MART
Bakan Koca'dan Salgının İstanbul'daki Son Durumu Ve Alınacak Önlemlere İlişkin Açıklama:
İSTANBUL (AA) - Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 'İstanbul'da vaka sayıları, Türkiye genelindeki toplam vaka sayılarının yüzde 40'ına ulaşmıştır. Bu tablo ülke ortalamasından en az iki kat endişe vericidir. Risk, mevsim şartları sebebiyle giderek artacaktır.' dedi. Bakan Koca, İstanbul Valiliğinde kentteki salgınla mücadele çalışmalarının ele alındığı, 2 saat 40 dakika süren toplantının ardından açıklama yaptı. Sağlık Bakanı Koca, toplantının bakan yardımcıları, İstanbul Valisi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri, kolluk kuvvetlerinin amirleri, başkanvekili, il sağlık müdürü ve İstanbul'un 39 ilçesinin belediye başkanlarının katılımıyla gerçekleştiğini söyledi.Mücadele ortakları olarak salgının başlangıcından bu yana karşılaştıkları en ciddi sorunlardan biri için bir araya geldiklerini belirten Koca, 'İstanbul, dünyanın en kalabalık kentleri arasında 14. sıradadır. Bu özellik koronavirüs salgınında aynı derecede bir zorluk demektir. Virüsün yayılmasına en elverişli yerlerden biriyiz. Uzun süre gösterdiğimiz başarıyı maalesef sürdüremedik. Gelinen nokta daha kuralcı ve disiplinli olmamızı zorunlu kılmaktadır. İstanbul'da vaka sayıları, Türkiye genelindeki toplam vaka sayılarının yüzde 40'ına ulaşmıştır. Bu tablo ülke ortalamasından en az iki kat endişe vericidir. Risk, mevsim şartları sebebiyle giderek artacaktır.' diye konuştu.Geçen hafta içinde son bir ayın ortalamasına göre 28 ilçede artışın yüzde 50'nin üzerinde olduğunu aktaran Bakan Koca, sözlerine şöyle devam etti: '11 ilçede artış oranı yüzde 50-60, 10 ilçede yüzde 60-70 arasında, 7 ilçede ise artış oranı yüzde 70-80 aralığındadır. Artışın öne çıkan nedenlerinden biri tedbirlerin gevşetilmesi, diğeri ise kış sebebiyle İstanbul'a yoğun dönüşlerdir. İstanbulluların kurallara uyabilmek için baş etmekte en zorlandıkları şey elbette kalabalıktır. Bizlerden çözüm beklediğiniz konuların başında teması kaçınılmaz kılan kalabalık ortamlar olduğunu biliyoruz. Sosyal mesafe kuralının uygulanabilir hale gelmesi, pek çok durumda şartların iyileştirilmesine bağlıdır.' Toplu taşıma, pazar yerleri, alışveriş ortamlar, çeşitli kent alanlarının müdahale bekleyen konular olduğunu aktaran Koca, 'Yaptığımız toplantıda yetkililer ile bu sorunları tek tek ele aldık. Nüfusun büyük kısmını oluşturan riski sabah akşam göğüsleyen, işçi, memur, çalışan kesimin işe aynı saatte gidip aynı saatte dönmesinin mümkün mertebe önlenmesini amaçlıyoruz. Kurallara uymanın mümkün olmadığı toplu taşımada risk devam ettikçe istediğimiz düzeyde başarılı olamayız. Bu sebeple toplantıda, otobüs, metrobüs, metro ve tramvay seferlerine ek seferler konması, saat düzenlemesi yapılması gündeme getirilmiştir. Kamu ve özel sektör çalışma saatlerinin pandemi şartlarına göre gözden geçirilmesi ele alınan konulardan biridir. Kurumlar tarafından ofise gitmeden yapılması mümkün işlerin uzaktan erişim ile evde yapılması kolaylığı sunulmalıdır.''Salgınla savaş tek başına kurumların gücüyle kazanılamaz'İstanbul'da, semt pazarlarında ve çeşitli alışveriş mekanlarında sosyal mesafenin korunamadığına işaret eden Koca, ulaşımda olduğu gibi bu konuda da sadece denetimle yetinilemeyeceğini, ilgili uzmanların ve planlamacıların gerekli çözümleri bulacağını düşündüğünü dile getirdi.Vatandaşlardan bu süre zarfında tedbirlerden yana fedakarlık isteyen Koca, 'Salgınla savaş tek başına kurumların gücüyle kazanılamaz. Gelinen noktada desteğinize daha önce olmadığı kadar ihtiyacımız var. Bu destek için sizden kuralcı olmanızı istemek zorundayım. Üç kuralımız var; maske, sosyal mesafe ve temizlik. Bu üç kuralın yanı sıra hayatımızı disipline sokmamız gerekiyor, kalabalık ortamlardan kaçınmamız gerekiyor.' diye konuştu.Dışarı çıkma mecburiyeti olmayanların evde zaman geçirmelerini isteyen Koca, şöyle konuştu:'İzolasyonda olanlar evlerinden ayrılmasın. Testi pozitif çıkanlar temaslılarını filyasyon ekiplerimize eksiksiz bildirsin. Yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar kendilerini korumaya alsın. Memleketten dönenler mutat buluşmalardan kaçınsın. Zorunlu olmadıkça akrabalarla, başka ailelerle bir araya gelmeyin. Zorunlu olmayan kutlama ve törenleri lütfen erteleyin. Salgınla savaşın bu aşaması disiplin istiyor.'Koca, çalışma arkadaşlarıyla 5 günlük program için İstanbul'da olacağına dikkati çekerek, 'Ekiplerimizle hizmet ve operasyon kapasitemizi gözden geçirdik, güçlüyüz. Sağlık çalışanlarımız tanık olduğumuz özveriyi göstermeye daima hazır, fakat asıl başarı hastanelerimize olabildiğince az ihtiyaç duyabilmektir. Sağduyunuza güveniyoruz. Vaka sayılarındaki artıştan daha güçlü bir uyarı düşünemiyoruz.' ifadesini kullandı.İstanbul'un tüm yönetim birimleriyle Kovid-19 ile mücadele konusunda hareket geçtiğini dikkati çeken Koca, Bilim Kurulu toplantısının çarşamba günü İstanbul'da yapılacağını kaydetti.'Bütün gücümüzle buradayız.' diyen Koca, kararlı mücadele ile salgının gerileyeceğine inandığını sözlerine ekledi.
Bağdat'ta Fransa Büyükelçiliği Önünde Protesto
BAĞDAT (AA) - Irak'ın başkenti Bağdat'ta, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un İslam karşıtı açıklamalarına tepkiler sürerken, Şii gruplar Fransa Büyükelçiliği önünde protesto düzenledi.Bağdat'ın merkezinde yer alan Fransa Büyükelçiliği önünde toplanan ve Irak bayrakları taşıyan grup, Macron'a karşı sloganlar attı.Macron'un üzerinde kırmızı çarpı işareti olan posterlerini taşıyan protestocular, Fransız ürünlerini boykot etme çağrısı da yaptı.Taşınan bazı pankartlarda, 'Hep birlikte Macron'a haddini bildirelim ve Fransız mallarını boykot edelim.' ifadesinin yazılı olduğu görüldü. Başkent Bağdat'ta dün de Macron'un açıklamlarına karşı gösteri düzenlenmişti.Fransız yetkililerin son dönemde artan İslam karşıtı tutumuna İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), İslami Eğitim, Bilim ve Kültür Organizasyonu (ISESCO) ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) gibi kurumların yanı sıra çeşitli Arap ülkelerinden tepkiler gelmişti.Fransa'da 16 Ekim'de Hazreti Muhammed'e hakaret içerikli karikatürleri derste öğrencilerine gösteren bir öğretmenin başı kesilerek öldürülmesinin ardından, siyasetçilerin büyük bir kısmının İslam'ı ve Müslümanları hedef alan açıklamalarda bulunması tartışma ve İslam dünyasında protestolara yol açtı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron son dönemdeki bir açıklamasında, Hazreti Muhammed'e yönelik karikatürleri yayınlamaktan geri durmayacaklarını söylemişti.
Bora Farsak Yazio: Covid-19'da Mucize Gerçekleşmeyecek Boşuna Beklemeyin
Neredeyse 1 yıldır biz dahil tüm dünya Covid-19 üzerine yoğunlaştı. O semptom, bu ilaç, şu aşı derken maddi manevi Covid-19’a yenik düştük. Savaş kaybedilmiş değil sonunda kazanılacak. Ama beklenildiği gibi bugün aşı çıktı, okus- pokus ertesi gün Covid-19 bitti böyle bir mucize gerçekleşmeyecek. Önünde bilimsel, kanuni ve ciddi piyasa engelleri var. Bunun üzerine jeopolitik gerilimler ve ulusalcı yaklaşımlarda eklendiğinde yüksek riskli bile olsa birçok ülke ya da bireyin arzu ettikleri tedaviye ya da aşıya ulaşamayacağı kesin.Çinli bilim insanlarının Covid-19 Genom sıralamasını internette yayınlamasının üzerinden geçen süre içerisinde birçok ülke, birçok bilim insanı aşı ve tedavi geliştirmek üzere uğraşmakta. Şu anda 80'in üzerinde aşı çalışması var fakat üstesinden gelinmesi gereken bir o kadar da problem var.
Soner Arica Yazio: Kim Olduğumuz Kendimizi İlgilendiriyor; Şarkılarımız İlgi Alanına Girenleri
konu hiç magazinsel hale dönüşmeden ortasından girmek istiyorum bahçeye. Bu sektörde yol aldığım onca zamanda hem birebir tanıklığım, hem de başkalarından duyduğumda anlamlı bulamadığım bir davranış modeli var.bu modelde, alanında adını bir şekilde duyurmuş biri, hizmet almak istediği herhangi bir durumda, oluşabilen en doğal aksama ya da yanlışlıklar karşısında, servis yapana 'sen benim kim olduğumu biliyor musun ?'  diye soruyor. Neresinden baksak gereksiz ve saçma bir soru. Yahu kasıtlı yapılmamış bir aksaklık, senin kim olduğun bilinince mi gerçekleşmeyecek? böyle bir mistik güç var da bize mi öğretmediler.en çok valeler, garsonlar, kasiyerler maruz kalıyorlar bu taşkın öfkeli soruya. Belki istisnaları vardır bilmiyorum o sırada servis bekleyen de çok gerekmediği halde mağdur olmuştur filan (yine de hak 'benim kim olduğumu biliyor musun? çıkışıyla aranmaz) ama kim olma meselesi sorunu çözemiyor malesef.şimdi çok örneğini biliyorum, birkaç isim ve olay hemen sayabilirim fakat derdim kişilerle değil. o kişiyi bu davranışa itecek bilinçle daha ilgiliyim. ilgiliyim çünkü ben de karşılaşabilirim. aynı mahallede işimiz gücümüz oluyor bazen. tabi bu soruyla karşılaşsam, muhtemelen 'kim olduğunuzu bilmiyorum, niye bilmem gerekiyor?' diyeceğim.kim olduğunu bileceğimiz kadar sızamamışsın işte o hayata, bunun için zaman gerekir, uzun yolculuklar gerekir, defalarca değil bir kerede olacaksa çok etkili bir tanışma gerekir... hasbelkader esen bir rüzgarın etkisiyle girilen hayatlarda rüzgar dinerse ilerleyecek yol bulamayabilir dal parçası.her mesleğin ve tabi yaşama sanatının yeni yolcusunda tanık olabileceğimiz bu durumu bir şekilde müzikle ifade alanı arayan yolculara bağlayarak bitirmek istiyorum (varsa bu şekil tabansız içgüdüsü olanlar kendilerine uyarlasınlar)...
Reklam
Amazon'da Böcek Yiyen 9 Kuş Türü Popülasyonunda Keskin Düşüş
ANKARA (AA) - Amazon'da böcek yiyen kuş türlerinin sayısının son yıllarda önemli ölçüde azaldığı bildirildi. Sonuçları 'Ecology Letters' dergisinde yayımlanan araştırma, Amazon'un insandan uzak bölgelerinde böcek yiyen kuş türlerinin popülasyonunda keskin düşüş yaşandığını ortaya koydu. Çevre biyoloğu Thomas Lovejoy liderliğinde Amazon'da ormansızlaştırmanın neticelerine ilişkin yapılan çalışma çerçevesinde 30 yılı aşkın süre önce kayıt altına alınan veriden faydalanıldı, neredeyse görünmez olan ve kuşlara zarar vermeden sayılarını tespit edebilen ağlar kullandı. Tenis kortlarındaki ağlardan 20 kat uzun ve 3 kat yüksek olan bu ağlara takılan kuşlar, sayımları ve ölçümleri yapıldıktan sonra salıverildi. Uzmanlar ayrıca ormanın el değmemiş bölgelerinde inceleme yürüttü. Manaus'un 65 kilometre kuzeyindeki Kamp 41, bu bölgelerin merkez üssü konumundaydı. Bilim insanları, son yıllarda ormanın iç kesimlerindeki düzlüklerde 9 böcek yiyen kuş türü popülasyonunda keskin düşüşe rastladı. Meyve yiyen kuş türlerinin sayısında ise böyle bir azalma gözlemlenmedi. Bu düşüşe avlanma, istilacı bir yırtıcı hayvan ya da bir tür patojenin yol açmış olabileceği ihtimallerini bertaraf eden bilim insanları, tek mantıklı açıklamanın iklim krizi gibi göründüğüne işaret etti. Lovejoy, Amazon'un iç kesimlerinde daha kuru ve sıcak hava koşullarının, 'kuşları strese sokmuş' ya da ormanda gıda kaynaklarını azaltan 'yapısal değişikliğe yol açmış' olabileceğini söyledi.
Trendyol'dan "Sepette İyilik Hareketi" Projesi
İSTANBUL (AA) - Trendyol, sosyal sorumluluk projesi 'Sepette İyilik Hareketi' ile sivil toplum kuruluşlarını desteklemeye devam ediyor. Trendyol açıklamasına göre, sivil toplum kuruluşlarının en önemli gelir kaynağı olan ürünleri, platformdaki müşterileriyle buluşturan Şirket, 27 Ekim’i 'Sepette İyilik Günü' ilan etti.Marka, 'Sepette İyilik Hareketi' ile gerçekleşen satışların tüm gelirini komisyon almadan sivil toplum kuruluşlarına aktarıyor. Böylece sağlanan ek gelirle kuruluşların ürettikleri toplumsal faydayı artırmalarına katkı sağlıyor.Açıklamaya göre, söz konusu harekete özel platformda oluşturulan 'Sepette İyilik' butiğinde sivil toplum kuruluşlarının çantadan deftere, kalemden bardağa, su mataralarından fulara, telefon kılıflarından hediye sepetlerine, çikolatadan bilekliğe kadar binden fazla ürünü yer alıyor. Trendyol’un başlattığı bu iyilik hareketine katılmak isteyenler Bilim Kahramanları Derneği, ÇED, Darüşşafaka, Givin, Gülmek İyileştirir Derneği, Hayata Destek Derneği, HAYTAP, İstanbul Zihinsel Engelliler İçin Eğitim ve Dayanışma Vakfı, KAÇUV, KEDV, Kalben, Türk Kızılayı, Make A Wish Türkiye, Sosyal Ben Vakfı, OBİDEV, TİDER, Tohum Otizm Vakfı, TOG, TEGV, TOFD, TOÇEV ve Yeşilay’ın ürünlerinden satın alarak destek verebiliyor.
Reklam
Bunlar Resmen Kısa Film! Klip Çekelim Derken İşi Çok İleri Seviyeye Taşımış 20 Şarkı
etiket
Bazı şarkılar yalnızca şarkı olarak kalmıyor; pahalı prodüksiyon ve büyük emeklerle çekilmiş klipleriyle hafızalarımızda adeta kısa bir film tadı bırakıyor. Bu şarkılardan bazılarını duyduğumuz anda müzik bizi bir anda zihnimize kazınmış olan klibin içerisine götürüyor ve adeta onun bir parçası haline geliyoruz.Klip çekelim derken işi çok ileri seviyeye taşımış şarkıları sizler için derledik.Peki, sizin favori klipleriniz hangileri? Yorumlara bekliyoruz! 😉
Kahin Tepe İkinci Göbeklitepe Olma Yolunda
KASTAMONU (AA) - Kastamonu Valisi Avni Çakır, Kahin Tepe'nin buluntuların ortaya çıkmasıyla ikinci bir Göbeklitepe olma yolunda hızla ilerleyeceğini söyledi.Çakır, Kastamonu'nun Araç ilçesindeki arkeolojik alanda incelemelerde bulundu, Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Nurperi Ayengin danışmanlığında devam eden Kahin Tepe kazısı hakkında bilgi aldı. Vali Çakır, gazetecilere yaptığı açıklamada, bölgede çıkan buluntuları inceleme fırsatı bulduklarını söyledi. Önemli buluntulara şahitlik ettiklerini anlatan Çakır, 'Kastamonu bildiğiniz gibi tarihi ve kadim bir şehir. Milattan önce 2-3 binli yıllara dayanan bir yaşam merkezi. İnşallah Kahin Tepe'de devam eden çalışmaların neticesinde medeniyetlerin beşiği olan ilimizin belki de Anadolu'nun en eski yerleşim yerlerinden bir tanesi olduğuna tanıklık ediyoruz.' ifadelerini kullandı. 'Buradaki buluntular sanki Göbeklitepe'den daha önce yapıldığını düşündürüyor'Kahin Tepe'nin ikinci bir Göbeklitepe olma yolunda hızla ilerleyeceğini vurgulayan Vali Çakır, şöyle devam etti:'Göbeklitepe ile birlikte Anadolu'da yerleşim 10 bin yıl öncesine kadar dayandı. Buradaki buluntular sanki Göbeklitepe'den dana önce yapıldığını düşündürüyor. Sanki buradan elde edilen tecrübe ile Göbeklitepe inşa edilmiş olabilir. Kahin Tepe'de medeniyetin 10-12 bin yıl önce yerleştiği yönünde buluntular var. Bu da hem ilimizin kadim şehir özelliğini perçinleyen hem de kültürel zenginliğine katkı sunan bir keşif. Burada arkadaşlarımız 3 yıldır Kültür Bakanlığımızın ve DSİ'nin yardımlarıyla bu çalışmaları yapıyorlar. İnşallah buluntuların ortaya çıkmasıyla Kahin Tepe ikinci bir Göbeklitepe olma yolunda hızla ilerleyecektir. Çalışamların sonunda ikinci bir Göbeklitepe'yi de burada tüm insanlığın kültürel mirasına sunacağız.' 'Burası gerçekten Anadolu tarihi ve dünya tarihi açısından çok önemli bir yerleşim yeri'Dr. Öğretim Üyesi Nurperi Ayengin ise Karadeniz'in bilinmeyen Akeramik Neolitik dönemini açığa çıkardıklarını söyledi.Kazılarda Karadeniz'de bu döneme ait ilk buluntulara rastladıklarını aktaran Ayengin, şu bilgileri paylaştı:'Karadeniz'de daha önce böyle bir dönem bilinmiyordu. İlk defa bu yerleşimde gördük. Bu kültürü Göbeklitepe, Nevali Çori ve Çayönü gibi yerleşimlerden tanıyorduk ama Karadeniz'in Akeramik Neolitik dönemini bilmiyorduk. Yine aynı şekilde burada da şamanik bir inanç var. Bu inancın bütün bulgularını, verilerini görüyoruz. Buranın bir tapınma alanı ve toplanma alanı olduğunu düşünüyoruz. O dönemde insanlar hayvanlara tapıyorlar. Burası gerçekten Anadolu tarihi ve dünya tarihi açısından çok önemli bir yerleşim yeri.' Salgın nedeniyle çalışmalarda aksamalar yaşandığını belirten Ayengin, 'Seneye pandemi ortadan kalkarsa çok daha büyük bir ekiple gelip, jeoradarla alanda çalışmalar yapacağız. Bizim kendi tespitlerimiz de var. Onlardan da yararlanarak kazı çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Tapınakları da bulacağımıza inanıyoruz. Çünkü mimaride kullanılan buluntularımız var. Mimari için özel üretilmiş dikmelerimiz var.' diye konuştu.
Kahin Tepe İkinci Göbeklitepe Olma Yolunda
KASTAMONU (AA) - Kastamonu Valisi Avni Çakır, Kahin Tepe'nin buluntuların ortaya çıkmasıyla ikinci bir Göbeklitepe olma yolunda hızla ilerleyeceğini söyledi.Çakır, Kastamonu'nun Araç ilçesindeki arkeolojik alanda incelemelerde bulundu, Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Nurperi Ayengin danışmanlığında devam eden Kahin Tepe kazısı hakkında bilgi aldı. Vali Çakır, gazetecilere yaptığı açıklamada, bölgede çıkan buluntuları inceleme fırsatı bulduklarını söyledi. Önemli buluntulara şahitlik ettiklerini anlatan Çakır, 'Kastamonu bildiğiniz gibi tarihi ve kadim bir şehir. Milattan önce 2-3 binli yıllara dayanan bir yaşam merkezi. İnşallah Kahin Tepe'de devam eden çalışmaların neticesinde medeniyetlerin beşiği olan ilimizin belki de Anadolu'nun en eski yerleşim yerlerinden bir tanesi olduğuna tanıklık ediyoruz.' ifadelerini kullandı. 'Buradaki buluntular sanki Göbeklitepe'den daha önce yapıldığını düşündürüyor'Kahin Tepe'nin ikinci bir Göbeklitepe olma yolunda hızla ilerleyeceğini vurgulayan Vali Çakır, şöyle devam etti:'Göbeklitepe ile birlikte Anadolu'da yerleşim 10 bin yıl öncesine kadar dayandı. Buradaki buluntular sanki Göbeklitepe'den dana önce yapıldığını düşündürüyor. Sanki buradan elde edilen tecrübe ile Göbeklitepe inşa edilmiş olabilir. Kahin Tepe'de medeniyetin 10-12 bin yıl önce yerleştiği yönünde buluntular var. Bu da hem ilimizin kadim şehir özelliğini perçinleyen hem de kültürel zenginliğine katkı sunan bir keşif. Burada arkadaşlarımız 3 yıldır Kültür Bakanlığımızın ve DSİ'nin yardımlarıyla bu çalışmaları yapıyorlar. İnşallah buluntuların ortaya çıkmasıyla Kahin Tepe ikinci bir Göbeklitepe olma yolunda hızla ilerleyecektir. Çalışamların sonunda ikinci bir Göbeklitepe'yi de burada tüm insanlığın kültürel mirasına sunacağız.' 'Burası gerçekten Anadolu tarihi ve dünya tarihi açısından çok önemli bir yerleşim yeri'Dr. Öğretim Üyesi Nurperi Ayengin ise Karadeniz'in bilinmeyen Akeramik Neolitik dönemini açığa çıkardıklarını söyledi.Kazılarda Karadeniz'de bu döneme ait ilk buluntulara rastladıklarını aktaran Ayengin, şu bilgileri paylaştı:'Karadeniz'de daha önce böyle bir dönem bilinmiyordu. İlk defa bu yerleşimde gördük. Bu kültürü Göbeklitepe, Nevali Çori ve Çayönü gibi yerleşimlerden tanıyorduk ama Karadeniz'in Akeramik Neolitik dönemini bilmiyorduk. Yine aynı şekilde burada da şamanik bir inanç var. Bu inancın bütün bulgularını, verilerini görüyoruz. Buranın bir tapınma alanı ve toplanma alanı olduğunu düşünüyoruz. O dönemde insanlar hayvanlara tapıyorlar. Burası gerçekten Anadolu tarihi ve dünya tarihi açısından çok önemli bir yerleşim yeri.' Salgın nedeniyle çalışmalarda aksamalar yaşandığını belirten Ayengin, 'Seneye pandemi ortadan kalkarsa çok daha büyük bir ekiple gelip, jeoradarla alanda çalışmalar yapacağız. Bizim kendi tespitlerimiz de var. Onlardan da yararlanarak kazı çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Tapınakları da bulacağımıza inanıyoruz. Çünkü mimaride kullanılan buluntularımız var. Mimari için özel üretilmiş dikmelerimiz var.' diye konuştu.
Reklam
Kahin Tepe İkinci Göbeklitepe Olma Yolunda
KASTAMONU (AA) - Kastamonu Valisi Avni Çakır, Kahin Tepe'nin buluntuların ortaya çıkmasıyla ikinci bir Göbeklitepe olma yolunda hızla ilerleyeceğini söyledi.Çakır, Kastamonu'nun Araç ilçesindeki arkeolojik alanda incelemelerde bulundu, Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Nurperi Ayengin danışmanlığında devam eden Kahin Tepe kazısı hakkında bilgi aldı. Vali Çakır, gazetecilere yaptığı açıklamada, bölgede çıkan buluntuları inceleme fırsatı bulduklarını söyledi. Önemli buluntulara şahitlik ettiklerini anlatan Çakır, 'Kastamonu bildiğiniz gibi tarihi ve kadim bir şehir. Milattan önce 2-3 binli yıllara dayanan bir yaşam merkezi. İnşallah Kahin Tepe'de devam eden çalışmaların neticesinde medeniyetlerin beşiği olan ilimizin belki de Anadolu'nun en eski yerleşim yerlerinden bir tanesi olduğuna tanıklık ediyoruz.' ifadelerini kullandı. 'Buradaki buluntular sanki Göbeklitepe'den daha önce yapıldığını düşündürüyor'Kahin Tepe'nin ikinci bir Göbeklitepe olma yolunda hızla ilerleyeceğini vurgulayan Vali Çakır, şöyle devam etti:'Göbeklitepe ile birlikte Anadolu'da yerleşim 10 bin yıl öncesine kadar dayandı. Buradaki buluntular sanki Göbeklitepe'den dana önce yapıldığını düşündürüyor. Sanki buradan elde edilen tecrübe ile Göbeklitepe inşa edilmiş olabilir. Kahin Tepe'de medeniyetin 10-12 bin yıl önce yerleştiği yönünde buluntular var. Bu da hem ilimizin kadim şehir özelliğini perçinleyen hem de kültürel zenginliğine katkı sunan bir keşif. Burada arkadaşlarımız 3 yıldır Kültür Bakanlığımızın ve DSİ'nin yardımlarıyla bu çalışmaları yapıyorlar. İnşallah buluntuların ortaya çıkmasıyla Kahin Tepe ikinci bir Göbeklitepe olma yolunda hızla ilerleyecektir. Çalışamların sonunda ikinci bir Göbeklitepe'yi de burada tüm insanlığın kültürel mirasına sunacağız.' 'Burası gerçekten Anadolu tarihi ve dünya tarihi açısından çok önemli bir yerleşim yeri'Dr. Öğretim Üyesi Nurperi Ayengin ise Karadeniz'in bilinmeyen Akeramik Neolitik dönemini açığa çıkardıklarını söyledi.Kazılarda Karadeniz'de bu döneme ait ilk buluntulara rastladıklarını aktaran Ayengin, şu bilgileri paylaştı:'Karadeniz'de daha önce böyle bir dönem bilinmiyordu. İlk defa bu yerleşimde gördük. Bu kültürü Göbeklitepe, Nevali Çori ve Çayönü gibi yerleşimlerden tanıyorduk ama Karadeniz'in Akeramik Neolitik dönemini bilmiyorduk. Yine aynı şekilde burada da şamanik bir inanç var. Bu inancın bütün bulgularını, verilerini görüyoruz. Buranın bir tapınma alanı ve toplanma alanı olduğunu düşünüyoruz. O dönemde insanlar hayvanlara tapıyorlar. Burası gerçekten Anadolu tarihi ve dünya tarihi açısından çok önemli bir yerleşim yeri.' Salgın nedeniyle çalışmalarda aksamalar yaşandığını belirten Ayengin, 'Seneye pandemi ortadan kalkarsa çok daha büyük bir ekiple gelip, jeoradarla alanda çalışmalar yapacağız. Bizim kendi tespitlerimiz de var. Onlardan da yararlanarak kazı çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Tapınakları da bulacağımıza inanıyoruz. Çünkü mimaride kullanılan buluntularımız var. Mimari için özel üretilmiş dikmelerimiz var.' diye konuştu.
Nükleer Karşıtı Hareket "Nevada-Semey"İn Başkanı Süleymanov: "Ermenistan, Sivillere Saldırarak Uluslararası Hukuku İhlal Etti"
ALMATI (AA) - 'Nevada-Semey' Nükleer Karşıtı Hareketin Başkanı Olcas Süleymanov, Ermenistan'ın Azerbaycanlı sivillerin yaşadığı bölgelere saldırarak uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirterek 'Füze saldırısının yapılması için ülkenin en üst yetkilisinin özel emri gerekir. Muhtemel ki bu durumda (Gence'ye) saldırı emri Ermenistan Başbakanı tarafından verilmiştir.' dedi.Süleymanov, AA muhabirine, Azerbaycan ordusunun Dağlık Karabağ'daki topraklarını işgalden kurtarma operasyonuna ve Ermenistan'ın sivillere yönelik saldırına ilişkin açıklamalarda bulundu.Eski büyükelçi ve Kazakistan’ın UNESCO temsilcisi, bilim adamı ve şair Süleymanov, Dağlık Karabağ'da bugün yaşananların Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk Gurubunun 'beceriksizliğinden' kaynaklandığına dikkati çekti. Minsk Grubunun Azerbaycan'ın mücadelesini desteklemesi gerektiğine işaret eden Süleymanov, 'Ne yazık ki 30 yıl buyunca hiçbir şey yapmadı. Bu nedenle Azerbaycan, kendi gücüyle topraklarını kurtarmak zorunda kaldı.' diye konuştu. Süleymanov, Azerbaycan'ın sahada tek başına sürdürdüğü askeri mücadelenin meşru olduğunu söyledi.Ermenistan ordusunun Azerbaycanlı sivillere yönelik saldırılarının 'açık bir provokasyon' olduğunu vurgulayan Süleymanov, 'Gence'ye füzeli saldırı yapıldığını öğrendiğimde çok endişelendim. Bu tamamen yasak bir hamle ve açık bir provokasyondur. Şehirlere roket saldırılarının yapılması uluslararası hukuka göre yasaktır. Ermenistan bu kuralları büyük ölçüde ihlal etti. Füze saldırısının yapılabilmesi için ülkenin en üst yetkilisinin emri gerekir. Muhtemel ki bu durumda saldırı emri Ermenistan Başbakanı tarafından verilmiştir. Bu hepimize yapılan bir hakarettir ve hepimizi üzüyor.' ifadesini kullandı. Azerbaycan'ın haklı mücadelesiyle ilgili süreci 1990'lı yıllardan beri dikkatle takip ettiğini dile getiren Süleymanov, '30 yıldır işgal altında kalan yedi bölgenin hepsinin de kurtarılacağına inanıyorum. Umuyorum ki Minsk Gurubu, Azerbaycan'ın tek başına verdiği mücadeleyi takdirle destekleyecektir.' dedi.Süleymanov kimdir?1936'da Kazakistan'ın Almatı şehrinde doğan Süleymanov, 1955'te yazarlık hayatına başladı. Kazakistan Yazarlar Birliğinde görev yapan Süleymanov, 1980'de Kazak Sovyet Cumhuriyeti Yüksek Konseyi üyeliğine seçilmesiyle siyasi hayatına başladı.1989'da 'Nevada-Semey' Nükleer Karşıtı Hareketi kuran Süleymanov, bir ayda 4 milyondan fazla imza toplayarak Semey Nükleer Deneme Sahası'nın kapatılmasına katkı sağladı.Süleymanov, 'Nevada-Semey' Uluslararası Nükleer Silahlanmaya Karşı Hareketin Başkanlığını yürütüyor.
Nükleer Karşıtı Hareket "Nevada-Semey"İn Başkanı Süleymanov: "Ermenistan, Sivillere Saldırarak Uluslararası Hukuku İhlal Etti"
ALMATI (AA) - 'Nevada-Semey' Nükleer Karşıtı Hareketin Başkanı Olcas Süleymanov, Ermenistan'ın Azerbaycanlı sivillerin yaşadığı bölgelere saldırarak uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirterek 'Füze saldırısının yapılması için ülkenin en üst yetkilisinin özel emri gerekir. Muhtemel ki bu durumda (Gence'ye) saldırı emri Ermenistan Başbakanı tarafından verilmiştir.' dedi.Süleymanov, AA muhabirine, Azerbaycan ordusunun Dağlık Karabağ'daki topraklarını işgalden kurtarma operasyonuna ve Ermenistan'ın sivillere yönelik saldırına ilişkin açıklamalarda bulundu.Eski büyükelçi ve Kazakistan’ın UNESCO temsilcisi, bilim adamı ve şair Süleymanov, Dağlık Karabağ'da bugün yaşananların Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk Gurubunun 'beceriksizliğinden' kaynaklandığına dikkati çekti. Minsk Grubunun Azerbaycan'ın mücadelesini desteklemesi gerektiğine işaret eden Süleymanov, 'Ne yazık ki 30 yıl buyunca hiçbir şey yapmadı. Bu nedenle Azerbaycan, kendi gücüyle topraklarını kurtarmak zorunda kaldı.' diye konuştu. Süleymanov, Azerbaycan'ın sahada tek başına sürdürdüğü askeri mücadelenin meşru olduğunu söyledi.Ermenistan ordusunun Azerbaycanlı sivillere yönelik saldırılarının 'açık bir provokasyon' olduğunu vurgulayan Süleymanov, 'Gence'ye füzeli saldırı yapıldığını öğrendiğimde çok endişelendim. Bu tamamen yasak bir hamle ve açık bir provokasyondur. Şehirlere roket saldırılarının yapılması uluslararası hukuka göre yasaktır. Ermenistan bu kuralları büyük ölçüde ihlal etti. Füze saldırısının yapılabilmesi için ülkenin en üst yetkilisinin emri gerekir. Muhtemel ki bu durumda saldırı emri Ermenistan Başbakanı tarafından verilmiştir. Bu hepimize yapılan bir hakarettir ve hepimizi üzüyor.' ifadesini kullandı. Azerbaycan'ın haklı mücadelesiyle ilgili süreci 1990'lı yıllardan beri dikkatle takip ettiğini dile getiren Süleymanov, '30 yıldır işgal altında kalan yedi bölgenin hepsinin de kurtarılacağına inanıyorum. Umuyorum ki Minsk Gurubu, Azerbaycan'ın tek başına verdiği mücadeleyi takdirle destekleyecektir.' dedi.Süleymanov kimdir?1936'da Kazakistan'ın Almatı şehrinde doğan Süleymanov, 1955'te yazarlık hayatına başladı. Kazakistan Yazarlar Birliğinde görev yapan Süleymanov, 1980'de Kazak Sovyet Cumhuriyeti Yüksek Konseyi üyeliğine seçilmesiyle siyasi hayatına başladı.1989'da 'Nevada-Semey' Nükleer Karşıtı Hareketi kuran Süleymanov, bir ayda 4 milyondan fazla imza toplayarak Semey Nükleer Deneme Sahası'nın kapatılmasına katkı sağladı.Süleymanov, 'Nevada-Semey' Uluslararası Nükleer Silahlanmaya Karşı Hareketin Başkanlığını yürütüyor.
Reklam
Ünlülerin Desteklediği Okuma Vakti Projesinde Hedef 1 Milyon Kitap
SAMSUN (AA) - FATİH MEHMET KÜRKÇÜ - Samsun Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünce yürütülen 'Samsun Okuma Vakti' projesinde 1 milyon kitap hedefinde 400 bine ulaşıldı.Toplumda okuma alışkanlığının yaygınlaştırılması, çocukların kitaba kolayca ulaşabilmesi, evlerde okunmayan kitapların kitaba ulaşmakta güçlük çeken çocuklarla buluşturulması amacıyla 3 yıl önce başlatılan projede önce farkındalık çalışmaları yapıldı.Proje kapsamında her gün saat 20.00'de televizyon ve bilgisayarların kapatılıp cep telefonlarının bir kenara bırakılarak velilerin çocuklarıyla kitap okuması istenerek, bu esnada çekilen fotoğraflar sosyal medyada paylaşıldı.Kitap bağışını da içeren projede, toplanacak 1 milyon kitabın 1 gezici kütüphane, 1 merkez kütüphane, 100 mobil kütüphane, 1000 mini kütüphanede okurlarıyla buluşturulması hedeflendi.Ulusal çapta destek gören projeye, sanatçılar Orhan Gencebay, Haluk Levent, Gökhan Tepe, Engin Günaydın, Kıraç, Cengiz Küçükayvaz, Reha Özcan, sunucu Ali İhsan Varol ve Zehra Küçük, köşe yazarı Hikmet Genç, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Adnan Boyacı, eski Tarım ve Orman Bakanı Sami Güçlü, Samsunspor oyuncuları, milli güreşçi Taha Akgül, iş dünyasından ve eğitim camiasından çevreler de destek verdi.İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, AA muhabirine, projeyle okuma kültürünü toplumun tüm katmanlarına yaymayı hedeflediklerini söyledi.Öğrenciler ve veliler başta olmak üzere toplumun tüm kesimini saat 20.00'de kitap okumaya davet ettiklerini belirten Esen, 'Bunu yaparken toplumun en alt katmanından en üst katmanına kadar tüm kesimlere ulaşmaya gayret ettik ve ulaştık.' dedi.Esen, projeye gösterilen destekten çok memnun olduklarını vurgulayarak, şöyle devam etti: 'Hizmetlisinden memuruna, amirine, taksi duraklarından hastanelere, postanelere kadar toplumu temsil eden sanat dünyasına, bürokratlarımıza, sanatçılarımıza ulaşarak desteklerini istedik. İnanılmaz destek gördüğümüzü sevinçle ifade edebilirim. Bir konuda başarıya ulaşabilmenin en önemli yolunun o işin iklimini oluşturmaktan geçtiğini biliyoruz. Toplumda okuma kültürünü bir iklime dönüştürdük ve bu sayede hem öğrencilerimizin hem toplumun okumaya olan duyarlılığını artırdığımıza inanıyoruz.'Projede hedeflenen 1 milyon kitapta 400 bine ulaştıklarına dikkati çeken Esen, kütüphane kurma sürecinin ise salgın nedeniyle bir süre askıya alındığını anlattı.Projeyle kütüphanelere abone olma, ödünç kitap alma ve kitap okuma oranlarının arttığına işaret eden Esen, 'Proje sonrası bu oranlar yüzde 90 arttı diyebiliriz. Projemizin tüm Türkiye'ye yayılan etkisinin olduğunu da gördük, Samsun'da çocuklarımızın, toplumumuzun kitaba olan duyarlılığını harekete geçirdiğini çok net şekilde ifade edebiliriz.' diye konuştu.Esen, okumanın saatinin olmadığını, fırsat bulunduğu her an kitap okunabileceğini belirterek, bu kapsamda birçok alanda kütüphaneler oluşturulduğunu, aynı zamanda farklı yerlerde okuma etkinlikleri düzenlediklerini sözlerine ekledi.
Koronavirüs Salgınına Karşı Bu Hafta Yeni Kararlar Bekleniyor: Salgına 'Aç-Kapa' Önlemleri
Tüm dünyanın kış alarmına geçtiği koronavirüs salgınıyla mücadelede il il uygulanan kararlara yenilerinin eklenmesi bekleniyor. Önümüzdeki hafta yapılacak Bilim Kurulu toplantısında yeni kararlar alınacak. Türkiye’nin kasım ve aralık ayını bir dizi yeni önlemle geçireceği belirtiliyor. Uzmanlar buna ‘aç-kapa’ taktiği diyor. Salgının artış hızına göre yeni yasaklar olacak veya kaldırılacak.
Reklam
Irak'ta Fransa'nın İslam Karşıtı Tutumuna Tepki
BAĞDAT (AA) - Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un İslam karşıtı açıklamalarına Arap dünyasından tepkiler sürerken, bir tepki de Irak'ın başkenti Bağdat'tan geldi.Bağdat'ın Azamiye bölgesinde 'Azamiye Acil Hizmet Grubu' adlı insani yardım kuruluşuna bağlı bir grup, üzerinde kırmızı çarpı işareti olan Macron'un posterlerini taşıyan araç konvoyuyla tepki gösterisi düzenledi.Macron'a tepki konvoyuna yoldan geçen vatandaşlar da destek verdi.Fransız yetkililerin son dönemde artan İslam karşıtı tutumuna İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), İslami Eğitim, Bilim ve Kültür Organizasyonu (ISESCO) ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) gibi kurumların yanı sıra çeşitli Arap ülkelerinden tepkiler gelmişti.Fransa'da Macron yönetiminin son zamanlarda Müslümanları ve ibadet yerlerini hedef almasıyla ülkenin farklı şehirlerinde benzer uygulamalar görülmeye başlandı.Ülkenin Montpellier ve Toulouse kentlerinde, Paris yakınlarındaki Conflans-Sainte-Honorine semtinde geçen hafta başı kesilerek öldürülen öğretmeni 'anmak için' resmi binaların duvarlarına Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo'nun Hazreti Muhammed'e yönelik hakaret içerikli karikatürleri yansıtılmıştı.Macron açıklamasında, Hazreti Muhammed'e yönelik karikatürleri yayınlamaktan vazgeçmeyeceklerini söylemişti.
Reklam