Şiir Nasıl Yazılır?
Vardır bir sebebi onca insanın yazmasının. O, içinden geçenleri döker kâğıda, kurtulmak ister, biz şiir deriz adına. Hiç tanımadığımız bir yazarın – şairin dizelerinde buluveririz kendimizi. Sanki aynısını biz yaşamışız gibi hissederiz, işte ben, der üzülürüz çoğu zaman. Çünkü şiir hüzünlendirir insanı, aşk şiiri de olsa, mutluluk şiiri de olsa içinde hüzün yanı vardır mutlaka. Çünkü anıları ondan iyi tetikleyen başka bir örnek göstermek zordur. Ve doğal olarak unuttuğumuzu sandığımız şeylerin radyodaki bir şarkı gibi birden karşımıza çıkması üzer bizi. Sadece üzüp ortada bırakmaz ama asla şiir! Öyle de merhametli bir yaverdir. Yanımızda kalır, bizden bir parça olur, sonunda mutlaka bir açık kapığı bırakıp umut ışığı verir. En iyi şiirokumayı, şiirin kendisini sevenler bilir bunu. Bir yazar, bir şair, bir senarist, bir kadın ya da bir erkek fark etmeksizin herkes için geçerlidir bu his dalgalanması, herkesin bam teline dokunmasını çok iyi bilir. Eğer bu duygu boşluğunu hissediyorsak, şiir ile tanışmamışsal çok şey kaybediyoruz demektir hayatımızda. Çaba göstererek, kendimizi zorlayarak bu dünyaya kendimizi sokalım. Bunun çok farklı yöntemleri olsa da, en sağlamı yazma yöntemidir hiç şüphesiz ki. Evet, kulağa ilk bakışta abes gibi gelse de şiir okumayan, şiir sevmeyen birinin bu duyguyu yakalamasının başındaki faktörlerden şiir yazmak. Sadece bu profildeki kişiler için değil elbette, duygularını kâğıda dökmek isteyen ama başaramayan kesime yönelik de güzel bir klavuz var önümüzde: şiir nasıl yazılır? Öncelikle, şu noktada bir anlaşmaya varmamız gerekiyor. Şiir, cinsiyet, adamlık, erkeklik, sertlik ya da ağırlık gibi saçma ötekileştirmelere hedef olacak bir olgu değildir. Yani, en sert mizaca sahip olan bir kişinin bile kalbinin derinlerinde dışarı dökülmeyi bekleyen bir şeyler, duygusal dizeler mutlaka vardır. Ki döküler de… Bir gece ansızın, hiç kimseleri yokken, en yalnız olduğu anda dökülür dizeler gönülden. Bu dizeler illa ki sevgiliye olacak diye bir şart yok elbette, aşk şiiri olmazsa hasret şiiri olur. Ana baba hasreti, kardeş özlemi, sıla, memleket, bilimum diğer duygusal tonlar çıkar bam telinden. Bu herles için farklı bir dünyanın penceresidir, bilemeyiz. Ama ne olursa olsun, kim olursa olsun işte şiir bu noktada hayata gelmiş demektir.
“Kamyon” Yola Çıktı: “Hatalıysak Aramızda Kalsın”
Arka kapağında Metin Kaçan portresi ve Met-Üst’ün Kaçan’ı anlatan birkaç kelamıyla yayın hayatına başlayan Kamyon, bundan sonra her ay raflarda olacak.Ankara’dan bir dergi çıktı yola, ismi Kamyon. İlk sayısı 1 Eylül Dünya Barış Gününe ithaf edilen dergi; sol şeridi ihlal ede ede, arada bir hatalı sollama yapa yapa ilerliyor. İçerisinde mizahtan politikaya, edebiyattan sinemaya pek çok alanda yazıların, şiirlerin, söyleşilerin bulunduğu dergi; Birol Tezcan’dan, Ertekin Akpınar’a, Mahir Ünsal Eriş’ten, Ece Temelkuran’a pek çok ismin desteği ve cesaretlendirmesiyle raflarda yerini aldı.Derginin ismi ise Metin Kaçan’a dayanıyor: “(…)Leman, Öküz gibi bir dergi çıkaracaktık. Adı da Kamyon olacaktı. Elbette şoför koltuğunda da Metin Kaçan. Artık günlerimiz Kamyon’u hayal etmekle geçiyordu; kim direksiyon olacak, kim kasa. Elbette ciddiyetimden ve sürekli “Ama Adnan abi bu dergi yetişmeyecek” diye bağırışlarımdan ötürü benden olsa olsa fren oluyordu! Üstelik bir türlü ilham da gelmiyordu. Sonunda Metin bunun nedenini buldu; ofis yanlıştı. Kamyon, garaj gibi bir yerde çıkmalıydı. Ancak öyle bir yerde havaya girebildik. Hal böyle olunca bir süre Cağaloğlu’nda garaj aradık ya da arar gibi yaptık sonra başka bir performansa geçtik.”İlk sayı acemiliğini “Hatalıysak aramızda kalsın” sloganına taşıyan Kamyon, bundan sonra her ay raflarda yerini alacak.Kaynak: http://www.edebiyathaber.net/kamyon-yola-cikti-hataliysak-aramizda-kalsin/
İnsanlar 500 Yılda 322 Hayvan Türünü Yok Etti
Nesli yok olan hayvan türlerine yönelik bir araştırma, 322 türün insanlar nedeniyle dünyadan silindiğini gösterdi. Araştırmada, türlerin yok olma hızının son 200 yılda hızlandığı belirtildi.Bilim insanları, hayvan türlerinin insanlar tarafından giderek artan bir tehdit altında kaldığını, özellikle amfibi ve omurgalı canlıların daha büyük bir risk altında olduğunu belirtti. Omurgalı hayvanların sayısının, insan nüfusunun iki katına çıktığı son 35 yılda yarı yarıya azaldığı belirtildi.Science dergisinde yayımlanan araştırma, insanların artan nüfusun etkisiyle geride kalan 500 yılda 322 hayvan türünün yol olduğunu ortaya koydu. Ekolog ve zoologların başını çektiği bilim insanları, eğer önlem alınmazsa hayvan türlerinin tersine çevrilmesi mümkün olmayan riskler altında kalacağı uyarısında bulundu.Stanford Üniversitesi'nden Rodolfo Dirzo, Discovery News sitesine yaptığı açıklamada, 'Eğer insan nüfusunun artışı kontrol edilmezse, 2100 yılında yaklaşık 27 milyar insan olacak. Bu düşünmesi bile zor olan, ayakta tutulması çok zor bir sayı' dedi.Dirzo, Dünya'nın kaynaklarının uzun ömürlü olması ve hayvanların riske atılmaması için 'nüfusun kontrol altına alınması gerektiğini, karbondan bağımsız teknolojilerin geliştirilmesini, gıda ve yiyeceklerin daha etkin üretilmesini ve daha az tüketmemiz gerektiğini' söyledi.Araştırma ekibinde yer alan Haldre Rogers ve Josh Tewksbury, 'hayvanların insanlar için öneminin yiyecek, enerji, para ve gelişimin gerisinde kaldığını' ifade etti. İkili, 'ekosistem içinde hayvanların değerine dikkat edilmediği sürece sayılarının azalmaya devam edeceğini' söyledi.Ekonomi ve gıda için çok önemlilerBilim insanları her ne kadar önemleri arka planda kalsa da, hayvanların gıda ve ekonominin sürekliliği adına çok önemli bir role sahip olduğuna dikkat çekti.Dünya Vahşi Yaşam Fonu'na bağlı Luc Hoffman Enstitüsü'nün direktörü olan Tewksbury, Güneydoğu Asya'daki Mekong Nehri Havzası'nın balık üretimiyle 60 milyon insana yiyecek sunduğunu; Namibya'nın yıllık ziyaretçilerinin yüzde 73'ünün ise ülkedeki ulusal parkları görmeye gelen turistler olduğunu belirtti.Tewksbury, Latin Amerika'da düzenlenen balina izleme turlarının her yıl 275 milyon dolarlık gelir sağladığını; sadece ABD'de köpekbalıkları izleme turlarının ise yıllık 314 milyon dolar kazanç getirdiğini söyledi. Bu sektör aynı zamanda ABD'de 10 bin kişiye iş imkanı sunuyor.Science dergisindeki araştırmaya katkıda bulunan Tewksbury ve diğer bilim insanları, ekosistemin korunması adına insan sağlığı, polen dağılımı, tarım ilacı kontrolü, su kalitesi, gıda yeterliliği ve diğer kritik faktörlerin düzene girmesi gerektiğinin altını çizdi.Kaynak: Al Jazeera
Hisarönü Körfezi'nde 4 Bin Yıllık Batık Keşfedildi
DOKUZ Eylül Üniversitesi (DEÜ) tarafından Sualtı Kültür Mirası Araştırmaları Projesi kapsamında Muğla’nın Marmaris İlçesi Hisarönü Körfezi’nde yapılan araştırmalarda, yaklaşık 4 bin yıl öncesine ait bir Tunç Çağı Batığı keşfedildi.DOKUZ Eylül Üniversitesi (DEÜ) tarafından Sualtı Kültür Mirası Araştırmaları Projesi kapsamında Muğla’nın Marmaris İlçesi Hisarönü Körfezi’nde yapılan araştırmalarda, yaklaşık 4 bin yıl öncesine ait bir Tunç Çağı Batığı keşfedildi. Batığın, ülkemizdeki en eski batık olarak bilinen Antalya’nın Kaş İlçesi’ndeki Uluburun Batığı’ının bu unvanını elinden aldığı bildirildi. Kıyıdan yaklaşık 50 metre açıkta ve 25- 30 metre derinlikteki batığa ait kalıntılar arasında çok ender görülen amphora formunun yanı sıra, gaga ağızlı testiler ve değişik formlarda seramik kaplara da rastlandığı belirtildi.Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deniz Bilimleri ve Teknoloji Enstitüsü Müdür Yardımcısı ve Ege Bölgesi Araştırma ve Uygulama Merkezi (EBAMER) Müdür Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. A. Harun Özdaş başkanlığında yürütülen Sualtı arkeolojik Araştırmaları’nın 2014 yılı ikinci etap çalışmaları tamamlandı. Araştırmalarda Bodrum Belediyesi bünyesindeki STS Bodrum Okul Gemisi kullanıldı. Kalkınma Bakanlığı tarafından desteklenen 'Sualtı Kültür Mirası Araştırmaları Projesi' kapsamında yürütülen Türkiye Kıyıları Batık Envanteri çalışmalarında özellikle Osmanlı Dönemi batıkları üzerinde yoğunlaşıldı. Yrd. Doç. Dr. Nilhan Kızıldağ, Hüseyin Vural, İhsan Tercan, Dr. Güngör Muhtaroğlu, Cihat Vural, Onok Bozkurt, Doç. Dr. Şenay Özdemir, Cebrail Baydan, İrfan Yıldız, Selman Kahraman, Zeynep Demir’den oluşan ekip, araştırmaların ilk etabı Bodrum’dan finike’ye kadar olan bölgede gerçekleştirildi. Toplam 35 farklı alanda yapılan 100’ün üzerinde dalışta 10 yeni batığın yeri tespit edildi. Ayrıca daha önceki yıllarda bulunan birçok batığın üç boyutlu fotomozaiği çıkarıldı. 2014 yılı Ege Bölgesi çalışmaları kapsamında Hisarönü Körfezi’nde yapılan dalışlarda, günümüzden yaklaşık 4 bin yıl öncesine ait Tunç Çağı’na tarihlenen bir batığın izlerine ulaşıldı. Hisarönü’nde bulunan batığın, bugüne kadar yapılan sualtı araştırmalarında tespit edilen en eski batık olduğu kaydedildi. Araştırma dalışları sırasında bulunan Tunç Çağı Batığı’na ait kalıntılar arasında çok ender görülen amphora formunun yanı sıra, gaga ağızlı testiler ve değişik formlarda seramik kaplara da rastlanıldı.Bodrum Belediyesi’nden konuyla ilgili yapılan açıklamada çalışmalar hakkında bilgi verildi.Bodrum Belediye Başkanı CHP’li Mehmet Kocadon, 'Ülkemiz kıyılarında bulunan ve M.Ö.14’üncü Yüzyıl’a tarihlenen Kaş Uluburun Batığı’ndan daha eski olan Hisarönü Batığı, kıyıdan yaklaşık 50 metre açıkta, 25-30 metre derinde yer alıyor. Son 50 yılda Tunç Çağı’na tarihlenen toplam üç batık bulunmuş olup, gaga ağızlı testilere ise ilk defa rastlanıyor. Batıktan çıkarılan ve konservasyon ile analiz için Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’ne teslim edilen eserlerin içinde bulunan organik buluntuların tarihleme çalışmaları ise devam ediyor. Önümüzdeki yıl batığın daha ayrıntılı biri şekilde sualtı çalışması ve kazısı yapılması planlandığı açıklandı. Su altı hazinelerimizin bulunması ve korunması için tarihe verdiğimiz destek devam edecek, su altı hazinelerimizin gün ışığına çıkması bölgeye olan ilgiyi daha da arttıracak' dedi.Yaşar ANTER/BODRUM (Muğla), (DHA)
Atatürk Kitaplığı Gece de Açık!
İstanbul'un en etkin kütüphanesi Atatürk Kitaplığı, bugünden itibaren 7 gün 24 saat hizmet verecek. Çalışmalarına gece devam etmek isteyenler yararlanacakları eserleri telefonla rezerve ettirebilecek.İstanbul 'un olduğu kadar Türkiye 'nin de en önemli bilgi ve kültür kurumlarından Atatürk Kitaplığı, araştırmacıların daha rahat çalışabilmeleri için kütüphane çalışma saatlerini yeniden düzenledi. Kütüphanede bugünden itibaren 7 gün / 24 saat sınırsız erişim hizmeti verilecek. Çalışmalarına gece devam edecek okuyucular, yararlanacakları eserleri 0212 2499565/8320 nolu hattı arayarak rezerve ettirebilecekler.İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı, 2012 yılı içinde İstanbul Kalkınma Ajansı tarafından 'İBB Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü'nde Bulunan Osmanlı Dönemi Nadir Eserlerin Kataloglanması, Dijital Ortama Aktarılması ve Elektronik Ortamda Kullanıma Sunulması' adlı proje için desteğe hak kazandı. Bu proje ile Atatürk Kitaplığı'nda bulunan Arapça, Farsça ve Osmanlıca basılmış nadir eserler ve birçok evrakın sayısal ortama aktarılması, depolanması ve web üzerinden ücretsiz olarak hizmete sunulması amaçlanıyor. Proje sonunda sayısallaştırılmış olan görüntü ve veriler www.ibb.gov.tr adresinden ve http://ataturkkitapligi.ibb.gov.tr/ linki üzerinden internet ortamında hizmete sunuldu. Bu kapsamda oluşturulan sayısal arşivde 4.5 milyon görüntü bulunuyor.İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü yürüttüğü sayısallaştırma çalışmaları çerçevesinde Atatürk Kitaplığı koleksiyonunda bulunan basılı ve yazılı kültürel miras eserlerini web üzerinden hizmete sunmaya devam ediyor.Bu çalışmalar kapsamında Pertevniyal Valide Sultan Evrakına ait eserlerin hem özet bilgileri hazırlandı hem de sayısal tarayıcılar ile taranarak elektronik ortama aktarıldı. 5625 belgeden oluşan koleksiyonun sayısallaştırılması sonucu 7528 görüntü elde edildi.Büyük çoğunluğu Pertevniyal Valide Sultan Vakfı'na ait belgeler, İzmir, Tırhala ve Yenişehir'deki çiftlikler olmak üzere, Aksaray'daki Valide Sultan Camisi, mektepler, camiler, tekkeler, çeşmeler, Medine'deki Gureba Hastahanesi, Tersane'deki gemi yapım yeri, askeriyeye Valide Sultan'ın şahsi parasıyla alınan tüfekler, orduya verilen bağışlar gibi farklı konu başlığını kapsıyor.Radikal | Arkitera
Jack White 7 Kasım'da İstanbul'da!
The White Stripes'ın yarısı, solo albümü 'Lazaretto' ile tüm zamanların en çok satan plağına imza atmış gitarist-vokalist Jack White, 7 Kasım'da Blackbox İstanbul'da sahne alacakThe White Stripes'ın yarısı, solo albümü 'Lazaretto' ile ilk haftasında en çok satan plak rekorunu kırmış gitarist ve vokalist Jack White, 7 Kasım'da Blackbox İstanbul'da sahne alacak. Konser tarihi ve yeri, Jack White'ın resmi internet sitesi jackwhiteiii.com adresinden duyuruldu.Milliyet Sanat
Beyin Tümörüne ‘Akıllı’ İlaç
Asya Nöroonkoloji Derneği tarafından 11 yıldır dünyanın farklı ülkelerinde düzenlenen “ASNO 2014- 11. Uluslararası Asya Nöroonkoloji Kongresi”ne İstanbul ev sahipliği yaptı. Beyin tümörleri konusunda uzman Türk ve yabancı bilim adamları yeni tümöre açtıkları savaştan bahsettiler.Kongreye katılan Harvard Üniversitesi Genetik ve Molekülerbiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Charles Stiles “Cerrahi olarak çıkarılması mümkün olmayan tümörlerin ilaçla tedavisi üzerinde çalışıyorum. Cerrahların ulaşmadığı tümörleri akıllı ilaçla yok etmeye çalışıyoruz. Tümörle mücadelede bir akıllı ilacı keşfini yapmaktan mutluyum. Bu konuda bana Türk bilim insanı Prof. Dr. Türker Kılıç’ın da yardım etmesinden çok memnunum. Beraber tümörle savaşan bir ilaç yarattık. Önümüzdeki yıllarda beyin tümörleri ile mücedele eden onları yok eden daha çok ...devamı: 365haber.org/sağlık haberleri
Yazarından: Gecenin Aydınlığa Zulmü'nü Okumak İçin 17 Neden
...Kararlılığına ve azmine hayran bırakan koca ışıktopu bize veda ederken, aslında umutla onu bekleyen diğer insanlara götürüyoraydınlığını. İnsan her zaman özlüyor, Güneş’in aylarca hiç başlarındanayrılmadığı o kutsal toprakları. Peki, aylar süren aydınlığa dayanabilir miinsan? Dayansa da unutmaz mı zorluklarla mücadelenin, zaferin tatlı hazzını…
Hoş Geldin Sultan Lady Gaga!
Bu akşam İTÜ Stadyumu’nda, Avrupa turnesinin ilk konserini vermeye hazırlanan Lady Gaga, İstanbul’da kaldığı otelde “Welcome Sultana Gaga (Hoş geldin Sultan Gaga)” yazılı bir pasta ile karşılandı. Hemen sosyal medyada fotoğraflar paylaşan Gaga, “İstanbul’daki süitim heyecan verici. Buradayken birkaç şarkı yazacağım” dedi.Hürriyet'ten Cenker Tezel'in haberine göre, öğle saatlerinde kaldığı otelden ayrılan dünyaca ünlü Amerikalı şarkıcı, koruma ordusu eşliğinde Arnavutköy’e gitti. Ve orada kendisini bekleyen yata binerek Boğaz’a açıldı. 5 saatlik tur sonrası Den Den isimli motoryat Kuruçeşme’ye demir attı. Amerikalı şarkıcı daha sonra ekibiyle oteline geçti. Lady Gaga, bu akşam İTÜ Stadyumu’nda hayranlarının karşısına çıkacak.Kaynak: Hürriyet
Avrupa Tarihine Yön Veren 18 Hanedan
5. ve 8. yüzyıllar arasında bugünkü Fransa ve Almanya arasında bulunan bölgede hüküm sürmüş Frank hanedanı.Hanedanlığın Magdalalı Meryem'in soyundan geldiğine inanılır. Magdalalı Meryem'in İsa'nın çocuğuyla Kudüs'ten kaçıp Fransa'ya gittiği ve Fransa'da Merovingian Hanedanı'nı kurdukları sanılmaktadır.Rivayete göre omuz arasında veya kalbinin üzerinde ilahi kutsal kan taşıdıklarına işaret eden bir benek vardı ki, bu daha sonra Tapınak Şövalyelerinin arması olarak ortaya çıkacaktır.496 yılında Hükümdar Clovis’in Hristiyanlığı kabul etmesiyle Avrupa’daki Hristiyan krallıkların ilki unvanını almıştır. Paris şehri de bu hanedan mensupları tarafından kurulmuştur. 8. yy’da bir başka Frank hanedanı olan Karolenj tarafından sona erdirilmiştir.