Bu yıl 19'uncusu verilen 'Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri', Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri'nde, 'Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu' ödülünü Aslı Yılmaz, 'Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu' ödülünü Tuğrul Tülek aldı. 'Yılın En Başarılı Prodüksiyonu' ödülüne ise 'Bir Yaz Gecesi Rüyası' oyunu ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları layık görüldü.Gecede ayrıca, 'Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü' Prof. Dr. Zeliha Berksoy'a, 'Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü' Firuze Engin'e, 'Yapı Kredi Özel Ödülü' ise Şahika Tekand'a verildi.Törende konuşan Yapı Kredi Sanat Danışmanı Haldun Dormen, ilk kez 1919'da sahneye çıkan Afife Jale'nin, farkında olmadan bir devrim yaptığını anlattı.İstanbul Şehir Tiyatroları'nın 100. yılını da kutlayan Dormen, Şehir Tiyatroları için, 'İyi ki varsınız. İyi ki hep vardınız. İyi ki hep olacaksınız' dedi.Yapı Kredi CEO'su Faik Açıkalın da tiyatronun bir okul gibi sürekli bir şeyler öğrettiğini aktararak, 'Bize atfedilen, kültür sanat bankası ünvanına layık olmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu kapsamda edebiyattan tiyatroya, çağdaş sanattan müziğe, farklı alanlarda sanatçı ve sanatseverlere, büyük bir gurur ve mutlulukla destek olmaya çalışıyoruz' diye konuştu.
Özel bir koleksiyonda yeniden ortaya çıkarılan ünlü ressam Francis Bacon'ın iki kişisel portresi yazın Londra'da açık artırmayla satışa sunulmadan önce sergilenecek.Resim uzmanları Bacon'ın bu tablolarından haberdar olmakla birlikte eserleri kimin satın aldığını bilmiyordu.Eserlerin ilk sahibinin mirasçıları eserlerin satılmasına karar verdi. Kişisel Portre 1975 ve Kişisel Portre İçin Üç Etüt (1980) adlı iki tablonun 15'er milyon sterline satılması bekleniyor.İrlanda doğumlu İngiliz sanatçı Francis Bacon'ın, ressam arkadaşı Lucian Freud'a ait portre çalışması, 2013'te New York'da 142 milyon dolara satılarak bir açık artırmada ulaşılan en yüksek fiyatı elde etmişti.Müzayede kurumu Sotheby's'in çağdaş sanat konusundaki uluslararası uzmanı Oliver Barker, Bacon portrelerinin bulunmasının heyecan verici olduğunu belirtti.
Disney World'ün Giselle üzerindeki etkisi, ''Böylesi ancak Disney filmlerinde olur!'' dedirtecek türden...2014 yılının Eylül ayında, Floridalı annemiz Kristina Bewley, kızı Giselle'i ilk kez Disney World'e götürüyor. 4 yaşındaki minik Giselle Disney'deki prenseslerden tutun da Pixar karakterlerine kadar her şeyi o kadar çok seviyor ve mutlu oluyor ki bu sevinç, göreceğiniz fotoğraflara da yansıyor.Giselle, oldukça canayakın ve dikbaşlı, Down sendromlu küçük bir kız. Bu küçük kız Disney dünyasına annesinin diktiği kostümlerle gitmeye bayılıyor ve Giselle'in bu mutlu anları, kimi zaman özel efektlerin de eklendiği fotoğraflarla, annesi tarafından ölümsüzleştiriliyor. Sonuç ise görülmeye değer.
18. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali'nin programı Kuğulu Park'ta düzenlenen 'park partisiyle' açıklandı. 38 ülkeden, 133 film, 17 bölüm altında sinemaseverlerle buluşacak.18. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, Kuğulu Park’ta Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, sinema ve tiyatro oyuncusu Damla Sönmez ve vatandaşların katılımı ile düzenlenen etkinlikte festival programını açıkladı.Birçok atölye çalışması, forum ve panele de ev sahipliği yapacak olan Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali bu sene “18’in halleri” teması ile izleyici karşısına çıkıyor.Bianet'tte yer alan habere göre, bu sene bir ilk olmak üzere, tamamı gençlerden oluşan bir kurulla yürüten Festival’in genç kurul başkanı Damla Sönmez, birbirinden parlak ve yaratıcı 10 gençten oluşan kurul ile seçkisini tamamladıklarını söyledi.Sönmez, “Uçan Süpürge kadının insan hakları mücadelesinde büyük bir adım kadın sinema sanatçıları için vizyon gişe gibi kaygılar duymadan yer alabildikleri kendilerini var edebildikleri bir organizasyon. Bu organizasyonda yer almaktan, uzun yıllardır yakından takip ettiğim Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nin ilk genç kurul başkanı olmaktan onur duyuyorum” diye konuştuFestival Koordinatörü Özlem Kınal, “Pakistan’dan Etiyopya’ya, Kuzey Kıbrıs’tan Yeni Zelanda’ya, Tanzanya’dan Mozambik’e, Almanya’dan, Fransa’ya, Cezayir’den Gürcistan’a, Hindistan’dan Ermenistan’a, Türkiye’den Amerika’ya tam 38 ülkeden, 133 film, 17 bölüm altında sinemaseverlerle buluşuyor” dedi.
Ünlü fizikçi Stephen Hawking 3 boyutlu hologram aracılığıyla katıldığı bir etkinlikte, One Direction (1D) grubunun dağılacağı korkusuyla yaşayan kızların gönüllerine su serpti.ALS hastası olan Stephen Hawking, ilk kez 3 boyutlu teknolojiye (3D) başvurdu ve Avustralya’daki Sydney Opera Evi’nde düzenlenen bir etkinliğe katıldı. İngiltere’deki Cambridge Üniversitesi’ndeki ofisinden gerçek zamanlı olarak dinleyicileriyle buluşan ve hastalığından evrenin gizemlerine kadar çeşitli konularda konuşan Hawking, One Direction’ın sevilen üyesi Zayn Malik’in gruptan ayrılması konusunda ise ‘hâlâ bir umut olabileceğini’ savundu.'1D'NİN PARÇALANMASININ KOZMOLOJİK ETKİSİ'Hawking’e konuşmasının ardından şöyle bir soru geldi: “Zayn’ın One Direction’ı bırakması ve dünya genelindeki milyonlarca genç kızın kalbini kırmasının kozmolojik etkileri nelerdir?”PARALEL EVRENDE HER ŞEY MÜMKÜNÜnlü fizikçinin bu ilginç soruya verdiği cevap ise yine dahiceydi: “Sonunda ‘önem arz eden’ bir soru geldi. Kalbi kırık kızlara tavsiyem şudur: Kuramsal fizik çalışmalarını yakından takip etsinler. Çünkü bir gün birden fazla evren olduğuna dair bir kanıt yakalayabiliriz. Böylece kendi yaşadığımız evrenin dışında başka bir evren olduğu ihtimali imkânsızlıktan çıkar. Ve o başka evrende Zayn hala One Direction üyesi olabilir.”ZAYN MALİK'LE BU DÜNYADA OLMAZSA BAŞKA DÜNYADA …‘Bilimsel açıklamasını’ bir adım ileriye götüren Hawking, kızlara kalplerinden geçenin o kadar da imkansız olmadığının sinyalini verdi: “Zayn yüzünden kalbi kırılan bu kızlardan biri paralel evrende Zayn’la evli ve mutlu olduğunu da hayal edebilir.”Sputnik News
Herkesin hayatında takip ettiği ünlüler mutlaka vardır. Ya da onlara ait bilgilerin depolandığı internet siteleri. Benim de Twitter'da ilgiyle takip ettiğim 2.5 milyon takipçisi olan History In Pictures adlı hesaptan 20 kişinin fotoğrafını bir araya getirdim. Bonus olarak meşhur Eyfel Kulesi'nin 1888 yılında çekilmiş fotoğrafı da bu galerinin içinde.
Tiyatro, sinema oyuncusu Levent Kırca, 'Devlet sanatçısı unvanım geri alındı. Biri veriyor biri alıyor işte. Bu böyle. Süleyman Demirel vermişti. Tayyip Erdoğan aldı' dedi.Levent Kırca, tiyatroların durumu, siyasi hicivler, son filmi 'Sarhoşum gel beni al' filmine ilişkin soruları yanıtladı.Türkiye'de tiyatroların maddi destekten yoksun olduğunu vurgulayan Kırca, 'Tiyatro maalesef iyi bir noktaya gelmedi. Çünkü kısıtlamalar yasaklamalar var, devlet desteği yok. Çok parlak görünmüyor. Tiyatro daha özgür olmalı, her türlü desteği görmeli, sermaye çevresinden ve devletten destek görmeli. Her şeyden önce demokrasi ve özgürlük olmalı. Heykellerin yıkıldığı bir dönem yaşıyoruz. Sanat özgürlük ortamında yapılır. Oyunları bazen düğün salonlarında oynamak zorunda kalıyoruz' diye konuştu.Kırca, 'Tiyatro hayatın bir parçasıdır. İnsanların nefes almasını sağlayan bir sanat dalıdır. Eğitici ve öğreticidir' dedi.'TÜRKİYE'DE 'SİYASİ HİCİV' BASKILAR OLDUĞU İÇİN YOK'Kırca Türkiye'deki siyasi hicivlerle ilgili bir soru üzerine de 'Baskılar, yasaklamalar olduğu için yok. Bugünkü hükümet siyasi hicive yumuşak bakmadığı için yok' diye konuştu.'OLACAK O KADAR' ZÜLFÜ YÂRE DOKUNDUĞU İÇİN YASAKLANDI''Olacak O Kadar' isimli TV programınız 22 yıl sürdü. Neden şimdi böyle bir program yok?' soruları üzerine Kırca, 'Program yasaklandığı için yok. Zülfü yâre dokunduğu için bugünkü iktidar tarafından. Türk halkının söyleyemediğini söyleyen bir program. Seyirciyle özdeşleşti. Seyirci, söyleyemediğinin söylendiğini gördü. Sosyal bir taşlama. Bu nedenle çok fazla yöneticilerin işine gelmez. Seyirci hem güldü hem düşündü. Seviyeli bir mizah program' ifadelerini kullandı.'DEVLET SANATÇISI ÜNVANIMI DEMİREL VERDİ ERDOĞAN ALDI''Devlet sanatçısı unvanınız devam ediyor mu?' sorusu üzerine Kırca, 'Devlet sanatçısı unvanım geri alındı. Biri veriyor biri alıyor işte. Bu böyle. Süleyman Demirel vermişti. Tayyip Erdoğan aldı' dedi.'SARHOŞUM GEL BENİ AL' FİLMİNİN KONUSU KOMEDİKırca, 'Sarhoşum gel beni al' isimli son filminin siyasi konu içermemesi için özel bir çaba sarf ettiklerini belirterek, 'Yazan, yöneten benim. Film yeni bitti. Film, İstanbul'un farklı semtlerinde çekildi. Komedi filmi. İçinde hiçbir siyasi konu yok. Olmaması için de özel bir çaba sarf ettik. Ağustos ayının son haftasında vizyona girmesini bekliyoruz' diye konuştu.'BASKI ALTINDA OLAN ÜLKELERDE KOMEDİNİN DOZU ARTAR''Türkiye'de son yıllarda komedi filmleri artıyor size göre nedeni nedir?' sorusuna Kırca, 'Baskı altına olan ülkelerde güldürünün, komedinin dozu artar. Toplum gülme ihtiyacı duyar o nedenle komedi filmleri artıyor' yanıtını verdi.12 ödüllü 'Dımdızlak' isimli komedi oyununu sahneledikten sonra Levent Kırca ve ekibi, çekimleri yeni biten 'Sarhoşum gel beni al' isimli filmin pastasını kesti.Cumhuriyet
İngiltere'de yayımlanan Guardian gazetesi, İngiltere'nin Bristol kentinde insan dışkısıyla çalışan ilk otobüsün düzenli seferlerine başladığını aktarıyor.Gazetenin haberi özetle şöyle:'Avrupa'nın 2015 Yeşil Başkenti olan Bristol'da hizmete giren 'Bio-Bus' adlı 41 kişilik otobüs İngiltere'de türünün ilk örneği. Üstelik kokmuyor.''Otobüs sadece şık tasarımı ve esprili dış kaplamasıyla değil, insan dışkısıyla çalıştığı için de görenleri hayrete düşürüyor.'
Edebiyat, yaratıcılığa dayanan bütün sanat dallarında olduğu gibi, özneldir. Belirli ve herkes için geçerli ölçütlerle değerlendirilemez bu alanda verilen eserler. Yine de edebiyat eserlerini, çağdaşları ve toplum üstündeki etkilerinden yola çıkarak bir değerlendirmeye tutabiliriz. Özellikle söz konusu olan tür romansa, onların kendinden sonraki eserleri nasıl etkilediği, öbür yazın türleri üstündeki etkisinin ne olduğu ve okurların gözünde nasıl bir yer edindikleri önemlidir. Bunun içindir ki onlarca yıl önce yazılmış bir roman hâlâ okunur, edebiyat dünyasını ve bireyleri bugün de etkilemeye devam eder. Aşağıda, 20. yüzyılda yazılan ve mutlaka okunması, anlaşılması gereken 50 roman listesi yer alıyor. Kitapların sıralaması yazıldıkları yıllara göre yapılmıştır.Bu güzide listeyi Onlineaccredittedegrees'ten Notosoloji çevirmiş. Dilimize kazandırdığı için teşekkür ederiz!
'Director's Cut' çekilen filmlerin özel montajlanmış versiyonlarına verilen isimdir.Director's cut ile sinemada izlediğiniz bir filmin sahneleri ile dvd/vcd deki sahneleri hatta finalleri bile farklı olabiliyor.Bunun nedeni ise zaman kısıtlaması olmadan montajın yapılabilmesi ve yönetmenin biraz daha özgür davranabilmesi oluyor.İşte bu yöntem ile birden fazla final sahnesi olan filmlere bir kaç örnek...
Story Musgrave, Hubble uzay teleskobunun bütün gelişim aşamalarına tanıklık etmişti.1970’lerin ortalarında yapımına başlanan teleskop, Nisan 1990’da uzaya fırlatıldı. Hem astronot, hem doktor hem de bilim adamı olan ve yedi üniversite bitiren Musgrave, en küçük parçasından en büyüğüne kadar teleskobun her özelliğini biliyordu. Fakat teleskobun kalite kontrolüyle ilgili sorunlar olduğundan habersizdi.“Uzaya fırlatılır fırlatılmaz birçok sorun çıkaran Hubble’ın arızaları önceden önlenebilirdi,” diyor Musgrave.Parça, iletişim, elektronik gibi arızaların bir kısmı teleskobun ana aynasından kaynaklanıyordu. Yapılan araştırmalar, imalat sırasında aynanın kenarlarının biraz fazla düzleşecek şekilde rendelendiğini ortaya koydu. Bu nedenle 1,6 milyar dolara mal olan teleskopta düzgün görüntü vermesini engelleyen odaklanma sorunu çıkmıştı.
Singapurlu sanatçı Keng Lye, küçük su canlılarının inanılmaz gerçekçi heykellerini yapıyor. Adeta nefes almadan yaşayan bu heykelleri yaparken sadece boya ve reçine kullanan sanatçının eserleri büyük ilgi görüyor. İçeriğe konu olan bütün heykeller satılmış ve sanatçı yeni bir seri için yeniden kolları sıvamaya hazırlanıyor. Facebook Sayfası
Katar'da yayınlanan eş-Şark gazetesine konuşan 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 'AK Parti'nin esas kurucusu benim. AK Parti'nin hem ilk çıkardığı başbakan benim, ilk cumhurbaşkanı da benim. Cumhurbaşkanlığından sonra da başka bir makam yok, ne yapalım ki. Arkadaşlarımız da şimdi devraldılar. Onların başarılı olmasını istemekten başka bir arzum yok' dedi.Gül, kendisinin yeni dönemde Türkiye-Katar ilişkilerini başlatan kişi olduğunu belirterek, '2002 yılında başbakan olduğum dönemde, ondan sonra da hem Dışişleri Bakanı olduğum hem de Cumhurbaşkanı olduğum dönemde en ileri noktaya geldi. Bunu her iki ülkenin vatandaşları da büyük bir mutlulukla karşılıyor. Baba Emir ile bizim başlattığımız ilişkiler şimdi yeni Emir Temim ile ve Türkiye'deki Hükümet, Cumhurbaşkanı, hep beraber çok güçlü, bir ileri bir safhaya taşınıyor. Hep adım, adım ileri gidiyor' diye konuştu.Abdullah Gül'ün açıklamaları şöyle:Türkiye-Katar ilişkileri mükemmelGül, ilişkilerin geldiği noktaya Katar Emiri Şeyh Temim'in Çanakkale Savaşlarının 100'üncü Yılı Anma Törenleri'ne katılımını örnek göstererek, Türkiye'nin ilişkilerinin 'Aslında bütün Körfez ülkeleriyle 2002 yılında çok güçlü bir şekilde' başladığını, bütün Körfez ile gelişen bu ilişkilerde Katar'ın istisnai 'özel bir yeri' olduğunu aktardı.İki ülke arasındaki siyasi ilişkileri 'Mükemmel' şeklinde tanımlayan Gül, ilişkinin ekonomi gibi diğer alanlarında daha yapılacak şeyler olduğunu sözlerine ekledi.2002'den bugüne TürkiyeTürkiye'nin 2002'den bu yana gösterdiği gelişimden de bahseden Gül, 'Bu tarih öncesinde Türkiye'de siyasi açından çok kırılgan bir dönem olduğunu belirterek, tek başına hükümet olmanın siyasi, ekonomik, hukuk reformları gerçekleştirme imkanı sağladığını, bu reformların da ekonomik, demokratik ve hukuk standartlarını yükselttiğini ve güçlü hale getirdiğini'kaydetti.Yapısal reformların ekonomi alanında çok güçlü büyüme eğilimi olarak sonuç verdiğini belirten Abdullah Gül, dış politikada da iki önemli adım olduğunu şu sözlerle anlattı:'Biri bütün İslam ve özellikle Arap coğrafyasıyla Türkiye yeniden buluştu ve çok özel stratejik bir bakışla bütün Arap dünyası, Körfez ülkeleriyle ilişkilerimizi yeniden ele aldık. Bizim bu açılımımız bütün Arap halkları tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı. Adeta kardeşlerin birbirini tekrar keşfetmesi gibi oldu. Diğer bir dış politika ayağı da aynı zamanda bir Avrupa ülkesi de olan Türkiye, Avrupa'da toprağı olan Türkiye Avrupa Birliği (AB) ile müzakerelerini hızlandırdı ve tam üyelik müzakerelerine başladı.'Gül, '7 Haziran genel seçimleriyle ilgili, istikrarın önemli olduğunu halkın bu önemi her zaman gördüğünü' belirterek, 'Kanaatinin istikrarın devam edeceği yönünde' olduğunu söyledi.
150 dakikayı bulan dizi süreleri, setlerdeki çalışma şartları başarılı oyuncuyu isyan ettirdi. Ve kesin kararını ilan etti.Cumhuriyet'ten Neslihan Akdaş'ın haberine göre, sanatçı Engin Günaydın'ın sözleri şu şekilde;“Konservatuvarda okuduğum yıllarda, abim memleketimiz Tokat Erbaa’da radyo açmaya karar verdi. Benim de başında olmamı istedi (Tansu Çiller’in ‘Radyomu istiyorum’ diyerek siyah kurdele taktığı zamanlar). Radyoyu açtık. Pink Floyd, Bon Jovi filan çalıyorduk. Pink Floyd’a ‘Pink Flayt’, Bon Jovi’ye ‘Ban Javi’ diyorduk. Acayip havalıydık. Sonra abim bu radyonun geliri nereden olacak, diye sordu. Reklam alman lazım, dedim. Uğraştı, reklam bulamadı. Sonra bir gün, bir fikirle geldi. Radyoya çok fazla şarkı isteği geliyordu. Bunları paralı hale getireceğiz, dedi.
Bilindiği üzere çizgiroman dünyasında en çok duyulan 2 şirket var, biri Marvel, diğeri de DC. Birkaç filmi kapsayan 'ortak sinema evreni' olayı Marvel tarafından birkaç yıldır güzel bir şekilde yürütülüyor. Şu ana kadar 2 DC kahramanını aynı filmde görmek nasip olmadı, ama seneye Batman v Superman: Dawn of Justice ile DC de sinema evreninde boy göstermeye başlayacak. Bu listemizde şu an devam eden ve proje aşamasında olan DC dizileri ve filmlerini listeleyeceğiz. Bazı yapımlar Vertigo yayınlarından olsa da bunları da DC çatısı altında oldukları için listemize aldık. Bu dizi ve filmlerle ilgili daha detaylı bilgi sahibi olmak istiyorsanız sayfamızı ziyaret edin: https://www.facebook.com/JLTurkiye
Bu listede anlaşılması zor, kolay idrak edilemeyen, sakin kafayla izlenmesi gereken filmleri irdeledik. Herkese hitap etmeyeceği açık olan fakat ciddi takipçi kitlesi bulunan filmleri büyük keyif alarak seçtik. 'Anlayamazsınız' muhabbetini umarız tüm onedio takipçileri hatırlar. 'Beni en çok çeken şey film bittikten sonra seyircinin verdiği tepki, mallaşması.' -David Lynch