onedio
Bilgisayar, Tablet ve Akıllı Telefon Gözü Kurutuyor
Doç. Dr. Koray Gümüş, teknoloji ile tanışma yaşının 2-3 yaş gibi çok daha erken yaş gruplarına gerilediğini ve çocukların bilgisayar, tablet ve akıllı telefonlarında çok uzun süre zaman geçirdiklerini vurguladı. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Koray Gümüş, günümüzde tüm insanları tehdit edebilen ve çok sinsi seyreden hastalıklardan birinin kuru göz rahatsızlığı olduğunu söyledi. Doç. Dr. Gümüş, kuru göz hastalığının genetik nedenlerle olabileceği gibi daha çok yaşla beraber artış gösterdiğini belirtti. Ancak bilgisayar kullanımının giderek artması, klimalı ortamlarda uzun süre çalışma, kontakt lens kullanımı gibi faktörlerin artmasıyla beraber göz kuruluğunun genç yaşlarda bile görülebildiğini ifade ederek “Bilgisayar, tablet ve akıllı telefon karşısında gereğinden fazla zaman harcamak çocuklarda kuru göz oluşma riskini artırabilir” dedi. Kuru göz hastalığının toplumda tahmin edilenden çok daha yaygın olduğunu ifade eden Doç. Dr. Koray Gümüş, kuru göz şikayetleri olan hasta oranının toplumda giderek artış gösterdiğine dikkat çekti. Sağlıklı gözyaşının önemini vurgulayan Doç. Dr. Gümüş, “Sağlıklı gözyaşı bize daha net ve kaliteli bir görüş sağlıyor ve yaşam kalitemizi artırıyor” dedi. Sadece gözyaşı azlığının değil, kalitesinin bozulmasının da kuru göz hastalığına neden olabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Gümüş, “Kuru göz hastalığı önemsenmesi gerekli bir göz hastalığıdır. Eğer zamanında tanı konmaz ve gerekli tedbirler alınmaz ise, hastalarda tedavisi zor ve kalıcı hasarlar oluşturabilir. Bu nedenle de toplumu bu konuda bilinçlendirmek ve halkımızın gerekli tedbirleri almasını sağlamak son derece önemlidir” dedi. “Kuru göz hastalığının önemli bir nedeni gözyaşı buharlaşmasının artması” Doç. Dr. Koray Gümüş, kuru göz hastalığının büyük bir kısmının gözyaşının çabuk buharlaşması sonucunda meydana geldiğini söyleyerek, göz kırpmanın tahminimizden de önemli olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Gümüş, “Sağlıklı bir hayatın gereksinimi olarak, bizler istemsiz olarak belirli aralıklarla gözlerimizi kırparız. Ancak, özellikle bilgisayar karşısında uzun süreler geçirildiğinde, göz kırpmayı unutur ve olması gerekenden çok daha az sayıda gözlerimizi kırparız. Bu da göz yaşımızın çabuk buharlaşmasına ve kuru göz şikayetlerinin oluşmasına neden olur” dedi. Doç. Dr. Gümüş, sadece bilgisayar değil, TV ekranı karşısında çok uzun saatler geçirme ya da uzun süreli okumalarda da göz kırpma sayısının azalmasına bağlı olarak kuru göz şikayetleri oluşabileceğini sözlerine ilave etti. Doç. Dr. Gümüş, klima kullanımının da kuru göz oluşma riskini artıracağına dikkat çekerek, klimalı ortamlarda bilgisayar karşısında çalışılması durumunda yapılması gerekenin, ortam neminin optimum düzeye getirilmesi, belirli aralıklarla istemli olarak gözlerin kırpılması ve doktor gözetimi altında suni gözyaşı ilaçlarının kullanımı olduğunu hatırlattı. Kuru göz semptomlarının yanma, batma, gözlerde kum varmış hissi, ışığa duyarlılık, sürekli gözü kırpma ihtiyacı, bulanık görme, gözlerde yorgunluk hissi ve bazen de sulanma olabileceğini söyleyen Doç. Dr. Gümüş, “Bu şikayetler toplumun büyük bir kısmında meydana gelebilmektedir ve ciddiye alınması gereklidir” dedi. “Sağlıklı gözler için göz kapağı ve kirpik dibi hijyeni şart” Çok sayıda hastasının yaşadığı sıkıntılardan yola çıkarak, Doç. Dr. Gümüş sağlıklı gözler için kapak ve kirpik dibi hijyeninin önemini vurguladı. Hastalarının çoğunun bildiklerinin aksine, yüz yıkamakla kapak ve kirpik dibi hijyeninin sağlanamadığını ifade eden Doç. Dr. Gümüş, “Kirpik dibi iltihabı toplumda tahmin edilenden çok daha sıktır ve göz kuruluğu dahil korneanın delinmesi gibi çok daha ciddi sonuçlara yol açabilmektedir” dedi. Bu konuda toplumda ciddi bir bilgi eksikliğinin olduğunu ifade eden Doç. Dr. Gümüş, “Kapak ve kirpik hijyeninin etkili olabilmesi için en önemli nokta, temizliğin diş fırçalamak gibi düzenli bir şekilde yapılmasıdır” dedi. Ayrıca, bunun için tercih edilmesi gereken ürünlerin, piyasada bulunan ve göz hekimlerinin önerdiği, güvenilirliği ve etkinliği bilimsel olarak ispat edilmiş ürünler arasından seçilmesi gerektiğinin altını çizdi. Düzenli bir göz muayenesinin öneminden de bahseden Doç. Dr. Koray Gümüş, “Yaş ve cinsiyet farkı olmaksızın, toplumdaki herkes mutlaka düzenli bir şekilde göz doktoruna gitmeli, muayene olmalı, kuru göz hakkında detaylı bilgi almalı ve çok geç olmadan gerekli tedaviler ve kapak-kirpik hijyeni gibi davranışsal tedbirler ile göz sağlığını sağlama almalıdır” dedi.stuff
İnsan Saçıyla Keman Çalınabileceğini Biliyor Muydunuz?
İnsan saçının köklerinden kolayca kopmasının yanında aslında çok kuvvetli oldukları bilinir. Bu anlamda sanatçı Tadas Maskimovas insan saçını kullanarak keman çalmayı başardı. Hem de gerçekten etkileyici bir sonuç aldı. İşte insan saçıyla keman çalmak;
Sanatçı Ivan Hoo Tarafından Çizilmiş 13 Mükemmel 3D Çalışma
Ivan Hoo duyularımızı kandırmakta uzmanlaşmış bir ahşap boyama ustası. Yıllarca  Audrey Flack, Roberto Bernadi ve Julian Beever gibi çizim ustalarının eserlerini takip ettikten sonra kendi eserlerini yapmaya başlayan sanatçı eserlerini ahşap üzerine çizmeye karar vermiş. İşte gerçek gibi görünen 3D çizimler...
2010-13 İzlenmesi Gereken 25 Yerli Film
2010'dan 2013 sonuna kadar sinemamızda yer alan yerli filmlerden 25 tanesini seçtim. Bunları Geçmişe dair giderekten 5erli yıllara bölerek ileridede paylaşacağım. İzlemenizi tavsiye ederim. Sıralama 2013'ten 2010'a doğru gidiş şeklinde yapılmıştır. Yıllara göre sıralama içinde karışıktır.
Reklam
Bu Yaz İstanbul'u Konser Maratonu Bekliyor
Geçen sene Gezi eylemleri gerekçesiyle iptal edilen birçok konserin ardından bu sene İstanbul birbirinden ünlü isimlere ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Türkiye’ye ilk kez gelecek Lady Gaga, Justin Timberlake, Pixies gibi sanatçı ve grupların yanı sıra Bob Dylan, Metallica, Manu Chao, Massive Attack ve Kaiser Chiefs‘in yolları da bir kez daha Türkiye’den geçecek. Yaz konserlerinin sıralı tam listesini gazeteci ve müzik yazarı Çetin Cem Yılmaz kendi blogunda listeledi.
Guardian'dan Sanat Tarihinin Unutulmaz 10 Yüzü
Mısır’ın kudretli kraliçesi Nefertiti’den gizemli Mona Lisa’ya, doğanın ‘ çığlığını ‘ hisseden Perulu totemden Marilyn Monroe’ya… The Guardian’dan Jonathan Jones, sanat tarihinin unutulmaz yüzlerini derledi.
Reklam
Kalçalar ile İlgili İlginç Gerçekler
-Kadınların en çok hoşuna giden iltifat kalçalarıyla ilgili olanlardır. Kalçalardaki yağlar göbek bölgesindeki yağlardan daha masumdur. İngiliz bilim adamlarının 2010 yılında yaptığı araştırmaya göre büyük kalçanın faydalı olduğu bile söylenmektedir. -Kalçalarımız vücudumuzdaki en büyük ve belki de en güçlü kas grubudur. Bu nedenle oturup şekle girmesini beklemeyin. Spor yaparak kalçanızı dilediğiniz şekle sokabilirsiniz. Erkeklerin bir kadında ilk gözüne çarpan şey kalçalar değildir. Erkeklerin dikkatini ilk gözler çekiyor. Kalçaların 8. sırada olduğu söyleniyor. -Sadece erkekler değil kadınlarda güzel kalçalardan hoşlanır. Bazı kadınlar için güzel kalça ideal erkek için şarttır. Orta Çağ’da kalçalar günahkar ve utanılacak bir bölge olarak kabul ediliyordu. -Kalçalardaki deri öyle hassastır ki 0.1 Celcius derecelik sıcaklık değişimini bile hisseder. Antik Yunan’da güzel kalçalı kadınlar tanrıların elçisi kabul edilir, bu kadınlara sayısız sanat eseri adanırdı.
Türkiye'nin İlk 4 Tekerlekli Elektrikli Otomobili
Dokuz Eylül Üniversitesi Güneş Arabaları Ekibince (Solaris) tasarlanıp üretimi gerçekleştirilen, Türkiye'nin ilk 4 tekerlekli 2 kişilik elektrikli aracı olduğu bildirilen DEMOBİL, törenle tanıtıldı. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Güneş Arabaları Ekibince (Solaris) tasarlanıp üretimi gerçekleştirilen, Türkiye'nin ilk 4 tekerlekli 2 kişilik elektrikli aracı olduğu bildirilen DEMOBİL, törenle tanıtıldı. Proje yürütücülüğünü üstlenen DEÜ Üniversite Sanayi Uygulama ve Araştırma Merkezi (DESUM) Müdürü Prof. Dr. Abdurrahman Bayram, törendeki konuşmasında, akademisyen, girişimci ve öğrencilerden oluşan Solaris'in, bugüne kadar ürettiği güneş arabalarıyla çeşitli yarışmalardan dereceler aldığını belirtti. Solaris'in ilk kez elektrikle çalışan araç tasarladığına değinen Bayram, 'İzmir Kalkınma Ajansı, projemizi destekledi. Üniversite tarihi için önemli olan projeyle farklı fakültelerden akademisyen ve öğrenciler bir araya geldi. DEMOBİL, güneşten elde ettiğimiz elektrik enerjisiyle şarj edilebiliyor. Burada fark yarattık. Bünyesinde kullanılacağı kampüste, şarj istasyonları olacak. Sonraki aşama, güneşten enerji üreten fotovoltaik hücre yapmak.' DEÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Füzün de son yıllarda atılım içinde olduğunu ifade ettiği üniversite bünyesinde teknoloji geliştirme bölgesi kurduklarını anlatarak, 29 Ekim'de tamamen hizmete girecek DEÜ Biyomedikal Ar-Ge Merkezi'nin, Türkiye, Ortadoğu ve Doğu Avrupa'nın en büyük gen merkezi olması için çalıştıklarını dile getirdi. Konuşmaların ardından DEMOBİL, katılımcılara gösterildi. DEMOBİL'in özellikleri Türkiye'nin ilk 4 tekerlekli ve 2 kişilik elektrikle çalışan otomobili olduğu bildirilen DEMOBİL, saatte 80-100 kilometre hıza ulaşabiliyor. Dış gövdesi kompozit olan ve karbon fiberden üretilmesiyle çelik kullanılan araca göre ağırlığı 40-50 kilogram civarında azaltılan DEMOBİL'in ağırlığı 250 kilogram. Motor, pil kontrol sistemi, telemetri ve maksimum güç noktası takipçilerinin Solaris tarafından tasarlanıp üretildiği DEMOBİL'in menzili de ortalama 80 kilometre. Güneş enerjisiyle panellerden şarj edilmesi yaklaşık 2 saat süren DEMOBİL'in, şebeke elektriğiyle şarj edilmesi ise 4 saati buluyor. DEMOBİL'in 3 araç için yatırım maliyetinin 100 bin lira olduğu, bunun yerli kaynakların kullanımının artmasıyla daha da aşağıya çekilebileceği kaydedildi. Geçen hafta düzenlenen Bursa Bilim Şenliği'nde ilk kez görücüye çıkan otomobil, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız tarafından kullanmıştı. Emre Umurbilir/AA
Reklam
Belgrad'ta Görmeniz Gereken 5 Yer
Sava ve Danube nehirlerinin birleştiği alandaki tepede bulunan Belgrad kalesi şehrin en önemli kültürel ve tarihi yapısı olmanın yanında Belgrad’ın en güzel ve büyük parkına da evsahipliği yapar.
Panik Atak Hastalığı
Son dönemde herkes panik ataklı! Hastalık giderek artıyor ve tıp tam olarak nedenini çözemiyor. Prof. Dr. Sedat Özkan, “Panik 10 dakikada doruğa ulaşıyor, hasta saatler sürdüğünü ve öleceğini düşünüyor” diyor Yoğun sıkıntı ya da korku nöbetleriyle gelen panik atak, günümüz insanının en büyük sağlık sorunlarından biri… Prof. Dr. Sedat Özkan, hastalığı şöyle özetledi: “Duygu ve düşünceler birbirini tetikler ve panik başlar. Bazı insanlar paniğin yarattığı acıyı, ameliyat ve kanserden daha zor buluyor.” İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Özkan, panik atak bozukluğu hakkında merak edilen soruları yanıtladı. ATAK ANİDEN BAŞLIYOR Panik atak hastalık mı, yoksa bir kuruntu mu? Panik atak; psikiyatrik bozukluklardan kaygı ve anksiyete bozuklukları içinde ele alınan bir hastalıktır. Günümüzde hastalığın görülme sıklığı gittikçe artıyor. Tıp dünyası, bir asrı aşkın süredir hâlâ hastalığın şifresini çözmek için araştırma yapıyor. Panik atak, başka ruhsal hastalıklarla benzeşir mi? Panik atak; aniden başlayan ve zaman zaman tekrarlayan, insanı dehşet içinde bırakan yoğun sıkıntı ya da korku nöbetleridir. Atak birden başlar ve genellikle 10 dakikada ya da daha kısa süre içinde doruğa ulaşır. Oysa insanlar bu süreyi “Saatler boyu” diye tanımlarlar. Çoğu zaman bu duyguya, bir tehlikenin yaklaştığı, kötü bir şeyler olacağı duygusu ve kaçma isteği eşlik eder. Hastalar çoğu zaman, bu nöbetlere ‘kriz’ adını verir. ÇARESİZLİK YARATIR Panik atak yaşayan hastalar ne hissediyor? Hastalar, genellikle korkularını çok yoğun olarak tanımlarlar. “Öleceğimi hissettim”, “Kontrolümü kaybettim”, “Kalp krizi ya da felç geçirdiğimi düşündüm” derler. Tüm bu belirtiler kişide endişe, dehşet, tedirginlik, gerginlik, sinirlilik ve çaresizlik gibi duyguların yaşanmasına neden olur. Hemen hemen herkesin yaşamında paniklediği ve heyecanlandığı anlar olur. Peki, ne zaman hastalıktan endişe duymalı? Kaygı, her insan tarafından yaşanan bir duygu ve yaşamın sürdürülmesinde önemli bir rol oynuyor. Dozundayken son derece sağlıklı olan bir duygu olan kaygı, eğer kişinin yaşamını, ilişkilerini ve işlevselliğini olumsuz yönde etkiliyorsa bu durum panik atağı işaret ediyor. NELER HİSSEDERLER? Ölmek üzereyim. “Kalp krizi geçiriyorum. Aklımı yitirmek üzereyim. Kendimden geçmek üzereyim. Nefes almam mümkün olmayacak. İnme inecek, felç olabilirim. Kontrolümü kaybediyorum. Tansiyonum çok yükseldi ve beyin kanaması geçirmek üzereyim. ENDİŞEYLE ÇOĞALAN BELİRTİLER Çarpıntı Kalp atış hızının artması Terleme Titreme Nefes darlığı ya da boğulduğunu hissetme Soluğun kesilmesi Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi Bulantı ya da karın ağrısı Baş dönmesi Sersemlik hissi Düşecekmiş ve bayılacakmış gibi olma hali Gerçek dışılık algısı, benliğinden ayrılmış olma Kontrolünü kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu Ölüm korkusu Uyuşma ya da karıncalanma hissi Üşüme, ürperme ya da aşırı derecede oluşan ateş basması.
Reklam
Çin'den ABD'ye Pasifik Altından Hızlı Tren
Çinli yetkililer dün ABD'ye kadar uzanan bir hızlı trenprojesini hayata geçirmeyi planladıklarını açıkladı.Devlet gazetesi Beijing Times'ın haberine göre planlanan hat, Çin'in kuzey doğusundan başlayacak, Sibirya'dan geçip Pasifik Okyanusu altına yapılacak bir tünel vasıtasıyla Alaska ve Kanada üzerinden ABD'ye ulaşacak. Çin Mühendislik Akademisi uzmanlarından Wang Mengshu , Rusya ile Alaska arasındaki Bering Boğazı'nı geçmek için 200 km' lik bir denizaltı tünelinin gerekli olduğunu belirtiyor. Wang'e göre Rusya uzun yıllardır proje üzerinde düşünüyor ve iki ülke konuyu masaya yatırmak üzere hazır. ' Çin-Rusya artı Amerika hattı ' takma isimli projenin 13 bin kilometrelik bir mesafeyi birleştirmesi planlanıyor. Şu anda kullanımda olan dünyanın en uzun hattı Trans Siberya tren yolu ise sadece 3 bin kilometre. Proje hayata geçerse saatte 350 km hızla hattın bir ucundan diğer ucuna seyahat 2 gün sürecek . Gazetede yayınlanan proje beraberinde pek çok soru işaretini de getirdi. Çin hükümetinin projeyle ilgili olarak Rusya , ABD ve ya Kanada'ya danışıp danışmadığı ile ilgili net bir bilgi bulunmuyor. Sadece Bering Boğazı'nda yapılması planlanan tünel bile benzeri olmayan bir mühendislik becerisi gerektiriyor. Proje, Manş Denizi'nde bulunan dünyanın en uzun tünelinden 4 kat daha uzun bir tünel yapılmasını gerektiriyor. teknokulis.com
Balkanlarda Kaç Osmanlı Eseri Bulunuyor?
Trakya Üniversitesi, İslami İlimler Araştırma Vakfı ile İstanbul Üniversitesi İslam Araştırmaları Merkezi'nce Başbakanlık Tanıtma Fonu desteğiyle 'Osmanlı İlim, Düşünce ve Sanat Dünyasında Balkanlar' başlıklı sempozyum düzenlendi.Sempozyumda konuşan Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Zeki İbrahimgil, vakıf kayıtlarında, Balkanlar'da 5 asır hüküm süren Osmanlı'ya ait 15 bin yapı bulunduğunu ve eserlerin yüzde 90'ının arazide tespit edildiğini söyledi. Balkanlarda, cami, han, hamam, tekke, köprü, şifahane gibi yapıların da aralarında bulunduğu 4 bin ile 5 bin yapının ayakta olduğunu ifade eden İbrahimgil, Makedonya, Macaristan, Kosova, Hırvatistan'da Osmanlı eserlerinin ihyası çalışmalarının devam ettiğini örneklerle anlattı.Osmanlı padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman'ın kalbi ve iç organlarının, Macaristan'ın Zigetvar şehrindeki Kanuni Camisi'nin bahçesinde bir yere gömülü olduğunun belirlendiğini ifade ederek, 'Bu henüz çok yeni bir bilgi, basın toplantısıyla detayları aktarılacak. Daha sonra ekip giderek, kazı yapacak' dedi. Sempozyumu, Hırvatistan Başmüftüsü Aziz Hasanoviç, Bulgaristan Başmüftüsü Hacı Aliş, Gümülcine Seçilmiş Müftüsü İbrahim Şerif ile İskeçe Müftüsü Ahmet Mete de dinledi.Sempozyumda Trakya Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Necip Yılmaz 'Filibeli Ahmet Hilmi ve materyalizme yönelik eleştirileri', Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Coşkun 'Filibeli Ahmet Hilmi'nin Allah tasavvuru', Makedonya Teteva Devlet Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kani Nesimi 'Osmanlı dönemi ve sonrasında yaşayan önemli şahsiyet Arnavut Ekrem Bey Vlora' başlıklı tebliğlerini sundu.Katılımcılara belgelerini, Hırvatistan Başmüftüsü Aziz Hasanoviç ve oturum başkanı Prof. Dr. Bayram Dalkılıç tarafından verildi. 'Osmanlı İlim, Düşünce ve Sanat Dünyasında Balkanlar' başlıklı sempozyum yarın sona erecek. teknolojioku
Reklam
Hababam Sınıfında Efsaneleşmiş Müfettiş Sahneleri
Rıfat Ilgaz'ın en iyi eserlerinden biri olan Hababam Sınıfı,Türkiye'de yazılmış en iyi mizah kitaplarındandır.Tiyatroya ve sinemaya da uyarlanmış, İnek Şabanıyla Güdük Necmisiyle Tulum Hayrisiyle Türk insanının gönüllerinde taht kurmuştur.Hababam Sınıfı'nın bir özelliği de insanları küfürsüz bir şekilde güldürebilmesidir.Ve müfettiş sahnesi de her izlediğimizde kahkahalar attığımız,izlemekten bıkmadığımız bir sahnedir;İşte o efsane olmuş müfettiş sahneleri;
Andy Warhol’un Tüm Renkleri İstanbul’da
Pop art akımının babası olarak nitelendirilen Andy Warhol’un eserleri, Andy Warhol: Herkes İçin Pop Sanat adlı sergi İstanbullularla buluşacak. Bugün Pera Müzesi’nde açılacak sergide; Warhol’un Campbell’s Soup, Kovboylar ve Kızılderililer, Tehlikedeki Türler ve Çiçekler serisinin yanısıra sanatçıya ait Mick Jagger ve Lenin gibi ünlü isimlerin portreleri de yer alacak. 20’nci yüzyılda dünyanın sanata bakışını değiştiren ve Amerikan kültürüne yeni bir boyut getiren Andy Warhol’un, Pera Müzesi’nde iki kata yayılan sergisinde, Slovak asıllı sanatçının Modra kentindeki Zoya Müzesi koleksiyonundan derlenen ve İstanbul’da ilk kez sergilenecek 87 yapıtı arasında, ipek baskı serileri ve desenleri de görülebilecek. HİLELİ VE BÜYÜLEYİCİ Fikirlerin, insanlar ve olayların metalaştırıldığı ya da metalaştırılma potansiyeli taşıdığı maddî bir dünyada Warhol, çoğaltma ve yeniden üretme teknikleriyle her şeyi nesne statüsüne indirgeyerek, içerik ve formu önemsizleştirmişti. Bu yüzden Warhol’un, popüler, fani, harcanabilen, düşük maliyetli, seri imal edilen, genç, hazırcevap, hileli ve büyüleyici bir sanat ürettiği konuşuldu durdu hep. GRAFİKER OLARAK BAŞLADI Popüler kültürün Amerika’da yaratılmış en iyi şey olduğuna inanan; bir gün herkesin 15 dakikalığına da olsa ünlü olabileceğini söyleyen Andy Warhol, kitlelerin popüler kültürünü yüksek kültürün konusu hâline getirdi. Kendisini de ikonik bir karaktere dönüştüren Warhol, işinin sadece sanat olmasını istemiyordu. Sanatı gündelik hayata yaklaştırmış, bir grafiker olarak başladığı kariyerini 20’nci yüzyıl sanatının en ikonik isimlerinden biri olarak tamamlamıştı. YEĞENİ, WARHOL’U ANLATACAK Bu arada sergi için Türkiye’de bulunan Warhol’un yeğeni James Warhola da 10 Mayıs günü bir konferans verecek. 18:00’de Pera Müzesi Oditoryumu’nda amcasını anlatacak olan Warhola, bir sonraki gün de çocuklar için Uncle Andy’s, A Faabbbulous Visit with Andy Warhol/ Andy Amcanın Evi - Andy Warhol’a Müttthişş Bir Ziyaret adlı kitabını okuyacak. 20 Temmuz’a kadar açık kalacak sergi, 18 ile 22:00 arasında ücretsiz olarak gezilebilecek. Sergi hakkında detaylı bilgiye; (212) 334 99 00 no’lu telefondan ulaşabilirsiniz. Chambers da 78 eserle Pera’nın konuğu Pera Müzesi, Andy Warhol sergisiyle eşzamanlı olarak Stephen Chambers sergisine de evsahipliği yapacak. Müzenin, Londra Kraliyet Sanat Akademisi işbirliğiyle hazırladığı serginin adıysa Stephen Chambers: Büyük Ülke ve Diğer Hikâyeler. Türk sanatseverlerle ilk kez buluşacak İngiliz çağdaş sanatçı, 1960’da hayatını kaybetmişti. Chambers’ın son 20 yıla uzanan baskıresim ve yağlıboya yapıtlarının yer aldığı sergide, sanatçının, William Wyler’in 1958 yapımı western filmi The Big Country/ Büyük Ülke’ye atıfta bulunan ve bu alandaki en büyük baskı kompozisyonu olma özelliğini de taşıyan, 78 ayrı resimden oluşan Büyük Ülke başlıklı yapıtı da bulunuyor.  Taraf
Eurovision'da Conchita Wurst Finale Kaldı
Bu yıl 37 ülkenin katılımıyla 59'uncusu yapılan Eurovision Şarkı Yarışması'nın ikinci yarı finali gerçekleştirildi. Danimarka kamu yayıncı kuruluşu DR tarafından organize edilen Eurovision'da finalde yarışacak 10 ülke daha belli oldu. Finale kalmayı başaran Avusturya temsilcisi Conchita Wurst izleyicilerden yoğun ilgi gördü. Cumhuriyet
Reklam