Güneş Enerjisiyle Çalışan Elektrik Santralleri Açılıyor
EKİNÖZÜ'NDE GÜNEŞ ENERJİSİYLE ÇALIŞAN ELEKTRİK SANTRALİ AÇILDI KAHRAMANMARAŞ'ın Ekinözü İlçesi'nde, 1 milyon Euro'ya mal edilen güneş enerjisiyle çalışan elektrik santrali düzenlenen törenle açıldı ve üretime başladı. Özel bir şirket tarafından ilçenin Heyik mevkiindeki 20 dekarlık alan kurulan ve 1 milyon Euro'ya mal edilen elektrik santrali için açılış töreni düzenlendi. İlçenin elektrik ihtiyacının 4'te birini karşılayacak santralin açılış törenine Ekinözü Kaymakamı Fatih Gül, Ekinözü Belediye Başkanı Nursi Çeleğen ve vatandaşlar katıldı. Açılışta konuşan Ekinözü Kaymakamı Fatih Gül, Türkiye’nin artan enerji ihtiyacının karşılanmasında yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının arttığını belirterek, 'Başta teknolojik gelişmeler olmak üzere enerji ihtiyacımızın her geçen gün arttığı günümüzde, değişik enerji kaynaklarının zararları da tartışılıyor. Böyle bir ortamda böylesine zararsız bir şekilde doğanın ve güneşin kullanılması ile elde edileceği bu tesisin başta ilçemize ülkemize hayırlı olmasını diliyorum' dedi. Akdemir Kömür Madencilik ve Enerji Ticaret ve Limited Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Murtaza Temirci ise doğduğu ilçeye yatırım yapmaktan mutlu olduğunu söyledi. Konuşmaların ardından santralin açılışı yapıldı.MELİKGAZİ BELEDİYESİ'NDEN GÜNEŞ ENERJİSİ ATAĞI KAYSERİ'de merkez Melikgazi Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, belediye olarak doğa ve çevreye büyük önem verdiklerini özellikle enerji konusunda büyük hassasiyet gösterdiklerini bu amaç ile rüzgar ve güneş enerjisi hakkında araştırma yaptıklarını söyledi. Başkan Büyükkılıç, güneş enerjisi ile ısıtılan su ile abdest alma yerleri oluşturduklarını ve bunun örneklerini şehrin muhtelif camilerin abdest alma merkezlerinde görülebileceğini hatırlattı. Başkan Büyükkılıç, Melikgazi Belediyesi bünyesinde oluşturulan Enerji Tasarruf ve Verimliliği Komisyonunca güneş enerjisinden elektrik enerjisi üreten tesisleri gezerek çalışmalar hakkında bilgiler aldı ve örnekleri inceledi. Melikgazi Belediyesi sosyal ve spor tesisleri, zabıta birimleri, temizlik ve fen işleri atölyeleri, fidanlık ve sera tesislerinde güneş enerjisinden elektrik üretip bu tesislerde kullanmak istediklerini belirten Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç, şunları söyledi: 'İlklerin belediyesi ve referans belediye olarak doğa ve çevre dostu bir belediye olduğumuzu her zaman kanıtlıyoruz. Elektrik enerjisi ile çalışan hizmet otosu, güneş enerjisi ile ısıtmalı abdesthaneler bu konuya verdiğimiz önemin bir ifadesidir. Çöp toplama araçlarının elektrikli olması için çalışma başlattık. Yeni alınacak çöp toplama araçları mutlaka elektrik motorlu olacaktır. Belediyemizin sosyal ve spor tesisleri ile diğer tesislerin tamamının güneş enerjisinden elektrik üretim bu tesislerde kullanarak enerji harcamalarını büyük oranda azaltarak daha çok park ve yeşil alan inşa edeceğiz. Anadolu güneşi bundan böyle enerjiye dönüştürerek Anadolu’yu aydınlatacaktır. Belediye olarak bu çalışmayı mutlaka yerine getireceğiz.' Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç, güneşten elektrik enerjisi elde ederek belediye tesislerinde kullanarak ekonomiye büyük katkı sağlayacaklarını ekledi. GÖLBAŞI'NA GÜNEŞ ENERJİSİYLE ÇALIŞAN SANTRAL KURULDU ADIYAMAN'ın Gölbaşı İlçesi'nde, işadamı Ahmet Dağılmış tarafından güneş enerjisiyle elektrik üreten santral kuruldu. Güneş panellerinin bulunduğu santralde yılda 1 milyon 600 bin kilovat elektrik üretilmesi hedefleniyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarından olan güneş enerjisinden elektrik üreten sistem, Adıyaman'da ilk kez işadamı Ahmet Dağılmış tarafından ilçeye bağlı Yarbaşı Köyü'nde kuruldu. Yaklaşık 3 ay önce 1 milyon 300 bin Euro'ya mal edilen santralde yılda 1 milyon 600 bin kilovat elektrik üretilmesi planlanıyor. Santralin sahibi işadamı Ahmet Dağılmış, kendisine ait arazide kurduğu santralde 3 aydır elektrik üretimi yapıldığını belirterek, 'Türkiye’de 1 megavatlık bir üretim yapan tesis sadece bizim santralde bulunuyor. Buradan kazandığımız parayla ilçemize yatırım yaptık ve bu tesisi kurduk. Bu tesisin kurulumu yaklaşık 1 milyon 300 bin Euro'ya mal oldu ve 3 aydır elektrik üretiyoruz. Yıllık üretim şu anda ortalama 1 milyon 600 bin kilovat saat düzeyinde. Devlet 10 yıl alım garantisi verdi ve şu anda ürettiğimiz elektriği devlete satıyoruz. Santralde ürettiğimiz elektrik şu anda Besni ilçesi elektrik hattına bağlantı yapılarak bu ilçeye veriliyor' dedi. DHA
Emmy Gecesine Damga Vuran Öpüşme | Bryan Cranston ve Julia Louis Dreyfus
Televizyonun Oscar'ları olarak nitelendirilen Emmy Ödülleri 66. kez sahiplerini buldu. Gecenin olayı ise Breaking Bad dizisinin başrol oyuncusu Bryan Cranston'ın öpücüğü oldu.Öpücüğün dakikalar öncesinde ikili sahnede Bryan Cranston'ın Seinfeld dizisindeki birkaç bölümlük rolünü konuşuyorlardı. Cranston ile Louis-Dreyfus dizide birkaç bölüm sevgili rolü oynamış olmalarına rağmen Louis-Dreyfus Cranston ile oynadığını hatırlamıyormuş gibi davrandı. Cranston bir sahnede öpüştüklerini hatırlatınca dahi hatırlamadığını söyleyen Louis-Dreyfus, bu ani öpücük sonrasında sahneye çıktığında 'Evet Seinfeld'de oynamıştı.' diyerek izleyiciyi kahkahaya boğdu.
Bir Elini Kaybetmiş Kızının Fotoğraflarını Çeken Anneden Harika Çalışmalar
Hirschsprung hastalığı sonucunda sol elini yitirmesiyle henüz çocuk yaşta çeşitli zorluklarla mücadele etmek durumunda kalan kızının fotoğraflarını çekme kararı alan anne, kızına inandığı takdirde başaramayacağı bir şey olmadığını öğretmek ve motivasyon aşılamak ister. Kızının kendisi için ilham perisi olduğunu söyleyen anne, ortaya çıkan eserlerini paylaşır ve NZIPP/Epson tarafından yılın yaratıcı fotoğrafçı ödülüne layık görülür.İşte Holly Spring isimli o fotoğrafçı anne ve ödüllü fotoğrafları:
Aynı Karede Gece ve Gündüzü Gösteren 7 Fotoğraf
Fotoğrafçı Richard Silver, günün farklı saatlerinde çektiği yaklaşık 36 fotoğrafı birleştirerek yarattığı fotoğraflar, dünyanın bilinen ikonik mekanlarının farklı saat dilimlerinde nasıl göründüğünü aynı karede bize sunuyor. Daha fazlasına buradan ulaşabilirsiniz.
Demet Akalın'ın İnsan Psikolojisinin Sınırlarında Dolaşan 25 Şarkısı
Kötü bir haber alan insan 5 evreden geçer.  1- İnkar 2- Öfke 3- Pazarlık 4- Depresyon 5- Kabullenme Bu evreleri sağlıklı şekilde yaşamasının ardından hayatı normale dönmeye başlar. İşte Demet Akalın şarkılarıyla bu evreleri bize tane tane açıklamış. İşte Demet Akalın'ın insan psikolojisinin sınırlarında gezinen 25 şarkısı.
Reklam
Çin Sesten Hızlı Denizaltı Geliştirebilir
Çinli bilim insanları, denizaltıların sualtında sesten hızlı ilerlemesini sağlayacak teknolojiyi geliştirmeye çok yakın olduklarını açıkladı. Başarılı olması halinde, süpersonik denizaltı Şanghay ile San Francisco arasındaki mesafeyi 100 dakikada kat edebilecek. Çin'in Harbin Teknoloji Enstitüsü'nde görevli bilim insanlarının, denizaltı veya torpidoların sualtında sesten hızlı ilerlemesini sağlayacak bir teknoloji geliştirdiği belirtildi. South China Morning Post gazetesinde duyurulan habere göre, Karmaşık Akış ve Isı Transferi Laboratuvarı'nda Profesör Li Fengchen'in başında yer aldığı ekip, süper hızlı sualtı yolculuğu için karmaşık bir 'hava balonu' yaptı. Li,'yaptıkları çalışmanın potansiyelinin heyecan verici olduğunu' söyledi. Çinlileri geliştirdiği teknolojinin, Soğuk Savaş yıllarında Sovyetler tarafından geliştirilen 'Supercavitation' teknolojisine benzetiliyor. VA-111 Shkval adlı torpido için geliştirilen teknoloji, suyun neden olduğu engeli aşmak için sualtı aracının bir balon içinde ilerlemesini öngörüyor. Sovyetlerin, söz konusu teknolojiyle Shkval torpidosunu 370 km hıza ulaştırdığı biliniyor. Birçok alanda kullanılabilir Li, balonun suyla direkt temasını önlemek için içine tekerlek sistemi yerleştirdiklerini belirtti. Supercavitation ile su altına dalacak olan araçların düzenli olarak yüzeylerine su püskürterek nemli kalacağı bilgisi verildi. ‘Sıvı-zar’ yüzeyi sayesinde su ile sürtünmesi azalacak olan denizaltı, 75 kilometre hıza ulaştığında supercavitation moduna geçecek ve sürtünme kuvvetleri kontrol altında tutularak sesten hızlı ilerlemeye başlayacak. Li, supercavitation yönteminin motorlarla sağlanan itme gücünden farklı olduğunu belirterek, sıvı-zar yöntemiyle sualtında çok yüksek hızlara erişebileceklerini ifade etti. Li, South China Morning Post'a yaptığı açıklamada teknolojinin başarılı olması halinde birçok alanda kullanılabileceğini, sualtı taşımacılığının yanı sıra yeni nesil dalış kıyafetleri üretilebileceğini söyledi. Al Jazeera
66. Emmy Ödülleri Sahiplerini Buldu
Televizyonun Oscar'ları olarak nitelendirilen 2014 Emmy Ödülleri sahiplerini buldu. Ünlü oyuncu Seth Meyer tarafından sunulan ödül töreninde Türkiye'de de geniş hayran kitlesi bulunan Game of Thrones, Breaking Bad, True Detective, Orange Is The New Black, The Big Bang Theory gibi diziler yarıştı. DRAMANIN GALİBİ BREAKING BAD Emmy'nin en çok merak edilen kategorisi dramaydı. Game of Thrones, Beraking Bad, House of Cards, Mad Men ve True Detective gibi geçtiğimiz sezonun en başarılı yapımlarını barındıran kategorinin kazananı Breakind Bad oldu. Breaking Bad ekibi bu kategoride toplam 5 ödül aldı. KOMEDİNİN KRALI MODERN FAMILY Komedi kategorisinin en çok kazananı ise Modern Family oldu. Sezonun sürpriz dizilerinden Netflix yapımı Orange Is The New Black ise kategoride bekleneni vermedi. Modern Family ekibi toplam 4 ödül alarak başarılı yapım oldu. USTA OYUNCU ANILDI Emmy Ödül Töreni'nde duygusal anlar da yaşandı. Geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden usta oyuncu Robin Williams için bir anma gerçekleşti. Williams'ın arkadaşı Billy Crystal sahneye gelerek bir konuşma yaptı. İşte farklı kategorilerde verilen Emmy Ödülleri'nin sahipleri; KOMEDİ KATEGORİSİ Komedi Dizilerinde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Ty Burrell, Modern Family En İyi Komedi Dizisi: Modern Family Komedi Dizilerinde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Allison Janney, Mom Komedi Dizilerinde En İyi Senaryo: Louis C.K., Louie Komedi Dizilerinde Konuk Kadın Oyuncu: Uzo Aduba, Orange Is the New Black Komedi Dizilerinde Konuk Erkek Oyuncu: Jimmy Fallon, Saturday Night Live Komedi Dizilerinde En İyi Yönetmen: Gail Mancuso, Modern Family Komedi Dizilerinde En İyi Erkek Oyuncu: Jim Parsons, The Big Bang Theory Komedi Dizilerinde En İyi Kadın Oyuncu: Julia Louis-Dreyfus, Veep Komedi Dizilerinde En İyi Senaryo: Louie Komedi Dizilerinde En İyi Yönetmen: Modern Family MİNİ DİZİ & TV KATEGORİSİ Mini Dizi & Tv Filmi En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Martin Freeman, Fargo Mini Dizi & Tv Filmi En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Kathy Bates, American Horror Story: Coven Mini Dizi & Tv Filmi En İyi Senaryo: Steven Moffat, Sherlock Mini Dizi & Tv Filmi En İyi Yönetmen: Fargo Mini Dizi & Tv En İyi Erkek Oyuncu: Benedict Cumberbatch, Sherlock Mini Dizi & Tv Filmi En İyi Kadın Oyuncu: Jessica Lange, American Horror Story: Coven En İyi Mini Dizi: Fargo En İyi TV Filmi: The Normal Heart DRAMA KATEGORİSİ En İyi Drama Dizisi: Breaking Bad Drama Dizilerinde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Aaron Paul, Breaking Bad Drama Dizilerinde En İyi Yönetmen: Cary Joji Fukunaga, True Detective Drama Dizilerinde En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Anna Gunn, Breaking Bad Drama Dizilerinde En İyi Senaryo: Moira Valley-Beckett, Breaking Bad Drama Dizilerinde Kadın Oyuncu: Juliana Margulies, The Good Wife Drama Dizilerinde En İyi Erkek Oyuncu: Bryan Cranston, Breaking Bad Drama Dizilerinde Konuk Kadın Oyuncu: Allison Janney, Masters of Sex Drama Dizilerinde Konuk Erkek Oyuncu: Joe Morton, Scandal
Reklam
10 Adımda Sağlık Yönetimi
Sağlık yönetimi mesleği hakkında özet bilgi içerir.  Sağlık yönetimine destek olmak için çok geç değil sende twitter da ‪#‎sağlıkyönetimine1000kadro hashtagi ile bize destek olabilirsin. Ayrıca aşağıdaki internet sitesine girip sağlık yönetiminin önünün açılması için imzan ile katkıda bulunabilirsin.  http://www.change.org/tr/kampanyalar/sa%C4%9Flik-bakanli%C4%9Fi-sa%C4%9Flik-y%C3%B6neticilerinin-%C3%B6n%C3%BCn%C3%BC-a%C3%A7in?share
En Farklı 10 Yatak Modeli
Bu yatak gerçekten oldukça garip. Çünkü sadece tek bir pozisyonda uyumak için dizayn edilmiş. Cenin pozisyonunda yatmak için mükemmel tasarlanmış ancak kim bütün bir gece hiç kımıldanmadan cenin pozisyonunda uyuyabilir ki? Bu tasarım iyi bir uyku için kesinlikle en doğru tercih değil.
Reklam
Reklam
The Hateful Eight Yine Sızdırıldı
Quentin Tarantino’nun sekizinci filmi olan ve sızdırma olayları nedeniyle gündemden düşmeyen The Hateful Eight yine sızdırıldı.Kısa süre önce kapalı gösterimi yapıldığı tahmin edilen filme ait giriş videosu bir hayran tarafından sızdırıldı. Videoya bakıldığında filmin çekimlerine başlanmak üzere olduğu ifade ediliyor. Ancak Tarantino’nun bu sızıntı karşısında ne yapacağı merak konusu.Filmin 2015 yılında vizyona gireceği ve 70MM Super CinemaScope ile çekileceği biliniyor. Yapımda Kurt Russell, Bruce Dern, Samuel L. Jackson, Michael Madsen ve Walton Goggins gibi isimlerin yer alacağı kesinleşmiş durumdayken, bu isimlere yeni eklemeler yapılacağı da kesin.Süper Karga
Ölümünün 114. yılında F. W. Nietzsche ve Tarihe Damga Vuran Sözleri
Din, ahlak, modern kültür, felsefe ve bilim üzerine metafor, ironi ve aforizma dolu bir üslupla eleştirel yazılar yazan Nietzsche 15 Ekim’de, Lützen yakınlarındaki Röcken’de doğdu. Babası Karl Ludwig papaz annesi Fransizka ise papaz ailesinden gelmektedir. Nietzsche henüz beş yaşındayken babasını kaybeder. Bir yıl sonra ise erkek kardeşinin ölümü üzerine, annesi ve kızkardeşiyle birlikte Naumbourg’daki büyük annesinin yanına taşınır. İlk kompozisyonu 10 yaşında kaleme aldı 1851 yılında Weber Enstitüsü’nde, eğitimine başlar. Annesinin ona piyano hediye etmesiyle ilk müzik derslerini alır. 10 yaşında ilk kompozisyon denemelerine başlar. Ortaöğrenimi sürecinde birkaç deneme çok sayıda şiir ve kompozisyon kaleme alır. 1864 yılında Bonn Üniversitesi’nde ilahiyat eğitimine başlar. Ancak bir yıl sonra kararını filoloji eğitimi yönünde değiştirir. Felsefeye ilk adımı Schopenhauer ile attı 1866 yılında Schopenhauer okumalarına başlar bir yandan da Yunan filolojisi üzerine denemeler kaleme alır. Felsefeye olan ilgisinin giderek arttığı bir dönemde Richard Wagner’le tanışır. 1869 yılında henüz 24 yaşında ve doktorasını dahi tamamlamamışken Ritschl’nin kendisini tavsiyesi üzerine Basel Üniversitesi’nde klasik filoloji profesörü seçilir. 1870 yılında Fransa ve Almanya arasındaki savaşa hastabakıcı olarak katılır. Bu esnada yaralanır ve hastalanır. Bale’aya geri döndüğünde tragedyanın doğuşu’ nun ana temalarını yerli yerine oturtmaya çalışır. 1872’de Müziğin Ruhundan Tragedyanın doğuşu adlı eseri yayınlanır. Bu sırada derslerine devam etmektedir. Yunan felsefe ve tragedyası üzerine dersler verir. İlk baş ağrıları başladı 1873 yılında Zamana Aykırı Düşünceler’in birincisi yayınlanır. Aynı yıl Yunanlıların Trajik Çağında Felsefe’yi kaleme alır. Bu dönemde Nietzsche’nin şiddetli migren krizleri baş gösterir. Görme bozukluğu nedeniyle düşüncelerini yazdırmak zorunda kalır. Bu süreçte başağrıları mide ağrıları giderek artar ve iki yada üç haftada bir yatağa düşmesine sebep olur. 1874’de Zamana Aykırı Düşünceler’in ikincisi yayınlanır. 1876’da artan sağlık problemleri nedeniyle bazı derslerinden muaf tutulur. 1876 yılında Zamana Aykırı Düşünceler’in sonuncusu olan ‘Richard Wagner Bayreuth’ta’yı yayınlar. Sonbaharda Paul Ree ile İtalya’ya yolculuk yapar. Sorrente’de bulunan Wagner’lerle son kez burada görüşür. İşte, Friedrich Wilhelm Nietzsche'nin tarihe damga vuran sözlerinden bazıları:
Reklam
Sziget Festivali'ne Gidenlerin Yaşadığı 25 Muhteşem Deneyim
1993'ten bu yana Budapeşte'de gerçekleşen ve  Avrupa'nın en büyük kültür, sanat ve müzik festivallerinden olan Sziget Festivali, geçen hafta tam 415.000 festivalciye yine muhteşem deneyimler yaşattı. Zar zor 25 maddeye indirmeyi başardığımız 'Özgürlük Adası' ritüellerine göz atınca 10-17 Ağustos 2015'te gerçekleşecek festival için hazırlıklarınıza şimdiden başlayacaksınız; BAŞLAMALISINIZ!
Sonbahar Tadında 7 Şarkı
Gün içerisinde ufak bi ara verdiğinizde dinleyebileceğiniz ya da trafikte sakin kalmanızı sağlayabilecek şarkılar. ( İstanbul trafiği hariç )
Cumhurbaşkanı Gül'den Veda Mesajı: 'Tarafsızlığımı Titizlikle Korudum'
Görev süresi 28 Ağustos’ta dolacak olan Cumhurbaşkanı Gül, halka hitaben yayımladığı veda mesajında, “Millî iradenin temsilcisi, yüce Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçildiğim Cumhurbaşkanlığı görevimde, öncelikle, Çankaya’nın kapılarını halkımıza açtım. Devleti ve Milleti kucaklaştırdım, kaynaştırdım. Anayasa’yı uygulama ve devlet kurumları arasında uyumu sağlama görevimi, en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştım” dedi. Görev süresi 28 Ağustos’ta dolacak olan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, halka hitaben bir veda mesajı yayımladı. Cumhurbaşkanı Gül, mesajında şunları söyledi: “Aziz Vatandaşlarım, Türkiye’nin 11. Cumhurbaşkanı olarak görev süremin sonuna gelmiş bulunuyorum. Bugün sizlere veda ederken, geçen yedi yılın samimi bir muhasebesini, değerlendirmesini de yapmak istiyorum. Millî iradenin temsilcisi, yüce Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçildiğim Cumhurbaşkanlığı görevimde, öncelikle, Çankaya’nın kapılarını sizlere, halkımıza, açtım. Devleti ve Milleti kucaklaştırdım, kaynaştırdım. Anayasa’yı uygulama ve devlet kurumları arasında uyumu sağlama görevimi, en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştım. Yasama, yürütme ve yargı organlarının başkanlarını her yıl düzenli olarak burada bir araya getirerek, diyalog ve uyumlarına katkıda bulundum. Siyasi kimliğime rağmen, tarafsızlığımı titizlikle korudum. Siyasi partilerimiz ile gündemdeki konularda düzenli temas ve istişare ettim. Hükümetlerimizle yakın işbirliği ve uyum içinde çalışmamın yarattığı sinerjinin, ülke refahına ve istikrarına önemli katkısı oldu. Yurt dışında da, devletimizi ve milletimizi, gücüne ve itibarına yakışır biçimde temsil ettiğime inanıyorum. Devlet organlarına ve toplumumuza verdiğim mesajlarda, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olmanın gereklerine hepimizin azami özen göstermesini istedim. Millî birlik ve bütünlüğümüzün ancak böyle bir temel üzerinde daha iyi korunacağına güvendim. Aynı şekilde, insan haklarına saygının, eğitimde fırsat eşitliğinin, iyi yönetişimin, kadın-erkek eşitliğinin kalkınma ve demokrasinin gereği olduğu anlayışına öncülük yapmaya gayret ettim. Böyle bir anlayışın bölgemizde ve dünyada etkili olması için de telkinlerde bulundum. Siyasi hayatımın başından itibaren, Türkiye’mizin, Müslüman kimliğine sahip bir ülke olarak, demokrasiyi tüm unsurlarıyla en güzel biçimde hayata geçirmeyi başarmasının hem İslam âlemi, hem de dünya barışı için büyük bir kazanç teşkil edeceğine kuvvetle inandım. Dolayısıyla, Avrupa Birliği’ne katılım sürecimizi çok önemsedim. Sevgili Vatandaşlarım, Başbakan, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak, evvelce görev yaptığım dönemlerde bizzat öncülük ettiğim ve uyguladığım siyasi ve ekonomik reformların devamına, Cumhurbaşkanı olarak da kuvvetli destek verdim. Bu çizginin sapmadan sürmesi için, 21. yüzyıla yakışan yeni bir Anayasanın en geniş katılımla hazırlanması ve mümkünse oydaşmayla benimsenmesi için birçok kere çağrılar yaptım. Kuvvetler ayrılığı ilkesinin, denge-fren sisteminin demokrasimiz için önemini sık sık vurguladım. Seçim sandığının kutsal, halkın iradesinin demokrasinin temeli olduğunu söyledim. Ayrıca, demokrasinin diğer ilke ve değerlerinin önemini de hep hatırlattım. Demokrasimizin temeli olan kurumların zaafa uğratılmamalarının, aksine, güçlendirilmelerinin önemine hep işaret ettim. Hukukun üstünlüğü ile yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkelerinin, hiçbir şekilde zedelenmemesi için çalıştım. Aynı şekilde, fikir, din, inanç ve vicdan özgürlüğü, her zaman en üstte tuttuğum değerler oldu. Basının ve sosyal medyanın özgürlüğünü titizlikle gözettim; bunun ancak istisnai ve meşru hallerde sınırlanabileceği uyarısında bulundum. Siyasette ve medyada kimi zaman ölçüsüz biçimde sert ve kırıcı üslup kullanıldığında uyarılarda bulunmak zorunda kaldım. Bu nedenle, ülkemizin ulaştığı düzeye ve geleneksel ahlak ve adabımıza yakışan yeni bir siyaset üslubuna olan ihtiyacı sık sık dile getirdim. Ülkemizde uzlaşı kültürünün yerleşmesini çok arzu ettiğimi ve bu yönde gayret gösterdiğimi, eminim ki, takip ettiniz. Zor günlerde, sizlere güven ve sükûnet aşılamaya gayret ettim. Kutuplaşma ve rövanşizm, intikamcılık eğilimleri tespit ettiğim zamanlarda, bunlardan kaçınılmasını hep arzu ve telkin ettim. Zira vatandaşlarımızın benimsemiş olduğu, istisnasız bütün din, mezhep, inanç, düşünce ve kimliklerin çeşitliliğimizi, zenginliğimizi, ortak gücümüzü teşkil ettiğine samimiyetle inandım. Toplumumuzun bütün kesimleriyle bu doğrultuda diyaloglar, köprüler kurdum. Din ve ibadet özgürlüğünün temel hak ve özgürlüklerin ayrılmaz bir parçası olduğuna olan inancımla, laikliğin yanlış uygulanmasına son verilmesini her zaman savundum ve destekledim. Başörtüsü meselesinin ülkemizi bölmesine devletimizin en üst düzeyinde son verdiğimi gördünüz. İlk Cemevi ziyaretini yaptım, Alevi iftarlarına katıldım. Gayrimüslim vatandaşlarımızın sorunlarıyla ilgilendim, dini bayramlarını kutlamayı ihmal etmedim. Aziz Vatandaşlarım, Hatırlarsanız, yedi yıl önce ilk yurt içi seyahatimi bazı Doğu illerimize yapmıştım. Bu seyahatte halkımızın, şahsımda devletimize gösterdiği coşkulu muhabbet ve saygı beni derinden etkiledi. Kürt asıllı vatandaşlarımın tarihten kaynaklanan kültürel, insani, siyasi ve ekonomik sorunlarının çözümü için yapılan çalışmalara ilham ve destek verdim. Askerî vesayet ve darbe tartışmalarına son verilmesini sağlayan düzenlemeleri onayladım. Başkomutan sıfatımla, kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçları ve mensuplarının sorunlarıyla çok yakından ilgilendim. Ordumuzun modernleşmesine ve güçlenmesine büyük emek verdim. Savunma Reformu hazırlıklarına öncülük ettim. Şehit ve gazilerimize her zaman özel ilgi ve ihtimam gösterdim. Genel olarak uzun tutukluluk sürelerinden ve milletvekili, Genelkurmay Başkanı ve gazetecilerin tutuklanmalarından dolayı, yeri geldiğinde endişelerimi ve uyarılarımı kamuoyu ile açıkça paylaştım. Kamu yönetiminde devlete sadakatin, liyakat ve ehliyetin esas olması gerektiğini hatırlattım. Devlet sistemi içinde, Anayasa ve kanunlardan kaynaklanmayan herhangi bir dayanışma ve yapılanmaya müsaade edilemeyeceğini her zaman vurguladım. Aziz Vatandaşlarım, Cumhurbaşkanı olarak, ülke yönetiminde şeffaflığın ve hesap verebilirliğin egemen olmasını arzu ettim. Bunun, demokratik yönetimin ve refahın temeli olduğuna dikkat çektim. Bu doğrultuda, Sayıştay’ın denetim yetkilerinin korunması konusunda titiz davrandım. Ayrıca, Devlet Denetleme Kurulu’nu, kamu vicdanı ve çıkarları doğrultusunda görevini yapması için, tarihinde ilk kez, bu derece aktif duruma getirdim. Ekonomide ise, siyasi istikrar-ekonomik büyüme ilişkisine verdiğim önemi hep vurguladım. Sürdürülebilir büyümenin gerekleri konusunda tavsiyelerde bulundum. Bu çerçevede, eğitimde kalitenin, bilimsel-teknolojik gelişmenin, girişimciliğin teşvikinin önemine sık sık dikkat çektim. Artık bilgi toplumuna dönüşmemizin gerektiğini söyledim. Önümüzdeki esas sınamanın ve kritik eşiğin, orta gelir tuzağına düşmemek olduğu konusuna dikkat çektim. Bu yönde ekonomik ve hukuki reformlar yapılmasında ısrar ettim. Ekonomik-sosyal hayatımızın temeli olarak gördüğüm işadamı, sanayici ve tüccarlarımız, işçi ve memur sendikaları, çiftçi, esnaf ve meslek kuruluşları, en sık temas ettiğim kesimler arasında yer aldı. 81 ilimize yaptığım ziyaretlerimde belediyeleri parti ayrımı yapmaksızın ziyaret ettim. Bu ziyaretlerimde halkımızın kardeşlik ve beraber yaşama duygularını hep teşvik ettim. Eşimle birlikte birçok sosyal sorumluluk projesine himaye verdik. Zengin kültür mirasımızın korunmasında da öncülük etmeye çalıştım. Her vesileyle çevrenin ve doğal hayatın korunmasında duyarlılık yaratmaya gayret ettim. Din âlimlerimiz ile sanatçılarımızı, fikir, bilim ve kültür insanlarımızı, üniversitelerimizi entelektüel ve manevi zenginliğimizin saygın temsilcileri olarak gördüm. Onlarla ve ayrıca gençlerimizle yakın diyalog içinde oldum, görüşlerinden faydalandım. Sevgili Vatandaşlarım, Devletimizi ve milletimizi yurt dışında da eşimle birlikte en büyük özeni göstererek temsil ettik. Ülkemizin dış politika hedefleri ve stratejik çıkarları doğrultusunda yoğun bir diplomatik faaliyet içinde oldum. Türkiye’nin diplomaside erdemli gücü temsil etmesi gerektiği inancıyla, bölge ve dünya barışına samimi katkıda bulunmayı amaçladım. Diğer yandan bu faaliyetlerimin ekonomi ve ticaretimizin, iş dünyamızın ihtiyaçlarına, ulaştırma ve enerji gibi stratejik alanlardaki çıkarlarımıza cevap vermesini sağladım. Yurt dışı seyahatlerimi iş adamı, tüccar ve müteşebbislerimizin projelerini, ihracatlarını, yatırımlarını değerlendirdikleri büyük seferlere dönüştürdük. Birçok ülkeye Türkiye’den yapılan ilk ziyareti gerçekleştirdim. Birçok ülkeden ilk kez devlet başkanı ağırladım. Dost ve müttefikimiz olan ülkelerin liderleriyle ilişkilerimizi en üst düzeyde pekiştirdim. 40 yıl aradan sonra Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeliğine büyük bir başarıyla seçilmemizin sevincini yaşadım. Konsey’e bizzat başkanlık ettim. Avrupa Birliği’ne tam üyelik sürecimizin aksamadan ilerlemesinde titizlik gösterdim. Komşu, dost, akraba ve soydaş ülkelerle sıcak ilişkilerimizi güçlendirerek korudum. Türk Dünyasıyla ve İslam Âlemiyle ilişkilerimizin en üst düzeye ulaşmasına katkıda bulundum. Kıbrıs davamıza desteğimi, ilk ve son ziyaretlerimi Yavru Vatan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yaparak, kuvvetli biçimde ifade ettim. Dünyanın dört bir yanındaki Türk vatandaşlarıyla, gurbetçilerimizle, soydaşlarımızla her vesileyle yakından ilgilendim. Asya’daki büyük ekonomiler ve yükselen ülkelerle yeni ilişkiler geliştirdim. Afrika ve Latin Amerika gibi uzak bölgelere ulaştım. Başta Filistin ve Dağlık Karabağ olmak üzere bölgemizin kronik dış politika ihtilaflarında sorun-çözücü yaklaşımlar geliştirdim. Filistin davasına her zaman sahip çıktım. Bazı bölgesel iş birliği girişimlerine ve uzlaşı mekanizmalarına öncülük ve ev sahipliği ettim. Uluslararası forumlarda yaptığım çağrılarda, yoksulluk, uyuşturucu madde sorunu, kitle imha silahlarının yayılmasından, yabancı düşmanlığı, ırkçılık, mezhepçilik, fanatizm, İslamofobi ve antisemitizme kadar küresel sorunlara ve tehditlere karşı insanlığın ortak mücadele vermesini teşvik ettim. Aziz Vatandaşlarım, Yedi yıl boyunca, her düşünceden, siyasi partiden, inançtan ve kimlikten, kadın-erkek, genç yaşlı vatandaşlarımın bana olan sıcak muhabbetini ve güvenini yakından hissettim. Gösterdiğiniz samimi muhabbet ve güven, Cumhurbaşkanlığı dönemimin bende kalan en aziz hatırası olacaktır. Yüce Meclise, Hükümetimize ve yargı oranları ile sivil toplumumuza benimle yaptıkları değerli iş birliği için içtenlikle teşekkür ediyorum. Ecdadımızın, devletimizin kurucularının, şehitlerimizin, kahramanlarımızın aziz hatıralarını bu vesileyle bir kez daha yâd ediyor, kendilerine Allah’tan rahmet diliyorum. Görevimden ayrılırken, Aziz Türk milletinin ve ülkemizin geleceğine olan inancımın tam olduğunu ifade etmek isterim. Şahsım ve ailem adına, hepinize Cenab-ı Allah’tan sıhhat ve selamet diliyorum. Gençlerimizin, çocuklarımızın gözlerinden öpüyorum. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum.”
Reklam