9. İstanbul Animasyon Festivali'nde Gösterilecek Filmler Açıklandı
Sekizincisinin gerçekleşmemesi nedeniyle büyük üzüntü duyduğumuz fakat dokuzuncusunun ilk duyurusunun gelmesiyle birlikte büyük bir heyecanla beklediğimiz İstanbul Animasyon Festivali’nin bu yılki yarışma ve yarışma dışı filmleri belli oldu.Seha Can’ın Yasemin Mori şarkısı ”Işığa Geldi Çocuklar” için yaptığı klipten, Ethem Onur Bilgiç’in Salkım Söğüt’ üne yerli animasyonlar ın yanı sıra İngiltere, Fransa, ABD, Kanada, İsveç ve daha pek çok ülkeden animasyon filmlerin yer aldığı listeye buradan göz atabilirsiniz.Festivalde gösterilecek Salkım Söğüt animasyonunun fragmanını aşağıda görebilrisiniz.Bantmag
Nostaljinin Bize Faydası Var mı?
Geçmiş yalnızca yabancı bir ülke değildir, hepimiz sürülmüşüzdür o ülkeden. Bütün sürgünler gibi oraya geri dönmeyi arzu ederiz. İşte bu özleme nostalji denir.İster bir fotoğraf, ister ilk öpücük ya da değer verdiğimiz bir eşya ile tetiklensin, nostalji belli bir yeri ya da zamanı hatırlatır. Hepimiz biliriz o duyguyu: yaşanıp bitmiş olana karşı duyulan o tatlı hüznü, sararmış fotoğraflar gibi, akşam güneşi vurmuş gibi gözümüzde canlanan geçmişi.‘Nostalji’ kelimesinin dilimize yerleşmesi 1600’lere kadar gider. İsviçreli doktorlar evlerini özleyen askerlerin hallerini bu kelimeyle ifade etmiştir. Bugün ise eve özlemden daha geniş anlamda kullanılmaktadır.Fakat nostaljinin duygusallıktan öte işlevleri de olabilir. Psikolog Constantine Sedikides’in yaptığı araştırmalarda nostaljinin, korkudan arınmak ve bir amaç doğrultusunda ilerlemek için diğer insanlarla ve olaylarla bağlantı kurmada kullanabileceğimiz bir kaynak olabileceği sonucuna varıldı.Sedikides, Korkuyla Başetme Teorisi’ni (KBT) temel alıyor. Bu teori, insanın temel psikolojik ihtiyacının kendi ölümünün kaçınılmazlığı ile başetme ihtiyacı olduğu düşüncesine dayanıyor. Teorinin kökeninde ise Sigmund Freud’un psikanaliz geleneği yatıyor.2008’de yapılan deneylerde KBT teorisini sınamak için standart bir yöntem kullanılmış; deneklerden kendi ölümlerini düşünmeleri ve “bu düşüncenin yarattığı duyguları tarif etmeleri” istenmiş. Başka bir gruptakilere ise diş ağrısını düşünüp bunun yarattığı duyguları tanımlamaları söylenmiş.KBT teorisine göre insan, ölüm düşüncesine tepki olarak hayata daha geniş bir anlam yükleme çabasına girer. Daha sonra deneklerden “Yaşamın hiçbir anlamı yok,” ya da “Hayatta verilen her tür çaba boşa,” gibi ifadelere katılıp katılmadıkları sorulmuş. Verilen yanıtlara göre denekler, yaşama yükledikleri anlamın yoğunluğu bakımından sınıflandırılmış.İnsanların nostaljiye yatkınlık derecesinin verilen yanıtları etkilediği görülmüş. Araştırmacılar, deneklere kendi ölümlerinin hatırlatılmasının anlamsızlık duygusunu arttırdığını fark etmiş; ama sadece nostaljiye yatkın olmadığını bildiren insanlarda. Nostaljiye yatkın olduklarını söyleyenlerin ise ölüm düşüncesinin yarattığı olumsuz duygulardan etkilenmedikleri görülmüş.Daha sonra yapılan deneyler nostaljiye yatkın insanların ölüm düşüncesine takılıp kalmadıkları gibi, yalnızlık duygusuna kapılmalarının da daha az olası olduğunu ortaya koyuyor. Burada nostalji zayıflık olarak görülmüyor. Araştırmacılar nostaljiyi akıl sağlığı için önemli bir etken, “anlam sağlayan bir kaynak” olarak değerlendiriyor.Nostalji, hafızada pozitif duygular deposu olarak işlev görüyor; istediğimizde başvuracağımız, belki de gündelik yaşantımızda duygularımızı güçlendirmek için sürekli yararlandığımız bir depo. Geleceğimizle daha iyi baş etmemizi sağlayan da işte geçmişimize karşı duyduğumuz bu güçlü duygulardır.Tom Stafford - Sheffield Üniversitesi | BBC Türkçe
Türkçeye Çevrildiğinde Türk Sanat Müziğine Dönüşen 7 Fransızca Şarkı
Fransızcanın bir büyüsü olduğunu biliyoruz. Telaffuzu zor olsa da konuşmaya çalışmak aşırı eğlenceli. Herkesin bazı dönemler bir şeyler söylemeyi denediğini, en azından bir “Bonjour” dillendirdiğini biliyoruz. Fransızca eserleri dinlemek çoğu insanın keyfi ama olur da Fransızca şarkıların ne anlama geldiğini merak ederseniz, karşınıza Türk Sanat Müziği eserleri çıkıyor. Bakın, bakın kendi gözlerinizle görün. Belki şimdi kendinizi şarkılara daha yakın hissedersiniz.
Murathan Mungan ile Sinemada Gerçeğin Kapıları
Bu yıl 20’ncisi düzenlenen Gezici Festival, Murathan Mungan’ı ağırlıyor.28 Kasım - 8 Aralık 2014 arasında sinemaseverlerle buluşacak festival, her yıl olduğu gibi Ankara’dan yola çıkarak Eskişehir ve Sinop’a uğrayacak. Bu yıl festival, Murathan Mungan’ın özel seçkisini “Gerçeğe Açılan Üç Kapı” bölümünde gösteriyor. Sinema üzerine yazarak da düşünen Mungan, bu bölümde gerçekle olan ilişkiyi sinema aracılığıyla sorguluyor.ÜÇ USTADAN GERÇEKLİKMungan’ın seçtiği filmlerden ilki, Michelangelo Antonioni’nin imzalı Blow Up/ Cinayeti Gördüm, varlıklı ve ünlü bir moda fotoğrafçısı olan Thomas’ın, meçhul bir cinayetle olan ilişkisini konu alıyor. 1960’ların özgün yapıtlarından kabul edilen filmde, gerçeklik algısı sorgulanıyor.İkinci filmi Francis Ford Coppola’ya 1974’te Altın Palmiyeli The Conversation/ Konuşma. Film, ünlü yönetmenin en çarpıcı filmlerinden biri olarak öne çıkıyor. Üçüncü film ise, insanoğlunun zaafları üzerine kurulu örgüsüyle ‘gerçek’ denen şeyin göreceliğine vurgu yapan Akira Kurosawa’nın Rashomon’ı. Film, bir cinayet ve tecavüz olayıyla ilgili farklı insanların anlattığı, birbiriyle çelişen hikâyeler üzerinden gerçekliği sorguluyor.TARAF
Minyonlar'dan İlk Fragman
Sandra Bullock ve Jon Hamm'in seslendirme kadrosunda olduğu film, 2015'in gişe şampiyonluğu adaylarından2010'da vizyona giren başarılı animasyon filmi 'Despicable Me / Çılgın Hırsız'da en sevilen ve dikkat çeken öğe, filmin kahramanı, dünyanın en büyük kötüsü Gru'nun yardımcıları olan Minyonlar'dı. 2013'te vizyona giren 'Despicable Me 2 / Çılgın Hırsız 2' filmiyle iyice popülerlik kazanan, kendi dillerine sahip küçük sarı yaratıklar o kadar sevildiler ki, 2015'te artık kendi hikayelerini anlatan 'Minions / Minyonlar' filmine kavuşacaklar. Filmin ilk fragmanında, Minyonlar'ın tarih boyunca kendilerine yakışacak, gönül rahatlığıyla hizmet edebilecekleri bir kötü adamı arayışları konu ediliyor. Filmin orijinal seslendirme kadrosunda Sandra Bullock, Jon Hamm, Allison Janney ve Steve Coogan yer alıyor.Milliyet Sanat 
Reklam
CHP'den  Mescit Açılımı
CHP Genel Merkezi’nde yapılması kararlaştırılan mescit hizmete açıldı. Mescit açılması konusunda parti içinde eleştirilere hedef olan Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu “Bir ihtiyaç karşılandı' dedi.Ankara Söğütözü'nde bulunan CHP Genel Merkezi binasında mescit açıldı. Al Jazeera’dan Sibel Demirci Erdem’in haberine göre CHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu, mescit açılması konusunda bazı delegelerden ve genel merkeze ziyarete gelen bazı partililerden bu yönde bir talep geldiğini söyledi. Genel Merkez’de görevli genel müdürün talimatı üzerine giriş katının altında bir oda mescit olarak hazırlandı.'İhtiyaç karşılandı'Genel merkeze gelen ve namaz kılmak isteyen partililer ve ziyaretçilerden de bu yönde talepler geldiğini belirten Bekaroğlu, mescidin bu talebi karşılamak amacıyla açıldığını ifade etti. Bekaroğlu 'Bir ihtiyaç karşılandı' dedi.Bekaroğlu’na mescit tepkisiCHP Genel Merkezi’nde mescit yapılacağının duyulması üzerine ulusalcı kanatta yer alan bazı milletvekilleri Bekaroğlu’na tepki göstermişti. Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz Twitter'dan yaptığı açıklamada, Bekaroğlu’nu din istismarı yapmakla suçladı. Yılmaz “CHP Bekaroğlu gibi dini istismar edenlere bu kadar kapıyı açarsa kendi öz kitlesini kaybeder. CHP programına aykırı davranan Bekaroğlu istifa” diye yazmıştı.Bekaroğlu CHP’de halkla ilişkilerden sorumluRefah Partisi eski millevtekili ve Halkın Sesi Partisi kurucularından Mehmet Bekaroğlu 18’nci Olağanüstü Kurultay öncesinde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’ndan aldığı davet üzerine CHP’ye katıldı. Kılıçdaroğlu’nun bu daveti 'muhafazakâr açılım' olarak yorumlandı.Bilim Kültür Platformu'nun aday listesinden Parti Meclisi’ne giren Bekaroğlu’nu CHP lideri Merkez Yönetim Kurulu’nda genel başkan yardımcısı olarak görevlendirdi. Bekaroğlu CHP’de tanıtım ve halka ilişkilerden sorumlu genel başkan yardımcılığı görevini yürütüyor. Kurultay sonrasında Al Jazeera’nin sorularını yanıtlayan Bekaroğlu ‘CHP dine karşı' algısının değişmesi gerekir ancak ben bu algıyı yıkmak için CHP’ye geçmiş değilim, yeni dönem siyasetine katkı sağlamak üzere buradayım” diye konuşmuştu.Kaynak: Al Jazeera
Kült Tarantino Filmlerinden 10 Soundtrack
Sinema endüstrisinde yerleşmiş bir 'Tarantino Tarzı'nın olduğunu hemen hemen herkes kabul edecektir. Bu durum filmlerin senaryosu ve kurgusunun yanında müzikleriyle de kendisini gösteriyor doğal olarak. Biz de herhangi bir görüntü görmeden aklınıza Tarantino Tarzı'nı getirebilecek 5 film soundtrack'ini sizler için derledik.
Reklam
Başyapıta 101 Milyon Dolar
Giacometti'nin 'Araba' heykeli 101 milyon dolara satıldı.İsviçreli sanatçı Alberto Giacometti'nin başyapıtı ''Chariot'' (Araba) adlı heykeli, açık artırmada 101 milyon dolara alıcı buldu.Sotheby's müzayede evinin 'İzlenimci ve Modern Sanat Sonbahar Müzayedesi' New York'ta yapıldı.New York'taki müzayede gecesine, 1966 yılında ölen Alberto Giacometti'nin ''Araba'' adlı eseri damgasını vurdu. Ressam ve heykeltıraş Giacometti'nin İkinci Dünya Savaşı sonrasında, 1950 yılında yaptığı 1,44 metre yüksekliğindeki iki tekerlekli araba üzerinde duran bronz tanrıça heykeli, 101 milyon dolara alıcı buldu.Giacometti'nin 'Walking Man' isimli eseri de 4 yıl önce Londra'da yapılan müzayedede 104 milyon dolara satılmıştı.Müzayedede, Vincent van Gogh'un 1890 yılında 66x51 santimetre ebatlarında yaptığı 'Papatyalı ve Gelincikli Vazo'' adlı eseri ise 61 milyon 800 bin dolara satıldı. Eserin satış kataloğundaki değeri 30 ila 50 milyon dolar olarak belirtilmişti.Müzayede gecesinin diğer bir yıldızı ise Amedeo Modigliani'nin 1911 ve 1912 yıllarında yaptığı, 70 milyon 700 bin dolara alıcı bulan 73 santimetre yüksekliğindeki ''Tete'' (Baş) adlı eseri oldu. Heykele satış kataloğunda 45 milyon değer biçilmişti.New York'taki müzayede gecesinde Sotheby's, toplam 422 milyon 100 bin dolarlık satış gerçekleştirerek 270 yıllık tarihindeki en yüksek meblağa ulaştı.Anadolu Ajansı muhabirinin sorusunu yanıtlayan Sotheby's'in İzlenimci ve Modern Sanat bölümü başkanlarından Simon Shaw, Amerikalı ve Çinli alıcıların müzayedede öne çıktığını söyledi. Shaw, müzayedeye Türk alıcıların katılıp katılmadığıyla ilgili soruya 'Türkiye'den klasik ve modern sanat dünyasıyla ilgilenen çok iyi koleksiyoncularımız var ama bu akşam Türkiye'den koleksiyoncunun olduğunu bilmiyorum' yanıtını verdi.Son yıllarda artan Asyalı alıcıların bu müzayede de önce çıktığını belirten Shaw, 40 ülkeden alıcının katıldığı New York'taki müzayedeye, Çin'den telefonla katılan bir alıcının Van Gogh'un 61 milyon 800 bin dolarlık eserinin sahibi olduğunu bildirdi.Müzayedede 73 eserin 58'i satılırken, Balthus, Matisse, Marc Chagall ve Giorgio de Chirico'nun eserleri potansiyel değerlerinin altında kalarak satılmayanlar arasında yer aldı.Dünya
Zayıflamanızı Işık Hızına Taşıyacak 5 Yiyecek
Bazı yiyecekler var ki onlar kilo almamızın sorumlularıdır. Mesela Nutella!Fakat bazı yiyecekler bu ayıbı kapatmamıza yardımcı olabilir. Bu yiyeceklerden bazıları bizi daha uzun süre tok tutarken, kimisi de yağ yakımımızı hızlandırır. Bazıları ise tatlı isteğimiz tavan yaptığında, baklava yememizi engeller!İşte o yiyeceklerden 5 tanesi
Reklam
İHA'lara Karşı Lazer Silahı
Çin'de insansız hava araçlarına karşı kullanılmak üzere özel bir lazer silahı geliştirildi. Yeni silah 5 kilometrekarelik bir alan içindeki küçük insansız hava araçlarını vurabiliyor.Şinhua ajansının Çin Akademisi Fizik Mühendisliği'ne dayandırarak verdiği haberde, Çin'in alçak seviyede uçan küçük insansız hava araçlarını (İHA) hedef alan lazer savunma silahını başarıyla test ettiği belirtildi. Geliştirilen lazer silahının, iki kilometrekarelik alan içinde beş saniyede hedefin konumunu belirleyerek vurabildiği ifade edildi.Lazer silahının kolay kurulabildiği ve taşınabildiği, özellikle büyük kentlerde düzenlenen etkinliklerde güvenlik açısından önemli rol oynayacağı vurgulandı. Son yapılan testlerde geliştirilen lazer silahının yüzde 100 başarı oranıyla 30'dan fazla hedefi başarıyla vurduğu açıklandı.Küçük insansız hava araçları sorun oluyorİHA adı verilen insansız hava araçlarının küçük boyutlu sürümleri son yıllarda çok popüler oldu. Birçok firmanın bu tip ürünü bulunuyor ve 300-500 TL'den başlayıp 5-6 bin TL'ye kadar ulaşan seri üretim insansız hava araçları satın alınabiliyor. Bu cihazların oluşturduğu güvenlik açıkları tüm dünyada tartışılan bir konu. ABD'de stadyum yakınlarında bu tip araçları kullanmak hapisle cezalandırılıyor.Kaynak: AA
İnsana Umut Aşılayan 10 Film
Bazen kendinizi güçsüz hissedersiniz. Sanki her şeyi batırmışsınız da düzeltmeye gücünüz yokmuş gibi gelir. Ortada sizin için yazılmış büyük bir macera vardır da siz, ısrarla kendi filminize kahraman olmayı reddediyorsunuzdur. Böyle can sıkıcı anlarda birinin ortaya çıkıp; güneşli, güzel günlerin de ihtimal dahilinde olduğunu size hatırlatması gerekir. Bu iş için hayata dair ihtimalleri perdeye yansıtan sinemadan daha uygunu bulunamaz! İşte, insana umut aşılayan, izleyeni her şeyin yoluna gireceğine dair cesaretlendiren 10 film; siz kendinizi ejderhaları dize getiren, cesur masal şövalyeleri gibi hissedesiniz diye…
Kült Filmlerle Özdeşleşen 12 Otomobil Afişi
Jesús Prudencio isimli ispanyol grafik tasarımcısı tarafından yapılan, tek bir arabayla filmleri özetleyen çalışmasından bazı örnekleri sizlere sunmak istedim, dahası kendi sitesinde mevcut ve posterleri sipariş verebiliyorsunuz
Reklam
Penceresiz Bir Uçak ile Uçmak İster Misiniz?
Her sene Dünya’da havayolu ulaşımı için 832 bin litre yakıt kullanılıyor ve 700 milyon ton karbon dioksit çevreye salınıyor. Tüm havacılık endüstrisinin çalışmaları uçakların yaktığı yakıtları azaltmanın ve yolculukların daha keyifli hale getirmenin yollarını bulmak üzerine birleşmekte. Şimdi size bahsedeceğimiz bu konsept uçak tasarımı uçakların yakıt tüketimini dolayısıyla bilet fiyatlarını azaltıyor hem de gökyüzüyle iç içe bir uçuş deneyimi yaşatıyor.Bazı kişilere oldukça korkutucu gözükse de oldukça dikkat çekici bir tasarıma sahip olan penceresiz uçakların 10 yıl içinde kullanılabilir hale gelmesi planlanıyor. Öncelikle şunu belirtelim bu uçaklarda pencere yok ancak hava ile direk etkileşime de geçilmiyor. Araştırmacılar uçağın ağırlığını ve yakıt tüketimini azaltmak için uçaktaki ağır pencereleri ve kabin duvarlarını kaldırarak bunların yerine hafif, kırılmaz, tam uzunlukta akıllı ekranlar yerleştirmişler. Bu inovatif tasarımın arkasındaki Centre for Process Innovation şirketi, bu tasarım sayesinde uçakların yakıt harcamalarının yüzde 80 oranında azalacağını iddia ediyor.Bu akıllı ekranlar tabii ki sadece yakıt tüketimini azaltmaya yaramayacak, yolculara da unutulmaz deneyimler yaşatacak. Akıllı ekranların dış yüzeyinde yani uçağın dışında bulunan kameralar ile yolculuk esnasında dış ortam interaktif şekilde görüntülenebilecek. Yolcular isterlerse bu ekranlar ile internete bağlanabilecek ve görmek istedikleri başka şeyleri görüntüleyebilecekler. OLED ekran teknolojisi ile geliştirilen bu ekranlar oldukça az enerji harcıyorlar ve diğer ekran tiplerine göre daha ince ve sağlamlar.Oldukça sıradışı bir hava yolculuğu deneyimi yaşatabilecek bu penceresiz uçaklar 10 yıl içinde kullanılabilir hale gelebilecek mi merakla bekliyor olacağız. İşte karşınızda bu konsept tasarımı anlatan bir video:
Haftanın Kitap Önerisi: Benim Gözümden Dünya
Özgürlük, İyi ve Kötü, İnsanın Gerçek Değeri, Toplum ve Birey, Ölüm, Zenginlik, Eğitim, Din ve Bilim, Savaş ve Barış, Silahsızlanma, Dünya Ekonomik Krizi, Kültür ve Refah, Üretim ve Alım Gücü, Azınlıklar, Avrupa´nın Mevcut Durumu Benim Gözümden Dünya'da, Albert Einstein´ın hayata, yaşadığı dünyaya ve bilimsel çalışmalarına dair görüşlerini bulacaksınız. Büyüleyici, esprili ve zekice gözlemler, büyük bir kalbi ve az rastlanır bir aklı açığa vuran samimi itiraflar...Benim Gözümden Dünya, bu özel kişiliği, kendi yazdığı ya da başkası tarafından kaleme alınan hiçbir kitapla kıyaslanmayacak bir açıklıkta gözler önüne seriyor. Einstein insanlığa, yardımlaşmanın hakim olduğu barış dolu bir dünyaya ve bilimin yüce amaçlarına inanıyordu. 'İyi ve Kötü', 'Din ve Bilim', 'Aktif Pasifizm', 'Hıristiyanlık ve Yahudilik' , 'Azınlıklar' ve 'Bir Arap´a Mektup' gibi farklı konu başlıklarının ele alındığı Benim Gözümden Dünya, işte bu inançların savunması niteliğindedir.'insanın gerçek değeri kendi kendisinden özgürleşmeyi ne ölçüde ve ne anlamda becerebildiği ile belirlenir.' A. Einstein
Reklam
9. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali Mersin'de Başlıyor
9. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali’ Mersin’de 7 Kasım’da başlıyor. ‘Dileğim barış olsun’ filmi festivalin açılış gecesinde seyirciyle buluşacakMersin’de Yenişehir Belediyesi Konferans salonunda açılışı gerçekleşecek 9. Uluslar arası İşçi Filmleri Festivali 7 Kasım 19.00’da açılış filmi “Dileğim Barış Olsun” ile başlayacak.Tüm gösterimlerin ücretsiz olacağı festivalin açılışına katılacak olan Mücahit Göker ve Serdar Keskin müzik dinletileriyle katılacak.Mersin Halkevi, Öğrenci Kolektifleri, Mersin Tabip Odası, 68’liler Derneği, KESK – SES, KESK – Kültür-Sanat Sen, DİSK – Genel İş’in düzenlediği festival için oluşturulan komite bugün (4 Kasım) bir basın toplantısı yaparak festival programını duyurdu.9. Uluslararası İşçi Filmleri Festivalinin Mersin programı şöyle:7 Kas Dileğim Barış Olsun; Müzik Dinletisi: Mücahit Göker ve Serdar Keskin; Gösterim Sonrası: Kokteyl.8 Kas ım 20014 Cumartesi Akdeniz Belediyesi Konferans Salonu Saat 10.00 da başlayarak gün boyunca sürecek olan filmler ; Ben Bir Slogan Buldum, Benim Çocuğum, Direnen Sevgi, Metropolis, Pikolo – Daha İyi Bir Geleceğe, Roboski Adalet İstiyor.9 Kas ım 2014 Pazar Kongre ve Sergi Sarayı’nda Saat 10.00’da başlayarak gün boyunca sürecek olan filmler Savaş Sanatı Üzerine, Külkedisi Değiliz, Olağan Haller, Pivaz-Soğan, Gönüllü Eğitmenler, Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek.Ayrıca festival kapsamında; Mersin Halkevi, Eğitim Sen ve İştar Kadın Danışmanlık Merkezi tarafından da gösterimler devam edecek.Sendika.Org
Vardiyalı Çalışma Beyninizi Yaşlandırıyor
Bilim adamları uyarıyor: Vardiyalı çalışma düzeni zamanından önce beyni yaşlandırabilir ve zihinsel becerileri köreltebilir.Bilim adamları uyarıyor: Vardiyalı çalışma düzeni zamanından önce beyni yaşlandırabilir ve zihinsel becerileri köreltebilir.Bir iş sağlığı dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, on yıllık vardiyalı çalışma kişinin beynini en az altı yıl yaşlandırabiliyor.Araştırmada 'asosyal çalışma saatleri' olarak da adlandırılan vardiyalı çalışma düzeninin bunama, uyku bozukluğu ve başka birçok hastalığa sebep olduğu gibi beyin fonksiyonlarını da etkilediği vurgulanıyor.Peki vücut saatimiz ne istiyor?Biyolojik saatimiz aslında gün içinde aktif olmaya ve gece uykuya geçmeye programlı.Vücut saatinin bu döngüsüne karşı gelindiğinde ise meme kanserinden obeziteye kadar birçok rahatsızlığa davetiye çıkarıldığı biliniyor.Yeni bir araştırma, bu hastalıkların yanında, vardiyalı çalışmanın zihin ve hafıza üzerinde de etkilerinin olduğunu gösteriyor.Swansea Üniversitesi ve Toulouse Üniversitesi'nin yaptığı araştırma için Fransa'da üç bin kişi hafıza, hızlı düşünme ve genel bilişsel aktiviteleri inceleyen testlere tabi tutuldu.Beyin doğal olarak biz yaşlandıkça zayıflıyor; fakat araştırmacılar asosyal çalışma saatlerinin beyindeki bu yaşlanmayı ve zayıflamayı hızlandırdığını iddia ediyor.Örneğin on yıldır vardiyalı çalışmış olan kişilerin test sonuçları, kendilerinden altı buçuk yaş büyük kişilerle aynı sonuçları gösteriyor.Yine de araştırmanın sonuçları o kadar karamsar değil. Kişi asosyal çalışma düzeninden çıktığında beynin normal haline dönmesi mümkün; ancak beynin iyileşmesi için yaklaşık beş yıl gerekiyor.Swansea Üniversitesi araştırma ekibinden Dr. Philip Tucker BBC'ye yaptığı açıklamada 'Beyin fonksiyonları açısından bu önemli bir gerileme; insanlar daha karmaşık bilişsel aktiviteler yapmaya çalıştıklarında daha çok hata yapabilirler. Belki yüz kişiden biri çok kötü sonuçlar doğurabilecek bir hata yapabilir. Fakat günlük hayatta bunun ne kadar büyük bir farklılık yaratabileceğini söylemek zor.' dedi.Tucker mümkün olsa gece vardiyasında asla çalışmayacağını fakat gece vardiyalarının modern toplumun olmazsa olmazlarından biri olarak görüldüğünü söyledi.Dr. Tucker, 'Vardiyalı çalışmanın etkilerini çalışma saatlerini yeniden planlayarak ve düzenli tıbbi kontrolleri yaparak hafifletmek mümkün... Tehlike işaretlerini görebilmek için bilişsel performans testleri de yapılmalı.' diye konuştu.İngiltere Tıp Araştırmaları Konseyi'nden Dr. Michael Hastings de BBC'ye yaptığı açıklamada 'Beynin normale dönebildiği bulgusu heyecan verici bir araştırma sonucu, çünkü daha önce kimse bunu göstermemişti. Kişinin durumu ne kadar tehlikeli olursa olsun bir iyileşme umudu olabilir. ' ifadelerini kullandı.Dr. Hastings bu raporun demans (bunama) için de önemli sonuçları olduğunu belirtti: 'Eğer uyku-uyanıklık düzenini sağlayabilirseniz nörodejenerasyonu tersine döndürme ihtimaliniz oldukça düşük olsa bile olumsuz sonuçları azaltabilirsiniz.''Bakımevlerinde yapılan bir şey de günlük rutini belirgin bir 24 saatlik aktivite düzenine göre ayarlamaktır. Yani gün içinde bol güneş ışığına maruz kalmak, gece dinlenmek ve yatmadan önce melatonin gibi gerekli ilaçları almak.'Surrey Uyku Merkezi'nden Prof. Derk-Jan Dijk de yıllar boyunca vardiyalı çalışmış ve emekliye ayrılmış kişiler için de uyarıda bulundu; bu kişilerin uyku kalitesinin hiç gece vardiyasında çalışmamış olanlara göre daha düşük olduğunu belirtti.Prof. Derk-Jan Dijk'e göre vardiyalı çalışmanın etkileri 'o kadar da hızlı bir şekilde düzelmeyebilir.'Prof. Dijk, 'Vardiyalı çalışmanın fiziksel sağlığınızı olumsuz etkileyebileceğini artık kabul ediyoruz zaten. Ancak bu çalışma vardiyalı çalışma sonucunda beyin fonksiyonlarınızın da etkilendiğini gösteriyor - ki bu bulgu birçok insanı şaşırtabilir.' dedi.BBC Türkçe
Yeni Jobs Christian Bale Olmayacak
Apple'ın efsane kurucusu ve eski CEO'su Steve Jobs'un hayatını anlatan yeni filmin başrol oyuncusu Christian Bale olamayacak. Ünlü oyuncunun rolü istemediği iddia edildi.Steve Jobs'un onaylı biyografisinin filme çekilmesi ile ilgili hazırlıklar sürerken, oyuncular konusundaki belirsizlik de devam ediyor. Geçtiğimiz haftalarda Steve Jobs rolünü ünlü oyuncu Christian Bale'ın canlandıracağı iddia edilmişti. Bu konuda resmi bir açıklama gelmese de konuyla ilgili kaynaklar Bale'in bu rolü almasına kesin gözle bakıyorlardı.Christian Bale'e yakın kaynakların haberine göre ünlü oyuncu bu rolden vazgeçti. Hollywood Reporter sitesinin haberine göre oyuncu senaryonun kendisine uygun olmadığını düşündüğü için bu rolden vazgeçti.Senaryosunu Aaron Sorkin'in yazdığı yönetmenlik koltuğunda ise Danny Boyle'un oturacağı filmde kimin başrol oynayacağı hâlâ belirsizliğini koruyor. İsmi geçen yıldızlar arasında Leonardo di Caprio da yer alıyor. Matt Damon, Ben Affleck ve Bradley Cooper da Steve Jobs rolü için düşünülen oyuncular arasında bulunuyor. Filmde Steve Jobs'un ortağı Steve Wozniak rolü için Seth Rogen'in ismi konuşuluyor. Ancak bu konuda da resmi bir açıklama yapılmadı.İlk film 2013'te çekilmişti2010 yılında hayatını kaybeden Steve Jobs ile ilgili ilk film 2013 yılında Joshua Michael Stern tarafından çekilmişti. Filmde Steve Jobs'u Asthon Kutcher canlandırmıştı.Al Jazeera Turk
Reklam