onedio
Balıkesir Merkezli Deaş Operasyonunda Yakalanan 126 Şüpheli Adli Kontrolle Salıverildi
BALIKESİR (AA) - Balıkesir merkezli 58 ilde terör örgütü DEAŞ ile irtibatlı oldukları ve örgüte finans sağladıkları iddiasıyla gözaltına alınan 126 şüpheli, yurt dışı yasağı konularak adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.İl Jandarma Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı Terörle Mücadele Daire Başkanlığı ve İstihbarat Komutanlığı ekiplerince DEAŞ'a yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 126 şüphelinin işlemleri tamamlandı. Daha sonra adliyeye sevk edilen şüpheliler, yurt dışı yasağı konularak haftalık imza şartı ve adli kontrolle serbest bırakıldı.Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca 3 gün önce DEAŞ'a yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 148 şüpheli hakkında yakalama kararı verilmişti. Düzenlenen operasyonlarda DEAŞ ile irtibatlı oldukları ve örgüte finans sağladıkları öne sürülen 126 zanlı gözaltına alınmıştı. Operasyon kapsamındaki aramalarda çok sayıda örgütsel doküman, silah, para ve para trafiğini gösteren ajanda ile dekontlar ele geçirilmişti.Diğer 22 şüphelinin de yakalanması için çalışmalar devam ediyor.
Tkyb, Türkiye'nin İlk Düşük Karbonlu Ekonomiye Geçiş Tahvil İhracına Aracılık Etti
İSTANBUL (AA) - Sürdürülebilir kalkınmaya sağladığı destek ve sorumlu bankacılık anlayışıyla çalışmalarına 2021’de de devam eden Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB), 200 milyon TL tutarındaki Türkiye’nin ilk düşük karbonlu ekonomiye geçiş tahvil ihracına aracılık etti.Bankadan yapılan açıklamaya göre, TKYB, Türkiye’nin en yoğun endüstriyel bölgesi olan Kuzey Marmara’da doğalgaz dağıtımı yapan Palgaz’ın, 200 milyon TL tutarındaki Türkiye’nin ilk düşük karbonlu ekonomiye geçiş tahvil ihracında münhasır finansal danışman olarak görev aldı.Satış aracılığı Ziraat Yatırım Menkul Değerler tarafından yürütülen ihracın, sürdürülebilirlik çerçevesi, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası ve Metsims Sustainability Consulting tarafından oluşturuldu.UNDP İstanbul International Center for Private Sector in Development (IICPSD), düşük karbonlu ekonomiye geçiş çabalarını desteklemek amacıyla özellikle küresel uygulamaları paylaşarak çerçeve geliştirme sürecine katkı sağladı.'Bizim içim ayrı bir mutluluk ve gurur kaynağı'Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda çalışmalarına hız kesmeden devam ettiklerini belirten Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, 'Yatırım Bankacılığı çatımız altında hem özel sektör hem de kamu kuruluşlarına finansal danışmanlık hizmetleri veriyor, firmaların farklı finansman kaynaklarına erişimine aracılık ediyoruz. Ülkemizin düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecine önemli bir katkı sağlayan bu yatırım ile Palgaz, 5,3 milyar kWh temiz ve yenilebilir enerji üreterek, karbon salınımında mevcut duruma göre yüzde 63 azalma kaydedecek. Sürdürülebilir finans konusunda pek çok ilki gerçekleştirmiş bir banka olarak, ülkemizin ilk düşük karbonlu ekonomiye geçiş tahvil ihracında görev almak bizim içim ayrı bir mutluluk ve gurur kaynağıdır.' ifadelerini kullandı.'Kredi portföyümüzün yüzde 63’ü sürdürülebilirlik temalı projelerden oluşuyor'İklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir kalkınma için en kalıcı çözümün düşük karbon ekonomisine geçmek olduğunu belirten Öztop, 'Banka olarak, düşük karbonlu ekonomiye geçiş konusunda pek çok yenilikçi çözüm sunuyoruz. Sadece finansal riskleri değil çevresel ve sosyal riskleri de kredi süreçlerimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Kredi portföyümüzün yüzde 63’ü sürdürülebilirlik temalı projelerden oluşuyor. Özellikle GES, RES, JES ve Biyogaz projelerini büyük bir titizlikle takip ediyor ve hayata geçirilmelerine destek oluyoruz. 31 Aralık 2020 itibarıyla kurulu gücü 2.811MW olan 295 adet enerji yatırım projesine yaklaşık 9,5 milyar TL tutarında finansman desteği sağladık. Bundan sonra da bu hassasiyetle tematik sermaye piyasası ürünlerinin yaygınlaşmasında öncü rol üstlenerek, düşük karbonlu ekonomiye geçiş tahvili ve yeşil tahvil çalışmalarına hız kesmeden devam edeceğiz.' bilgilerini verdi.'Yatırımımız ile karbon salınımında yüzde 63 azalma olacaktır'Palmet Enerji Grubu Mali İşler Direktörü (CFO) Bora Kıraç da, 'Daha önce olduğu gibi sermaye piyasalarında ve sektörümüzde Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası ile yine bir ilki gerçekleştirmenin mutluluğu ve gururunu yaşıyoruz. İhraçtan elde edilen 200 milyon TL’lik fon ile gerçekleştirmeyi planladığımız yatırım neticesinde, CO2 emisyonunu mevcut duruma göre 1,9 milyon ton düşürmüş olacağız. Bu yatırımımız ile karbon salınımında yüzde 63 azalma olacaktır. Farklı finansman kaynaklarına erişim sağlayarak yaptığımız yatırımlarımız hız kesmeden devam edecektir. Sürdürülebilir kalkınma hedeflerine uygun olarak yaptığımız yatırımların iklim değişikliği ve hava kirliliği ile mücadele başta olmak üzere insanların ve toplumun daha iyi standartlarda yaşamasını sağlayan, sürdürülebilir az karbonlu ekonomiye geçiş için kaldıraç etkisi yaratacağını düşünüyoruz.' değerlendirmesini yaptı. Ziraat Yatırım Menkul Değerler Genel Müdürü Uğur Boğday ise konuyla ilgili olarak, 'Daha temiz bir çevre ve sürdürülebilir ekonomiye geçiş sürecine büyük katkı yapacağına inandığımız, ülkemizin ilk düşük karbonlu ekonomiye geçiş tahvil ihracına aracılık etmekten büyük mutluluk duyduk. Sektörün de bu tip ürünlere ilgi göstermesi bizi ayrıca sevindirmiştir. Bu yöndeki projelere destek vermeye devam edeceğiz.' ifadelerini kullandı.
Türk Dünyası Kurumlarının Temsilcileri, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Caparov'a Başarı Diledi
BİŞKEK (AA) - Türk Dünyası kurumlarının temsilcileri, yemin ederek görevine başlayan Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov'a başarılar diledi.Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Caparov, cumhurbaşkanlığı yemin törenine katılan uluslararası kurumların başkanları ve temsilciler ile bir araya geldi.Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Konseyi), Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA), Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) ve Uluslararası Türk Akademisi (TWESCO) yöneticileri, Cumhurbaşkanı Caparov'a başarılar diledi.Caparov ise uluslararası kuruluşlar ve finans kurumları ile karşılıklı yarar sağlayan iş birliğinin geliştirilmesine büyük önem vereceklerini belirtti.Kırgızistan'ın pragmatik, dengeli, çok yönlü, tutarlı ve şeffaf bir dış politika izlediğini hatırlatan Caparov, ülkeye yatırım çekmek için uygun koşulları oluşturacaklarını ve bu bağlamda diyaloğa açık olacaklarını söyledi.
İş Bankası'nda Genel Müdür Yardımcılığına İki Atama
İSTANBUL (AA) - Türkiye İş Bankası'nın Yönetim Kurulu toplantısında, bankanın genel müdür yardımcılığı görevine bilgi teknolojileri müdürü Sabri Gökmenler ve kurumsal mimari müdürü Sezgin Lüle'nin getirilmesi kararı alındı.Bankadan yapılan açıklamaya göre, Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu'nun bugünkü toplantısında, Bilgi Teknolojileri Müdürü Sabri Gökmenler ve Kurumsal Mimari Müdürü Sezgin Lüle'nin, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'na gerekli bildirimlerin yapılması ve izinlerin alınmasını takiben Bankanın Genel Müdür Yardımcılığı görevine atanmalarına karar verildi.Sabri Gökmenler ve Sezgin Lüle hakkında1968 yılında Ankara'da doğan Sabri Gökmenler, 1991 yılında ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldu. 1995 yılında aynı bölümde yüksek lisans programını tamamladı.1991 yılında Bilgi İşlem Müdürlüğü’nde Yazılım Uzmanı olarak göreve başlayan Gökmenler, 2000 yılından itibaren İş Bankası’nın iştiraki Softtech’te görev yaptıktan sonra 2008 yılında Bankanın Bilgi Teknolojileri Mimari ve Güvenlik Yönetimi Müdürü, Ekim 2012’de Bilgi Teknolojileri Müdürü oldu.1976 yılında Trabzon’da doğan Sezgin Lüle ise 1998 yılında Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. 1998 yılında Organizasyon Müdürlüğü’nde Organizasyon ve Metot Uzman Yardımcısı olarak göreve başladı, 1999 yılında Teftiş Kurulu Başkanlığı’na Müfettiş Yardımcısı oldu.2004 yılında University of Birminghan’da Uluslararası Bankacılık ve Finans konusunda yüksek lisans programını tamamladı. 2008-2011 yılları arasında Proje ve Değişim Yönetimi Başkanlığı’nda Müdür Yardımcısı ve Birim Müdürü olarak görev yaptı. Lüle, Nisan 2017’de Kurumsal Mimari Müdürü oldu.
Ercan Altuğ Yılmaz Yazio: 2020 Pandemi Döneminde Oyunlaştırma ile Başaranlar
etiket
Değişen ve dönüşen dünyada işletmelerde çalışan personelin bir taraftan motivasyon ve performansını artırıp bağlılığını sürdürmek amacıyla diğer taraftan da pazar payını korumak ve artırmak amacıyla çeşitli yöntemlere başvurulmuştur. Bunlardan en önemlisi ise 2010’lu yılların başında hayatımıza giren ve her geçen yıl etkinliğini arttıran oyunlaştırma olmuştur. Günümüzde ise eğitimden, sağlığa, spordan, iş dünyasına kadar başarının sürdürülebilirliğini sağlamak için oyunlaştırmaya her zamankinden daha çok ihtiyacımız olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin 2020 yılında birçok işletme bu konuda çalışmalar gerçekleştirmiş ve pek çok başarıya imza atmıştır. Gelin hep birlikte bunlara bir göz atalım.
Balıkesir Merkezli 58 İlde Deaş Operasyonunda 126 Şüpheli Yakalandı
BALIKESİR (AA) - Balıkesir merkezli 58 ilde terör örgütü DEAŞ ile irtibatlı oldukları ve örgüte finans sağladıkları iddia edilen 126 şüpheli yakalandı.Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca, DEAŞ'a yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 148 şüpheli hakkında yakalama kararı verildi. Bunun üzerine İl Jandarma Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı Terörle Mücadele Daire Başkanlığı ve İstihbarat Komutanlığı ekipleri 58 ilde operasyon başlattı. Ekipler, düzenledikleri eş zamanlı operasyonda, DEAŞ ile irtibatlı oldukları ve örgüte finans sağladıkları öne sürülen 126 zanlıyı gözaltına aldı. Operasyon kapsamında yapılan aramalarda çok sayıda örgütsel doküman, silah, para ve para trafiğini gösteren ajanda ile dekontlar ele geçirildi. Diğer 22 şüphelinin de yakalanması için çalışmalar devam ediyor.
"Genç Salı" Programında Alper Derinboğaz'ın Üretimleri Ele Alındı
İSTANBUL (AA) - Mimar, sanatçı ve akademisyen Alper Derinboğaz, İstanbul Modern'in düzenlediği 'Genç Salı Eğitim Programı'na konuk oldu.Çalışmalarını çevrim içine taşıyarak sanatçılarla gençleri bir araya getirmeyi sürdüren 'Genç Salı Eğitim Programı'nda, Derinboğaz'ın mimari, tasarım ve sanat eksenindeki üretimleri konuşuldu.'İstanbul Kent Müzesi', 'Çinimaçin Müzesi' gibi yapılar üzerine çalışmalarını sürdüren Derinboğaz, İstanbul Teknik Üniversitesini bitirdikten sonra uluslararası deneyim kazanmak için 2007'de yurt dışına çıktığını ve hayatı boyunca farklı alanlara temas etmeyi sevdiğini söyledi.ABD'de eğitim gördüğü ilk yıllarda, yurt dışındaki çalışmalara ve akademisyenlere bakarak Türkiye'den giden bir öğrencinin konumuna dair endişeler duyduğunu aktaran Derinboğaz, 'Aslında insan her yerde insan, yani sizin buradaki ortamınızda ortalamanız neyse, orada da benzer bir ortalamaya denk geliyorsunuz.' değerlendirmesini yaptı.Derinboğaz, etkinliğe katılanların kendilerine güvenmeleri gerektiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:'Eninde sonunda etrafınızdaki insanlar önemli oluyor. Yani olağanüstü bir okul, çok iyi olanaklar, iyi hocalar vesaire, tüm bunlarla temas ettiğiniz belki sizin oradaki deneyiminizin yüzde 10'u. Geri kalanı ise siz ve etrafınızdaki insanlar. Temas ettiğiniz insanlar, aynı sınıfta olduğunuz arkadaşlarınız. Aynı ilgi alanları kapsamında bulunduğunuz kulüpler gibi şeyler aslında daha önemli.''İnsanın mekanla ilişkisinin devamı olarak algılamaya çalışıyoruz'İnsanların genelde kendi ilgi alanlarında ve sevdikleri konularda çalışmalar yapmak istediklerini söyleyen Alper Derinboğaz, 'Çünkü insan başka bir şey yapmaya çalıştığı zaman pek başarılı olamıyor. Herhangi bir şeyi yaparken bir bakış açınızın olması ve o konuda bir tavrınızın olmasının önemli olduğunu düşünüyorum.' diye konuştu.Derinboğaz, konuşmasında şu değerlendirmelerde de bulundu:'Meselenin mekan kurmak olduğunu düşünmeye çalışıyorum. Yapı sanatı çok önemli ama sadece yapı yapmak değil, bir mekan kurmak insanın içinde bulunacağı mekanı iyi bir şekilde tanımlayabilmek daha önemli diye düşünüyorum. Bu yüzden sadece inşaat faaliyeti olarak değil, bunu çok daha geniş bir kurguda değerlendirmeye çalışıyorum. Bu yaptığımız işlerin tarihle ilişkisi açısından da böyle. Yapı tarihinin devamı olarak değil de, insanın mekanla ilişkisinin devamı olarak algılamaya çalışıyoruz.' Çevrim içi söyleşide yakın dönemde gerçekleştirdiği müze projelerinin görsellerini de paylaşan sanatçı, yurt içinde ve yurt dışında sergilenen yapıtlarından örneklerle deneysel yaklaşıma verdiği önemi ve yeni araştırmaları teşvik eden bakış açısını anlattı.'Tekrar eden bir stil olmamasını önemsiyoruz'Programda ayrıca gençlere önerilerde bulunan ve katılımcıların sorularını yanıtlayan Derinboğaz, her dönem ve her sistemin belirli net form yaklaşımları bulunduğunu belirterek, 'Bizim tasarımlarımızda estetik açıdan bir özgünlüğü olsa da hepsinde tekrar eden bir stil olmamasını önemsiyoruz.' ifadesini kullandı.Belirli bir tarza bağlı kalmamaya çalıştıklarını aktaran sanatçı, 'Bununla da gerekli problemlere doğru çözümleri verecek yapıları öncelikli tutmaya çalışıyoruz. Yani stil değil, problem konusunda getirdiğimiz yeni boyut çok önemli diye düşünüyorum.' dedi.Derinboğaz, modernite ile kapitalizm ilişkisine, modernitenin sanat ve edebiyat gibi farklı alanlarda farklı şeyler ifade ettiğine değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:'Hangi stil gelirse gelsin bu problemleri yaşayacak. 'Mimarlık olarak modernizm', kapitalizmin çok kolay araçsallaştırdığı bir şey oldu. O niyetlerle yapılmadı tabii ki. Ama çok iyi bir araç oldu, daha ucuz yapılar ürettiniz, daha fazla ürettiniz, daha karlı ürettiniz. Lakin bunların hepsi eninde sonunda dönüp dolaşıp bir kar ve finans mekanizmasının parçası oldu. Hızlı dönüşen bir mekanizmanın daha hızlı bir şekilde parçası oldu.Mekan demokratikleşmesinin önemli bir kavram olduğunu düşünüyorum. Her zamanki gibi planlandığı, bu konuda öncü mimarlar tarafından hayal edildiği gibi gitmedi. Belki bu çağın içinde bunun için yeni bir fırsat bulunur diye umut ediyorum.''Genç Salı Eğitim Programı' resim, heykel, yerleştirme, sinema ve fotoğraf gibi farklı alanlarda sanatçıların, eğitim yaşantılarından kişisel ve profesyonel gelişim hikayelerine uzanan deneyimlerini gençlerle paylaşmalarını amaçlıyor.
Ytb İle Aa İş Birliğinde Türkiye Mezunlarına Yönelik "Medya Akademileri" Eğitimleri Verilecek
ANKARA (AA) - Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ile Anadolu Ajansı (AA) iş birliğinde medya, iletişim, basın-yayın, gazetecilik ve sosyal medyada iletişim konularıyla ilgilenen Türkiye mezunlarına yönelik 'Medya Akademileri' eğitim serisi düzenlenecek. YTB'den edinilen bilgiye göre, Başkanlık ile AA iş birliğinde, Türkiye mezunlarına yönelik medya eğitimleri serisinin ilk basamağını, 'Yeni Nesil Medya Eğitimi' oluşturacak.Çevrim içi olarak 15-19 Mart'ta düzenlenecek eğitim sonunda katılan Türkiye mezunlarına sertifika verilecek. Türkiye mezunlarına yönelik düzenlenecek 'Yeni Nesil Medya Eğitimi'nin birincisi için başvurular, 'https://basvuru.ytb.gov.tr/' internet adresinden 25 Ocak-17 Şubat'ta yapılabilecek. Türkiye mezunlarına yönelik medya eğitimleri serisinin ikinci basamağı olarak Yeni Nesil Medya Eğitimine katılan Türkiye mezunlarına, AA'nın, Diplomasi Muhabirliği Eğitimi, Ekonomi-Finans Muhabirliği Eğitimi, Enerji Muhabirliği Eğitimi, Savunma Muhabirliği Eğitimi, İnsani Yardım Haberciliği Eğitimi ile Veri Gazeteciliği Eğitimleri gibi farklı medya alanlarında uzmanlaşma eğitimleri sunulacak.Öte yandan eğitim programlarının dili, Türkçe olacak.
Grafikli- İran'da Elektrik Kesintileri Ve Hava Kirliliğindeki Artış Gözleri Bitcoin Madenciliğine Çevirdi
ANKARA (AA) - BİLAL GÜLER - İran'ın çeşitli şehirlerinde son haftalarda elektrik kesintileri ve hava kirliliğinin zirveye çıkması üzerine gözler, üretimde kullanılan cihazların yüksek elektrik enerjisi harcaması nedeniyle bu duruma dolaylı olarak etki ettiği düşünülen kripto para madenciliğine çevrildi.Kamuoyunda artan tepkilerin ardından hükümet, ülkede 1600'den fazla kripto para çiftliğini kapatarak 45 binden fazla cihaza el koydu.İran medyasının gündemini son günlerde, büyük şehirlerdeki hava kirliliği ve plansız elektrik kesintileri meşgul etti. Ülkenin en çok okunan gazeteleri manşetlerine başkent Tahran'ın karanlık ve kirli havasını gösteren fotoğrafları taşıdı.Reformistlere yakın Hemşehri gazetesi 13 Ocak Cuma günü '20 gün dumanda yaşam' başlığıyla okurlarının karşısına çıktı. İtimad gazetesi de 'Kirlilik ve Karanlık' başlığını atarken, Devrim Muhafızları Ordusuna yakınlığıyla bilinen 'Cevan' gazetesi 'Tahran'ın havası hükümetin rengine büründü' manşeti ile hükümeti eleştirilerinin odağına aldı.Gazetelerde çıkan yazılar, elektrik kesintilerinin ve hava kirliliğinin nedenlerini sorgularken, İranlılar da sosyal medyadaki paylaşımlarında bu duruma büyük tepki gösterdi.Elektrik ve doğalgaz tüketiminde artış yaşandıİran'da, bu yıl yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle halkın evde daha fazla zaman harcaması iç piyasadaki elektrik ve doğalgaz tüketimini artırdı.Buna bir de üretimde kullanılan cihazların yüksek enerji harcadığı kripto para madenciliği de eklenince, enerji santralleri talebi karşılamakta zorluk yaşadı ve ülke genelinde birçok şehirde sık sık elektrik kesintileri görüldü.Hükümet de oluşan enerji açığını kapatmak için enerji santrallerinde düşük kalitede akaryakıt kullanmaya başladı. Bu duruma enerji santrallerine aşırı yük yüklediği düşüncesiyle dolaylı olarak katkı sağladığı varsayılan kripto para madenciliği de eleştirilerin odak noktası haline geldi.'Akaryakıt kullanmaktan başka çaremiz yok'İranlı Öğrenciler Haber Ajansına (ISNA) göre, oluşan enerji açığını kapatmak için kışın en soğuk günlerinde enerji santrallerinde kullanılan akaryakıt miktarı günlük 35 milyon litreye kadar çıkıyor. İran medyasına konuşan uzmanlara göre, santrallerde filtreleme gibi teknolojik eksiklikler de hesaba katılınca son haftalarda hava kirliliğinin artmasındaki en önemli etken kullanılan düşük kaliteli akaryakıt. Uzmanlar, söz konusu yakıtların Avrupa ülkelerinde kullanılan yakıtlardan çok daha kalitesiz olduğunu ifade ediyor.Bu yöndeki tüm eleştirilere rağmen, İran Petrol Bakanı Bijen Namdar Zengene, 3 Ocak'ta yaptığı açıklamada sadece başkent Tahran'da elektrik kullanımının yüzde 15 arttığını belirterek, oluşan açığı telafi etmek için enerji santrallerinde akaryakıt kullanmaktan başka çarelerinin olmadığını söyledi. Bununla beraber, İranlı yetkililer yaptıkları açıklamalarda, Kovid-19 nedeniyle evlerin havalandırılması için pencerelerin sık sık açılmasının enerji kaybını artırdığını belirterek, halka tasarruf çağrısı yaptı.ISNA'ya göre, Ulusal İran Gaz Şirketi yetkililerinden Muhammed Rıza Culayi, ülkede doğal gaz üretiminin artmasına rağmen iç piyasadaki tüketimin uyarı seviyesine geldiğini kaydederek, gaz ihtiyacının sağlanabilmesi için vatandaşlardan tasarruf etmesini istedi.Tahran'da son 10 yılın en kirli ayı yaşandıTahran Hava Kalitesi Ölçme Şirketi verilerine göre, Tahran'da İran takviminde 21 Aralık-19 Ocak tarihlerine rastlayan 'Dey' ayı son on yılın en kirli ayı olarak kayıtlara geçti. İstatistiklere göre Tahranlılar Dey ayında, 'tüm gruplar ve hassas gruplar için sağlıksız' olmak üzere en az 24 gün yaşadı. Tahran dışında Elburz, İsfahan, Doğu Azerbaycan, Batı Azerbaycan, Huzistan, Merkezi, Rezevi Horasanı gibi yoğun nüfus ve sanayi kollarını barındıran eyaletlerdeki şehirlerde de hava kirliliği yoğundu. Bu eyaletlerde hava kirliliğine sık sık yaşanan elektrik kesintileri de eşlik etti.'Kripto para madenciliğinin elektrik kesintileri ve hava kirliliğine dolaylı etki ettiği düşünülüyor'Son haftalarda Bitcoin değerinin rekor kırması ile İran şehirlerindeki hava kirliliğinin ve elektrik kesintilerinin zirveye çıkması birbirine yakın bir zamana denk geldi. Bu durum, 'madencilerin de faaliyetlerini hızlandırdığı' eleştirilerini beraberinde getirdi. Bu nedenle, İran kamuoyunda bir kesim elektrik kesintileri ve hava kirliliğindeki artışa yüksek enerji harcayan kripto para madenciliğinin de etki ettiğini düşünürken, bir kesim de madenciliğin önemli bir etken olduğunu ancak liyakatsiz yöneticiler, sanayi merkezlerinin şehirlere yakın yerde olması, trafikteki eski model araçlar, teknolojik ve yasal eksiklikler gibi kronik nedenlere vurgu yaptı.ISNA'ya göre, ülkede yaşanan elektrik kesintileri nedeniyle eleştirilerin hedefi olan Çinli şirketlerin İran'daki kripto para sektöründeki faaliyetleri hakkında 12 Ocak'ta açıklama yapan İran Enerji Bakanı Rıza Erdekaniyan, 'Lisansı olan herkes, lisansına göre kripto para üretebilir. Lisansı olmayan yabancı veya yerli kim olursa olsun, yasaya göre muamele görür.' diyerek eleştirileri dolaylı olarak kabul etti.Devlet televizyonuna göre, İran Elektrik Üretim ve Dağıtım (TAVANIR) Elektrik Endüstrisi Sözcüsü Mustafa Recebi Meşhedi, ülkedeki kripto para madencilerinin günlük yaklaşık 300 megavat elektrik enerjisi harcadığını ifade etti.IRNA'ya konuşan Çevre Uzmanı Muhammed Reza Mahbubfer, sayısı yüz binleri bulan kripto para cihazlarının harcadığı yüksek enerjiye dikkati çekerek, ülkenin elektrik endüstrisinin 'yıpranmış' olduğunu söyledi. Mahbubfer, oluşan açığın kapanması için enerji tesislerinde ve diğer sanayi kollarında düşük kalitede akaryakıt kullanılmasının hava kirliliğinin en önemli sebebi olduğunu kaydetti.Yaptırımlar ve ucuz elektrik, kripto para madenciliğinin gelişmesine katkı sunduİran'da son yıllarda kripto para madenciliğinin popülerliği önemli ölçüde artış gösterdi. Ülkede elektrik ücretinin Orta Doğu ülkelerine göre ucuz olması ve ABD yaptırımlarının getirdiği kısıtlamaları hem devletin hem halkın aşma ihtiyacı bu artışın önemli nedenleri arasında sayılıyor. 2019'un Temmuz ayında kripto para birimi Bitcoin ile yapılan işlemlerin yasaklandığı açıklanırken, üretimi ise 'yeni bir endüstri' olduğu gerekçesi ile yasaklanmadı. Bu kararla beraber, İran kripto para sektörünü kayıt altında tutmaya çalıştı ve bu doğrultuda madencilere çağrılarda bulundu. İranlı yetkililere göre, ülkede lisansı olan herkes kripto para üretebilir. Bunun yanında İran'da, kripto para madenciliği yaptırımlar nedeniyle uluslararası finans ve bankacılık piyasasından soyutlanan İran için avantajlı bir yöntem olarak görülüyor. Binlerce cihaz kaçak yollardan ülkeye sokulduİran medyasında yayımlanan haberlere göre, kripto para üreticilerini birkaç gruba ayırmak mümkün. İlki, bizzat devlet ve devlete bağlı kurumlar. Devrim Muhafızları Ordusu başta olmak üzere, ülkenin birçok bölgesinde devlet kurumlarına ait kripto para çiftliklerinin olduğu belirtiliyor. İkincisi, yabancı yatırımcılar. Çin, bu alanda önde geliyor. İddialara göre, İran'da elektriğin ucuz olmasının da etkisiyle ülkenin muhtelif yerlerinde Çin'e ait yasal kripto para üretim çiftlikleri bulunuyor. Bir diğer grubu ise özel şirketler ve bireysel olarak kripto para üreten İranlı vatandaşlar oluşturuyor. Kripto para madenciliğinde üretimin nasıl olacağına dair yasalardaki belirsizliklerin de etkisiyle, İranlı madenciler son iki yılda, binlerce kripto para üretim cihazını ülkeye kaçak yollardan sokmayı başardı.IRNA'ya konuşan İran Blockchain Derneği Üretim Grubu Başkanı Muhammed Rıza Şarki, ülkedeki kripto para üretim cihazlarının sayısı hakkında resmi bir bilginin olmadığını fakat iki yıl önce yapılan tahminlere göre ülkede yaklaşık 500 bin cihazın bulunduğunu aktardı.Hükümet madencileri baskılama yoluna gittiEleştirilerin ardından açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Mahmud Vaizi, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin, İstihbarat Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığını 'Bitcoin için kayıt dışı elektrik tüketenleri' tespit etmekle görevlendirdiğini duyurdu.Özellikle son dönemde, hükümet kripto para madencilerine yönelik baskısını artırdı. İran medyasından elde edilen bilgilere göre, ülke genelinde yapılan operasyonlarda 1600'den fazla kripto para çiftliği kapatılırken, kripto para üretiminde kullanılan 45 binden fazla cihaz ele geçirildi. Yasa dışı kripto para madenciliği ile mücadele kapsamında İranlı yetkililer, kripto para üretenlerin güvenlik birimlerine ihbar edilmesi karşılığında ödül verileceğini açıkladı.ISNA'ya göre, İran Elektrik Üretim ve Dağıtım (TAVANIR) Genel Müdürü Muhammed Hasan Mutevalizade, elektrik kesintilerinin önüne geçmek için Kirman eyaletine bağlı Refsencan ilçesinde bulunan, İran-Çin ortaklığına ait, 54 bin kripto para üretim cihazı ile ülkenin en büyük Bitcoin üretim çiftliğinin faaliyetinin iki hafta süreyle durdurulduğunu açıkladı.Hükümetin, elektrik kesintileri ve hava kirliliğinin ardından kripto para 'madencilerini' kısıtlama yoluna gitmesinde halkın tepkisini yatıştırma amacını taşıdığı ifade ediliyor. 'Yeni kesintiler olabilir' uyarısıTAVANIR'dan dün yapılan açıklamada, özellikle ülkenin nüfus yoğunluğunun olduğu kuzey bölgelerinde yeni elektrik kesintilerinin olabileceği uyarısında bulunuldu. Açıklamada, hizmetlerin aksamadan devam edebilmesi için halktan gaz ve elektrik kullanımını yüzde 10 civarında azaltmaları istendi. 'Kovid-19 ile mücadele de olumsuz etkilendi'İranlı uzmanlar, ülke genelindeki elektrik kesintisinin, sağlık sistemi üzerindeki olumsuz etkisinin yanı sıra hava kirliliğinin Kovid-19 salgını ile mücadelede özellikle hastalığı olan gruplar için olumsuz etkilediğini vurguladı. Uzmanlara göre, hava kirliliği nedeniyle akciğer ve solunum sistemi zarar gören kişiler, salgına karşı daha savunmasız oluyor.
Balıkesir Merkezli PKK/Kck Operasyonunda Yakalanan 20 Şüpheli Adli Kontrolle Salıverildi
BALIKESİR (AA) - Balıkesir merkezli 10 ilde, PKK/KCK'ya finansal destek sağladıkları gerekçesiyle gözaltına alınan 20 zanlı, yurt dışı yasağı konularak adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince, Balıkesir, Adana, Aydın, Batman, Bursa, Diyarbakır, Gaziantep, İstanbul, İzmir ve Mersin'de eş zamanlı operasyonla yakalanan 20 şüphelinin işlemleri tamamlandı. Adliyeye sevk edilen şüpheliler, çıkarıldıkları hakimlikçe yurt dışı yasağı konularak adli kontrol şartıyla salıverildi.Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca, 19 Ocak'ta örgütün finans çalışmaları ve cezaevi yapılanmasının deşifre edilmesine yönelik, hükümlü ve tutuklu terör örgütü üyelerine finans sağladığı öne sürülen 20 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarılmış, operasyonlarda 20 şüpheli gözaltına alınmıştı.
Uluslararası Ödemeler Bankası'ndan Merkez Bankaları İçin Yeşil Tahvil Fonu
BERLİN (AA) - Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), merkez bankaları ve resmi kurumlar tarafından yeşil tahvil yatırımları için avro temelli bir fon oluşturulduğunu duyurdu.BIS'den yapılan açıklamada, Eylül 2019'da dolar temelli ilk BIS yeşil tahvil fonunun piyasaya sürüldüğü hatırlatıldı.Şimdi de merkez bankaları ve resmi kurumlar tarafından yeşil tahvil yatırımları için avro temelli, açık uçlu bir fonun piyasaya sürüldüğü belirtilen açıklamada, BIS'ın dolar ve avro temelli 2 yeşil tahvil fonunda, merkez bankalarının yaklaşık 2 milyar dolarlık yeşil tahvillerinin yönetileceği kaydedildi.Söz konusu fonların önemli ölçüde büyümesinin beklendiği aktarılan açıklamada, BIS'ın çevreye duyarlı finans ve yatırım uygulamalarını desteklemeye devam edeceği bildirildi.ECB, iklim değişikliği merkezi kuracakAvrupa Merkez Bankası'ndan (ECB) yapılan açıklamada da iklim değişikliğiyle mücadeleyi desteklemek için ECB'nin kendi fon portföyünün bir kısmını BIS'ın söz konusu yeşil tahvil fonlarına yatırım yapmak için kullanacağı belirtildi.Açıklamada, 'ECB, kendi fon portföyünün bir kısmını BIS tarafından çıkarılan merkez bankalarının avro temelli yeşil tahvil fonlarına yatırım yapmak için kullanacak.' denildi.BIS'ın yeşil fonunun, yenilenebilir enerji üretimi ve enerji verimliliği projelerine yatırım yaptığı aktarılan açıklamada, 'Bu adım (BIS'ın fonlarına yatırım yapılması), ECB'nin çevresel hedeflere ve AB'nin iklime yönelik hedeflerine olan katkısını gösterir.' ifadesi kullanıldı. ECB Başkanı Christine Lagarde, 'Yeşil Merkez Bankacılığı' konulu konferansta yaptığı konuşmada, iklim değişikliğine yönelik sorunları ECB'nin para politikası ve bankacılık denetimi kapsamına katmanın en iyi yollarını araştırmak için ECB'nin, iklim değişikliği merkezi kuracağını bildirdi.İklim Tahvilleri Girişimi'ne (Climate Bonds Initiative-CBI) göre, yeşil tahvil ihracı 2020 sonunda 269,5 milyar dolar ile rekor seviyeye ulaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tügik Heyetini Kabulünde Konuştu: (2)
İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ekonominin uzun dönemli sürdürülebilir ve kaliteli bir büyüme yapısına kavuşmasını amaçladıklarını belirterek, 'Büyümenin kendisi kadar istikrarını ve istihdam oluşturmasını da önemsiyoruz. Bu doğrultuda yeni hamlelerle Türkiye'yi değişen küresel değer zincirinin önemli bir oyuncusu haline getireceğiz.' dedi. Erdoğan, Vahdettin Köşkü'nde, Türkiye Genç İş Adamları Konfederasyonu (TÜGİK) Genel Başkanı Erkan Güral ve beraberindeki heyeti kabulünde yaptığı konuşmada, ekonominin güçlü yönlerini sağlamlaştırırken tedbir gerektiren hususların üzerine de kararlılıkla gideceklerini söyledi.Özellikle de serbest piyasa ekonomisi çerçevesinde attıkları adımların etkisinin finansal piyasa göstergelerine müspet bir şekilde yansımaya başladığını dile getiren Erdoğan, tüketici güven endeksinin ocakta yüzde 4 artarak 83,3'e yükseldiğini, kur cephesinin nispeten istikrar kazandığını ifade etti.Kasım ayından bu yana merkezi yönetim borç stokunun yaklaşık 150 milyar azaldığını vurgulayan Erdoğan, 'Ülke risk primimiz de düşüyor. Türkiye CDS'leri 300 bas puana doğru iniyor. Türkiye'nin borçlanma maliyetlerini atacağımız kararlı adımlar ve güçlü politika çerçevemizle inşallah düşürmeye devam edeceğiz. Yurt dışındaki yatırımcıların Türk varlıklarına olan talebinin de artmaya başladığını görüyoruz. Son aylarda ülkemize yurt dışından 15 milyar doların üzerinde pörfoy girişi gerçekleşti. Türkiye'ye güvenen yatırımcılar bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kazanmaya devam edecektir.' diye konuştu. Erdoğan, ekonominin uzun dönemli sürdürülebilir ve kaliteli bir büyüme yapısına kavuşmasını amaçladıklarını belirterek, şöyle devam etti:'Büyümenin kendisi kadar istikrarını ve istihdam oluşturmasını da önemsiyoruz. Bu doğrultuda yeni hamlelerle Türkiye'yi değişen küresel değer zincirinin önemli bir oyuncusu haline getireceğiz. Yüksek teknoloji sektörleri öncelikli olmak üzere çekeceğimiz uluslararası yatırımlarla ülkemizi bir yatırım, üretim ve teknoloji üssü yapacağız. Bu noktada tabii sizlerin gayretini çok önemsiyorum. Yani sizler iş insanları olarak eğer yurt dışından ülkemize yatırımcı çekecek olursanız bu Türkiye'yi yeniden o 23,5 milyar dolarlara yükseldiğimiz döneme getirir. Bu 30'a getirir, buralara bizim yeniden çıkmamamız için hiçbir sebep yok. Bunu da başarırız.''Yabancı yatırımcı ve şirketleri ülkemize davet edip onlarla görüşebiliriz'Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırım ortamının daha da iyileştirileceği, öngörülebilirliğin daha da artırılacağı, yatırımcıların beklentilerinin daha yüksek düzeyde karşılanacağı bir iklimin tesisi için gereken tüm adımları atacaklarını vurguladı.Bununla ilgili planını da paylaşan Erdoğan, 'Uluslararası gerek yatırımcı gerek şirketleri biz senede bir, hatta iki kez ülkemize davet edip, onlarla ülkemizde timetablelar yapabiliriz, onlarla özellikle bazı görüşmelerimizi yaparız. Hatta onlara ülkemizdeki yatırım imkanlarının neler olduğunu, ne gibi yatırımlar yapabileceklerini anlatmak suretiyle onlara bu yatırımların ama finans sektöründe ama sanayide olduğunu anlatmamızda fayda var. Bunları geçmişte başbakanlığım döneminde falan çok yaptık ve çok da faydasını gördük.' şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:'Ekonomi ve hukuk alanındaki reform gündemimizle ilgili yoğun bir hazırlık dönemini geride bıraktık. Yakında kapsamlı reform paketimizi kamuoyuyla paylaşacağız. Ekonomide bu sene temel hedeflerimizden birisi fiyat istikrarını sağlamak olacaktır. Kur istikrarı enflasyonla mücadelede oldukça önemli bir yer tutuyor. Cari açıkla mücadelede yapısal önlemlere hız veriyoruz. Az önce Sayın Başkanın ifade ettiği gibi, özellikle bunu kendilerinden burada dinlediğim gibi, daha sonra da bunun işlenmesinin gereğine inanıyorum. O da şudur. Değerli arkadaşlar, yüksek faize kesinlikle karşıyım ve bu konuda sizlerin mesajları önem arz ediyor. Niye önem arz ediyor? Çünkü siz şu anda yatırımcı konumundasınız. Eğer siz bu yatırımları, düşük faizli kredi imkanına sahip olursanız yapabileceksiniz. Siz bu yatırımı yaptığınız zaman bu bize istihdamı sağlayacak. Üretimi sağlayacak. İhracatı sağlayacak. Bütün bunlar aynı zamanda uluslararası piyasada rekabet imkanını sağlayacak. Bunları başaracağız ki ne yapalım, devlerle yarış edebilir hale gelelim.''Yüksek faizle ülkemin kalkınacağına inanmıyorum'Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada şu anda eksi faizle kredi veren finans kuruluşları olduğunu belirterek, bunlara Japonya ve İsrail'i örnek gösterdi.İsrail'in kendi içinde eksi faiz ama başkasına karşı daha fazla faiz verdiğini dile getire Erdoğan, 'Avrupa'ya gelen 1, o civarda. Amerika hakeza öyle. Peki bize ne oluyor da 20'lerin üzerine çıkıyoruz. Bizim arkadaşlar da bana kızıyorlar biliyorum. Ama kusura bakmasınlar eğer ben bu ülkenin Başkanıysam, Cumhurbaşkanıysam ben bunu anlatmaya devam edeceğim. Çünkü ben yüksek faizle ülkemin kalkınacağına inanmıyorum. Çünkü biz eğer yatırımı güçlendirirsek işsizlik diyoruz, istihdamı güçlendirirsek, üretimi artırırsak, ihracatımızı artırırsak, buna ihtiyacımız var. Biz ihracatımızı artıracağız ki dışarıdan imkanlar gelsin, cari açığı da azaltmış olalım, hatta bitirmiş olalım. Buna ihtiyacımız var.' ifadelerini kullandı.Savunma sanayisinde başarıyı getiren yönetişim modelini imalat sanayinin diğer alt sektörlerinde de uygulayacaklarını belirten Erdoğan, ekonomide temin edilecek güven ve istikrar sayesinde büyük faiz yükünden de önemli ölçüde kurtulacaklarına inandığını kaydetti.Bankaların kar etmekle övündüğünü ifade eden Erdoğan, 'Öbürü neyle övünüyor. Ben de senden fazla kar ettim. Sizin karınız önemli değil. Bu noktada reel sektördekilerin karı bizim için önemli. Bunu başarmamız lazım. Eğer reel sektör başarıyı elde edemiyorsa demek ki iyi yolda değiliz. Buna bizim dikkat etmemiz gerekiyor.' diye konuştu.'Bütçe harcamaları geçen yıl program hedefinin altında gerçekleşti'Erdoğan, kamu maliyesinin nispeten düşük borçluluk oranlarının Türkiye'yi pek çok ülkeden olumlu yönde ayrıştırdığını belirterek, şöyle konuştu:'Bütçe harcamaları geçtiğimiz yıl 1 trilyon 202 milyar liraya ulaşarak program hedefimizin altında, bütçe gelirleri ise 1 trilyon 29 milyar ile beklentilerin üstünde gerçekleşti. Böylece yılı yüzde 3,6 ile yüzde 4,9'luk bütçe açığı hedefinin altında kapatmış olacağız. Gelişmekte olan ülkelerde yüzde 10,7'lik bütçe açığı verildiği bir dönemde sağladığımız bu başarı takdire şayandır. Sağlık harcamalarındaki ilave artışlar sebebiyle bütçeye gelen bu ilave yüklere rağmen mali disiplinden taviz vermemekte kararlıyız. Bu amaçla 2021 yılı için bütçe açığını milli gelirin yüzde 3,5 seviyesinde tutmayı yeni hedef olarak belirledik. Bütçede oluşturacağımız mali alanı, gerekmesi halinde salgın kaynaklı ilave harcama ihtiyaçlarını karşılamak üzere kullanacağız.'Erdoğan, hizmetleri arttırırken kamu olarak vatandaşın emanet ettiği vergileri en doğru şekilde ekonomik ve verimli kullanacaklarını dile getirerek, şunları kaydetti:'Yatırımlarda kısa sürede sonuç alacağımız üretken alanlara öncelik vereceğiz. Kamuda tasarrufları artırmanın etkili bir yolu da dijital dönüşüme hız vermekten geçiyor. Kamu harcama programlarını düzenli olarak gözden geçirerek verimsiz olanları da kesinlikle tasfiye edeceğiz. Yani verimsiz olanlarla uğraşmanın bir anlamı yok. Vergi politikalarımızı adil, öngörülebilir, sade, yatırımı, üretimi, istihdamı, ihracatı teşvik edecek bir temele oturtacağız.'Erdoğan, kayıt dışılık ile etkin mücadeleyi devam ettireceklerini anlatarak, 'İktisat tarihi kitaplarına geçecek böylesine zorlu bir küresel konjonktürü 18 yılın birikimi ve tecrübemiz sayesinde başarıyla atlatacağımıza inanıyorum.' ifadesini kullandı.(Bitti)
Gaziantep'teki Terör Örgütü Deaş Operasyonunda 3 Tutuklama
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep'te terör örgüt DEAŞ'a yönelik operasyonda gözaltına alınan 37 şüpheliden 3'ü tutuklandı.Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen DEAŞ'ın finans yapılanmasına ilişkin soruşturma kapsamında, örgüte maddi destek sağlayanlara yönelik 19 Ocak'ta 15 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 37 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.13 şüpheli serbest bırakılırken, 24 şüpheli adliyeye sevk edildi.Şüphelilerden E.D, O.M. ve M.A. nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Diğer şüphelilerden 8'i 'ev hapsi' adli kontrol şartıyla, 13'ü de yurt dışına çıkış yasağıyla serbest bırakıldı.Gaziantep merkezli 15 ilde 19 Ocak'ta örgüte maddi destek sağlayanlara yönelik düzenlenen operasyonda 37 şüpheli gözaltına alınmıştı.
Da Vinci'nin Başyapıtları "Mona Lisa" Ve "Son Akşam Yemeği" Senegal'e Geldi
DAKAR (AA) - Senegal'de, İtalyan sanatçı ve bilim adamı Leonardo da Vinci'nin ölümünün 500'üncü yılı dolayısıyla düzenlenen sergide, sanatçının dünyaca ünlü 17 başyapıtı, özel bir ışıklandırma ve dijital boyama tekniğiyle sanatseverlerle buluştu. İtalya'nın Dakar Büyükelçiliği ve İtalyan Kültür Merkezi organizasyonuyla hazırlanan 'Opera Omnia Leonardo' sergisi, başkent Dakar'daki Siyahi Medeniyetler Müzesi'nde (MCN), ziyaretçilerini bekliyor.Da Vinci'nin ölümünün 500'üncü yılı dolayısıyla Ocak 2019'da başlayan ve Çin'den Etiyopya'ya 15 ülke gezen serginin son durağı Dakar oldu. Aralarında Paris'teki Louvre Müzesi'nde sergilenen 'Mona Lisa' ve Milano'daki Santa Maria delle Grazie Manastırı'nda sergilenen 'Son akşam yemeği'nin de bulunduğu 17 eser, özel bir ışıklandırma ve dijital boyama tekniğiyle bire bir ölçü ve renklerde yeniden hayat buldu. 'Mona Lisa'nın orijinaline bakıyor hissi yaşıyorum'Serginin Dakar'daki küratörü Ousseynou Wade, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Da Vinci'nin dünyanın farklı şehirlerinde bulunan eserlerini dijital de olsa ilk kez yan yana sergileyebilmekten büyük mutluluk duyduklarını söyledi.Wade, kullanılan dijital tekniğin ziyaretçilere farklı bir deneyim sunduğunu belirterek 'Bu dijital boyama ve ışıklandırma sayesinde ziyaretçiler Son akşam yemeği tablosuna bakınca kendilerini Milano'da eserin orijinaline bakıyor gibi hissedecekler.' dedi.Sergiyi gezenlerden emekli finans uzmanı Mamadou Gueye, Paris'te öğrenciyken Louvre Müzesi'nde gördüğü Mona Lisa'yı yıllar sonra Dakar'da ziyaret edebildiği için şanslı olduğunu dile getirdi.Gueye, 'Louvre'da gördüğümden farklı değil. Mona Lisa'nın orijinaline bakıyor hissi yaşıyorum. Tüm detaylar bire bir yansıtılmış.' ifadesini kullandı. Opera Omnia Leonardo sergisi 28 Şubat'a kadar ziyaret edilebilecek.
Fetö, "Şirin Baba" Kod Adlı Sanık Aracılığıyla Örgüt Mensuplarına Para Dağıtmış
GAZİANTEP (AA) - ADSIZ GÜNEBAKAN - Gaziantep'te Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeliğinden tutuklu örgüt mensuplarının ailelerine maddi yardımda bulundukları gerekçesiyle yakalanan 8 kişi hakkında hazırlanan iddianamede, paraların 'Şirin baba' kod adlı sanık aracılığıyla dağıtıldığı belirtildi.Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca, FETÖ'nün kentteki finans yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında 8 sanık hakkında hazırlanan 134 sayfalık iddianame, 7. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.FETÖ'nün 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası yürütülen soruşturmalar kapsamında tutuklanan örgüt mensuplarının kentteki yakınlarına örgütün sözde üst düzey yöneticileri tarafından gönderilen paraların dağıtıldığı ifade edilen iddianamede, böylelikle örgütün yeniden yapılanmasının sağlanması ve örgütten kopmaların önlenmesinin amaçlandığı bildirildi.Tutuklu sanık Yusuf Ö'nün ByLock kullanıcısı olduğu ve örgütle iltisakı nedeniyle kapatılan çok sayıda derneğe üyeliğinin bulunduğu belirtilen iddianamede, sanığın 'Şirin Baba' kod adını kullandığı ve paraların dağıtılmasından sorumlu olduğu kaydedildi.Örgütün finans ve yardım yapılanması deşifre edildiİddianamede, örgütün finans ve yardım yapılanmasının deşifre edildiği, bu yapılanmanın ihraç edilmiş örgüt mensupları veya ailelerine para yardımı ve iş imkanı sağladığı, örgüt mensubu oldukları gerekçesiyle yakalama emri bulunan şüphelilere saklanmaları için güvenli barınma yerleri temin ettiği, bu süreçte gıda ve iaşeleri karşılanan kişilerin örgütten kopmalarını engellemeye çalıştığına ilişkin tespitler yer aldı.Örgüt tabanında tepki sesleri FETÖ'nün eylem ve faaliyetlerinin deşifresi ile örgüt mensuplarının yakalanmasına yönelik operasyonların yanı sıra örgütün finans ayağına da darbe vurulmasının ardından örgüt üyelerinin ekonomik açıdan zorluk çektiğine işaret edilen iddianamede, 'Şahıslara örgüt tarafından yapılan para yardımının azaltılması/kesilmesinin örgütün maddi açıdan zayıfladığı, bu durumun da örgüt tabanında yer alan kitlenin örgütsel manada moral ve motivasyonunun düşmesine ve örgüte tepki göstermelerine yol açtığı değerlendirilmektedir.' ifadesi yer aldı.Para trafiği sanık ifadesindeİddianamede ifadelerine yer verilen sanık B.Ö, FETÖ'ye yönelik soruşturmada tutuklandığını, etkin pişmanlık hükümleri kapsamında 'ev hapsi' ile tahliye edildiğini, bu süreçte Yusuf Ö'nün kendisiyle irtibat kurduğunu kaydetti.Yusuf Ö. ile diğer örgüt mensuplarının yakınlarıyla para alışverişinde aracı olduğunu itiraf eden B.Ö, 'O süreçle birlikte FETÖ'den tutuklu şahısların ailelerine örgütsel anlamda maddi yardımda bulunma işinde aracılık yapmaya başladım. Hatırladığım kadarıyla 2018 yılının Aralık ayından itibaren 'Şirin Baba' kod isimli Yusuf Ö. tarafından bana gönderilen paraları bana isimleri verilmiş olan şahıslara vermeye başladım.' ifadelerini kullandı.F.Y'nin İstanbul'dan Gaziantep'teki yapılanmayı yönlendirdiğini anlatan B.Ö, şunları kaydetti:'F.Y, 2019 yılının Şubat ayında tekrar beni arayarak 30 bin dolar daha göndereceğini ve bu parayı 'Şirin Baba' kod adlı Yusuf Ö'ye vermem gerektiğini söyledi ancak kendi hesabıma göndermesinin riskli olduğunu, bu nedenle başka birinin hesabını vermem gerektiğini söyledi. Ben de bunun üzerine K.G. isimli şahsın hesabını verdim. K.G, hesabından parayı çekti ve bana verdi. Ben de bu parayı Yusuf Ö'ye teslim ettim. Bu paranın nereye ne amaçlı olarak kullanıldığını bilmiyorum. O dönem örgüt yapılanması içinde Yusuf Ö. bana tutuklu ailelerden sorumlu kişi olduğunu söylemişti.'Gaziantep'te 7 Şubat 2020’de örgütün finans ve yardım yapılanmasına yönelik operasyonda 8 şüpheli gözaltına alınmış, Yusuf. Ö. tutuklanmış, diğer zanlılar adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.Şüpheliler hakkında 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame hazırlanmıştı.