onedio
Felaket Titanik'in "Fıtratında Vardı"
15 Nisan 1912 tarihinde henüz ilk seferini yapan ve 'batmaz' diye övülen Titanik felakete uğrayınca, anısı 'kibir' ile özdeşleşmiş oldu. İlerleyen yıllarda yapımcıları 'batmaz' iddiasında bulunmadıklarını savunduysalar da, tanıtım broşürlerinde Titanic ve ikizi Olympic için bu ifade kullanılmış, hatta sahibi White Star başkanına geminin başının dertte olduğu haberi geldiğinde kendisi batmasının 'imkansız' olduğunu söylemişti. Bu sözleri basınla paylaştığında gemi çoktan okyanusun 3800 metre dibinde, halen bugün yattığı yerdeydi.
Balkan Müziğini Sevdiren 14 Müzisyen ve Grup
Bilinir ki Balkanlar geçmişten günümüze yaşanmışlıklarıyla birbirinden ilginç ve eğlenceli kültür unsurlarını barındırır bunun en önemlisi de tabii ki müziktir. Bu içerikte gerek günümüzden gerekse geçmişten birkaç sanatçı veya grup ile balkan müziğinin insan üzerindeki o müthiş etkisini sergilemeye çalışacağım.
Sansüre Karşı Özgür Sinema Yürüyüşü: Bu Daha Fragman, Film Yeni Başlıyor
Sinema emekçileri ve sinemaseverler 'Bakur' filminin 34. İstanbul Film Festivali’ndeki gösteriminin engellenmesinin ardından sansüre karşı yürüdü.Fransız Kültür Merkezi’nden Atlas Sineması’na yapılan yürüyüşte “Bu daha fragman film yeni başlıyor”, “Filmi durdurma sansürü durdur”, “Sansür mü? N’ayır, n’olamaz” sloganları atıldı. Yürüyüş sonrası sanat üzerindeki tüm baskıların kaldırılması, filmlerin özgürce izleyiciyle buluşması ve festivallerin bağımsızca var olabilmesi için mücadele çağrısı yapıldı.MESLEK ÖRGÜTLERİ SANSÜRE KARŞI BİRLEŞTİEyleme Sinema Emekçileri Sendikası, Oyuncu Sendikası, Sinema Yazarları Derneği, Türkiye Görüntü Yönetmenleri Derneği, Sinema Televizyon Sendikası, Yeni Sinema Hareketi, İşçi Filmleri Festivali, Documentarist İstanbul Belgesel Günleri, Hangi İnsan Hakları? Film Festivali, Emek Bizim İstanbul Bizim ve Gökyüzü Oyuncuları destek verdi.Yönetmen Önder Çakar, Kazım Öz, Emin Alper, oyuncu Menderes Samancılar, Rıza Kocaoğlu, Rıza Akın, Defne Halman ve Vildan Atasever de yürüyüşe katılan sinemacılar arasındaydı.
TDK’dan Kadınlara Yanıt: Sorun Bizde Değil Eğitimsizlikte
TDK, kapısına dayanarak sözcüklerin cinsiyetçi anlamlarının kaldırılmasını talep edene kadınlara ‘Sorun kelimelerde değil eğitimsizlikte’ yanıtı verdi.Türk Dil Kurumu’nun (TDK) Türkçe Sözlük’lerde bulunan kelimelerin anlamlarına cinsiyetçi ifadeler içeren anlamlar ekleyince kadınlar TDK’nın önüne giderek bir basın açıklaması ve başvuruyla ifadelerin kaldırılmasını talep etmişti. Kadınların talebini yanıtlayan TDK, sözlüklerinde kelimelerin temel anlamları, yan anlamları, mecaz ve argo anlamalarına da yer verdiklerini belirterek kadına yönelik şiddeti besleyenin sözlükteki kelimeler değil eğitimsizlik olduğunu ifade etti.TDK geçtiğimiz haftalarda Türkçe Sözlük’te buluanan “müsait”, “kötüleşmek”, “esnaf” gibi kelimelerin anlamlarını yenileyerek cinsiyetçi ifadeler ekledi. Bunun üzerine Halkevci Kadınlar TDK önüne giderek bir basın açıklaması yaptı. Kadınlar yaptıkları basın açıklamasında kelimelere eklenen tüm anlamların aynında paratez içinde “kadın” yazdığını belirterek esas paratez içine alınması gerekenin TDK olduğunu ilan etti.Kadınlar basın açıklamasının ardından kelimelerin cinsiyetçi anlamlarının kaldırılması için topladıkları dilekçeleri teslim etti. Dilekçelere yanıt veren TDK, kurum olarak sözlüklerinde kelimelerin; temel, yan, mecaz, argo ve alay içeren anlamalarına da yer verdiklerini ve dilekçelerde ifade edildiği gibi kadına yönelik şiddeti besleyenin sözlükte bulunan kelimeler değil eğitimsizlik olduğunu iddia etti.TDK’nın yanıtının tamamı:'Sözcükler bir dilin bütün veya belli bir dönemindeki kelimelerini; yazılışları, türleri, söylenişleri, temel ve yan anlamları, kullanılış özellikleri bakımından kayıt altına alan, açıklayan, edebi metinlerden seçilen cümlelerle örneklendiren, alıntı kelimelerin hangi dilden geçtiğini bildiren başvuru kaynalarıdır. Kelimelerin türleri, yazılışları, söylenişleri, kullanılış biçimleri, alıntıysa hangi dilden geçtikleri, çekim ekleriyle ve fiillerle kullanılış özellikleri gibi bilgiler sözlüklerde belirli bir düzen içerisinde sıralanır. Bu düzeni sağlayan; sözlük hazırlama ve yazma ilkeleridir.Kurumumuzca 1945 yılından bu yana yayımlanmış olan Türkçe Sözlükler de sözlük hazırlama ve yazma ilke ve kurallarına göre hazırlanmıştır. Maddelerin anlamlandırılmasında genellikle sözün en yaygın anlamına öncelik verilmiş, sonra mecazi anlam (mec.) daha sonra argo, alay, hakaret vb. anlamları yer almıştır. Ardından o sözün deyimleşmiş ve kalıplaşmış bişçimleri anlamlarıyla varsa örnekleriyle sıralanmıştır.Kurumumuzca 2011 yılında yayımlanmış oloan Türkçe Sözlük’te de herhangi bir kelimenin ilk olarak asıl anlamı daha sonra varsa mecazi anlamı ve argo olarak kullanılış şekilleri anlamın yanına argo, kaba kelimeleri ile mec (mecaz) ve tkz. (teklifsiz konuşma) kısaltmaları eklenerek verilmiştir.Bir kelime tarihi süreç içerisinde halkın dilinde asıl anlamının yanında yeni anlamlar kazanabilir hatta asıl anlamıyla hiç ilgisi olmayan bir şekilde argo olarak kullanılabilir. Bu tür kullanımları sözlüğe almamak bilim anlayışıyla bağdaşmaz. Türk Dil Kurumunun 1945 yılından bu yana oluşan sözlükçlük dili geleneği çerçevesinde konuşma dilinde ve yazı dilinde geçen bütün kelimeler anlam ayrımı yapılmaksızın Türkçe Sözlük’te yer almaktadır.Yazınızda Türkçe Sözlük’te yer alan ve tanımlarında cinsiyet ayrımcılığı yapıldığını belirtmiş olduğunuz kelimeler mecaz, argo ve kaba kelimleri kullanılarak anlamlandırılmış ve bu kelimlerin özendirici olma özelliği bu şekilde ortadan kaldırılmıştır. Ayrıca Sözlüğümüzde “Cinsiyetçilik” kelimesi yer almamak birlikte “cinsiyet ayrımcılığı” maddesi bulunmaktadır. “Cinsiyetçilik” kelimesi de Kurumumuzun Sözlük Bilim ve Uygulama Kolunda değerlendirilecek ve karar verildiği takdirde söz konusu anlam Türkçe Sözlük’ün yeni baskısında ve Genel Ağ ortamındaki kullanımlarında yer alacaktır. Günümüzde kadınlara yönelik şiddeti besleyen Türk Dil Kurumunun Türkçe Sözlük’ünde bulunan kelime ve anlamlar değil eğitimsizliktir.'Sendika.org
Reklam
Franz Kafka'dan "Günah, Istırap, Umut ve Doğru Yol Üzerine" 16 Etkili Aforizma
Dünya Edebiyatı'nın en özgün yazarlarından birisi olan Franz Kafka'nın bugün -3 Temmuz 1883- doğum yıl dönümü.  'Aforizmalar' adlı eserinden derlenmiş, 'Günah, Istırap, Umut ve Doğru Yol Üzerine' söylediği sözlerden oluşan  aforizmalarını derlemek için ne de güzel bir gün...Kaynak: Franz Kafka - Aforizmalar. Altıkırkbeş Yayın. İstanbul 2010.
‘Ermenilerle Alakası Olmayanların Bu Açıklama Haddine mi?’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Yahu Ermenilerle yakından uzaktan alakası olmayanların bu açıklama haddine mi?' dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Seka Park'taki Kocaeli Bilim Merkezi'nin önündeki alanda, Kocaeli Bilim Merkezi ile yapımı tamamlanan tesis ve projelerin toplu açılış töreninde yaptığı konuşmaya, açılışı yapılacak yatırımların Kocaeli'ye hayırlı olmasını dileyerek başladı.Geçen hafta Avrupa Birliği parlamentosunda, Ermeni tehcirinin 100. yılını bahane ederek, yeniden ve daha güçlü şekilde Türkiye'ye saldırılmaya ve milleti karalamaya başladıklarını dile getiren Erdoğan, Papa Francis'in de böyle bir ithamda bulunduğunu ve buna hemen cevabını verdiklerini belirtti.Şimdi yapılan yanlışlığın düzeltilmeye çalışıldığını aktaran Erdoğan, 'Daha Papa yaptığı yanlışı düzeltmeden, bu defa Avrupa Parlamentosu benzer hezeyanı sergiledi. Avrupa ülkelerinin bir kısmında da benzer hezeyanlara eskiden beri şahit oluyoruz. Avrupa Birliği parlamentosu, böyle bir karar alsa ne yazar almasa ne yazar' diye konuştu. Erdoğan, Kazakistan'a giderken 'Bir kulağımızdan girer öbür kulağımızdan çıkar' dediğini de hatırlattı.Tüm dünyaya, özellikle de Ermenilere seslenmek istediğini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:'Bu meseleyi tarihi temelinden tamamen kopartarak siyasallaştırmak en çok Ermenilere zarar verir. Biz bu kararları alanların, bu yönde beyanlarda bulunanların asıl amaçlarının Ermenilerin hakkını, hukukunu korumak olmadığını gayet iyi biliyoruz. Yahu Ermenilerle yakından uzaktan alakası olmayanların bu açıklama haddine mi? Nereden çıkıyor bu iş. Şu anda benim ülkemde, 40 bini yaklaşık resmi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak Ermeni var. Bir de Ermenistan'dan kaçarak ülkemde misafir ettiğimiz Ermeniler var. Biz onlara zulmettik mi? Biz onlara ev sahipliğini yapıyor muyuz? Ya siz bunları görmüyor musunuz be vicdansızlar, nasıl oluyor da bu açıklamaları yapıyorsunuz? Nasıl oluyor da bunu yapıyorsunuz?'Türkiye'deki Ermeni vatandaşlara en geniş anlamda sürekli irtibat halinde bulunduklarını da vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:'Nasıl oluyor da siz kalkıp böyle bir adımı atıyorsunuz? Tamamen siyasi amaçlarla, tamamen Türkiye'ye yönelik hasmane bir yaklaşımla yürütülen bu kampanyadan hiçbir şey çıkmaz. Yel, kayadan ne götürebilir ki? Ama bu işten Ermeniler çok zararlı çıkar. Bu milletin Anadolu coğrafyasında yüzlerce yıl en sorunsuz şekilde yaşadığı toplum, Ermeni toplumu olmuştur. Ermeniler ne zaman ki bugün sözde soykırım iddialarıyla kendilerini öne sürenlerin oyununa gelmiştir, tahrikine kapılmıştır, işte o zaman aradaki dostluk bozulmuştur.''Bizimle ve kardeşlerimizle sorunu olan Ermeni diasporasıdır''Bizimle ve kardeşlerimizle sorunu olan Ermeni diasporasıdır, Ermenistan Devleti'dir' diyen Erdoğan, Türkiye olarak defalarca Ermenistan'a el uzattıklarını, iyi niyetlerini ortaya koyduklarını ancak Ermenistan, diasporanın ve diğer ülkelerin güdümünden çıkıp kendi siyasetini izleyemediği için netice alamadıklarını söyledi.Ermenistan'a kapılarının hala açık olduğunu dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:'Sözde soykırım iddiaları ve Karabağ'ın işgali konusunda olumlu adımlar atmaları halinde, kendileriyle her türlü işbirliğine varız. Bu iradeyi, bu cesareti gösterecek Ermeni siyasetçileriyle, Ermenistan yöneticileriyle görüşmeye, konuşmaya daima hazırız. Ama önce Karabağ sorunu hallolacak. Burada Amerika üzerine düşen görevi hala yapmadı. Rusya üzerine düşen görevi hala yapmadı. Fransa üzerine düşen görevi hala yapmadı. Minsk üçlüsü, uluslararası kurumlar, Azerbaycan'ı haklı gösterdiği halde onlar Azerbaycan'ın hukukunu korumadılar. Soykırım meselesini, siyasetin değil tarihçilerin tartışma konusu haline getirdiğimizde, zaten konu büyük ölçüde çözüm yoluna girmiş olacaktır. Bu yaklaşım, Azerbaycanlı kardeşlerimizin de kanayan yarası. Karabağ meselesinin de çözüm yolunu kendiliğinden açacaktır. Bizim duruşumuz bu kadar net, bu kadar açık ama karşımızda çok farklı hesaplarla, çok farklı niyetlerle hareket eden bir kesim var.'Erdoğan, 'Elinizdeki belgeleri, dokumanları getirin ortak bir komisyon kuralım. Otursunlar meseleyi tüm yönleriyle araştırsınlar, değerlendirsinler. Objektif olarak adil bir hafızaya ulaşsınlar, biz de yolumuza devam edelim' dedi.AA
Reklam
Bu Fotoğraflar Kızılötesi Işınlarla Filtreleniyor
İngiliz fotoğrafçı Ed Thompson, alışılmışın dışına çıkarak kızılötesi fotoğraflar çekiyor. Sanatçı, dünyanın pek çok farklı bölgesinde çektiği fotoğrafları ise ‘The Unseen’ adıyla Londra’da sergiliyor.
Kızının Hanım Hanımcık Fotoğraflarını Çekmek Yerine, Güçlü Gözüktüğü Anları Yakalayan Anne
etiket
Kadınlar zayıf ve güçsüz doğmazlar. Kimse böyle doğmaz. Ama küçük yaşlardan itibaren kadınlar, narin, uzlaştırıcı ve en önemlisi de güçlü değil güzel olmaya teşvik ediliyor. Ama bu içerikte fotoğraflarını paylaşacağımız fotoğrafçı Kate T. Parker bu yanlış görüşe bir son vermek adına bir proje başlattı. Kadınların sadece kibar, narin ve güzel olmadıklarını; aynı zamanda kendilerini savunabilen, hayatın zorluklarıyla mücadele edebilen güçlü insanlar olduklarını, kızlarıyla çektiği fotoğraflarla göstermeyi amaçlamış. Bir senelik bir fotoğraflama sürecinden sonra, şimdilerde çalışmalarını sergilemek için kolları sıvamış.
Sansürü Anlatan Belgesel Üç Kez Sansüre Takıldı
1977'de Yeşilçam'ın sansüre karşı üç günlük yürüyüşünü anlatan 'Yollara Düştük', sansür nedeniyle üç film festivalinden çekilmek zorunda kaldı. Belgeselin ilk gösterimi yarın Abbasağa'da Sansür Forumu'nda gerçekleşecek.Bianet'ten Çiçek Tahaoğlu'nun haberine göre Bir sansür belgeseli olan “Yollara Düştük”, finalist olarak seçildiği film festivallerinden iki kere sansür nedeniyle, bir kez de eser işletim belgesi olmadığı gerekçesiyle geri çekilmek zorunda kaldı.Sinema sanatçılarının 1977’de sansüre karşı üç günlük yürüyüşünün hikayesini anlatan filmin ilk gösterimi ise yarın (18 Nisan Cumartesi) Abbasağa Parkı’nda düzenlenecek Sansür Forumunda gerçekleşecek.Filmin yönetmeni Deniz Yeşil, “İki festivalde, başka filmlere uygulanan sansür nedeniyle, bir sansür belgeselini gösteremedim. Ama şaşkınlığım burada bitmedi. Dün akşam Eskişehir Film Festivali’nden aldığım telefonla, Yollara Düştük'e yine yollardan çekilmek düştü” dedi.51. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden Reyan Tuvi’nin Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek belgeseline, 34. İstanbul Film Festivali’nden ise Ertuğrul Mavioğlu ile Çayan Demirel’in Bir Gerilla Belgeseli Bakur/Kuzey adlı belgeseline uygulanan sansür nedeniyle geri çekilme kararı alan “Yollara Düştük”, Eskişehir Film Festivali’nde ise Eser İşletme Belgesi engeli nedeniyle yayınlanmayacak.
Reklam
Batman V Superman: Dawn of Justice İlk Fragmanı Yayınlandı!
2013 yazının bol gişeli hiti Man of Steel'in devamı olacak yapımda bu sefer Superman ve Batman beraber yer alacaklar! Warner Bros. yapımcılığında ve yine Zack Snyder yönetmenliğinde hayata geçirilen projede senaryo yine David S. Goyer'ın kaleminden çıkacak. Henry Cavill'i tekrar Superman olarak izleyeceğimiz filmde kendisine Diane Lane, Laurence Fishburne ve Amy Adams eşlik edecek. Frank Miller'ın 1986 tarihli kitabından Batman ile Superman'ın karşı karşıya geliyor. Filmin senaryosunun da kısmen bu bölümden uyarlanacağı açıklanmıştı.
Rihanna'nın Siyasi Video Klibi Sonunda Yayınlandı | American Oxygen
Yeni albümünü duyurmaya hazırlanan Rihanna, yepyeni videosu “American Oxygen” i sonunda YouTube üzerinden de yayınladı.Amerika’da Ferguson Protestoları olarak tarihe geçen, 2014 yılında siyahi bir Amerikalı’nın beyaz bir polis tarafından haksız yere öldürülmesini protesto etmek amacıyla, Massouri’deki Ferguson kasabasında başlayan ve ülke geneline yayılan protestolarından gerçek görüntülerin yer aldığı video, Rihanna’nın ilk kez ulusal bir konuya değindiği videosu olma özelliğini taşıyor.
Reklam
Son Dönemde İsimleri Kadar Şarkılarıyla da Dikkat Çeken 10 Marjinal Grup
2011 yılının mayıs ayında kurulan Yüzyüzeyken Konuşuruz başta sadece genç bir şarkı yazarının video kamerayla kaydedip yayınladığı şarkılarından oluşan bir projeydi. Sonrasında insanların yayınlanmış olan şarkılara yoğun ilgi göstermesi, projenin internette oldukça yüksek bir şekilde ses getirmesinin ardından Kaan Boşnak, grubun elektro gitaristi Engin Sevik ile beraber güç birleştirme kararı aldı. Kemik kadrosu Kaan Boşnak ve Engin Sevik'ten oluşan Yüzyüzeyken Konuşuruz'un orkestrasında üç yıllık sahne süreçlerinde birçok isim yer aldı.2013 Eylül'ünde Fono Müzik'ten yayınladıkları Evdekilere Selam albümü ile yayınlanmış eski şarkıları yeniden düzenleyerek dinleyicilerine sundular.Yüzyüzeyken Konuşuruz, metropolün içinde sıkışmış; kayıp bir jenarasyon olma tehlikesinin eşiğinde büyümüş iki genç insanın anlattığı hikayelerden oluşan şehirli bir lirik müzik grubu. Yaptıkları müziği en genel bakışla indie-folk olarak isimlendiriyorlar. Yüzyüzeyken Konuşuruz gitar ve vokalde Kaan Boşnak, elektrik gitarda Engin Sevik, bas gitarda Burak Güngörmüş ve davulda Can Kalyoncu'dan oluşan kadrosuyla konserler vermekte.
Gökyüzünü Bir Tuvale Dönüştüren Sanatçıdan 8 Enfes Çalışma Daha
Fransız sanatçı Thomas Lamadieu'yü bir önceki galeride size tanıtmıştık. Sanatçı binalar arasındaki boşluğu fırsat bilip, yeteneğini de bu boşluklara katıp onların üzerine güzel çizimler gerçekleştiriyor. Çatılar ve oluklar onun için büyük fırsat ve çizdiği karakterler ise bulduğu boşluğa göre şekil değiştirmekte. En sıradışı boşluğu bulabilmek için, İspanya, Güney Kore, Fransa, Kanada ve geçen sene Amerika Birleşik Devletleri'ni ziyaret etmiş. Önceki galeriyi de görmek istiyorsanız: http://onedio.com/haber/gokyuzunu-tuval-olarak-kullanan-adam-292519
Reklam
Sadri Alışık Ödülleri İçin Geri Sayım Başladı
Bu yıl 20'ncisi düzenlenen 'Sadri Alışık Sinema ve Tiyatro Oyuncu Ödülleri' adayları Pazartesi günü açıklanacak. Ödüller, 4 Mayıs'ta MKM Atilla İlhan Salonu'nda gerçekleştirilecek törenle sahiplerine verilecek.Sinema ve tiyatro dünyası tarafından büyük bir heyecanla beklenen Sadri Alışık Sinema ve Tiyatro Oyuncu Ödülleri adayları 20 Nisan Pazartesi günü açıklanacak.Sinema ödülleri jüri başkanlığını Zuhal Olcay, tiyatro ödülleri jüri başkanlığını ise Üstün Akmen'in üstlendiği organizasyonda, jüri üyeliklerini Burak Göral, Fehmi Yaşar, Burçak Evren, Prof. Dr. Bülent Vardar, Mehmet Aslantuğ, Vecdi Sayar, Cem Duygulu, Dilek Yorulmaz, Eser Rüzgar, Hami Çağdaş, Mehmet Çiftçi, Nil Aykon, Refika Sezik, Rengin Uz, Sevil Özdemir, Tijen Savaşkan, Tolga Polat ve Yaşar İlksavaş yapıyor.Sadri Alışık Ödülleri Sinema Seçici Kurulu Başkanı Erden Kıral, bu sene yönettiği 'Gece' adlı filmde rol alan oyuncuların değerlendirme dışı kalmaması adına başkanlık görevinden çekildi.Türkiye'de sinema ve tiyatro dallarında oyuncu ödülleri veren tek ödül töreni olma özelliği taşıyan 'Sadri Alışık Sinema ve Tiyatro Oyuncu Ödülleri'nin 20'ncisi 4 Mayıs 2014 Pazartesi günü saat 20.30'da MKM Attila İlhan Salonu'nda gerçekleşecek.Sputniknews
İzledikten Sonra Kafanızda Soru İşaretleri Bırakacak 37 Muhteşem 'Mindfuck Movie'
'Mindfuck Movie' kavramını kısaca kafa karıştıran filmler olarak tanımlayabiliriz. Genellikle insan psikolojisi, hayaller, sanrılar, korkular gibi konularda kurgulanmış filmlerdir. Film sonunda 'ee neye bağladılar şimdi?', 'valla ben pek bir şey anlamadım abi ya' veya 'bu filmi bir kez daha izlemek lazım, tek seferde anlaşılacak film değil ya' gibi cümleler kuruyorsanız eğer, işte bu film tam bir 'Mindfuck Film' örneğidir. Hepinize iyi seyirler!
14 Adımda Kozmos ve Size Kendinizi Çok Önemsiz Hissettirecek Kozmos Takvimi
Kozmos; 'Olmuş veya olan ya da olacak her şey'dir. Bu tanım, ünlü gökbilimci Carl Sagan'ın Cosmos adlı kitabının ilk cümlesidir. İnsanlık, tarihi boyunca yaşadığı evreni gözlemlemeye ve sırlarını çözmeye çalışmıştır. Peki insanlık olarak bizler, sırrını çözmeye çalıştığımız evrenin ne kadar zamandır içerisindeyiz? Astronomlar, gözlemlenebilen evrenin yaşını 13.8 milyar yıl olarak tahmin ediyor. Peki evrenin tarihini 1 yıl ölçeğiyle incelersek, nasıl bir tablo karşımıza çıkar? Buyrun şimdi ona bakalım.
Reklam