onedio
Dünyanın En Fazla Tartışılan Adamı Adolf Hitler İmzası Taşıyan 25 Yağlı Boya Tablo
Yıllardır dünya gündeminden düşmeyen isim Adolf Hitler, İsrail'in Filistin'e karşı yürüttüğü acımasız saldırılar sonrasında tekrar gündemin zirvesine oturdu. Daha önce Hitler'i hep lider ve komutan kişiliğiyle tanıdık fakat onun hiç tahmin edemeyeceğiniz bir yönü de var. 1907 yılının ekim ayında Viyana Güzel Sanatlar Akademisi resim bölümü seçmelerine katılan Hitler 110 kişi arasından seçilen ilk 33 kişi arasına girer. Fakat ikinci seçmelerde okula girecek 10 kişi arasına seçilemez. Büyük hayal kırıklığı ile akademi müdürünün odasına giden Adolf, neden seçilemediğini sorar. ' Çizgilerinin sert olduğu, resim yeteneğinin kısıtlı olduğu ' cevabını alır ama yine de pes etmez. Bir sene sonraki seçmelere başvuran Adolf bu sefer sınava dahi kabul edilmez. Sonrasında ressamlık hayallerini de geride bırakarak Viyana'dan ayrılır.  Galeride bulunan 25 tabloya bakarak Hitler'in ressamlık kariyerinin nasıl ilerleyebileceği kararını sizlere bırakıyoruz...
Bilim İnsanları HIV Virüsünü Yok Etmeyi Başardı
Bilim insanları, HIV virüsünü kontrol altına almayı veya zayıflatmayı amaçlayan tedavilerden farklı olarak, ilk kez insan hücrelerinden yok etmeyi başardı. ABD'de yürütülen araştırmanın başında yer alan Dr. KAmel Khalili, HIV virüsünün DNA'sını bularak onu yok edecek bir yöntem geliştirdi. Araştırmada, insan bağışıklık sisteminin HIV ile mücadele ettiği bir kısmı seçildi ve 20 nükleotid (RNA yapı taşları) içeren 'kılavuz RNA' zinciri üretildi. Mühendislik yolu ile geliştirilen dizinler daha sonra HIV'den etkilenen hücrelere enjekte edildi. Yapay RNA dizinleri, hücrelerin içine girdiği zaman HIV virüsünü hedef alarak virüsün genomunu oluşturan 9709 nükleotidi yerinden çıkardı. Kılavuz RNA dizini insan DNA'sına ait bir dizin içermediği için geride HIV'den temizlenmiş sağlıklı hücre kaldı. Bilim insanları, yapılan araştırmada laboratuvar ortamında üretilmiş hücreleri temizledi. Elde edilen başarı AIDS araştırmaları için büyük bir adım olarak kabul edilse de, insanlar üzerinde nasıl bir etki göstereceği henüz bilinmiyor. Dr. Khalili, 'ilk kez laboratuvar ortamı altında virüsün nasıl yok edilebileceğini gördüklerini' belirtti. Khalili, 'HIV'den etkilenen hücreleri temizleyebilmek çok önemli çünkü mevcut tedaviler bunu başaramıyor' ifadesini kullandı. Bilim insanları, geliştirdikleri yöntemi bir sonraki aşamada hayvanlar üzerinde denemeyi hedefliyor. Başarılı olunursa, insanlar üzerindeki deneme yapılacak. Al Jazeera
Sanatçı Çolpan İlhan Son Yolculuğuna Uğurlandı
Kalp krizi sonucu önceki gün vefat eden tiyatro ve sinema sanatçısı Çolpan İlhan'ın cenazesi, Teşvikiye Camisi'nde öğle vakti kılınan namazın ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'nda eşi Sadri Alışık'ın yanında toprağa verildi. Kalp krizi sonucu önceki gün vefat eden tiyatro ve sinema sanatçısı Çolpan İlhan'ın cenazesi, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde düzenlenen törenden sonra Teşvikiye Camisi'ne getirildi. Törende, taziyeleri Çolpan İlhan'ın oğlu Kerem ve torunu Sadri Alışık ile oyuncular Sibel Turnagöl ve oyuncu Songül Öden kabul etti. Cami avlusunda İlhan için anı defteri oluşturuldu. Cenaze törenine katılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, taziye dileğinde bulunduktan sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, Çolpan İlhan'ın Türk sinemasının saygın bir ismi olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, İlhan'ın filmleriyle büyüdüklerini ifade ederek, 'Bir üzüntümü dile getireyim, sanata ve sanatçıya gerekli önemi vermiyoruz. Öldükten sonra onunla ilgili güzel şeyler söylüyoruz. Keşke o hayattayken, o güzel şeyleri söylesek ve o da duyabilse. Kendisini her zaman saygıyla andım, saygıyla anmaya devam edeceğiz. O bizim kalbimizde, yüreğimizde. Allah rahmet eylesin. Nur içinde yatsın.' Bugün Necef Uğurlu'nun yazısı okunduğunda İlhan'ın hangi koşullarda okuduğunun, hangi koşullarda yaşam mücadelesi verdiğinin görüldüğünü aktaran Kılıçdaroğlu, bir toplumun yaşam kalitesini sanatın, kültürün belirlediğini, sanat, bilim ve kültür insanlarına saygı duymak gerektiğini belirtti. Kerem Alışık ise aslında söylenecek çok şey olmadığını dile getirerek, 'Bizim yere, göğe kalbimize sığdıramadığımız insanı, bugün bir karış toprağa sığdıracağız. Bugün ona helallik vereceğiz, hakkımızı helal edeceğiz ama onu, gerek sanata, Türk sinemasına, Türk tiyatrosuna ait gerek evine ailesine ait olan tüm zamanların zümrütü gibi parlayan bir insanı çok önemli bir değeri, önemli bir sanatçıyı, ailemizin de onurunu, bireyini, bizim anamızı, hocamızı, ustamızı kaybetmenin üzüntüsünü, acısı yaşıyoruz. Biz ona helallik vereceğiz ama onun hem sanattan hem ailesinden hem sanatçı arkadaşlarından hem de aile dostlarından veya özel dostlarından hepsinden alacağı var aslında. O bize helal etmeli bütün alacaklarını. Hem asaletin, zerafetin sembolü hem vicdanlı hem fedakar hem mücadeleci bir profil, bir rol model, bir örnek kadın kimliği, kişiliği maalesef bugün dediğim gibi içimize sığdıramadığımızı toprağa sığdıracağız. Hepimizin başı sağolsun' diye konuştu. 'Saf tutmaktan hiç imtina etmemiş bir kadını uğurluyoruz' İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Çolpan İlhan'ın kendisini yetiştirmiş bir sanatçı olduğunu vurgulayarak, İlhan'a Allah'tan rahmet diledi. Oyuncu Mehmet Aslantuğ da 'Türk sinemasının manidar dönemlerinde bir dikiş makinasıyla evinin bereketi ve huzuru için başka anlamda saf tutmaktan hiç imtina etmemiş bir kadını uğurluyoruz biz aslında. onlardan çok kalmadı. Ailesine, sevenlerine başsağlığı diliyoruz. Allah rahmet eylesin' dedi. Sanatçı Orhan Gencebay ise Çolpan İlhan'ı çok sevdiğini dile getirerek, 'Allah, gani gani rahmet eylesin. Sadri Ağabeyimiz de öyleydi. Ailece çok sevdiğimiz, saydığımız, görüştüğümüz kişilerdi' ifadelerini kulandı. Uzun bir süre önce görüştüklerini belirten Gencebay, 'Biz biraz ihmal ettik ama sevgimiz, saygımız aynen neyse baştan itibaren oydu tabii' dedi. Sanatçı Türkan Şoray da 'Kaybından duyduğum acıyı anlatamam. Çok yakın dostumdu her şeyden önce. İnanamıyorum. Sevenlerine Allah sabır versin' diye konuştu. Oyuncu Mustafa Alabora ise İlhan'la bir dizide çalıştıklarını dile getirerek, 'Orada ne kadar derin, ne kadar ince bir insan olduğuna bir kez daha tanıklık ettim. Hayatı boyunca insanlara hizmet etmiş, çok değerli bir sanatçıydı. Hepimizin başı sağolsun' değerlendirmesinde bulundu. Bu arada helallik alınması sırasında bir kişi tepki gösterdi. Kemal Kılıçdaroğlu, cenaze törenine CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, CHP İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı ve eski Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ile geldi. Cenaze törenine, Çolpan İlhan'ın ailesi, yakınları ve sevenlerinin yanı sıra aralarında eski CHP milletvekilleri Mehmet Sevigen ve Berhan Şimşek, İBB Şehir Tiyatroları Genel Yayın Yönetmeni Erhan Yazıcıoğlu, Atilla Dorsay, Ali Müfit Gürtuna, Nevra Serezli, Mahsun Kırmızıgül, Oktay Kaynarca, Ali Sunal, Erol Evgin, Sezen Cumhur Önal, Gönül Yazar'ın bulunduğu sanat ve siyaset dünyasından çok sayıda isim katıldı. Törene, Demirtaş Ailesi, CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar, Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü, Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi, Oğuz Kaan Salıcı, Mustafa Sarıgül de çelenk gönderdi. Çolpan İlhan'ın cenazesi, Teşvikiye Camisi'nde öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'nda eşi Sadri Alışık'ın yanında toprağa verildi. Muhabir: Andaç Hongur | AA
Reklam
Çolpan İlhan'a Hakkını Helal Etmedi
Kalp krizi sonucu önceki gün vefat eden tiyatro ve sinema sanatçısı Çolpan İlhan'ın cenaze namazında helallik alındığı esnada bir kişi, 'Ben hakkımı helal etmiyorum' dedi. Bunun üzerine imam ve namaza katılanlar tepki göstererek hakkını helal etmesini istedi. Çolpan İlhan'ın modaevinde çalıştığı iddia edilen kişinin yevmiyesini alamadığını öne sürdüğü ve bu yüzden hakkını helal etmek istemediği öğrenildi. O anlar CNN TÜRK kameramanı Ahmet Akpolat'ın kamerasına böyle yansıdı.CNN TÜRK
Sizleri Geçmişe Götürecek 11 Yabancı Film
Koku hafızası güçlü insanlar daha önce yaşadığı olumlu veya olumsuz olaylarda duydukları kokuları yıllar sonra tekrar duyup bir flashback etkisi yaşayabilirler.Filmlerde de aynı olay yaşanıyor ilk izlediğinizde neredeydiniz,yanınızda kimler vardı,hangi seneydi neredeyse hepsini hatırlayabilirsiniz tabi b12 vitaminine ihtiyacınız yoksa.
Reklam
Sanatın Savaşa Bakış Açısı - Sanat ne Anlatır?
Ortadoğunun kazan gibi kaynadığı sancılı bu günlerde, değerli okuyucularımıza bu kez savaşların sanatçıları nasıl etkilediğinden bahsetmek istiyorum.Romantik dönemin İngiliz temsilcilerinden olan J.M.W Turner hakkında daha önce burada bahsetmiştim (http://onedio.com/haber/sahiplerinin-kariyerlerini-mahveden-buyuk-sanat-eserleri-227723)Bu resimde Turner Alpleri aşan Kartacalı General Hannibal'ı konu almıştır. Bilindiği üzere Hannibal Romalılarla savaşmak için, Alplerin keskin kayalıklarını ve karfırtınalarını aşmaya çalışmış ve bu sırada çok büyük bir askeri zaiyat vermiştir. Tarihin bu gözü kara savaş dehası Generalimiz, Turnerin yapıtında bir kez daha kar fırtınaları ile mucedele vermektedir. Resme dikkatle bakarsanız tam ortada filin üzerinde Hannibal'ı görmek söz konusudur. Bu resim sergilendiği andan itibaren çok büyük bir ilgi görmüştür. Çünkü sadece tarihi bir olayı yansıtmakla kalmıyor aynı zamanda güncel bir olaya gönderme yapıyordu.O dönemde Avrupa Alpleri aşan bir başka güçlü ordunun tehditi altındaydı. Bu Napolyon ordusuydu.Resimi dikkatle incelerseniz burada savaşın kahramanlaştırıldığını değil, aksine ciddi bir biçimde eleştirildiğine tanık olabilirsiniz. Ressam burada 'Savaşı kaybetmekten daha kötü bir şey varsa oda kazanmaktır' der gibidir. Kadınlar büyük bir üzüntü içerisinde eşlerini aramaktadırlar, ortalık bir mahşer yerinden farksızdır.
Dünyayı Sarsan 18 Komplo Teorisi
Mustafa Kemal Atatürk, Masonlar tarafından öldürüldü. Masonlar, localarını kapatıp faaliyetlerine son verdiği için Atatürk’e düşmandılar ve kendilerinden olan doktorlar vasıtasıyla yavaş yavaş zehir verip ölümüne sebep oldular.Getirtilen Mason doktor , Atatürk’ü zehirledi.
Reklam
Quentin Tarantino Karakterleri Top 10
Tarantino'nun hayal gücünden çıkma pek çok hikayeyi hayranlıkla izledik, pek çok karakteri sevdik. Peki Top 10 yapılacak olsa bu karakterler hangileri olurdu. Watchmojo bizim için bu soruyu cevaplamış. E listeyi paylaşmazsan ayıp olur. Siz de beğendiğiniz karakterleri yorumda savunarak listeye destek verebilirsiniz.
Nasa Yeni Uzay Giysisi Z-2 Suit'i Tasarladı
NASA, yeni uzay giysilerini internette yaptığı oylama ile birlikte en fazla oyu alan giysisini seçti. Geçtiğimiz aylarda NASA, yeni nesil uzay giysisi Z-2′nin dış görünüşü için üç alternatif tasarımı kullanıcıların oylamasına sunmuştu. En fazla oyu alan tasarım kabul edilerek kullanıcılara sunuldu. Oy kullananların % 63′ü klasik bilim kurgu filmi Tron’daki kostümleri çağrıştıran deniz mavisi çizgilere sahip yüksek teknolojili giysiden yana kıldılar. DÜŞÜK BÜTÇELİ TASARIM Her üç tasarım da aslından çok kaliteli ve görünüş bakımından güzeldi. Tasarımlarda ayırt edici tek özellik renk şemalarının çeşitliliği bakımından elektrik ışınları düzenlenmiş geometrik göğüs kısmı ve amblemleri yer alıyordu. Söz konusu olarak yarışmanın asıl amacı, NASA’nın azaltılan bütçesine rağmen internetin gücünü kullanarak insanların uzay aktivitelerine daha fazla katılmalarını sağlamaktı. ŞİMDİLİK BİR PROTOTİP Seçilen uzay giysisi sonbaharda tanıtılacak ve sonraki aşamaya kadar gerçek uzay ortamında değil de eğitim ve dünyada ki testler dahilinde bir prototip olarak kullanılacak. NASA Z-2 Suit, NASA’nın bir önceki uzay giysisi ile karşılaştırıldığında daha etkileyici olduğunu söylememiz de fayda var. Bakalım ilerleyen dönemlerde NASA yeni tasarlamış olduğu bu teknolojik kıyafeti ilk nerede kullanılarak merakla bekliyoruz.
Reklam
19 Yaşındaki Gencin Buluşu Okyanusları Temizleyecek
Dünyamızda 7 milyardan fazla insan bulunuyor. Hal böyle olunca biz insanlar olarak dünyanın dört bir yanını kirletiyoruz. Hatta yılın başlarında gelen bilgilere göre uzayı bile çöplüğe çevirdik. 19 yaşındaki bir öğrencinin fikri ise uzayı ya da tüm dünyayı temizlemek değil. Ancak dünyanın büyük bir kısmını oluşturan okyanusları temizlemek. Sadece son birkaç senede bile milyonlarca ton plastik okyanuslara giriş yaptı. Havacılık mühendisliği okuyan Boyan Slat isimli genç bunun önüne geçebilmek için Okyanus Temizleme Vakfı'nı kurdu. Bunun yanında milyonlarca tonluk plastik atığın toplanabilmesi için ucuz ve basit bir yöntem önerdi. Kısa sürede yaklaşık 2 milyon dolar bağış toplayan Slat , okyanustaki plastik atıkların Gulf Stream gibi kuvvetli akıntıların belli bölümlerine konulan uzmanların 'plastik çorbası' dedikleri torbalarda toplanmasını sağlıyor. Öte yandan okyanuslardaki bu plastiklerin insan sağlığı için büyük zararı bulunuyor. Mikro parçalara bölünen plastikler zamanla balıklar tarafından sindiriliyor ve insanların da balıkları avlamasıyla bu plastik insan vücuduna geçiyor. Plastiğin kanserojenlik gücünden herhalde bahsetmeye gerek yoktur.teknokulis
Reklam
Kolay Orgazmın İlacı Bulundu
İngiliz bilim adamları geçtiğimiz yıllarda orgazmı kolaylaştıran bir aşı geliştirdi, kadınlar artık daha çabuk, daha kolay, daha uzun orgazm yaşayacak…Londra’daki Cinsel Sağlık Merkezi’nde geliştirilen kolajen bazlı aşıya “G Shot” adıyla patent alındı.Aşı, G noktasının bulunduğu vajina duvarına yapılıyor ve o noktayı dolgunlaştırıp büyüterek kadınların daha kolay, daha çabuk ve daha uzun orgazm olmasını sağladığı ileri sürülüyor.Aşı bu yılın başında ABD’de hızla yayıldı.Tabii Türkiye’ye de geldi. İstanbul’da da G noktasını genişletmek isteyenler doktorların kapılarını çalıyor.İnsan vücudunun tüm dokularında bulunan maddelerden üretilen ve aşıda kullanılan dolgu maddesi, 4-6 ay arasında vücut tarafından eritiyor.6 ay sonra yeniden aşı yaptırmak gerekiyor.İyi ve kaliteli bir orgazmın arkasında anlayış, sabır ve uyum kadar G noktasının uyarılması da yatıyor.Birkaç santim büyüklüğündeki G noktası alanının genişlemesi ile cinsel ilişki daha da zevkli hale geliyor
Türk Sinemasında "Korku" Yükseldi
Yönetmen Yavuz Yalınkılıç'ın 1970'de 'Ölüler Konuşmaz Ki' adlı filmiyle başlayan ve birçok fantastik filmi beraberinde getiren Türk sinemasındaki korku filmleri, son yıllarda yükselişi ile dikkati çekiyor.Kutluğ Ataman'ın 1993 yapımı 'Karanlık Sular' ile seyircilerin takdirini kazanan yerli korku sineması, sonraki dönemde beklenen ilgiyi göremedi. Uzun yıllar geri planda kalan tür, sessizliğini 2004 yılında gösterime giren korku-komedi filmi 'Okul' ile bozdu. Aynı yıl 'Büyü' filminin de gösterime girmesiyle Türkiye'de korku sineması canlandı. Böylece, on yıl öncesine kadar sayısı beşi geçmeyen yerli korku filmleri, 2004'den sonra 22 filmle zirveyi gördü. Yerli korku türünün asıl yükselişi ise Hasan Karacadağ ve Alper Mestçi filmleriyle gerçekleşti. 'Dabbe' ile 2006'da sinema seyircisini korkutmayı başaran Karacadağ'dan, 2008'de 'Semum', 2009'da ise 'Dabbe 2' filmleri geldi. Korkuyu tercih eden diğer bir yönetmen olan Tan Tolga Demirci'nin 'Gomeda' filmi gişede istenen rakamlara ulaşamazken, Ümit Ünal'ın Mehmet Günsür'e başrolünü verdiği 2010 yapımı 'Ses' de beklenen etkiyi sağlayamadı. Alper Mestçi'nin 2007 yılında sinema severlere sunduğu 'Musallat' ise gördüğü ilgiyle 2011'de devam filmi 'Musallat 2: Lanet'i vizyona getirdi. Böylece korku türü Mestçi ve 2012'de devam filmi çeken Karacadağ ile yükselişini sürdürdü. 'Dünya çapında bir Türk korku sineması peşindeyim' Yönetmen Hasan Karacadağ, AA muhabirine, 'Bize ait metafizik unsurları, en yeni teknolojiyle anlatıp dünya çapında bir Türk korku sineması peşindeyim ve dünya festivallerinden gelen tepkiler bu hedefe çok yaklaştığımı gösteriyor' dedi. Korku filmi yaparken en önemli şeyin gerçek ve görünmez arasındaki ince çizgi olduğunu ve gerçeklere riayet edilmesi gerektiğini söyleyen Karacadağ, şunları ifade etti: 'Yıllarca Batı sineması hep kendi kültüründen, kendi edebiyatından, kendi dininden mistik öğeleri kullanırken, biz ise maalesef izleyici konumundaydık. Zombiler, vampirler, hayaletlerle ilgili yüz binlere varan filmler yapılırken, bizim ninelerimizden dinlediğimiz 'cinler-karabasanlar' hep masallarda kalmıştır. Benim yaptığım, kendi özümüzün derinliklerine gömülmüş, eskilerin unutulmuş menkıbelerine hapsolmuş, bilinirken bilinmeyene dönüşmüş anlatıları yakalamak ve onları pelikül aracılığıyla izleyiciyle buluşturmak. Karanlık bir ortamda cin kelimesini duyduğumuz anda gerilmek bize ayrı bir korku zevki yaşatırken bunları sinemaya aktarmamak büyük hatadır.' Karacadağ, Türk korku sinemasının dünya çapında önemli bir değer oluncaya kadar çalışmalarına devam edeceğini de bildirdi. Gişede 'korku' Öte yandan, resmi izleyici rakamlarının aktarıldığı Box Office'ten alınan verilere göre, Türkiye'de korku filmi yapan yönetmenler arasında en çok Alper Mestçi ve Hasan Karacadağ seyrediliyor. Karacadağ'ın filmlerinden 'Dabbe' 539 bin, 'Semum' 334 bin ve Dabbe serisinin son filmi ise 422 bin kişi tarafından izlendi. Mestçi'nin 'Musallat' filmi 301 bin izleyici tarafından seyredilirken, 'Musallat 2' 514 bin kişiyi sinema salonlarına çekti. Diğer yönetmenlerin korku filmleri incelendiğinde ise Tan Tolga Demirci'nin 'Gomeda'sı 46 bin, Ümit Ünal'ın 'Ses'i ise 57 bin seyirciyle sınırlı kaldı.ANKARA - TUĞBA ÖZGÜR DURMAZ / AA
Reklam