Michael Ende, Momo'da dikkatimizi 'zaman' kavramına çekiyor ve sorgulamadan harcadığımız bu kavramı farklı bir bakış açısı ile önümüze seriyor; o çocuğun gözüyle çeşitli değerleri fark etmemizi sağlıyor.Biz, sizler için kitaptaki görseller ile 10 içerik derledik... Kitabı 'okunacaklar listesi'ne eklemeniz dileğiyle :)'Hem çocuklara hem de çocuk kalmaya çalışan büyüklere...'
Şiirler, kalbimizden geçen hislerin aynadaki yansıması iken şairler ise o yansımaların tercümanlarıdır. Türk Edebiyatına gönül vermiş birçok şair başarılı birçok esere hayat vermiş ve bizlerin hayatlarına bir parça avuntu vaat etmiştir. Biz de bu değerlere önem vererek, Onedio olarak sizler için duyduğunuz hayal kırıklığı ve özlemleri kendi yaşantılarından yola çıkarak sağlam kalemleri ile kâğıda döken şairlerimizin, yazdıkları özlem temalı şiirleri listeledik.
Bu köylüler Etnomüzikolog Bela Bartok'un iki sözünü felsefe olarak benimsemişler.'Topraktan kopuk olan her müzik ölmeye mahkumdur.''Konservatuvarlarınızı dağlara kurun'
Dinlediğiniz zaman Aynur Aydın'ın sesinin Jennifer Lopez, Rihanna, Britney Spears gibi dünyaca ünlü şarkıcıların sesinden bir farkı olmadığını anlayabiliyorsunuz. Abartmıyorum dinlemeye başladığınızda dumura uğrayabilirsiniz benden söylemesi. Onu dinlenilir yapan şey de şarkılarının bizim alışmış olduğumuz Türk pop müziklerinden çok farklı olması.
ABD’li biyomühendisler, bir algoritma ile yapacaklarımızı önceden tahmin edebilen “medyum robot” geliştirdiler. Öngöreceğiniz üzerine yazılım, insan zihnini okumuyor, ancak önceki aktiviteleri inceleyip buna göre hesaplamalar yapıyor ve tahminde bulunuyor.
Franz von Bayros aslen Hırvat olup eğitimini Viyana Güzel Sanatlar Akademisi'nde tamamlamış bir sanatçı. Bir Viktorya Dönemi çocuğu olan Bayros, sadece kendi döneminde değil bizim dönemimizde de oldukça kışkırtıcı bulunan eskizleriyle tanınıyor. Kabarık etekler ve savrulmuş saçlar işlerinde gördüğümüz detaylardan sadece birkaçı. Bayros'un çizimleri aslında Viktorya Dönemi'nin seçkin ama hafif meşrep kadınlarının özeti olan tasvirler. Gotik estetik ve rokokonun flörtözlüğünü birleştirdiği 2000'in üzerinde işi olan Bayros, muhtemelen fetiş objeleri işlerinde kullanan ilk sanatçıydı.
Bu hafta mizahın gündeminde; Uykusuz, Ahmet Davutoğlu'nu seçim konusuyla kapağına taşıdı. Penguen, Erdoğan - Merkel buluşması ve 'koltuk olayı'nı resmederken, Leman bu hafta çift kapakla bayilerde olacak. Kapaklardan biri yine 'koltuk olayı' üzerine hazırlandı; diğerinde ise evinde polis kurşunuyla vurularak hayatını kaybeden Dilek Doğan anıldı.
Bazıları çok eğlenceli kabul ediyoruz. Hatta dilimize dolandıkları bile oluyor. Her yerde duymaya alıştığımız ve yadırgamadığımız örnekleri de çok. Ama bazıları var ki gerçekten insanın kulağını kanatıyorlar kalitesizlikten. Derledik ki dinlemeyin. Ya da dinleyip kendinize sabır testi yapabilirsiniz. Kolay gelsin şimdiden.
Manu KatchéFildişi Sahilleri’nde doğan Manu Katché hem alaylı hem okullu müzisyenlerden. Ritim yeteneği ailesinden ve yaşadığı bölgeden geliyor ama müzisyen bununla yetinmemiş ve alanında akademik kariyer de yapmış. Sting’den Peter Gabriel’a birçok ünlü isimle çalışmış olan davulcu, son albümünde çalıştığı ekiple sahne alacak.Tarih: 22 EkimYer: Cemal Reşit Rey Konser Salonu
Rich McCor bir İngiliz fotoğraf sanatçısı. Çektiği normal fotoğrafların yanı sıra onu asıl farklı kılan, bir parça kağıtla yaşadığı İngiltere, Londra'da ve ziyaret ettiği Paris, Stockholm, Kopenhag gibi şehirlere çok değişik bir dokunuş yapabilmesi. Sanatçı kağıttan kestiği imgeleri şehrin öyle güzel yerlerine yerleştirip fotoğraflıyor ki, böylesine bir basitlikten çıkan sanat sizi şaşırtıyor. İşte sanatçının sizin için seçtiğimiz birbirinden güzel 26 çalışması.Sanatçının daha fazla çalışmasını İnstagram hesabından görebilirsiniz.
Kağıtları keserek oluşturduğu hayvan silüetlerini, tabiatın sınırsız renk ve desen paletini kullanarak fotoğraflayan Nikolai Tolstyh'un, yaratıcılığına diyecek bir sözümüz yok. Hayvanları fotoğraflarken seçtiği arka planlar sayesinde oluşturduğu kompozisyonlar ise güzellikleriyle bizi adeta mest etti. Bakalım sizler ne diyeceksiniz?Sanatçının çalışmalarını, Instagram hesabından takip edebilirsiniz.
2004’te İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nce başlatılan Marmaray kazılarında çıkarılan eserler ve batıkların sergilenmesi için Yenikapı’da inşa edilecek müzeye onay verildi.
Öncelikle şunu belirtmekte fayda var. Bu iddia yakın zamanda değil, Ağustos’un başlarında ortaya atıldı. Fakat ülkemizde yayın yapan kuruluşlar bu iddiayı nedense bu günlerde dile getirme gereği duydular. Bu iddianın kaynağı ise işte bu site.
Metali uzatmanın malzemeyi zayıflatacağını düşünebilirsiniz; ama aslında tam tersi. Araştırmacılar, kusurları yok etmek için nanoskopik metal kristallerini toplayan bir teknik geliştirdiler. Bilimadamları kristali nazikçe ve sürekli olarak gererek, “kaymaları” serbest yüzeye çıkarıyor ve materyalden atıyor. Bunun sonucu olarak madde çatlama ve işlevini yitirme özellikleri azalma gösteriyor.Bu tekniği binalar ya da araçlarda gördüğünüz türden daha büyük (yani görülebilir) metallerde göremeyebilirsiniz. Nanoölçekli metali geliştiren aynı yöntem, makro seviyesinde olumsuz etki yaratıyor. Yine de en küçük kırıkların bile daha büyük sorunlara sebep olabileceği işlemciler ve benzeri aygıtlar için bu çok faydalı bir teknik olabilir.
Hatta yarışmayı sadece Avrupa ile sınırlamak doğru olmaz. Öyle ki bu yıl Avustralya bile yarışmacı olarak yer aldı. O zaman gelin bu önemli etkinliğin, Amerika Birleşik Devletlerinden Çin'e kadar tüm dünyada canlı yayınlanan ve yüz milyonlarca seyirciyi ekrana kilitleyen bu yarışmanın finallerde, halk oylamasında ve jüri oylamasında en yüksek puanları alan 20 şarkısına göz atalım.
Hubble Teleskopu ve Kepler görevinden toplanan verileri kullanan NASA’nın Uzay Teleskop Bilimi Enstitüsü’ndeki takımı ilk defa dünyaya benzer gezegenlerin, evrenin yaşama süresinin hangi kısmında karşımıza çıkacağıyla ilgili tahminlerde bulundu. Güneş sistemimiz bundan 4.6 milyar yıl önce oluştuğunda, dünyaya benzer gezegenlerden yalnızca %8’i vardı. Peki gökbilimciler bu sonuçlara nasıl ulaştı? Uzak galaksilere bakmak, zamanda geriye gitmeye benzer ve evrenin eski halinin görüntülerini toplayarak yıldız oluşumu oranına kadar birçok ilginç bilgi konusunda çıkarımlar yapabiliriz. Bu bilgiler ışığında araştırmacılar, %8’lik kesimin dışında kalan ve henüz oluşmamış %92 oranındaki gezegenlerin bugünden 100 milyar ila 1 trilyon yıl sonrası arasında ortaya çıkacağını tahmin ediyor.Bu, el el üstünde beklememiz anlamına gelmiyor. Kepler göreviyle daha şimdiden gök bilimciler yalnızca bizim gezegenimizde bile bir milyardan fazla dünyaya benzer gezegenin bulunduğunu söylüyor. Eğer şanslıysak bunlardan birinde sümüksü uzaylı mikroplar, ya da en azından yaşanabilir hale getirebileceğimiz bir atmosfer vardır.
Onur Ünlü’nün senaryosunu yazdığı; Türkan Şoray'ın da yönetmen koltuğunda oturduğu, kasabaya bir pavyonun gelmesi ile yaşananları konu alan Uzaklarda Arama filminden ilk tanıtım fragmanı yayınlandı.