İnsanı önce 'Hayır değildir dedirtip daha sonradan acaba?' ikileminde bırakmayı amaçlayarak 1 Nisan şakası hazırlayan IGN'den Fast and Furious ile Back to the Future karması fragman.
Sayesinde popüler kültürden delicesine nefret ettiğimizi şarkı sözlerini yanlış ezberlediğimiz ve Maroon 5'ın bir grup olduğunu öğrendiğimiz Bart Baker abimizin birbirinden eğlenceli 11 parodisi karşınızda. Üstelik türkçe altyazılarıyla...
Öncelikle, bu galeriyi hazırlarken oldukça taraflı davrandığımı belirtmek istiyorum. Eğer bu listede olması gereken başka bir konser varsa aklınızda, yoruma yazın; aklıma yatarsa ve üşenmezsem galeriyi editlerim.Konserleri belli bir sıraya göre yerleştirmedim.Muzzamdan kasıt gösteriş değil, müziktir.
Belki de sabit bir gerçeklik olarak algıladığınız bu dünyada, sadece dikkatli bakanların görebileceği farklı bir gerçeklik vardır? Belki de yalnızca sanatın gücü ile bilinçaltımıza adım atacağınız ve insan olmak deneyiminin en sıradışı noktalarına ineceğiz? Ya da yalnızca ruhunuzu hapseden bu gerçeklikten uzaklaşmayı arzu etmektesiniz?Sizin de aklınızda bu gibi sorular varsa, sürrealizmi renklerle buluşturan ve zihnimizi gerçeklikten çok öteye götüren bu tablolara bakmanızda fayda var;
İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV) tarafından on birinci kez Akbank sponsorluğunda gerçekleştirilen İstanbul Film Festivali’nin 34’üncüsü, Lütfi Kırdar Uluslararası Sergi ve Kongre Sarayı’nda başladı.Sunuculuğunu Cem Davran’ın üstlendiği 34. İstanbul Film Festivali Açılış Töreni’nde festivalin yarışmaları ve jüri üyeleri de tanıtıldı. 34. İstanbul Film Festivali’nde Altın Lale Uluslararası ve Ulusal Yarışma, FACE Sinemada İnsan Hakları, Seyfi Teoman En İyi İlk Film ve bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek Ulusal Belgesel Yarışması olmak üzere beş farklı kategoride 49 film yarışacak.İstanbul Film Festivali Açılış Töreni bu yıl sinema ve kültür sanat dünyasındaki kayıpların anıldığı bölümle devam etti. Türkiye’nin ilk kültür bakanı, İKSV Mütevelli Kurulu Başkanı Talat Halman ile dünya edebiyatının da en önemli yazarlarından Yaşar Kemal de anılan isimler arasındaydı.5 isme Onur Ödülüİstanbul Film Festivali tarafından her yıl verilen “Sinema Onur Ödülleri”, Türkiye sinemasında yıllar boyu emek vermiş beş değerli isme verilecek. Festivalin ilk Onur Ödülü, filme çekilmiş 395 senaryosuyla Guinness Rekorlar Kitabı’na giren, kaleme aldığı 60’tan fazla fotoroman, 500 bölümden fazla dizi senaryosu, yönettiği 40’a yakın filmle Türkiye’nin en üretken sinemacılarından; 60 yıllık kariyerinde Ah Güzel İstanbul, Hep O Şarkı, Dila Hanım, Vesikalı Yarim gibi unutulmaz yapıtları izleyiciyle buluşturan Safa Önal’a verildi. Önal ödülünü oyuncu Türkan Şoray’dan aldı.Safa Önal konuşmasında, “62 yıllık emeğime rağmen, işsiz olarak görünüyorum. Her gün filmlerim günde 5-6 kez yayınlanırken telif alamıyorum. 12 yıllık hukuki mücadelem devam ediyor, sonunda ben kazanacağım” dedi.Özgün tarzıyla yalnızca Anadolu rock müziğin yaratıcılarından olmakla kalmayıp, film müzikleriyle sinemaseverlerin kalbinde önemli bir yer edinen, 1962’den beri Çiçek Abbas’tan Selvi Boylum Al Yazmalım’a 180’den fazla filme ve 70’i aşkın dizi için şarkılar yapan, kurucusu olduğu Moğollar’ın yanı sıra Barış Manço’dan Cem Karaca’ya, Selda Bağcan’dan Derya Petek’e pek çok müzikal işbirliği gerçekleştiren Cahit Berkay, festivalin ikinci Onur Ödülü’nü aldı. Ödülü müzisyen Şebnem Ferah verdi. Cahit Berkay, ayrıca konuklara bir de sürpriz yaparak yaptığı film müziklerinden bir seçki sundu.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, artık ilkokul çağındaki çocukların kodlamayı öğrenmelerinin gerektiğini belirterek, Milli Eğitim Bakanlığı’na ilkokullar için kodlama dersinin eklenmesiyle ilgili teklifte bulunacaklarını belirtti.İki hafta önce ABD’deki Silikon Vadisi’ni ziyaret ettiklerini belirten Fikri Işık, 'Bize en çok sorulan soru, FATİH Projesi oldu. Neden? Çünkü bu, dünya çapında bir proje. Bu yavrularımız 5. sınıfa geldiğinde ellerine tablet verilecek ve bütün dijital imkanlardan tablet sayesinde yararlanma imkanları olacak. Sınıfta etkileşimli tahtayla ders yapacaklar. Sadece kitapla yetinmeyecekler. İnsan vücudunda, mideyle kalbin yerini karıştıran öğrenci dönemi bitiyor. Bunun için büyük yatırımları hayata geçirdik' dedi.Öğrencilerin vatan ve doğa sevgisinin yanı sıra eğitim alanında becerilerinin geliştirilmesinin sağlanmasını gerektiğini belirten Işık, sözlerini şu şekilde sürdürdü: 'Dijital okur yazarlığı okullarımızda daha fazla ön plana alma zorunluluğumuz var. Teknoloji ve bilgisayarlar bizi esir mi alacak? Yoksa teknolojiyle dost, hayatın anlamını kavrayan bireyler mi yetiştireceğiz? Bu noktada daha fazla odaklanmak durumundayız. Özellikle yakında Milli Eğitim Bakanlığımıza, bakanlık olarak resmen teklif edeceğiz, artık ilkokullarımıza bilgisayar kodlama dersleri koyalım. Daha ilkokul çağında yavrularımız kodlamayı öğrensin. Bugün bir haber vardı, '10 yaşında bir delikanlı Instagram'ı dize getirdi' diye. ABD'de bir genç, yazdığı programla günde bin dolar kazanıyor. Biz bu yarışta geç kalmamalıyız. Ben matematik okudum, benim matematikçi olmamın sebebi, ilkokulda birinci sınıftaki öğretmenimdir. Şimdi öğretmenlerimizin çocuklarımıza hem okulu hem de matematiği ve Türkçe'yi sevdirmesi geliştirmesi çok önemli.Kod yazılımını da bu noktada önemsiyoruz. En basitinden başlayarak çocuklarımızın kod yazılımını ülkemizin geleceği açısından önemsiyoruz. Eğer bilim ve teknolojide sürdürülebilir başarı yakalayacaksak, eğitimdeki kalitemizi daha da yükseltmek durumundayız. Hedefimiz, hem Kocaeli hem de Türkiye'nin çok daha kaliteyi yakalaması ve dünyada sayılı ülkelerden birisi olması.'Webtekno
2014 yılında çıkan 'Kayahan'ın En İyileri' albümünde bulunan 20 Şarkıyı hem orijinal Kayahan versiyonu ile hem de albümde sanatçı dostlarının söylediği versiyonu ile derledik. Kayahan'ın anısına, onu şarkılarıyla anmak için...
Kayahan Açar 3 Nisan 2015 tarihinde, küçük hücreli akciğer kanseri nedeniyle tedavi görmeye devam ederken; 66 yaşında hayata veda etti. Fakat ardında; hafızalara kazınan ve asla unutulmayacak şarkılar bıraktı. İşte o şarkıların; müzik dünyasının çeşitli isimlerini bir araya getiren Kayahan'ın En İyileri albümünde yer alan farklı yorumları...
Yaşlı Logan'ı neredeyse herkes tanıyor fakat tüyleri diken diken edecek bilgilere sadece koyu çizgiroman fanatikleri hakim. Ezgi Zorba'nın anlatıcılığını yaptığı video bize en Nerd ve Geek tiplerle bilgi kapıştıracak kadar donanım sağlamış. Bu listede ise videodan seçme bir kaç bilgi var. İzleyin izlettirin derim.
Dünyanın en önemli tasarım kültürü merkezlerinden London Design Museum, yılın en iyi mimari tasarımlarını seçti. Yılın en iyi tasarlanmış 15 binası arasında, Emre Arolat'ın çizdiği Sancaklar Camii de var.Paris, Shanghai ve Sidney gibi kentlerden seçilmiş modern mimari örneklerinin bulunduğu listeye Türkiye'den, bundan önce birçok ödül alan Büyükçekmece'deki Sancaklar Camii dahil oldu. İstanbul Büyükçekmece Gölü'ne bakan ve eğimli bir arazide konumlanan camii, bulunduğu eğimin içine yerleşiyor ve gözlerden kayboluyor. Emre Arolat tarafından çizilen ve dünyadaki nadir modern mimari ibadethane örneklerinden biri olan Sancaklar Camii, bundan önce de 2013 yılında Dünya Mimarlık Festivali'nde 'en iyi dini yapı' ödülünü kazanmıştı.Seçilen diğer tasarımlar:
Sağlık Bakanlığı'nın, tüm sağlık kuruluşlarının bilgi sistemlerini birbirine entegre ettiği ve Türk Telekom'un desteği ile hayata geçen 'e-Nabız' sistemi, vatandaşların kişisel sağlık kayıtlarına, hem kendilerinin hem de dilerlerse ilgili sağlık personelinin erişebilecekleri bir platform olarak hizmet verecek.Proje sayesinde sağlık kurum ve kuruluşlarında gerçekleştirilen tüm tetkik, kontrol ve operasyonlar tek bir veri tabanına kaydedilecek. Vatandaşlar ve Türkiye'nin 81 ilindeki tüm kamu sağlık kuruluşları, kişisel sağlık kayıtlarına erişebilecek.Vatandaşlar istedikleri zaman, aldıkları tedavilerin detaylarını görebilecek ve yine kendi rızaları doğrultusunda yakınlarıyla ve istedikleri doktorlarla paylaşabilecek. Sistem tablet bilgisayarlar ve akıllı telefonlar için geliştirilen mobil uygulamayla da kullanılabilecek.'e-Nabız', vatandaşların sağlık kuruluşlarında alınan tüm hizmetlere detaylı bir şekilde erişebilmesinin yanı sıra, günlük, saatlik, hatta anlık olarak temel sağlık göstergelerini bizzat kendilerinin kaydedebileceği ve gerektiğinde doktoruna gösterebileceği bir özelliği barındırıyor.
Aynada gördüğümüz görüntülerin derinliklerinden bahsediyoruz, üzerimize giydiğimiz sıfatların ötesinden. Hani şu ara sıra zihnimizi kurcalayıp da yanıtını bulmakta zorlandığımız soru: 'Ben kimim?'. Çünkü ergenlikte içine girdiğimiz o zorlu kimlik arayışı dönemi sonrası hayatımızın geri kalanı da bulduğumuz kimliklerin ne olduğunu anlamaya çalışmakla geçiyor. Kendimizi anlamak ve tanımakla. Peki, nedir bu 'kişilik' dedikleri? Doğuştan mıdır, değişir mi? Ya da belli kalıplar çerçevesinde sınıflandırılabilir mi?Kişilik ve Kültürün Kişilik Değerlendirmelerine Etkisi:Farklı durumlar karşısında değişim göstermeksizin yansıttığımız düşünce, his, motivasyon ve davranışların bütünü kişilik'imizi oluşturuyor. Kişilik değerlendirmeleri ise kültürden kültüre değişim gösterebiliyor. Örneğin, Japonya'da oldukça 'dışa dönük' olarak değerlendirilen bir çocuk okumak üzere İngiltere'ye gittiğinde orada oldukça 'çekimser' olarak tanımlanabilir. Öyleyse kullanılan tanımlar kültürlerin değer yargılarıyla birebir ilişkili diyebiliriz. Haliyle kişilik testleri de gerek sorular, gerekse puanlandırma cetveli bakımından o dile ve kültüre 'uyum/ adaptasyon' gerektiriyor.
1994 Dünya Güzeli seçilen Bollywood aktristi 42 yaşında olmasına rağmen güzelliğinden hiçbir şey kaybetmiş değil.-Aynı zamanda Hollywood'da da bir kaç filmde rol almış.
1928 yılında National Geographic, fotoğrafçı Clifton R. Adams'ı İngiltere'nin şehirlerini, insan manzalarını çekmek üzere İngiltere'ye gönderdi. Adams'ı diğer fotoğrafçılardan ayıran önemli bir detay vardı. Lumieré Kardeşler tarafından geliştirilen ve o yıllarda oldukça yaygınlaşan, renkli fotoğrafçılık yöntemi olan Otokrom (Autochrome) tekniğini kullanıyordu. Bu yöntemin detaylarına inecek olursak; cam plakaların üzerine çok ufak mozaik parçaları şeklinde kırmızı, yeşil ve mavi boyalı patates nişastası ile kaplanarak işleme başlanıyordu. Kullanılan bu nişastaların ana görevi emulsüyon üzerinde ışığa duyarlı filtre görevi görmeleriydi. İşlem süresince hazırlanan emulsiyon tabakası ilk olarak siyah-beyaz pozitif bir görüntüye dönüşürdü. Daha sonra renklendirme işlemine başlanırdı. Autochorome ile renklendirme ilemi 1930'lu yıllara kadar devam etti ve bu yıllarda renkli filmlerin ve baskıların çıkmasıyla son buldu.
Malumunuz, günümüzde telefonunda kamerası olan herkes, başarılı bir fotoğrafçıya dönüşebiliyor. Bu kapsamda, Sony'nin yıllık düzenlediği Dünya Fotoğrafçılık Ödülleri'nde, cep telefonundan fotoğraf çekmeyi seven insanlar için oluşturduğu yarışma kategorisinde dereceye girmiş en iyi 20 fotoğrafı sizlerle paylaşıyoruz..