Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenen ve geniş bir izleyici kitlesine ulaşan Uluslararası Eskişehir Film Festivali’nin on yedincisi 2 Mayıs’ta izleyicisiyle buluşuyor. Festival 17.30’da gerçekleşecek açılış töreni ve ardından gerçekleşecek olan yönetmen Giulio Ricciarelli’nin Yalan Labirenti filminin Türkiye galası ile Sinema Anadolu’da başlıyor.Uluslararası Eskişehir Film Festivali 2-10 Mayıs 2015 tarihleri arasında 17. kez sinemaseverlerle perdelerini açıyor. Türkiye’nin üniversite kimliği taşıyan uluslararası uzun metrajlı tek film festivali, 17. yılında ağırbaşlı, sansasyondan uzak çizgisiyle seyircileri ile buluşmaya hazır. Uluslararası Eskişehir Film Festivali bu yıl da sinemaseverlere ve iletişim öğrencilerine gösterimi yapılan filmlerin yönetmenlerinin ve usta sinemacıların da içinde bulunduğu söyleşiler, atölye çalışmalarının ve sinema derslerinin yer aldığı zengin bir program sunuyor.Anadolu Üniversitesi 17. Uluslararası Eskişehir Film Festivali kapsamında gösterilecek 3 belgesel, 45 uzun metrajlı ve 55 kısa film ile Eskişehirli sinemaseverler festival coşkusunu doya doya yaşayacak.
Suzanne Heitz, 14 yıldır, cansız mankenleri kullanarak, toplumun ondan beklediği kalıplara girdiği fotoğraflar çekiyor. İşte o fotoğraflardan bazıları...
Kendi hayatını kuran Ted, artık sevgilisi Tammy-Lynn ile evli ve mutlu bir ayıcıktır. Ancak çocuk sahibi olması için bazı engeller vardır. İlk filmi ile kendine hayran bırakan Ted ikinci filminde ailevi sıkıntıları ile uğraşmak zorundadır.
Ünlü fizik profesörü Stephen Hawking, önümüzdeki bin yıl içinde, dünyayı terk etmemesi halinde insanlığın yok olacağını iddia etti.Avustralya’nın Sydney şehrindeki Opera Evi’ndeki programa hologram görüntüsüyle katılan Hawking, “İnsanlığın geleceği için uzayı keşfetmeye devam etmeliyiz. Başka gezegenlere gitmeden, üzerinde yaşadığımız bu kırılgan gezegende bir bin yıl daha var olabileceğimizi zannetmiyorum.” dedi. 73 yaşındaki Hawking’in iki kamerayla hologram efektiyle Amerika’daki evinde çekilen konuşması, San Jose’de işlenerek, Sydney Opera Evi’ne aktarıldı. Programı Hawking’in yazar olan kızı Lucy Hawking sundu. Hawking, “Zayn’ın, One Direction müzik grubundan ayrılması için ne düşünüyorsunuz?' sorusuna ise “Nihayet birisi bizim için gerçekten çok önemli bir soru sordu.” cevabını verdi.T24
Bir insan vücudu, bir hayvan, bir doğa olayı ve ortaya çıkan sonuçlar her zaman insanların merak konusu olmuştur. Az kişinin bildiği bilgiler ise her zaman değerlidir. işte 24 kaynaktan alınan 24 enteresan bilgi.
Alman fotoğrafçı Eric Schuett değişik bir konsept yaratarak Almanya'nın bir çok şehrinde yaşayan ve oraların kendine özgü geleneksel kıyafetlerini hala giymeye devam eden nineleri fotoğraflamak istemiş.
Efsanevi yönetmen Quentin Jerome Tarantino yeni yaşına girerken filmlerinden akıllarımızda kalan etkileyici sahneleri bir kez daha sizler için gün yüzüne çıkarıyoruz. Kaynak
''Kim, hangi ödülü kazanacak?'' sorusundan daha çok ''Kim, hangi şarkıyı söyleyecek?'' sorusunun cevabını merak ettiğimiz ödül töreni gecelerinde sergilenen birbirinden güzel 15 performans.
TÜBİTAK'ta usulsüz işe alım yaptıkları ve terör örgütüne para topladıkları iddiasına ilişkin soruşturma kapsamında 16 kişi gözaltına alındı.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma çerçevesinde 28 kişi hakkında gözaltı kararı çıkartıldı.Gözaltına alınan ve çoğu Marmara Araştırma Merkezi (MAM) görevlisi 16 kişiden 3'ü emniyetteki işlemlerin ardından serbest bırakıldı, 13 kişinin ise işlemleri devam ediyor.Eski MAM Başkanı Murat Aydın ile 11 şüphelinin de yurt dışında firarda olduğu öğrenildi.Şüphelilere, 'terör örgütü kurmak ve yönetmek', 'terör örgütüne para toplamak', 'kamu malına zarar vermek', 'usulsüz işe almak' ve 'devleti zarara uğratmak' suçlamaları yöneltiliyor.
İlk gösterimi önümüzdeki ay Cannes Film Festivali’nde yapılacak olan “Amy: The Girl Behind The Name” adlı dokümanter film, daha vizyona girmeden tartışma konusu oldu.İngiliz The Sun gazetesine konuşan Amy’nin babası Mitch Winehouse filmde en çok, kızının erkek arkadaşı Blake Fielder-Civil’e yer verilmesine kızdığını söyledi. Hissettiklerini anlatan baba Winehouse, “Blake film boyunca Amy’nin o halde olmasının benim suçum olduğunu söylüyor ve ona zorla verdiği türlü çeşit uyuşturucudan hiç bahsetmiyor. Sokakta tek başına bile yürüyemeyen bu adamın filmde benim hakkımda bu kadar atıp tutmasına nasıl izin verdiler inanamıyorum” diye konuştu ve kızının hayattayken her gün defalarca onu aradığını ve ne zaman hasta olsa yanına koştuğunu da özellikle vurguladı.Filmin kendisi ve ailesi hakkında aşağılayıcı unsurlar içerdiğini söyleyen Mitch Winehouse, avukatlarının filmi izleyeceğini ve yasal haklarını sonuna kadar savunacaklarını söyledi. Aile daha sonra yaptığı resmi açıklamada ise filmle hiç bir alakalarının olmadığını bir defa daha vurguladı.
Sinop’un Nefesi, katılımcılara, cama olduğu gibi, kentin geleceğine de nefes ve düşünceleriyle şekil verebileceklerini söylüyor.Sinopale 5 kapsamında başlayan Sinop’un Nefesi projesi, bir yandan şehirde kaybolmuş bir değer olan cam üfleme sanatını gündeme getirirken, diğer yandan katılımcıları ortak yaşam alanları üzerine düşünmeye ve birlikte hareket etmeye davet eder.Sinop’un Nefesi, dördüncü etkinliğini 2 Mayıs 2015, Cumartesi günü, Sinop’un yakın geçmişinde sanatsal ve ekonomik açıdan önemli yeri olan Sinop Cam Fabrikası’nda düzenliyor. Sinop Amatör Fotoğrafçılar Derneği, SİFAD’ın fabrikayı konu alan “Sinop Şişe Cam Fabrikası: Mekanın Anatomisi” başllıklı sergisine de 2 – 12 Mayıs tarihlerinde Sinop Mimarlar Odası Binası’nda yer veriyor. Sergi açılışından önce Vocca A Capella konseriyle Sinoplular ve Sinopseverler ile buluşacaklar.
Bir İngiliz için Beatles sevmemek günahtır. Şarkı sözleri herhangi bir ingilizin DNA'sında vardır. Let It Be ezberden söylenir. Dünyanın geri kalanı için de Beatles bambaşka bir şeydir. Çiğköfte yenilen sofralardan, soya sosunun sebil gibi aktığı mutfaklara, zeytinyağı hegemonyası altındaki topraklardan, buzlanmış somonların mideyi doldurduğu coğrafyaya kadar milyonlarca insan, çok farklı kültürlere, inanışlara, ahlak anlayışlarına sahip olsa da Beatles sever. Saddam Hüseyin, Kaddafi ve Tony Blair'in bir tanecik ortak yanı varsa, o da Beatles sevmeleridir. Ancak bunca sevgiye nail olan Beatles da günahsız, tertemiz, sütten çıkmış ak kaşık değil; Beatles'ın da bazı kirli sırları var.
Belki bazılarını hiç duymadınız, belki çok sevdiniz. Ama Amerika tarihinde en çok satılan albümlerin olduğu bu listede mutlaka favorilerinize rastlayacaksınız...
Bu yıl 19'uncusu verilen 'Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri', Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri'nde, 'Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu' ödülünü Aslı Yılmaz, 'Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu' ödülünü Tuğrul Tülek aldı. 'Yılın En Başarılı Prodüksiyonu' ödülüne ise 'Bir Yaz Gecesi Rüyası' oyunu ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları layık görüldü.Gecede ayrıca, 'Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü' Prof. Dr. Zeliha Berksoy'a, 'Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü' Firuze Engin'e, 'Yapı Kredi Özel Ödülü' ise Şahika Tekand'a verildi.Törende konuşan Yapı Kredi Sanat Danışmanı Haldun Dormen, ilk kez 1919'da sahneye çıkan Afife Jale'nin, farkında olmadan bir devrim yaptığını anlattı.İstanbul Şehir Tiyatroları'nın 100. yılını da kutlayan Dormen, Şehir Tiyatroları için, 'İyi ki varsınız. İyi ki hep vardınız. İyi ki hep olacaksınız' dedi.Yapı Kredi CEO'su Faik Açıkalın da tiyatronun bir okul gibi sürekli bir şeyler öğrettiğini aktararak, 'Bize atfedilen, kültür sanat bankası ünvanına layık olmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu kapsamda edebiyattan tiyatroya, çağdaş sanattan müziğe, farklı alanlarda sanatçı ve sanatseverlere, büyük bir gurur ve mutlulukla destek olmaya çalışıyoruz' diye konuştu.
Özel bir koleksiyonda yeniden ortaya çıkarılan ünlü ressam Francis Bacon'ın iki kişisel portresi yazın Londra'da açık artırmayla satışa sunulmadan önce sergilenecek.Resim uzmanları Bacon'ın bu tablolarından haberdar olmakla birlikte eserleri kimin satın aldığını bilmiyordu.Eserlerin ilk sahibinin mirasçıları eserlerin satılmasına karar verdi. Kişisel Portre 1975 ve Kişisel Portre İçin Üç Etüt (1980) adlı iki tablonun 15'er milyon sterline satılması bekleniyor.İrlanda doğumlu İngiliz sanatçı Francis Bacon'ın, ressam arkadaşı Lucian Freud'a ait portre çalışması, 2013'te New York'da 142 milyon dolara satılarak bir açık artırmada ulaşılan en yüksek fiyatı elde etmişti.Müzayede kurumu Sotheby's'in çağdaş sanat konusundaki uluslararası uzmanı Oliver Barker, Bacon portrelerinin bulunmasının heyecan verici olduğunu belirtti.
Disney World'ün Giselle üzerindeki etkisi, ''Böylesi ancak Disney filmlerinde olur!'' dedirtecek türden...2014 yılının Eylül ayında, Floridalı annemiz Kristina Bewley, kızı Giselle'i ilk kez Disney World'e götürüyor. 4 yaşındaki minik Giselle Disney'deki prenseslerden tutun da Pixar karakterlerine kadar her şeyi o kadar çok seviyor ve mutlu oluyor ki bu sevinç, göreceğiniz fotoğraflara da yansıyor.Giselle, oldukça canayakın ve dikbaşlı, Down sendromlu küçük bir kız. Bu küçük kız Disney dünyasına annesinin diktiği kostümlerle gitmeye bayılıyor ve Giselle'in bu mutlu anları, kimi zaman özel efektlerin de eklendiği fotoğraflarla, annesi tarafından ölümsüzleştiriliyor. Sonuç ise görülmeye değer.
18. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali'nin programı Kuğulu Park'ta düzenlenen 'park partisiyle' açıklandı. 38 ülkeden, 133 film, 17 bölüm altında sinemaseverlerle buluşacak.18. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, Kuğulu Park’ta Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, sinema ve tiyatro oyuncusu Damla Sönmez ve vatandaşların katılımı ile düzenlenen etkinlikte festival programını açıkladı.Birçok atölye çalışması, forum ve panele de ev sahipliği yapacak olan Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali bu sene “18’in halleri” teması ile izleyici karşısına çıkıyor.Bianet'tte yer alan habere göre, bu sene bir ilk olmak üzere, tamamı gençlerden oluşan bir kurulla yürüten Festival’in genç kurul başkanı Damla Sönmez, birbirinden parlak ve yaratıcı 10 gençten oluşan kurul ile seçkisini tamamladıklarını söyledi.Sönmez, “Uçan Süpürge kadının insan hakları mücadelesinde büyük bir adım kadın sinema sanatçıları için vizyon gişe gibi kaygılar duymadan yer alabildikleri kendilerini var edebildikleri bir organizasyon. Bu organizasyonda yer almaktan, uzun yıllardır yakından takip ettiğim Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nin ilk genç kurul başkanı olmaktan onur duyuyorum” diye konuştuFestival Koordinatörü Özlem Kınal, “Pakistan’dan Etiyopya’ya, Kuzey Kıbrıs’tan Yeni Zelanda’ya, Tanzanya’dan Mozambik’e, Almanya’dan, Fransa’ya, Cezayir’den Gürcistan’a, Hindistan’dan Ermenistan’a, Türkiye’den Amerika’ya tam 38 ülkeden, 133 film, 17 bölüm altında sinemaseverlerle buluşuyor” dedi.