayne Devlet Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde uyku ilaçları, akciğerler ve yoğun bakım alanlarında yetkili olan Safwan Badr, uyku süresi konusunda 'Eğer sağlıklı bir uyku düzeniniz varsa, zaten fazla uyuyamazsınız. İhtiyacınız olan uykuyu aldığınızda istemsiz olarak uyanırsınız,' dedi. Journal of Clinical Sleep Medicine adlı derginin bu ayki sayısında yayımlanan bir araştırma, Badr'ın sözlerini kanıtlayan bir nitelik taşıyor. Almanya'da yapılan bir araştırmada, iki aydan uzun bir süre boyunca beş sağlıklı yetişkin birey, araştırmacıların 'Taş devri koşulları' dediği elektriğin, saatlerin ya da akarsuyun olmadığı bir yerde yaşamaya başlamış. Katılımcıların normalde uyudukları saatten iki saat önce uyudukları ve ortalama uyku saatlerinden bir buçuk saat daha fazla uyudukları gözlemlenmiş. Araştırma sonucunda belirlenen ideal uyku süresi ise 7 saat 20 dakika. WSJ
Reklam