onedio
Lindsey Stirling, Konser İçin İstanbul’a Geliyor
Bu ünlü isim kemanı ile birlikte unutulmaz bir performans sergilemek üzere İstanbul’a geliyor.Yaptığı keman performansları ile herkesin dikkatini çeken Lindsey Stirling, oyun pazarı ve geek kültürü için yaptığı hamleler sayesinde sevilen bir isim haline geldi. Fantastik dizi ve filmlerin müziklerinden sonra Zelda, Skyrim, Assassin’s Creed için çalışmalar yapan Stirling, 14 Temmuz 2015 tarihinde Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi’nde konser verecek.Son zamanlarda yaptığı Assassin’s Creed, Dragon Age gibi oyun viralleri videoları ile oyun severlerin gönlünde taht kuran ismin konser biletlerinin fiyatları ise 50-300 TL arasında değişiklik göstermekte.Lindsey Stirling konseri için biletler satışa çıktı. Satın almak isterseniz Biletix’e göz atabilirsiniz.İşte Lindsey Stirling’in bazı fantastik performansları:
Türk NASA'sı Kuruluyor!
Geçtiğimiz yıllarda kendi uzay araçlarını ve uydularını uzaya gönderen Türkiye havacılıkta çok büyük bir gelişme kaydetti.Havacılıkta sürekli kendini geliştiren Türkiye şimdi de gözünü uzaya dikti.Daha önce uzaya uydu vb. gönderimler yapıldı.Ancak bu seferki proje çok farklı.Çünkü ülkemize Türk NASA'sı kurulacak.Yani uzay araştırmaları,geliştirmeleri ve gelişmelerinin sağlanacağı merkez kurulacak.Abd dahil sadece birkaç ülkede bulunan bu birim artık Türkiye'de de olacak ve Türkiye bu sayede gelişim hızını katlayarak arttıracak.Bu proje uzun süredir tasarım aşamasındaydı.Bu yapının adı Türkiye Uzay Kurumu olarak belirlendi.(TUK) Tasarım aşaması biten proje geçtiğimiz günlerde bakanlar toplantısında masaya yatırıldı.Masaya yatırılan proje incelendikten sonra yasa tasarısı olarak meclise gönderildi.Uzay ve havacılık alanındaki çalışmaları tek elden yürütmek için kurulacak TUK için ABD'nin NASA'sı ile AB'nin ESA'sında kapsamlı incelemeler yapıldı. TUK'ta Ulaştırma Bakanlığı'ndan Genelkurmay'a, Türksat'tan TÜBİTAK'a kadar ilgili kurumlardan temsilciler bulunacak. Üniversiteler ve STK'larla ortak proje ve çalışmalar yürütülecek. TUK, Türkiye'nin NASA'sı gibi rol üstlenecek.UYDUDAN ASTRONOTA KADAR Bu yılın ilk yarısı Türksat 4B'yi de uzaya göndermeye hazırlanan Türkiye, Türksat 5A'yı kısmen, Türksat 6A'yı da tamamen yerli olarak üretmeyi kararlaştırmıştı. Başlayan çalışmalarda koordinasyonu TUK üstlenecek. Haberleşme uydularının yanı sıra, Göktürk uyduları ve gözlem amaçlı uyduların tamamlanarak uzaya fırlatılması konusunda çalışmaların hızlı yürütülmesi bu kurumca sağlanacak.'Uzay evi' kurulacakANKARA'DA kurulma çalışması yürütülen 'Uzay Evi (Planetaryum)' TUK'un kontrolünde olacak. Uydular, fırlatma sistemleri ve diğer uzay teknolojileri alanında üretim, test, montaj ve sistem engegrasyonu için gerekli laboratuvar, araştırma ve test merkezleri ile astronot eğitim merkezinin bulunacağı 'Uzay Şehri' Projesi de kurumca hayata geçirilecek.
Ölümden Dönenlerin Yaşadığı 7 Deneyim
2011’de 57 yaşındaki A isimli bir İngiliz erkek bayılıp hastaneye kaldırılmış. Sağlık görevlileri kasıklarından sonda takarken kalbi durmuş. Beyne giden oksijen kesilmiş. A ölmüş.Fakat sonra neler olduğunu hatırlıyor. Doktorlar kalbi çalıştırmak için şok uygulamışlar. A bu arada konuşmaları duyuyormuş. Sonra tavanda tuhaf bir kadın görmüş. Bedeninden ayrılıp onun yanına çıkmış. “Sanki beni tanıyordu, sanki ona güvenebilirmişim gibi geldi,” diye hatırlıyor. “Yukarıdan bedenime baktım, hemşire ve kel kafalı bir doktor uğraşıyordu benimle.”Hastane kayıtları A’nın bilincini yitirmişken gördüğü insanların gerçekten de orada olduklarını ve A’nın anlattığı işlemleri yaptıklarını doğruluyor. Oysa biyolojik kurallara göre, bu üç dakikalık ara aşamada yaşananları A’nın fark etmesi mümkün değil.A’nın hikayesi ölüme yakın deneyim yaşayanların hissettiklerine dair inançlara ters düşüyor nitelikte. Bugüne kadar, kalbin durduğunda beyne oksijen gitmediği için farkındalık halinin son bulduğuna inanılıyordu. O noktada kişi tıbben ölüdür. Fakat onu geri getirmek hala mümkün olabilir.Böyle bir deneyim yaşayanlar, yani ölümden dönenler o ana dair hatırladıklarını anlatmıştır. Doktorlar genellikle bu anlatıları halüsinasyon olarak değerlendirip göz ardı etmiş, araştırmacılar ise ölüme yakın deneyimleri bilimsel araştırmaların erişebileceği alan dışında gördükleri için bu konuya fazla el atmamıştı.Fakat New York’taki bir üniversitede resüsitasyon (canlandırma) bölüm başkanı Sam Parnia ve ekibi dört yıl boyunca 2000 kalp durması vakasında yaşananları inceledi.Bunların yüzde 16’sı hayata geri döndürülebilmişti. Parnia ve ekibi bunların 101’inin kalp durması sırasında yaşadıkları deneyimleri inceledi. Amaçları, bu insanların zihinsel ve bilişsel olarak etraflarında olup bitenlerin farkında olup olmadıklarını tespit etmekti.Araştırmaya katılanların yaklaşık yarısı ölüm anına dair bir şeyler hatırlıyordu. Fakat A ve başka bir kadının yaşadığı beden dışına çıkma deneyimi dışında, diğer hastaların anlattıkları o sırada gerçekleşen asıl olaylarla örtüşmüyordu.Onların anlattıkları rüya benzeri, halüsinasyon içeren senaryolardı. Bunları yedi kategoride toplayan Parnia “Çoğu, ölüme yakın deneyimler olarak bilinen anlatımlarla benzerlik göstermiyordu. Zihinde yaşanan ölüm deneyimi geçmişte farz edilenlerden farklıydı,” diyor.Bu yedi deneyim şöyle sıralanıyor:KorkuHayvan ya da bitki görmekParlak ışıkŞiddet ve eziyetDejavuAileyi görmekKalp durması sonrası olanları hatırlamakBu deneyimlerin bazısı korkunç, bazısı ise mutluluk verici olarak tanımlanıyor. Bir hasta, “Bir törene katılmıştım… benim yakılmam için yapılan bir törene,” diye hatırlarken bir başkası da “Benimle birlikte dört kişi daha vardı, kim yalan söylüyorsa o ölecekti… Tabut içinde insanların dik bir şekilde gömüldüğünü gördüm,” diye anlatıyordu. Biri “derin bir suyun içinde sürüklendiğini,” bir başkası ise “kendisine öleceğinin ve bunun en çabuk yolunun, hatırladığı en kısa kelimeyi söylemekten geçtiğinin söylendiğini” belirtiyordu.Bazıları ise tam tersi bir duygu hissettiklerini ifade ediyordu. Araştırılanların yüzde 22’si “huzur ve mutluluk” duygusu hissetmiş, bazıları “çiçeksiz bitkiler” ya da “aslanlar ve kaplanlar”, “parlak bir ışık” veya aileleriyle kavuşma anını gördüklerini söylemişti. Duyumlarda bir artış, zamanın geçişiyle ilgili algıda çarpılma ve bedenden ayrılma hissi de yaygın olarak anlatılanlar arasındaydı.Parnia, ölümden dönen insanların o anda bir şeyler hissettiklerine dair anlatıların gerçek olduğunu, ancak bireylerin bunları nasıl yorumladıklarının geçmişlerine ve önceki inançlarına bağlı olduğunu belirtiyor.“Ruh, cennet, cehennem gibi şeyler anlatıldığında ne demek istediklerini anlaması zor. Çünkü doğduğunuz yere ve geçmişinize, kültürünüze bağlı olarak neyi nasıl yorumladığınız da değişecektir. O yüzden bu anlatıları dinsel boyuttan kurtarıp objektif kılmak önemli.”Araştırmacılar kimlerin ölüm anında bazı şeyler hatırlayabileceği konusunda öngörüde bulunmalarını sağlayacak herhangi bir özellik keşfetmiş değil. Ayrıca bazı insanların korkunç şeyler hatırlarken bazılarının neden huzur hissettiği de bilinmiyor.Parnia, ölüme yakın deneyimleri hissedenlerin sayısının bu araştırmaya yansıyanlardan daha fazla olduğuna inanıyor. Birçok vakada ise kalp durmasının ardından beyinde gerçekleşen şişme nedeniyle ya da verilen yatıştırıcılar yüzünden hafıza silinmiş oluyor.Fakat insanlar o ana dair herhangi bir şey hatırlamasa da bilinçaltında etkileniyor yine de. Parnia, kalp durması sonrası hastaların yeniden hayata döndürülmesinin ardından tepkilerin büyük farklılık göstermesini buna bağlıyor. Bazıları ölümden korkmayan, fedacı bir yaklaşımı benimserken, bazıları da stres sonrası travma belirtileri gösteriyor.Parnia ve ekibi bu araştırmanın devamı olarak bu soruları ele alacak çalışmalar planlıyor. Ölüme yakın deneyimlerin dini ya da şüpheci yaklaşımdan arındırılarak objektif ele alınması konusunda da bu çalışmaların katkıda bulunmasını umuyor.BBC Future
Dünya Çapında Ses Getiren Roman 'Panoptikon' Türkçe'de
Türkiye, daha birkaç gün önce Şakran Cezaevi'nde çocukların maruz kaldığı bizzat devlet görevlilerinin raporlarına yansıyan korkunç tablo ile yüzleşti. Bu ilk değildi elbette. Peki soru şu: Sevgisizlik, güvensizlik, yalnızlık ve öfke... Sosyal hizmet görevlileri ve ıslahevi tehdidi dışında gerçek dünyayla bağını kesmiş kimsesiz yurt çocuklarının birer suç makinesine dönüşmekten başka şansı var mıdır? Bu soruya edebiyatta bir yanıt var. İskoçya doğumlu yazar Jenny Fagan, 2012'de yayımlanan ve dünya çapında ses getiren romanı 'Panoptikon'da toplumun bu gözden düşmüş, unutulmuş kesimini çarpıcı bir biçimde resmediyor ve altını çizdiği gerçekler tokat gibi patlıyor.
Ankara'da Jüri Başkanı Onur Ünlü
23 Nisan-3 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek 26. Ankara Film Festivali'nin ulusal yarışma jüri başkanlığını yönetmen Onur Ünlü üstlenecekTürkiye ’nin uzun soluklu festivallerinden Ankara Film Festivali’nin bu yılki ulusal yarışma jüri başkanı ‘İtirazım Var’, ‘Sen Aydınlatırsın Geceyi’, ‘Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi’, ‘Beş Şehir’ ve ‘Polis’ gibi sıra dışı filmlere imza atan yönetmen Onur Ünlü olacak. 23 Nisan–3 Mayıs tarihleri arasında 26’ncısı düzenlenecek festivalin ulusal yarışma film başvuruları yarın sona erecek.Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi’nden mezun olan Onur Ünlü, 1999’dan itibaren pek çok TV dizisinde senarist olarak görev aldı. 2006 yılında ilk sinema deneyimi ‘Polis’in yapımcılığını, yönetmenliğini ve senaristliğini üstlenen Ünlü, 2011-2013 yılları arasında bir sosyal medya fenomenine dönüşen ‘Leyla ve Mecnun’ dizisinin yönetmenliğini gerçekleştirdi. Hemen her filmiyle katıldığı tüm festivallerdeki senaryo ödüllerini toplayan Ünlü, 2009’da çektiği ‘Beş Şehir’in ardından ‘Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi’yle (2011) Adana Altın Koza’da, ‘Sen Aydınlatırsın Geceyi’yle (2013) İstanbul Film Festivali’nde en iyi film ödülünü kazandı.
Reklam
Aşırı Gerçekçi Çizimleriyle Kendisine Hayran Kaldığımız Kızın 30 İllüstrasyonu
etiket
Çizimlere çocukluluğundan beri tutkuyla bağlı olduğunu belirten 22 yaşındaki sanatçı Morgan Davidson  hayallerini bırakmayıp üniversitede İllüstrasyon bölümünü bitirmiş. Aşağıda göreceğiniz üzere renkli ve tükenmez kalem kullanarak yaptığı çalışmalar insanı hayretler içerisinde bırakan gerçeklikte. Daha fazlası için sanatçının Tumblr Hesabı
Milli Tank 'Altay' 2016 Yılı Sonunda Kullanıma Hazır
İlk prototipi 2012 yılında üretilen Milli Tank Projesi ‘Altay’, 2016 yılının sonunda kullanıma hazır konuma gelecek. Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş, dünyada pazarı eksilmeyen savunma sanayisinde Türk firma ve mühendislerin söz sahibi olmasının gurur verici olduğunu söyledi.Kara Kuvvetleri Komutanlığı Türk Ana Muharebe Tankı ihtiyacının yurt içi geliştirme modeli ile karşılanması amacıyla Milli Tank Üretim Projesi (MİTÜP) çerçevesinde Otokar Otomotiv ve Savunma Sanayi A.Ş. tarafından üretilecek olan ‘Altay’ için çalışmalar sürüyor. Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş’a Milli Tank Projesi Altay hakkında bilgi veren Otokar Sakarya Fabrikası Genel Müdürü Ahmet Serdar Görgüç, Milli Tank Altay’ın 2016 yılının sonunda hazır konuma geleceğini belirtti.Vali Coş ise, 'Savunma araçlarının Türkiye’de üretilmesi özlemini çektiğimiz bir durumdur. Kıbrıs Barış Harekatı sırasında ülkemize konulan silah ambargosu üzerine büyük zorluklarla karşılaştığımız ortadadır. Dünyada pazarı eksilmeyen savunma sanayisinde Türk firma ve mühendislerinin söz sahibi olması gurur vericidir. Projede emeği geçen herkese şükranlarımızı sunuyoruz' dedi.Görüşmenin sonunda Otokar Fabrikası Genel Müdürü Görgüç tarafından Vali Coş’a Milli Tank Altay’ın maketi hediye edildi.BİLAL BİLİR - REMZİ ŞİMŞEK / SAKARYAİHA
Reklam
Motörhead 22'nci Albüm İçin Stüdyoda
Gelmiş geçmiş en önemli heavy metal gruplarından Motörhead, geçtiğimiz hafta Los Angeles'da 22. albümünün kayıtları için stüdyoya girdi. Grup, önceki gün ise stüdyoda gerçekleştirilen bazı kayıtların videolarını Instagram üzerinden hayranlarıyla paylaştı. Yeni stüdyo albümünün 2010 tarihli 'The Wörld Is Yours' albümünün devamı olacağını belirten Motörhead, albümün prodüksiyonunda uzun süredir birlikte çalıştıkları Cameron Webb ile birlikte çalışıyor. Radyo eksen
Bob Dylan’dan Film Tadında Yeni Klip: 'The Night We Call It a Day'
Frank Sinatra’dan dinlediğimiz şarkıları yorumladığı son albümü Shadows In The Night geçtiğimiz ay yayınlayan Bob Dylan, albümde yer alan ”The Night We Call It A Day” şarkısının klibinde kendini bir aşk üçgeninin ortasında buluyor.Nash Edgerton’ın yönetmenliğini üstlendiği klip, 50’lerin siyah beyaz filmleri gibi kurgulanmış. Robert Davi ve Tracy Phillips de klipte Bob Dylan’a eşlik ediyor. Klipte hem şehvet hem silahlar konuşuyor!Bant Mag
Dünyaca Ünlü Kayaköy'ün Adı Referandumla Değişecek
Muğla'da bulunan Kayaköy'ün adının Osmanlı arşivlerinde 'Kayı' olarak geçtiği iddiası üzerine, köyün adının değiştirilmesi için referandum kararı alındı.Fethiye Belediye Meclisi mart ayı toplantısında Kayaköy'ün isminin 'Kayı Köy' olarak değiştirilmesi teklifi görüşüldü. Belediye Meclisi İmar Komisyonu Başkanı Zafer Doğan, yaptığı konuşmada, Kayaköy'ün ören yeri ile tanındığını, isim değişikliğinin turizm açısından sıkıntılı olabileceğini vurguladı.İnsanların 'Kayı' ismine yavaş yavaş alışması gerektiğini belirten Doğan, 'Bunun için etkinlikler yaparak yavaş yavaş değişim sürecini tamamlamak gerekir. Komisyon olarak referandum yapılmasını öneriyoruz' dedi.Meclis, isim değişikliği için referandum yapılmasına karar verdi. Toplantıda Keçiler Mahallesi'nin isminin 'Karakeçililer' olarak değiştirilmesi de görüşüldü. Gündem maddesi, alınan görüşler sonucunda oy birliğiyle kabul edildi.5 BİN İMZA TOPLANDIYörük Türkmen Tarihi Araştırmacısı Eren Fehmi Eroğlu, toplantının ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, köyün isim değişikliğiyle ilgili yaklaşık 5 bin elektronik imza toplayarak belediye meclisine teslim ettiklerini söyledi.Kayaköy'ün yurt dışında 'Levissi' ve 'Ghost Village' olarak bilindiğini anlatan Eroğlu, isim değişikliğinin turizm açısından problem yaşatmayacağını savundu. Eroğlu, 'Referandum tarihinin belirlenmesini bekleyeceğiz ve köyümüzde tarih turizmini başlatacağız. Bu noktada gerek belediyemiz gerekse kurum ve kuruluşların yardımını bekliyoruz' diye konuştu.OSMANLI ARŞİVLERİNDEKİ ADI 'KAYI'Rum köyü olarak bilinen Kayaköy'ün Osmanlı arşivlerinde 'Kayı' isminde Türk köyü olduğu da iddia ediliyor.Yörük Türkmen araştırmacısı ve sosyal bilimler öğretmeni Eren Fehmi Eroğlu, Genel Türk Tarihi Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Gökçe ve Fethiye Yörük Türkmen Derneği Başkanı Ramazan Kıvrak, Rum köyü olarak bilinen Kayaköy'ün Osmanlı arşivlerinde 'Kayı' adında Türk köyü olduğu iddiasını ortaya atmıştı.Köyün çevresindeki ev ve cami kalıntılarıyla mezar taşlarında 'Kayı' damgasına rastladıklarını belirten araştırmacılar, bölgede Rumlardan önce Türklerin yaşadığını öne sürüyor.AA
Reklam
Bu Meşhur Kişilik Analizi Testine Göre: Sen Aslında Kimsin?
etiket
Amerikalı psikolog David W. Keirsey, tüm insanları genel anlamda 4 farklı karaktere göre ayırmıştır. İnsan karakterlerini anlatmada kusursuz iş gören bu sınıflandırma, dünyanın en ünlü karakter analizi olarak hala güncelliğini korumaktadır!Peki, bu dünyaca ünlü karakter testine göre, sen kimsin?
Çıplak Gözle Göremeyeceğiniz Dünyanın En Küçük Heykelleri
Bir sanatçı ve mühendis olan Jonty Hurwitz daha önce yine yaptığı bir çalışma ile bir içeriğimize konu olan bir isim. İlgili içerik. Son çalışmasıyla yine dikkatleri üzerine çeken İngiliz sanatçı çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük insan heykelleri yapıyor. Heykelleri oluşturmak için Alman nanobilimci Stefan Hengsbach'dan yardım alan sanatçının heykelleri Guinness yetkileri tarafından incelenmeye alınmış.Sanatçının web sitesi
Reklam
Ağaçkakan'la 'Gezintiye Çıkan' Gelincik
İngiltere'de amatör fotoğrafçı Martin Le-May, sıradışı bir görüntüyü ölümsüzleştirdi ve yeşil bir ağaçkakanı sırtında bir gelincikle uçarken fotoğrafladı.İngiltere'nin Essex kentinde yaşayan Le-May, bu alışılmadık görüntüye dün akşam Hornchurch parkında rastladı. Buna göre küçük gelincik, ağaçkakana saldırmak üzerine atladı ve ağaçkakan, sırtındaki küçük kemirgenle uçmaya başladı.BBC'ye konuşan amatör fotoğrafçı, eşiyle yürürken bu anı yakalamayı başardığını söyledi.Le-May o anı şöyle anlattı:'Rahatsız edici bir ciyaklama duydum ve çok korktum. Ama sonra sesin sırtında bir kemirgen taşıyan ağaçkakanın konduğunu fark ettim.''Sanırım gelincik bizden rahatsız oldu ve konsantrasyonu bozuldu. Bu fırsatı değerlendiren ağaçkakan hemen uçarak ortadan kayboldu.'BBC Türkçe
Moskova'da Nemtsov'a Veda Töreni Düzenlendi
Rusya Cumhuriyetçiler Partisi-Ulusal Özgürlük Partisi (PARNAS) eş başkanı ve muhalif siyasetçi Boris Nemtsov'a veda etmek için Rusya'nın çeşitli bögelerinden gelen çok sayıda kişi, Moskova'daki Saharov Kültür Merkezi önünde uzun kuyruklar oluşturdu.Birçok siyasetçi, bilim insanı ve sanatçının yer aldığı törene eski Devlet Başkanı Boris Yeltsin'in eşi Naina Yeltsin, Rosnano Başkanı Anatoliy Çubays, işadamı Mihail Prohorov ve televizyon sunucusu Kseniya Sobçak gibi ünlü isimler de katıldı.ABD'nin Moskova Büyükelçisi John Tefft'in yanı sıra İngiltere, Almanya, İtalya gibi ülkelerin büyükelçileri Nemtsov'un tabutunun önüne çiçek bıraktı. Tabutun yanında Nemtsov'un ailesi yer aldı.Nemtsov, 27 Şubat gecesi Kremlin Sarayı'na çok yakın bir yerde kimliği belirlenemeyen kişiler tarafından düzenlenen suikast sonucu hayatını kaybetmişti. Eski Başbakan Yardımcısı Nemtsov, son yıllarda Putin karşıtı gösterilere verdiği destek ve muhalif tutumuyla öne çıkmıştı.Muhabir: Elena Teslova AA
Reklam
Türk Şarkıcıların Yabancı Şarkılarla İmtihanı
Ne gereği vardı dediğinizi duyar gibiyiz. Ama bu hizmete tüm müzik camiasının ihtiyacı var. Gün geçmiyor ki başkaları yerine utanmayalım. Sanatçılarımız iyi güzel hoşta, İngilizceye el atmasınlar. İstisnalar hariç tabi.
Kanserden Korunmanın 12 Yolu
Kanser, kaçınılmaz bir kader olmak zorunda değil. Bilim insanları kesin olarak hastalığın tetikleyicilerini biliyor. Herkes en büyük tehlike olarak görülen kansere karşı bir şeyler yapabilir.
'Ucube' Davasında Erdoğan'a Tazminat Cezası
'Ucube heykel' davasında karar açıklandı. Mahkeme, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın heykeltıraş Mehmet Aksoy'a 10 bin TL manevi tazminat ödemesini kararlaştırdı.Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda bulunan İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen 8. duruşmaya davacı heykeltıraş Mehmet Aksoy ve davalı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katılmadı. Duruşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı avukatı Ferah Yıldız, Mehmet Aksoy'u ise Avukat Turgut Kazan temsil etti.'MÜVEKKİLİMİN İSE DAVAYA KONU HEYKELİ SANTİM SANTİM KESİLMİŞTİR'Turgut Kazan, 'Müvekklim sanatçı kimliği ve eserleri dosyaya yansıtılmıştır. 3 tanığımız dinlenilmiştir. Tanıklarımız sanatçı ve kültür adamıdır. Dava konusu olay nedeniyle Mehmet Aksoy'un nasıl üzüntü duyduğunu ve bu durumun kendisi için üzüntü kaynağı teşkil ettiğini açıklamışlardır. Davamızın kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz. Davalı taraf cevaplarında 'Newyork'taki Özgürlük Heykeli olsa neyse' demektedir. Söz konusu heykelde Süveyş Kanalı'nda dikilmek üzere dönemin Osmanlı Padişahı tarafından sipariş edilmiş ve peşinatı ödenmiştir. Daha sonra kanala dikilirse uğursuzluk getireceği düşüncesi ile alımında vazgeçilmiş ve parçalar halinde Paris'te bir depoda muhafaza edilmiş ilerleyen zamanda Amerika'da bir heykel düşünülünce götürülüp yerine dikilmiştir. Benim müvekkilimin ise davaya konu heykeli santim santim kesilmiştir' diye konuştu.'UCUBE KELİMESİ HAKARET DEĞİL, ELEŞTİRİDİR'Erdoğan'ın avukatı Ferah Yıldız ise ,'Ucube kelimesi hakaret değil, eleştiridir. Garip bir şey anlamında kullanılmıştır. Türk Dil Kurumu'nun cevabi yazısında dosya arasında mevduttur. Heykel usulsüz işlemler nedeniyle idare mahkemesi ve Danıştay'ın ayrıntıları dosya içerisinde açıklanan kararları ile yerinden kaldırılmıştır. Davayı iadesi hükmedilmiştir. 'Davalının talimatı üzerine kaldırıldığı' şeklindeki beyanlar gerçek dışıdır. Böyle bir şey söz konusu değildir. Usulsüz işlemler ve ihaleler nedeniyle ve hazine arazisine ait yer üzerinde heykelin dikilmesi nedeniyle ilgililer ceza mahkemesinde yargılanmış ve ceza almıştır. Duruşmada dinlenen tanıklar alanlarında son derece saygı değer kişiler olmasına rağmen tanıklar görgüye dayalı beyanları yoktur, yoruma dayalı beyanda bulunmuşlardır. Davanın reddine karar verilmesini talep ediyoruz' dedi.CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, AKSOY'A 10 BİN TL ÖDEYECEKDavayı karara bağlayan mahkeme, davanın kısmen kabulüne karar verdi. Mahkeme, 10 bin TL manevi tazminatın, davalı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan tahsili ile davacı Mehmet Aksoy'a verilmesine karar verdi. Mahkeme, fazlaya ilişkin tazminat isteğinin ise reddine hükmetti.ERDOĞAN 'UCUBE' DEMİŞTİCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan olduğu 8 Ocak 2011 tarihinde Kars'ta yaptığı mitingte, 'İnsanlık Anıtı' için'Ucube' iadesini kullanmıştı. Anıt daha sonraki süreçte ise yıkılmıştı. Heykeltıraş Mehmet Aksoy da avukatları aracılığıyla tazminat davası açmıştı.Serpil KIRKESER / İstanbul DHA
Reklam