onedio
15 Şaşırtıcı Fotoğrafla Baykuşların Kamuflaj Sanatı
Baykuşlar avlanmak için gece karanlığını ve süper sessiz kanatlarını kullanırlar. Fakat gündüzleri de yırtıcılardan korunmalı ve dinlenmelilerdir. Bu yüzden harika birer kamuflaj üstadına dönüşen baykuşların seçmekte zorlanacağınız fotoğrafları sizlerle.İyi eğlenceler dileriz...
Üç Boyutlu Yazıcı ile İki Günde Otomobil Ürettiler
Üç boyutlu yazıcıların kullanım alanı, otomotiv sektörüne de sıçradı. ‘Strati’ ismi verilen bir otomobilin motoru dışındaki tüm parçaları 3 boyutlu yazıcı ile üretildi.Dünyanın ilk 3D basılmış otomobili olarak görülen ve dikkatleri üzerine çeken Strati’nin arkasında ABD merkezli Local Motors şirketi var. İki günden daha az bir sürede üretilen araç, 11 bin sterline (yaklaşık 17 bin dolar) mal oldu. Saatte 60 kilometre hız yapabilen ve iki kişilik kapasitesi bulunan araç, geçtiğimiz ay Chicago’da düzenlenen Uluslararası Üretim Teknolojileri Fuarı’nda da gün yüzüne çıkmıştı. Şirketin genel müdürü John Rogers, arabanın koltuklarından gövde ve kaportasına kadar pek çok şeyin 3D teknolojisiyle hazırlandığı bilgisini veriyor. Bu yönüyle sektörde bir ilki başardıklarına dikkat çeken Rogers, kariyeri boyunca böyle heyecan verici bir ürün ortaya çıkardığı için mutlu olduğunu belirtiyor. Rogers, bu projenin arkasında yüzlerce kişi olduğunu ve onlar olmadan böyle bir başarıya ulaşamayacaklarını söylemeden de edemiyor. Buna benzer araçların gelecek yıllarda yollarda görülmesi bekleniyor.Zaman
Bu Hafta 5 Yeni Film Vizyonda
Türkiye sinemalarında bu hafta dram, bilim-kurgu, aksiyon ve romantik komedi türünde 5 film vizyona girecek.'Ölümcül Oyun'Başrollerinde Kate Hudson, James Franco ve Anna Friel'in bulunduğu 'Ölümcül Oyun' izleyici ile buluşacak.Marcus Sakey'in aynı adlı kitabından beyazperdeye uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda Henrik Ruben Genz var.Gerilim türündeki filmde, senelerce tüm maddi birikimlerini çocuk tedavisi için kullanan ve maddi anlamda zor günlerden geçen Tom ve Anna çifti, ölü bulunan kiracılarının apartman dairesinde buldukları parayı borçları için kullanma konusunda tereddüt etmez. Ne var ki bu karar, adım adım belaya bulaşma süreçlerini tetikleyen ilk adım olur.'Evrim'Johnny Depp, Rebecca Hall, Paul Bettany, Cillian Murphy ve Oscar ödüllü oyuncu Morgan Freeman'ın oynadığı 'Evrim' bilim-kurgu meraklılarını sinema salonlarına çekmeye aday.Filmin yönetmenliğini 'Kara Şövalye', 'Başlangıç', 'Kara Şövalye Yükseliyor' gibi başarılı yapımların ünlü yönetmeni Wally Pfister üstleniyor.Bilim-kurgu rollerinde pek oynamayan Johnny Depp'in başrolünde olduğu filmin senaryosu Jack Paglen'e ait. Dr. Will Caster rolünde izleyici karşısına çıkan Depp, insan duygularının etkilendiği tüm bilgiler ve hareketlerin bir bilgisayar tarafından da yapılabilmesi için yapay zeka çalışmaları yapan ünlü bir bilim adamını canlandırıyor. Radikal grupların bir numaralı hedefi haline gelen Caster, bir terörist grubun saldırısına uğrar ve cinayete kurban gider. Kendisi gibi bilim adamı olan eşi Evelyn, Will’in beynini gelişmiş bir süper bilgisayara entegre eder. Fakat terörist grup, Will'in hala hayatta olduğunu fark edince super-bilgisayarı yok etmek için harekete geçer.'Kayıp Kız'Ben Affleck, Rosamund Pike, Neil Patrick Harris ile Tyler Perry’nin oynadığı 'Kayıp Kız' filminin yönetmen koltuğunda David Fincher var.Fincher'ın, satış rekorları kıran Gillian Flynn'in gerilim romanından beyaz perdeye uyarladığı film, modern medya kültürümüzdeki güvenilmez sözler ve kaçınılmaz aldatmalar arasındaki bir Amerikan evliliğini konu alıyor.Hikayenin merkezindeki çift, eski bir New Yorklu yazar olan Nick ve karısı 'havalı kız' Amy. Beşinci evlilik yıldönümlerinde Amy kaybolur ve evlilikleri bir gizeme dönüşür. Nick, şüphe uyandırıcı davranışları yüzünden bir numaralı şüpheli olur. Amy ise ölü ya da diri bulunmak üzere ilham arayışındaki dünyanın gözleri önünde medya çılgınlığının övülen malzemesi haline gelir.'Sihirli Ay Işığı'Woody Allen'ın yönettiği ve Emma Stone, Colin Firth ile Marcia Gay Harden’ın oynadığı 'Sihirli Ay Işığı' romantik komedi türünde bir film.1920'lerin Güney Fransa kıyılarında geçen film, usta bir sihirbaz tarafından sahtekarlıkla suçlanan bir medyumun öyküsünü anlatıyor. Hikayenin 1920’lerde geçmesinin yarattığı romantizm ve Fransa’nın güneyindeki yerlerin ışıl ışıl görüntüsü, filme doğal bir sihir katıyor.'Seçilmiş'Jeff Bridges, Meryl Streep, Brenton Thwaites, Alexander Skarsgard, Katie Holmes ile Taylor Swift'in oynadığı 'Seçilmiş' rahat ve mutluluk dolu bir dünyada yaşayan genç bir adam olan Jonas’ın (Brenton Thwaites) etrafında dönüyor.'Gerçeği arayan özgürlüğü bulur' sloganıyla yola çıkılan yapımın yönetmen koltuğunda 'Ajan Salt', 'Dead Calm', 'Tehlikeli Oyunlar', 'Açık Tehlike' ve 'Kemik Koleksiyoncusu' gibi filmlerin yönetmeni Phillip Noyce var.Fantastik ve bilim-kurgu türündeki film, Lois Lowry’nin aynı adı taşıyan genç yetişkin romanından uyarlama. 1994’te 'Newberry Madalyası' kazanan roman, dünya çapında 10 milyondan fazla satmıştı.Muhabir: Melik Fırat Yücel | AA
Reklam
Jimmy Page'den 3 Kiloluk Kitap
Rock tarihinin en büyük gitar efsanelerinden Jimmy Page, otobiyografik kitabını yeni fotoğraflarla destekledi. Az laf, çok resim içeren kitap 3 kilo ağırlığındaLed Zeppelin'in kurucularından gitar efsanesi Jimmy Page, 2010 yılında çıkardığı otobiyografik kitabını güncelleyerek tekrar yayınladı. Yeni kitap 650 fotoğraf içermesi ve 3 kiloluk inanılmaz ağırlığı ile dikkat çekiyor.Page kitabı hakkında Reuters haber ajansı ile yaptığı röportajda, 'Bu çok kötü bir kelime ama kitap gerçekten bir 'yolculuk'. Modadaki, gitarlardaki, tavırlardaki değişimleri görüyorsunuz. Bir adamın büyüyüşünü ve bu yolculuk sırasında kazandığı yılları görüyorsunuz,' ifadesini kullandı.Kitabı normal bir otobiyografiden farklı kılan, oldukça az kelime ve oldukça fazla fotoğraf içermesi. 650 fotoğraf içerisinde Page'in kariyerinin başlangıcında çaldığı The Yardbirds grubu, Led Zeppelin'e geçişi, 2008 Pekin Olimpiyatları'nda bir Londra otobüsü içinde gitar çaldığı performans gibi önemli anlara şahit olunuyor.Milliyet Sanat
Reklam
'The Endless River' Pink Floyd'un Son Çalışması Olacak
50 yıllık efsane grup Pink Floyd, 'The Endless River' adlı yeni albümlerini önümüzdeki ay yayınlayacak. Ancak grup üyeleri bunun son çalışmaları olduğunu duyurdu.Gruptan Nick Mason ve David Gilmour , yeni Pink Floyd albümü hakkında BBC televizyonuna verdiği söyleşide, 'Kasım ayında yayınlanacak çalışmanın son albümleri olduğunu' söyledi. Her iki grup üyesi de 'The Endless River' albümünden sonra grubun yeni bir şarkı yayınlamayacağını belirtirken, Gilmour, 'Bu bizden duyacağınız son şey' dedi.Muhabirin 'Yayınlanmayı bekleyen başka şarkılarınız da var mı?' sorusuna 'Hayır' diye cevap veren Gilmour, 2008 yılında hayatını kaybeden Rick Wright ile yaptıkları bazı deneme kayıtlarını yeni bir solo albüm olarak yayımlayabileceğini şu sözlerle ifade etti:'İleride yayınlamayı planladığım solo albümüme Rick'in çaldığı sololara da yer vereceğim ama bu bir Pink Floyd albümü olmayacak.'Grubun 10 Kasım'da çıkması planlanan yeni albümünde 'Talkin' Hawking' adlı bir şarkı da bulunuyor. Bu şarkının bir kısmına ünlü fizikçi Stephen Hawking de eşlik ediyor.T24
Reklam
Şahan Gökbakar Cem Yılmaz'la Dalga Geçti
Cem Yılmaz'ın son filmi Pek Yakında 'nın ilk 3 günlük gişe rakamı, beklentileri karşılayamadı. Vizyona girdiği ilk gün 62 bin kişinin izlediği filme, hafta sonunda ise 398 bin 864 kişi gitti. Cem Yılmaz, bu gişe rakamıyla da yaklaşık 4 milyon 820 liralık hasılat elde etti.Şimdilerde turne için ABD'de olan Cem Yılmaz'ın son filminin gişesi, ünlü komedyen kadar ezeli rakibi Şahan Gökbakar'ın da merak konusuydu. Recep İvedik 4 'le Türk sinema tarihinin en çok izlenen filmine imza atan Şahan, gişe rakamlarını öğrenince sosyal medyadan Cem Yılmaz'la dalga geçti.Şahan Gökbakar Cem Yılmaz'la dalga geçtiŞahan Gökbakar, Instagram'da önce Güzide Kasacı'nın 'ha ha ha ha haay' videosunu sonra da şu mesajı paylaştı;'Bazen yaptigin ve canlandirdigin yuzlerce karakter arasindan bir tanesi efsane olur. Milyonlarca fanatigi,hastasi, seveni olur. O kadar buyuk bir ilgi duyulur ki sinemaya girdigi hafta sonu uzuuun kuyruklar olur, kapi pencere kirilir.1.7 milyona yakin seyirci 3 gunde (cuma,c.tesi,pazar) filmini izleyiverir. Sana rekor ustune rekor kirdirir. 7.5m seyirci seni zirveye tasir.Tabi hangi basari cezasiz veya belasiz kalmis ki? Baslarlar sana satasmaya,keyfini kacirmaya calisirlar,yapilan isi asagilamaya calisirlar,oynadigin tiplemeyi sana karsi kullanarak asagilamaya calisirlar, zeka seviyeni tartismaya acarlar, sadece oynadigin bir tiplemeyle senin entellektuel durumunu degerlendirirler, kalite seviyeni kafalarince belirlerler, kufurbazlikla, bayagi ve ucuz espriler yapmakla suclarlar. Bunlari duymazsin, cevap vermez gecer kendini sevenlerine emanet eder yurursun, bu sefer senin sevenlerine oynarlar. Seni simarik, sonradan gorme, paranin bozdugu, bi tarafi havalanmis gibi gostermeye calisirlar..Zor yani anliycaginiz... Iste yillardir sizlerin varligi, sevgisi ve destegi sayesinde butun bu dikenlere basmadan yuruyorum. Tek amacim var, tek. GULMEK,GULDURMEK.Sizler istediginiz surece de devam edecegim.Zor ama deger....Sevgilerimle...'
Conchita Wurst Avrupa Parlamentosu İçin Söyledi
2014 Eurovision Şarkı Yarışması’nın kazanan Conchita Wurst, Brüksel’de Avrupa Parlamentosu üyelerine konser verdi.Parlamento binasının önünde düzenlenen ayrımcılık karşıtı etkinlikte sahne alan Wurst, konserden önce yaptığı 15 dakikalık konuşmaya “Ben siyasetçi değil, sanatçıyım” diyerek başladı, tolerans ve saygı mesajı verdi.Avusturya Yeşiller’i başkan yardımcısı Ulrike Lunacek’in önerisiyle davet edilen Wurst'u, AP vekilleri, stajyerler, ziyaretçiler ve konseri görüp gelen vatandaşların oluşturduğu 2 bin kişi dinledi.Conchita Wurst konserin ardından parlamento binasını ziyaret etti.Sağ kanattan Almanya İçin Alternatif (AFD) partisinden Beatrix von Storch’un “Kadın kıyafeti giymiş bir erkeğin şarkı söylemesini konuşuyoruz. Yüz yüze olduğumuz problemler karşısında bunu konuşmanın abartılı olduğunu düşünüyorum. Eşcinsellere saygı gösteriyoruz, bununla ilgili artık bir sorunumuz yok. Ama eşcinsellerden, biseksüellerden, transseksüellerden bahsetmeye devam ediyoruz” cümlesiyle karşılaşan Wurst, eleştirileri önemsemediğini söyledi.Bianet
Yönetmen Ghobadi'den Davutoğlu'na Kobani Mektubu
Kürt yönetmen Bahman Ghobadi, Irak Şam İslam Devleti’in (IŞİD) Kobane saldırılarına ilişkin Başbakan Ahmet Davutoğlu’na mektup gönderdi. Ghobadi mektubunda “Yarın çok geç olabilir, Kobane için, sizin için, ve dünya için” dedi.Bahman Ghobadi’nin mektubundan bir bölümü yayımlıyoruz;“Sayın Ahmet Davutoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı,Ülkenizin bir kaç adım ötesinde son on senenin en kötü havadisleri yaşanıyor, aynı zamanda siz başbakan görevi ile üstlendiniz. Hiç şüphesiz ki sizin siyasi geleceğiniz bu trajedi ile bağlanmış durumda. Evet, bu Kobane ve Kobane’nin ezilen Kürtleri hakkında, ve size bu mektubu yazar iken, yüzlerce Kürt erkek ve kadın onurlarını kendi ellerine alarak Kobane’yi metre metre savunuyorlar.YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR...Unutmayın ki Kürtler coğrafi olarak birleşik değil ve birbirlerine uzak olabilirler ama, tek ruhları vardır ve o ruhun parçaları bir yerdedir. Kobane’nin Kürtleri insan, ve sizin komşunuz, onların gelecekleri sizin ve diğer insanların geleceklerinden ayrı değil. Kobane’ye yardım etmek insanlığa yardım etmektir, kendinize yardım etmektir. Sayın Davutoğlu,Yarın çok geç olabilir, Kobane için, sizin için, ve dünya için...”NİKOLAİDİS: KOBANE YALNIZ BIRAKILMAMALIDIR2011 yılında yayımladığı Sin (Günah) adlı romanıyla Avrupa Birliği Edebiyat Ödülü’nü kazanan ve geçtiğimiz günlerde Kıyamet adlı romanının yayınlanmasıyla Türkçe okuruyla da buluşan yazar Andrej Nikolaidis, Kobane için bir açıklamada bulundu. Yazarın açıklaması şöyle:“Ben Saraybosna’da doğdum, 4 yıl süren bir kuşatmaya karşı yaşam savaşı vermiş bir kent. Kuşatma altındaki başka bir Bosna kenti olan Srebrenitsa’da soykırımda katledilenlerin yasını tuttum. Srebrenitsa’ya yaklaşan Radovan Karadziç’in ordusunu hatırlıyorum, tıpkı şimdi Kobane’nin büyük bölümünü ele geçiren IŞİD gibi. Benim en büyük korkum NATO nezdinde Kobane halkının IŞİD’in kabul edilebilir –meşru kurbanları olarak görülmesidir, tıpkı Bosna’da Srebrenitsa halkının BM barış güçlerince kabul edilebilir- meşru kurbanlar olarak sayılması ve Karadziç’in tetikçilerinin ellerine bırakılması gibi...Politik duruşumuz ve özellikle etnik ya da dinsel kimliğimiz Kobane söz konusu olduğunda bakış açımızı asla bulanıklaştırmamalı. Çok basit! Kobane’nin yurttaşları çok güçsüzler ve son derece acımasız ve güçlü bir düşmana karşı yalnız bırakılmış durumdalar. IŞİD durdurulmalıdır. Kobane yalnız bırakılmamalıdır.” Evrensel
Reklam
Instagram'da Mutlaka Takip Etmeniz Gereken Türkiye'nin En İyi 13 Foto Muhabiri
Herkesin içinde az da olsa sanatçı ruhu olduğunu kanıtlayan Instagram'a, gün içerisinde birbirinden farklı binlerce fotoğraf düşüyor. Tatiller, doğum günleri, barlar, sokaklar, yemekler, arkadaşlar, evcil hayvanlar hatta son zamanların favorisi 'Selfie'ler ve daha binlercesi... Bunlardan bir kısmı da aslında gazetelerde, dergilerde fotoğraflarını görmeye çok alıştığımız foto muhabirlerinin kişisel hesaplarına ait. İşte basılı yayında olduğu kadar Instagram'da da göz zevkimize hitap etmeyi başarmış ünlü foto muhabirleri ve onların Instagram hesapları;NOT: Sıralama rastgeledir.
Bir Hamburger İçin Ne Kadar Toprak Lazım?
Bir hamburger yapmak için 3,5 metrekareden fazla toprak lazım. Bir kilo sığır eti üretmek için 15,500 litre su gerekiyor. Aynı miktarla 12 kilo buğday ya da 118 kilo havuç üretmek mümkün.
Reklam
Dünyanın Gelmiş Geçmiş En Komik 10 Filmi
Sinema tarihinin en eski türlerinden olan Komedi Filmleri aslında gündelik hayatın sıkıcılığına ve durağanlığına biraz olsun neşe katmak için güzel bir fikir olarak gözükse de, bazı filmler sadece bundan ibaret değil.Aşağıda sizler için listelediğimiz Gelmiş Geçmiş En İyi 10 Komedi Filmi; sadece basit birer güldürü olarak düşünemeyeceğimiz, yaşı yetenlerin hafızalarından hiç çıkmamış sahneleri ile, yeni izleyecek olanlarımızın ise hiç unutamayacağı hatıralar ile eminim ki üzerinizde çeşitli izler bırakacak. Şimdi sizleri daha fazla bekletmeden en komik filmleri güzel bir liste ile tanıtalım..
Enerji Devriminin Öncüsü: Mavi LED
Nobel Fizik Ödülü'ne layık görülen Japon bilim insanları İsamu Akasaki, Hiroshi Amano ve Shuji Nakamura'nın geliştirdiği mavi LED, aydınlatma teknolojilerinde dünyanın aradığı enerji tasarrufuna cevap vermesinin yanı sıra, elektriğe erişimi olmayan 1.2 milyar insanı da aydınlatacak teknoloji olarak ortaya çıkıyor.Nobel Komitesi, 'aydınlatma teknolojisinde temel bir dönüşüme kapı aralayacağını' belirttiği mavi LED teknolojisini geliştiren üç Japon bilim insanını Nobel Fizik Ödülü'ne layık gördü. İsamu Akasaki, Hiroshi Amano ile Shuji Nakamura, ilk kez 1980'li yıllarda binlerce deneme yaparak yarı iletkenlerden mavi ışık elde etmeyi başardı. Üç bilim insanı, 90'lı yıllarda mavi LED teknolojisini daha da ileriye götürdü. Kırmızı ve yeşil LED üretilmesinin ardından geliştirilen mavi LED sayesinde, yarı iletkenlerle beyaz ışığın oluşturulmasının önünü açıldı.Enerji tasarrufunun öncüsüAkasaki, Amano ve Nakamura'nın geliştirdiği mavi LED teknolojisinin insanlığa en büyük katkısı, beyaz LED aydınlatmaları mümkün kılması. LED, yani 'ışık yayan diyot' teknolojisi, enerjinin büyük kısmını ısıya çevirmeden doğrudan ışık elde etmesiyle önemli bir enerji tasarrufu imkanı sağlıyor.Enerjinin sadece yüzde 2'sini ışık olarak yayan geleneksel ampuller watt başına 16 lumen, floresan lambalar ise 70 lm/W ışık yayarken, mevcut LED aydınlatmalar 300 lm/W gibi etkileyici bir performansa sahip. Dünya genelinde üretilen elektriğin dörtte birinin aydınlatma için harcandığına dikkat çeken Nobel Komitesi, LED teknolojisi sayesinde ciddi ölçüde tasarruf sağlanacağına inanıyor. Bugün ABD'nin ürettiği enerjinin yüzde 17'si aydınlatma için harcanıyor.LED teknolojisinin gelecekte elektriğe erişimi olmayan yaklaşık 1.2 milyar insanı da karanlıktan kurtarması ümit ediliyor. Güneş enerjili LED aydınlatmaların, gaz lambalarından doğada yakılan odun ateşine kadar farklı kaynakların kullanıldığı aydınlatmaların yerini alması bekleniyor. Temiz aydınlatma teknolojileri geliştiren Lumina Project ağının kurucusu Evan Mills'e göre, bir kiraz büyüklüğündeki LED, çok düşük enerjiyle 100 gaz lambasına eşit aydınlık oluşturabilir.Aydınlık için fosil yakıtlardan yararlanılması, her yıl 4 milyon insanın ölümüne neden olan hava kirliliğine neden oluyor. LED'lerin az gelişmiş ülkelerde bu sorunun önüne geçebilmesi için, hızla düşen LED fiyatlarının daha da azalması bekleniyor. Gelişmiş ülkelerdeki gibi enerji altyapısına sahip olmayan ülkeler, güneş enerjili LED sayesinde gündüzleri bataryalarda depolanacak enerjiyle geceleri beyaz LED ile aydınlanacak.Akıllı ev ve şehirlerin ana ürünü olacakSıvı kristal ekran (LCD) teknolojisinin gelişmesini sağlayan LED, mobil cihaz ve televizyon gibi elektronik ürünlerde çok büyük gelişim yaşanmasını sağladı. Akıllı telefonlarda kullanılan flaştan televizyon aydınlatmalarına ve dekor ışıklarına kadar yayılan LED, hayatı kolaylaştırmasının yanı sıra elektronik cihaz tasarımlarında da etkin bir rol oynadı.ABD Enerji Enformasyon İdaresi'nin verilerine göre LED'ler ampullere oranla 30 kat daha uzun ömürlü. Mevcut LED ampullerin birçoğu, 25 bin saatten uzun kullanım süresine sahip. Bu süre, her gün 4 saat açık tutulması halinde bir ampulün 17 yıl kullanılabileceği anlamına geliyor.Enerji etkinliğini ve yeşile uyumu esas alan binalarda kullanılan LED, yavaş yavaş sokak aydınlatmalarının da yerini alıyor. Araştırma firması Navigant'a göre, 2014'te şehirlerin aydınlatılması için 13.2 milyon LED ampul kullanılırken, bu sayının 2023'te 116 milyona çıkması bekleniyor. Şehir planlaması ve yeni nesil konutlardaki öneminin artması, LED'in enerji kullanımını optimum kılacak ve elektrik hırsızlığının önüne geçecek akıllı şebekelerle uyumunu da güçlendirecek.Yeşil enerji etkisiLED teknolojisi, su kaynakları giderek azalan ve geri dönüşüme giderek daha fazla ihtiyaç duyacak olan dünyanın geleceğini güvenliğe alabilir. Nobel Komitesi, morötesi LED'lerin bakterilerin, virüslerim ve mikroorganizmaların DNA'sını yok edebildiğini, böylece kirli suların temizlenmesinde geleneksel yöntemlere göre çok daha büyük rol oynayacağını belirtti.Bilim insanları, bilgisayarlar aracılığıyla LED'lerin ışığını kontrol edebilmeleri sayesinde, bitki büyümesini tetikleyen belli spektrumları da ortaya çıkarabiliyor. Bu sayede seralarda daha etkin üretim yapılırken, bitki büyümesi kontrollü yapılabilmesini sağlıyor.Fiyatların düşmesi gerekiyorEnerji maliyetlerinin düşmesi ve elektriği bulunmayan 1.2 milyar insanın aydınlanmasını sağlamak için LED fiyatlarının düşmesi büyük önem taşıyor. LED alanında yapılan yatırımların artması, fiyatların da hızla düşmesine yardımcı oluyor.IHS Technology tarafından hazırlanan rapora göre, LED adaptasyonu 2014 yılında en yüksek seviyeye çıkmış durumda. Enerji tasarrufuna duyulan büyük ihtiyaç ve geri dönüşümün güçlenmesi, LED'lerden elde edilen aydınlık arttıkça fiyatların da düşmesini sağlıyor. Devletlerin de teşvikiyle, LED lambaların diğer teknolojilere kıyasla en yüksek bireysel gelire sahip ürün halini alması bekleniyor.Kaynak: Newsweek, Vox, National Geographic
Reklam