2015 yılı itibariyle 20 yaşını dolduran şu filmleri gördükçe zamanın Manavgat şelalesi gibi gürül gürül aktığını hissediyor insan. Olm çok fena yaşlanmışız lan.Ayrıca listeyi hazırlarken hepsini tekrar tekrar canım çekti be, sırayla tekrar izliycem.
18 Mart 1915 bir kahramanlık destanı olan Çanakkale Zaferi'nin bu yıl 100. yıl dönümü. Çanakkale Zaferi, yalnız askeri bir zafer değil, ulus olma bilincinin temellerinin atılması nedeniyle ülkemiz için büyük önem taşımaktadır. Tarihin akışını değiştiren büyük zafer Türk Sineması'nda da bir çok filme konu edinmiştir. Çanakkale Savaşı sırasında yaşanan pek çok farklı konuya değinen filmler yapıldı. Bunlardan biri de zaferin 100. yılında vizyona girecek olan ''Son Mektup''. Bu önemli günün anlam ve önemi için Çanakkale Zaferi'ni merkeze alan filmleri sizler için derledik.18 Mart Çanakkale Zaferi'ni kutluyor, tüm şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.
Türkiye, 18 Mart’ta Çanakkale Deniz Zaferi'nin 100'üncü yılını kutluyor. Aynı gün “Şehitleri Anma Günü” olarak da anılırken şehit listelerindeki tartışma yıllar geçse de devam ediyor. Gayrimüslim şehitler 1998 yılında Milli Savunma Bakanlığı’nın bastığı “Şehitlerimiz” kitabında yer alıyor. Ancak aynı bakanlığın internet sitesinde, kitap referans olarak verilse de Hristiyan ve Yahudi şehitlerin isimleri çıkmıyor.Bakanlığın Personel Başkanlığı’nın Arşiv Müdürlüğü’nde yer alan “Şehit Listeleri” bölümü 'Aziz Şehitlerimizin kanlarıyla kurulan Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşayacak ve ay yıldızlı bayrağımız göklerde daima dalgalanacaktır' sözleriyle açılıyor. Arama bölümünde Müslüman şehitlerin kimlikleri ayrıntıları ile duyurulurken, gayrimüslimler için “Kayıt bulunamamıştır” ibaresi çıkıyor.Sitenin tanıtımında arama yapılan liste için “1998 yılında ' Şehitlerimiz” adlı beş ciltlik esere atıfta bulunuluyor. Halbuki 28 Şubat sürecinde denk gelen Cumhuriyetin 75. yıldönümünde basılan bu kitaplarda gayrimüslim şehitler de yer alıyordu.“Şehitlerimiz” kitabı Milli Savunma Bakanlığı Personel Daire Başkanlığı Arşiv Müdürlüğü tarafından, “Şehit Kimliklerinin Tespiti” projesi kapsamında hazırlanmıştı. 5 ciltte yaklaşık 130 bin askerin kimlik bilgilerine yer verilirken şehitlerin arasında ayrım yapılmaksızın Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Hristiyan ve Yahudi vatandaşları da yer almıştı.Bugün Bakanlığa bağlı sitedeki satış bölümünde stokta kalmadığı için ancak CD’si satılan kitaba az sayıda da olsa kütüphanelerden ulaşılabiliyor. Kitaplarda askerlerin baba adlarına, doğum ve ölüm yerlerine, ordunun içindeki yerleri bulunuyor.Kayıtlara göre 100’ü aşkın gayrimüslim askerin şehit olduğu Çanakkale cephesinde Ermeni askerlerden biri 1307 Amasya – Merzifon doğumlu Avanis oğlu Agop’tu. Piyade er olarak Osmanlı ordusunda yer alan Agop, 2. kolordu, 18. alay, 2. tabur, 4. bölükte savaşıyordu. Avanis oğlu Agop, 5 Temmuz 1915’te Kireçtepe’de öldü.Bugün internet sitesinde yer almayan şehit listelerine göre Ermeni askerler sadece er olarak da bulunmuyordu. 1306’da Burdur’da doğan Arakil Efendi jandarma teğmen olarak görev yapıyordu. Tüfekçiyan Menyans oğlu Arakil Efendi, 29 Mayıs 1915’te Anafartalar muharebesi sırasında şehit olacaktı.Sadece Ermeniler değil, diğer Hristiyan toplumlar ve Yahudiler de Çanakkale cephesindeydi.Eskişehir’in Mihailiççık ilçesinde 1292 yılında doğan Tanaş oğlu İstirati de askerler arasındaydı. Kayıtlara göre İstirati, 24 Haziran 1915’te Gureba-i Müslimin Hastanesi’nde vefat etti.Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinden Mulçar oğlu İshak ise Çanakkale cephesinde 55. Alay’da onbaşı görevindeydi. 1298 doğumlu Mulçar oğlu İshak’ın öldüğü tarih 30 Ağustos 1915’ti.Gayrimüslim şehitlerin de bulunduğu 5 ciltlik serinin başında, Osmanlı İmparatorluğu’nun son yüzyılındaki savaşlarla ilgili bilgiler yer alıyor, 100 yıl önce yaşananlar için “soykırım” vurgusu yapılıyor. Ancak bu terim Türklere karşı “Ermeni mezalimi” bölümünde kullanılıyor: “İtilaf devletlerinden yüz bulan Ermeniler almış oldukları destekle birlikte dünyada eşine rastlanılmayan bir soykırım hareketine giriştiler. Bu durum karşısında bölge halkı Ermeni mezalimine bir son vermek için teşkilatlanmaya başladı.”Kaynak: Serdar Korucu | Agos
Head Over Heels isimli kısa animasyon film stop motion tekniği ile hazırlanmış. Aynı evin içinde yaşayan yaşlı bir çifti konu alan filmde, zamanla aralarındaki aşkın ve sevginin bittiğini ve birbirlerine yabancı olmaları anlatılıyor. Tepetaklak olarak isimlendirilen film ve görüntü olarak da başarılı şekilde işlenmesi ile daha önceki yıllarda Oscar'a aday gösterilmiş. Finalinde ise kadının müthiş zekası ile çiftimiz onca zamanın ardından birbirlerini tekrardan eski sevgileri ile bakabilip mutlu sona ulaşmışlar.
Malezyalı Cheeming Boey, geri dönüşümlü kahve bardaklarını tuvali olarak kullanan, sıradışı bir sanatçı. Yanından hiç ayırmadığı Sharpie kalemiyle, bardaklar üzerinde yaptığı çizimler insanı gerçekten etkiliyor. Boey'in elinden çıkan her bir bardak yüzlerce saatlik sabırlı bir çalışmanı ürünü. Desenler, temalar ise Boey'in uçsuz bucaksız hayal dünyasının bir yansıması... Boey'in kahve bardakları, farklı bir açıdan bakıldığında; barındırdığı estetik unsurların dışında, yaratıcılığın sınır tanımadığına da iyi birer örnektir. Sanatçının harika çizimlerle bezeli sade,orta ve şekerli çalışmalarını beğenmeniz umuduyla..
Geleceğin teknolojisi 3B yazıcıların çok daha gelişmişi, bilim kurgu filmlerinden çıkmışcasına sıvı ile 3B baskı yapabilen yazıcı. Sıvı reçine, oksijen ve lazer ışığın kullanımı ve işte sonuç.
Çanakkale Zaferi denince unutulmaz karelerden biridir üzerinde ‘Gönüllü Bombacı’ yazan fotoğraf. Başındaki enveriyesi oldukça büyük, üzerindeki askerî kıyafet kendisine bol gelen 13-15 yaşlarındaki çocuğun fotoğrafını çoğunuz hatırlar. Genelkurmay Başkanlığı’nın 2007 yılında yayımladığı albümde yer alan ve en çok konuşulan karelerden biri olan fotoğraf (Genelkurmay o tarihte 28 fotoğraf yayımlamış, o fotoğraflardan biri de ‘Gönüllü Bombacı’ya ait meşhur kareydi). Ama kimdi bu çocuk? Gerçekten Osmanlı askerleriyle birlikte Çanakkale’de bulunmuş, düşmana karşı savaşmış mıydı? Acaba fotoğraf bir evin bahçesinde çekilmiş olabilir miydi? Ya da çocuk abisinin asker kıyafetlerini mi giymişti?Bugüne kadar bu fotoğrafın hikâyesini hiç kimse öğrenemedi. Çanakkale Savaşı tarihi ile ilgilenen birçok araştırmacı, üzerinde el yazısıyla “Gönüllü Bombacı” yazan bu fotoğrafı, Anadolu insanının vatanı için her yaşta canını feda edebileceğinin delili olarak anlattı durdu. Hatta şu an bile internette dolaşan bu fotoğrafın altında Çanakkale’de lise ve ortaokul sıralarındaki çocukların savaştığını anlatan nice asılsız bilgi mevcut. Oysa fotoğrafın kaynağı hakkında kesin bir bilgi bulunmadığı gibi, gerçekliği konusu da hayli tartışmalıydı. Fotoğraftaki küçük çocuk, o dönemler, hatta günümüzde bile çok yaygın bir âdet olan, ‘asker büyüklerinin giysisiyle’ resim çektirmiş bir çocuk olabilirdi. Ya da resmin üzerindeki ‘Gönüllü Bombacı’ yazısını, sonradan ona bu sıfatı yakıştırmış biri yazmış olabilirdi. Ancak ilk kez, resimdeki küçük çocuğun gerçekten de Çanakkale cephesinde bulunduğunu dergimizdeki belgelerde görecek ve kendisine takılan ‘Gönüllü Bombacı’ lakabının da haksız olmadığını okuyacaksınız.
Çin, Long March roketlerini bu yıldan itibaren güçlendirilmiş roketlerle artıracağını açıkladı. Yeni roketler Çin'in yeni uzay istasyonunun inşasında rol oynayacak.Çin, uzay görevlerinde kullandığı Long March roketlerinin çeşidi ve sayısının artacağını açıkladı. İlk olarak Long March 6 roketini bu yıl ortalarında göreve sokması beklenen Çin'in, gelecek yıl da Long March 5 ve 7 roketlerini ateşlemesi bekleniyor.Çin Uzay-Havacılık Sevk Gücü Akademisi'nden (CALT) Tan Yonghua, yeni nesil sıvı yakıtlı roketlerin Çin Uzay-Havacılık Bilim ve Teknoloji firması ortaklığıyla geliştirildiğini açıkladı.China Daily sitesinde verilen bilgiye göre, Long March 6 roketi 120 tonluk ateşleyicisiyle Güneş yörüngesinde hareket edecek yerden 700 km yüksekliğe 1 metrik tonluk yük taşıyabilecek. Tan, 2000 yılından bu yana geliştirilen ve sıvı oksijen ile gazyağı kullanan motorun doğa dostu olduğunu belirtti.Long March 5 roketi ise alçak yörügeye 25, daha yüksekteki sabit konumlu yörüngeye ise 14 metrik tonluk yük taşıyabilecek. Long Marcch 5 gibi gelecek yıl göreve girmesi beklenen Long March 7 de alçak yörünge görevlerinin yanı sıra Güneş yöüngesine 5.5 metrik ton taşıma yükü iletebilecek.Yeni Ay göreviLong Marc 2 ve 3 roketlerini 10 yıl içinde emekliye ayırmayı planlaya Çin, yeni roketlerle Tiangong 2 uzay laboratuvarının yörüngede konumlandırılmasını sağlayacak. Gelecek yıl gerçekleştirilmesi beklenen görevde Long March 5 roketiyle yörüngeye yerleştirilecek Tiangogn 2, Çinli taykonotlar tarafından birleştirilecek.Çin basınında yer alan bilgiye göre, 2013'te Chang'e 3 ile Ay yüzeyine inen Çin, benzer bir görev gerçekleştirecek. Chang'e 4 uzay aracının, 2020'den önce uzaya ateşlenmesi bekleniyor. Çin, özel yatırımcı ve şirketlerin desteğiyle gerçekleştirilecek görevle uzay-havacılık görevlerine desteği artırmayı planlıyor.Kaynak: Al Jazeera
Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk Almanya'nın haftalık Die Zeit gazetesine verdiği röportajında Türkiye'nin AB üyeliği meselesinin artık geçmişte kaldığını ve kendinin de büyük hayal kırıklığı yaşadığını söyledi. Orhan Pamuk, Türkiye'nin sorununun 'zenginleşme ile beraber demokrasi talebinin gelişmemesi' olduğunu ifade etti.Orhan Pamuk Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinin artık geçmişte kaldığını ve hem Avrupa Birliği'nin, hem de Türkiye'nin kendi sorunları ile boğuştuğunu belirterek, 'Büyük hayal kırıklığı yaşıyorum. 2002 ile 2009 yılları arasında iyimserdim. Türkiye Avrupa Birliği'ne girmeyi başardığında 'harikalar diyarındaki Alice' gibi her konuda konuşabileceğimize inanmıştım.' dedi.'ONLARI DİNDEN FAZLA PARA İLGİLENDİRİYOR'Türkiye'nin İslam dünyası için rol model olmasına da inanmadığını söyleyen Orhan Pamuk, Türkiye'nin sorununun, zenginleştiği ölçüde demokratlığının gelişmemesi ve ikisinin paralel ilerlememesi olduğunu ifade etti.Orhan Pamuk, yolsuzlukların ise siyasal İslam'ın gizemini kaldırdığını söyledi. 1990'li yıllarda siyasal İslamcılığın gizemli bir tarafının olduğunu, hatta Marksist ve Komünistlerin dahi bunu ilginç bulduğunu belirten Orhan Pamuk, bugün ise siyasal İslam'ın yolsuzluk nedeniyle gizemini tamamen kaybettiğini dile getirdi.Orhan Pamuk şöyle konuştu: 'Yolsuzluk nedeniyle siyasal İslam gizemini tamamen kaybetti. Türkiye'nin İslamcıları bir zamanlar toplumun alt kesimlerinden taşralı, kızgın, kendilerine yapılanları unutmaz kişilerdi. 12-13 sene sonra şimdi kendileri yönetim kadrosunu oluşturuyorlar. Şimdi her müesseseye el atıyor, iktidarı merkezileştiriyorlar. Onları dinden fazla para ilgilendiriyor. İslam sadece söylemlerini süsleyen bir unsur haline gelmiş durumda.' şeklinde konuştu.'HER GÜN YOLSUZLUK HABERİ OKUYORLAR...'Halkın bunu neden görmediği yönündeki soruya ise Orhan Pamuk şöyle cevap verdi: 'Çoğu insan bunu görüyor, ama ekonomi iyi gittiği için bir şeylerin değişmesini istemiyorlar. Gelişmekte olan çoğu ülkede - ki Türkiye de bunlardan biridir - insanları asıl ilgilendiren demokrasi değildir. İnsanları ekonomik büyüme daha fazla ilgilendirir. İnsanlar her gün yolsuzluk haberlerini okuyorlar ama kişisel olarak ön sene öncesine göre daha iyi durumda oldukları sürece hükümete destek veriyorlar.'Orhan Pamuk 2005 yılında da Alman Yayıncılar Birliği'nin barış Ödülünü kazanmış, 2007 yılında ise Berlin Hür Üniversitesi (FU), Brüksel Katolik Üniversitesi ve İstanbul Boğaziçi Üniversiteleri tarafından fahri doktora unvanına layık görülmüştü.Zaman
'Bilimin ne olduğunu sanıyorsunuz? Bilimin büyülü olan bir tarafı yok. Bilim, doğayı dikkatlice ve tüm detaylarıyla gözlemenin sistematik bir yoludur ve bu sırada edindiğimiz sonuçları değerlendirirken tutarlı bir mantığı takip etmektir. Bunun tam olarak hangi kısmıyla alıp veremediğiniz var? Tüm detaylarıyla incelemek konusunda mı? Yoksa dikkatli gözlemler yapmak mı? Sistematik yaklaşmak mı? Yoksa tutarlı bir mantığı takip etmek mi?' (Dr. Steven Novella)
Geçtiğimiz günlerde İstanbul Üniversitesi'nde yapılan rektörlük seçimlerinde en yüksek oyu alarak seçilen Prof. Dr. Raşit Tükel, YÖK ve Cumhurbaşkanı'na çağrıda bulundu. YÖK'ten sıralamayı değiştirmemesini talep eden Tükel, Cumhurbaşkanlığı'ndan ise sandığın iradesine uygun atama beklediklerini ifade etti.CNN Türk'te Şirin Payzın'ın sorularını yanıtlayan İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel, bütün üniversitelerde en yüksek oyu alan adayın rektör olarak atanması gerektiğini vurgulayarak 'Eğer üniversitelerde demokratik bir ortam kurulacaksa bunun ilk aşamasının bu olması gerektiğini düşünüyoruz' dedi.
Mustafa Altıoklar'ın, Tayyip Erdoğan için 'Kişilik bozukluğu var, 46 raporu vermek lazım' sözleri mahkemeye taşınmıştı. Mustafa Altıoklar'ın davadaki savunması ortaya çıktıÜnlü yönetmen Mustafa Altıoklar Cnn Türk Aykırı Sorular programında Tayyip Erdoğan için 'Narsistik Kişilik Bozukluğu' olduğunu söyleyerek 'Kendisine rapor vermek lazım 46 raporu' ifadelerini kullanmıştı.
Hands Off My Dinosaur adlı sitenin sahibi sanatçı Teo Zirinis, genel olarak filmlerde ve efsanelerde yer alan canavarları konu ettiği illüstrasyonları ile eğlenceli bir çalışmaya imza atmış. İster tişörtlerinize baskı şeklinde ister farklı alanlarda kullanabileceğiniz illüstrasyon çalışmalarının tamamı için sanatçının Web Sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Rus ve Güney Koreli bilim insanları, yünlü mamutların hayata dönmesini amaçlayan deneylere başladı. Araştırmacılar, ilk aşamada Sibirya'da bulunan yünlü mamut fosilinden DNA örnekleri alacak.Bilim insanları, 2013 yılında Sibirya'da bulunan çok iyi korunmuş bir yünlü mamut fosilinden DNA alarak dev canlıları hayata döndürmeye çalışıyor. Rusya'nın Kuzey-Doğu Federal Üniversitesi ve Sooam Biyoteknoloji Araştırma Derneği tarafından yapılan çalışmada, mamutun bacağından kullanılabilir DNA örnekleri alınmaya başlandı.Siberian Times'ın haberine göre, araştırmaya 2006 yılında insan kök hücreleri üzerinde yaptığı çalışmalarla adı skandala karışan G.Koreli Hwang Woo-Suk liderlik ediyor. Suk'un sırasıyla 2006 ve 2011 yıllarında ilk klon köpek ve tilkiyi dünyaya getiren ekipte yer aldığı biliniyor.Yakutistan Mamut Müzesi'nden Semyon Grigoriev, 'DNA analizi için en iyi materyali temsil eden kemik iliğinden örnekler aldıklarını' belirtti. Grigoriev, 'Eğer numuneler beklediğimiz kadar iyiyse, bir veya iki yıl içinde dünyanın ilk nükleer mamut genomunu elde edebiliriz' dedi.Eğer mamutu diriltmek için yeterli tam hücre bulunamazsa, bilim insanları yapay hücre çekirdeği oluşturabilmek için genom haritası çıkarmaya çalışacak. Başarılı olunması halinde yeniden inşa edilen DNA bir filin embriyosuna nakledilecek. Tüm sürecin istendiği gibi gitmesi halinde bile, başarı oranı hakkında tahmin yapılamıyor.Bilim insanları yıllardır üzerinde çalıştıkları mamut klonlama işlemi için yeterince iyi korunmuş DNA bulamıyordu. Mayıs 2013'te bulunan mamut kalıntısında ise ilk kez klonlamaya imkan verecek DNA örneğinin elde edilebileceği öne sürülmüştü.Kaynak: Al Jazeera