onedio
Doğukan Manço'nun Son Şarkısı
Doğukan Manço Survior All Star’da terlerken, müziklerini yaptığı Mangala Oyunu Belgeseli fragmanı internete düştü.Müzikleri Doğukan Manço, seslendirmesi Harun Can,  senaryosu Semih Dindar, Yönetmenliği Mete Şener, yapımcılığı 3 renk Organizasyon tarafından üstlenilen “Mangala Oyunu Belgesel filmi” Kültür ve Turizm Bakanlığınca desteklenmiş. Belgeselde  Yazar Sunay Akın, Göbeklitepe Kazı Alanı Başkanı Prof.Dr. Klaus Shmidt,  Dr. Muazzez İlmiye Çığ, Prof.Dr.Nurhan Atasoy, Prof.Dr.Abdulvahap Kara, Prof.Dr.Öcal Oğuz, Prof.Dr. Nilüfer Narlı, Türkiye Zeka Vakfı Başkanı Emrehan Halıcı, Doç. Dr. Özlem Kumrular, Türk Beyin Takımı Kaptanı Ferhat Çalapkulu, Yrd.Doç.Dr.Rıfat Ergeç, Maksat Shotay, Türk Kültürü araştırmacısı Serdar Asaf Ceyhan konuşmacılar arasında yer almış.Mangala Oyunu Milli Eğitim Bakanlığınca 2012 yılından bu yana “Zeka Oyunları dersi” müfredatında yer alıyor. Tarihi araştırmalar Mangala Oyunu'nun Sakalar, Hunlar ve Göktürkler döneminde oynandığını gösteriyor. Dünyada 'Coffee House' kültürünün temelleri 1554 yılında İstanbul'da atılmış; İstanbul'dan sonra günümüz Avrupa'sında kahve kültürünün izleri 1650 yılından itibaren görülmeye başlanmış. Günümüze, bu güçlü temellerin atıldığı dönemin kahve kültürünü yansıtan sadece iki adet görsel kaynak miras kalmış. İki kaynak da İstanbul'da resmedilmiş. Mangala oyunu, iki görsel kaynakta da bulunan oyunlardan birisiymiş.
Dünyanın En Pahalı 10 Tablosu
Bazılarımıza çok anlamsız gelse de bir tablonun milyon dolarlarla ölçülen fiyatları, bazılarımıza göre ederinin çok altında. Bazı kesimse ultra zenginlerin para harcama ve yatırım yapma yöntemi olduğunu düşünüyor. Kimi Picasso'nun elinden çıkmış, kimi Renoir'in. İşte size dünya üzerinde ki en pahalı fiyatlara satılan 10 tablo. Önceden uyarması bizden, fiyatlar dudaklarınızı uçuklatabilir.
Bilim İnsanlarını Hayrete Düşüren Cüce Gezegen Ceres'te Ortaya Çıkan İlginç Işıklar
Bir cüce gezegende ilginç olaylar dönüyor, bilim adamları ne olduğunu kestiremiyor. Kulağa tuhaf gelse de, Ceres'te durum bu. Yani Mars ile Jüpiter arasındaki asteroit kuşağındaki en büyük nesneden bahsediyoruz. Resmi olarak Ceres, Plüto ile aynı kategoride yani cüce gezegen konumundadır. NASA'nın bir uzay aracı 6 Martta Ceres'e doğru yanaştı. Gördüğünüz fotoğraf ise 19 Şubatta çekilmişti. 47 bin kilometre uzaklıktan yakalanan bir pozdan bahsediyoruz ve bu fotoğrafta aynı bölgede iki tane küçük parlaklık bulunmakta. Önceki çekilen fotoğraflarda bir tane ışık yakalanmıştı. Sonrasında da iki ışık birden görünmeye başladı, ki bu oldukça ilginç bir durum.
Bisiklet Üzerine Söylenmiş 14 Etkili Söz
Bisiklet, çoğumuzun olmasa dahi birçoğumuzun hayatının önemli bir parçası. Hatta arabalardan önce insanların hayatında daha çok yer kaplamış. Zaten arabanın icadının önünü açan şey de bisikletin ta kendisi. Hal böyle olunca yazarlar, düşünürler, mucitler ve daha nice farklı meslekten insan, bisiklet üzerine aforizma yapmaktan geri durmamışlar.BUsiklet ekibi olarak sizin için ilk paylaşımımızı 'Bisiklet Üzerine Söylenmiş 14 Etkili Söz' üzerine derledik.İyi okumalar!
Daha Önce Duymadığınız Şok Eden 10 Gelenek
etiket
Dünyamızın yaşamaya elverişli her bölgesinde insanlar,bulundukları  coğrafyalarının da etkisiyle bir kültür oluşturmuşlar ve bunu ritüellerle süslemişlerdir. Bu paylaşımımızda dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan       birçok toplumun, akıllara durgunluk veren ve sizi hayretlere düşürecek 10 geleneğini anlatacağız. Çok şaşıracağınız gelenekler turumuza uzatmadan başlayalım.  :)
Reklam
İstanbul'un Kanlı Tarihi, Nika Ayaklanması
Bugünkü Sultanahmet parkı, Roma ve Bizans imparatorlukları döneminde, Hipodrom (Atmeydanı) adıyla anılmaktaydı. Alan, İsa’dan 196 yıl sonra Roma İmparatoru Septimus Severus tarafından yaptırılmaya başlanmış, Konstantin zamanında bitirilmişti.Hipodromda kanlı gladyatör dövüşleri ve araba yarışları yapılırdı. Bu kanlı dövüş ve yarışlar, özellikle Bizans’ın günlük yaşantısının ayrılmaz bir parçası haline gelmişti. Hipodromu çevreleyen tribünler, 30 – 40 basamaklıydı ve söylentilere göre otuzla yüz bin kişi arasındaki seyirciyi alabilecek büyüklükteydi. Önceleri hipodromda yırtıcı hayvanlarla da gösteriler yapıldığından, seyircileri hayvanların saldırısından korumak için, tribünlerin önüne derin hendekler kazımıştı.
Dünyanın Bilinmeyen 7 harikası
1907’de inşa edilen cami dünyanın en büyük kerpiç binası. Sudan’dan Atlantik sahiline kadar uzanan kuşaktaki en başarılı mimari yapılardan biri olarak görülen cami, 1988’de UNESCO’nun Dünya Mirası listesine alındı. Kurak mevsimde çatlayan kerpiç duvarlar, her yıl ilkbaharda yapılan bir festivalle halk tarafından kille sıvanır. Bina yüzeyinde görülen ahşap çıkıntılar bu tamirde iskele amacıyla kullanılır.
Reklam
20. Yüzyılın En Önemli 20 Romanı
Columbia Üniversitesi bünyesinde yayıncılık faaliyetleri gösteren “Columbia Publishing Course”, 20. yüzyılın dikkate değer en önemli romanlarını bir liste şeklinde hazırlayıp yayınladı. Listenin zirvesinde Muhteşem Gatsby adlı romanı ile F. Scott Fitzgerald yer alırken Faulkner, Orwell, Steinbeck, Joyce gibi isimlerin birden fazla romanı ile listeye girmesi dikkat çekti. İşte o liste:
32. İstanbul Film Festivali'nde İzlemeniz Gereken 5 Film
32. İstanbul Film Festivali nisan ayında başlıyor henüz biletler satışa çıkmadı, yani hala vaktiniz var film değerlendirmelerini yapmak için. Ben de sizler için 5 film seçtim. Onlarla ilgili kısa kısa yazıp, sizlere neden bu filme bilet almalısınız cevabını vereceğim ya da vermeyeceğim göreceğiz. Ve Başlıyoruz.
Reklam
Ölümden Sonra Yaşamı Kurgulayan 10 Film
Bildiğimiz “ Her canlı ölümü tadacaktır” , ölümden sonrası ise muamma...Ölümden sonra olabilecekleri farazi şekilde işleyen filmlerden hoşlananlara 10 filmi listeledik.Vizyona girdikleri tarih baz alınarak sıralanmıştır.
Koruma Kurulu'ndan Narmanlı Han İçin Suç Duyurusu
İstanbul II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, Narmanlı Han’a kurulan iskele ve binadan izinsiz karot örnekleri alınması nedeniyle suç duyurusunda bulundu.Bir süredir boş olan tarihi Narmanlı Han'a kurulan iskeleyle ilgili Beyoğlu Kent Savunması bu iskelenin binaya zarar verip vermediğine ve izin olup olmadığına dair Koruma Kurulu'na dilekçe iletmişti.Beyoğlu Belediyesi 'güvenlik amaçlı iskele' kurulmasına ön izin vermiş olduğunu belirtti.Bianet'ten Nilay Vardar'ın haberine göre, İstanbul II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ise yolladığı yanıtta şöyle dedi:'Taşınmazın İstiklal Caddesine bakan cephesinde kurulan iskele ve koruma grubu I olan bloktan alınan izinsiz karot örneklerine ilişkin 2683 sayılı yasa gereği suç duyurusunda bulunulmasına …karar verilmiştir.”Narmanlı Han sahipsiz değilBeyoğlu Kent Savunması, verilen cevapla tarihi yapıya zarar verildiğinin ortaya çıktığını belirterek Narmanlı Han'ın yeni maliklerinin yanında Beyoğlu Belediyesi’nin de bu suça ortak olduğunu ifade etti.Avukat Eren Can, 'Koruma Kurulu'nun verdiği karar çok önemli. Tarihi ve kültürel anlamı olan Narmanlı Han'ı satın  alanlar onu istediği gibi 'piyasa koşullarına uygun' kullanabileceğini düşünmüş ve ilk iş olarak hanın ön cephesini reklam panosu yaptı. Mal sahibinin Narmanlı Han'ı yenilemek görevini verdiği mimar da bu yapıya bakış açısını 6 dükkan 2 restaurant yaparız, sonuçta bu işler arz-talep meselesi diyerek özetlemiştir. Bu kararla Narmanlı Han'ın sahipsiz olmadığı ortaya çıkmıştır' dedi.Satılmasının ardından binaya reklam panosu asılmıştı ve tepkiler üzerine pano kaldırılmıştı.
Reklam
IMDb'ye Göre En İyi 20 Türk Filmi
IMDB Puanı 8.8Neşeli Günler, 1978 yapımı bir Türk filmidir. Senaryosunu Sadık Şendil'in yazdığı filmin yönetmeni Orhan Aksoy'dur.
Reklam
3D Yazıcıyla Üretilen, Akıllı Telefon Bağlantılı Biyonik El
3D yazıcılar hayatımızı kolaylaştırmaya devam ediyor. İlk başlarda yalnızca küçük projeler için kullanılan 3D yazıcıların gerçek potansiyeli anlaşıldığından bu yana yüzlerce farklı proje karşımıza çıkıyor. Bu projelerden biri olan akıllı telefonla kontrol edilebilen biyonik el, gelişmiş tasarımı ve özellikleriyle dikkatleri üzerine çekiyor.
Hüseyin Avni Dede Kitaplarını Geri Aldı
Zabıta tarafından kitaplarına ve mallarına el konulan Hüseyin Avni Dede için başlatılan kampanya amacına ulaştı.Beyazıt’taki tarihi çınar altında yıllardır kendi şiir kitaplarını, eski para ve çeşitli antika eşyaları satan Hüseyin Avni Dede’nin mallarına zabıta geçen günlerde el koydu. Hüseyin Avni Dede, toplanan eşyalarını geri almak üzere belediyeye gittiğinde ise malların imhaya yollanacağını öğrendi. Bunun üzerine şehrin simgelerinden biri olan Hüseyin Avni Dede’nin durumuna dikkat çekmeyi isteyen bir grup, change.org’ta “Beyazıt Çınaraltı’nın emektar Hüseyin Avni Dede’nin kitaplarını ve eşyalarını imha etmeyin” ifadesiyle bir imza kampanyası başlattı. Kampanya iki gün içinde 10 bin 300 imzayı geçerek dikkat çekti. Öncülerinden Elif Köksal, change.org’da yaptığı açıklamada Hüseyin Avni Dede ile görüştüğünü belirterek Dede’nin kitaplarının geçen cuma günü geri verildiğini, diğer eşyalarının ise hala belediyede bekletildiğini söyledi.Edebiyat Haber
Kendini İnsanlığa Adamış Bir İnsan; İrena Sendlerova
Çocuğunu aldığı anne çaresizce arkalarından seslenir “Söz ver bana, çocuğum yaşayacak!” İrena bir saniyeliğine döner ve hızla cevap verir “Sana bu sözü veremem, ancak seninle kalırsa kesin öleceğine dair söz verebilirim.”1940-43 yılları arasında Nazilerin Polonya'da yahudileri yerleştirdiği Varşova gettosundan 2.500 çocuğu kurtaran, geçmişlerini kayıt altına alan ve onlara yeni bir hayat bahşeden kadının kısa hikayesi.Kaynaklar:http://en.wikipedia.org/wiki/Irena_Sendlerhttp://arsiv.salom.com.tr/news/print/13332-2500-cocugun-hayatini-kurtaran-kahraman-Irena-Sendler.aspxhttp://www.auschwitz.dk/sendler.htmhttp://www.irenasendler.org/
İnsana "Anın İçinde Yaşayabilme Yeteneğimize ve Coşkumuza Ne Oldu?" Dedirten 28 Fotoğraf
Etrafınızda olan bitene aldırmaksızın, neyle uğraşıyorsanız bir kenara bırakarak, yalnız başınıza ya da kalabalıklar içinde; hiç çılgınca dans etmeyi düşlediniz mi?  Cevabınız 'hayır' ise sıkı durun! Çünkü Jordan Matter'ın  New York Times'ta 'Best Seller' olmuş kitabı 'Dansçılar Aramızda'dan derlediğimiz bu olağanüstü fotoğraflar size o noktaya getirecek.Matter’e bu projeyi oluşturma fikri, bir türlü yerinde duramayan oğlunu seyrederken gelmiş. Daha sonra kendi kendine sormaya başlamış: “Anın içinde gerçekten yaşayabilme yeteneğimize ve o coşkumuza ne oldu? Neden bu tutku dolu anlardan çoğunlukla alay ederek, sıkılarak ve tepkisiz kalarak kaçıyoruz?”Matter projenin gelişim sürecini şöyle aktarıyor:  “Çocuğumla oynadıkça aklıma bir fikir düştü ve dünyayı sanki onun gözlerinden görüyormuşum gibi fotoğraflar çeksem nasıl olur diye düşünmeye başladım. Fotoğraflardaki insanlar anın içinde yaşayacaklardı ve gündelik yaşamı her açıdan ve her duygusu ile kutlayacaklardı.”Fazla bir söze gerek yok. Matter'ın harika fotoğraflarına baktıktan sonra bizler de; mevcut olanı bırakıp, böylesine bir dünya da yaşamayı düşlüyoruz...
Reklam