En İlham Verici Grup: Radiohead
Müzik dünyasının DNA sarmalına 2014′te damgasını vuran isim Radiohead oldu. David Bowie, Bat For Lashes, My Bloody Valentine, Bon Iver, Nick Cave, Björk, The xx, Nirvana, Fleetwood Mac, The Velvet Underground, The Strokes ve The White Stripes gibi isimlerin önüne geçen Thom Yorke önderliğindeki Radiohead, 60′ları somutlaştıran The Beatles’ın 2000′lerdeki yansıması olarak tarif edildi. New Musical Express ekibi tarafından neticelendirilen anketle en ilham verici topluluk Radiohead ilan edildi. Tüm bunlar olurken topluluk yeni albüme “kayıt” demek için sonbaharı bekliyor.Eksen
Yıldızlar mı Daha Çok Yoksa Kum Taneleri mi?
Sahildeki kumlar, “çokluk” kavramını betimlemek için mükemmel bir araçtır. Aynı benzetmeleri gökteki yıldızlar için de kullanırız, çünkü geceleri gökyüzüne baktığımızda gökteki yıldızlar gerçekten de sayılamayacak kadar çok gözükür. Peki hangisi daha fazla olabilir?Aslında bu iki kavramın da sayısını tam olarak bilmemiz mümkün değil.Ancak bir takım bilgileri kullanarak çıkarımlar yapabilir ve iki kavramı bu bilgiler ışığında karşılaştırabiliriz. Bulduğumuz sayılar %100 doğru olmayacaktır ancak yine de durumu kavramamızı sağlamaya yetecektir. Önce kumlarla başlayalım :Elbet hayatınızda bir kere sahile gitmişsinizdir. Elinize bir avuç kum aldığınızda, bunun çok büyük miktarda taneciği barındırdığını da farketmişsinizdir. Evet, gerçekten de bir avuç kum bile çok fazla tanecik içerir.Deniz kumu, sahilde bulunan ve boyutları 0,0625 milimetreden 2 milimetreye kadar değişen kaya ve mineral parçacıkları olarak tanımlanmaktadır. Hesapların kolaylığı açısından, bir kum tanesinin çapını 1 milimetre olarak kabul edelim. Bu hesaba göre 1 cm3 kumda 1.000 adet kum tanesi bulunmaktadır. Avucunuza alabildiğiniz kumların hacmini 100 cm3 olduğunu varsayarsak, bu tek seferde avucunuzda 100.000 adet kum tanesini tutabileceğiniz anlamına gelir.Ortalama bir sahilin uzunluğunu 100 metre, genişliğini 10 metre ve derinliğini de 5 metre kabul edelim. Bu varsayımlarla, bu standart sahilimizde 5×10 üzeri (12), yani 5 trilyon kum tanesi bulunmaktadır. 2012 yılında yapılan bir çalışmada ise Dünya’daki toplam sahil uzunluğunun 356.000 km. olduğu bilim insanları tarafından açıklanmıştır. Bu iki değeri çarptığımızda ise tüm Dünya’daki toplam kum tanesi sayısını 17,8×10 üzeri (18) olarak buluruz. Yani neredeyse 17,8 kentilyon kum tanesi. Evet “kentilyon”. 1 kentilyon yazmak için 1’in yanına 18tane sıfır “0” koymalısınız.Şimdi de yıldızların sayısına bir bakalım. Kendi gökadamız Samanyolu’nda en az 10 üzeri (11) yani 100 milyaryıldız olduğu kesin bir şekilde bilinmektedir. Gerçek rakamın 200 milyar ile 1 trilyon arasındaolduğu tahmin ediliyor. Biz en kötü ihtimali hesaplayalım ve 100 milyar yıldızı ele alalım. Evrendeki toplam galaksi sayısının ise 100 milyarile 1 trilyon arasında olduğu bilinmektedir. Biz tekrar en düşük sayıyı (100 milyar) baz alarak hesap yapacak olursak, evrendeki toplam yıldız sayısı 100 milyar X 100 milyar, yani 10 üzeri (22) adet çıkar. Bu sayıya 10 sekstilyon denmektedir. 1 sekstilyon = 10 üzeri (21)Gördüğünüz gibi evrendeki yıldız sayısı, en asgari şartlarda bile Dünya’nın tüm sahillerindeki kum tanelerinden daha fazladır. Hem de çok daha fazladır. Öyle ki, Dünya’daki her bir kum tanesi başına evrende tamı tamına 1.000 adet yıldız bulunmaktadır.
21 Eylül'de Yeni Bir Leonard Cohen Albümü Geliyor
Son olarak 2012′de Old Ideas adlı bir albüm yayınlayan efsanevi müzisyen Leonard Cohen, tamamı yeni şarkılardan oluşan Populer Problems adlı bir albüm yayınlamaya hazırlanıyor. Hem de 80. yaş günü olan 21 Eylül’de.Bantmag
Bağışıklık Sistemimizi Gösteren 16 İnanılmaz Fotoğraf
İnsan vücudu ve içerisindeki bütün sistemler inanılmaz bir şeydir. Bu sistemlerden birisi de bağışıklık sistemidir. Bağışıklık sistemi, patojen olarak bilinen ve vücudumuzda hastalığa sebebiyet veren mikropların tespit edebilmesi ve etkisiz hale getirilmesinden sorumludur. 28 yıl evvel, National Geographic Magazine 'Our Immune System: The Wars Within' adıyla bir makale yayımladı. Fotoğrafları Boehringer Ingelheim firmasından Lennart Nilsson tarafından çekilen Peter Jaret tarafından yazılan makale 1986'da National Geographic Magazine dergisinin Haziran sayısına basılmıştır. Nisan 2013'te, Reddit kullanıcısı 'spukkingfaceship' , bu makalenin fotoğraflarını Imgur sitesinde bulmuş ve gün yüzüne çıkarmıştır. Aşağıda bu fotoğrafları ve altlarında ise açıklamalarını bulabilirsiniz.
Operet Sahnesi'nin Kapatılmasına Mimarlar Odası'ndan Tepki
Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Operet Sahnesi’ni kapatmasına, “kültür yapıları insanla yaşar”diyerek tepki gösterdi.Bakanlığın keyfi karar aldığını söyleyen Candan, şöyle konuştu: “Bütün kültür yapılarının yaşatılarak korunması önemlidir. Operet Sahnesi Ankara’nın yaşayan kültür mekanıdır. 1927-1930 yılları arasında Namazgah tepesinde Arif Hikmet Koyunluoğlu tarafından tasarlanmıştır, halkevi binasıolarak kentlilerle uzun yıllar buluşmuştur. Kültür Bakanlığı’na tarihi dokuya verilen zararın uzmanlar tarafından rapor edilip edilmediğini resmi yazıile sorduk. Konunun uzmanı kişilerce hazırlanmış raporların tarafımıza iletilmesini istedik. “Tarihi dokuya zarar” şeklinde bir karar bakanlık tarafından sanata düşmanca takınılan tavrın bahanesinden başka bir şey olamaz. Böyle bir doku zararı varsa ancak uzmanlar tarafından karar verilir ve gerekiyorsa güçlendirmesi yapılır. Tarihi mekanlar kapatılarak değil, restore edilerek, kültürel mirasa sahip çıkma fikri toplumla buluşturularak,korunur. Mekan, o mekanı yaşattığınızda yaşar, mekan insanla yaşar.” Candan Ankara’nın kültürel mekanlarının ve kültürel mirasının yok edilmek istendiğine dikkat çekerek, şöyle devam etti: “Halka açacağız söyleminin arkasına gizlenerek, korunması gereken sit alanlarını, kültürel mekanlarıacımasızca ranta açan zihniyet halka ait bir değeri halka kapatamaz. Böyle bir tutum kabul edilemez. Tarihi yapı diyerek halka kapatılan yapıörneği dünya üzerinde yok. Kültür Bakanlığı’nın görevi yapıyı ve tarihi ve kültürel mekanları korumaktır , halka kapatmak değil.” ZETE
Japon Sanatçı Tanaka Tatsuya'nın Eğlenceli Minyatür Dünyaları
Çocukların uçsuz bucaksız hayal güçlerini kullanmalarına izin verirseniz, her türlü materyalden oyunlar yaratabildiklerini görebilirsiniz. Çocuksu ruhunu ve yaratıcılığını koruyabilmiş bir yetişkin olan Japon sanatçı Tanaka Tatsuya tam 4 yıldır aralıksız olarak günlük objelerle minyatür dünyalar yaratıyor. Yetenekli sanatçının ''minyatür takvim'' adını verdiği eğlenceli çalışması sizlerle... İyi eğlenceler dileriz...
Robin Williams'ın Kişiliğine Dair Küçük Bir Anekdot
Robin Williams ile Christopher Reeve dostluğundan küçük bir kesit. kaynak:http://thechive.com/2013/06/27/the-beautiful-friendship-of-robin-williams-and-christopher-reeve-14-photos/http://www.buzzfeed.com/lyapalater/the-lifelong-friendship-of-robin-williams-and-christopher-re#4l0rwm3
Yarımburgaz Mağaraları 'Tarih' Olmak Üzere
İstanbul Yarımburgaz Mağaraları, Konya Çatalhöyük’ten sonra Türkiye’nin en eski yerleşim yeri. Tarihin her devrinde insanlara ev sahipliği yapan mağaraların şu andaki durumu ise içler acısı. Zira arkeologların yıllardır sürdürdüğü çalışmalara rağmen arkeolojik parka dönüştürülemedi. 2001’de 1. dereceden arkeolojik-doğal sit alanı ilan edilen mağaralar uyuşturucu ve alkol kullanıcıları tarafından mesken tutulmuş vaziyette. Mağaralarda 1986 yılında kazılar yapan İstanbul Üniversitesi Prehistorya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Özdoğan, mağaraların arkeolojik park olması için birkaç kez proje yapıldığını fakat bir türlü hayata geçirilmediğini söylüyor. Nur Muhammed Tarhan'ın haberine göre, mağaraların yer aldığı Altınşehir Mahallesi Muhtarı Seyfettin Balki de, “Mağaralarda içki de içiyorlar uyuşturucu da kullanıyorlar. Buranın turizme açılması mahallemiz açısından da çok faydalı olacak.” diye konuşuyor. Mehmet Özdoğan, demir parmaklıklarla korunmaya çalışılan arkeolojik alanda 20 yıldır büyük tahribat yapıldığını belirtiyor. Özdoğan, uluslararası alanda da çok iyi bilinen mağaraların üzerinde çok sayıda konutun büyüdüğünü aktarıyor ve bu noktadan sonra kurtulmasının biraz zor olduğunu belirtiyor. 400 bin yıllık tarihiyle sadece Türkiye’nin değil aynı zamanda Avrupa’nın da tarihine tanıklık eden mağaraların arkeolojik park olması için yıllarca çabaladığını kaydeden Özdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin açık hava müzesi projesine sıcak bakmasına rağmen bu hayalin gerçekleşmediğini söylüyor. Özdoğan, “Burada ilk tahribat 1980 yılında başladı, yani üzerinden otuz sene geçti ve hâlâ gerekli önlemler alınmadı.” ifadelerini kullanıyor. Mağaraların bulunduğu alana bir de toplu konut ve viyadük projesinin yapılmak istendiği iddia edildi. Bölgede hem inşaat hem müze yapılamayacağını söyleyen Özdoğan, mağaraların bulunduğu alana yapılacak binaların mağara tavanlarını çökerteceğini anlatıyor. Bizans döneminde manastır olarak kullanılan ve Osmanlılardan da izler taşıyan mağaralardan çıkan buluntular ise İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor. NUR MUHAMMED TARHAN | Zaman
Yeni Bond Kızı Lea Seydoux
James Bond serisinin 24’üncü filminde Daniel Craig’in karşısında oynayacak Bond kızı seçildi. Hollywood kulislerine göre; Altın Palmiyeli La vie d’Adele / Mavi En Sıcak Renktir filmiyle bir anda yönetmenlerin gözdesi hâline gelen Léa Seydoux, yeni Bond filminde başrolde yer alacak. Seydoux ile yapımcıların prensipte anlaştığı, ayrıntılar üzerinde görüştükleri konuşuluyor. Léa Seydoux, Mavi En Sıcak Renktir filmiyle Cannes Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’ne de değer görülmüştü. Daniel Craig’in dördüncü kez 007’yi canlandıracağı, Sam Mendes’in de ikinci kez yönetmen koltuğuna oturacağı Bond filmi için pek çok aktrisin adı gündeme gelmişti. Son yılların en gözde modellerinden Cara Delevingne ve Penelope Cruz’un isimleri de adaylar arasında öne çıkıyor. 40 yaşındaki Penelope Cruz rolü aldığı takdirde en yaşlı Bond kızı olacak. Ne ki, İsrail çıkışının ardından Cruz’a “böyle önemli bir rolün verilmesinin ihtimal dâhilinde bile olmadığı” söyleniyor. WP