Mutlaka Dinlemeniz Gereken 11 Eko Fresh Şarkısı
Eko Fresh... O ne yahu ? diyenler bile olacak , Almanya'da yaşayan Türkler hemen tanıyacak :) Her neyse eko fresh yani ekrem bora türk asıllı alman rapper. Bu adamın muhteşem şarkıları var ve kısa film niteliğinde harika klipleri. İyi seyirler diliyorum.
Polise Kitap Satmayan İki Çalışanını İşten Çıkaran Mephisto: ‘İnsan Haklarına Aykırı’
İstanbul’daki Mephisto Kitabevi’nde 2 polise ‘Katillere satış yapmayacağız’ diyen 2 görevlinin işine son verildi. Kitabevinin ortaklarından Canan Parlar, ‘Bu yapılan ayrımcılıktır’ dedi.İstanbul’un Beyoğlu ilçesindeki Mephisto Kitabevi’nde 2 çevik kuvvet polisine Kitap satışının yapılmak istenmemesi tartışma yarattı. Üniformalı 2 çevik kuvvet polisi geçtiğimiz cumartesi günü İstiklal Caddesi’ndeki kitabevinden kitap almak istedi.Milliyet gazetesinden Burcu Ünal’ın haberine göre polisler kasaya geldiklerinde, o anda kasada bulunan Z.Ö. ve F. G. polislere satış yapmayacaklarını söyledi. Ö. ve G.’nin, mağazada bulunan diğer kasa görevlilerine ‘Katillere satış yapmayacağız, isteyen işlemi yapabilir’ diye seslenmesi üzerine mağazadaki kasa müdürlerinden biri araya girdi. Yaşanan tartışma sonrası kasa müdürü satış işlemini gerçekleştirdi.KovuldularArdından 2 polis, İskender Pala’nın bir kitabı ile tarih üzerine bir kitap alarak kitabevinden ayrıldı. Ancak yaşanan gerginlik polislerin mağazadan ayrılmasından sonra da devam etti. Mağaza yönetimi polislere satış yapmadıkları için Ö. ve G.’nin işlerine son verdi. “Bu kadar kire bulaşmış bir kurumun temsilcilerine hizmet vermeme hakkımızı kullanalım dedik. Sivil giyimli değillerdi, üzerlerinde çevik kuvvet üniforması vardı. Bizim tepkimiz o kuruma idi” diyen Ö., satışı yapmak isteyen kişiye kasayı bırakarak polislerin hizmet alma haklarının önüne de geçmediklerini vurguladı.Kendilerine hiçbir uyarıda bulunmadan işlerine son verilmesinin yanlış olduğunu belirten Ö., “Bize ‘Siz yargıç mısınız’ diyenler oldu. İnsan ayırmakla suçlayanlar oldu. Biz yargıç değiliz ama bu ülkenin vatandaşları olarak tepki gösterme hakkımız olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.‘İnsan haklarına aykırı bir olay’Mephisto Kitabevi’nin ortaklarından Canan Parlar, Ö. ve G.’nin işlerine son verme gerekçelerini, “Kişinin politik görüşü bizi ilgilendirmiyor. Ticari bir işletmede kişisel tercihlerle satış yapılamaz” sözleriyle açıkladı. Parlar, kitabevinde her ideolojiden yayının satışını yaptıklarını belirterek, “Amacımız okuyucuya olduğunca her şeyi ulaştırabilmek. Bu işi Beyoğlu’nda yapmamızın nedeni de bu. Kitabı en az ekmek kadar ulaşılabilir kılmak. Biz herkes evine kitap götüsün istiyoruz” dedi. İşten çıkarılmaların asla politik bir tarafı olmadığını vurgulayan Parlar, “Mağaza kitabevi olduğu için hepimiz belli politik duruşu olan insanlarız. Ama elemanın biri birine eşcinsel diye satmaz, birisi İslamcı diye, birisi Kemalist diye satmaz. Kişisel tercihlerle bir mağazada, ticari bir işletmede satış yapılamaz. Bu durum insan haklarına da aykırı... Bu ayrımcılık yapmaktır, bizim hakkımız değildir. Kişinin politik görüşü bizi ilgilendirmiyor” dedi.BURCU ÜNAL | Milliyet
Tetris Film Oluyor
30 yıldır çeşitli platformlarda hayranlarıyla buluşan 90'ların en sevilen oyunlarından Tetris, bilim-kurgu tarzı bir filmle beyaz perdeye taşınmaya hazırlanıyor.Gelişmiş bilgisayar oyunları hayatımıza girmeden önce GameBoy benzeri el konsollarının vazgeçilmez oyunlarından olan Tetris, beyaz perdeye taşınıyor. Geometrik şekillerin ekranda düzgün sıralar haline getirilmesi esasına dayanan oyun, özellikle 90’lı yılların en sevilen oyunlarından biriydi. Günümüzde de popülerliğini koruyan Tetris, Mortal Kombat filmlerine de imza atan bir Amerikan yapım şirketi tarafından bilim-kurgu tarzı bir film olarak hayranlarının karşısına çıkacak.Threshold Entertainment adlı şirket, oyunun lisans haklarını elinde tutan The Tetris Company ile anlaştıklarını ve hayranlarının çok hoşuna gidecek bir hikâyeyle oyunu sinemaya uyarlayacaklarını söyledi.30 yıllık serüvenZaman içinde pek çok platform ve biçimde karşımıza çıkan Tetris, halen çok sevilen bir oyun. Oyun mobil cihazlarda şimdiye dek 425 milyon kez indirildi. İnternetteyse yılda bir milyardan fazla kişi Tetris oynuyor.58 yaşındaki Rus bilgisayar mühendisi Aleksey Pajitnov, harflerin geometrik şekillerle ifade edildiği Pentomino adlı oyunu bilgisayar ortamına taşıyalı 30 yıl oldu.İlk on yılda Sovyet Bilim Akademisi yoluyla dağıtımı yapılan oyun, Amerika Birleşik Devletleri’ne getirilince popülerlik kazandı.Amerikan ortağı Henk Rogers ile Tetris şirketini kuran Pajitnov, oyunun lisansını Japon oyun firması Nintendo’ya satarak Game Boy versiyonuyla büyük başarı kazandı.Kaynak: AFP
Yaşamdan Kitaplara, Kitaplardan Sinemaya Aktarılmış 59 Seçmece Film
Jackass'e yaptığı katkılar ve unutulmaz video klipleri (Beastie Boys/Sabotage) yetmiyormuş gibi John Malkovich Olmak ile zekanın, tuhaf olan ile hayli ilgi çekici bir kesişmesini sunan yönetmen, ilk uzun metrajından pek de farklı olmayan bir filmle geri dönüyor. Üstelik senarist yine John Malkovich, filminin mucize adamı ise Charlie Kaufman.Öykünün merkezinde yer alan karakter bizzat senaryoyu yazan Charlie Kaufman. Susan Orlean'ın The Orchid Thief kitabını senaryolaştırmaya çalışmaktadır. Başındaki orkide belası yetmiyormuş gibi, bir de konvensiyonel bir gerilim senaryosu yazmaya çalışan ikiz kardeşiyle uğraşmaktadır.Filmin bu noktadan itibaren nerelere ilerlediğini öğrenmek için izlemeniz lazım, zaten söylesek de inanmazsınız ! Bir yaprağın damarları gibi çatallanıp budaklanan yapım, günümüz sinemasının en yaratıcı yönetmenlerinden biriyle, en çılgın senaristini bir araya getiriyor. Charlie Kaufman bu filmin senaristidir.
Reklam
Akdeniz'in Tabanı Anadolu'nun Altına Giriyor
Afrika levhasının yılda 2.15 santimetre hızla kuzeydoğuya hareket ederek Akdeniz'i daralttığı ve Akdeniz'in tabanının Anadolu'nun altına 14 derece açıyla girdiği bildirildi.Anadolu Üniversitesi (AÜ) Yer ve Uzay Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Berkan Ecevitoğlu, 'Afrika levhasının Akdeniz'i bastırmasıyla Kuzey Anadolu Fay hattı sıkışıyor. Bu yüzden enerjiyi biriktiriyor. Ege ve Akdeniz'de ne zaman depremler azalıyor, o sırada Kuzey Anadolu Fay Hattı'ndaki aktivitede artma oluyor' dedi.Prof. Dr. Ecevitoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin kuzeyinde Anadolu levhası, güneyde de Afrika levhasının bulunduğunu belirterek, söz konusu levhaların hareketli olduğunu kaydetti.Afrika levhasının yılda 2.15 santimetre hızla kuzeydoğuya doğru hareket ettiğini anlatan Ecevitoğlu, şöyle konuştu:'Hareketlilik son 100 milyon yıldır devam ediyor. Son 2 yıldır Afrika levhası daha hızlı şekilde hareket etmeye başladı. Böylelikle Akdeniz'i daraltıyor. Bununla birlikte Akdeniz ve Ege Denizi'ndeki depremler arttı. Akdeniz'in tabanı Anadolu'nun altına 14 derece açıyla girmeye başlıyor. Bu parça belli bir derinlikte kırılıyor. Bunun yaratığı derin depremler meydana geliyor. Kırılan parça da eriyor. Eriyen parça ya eski volkanları uyandırmaya ya da yeni volkan oluşturmaya çalışıyor. Muğla'daki Sömbeki Körfezi, eski bir patlamanın kalıntısı gibi duruyor. 100-200 bin yılık patlamanın izleri görülebilir. 100-200 bin yıllık bir volkan harekete geçebilir ya da magma odasında yeni bir oluşum meydana gelebilir.''Kuzey Anadolu Fayı, enerjiyi biriktiriyor'Ecevitoğlu, Akdeniz bölgesinin MÖ 2100 yılından beri sıkı bir volkanik aktivite geçirdiğine değinerek, bu bölgenin daha sonra sakinlik dönemine girdiğini vurguladı.Akdeniz bölgesinde yeniden aktivitenin görüleceğini öne süren Ecevitoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Ege ve Akdeniz'deki deprem yoğunluğunda 2 yıl öncesine göre yaklaşık yüzde 186 artış oldu. Yerin içindeki magmanın ısındığını tahmin ediyoruz. Afrika levhasının Akdeniz'i bastırmasıyla Kuzey Anadolu Fay Hattı sıkışıyor. Böylece baskı altındaki fay hattı kayamıyor. Bu yüzden enerjiyi biriktiriyor. Ege ve Akdeniz'de ne zaman depremler azalıyor, o sırada Kuzey Anadolu Fay Hattı'ndaki aktivitede artma oluyor. Afrika levhasının ilk gevşemesiyle 6.5 şiddetinde deprem çıkabiliyor. Afrika levhasının gevşemesiyle Kuzey Anadolu Fayı'nda bir deprem ortaya çıkabilir. Ancak bunun nerede olacağı belli değil.'AA
2015-2018 Arası En Merak Edilen 30 Devam Filmi
etiket
Yönetmen koltuğunda yine Joss Whedon'un oturduğu filmin eski kadrosuna Quicksilver rolüyle Aaron Taylor-Johnson ve Scarlet Witch rolüyle Elizabeth Olsen katılıyor. 1 Mayıs'ta Türkiye'de vizyona girecek filmin 2018 yılında da 3.filmi gösterilecek.
Reklam
Saatler Ne Zaman Geri Alınacak?
Kış Saati Uygulaması 2014 – Saatler Ne Zaman Geri Alınacak?Adını dağlara yazdığımız, kalbimizin tek sahibi, gelsin diye gözüne baktığımız bir yaz daha bitti.Yazın bitmesiyle beraber Yaz saati uygulamasının bitmesine günler kaldı. 26 Ekim Pazar günü 04.00’ten itibaren saatler 1 saat geri alınacak.Evet 26 Ekim de bir saat fazla uyuyacaksınız. Çoğumuzun bu yaz saati uygulaması hakkında merak ettiği tek şey bu; bir saat fazla mı yoksa bir saat az mı uyuyacağım. Aslında merak ettiğiniz çok şey var bu konuda ama iş, güç, sınavlar, altın günü derken insan merak etmeye bile zaman bulamıyor farkındayım.Merak etmeyin ben sizin yerinize merak ettim ve araştırdım. Yaz saati uygulaması nedir, neden yapılır? İlk ne zaman nerede hangi tarihte başlamış?Bütün bu sorular cevapsız kalmayacakYaz saati uygulaması (YSU) gün ışığından, sabahları daha az, öğleden sonra daha çok yararlanmak için saatlerin bir saat ileri alındığı bir uygulamadır. Kış gelince bu uygulama biter ve saatler eski haline getirilir.Peki bu uygulama ilk ne zaman başladı? Tarihçilere göre günümüzdeki uygulamanın aynısı gibi olmasa da bu uygulama ilk defa Antik Roma’da başlamış. Romalılara uzun yaz günleri yetmemiş daha da uzun olsun demişler ve birbirinden farklı uzunlukta saat dilimleri kullanmışlar. Bu şekilde mevsime göre farklılık gösteren zaman ölçekleri hesaplamışlar. Ama bu uygulama yeni saat sistemlerine geçildikçe unutulmuş, yalan olmuş.Ta ki 1784 yılında Paris’te büyükelçilik yapan Benjamin Franklin’in aklına gelene kadar. Adam büyükelçi olduğu için sabahtan akşama kadar koltuğunda oturuyor ve doğal olarak yorulmuyor. Bu yüzden de sabahın köründe uyanıyor. Artık nasıl bir kişiliği varsa ben bu saatte uyanıyorum millet niye uyuyor onlar da uyumasın ben enayimiyim diyerek orada burada tatava yapmış. Neymiş panjurlara vergi konulsunmuş, mum karneye bağlansınmış (nasıl bir karneymiş arkadaş herşeyi bağlıyorlar bu merete) , gün doğarken kilise çanları çalınsınmış daha da beteri var insanlar top ateşiyle uyandırılsın demiş bu adam. Adam büyükelçi mi koğuş nöbetçisi mi nedir anlamadım gitti. Benjamin bu meseleyi baya ciddiye almış olacak ki vecize bile yumurtlamış, “Erken yatıp erken kalkmak, kişiyi sağlıklı, zengin ve akıllı yapar.” Buyurun burdan yakın, lan sanki Paris’teki işçi kardeşim bir saat erken kalksa zengin olacak. Adamın yevmiyesi belli, ne uzalır ne kısalır. Yok bunun derdi başka tabi, sabahın köründe kendi gibi herkesi ayağa dikmek.Bu fikirleri yüzünden Paris esnafının, işçisinin elinden zor mu almışlar, evine sabahın köründe top mu atmışlar yoksa Fransa bunu ABD‘ye ne biçim büyük elçi göndermişsiniz lan bize, her işimize karışıyor, ya susturun ya da adam gibi bi elçi gönderin diyerek şikayet mi etmiş, Amerika da Benjamin dur Allah’ını seversen zaten ortalık karışık mı demiş artık ne olduysa bu fikirleri kabul görmemiş.Dünyada cins mi biter, bir tanesi de 1895 yılında Yeni Zelanda’da çıkmış ortaya, George Vernon Hudson adlı bir bilim adamı böcek toplayarak çalışmalarını sürdürürken zamanın yetmediğinden şikayet etmeye başlamış ona göre gün erkenden kararmaktaymış. Günün son saatleri onun için çok önemliymiş. Halbuki şöyle bi iki saat ileri alınsa saatler daha çok böcek toplayacağını Yeni Zellanda’da daki cümle haşeratla akraba olacağını düşünerek kaymakamlığa dilekçe yazmış ama dilekçesini böcekler yemiş , yalan olmuş.1916 yılında ise Birinci Dünya Savaşında yedi düvele karşı savaşan Almanya aşırı kömür kullanımından kurtulmak için Benjamin’in ,Hudson’un yaz saati uygulaması önerisine balıklama atlar. Böylece bu yaz saati uygulaması ilk defa Almanya’da uygulanmaya başlar.Bu uygulamanın faydalarını gören diğer anasının gözü devletler de bu furyaya katılmış aynı yıl İngiltere, 1917 yılında Rusya, 1918 yılında ise Amerika derken yaz saati uygulaması yaygınlaşır.Türkiye bu uygulamaya Montreux’de 10.10.1946 tarihinde toplanan Avrupa Doğu Münasebetleri ve Tren seferleri konferansında alınan ve Avrupa’da yaz saati uygulamasının aynı tarihlerde yapılması kararına uyarak, 05.12.1946 tarihli ve 5049 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla başlıyor.
Reklam
'Benden Çok iyi Dedektif Olurdu' Diyenlere: Akıllara Durgunluk Veren 6 Dava
İnternetin, toplumsal getirileri düşünüldüğünde, iyi mi yoksa kötü mü olduğu hala cevaplanamamış bir soru. İnternet üzerinde her türlü bilgi bulunabildiği için, herkes istediği herhangi bir konuda araştırma yapabilir. Örneğin internet yardımıyla ödevlerinizi yapabilir, bilgisayar oyunları hakkında hileler öğrenebilir, ve hatta bir cinayet soruşturması yürütebilirsiniz. Zaman zaman her birimiz bir 'dedektif' kadar gözü açık, ayrıntılara dikkat eden ve zeki bir kişi olduğumuzu söylüyoruz. Hatta Sherlock Holmes olduğunu iddia edenler de yok değil. Peki o halde, elimizin altında internetin nimetlerinden faydalanmak gibi bir şans da varken, bu altı gizemli davayı çözebilecek miyiz?
Tarihteki En Kötü 10 İnsan
etiket
-Nasyonel Sosyalist Alman İşçi Parti Üyesi   -SS LideriAlmanya(Dönem 1929-1945)Nazi Almanya'sında toplama kamplarının başındaki kişi olarak bilinir.Gaz odası uygulamasının en büyük sorumlusudur.Himmler'in emriyle gaz odalarında öldürüleren yahudi ve yahudi olmayan insan sayısı  6 milyonun üzerindedir.Himmler  takma dişinin içine saklanmış olan siyanür kapsülünü patlatarak  intihar etmiştir.
Reklam
Britney Spears Hakkında Bilinmesi Gereken 15 Gerçek
Britney Jean Spears, Grammy Ödülü kazanmış Amerikalı pop müzik sanatçısı, dansçı, ve sinema oyuncusudur. RIAA tarafından belirlenen satışlara göre tüm dünyada 100 milyon albüm, 100 milyondan fazla ise single satmıştır. Amerikan müzik tarihinde En Çok Satan 8. Kadın, En Çok Satan En Genç Kadın Şarkıcıdır. 2009 yılında Guiness Rekorlar Kitabına 21. yüzyılın En İyi Kadın Şarkıcısı olarak geçmiştir.Uzun yıllar müzik piyasasında olmasına rağmen çoğu kişi tarafından bilinmeyen yanları;
Mutlaka İzlemeniz Gereken En İyi 16 Çingene Filmi
Latcho Drom, yaşadıkları her yerde ‘öteki’ olarak algılanan Çingeneler’in öyküsü. Cezayir asıllı bir Çingene olan Fransız vatandaşı Tony Gatliff, müzisyenliğinin de getirdiği birikimle filmlerinde müziği ön planda tutarak, genelde Çingene öyküleri anlatıyor bizlere. Latcho Drom sinema-müzik birlikteliğinin belki de doruğa ulaştığı filmlerden. Çingenelerin Hindistan’dan başlayan ve Mısır, Türkiye, Romanya’dan Avrupa’ya ulaşan yolculukları hiç diyalog kullanmadan, muhteşem müziklerle anlatılıyor. Şarkıların sözleri, Çingenelerin hem tarihsel hem de mekansal yolculuklarında yaşadıklarına vurgu yapıyor. Yaşadıkları onca acıya rağmen, coşkulu ve neşe dolu olmayı başarabilmiş bu halk, yanıbaşımızda ‘öteki’ olarak var olmaya ve dans edip şarkı söylemeye devam ediyor. İyi Yolculuklar, bir Hintli Çingene kervanının görüntüsüyle başlar. Göçebe alınyazılarını anlatan şarkılar türküler eşliğinde masallardan fırlamışa benzeyen bir manzarada, portakal rengi Racastan Çölü aşılır. Kendisi de Çingene kökenli olan Fransız vatandaşı Gatlif, köklerine ulaşma arayışı içinde bu filmi yapmaya girişmiştir. Gerçi Çingeneler sinemada hiç de es geçilen bir konu değildir ama Romanların bakış açısından ve Roman dilinde çekilen filmlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Gatlif’e göre İyi Yolculuklar, “ne belgesel ne de kurmaca bir film.” Yönetmenin ‘‘senfonik bir şiir’’ diye tanımladığı eseri için belki de en doğrusu Çingene müzikleri antolojisi demek olur. Filmin, envai çeşit telli sazla -sitar, zitar, keman, gitar- aşık atan dümbeleklerden darbukalara, kaşıklardan kastanyetlere dek aklınıza gelebilecek her tür vurmalı çalgıyla icra edilen inleyen ya da stakato (kesik kesik) nağmeli bir müziğe sahip. Ne de olsa müzik, Roman kültürünün özüdür; Gatlif’in müzisyenleri de nereye adım atsalar ocuklardan oluşan bir hayran kitlesi tarafından izlenir. Filmin yapısı da müzik üzerine kuruludur.
Reklam
İstanbul'un 100 Şarkısı Kitap Oldu
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ, dünyada adına en çok şarkı bestelenen şehir olan İstanbul'un en meşhur 100 şarkısını 'İstanbul'un Yüzleri Serisi' arasında yayımladı.Kültür AŞ'den yapılan açıklamaya göre, Mehmet Güntekin tarafından 'İstanbul'un 100 Şarkısı' adıyla yayıma hazırlanan kitap, içinde İstanbul geçen veya dekorunu İstanbul'un oluşturduğu 100 şarkıyı bir araya getirdi.Yıllarca İstanbul müzik çevrelerinde kullanılan, çeşitli nota hattatlarının elinden çıkmış, radyoevi ve konservatuvar gibi kurumlarda elden ele geçerek İstanbul'a malolan orijinal nüshaların bulunduğu kitapta, şarkıların hikayeleri ve bestekarlarıyla ilgili bilgiler yer aldı.'İstanbul'un 100 Şarkısı'ndaki eserler arasında klasik eserlerin yanı sıra yakın dönemlerde bestelenmesine rağmen başarı kazanan ve toplumsal hafızada yer edinenler de bulunuyor.Kitaptaki eserler arasında Zeynettin Maraş'ın 'İnleyen nağmeler', bestesi Şekip Ayhan Özışık'a, güftesi Orhan Veli Kanık'a ait 'İstanbul'da Boğaziçi'nde', bestesi ve güftesi Erol Sayan'a ait 'İstanbul'u artık hiç sevmiyorum' ve bestesi Avni Anıl'a güftesi Sadri Alışık'a ait 'Merhaba İstanbul'um' yer alıyor.CNN Türk
Reklam