onedio
Masallardan Fırlamış Gibi Görünen 26 Gerçek Mekan
Sosyal soru cevap sitesi Quora'da bir konunun altında tartışılmış... Dünya'daki peri masallarından fırlamış gibi görünen yerler nereler?   Eğer peri masallarından hoşlanıyorsanız bu mekanları da çok seveceğinizden emin olabilirsiniz. İyi eğlenceler dileriz...
Türkiye Ekonomisi Hakkında Bilmeniz Gereken 7 Şey
Bu ülkenin ekonomisi 820 milyar dolarlık milli geliriyle dünyanın 17. büyük ekonomisi oluyor. Önümüzdeki dönemde yıllık ortalama yüzde 4 oranında büyürse Türkiye 2030’da dünyanın en büyük 11. ekonomisi olacak.  Taraf gazetesinden Süleyman Yaşar Türkiye ekonomisi hakkında bilmeniz gereken yedi şeyi özetledi. Taraf /Süleyman Yaşar
İnternetten Online Yatırım Nasıl Yapılır?
İnternet günümüzde birçok kişiye iş imkanı sağlayan, gelir kaynağı olan, günlük rutin işlerin kolayca yapılabildiği bir hale geldi. Gelişen teknoloji ile birlikte yoğun bir şekilde kullanılmaya başlayan internet, günlük yaşantımızın vazgeçilmez parçalarından birisi haline geldi.Web üzerinden ek gelir elde etmek isteyen ve daha fazla paraya ihtiyaç duyan kişiler tarafından interneti tercih ediliyor. Bu sayede fazla zaman harcamadan, yorulmadan ve aileye ayrılacak vakitten çalmadan para kazanılabiliyor. Aynı zamanda interneti birikimlerinizi değerlendirebileceğiniz, yatırım yaparak para kazanabileceğiniz güvenli bir araç olarak da kullanabiliyorsunuz. İnternetten yatırım yaparak kısa sürede güvenli bir şekilde kazanç elde edebilirsiniz.Hangi Piyasalarda İnternetten Yatırım Yapılıyor?Günümüzde çok çeşitli finans piyasalarının bulunduğunu söyleyebiliriz. Ama bunlar arasında gerek güvenlik, gerek yasallık, gerekse elde edilen kazanç anlamında forex, borsa piyasası ve VOB diğer piyasaları geride bırakıyor. Borsa piyasası bilinen en eski yatırım piyasası olarak görülmektedir. Hemen herkesin borsa hakkında az çok bir fikri vardır ve genellikle ‘kağıt alınıp satılan’ bir yer olarak biliniyor. Borsa nasıl oynanır 1 olarak şimdiye kadar vermiş olduğumuz bilgiler ile borsada yalnızca kağıt olarak bilinen hisse senetlerinin alınıp satılmadığını anlattık. Aynı zamanda borsa işlemlerinin artık internetten yapıldığından da sıklıkla bahsettik.Forex piyasası, yeni nesil bir finans piyasasıdır ve işlemleri tamamen internet üzerinden gerçekleştirilir. Ülkemizde 2010 yılında yasallık kazanmış ve aracı kurumları Sermaye Piyasası Kurulu denetimine girmiştir. Bu şekilde de Türk yatırımcıların güveni kazanılmış ve güvenli bir şekilde yatırım yapılmaya başlamıştır. Forex, günümüzün en kazançlı ve avantajlı finans piyasası olarak görülmektedir. Tüm dünya üzerinden yönetilen küresel bir piyasa olduğundan bahsettik ve bu sayede yatırım işlemlerinin hafta sonları hariç haftanın 5 günü 24 saat boyunca yapılabildiğini söyledik.Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası da işlem özellikleri bakımından geleceğe yönelik güvenli ve vadeli yatırım yapmak isteyen kişiler tarafından tercih edilmektedir. VOB işlemleri de günümüzde internetten fiziki olmayan şekillerde yapılmaktadır ve yatırımlardaki amacı spekülasyon, arbitraj, hedge olan kişileri bünyesinde bulunduruyor.DEVAMI: http://www.borsanasiloynanir1.com/online-yatirim-nasil-yapilir/
Edebiyat Tarihinin En İyi 25 Giriş Cümlesi
Yazarlar puslu zamanların büyülü namelerini bize söylerken, içimize dokunan kelimeler beğendikleri bir yere geçip oturmaktaydı. Serçelerin şarkısı, ulusların yıkılışı, medeniyetin hançerleri, melankoliye meyilli kahraman veya anti-kahramanlar bize kulaklarımızı dört açmamızı söylüyorlardı. Bulundukları yerlerden... PS: Eğer bu galeriyi okumaya niyetliyseniz devam edin. Birkaç satır okuduktan sonra burada daha fazla olmak isteyeceksiniz. Bu yüzden devam edin. Burada kalmaya devam edin. Kendinize bakın, hala tek parçaysanız o zaman bu haberi okumanız için bir sorun yok demektir.
Volkan Demirel Rekora Koşuyor
Fenerbahçe'nin tecrübeli file bekçisi Volkan Demirel 19. şampiyonlukla birlikte tarihe geçmeye hazırlanıyor.Fenerbahçe'nin milli kalecisi Volkan Demirel adını sarı lacivertli kulübün tarihine altın harflerle yazdırmaya hazırlanıyor. Beş şampiyonluğa bir yıldızın verildiği ligimizde, Fenerbahçe ile beşinci şampiyonluğuna hazırlanan Volkan Demirel, 19. şampiyonlukla birlikte sarı lacivertli takımın formasındaki yıldızlardan birinin altına imzasını atacak. Rüştü Reçber'in Barcelona'ya transferiyle birlikte Recep Biler ile girdiği forma rekabetinden galip ayrılan Volkan, o tarihten bu yana yaşanan dört şampiyonlukta takımın kalesini koruyordu. 19- şampiyonlukla birlikte Fenerbahçe'de dört şampiyonluk yaşayan Rüştü Reçber'i geride bırakacak olan Volkan Demirel, bu özelliğiyle kulüp tarihinin en fazla şampiyonluk yaşayan kalecisi ünvanına da kavuşacak. Toni Schumacher, Rüştü Reçber, Cihat Arman ve Engin İpekoğlu gibi unutulmaz isimlerin yanı sıra hala Spor Toto Süper Lig'de forma giyen Oğuz Dağlaroğlu ve Serdar Kulbilge gibi isimlerle de şampiyonluk kazanan Fenerbahçe'nin en çok şampiyonluk kazanan kalecisi olacak olan Volkan için 19. şampiyonluk şüphesiz diğerlerinden çok daha anlamlı olacak.eurosport
Reklam
Orwell Ödülü'nün Adayları Açıklandı
George Orwell adına verilen ve Britanya’nın en prestijli edebiyat ödüllerinden biri olarak kabul edilen Orwell Ödülü’nün adayları açıklandı. Sue MacGregor, Robert McCrum ve Trevor Phillips’ten oluşan seçici kurul, ödüle başvuran 235 kitap arasından altı ödülü kısa liste için seçti. Margaret Thatcher’ın biyografisini kaleme alan Charles Moore, This Boy adlı kitabında yetiştiği dönemi anlatan Alan Johnson, kitlesel göçlerin Britanya’ya “zarar verdiğini” öne sürdüğü kitabıyla epey tartışa çıkaran David Goodhart, Gaiutra Bahadur, Frank Dikötter ve James Fergusson ödüle aday gösterildi. Kazanan, aynı zamanda üç bin sterlin tutarındaki para ödülünün de sahibi olacak. Orwell Ödülü, Georger Orwell’in “siyasî metni, sanat eserine dönüştürme” görüşüne paralellik gösteren eserlere veriliyor. Ödül, uzun listesine muhafazakâr yazarları da eklediği için eleştirilmişti. Ödülün direktörü ve tarihçi Jean Seaton, “İnsanlar kaç kere ‘Orwell mezarında ters döndü’ dediler, ben bile ipin ucunu kaçırdım artık” dedi. Ödülün kazananı, 21 Mayıs’ta Londra’da düzenlenecek törenle açıklanacak. Thatcher biyografisi de aday » Coolie Woman, Gaiutra Bahadur » The Tragedy of Liberation, Frank Dikötter » The World’s Most Dangerous Place, James Fergusson » The British Dream, David Goodhart » Margaret Thatcher: The Authorised Biography, Charles Moore Taraf
Reklam
Kız Çocukların Annelerine Asla Anlatamadığı 10 Şey
Anneler Günü yaklaşıyor, şu inadınızdan vazgeçseniz annenize en güzelhediyeyi vermiş olacaksınız belki de... Mesela yıllardıranlatamadığınız bazı şeyleri kabullenmiş gibi yapabilirsiniz(En azından bir günlüğüne :)) Onlar neler mi? İşte annenizebir türlü anlatamadığınız ve anlatamayacağınız 10 şey:
Apple'ın Patent Davasına Türk Profesör Damga Vurdu
ABD’de Apple’ın Samsung’a açtığı patent davasına Türk profesör damga vurdu. Davanın bilirkişisi Prof. Tülin Erdem, ‘İstediği 2.2 milyar dolar çok, 37 milyon dolar Apple için yeterli’ tezini savunarak dünya devine adeta soğuk duş aldırdı. ABD’de devam eden ikinci Apple-Samsung patent ihlali davasının sekizinci gününde sahneye bilirkişi olarak bir Türk profesör çıktı. Pazarlama gurusu akademisyen Prof. Tülin Erdem, 31 Mart 2014’te jüri seçimi sonrası başlayan davanın bilirkişisi seçildi. Davayı duruşma salonundan takip eden CNET editörü Shara Tibken’in bildirdiğine göre tanık kürsüsünde, davanın sadece söz konusu patentler etrafında şekillendirilmek istenildiğini söyleyen Prof. Erdem marka sadakati, kamera kalitesi gibi tüketici seçimini etkileyen daha önemli akıllı telefon özelliklerinin gözardı edildiğini öne sürdü. Dava konusu patentlerin çok detaylı, tüketici talebini artırmayacak özellikler olduğuna dikkat çeken Erdem, Apple avukatlarına “Bu özelliklerin önemini, değerini yapay olarak abartıyorsunuz” diyerek “Kilidi açmak için kaydırın” gibi özelliklerin tüketici seçimini etkilemeyecek cinsten fonksiyonlar olduğunun tüketiciler tarafından bilinmesini, bu gibi özelliklerin ürün satın alırken tüketicinin ilgi alanına bile girmediğinin bilinmesi gerektiğini belirtti.Erdem’e göre sadece “garip” insanlar, “tekno-kolik” tarzı insanlar ürün satın alırken “arka plan eşleştirme” “otomatik düzeltme” veya “Apple veri tarayıcısı” teknolojilerini referans alarak ürün seçimini değiştirebilir. Apple avukatları tedirgin “Talebi sürükleyen küçük özellikler değil, büyük özelliklerdir” diyen Prof. Erdem bilimsel verilere değil, sadece izlenimlerine dayanarak çıkardığı sonuçları da jüriyle paylaştı. “Ürün inceleme siteleri verilerine göre hareket edemeyiz, cihaz üzerindeki ikinci bir kamera, tüketicinin o ürünü tercih etmesi için yeterli bir argüman değildir” dedi. Apple avukatları ise Türk profesörün saptamalarına mahkeme karşısında şüpheli yaklaşıyor. İşlemci, dokunmatik ekrandaki QWERTY klavye, GPS gibi faktörlerin akıllı telefon satışlarını etkilemediğini iddia eden Prof. Erdem’in Samsung’un getirdiği diğer bilirkişiler ile çeliştiği iddiasında bulunuyor. ‘İhlal üstüne ihlal’ iddiası Söz konusu patent ihlali davasında Apple avukatları, Samsung’un kendilerine ait toplam beş adet patenti ihlal ettiğini iddia ediyor. Bu patent ihlalleri neticesinde Apple’in büyük zarara uğradığını ve bu zararın tazmin edilmesi için 2.2 milyar dolar tazminat ödenmesi gerektiğini savunuyor. Samsung ise Apple’in bu iddialarına karşılık, Apple’ın da kendilerinin iki adet patentini ihlal ettiğini, bu ihlal sonucunda Apple’in kendilerine toplam 7 milyon dolar tazminat ödemesi gerektiğini savunuyorlar. Hak ettikleri rakam bu değil Apple avukatları, yine bir akademisyen ve Ekonomist Christopher Vellturo’nun hesaplamalarına dayanarak, toplam 37 milyon cihazda Samsung’un patent ihlalinde bulunduğunu, toplamda 2.2 milyar dolar zarara uğradıklarını, Jüri ve mahkeme yargıcından Samsung’un bu zararı tazmin etmesi gerektiğini iddia ediyorlar. Samsung’un bilirkişi heyeti ve avukatları ise bu miktarın sadece ve sadece 38.4 milyon dolar olabileceğine, ancak bu tutarın ödenmesine hükmedilebileceğini iddia ediyor. Hocadan yorum yok! Dava ile ilgili olarak bir Türk profesörün, bilirkişi olarak davada yer almasının Türkiye açısından önemli bir gelişme olduğuna inanarak Tülin Erdem hocamızla temas kurduk. Anında geri dönüş yaparak, “Dava hakkında bilirkişilerin dava hakkında konuşması yasak. Dava sonuçlanınca konuşabiliriz” dedi. Dava sonrasında konuşmak için sözleşildi. Jüri kararı geciktirmezse, iki veya üç hafta içerisinde dava sonuçlanabilir. Prof. Tülin Erdem kimdir? 1986 yılında Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi bölümünden mezun olan Prof. Tülin Erdem, ABD’nin Alberta Üniversitesi’nde lisansüstü derecesini tamamlamış. 1993 yılında ise yine aynı okulda İşletme alanında doktorasını vermiş. 2006 yılında New York Üniversitesi Stern Business School’da ders vermeye başlayan Prof. Erdem pazarlama ve işletme alanında dersler vermeye devam ediyor. Bir dönem INFORMS adındaki pazarlama derneğinin başkanlığını da üstlenen Tülin Erdem, Journal of Marketing Research isimli akademik yayının da bir dönem yayın yönetmenliği görevinde bulunmuş. Tülin Erdem’in uzmanlık ve araştırma alanları Reklam, marka yönetimi, tüketici seçimi, müşteri ilişkileri yönetimi, belirsizlikte karar almak, ekonometrik modelleme ve fiyatlandırma konularını kapsıyor. İlk davadan 290 milyon $ ABD’deki ilk Apple-Samsung patent davasında jüri, Samsung’un Apple’a 1.05 milyar dolar ödemesine karar vermişti. Ancak daha sonra bölge mahkemesine taşınan davada yargıç ödenmesi gereken rakamın jüri tarafından hatalı hesaplandığını söyleyerek yeni bir hesaplama gerçekleştirilmesini istedi. Bu davada Apple patent ihlallerinden dolayı Samsung’dan 380 milyon dolar talep ederken, Samsung ödemesi gereken rakamın 52 milyon dolar olduğunu iddia etti. Kasım 2013’te jüri Samsung’un patent ihlallerinden dolayı elde ettiği kazanç ve Apple’ın gördüğü zarar karşılığında 290 milyon dolar ödenmesine karar verdi.veteknoloji
Dünden Bugüne En İyi 10 Savaş Uçağı
Havacılık tarihine sahip oldukları tasarımla, dizaynları ve hava çatışmalarında sergiledikleri performansla adlarını altın harflerle yazdıran  bu savaşçı uçaklar en çetin hava şartlarında ve çatışmalarda kendilerini ispat eden uçaklardır. Günüzmüzde gelişmiş aviyonik sistemlere sahip olan jet uçakları umarız ki kendilerini ispat edebilecek hava çatışmaları bulamazlar ve üzerlerine düşen gereklilikleri barışı koruyarak ve sağlayarak yerine getirirler.İşte havacılık tarihinde dünden bugüne adlarını gözkyüzüne altın harflerle yazdıran en iyi 10 savaş uçağı...
Reklam
SPK'da Başkan Yardımcıları ve Daire Başkanları Görevden Alındı
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), bugün gerçekleştirdiği kurul toplantısında dört başkan yardımcısından üçünün ve 12 daire başkanından 11′inin görevlerinden alınmasına karar vererek yerlerine yeni atamalar gerçekleştirdi.Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), bugün gerçekleştirdiği kurul toplantısında dört başkan yardımcısından üçünün ve 12 daire başkanından 11'inin görevlerinden alınmasına karar vererek yerlerine yeni atamalar gerçekleştirdi. SPK'dan yapılan resmi açıklamada, değişikliklerin 'yönetimde görülen lüzum üzerine' yapıldığı kaydedildi. ATANAN İSİMLERYeni görevlendirmelerle birlikte Kurul Başkan Yardımcıları Tevfik Kınık, Ayşegül Ekşit, Bora Oruç ve İ. Ömer Gönül'den oluştu. Daire Başkanları ise Uğur Yaylaönü, Gül Ertan, Enver Usca, Fatma Akgün Olum, Hasan Seyman, Esra Ada Vural, Yusuf Kaya, Ali İhsan Güngör, Emre Önyurt, Ahmet H. Halaçlıoğlu, Yalçın Ay ve Hüseyin Emre Üzer oldu.Haber Türk
Mimarlık mı Mühendislik mi?
İnsanlık tarihinin en eski disiplinlerinden biri olan Mimarlık ve popülaritesini kaybetmeyen, geleneksel Mühendislik programları, ortaöğretimde Fen Bilimleri alanına yönelen öğrencilerin sıklıkla tercih ettikleri programlar arasında bulunuyor. Mühendislik alanları ve Mimarlık programı arasında seçim yapmak konusunda kararsız olan adaylar için programları dersleri, gerektirdiği kişilik özellikleri ve yetenekler ve kariyer seçenekleri gibi çeşitli açılardan detaylı olarak inceledik.Mimarlık programlarında statik, matematik, mimari proje ve anlatım teknikleri, mimarlık tarihi, mukavemet, yapı ve yapım yöntemleri, tarihi çevre koruma ve restorasyon, şehircilik ve imar hukuku, yapım yönetimi ve ekonomisi, mimari tasarım bilgisi, tasarım ve yapım üretim teknikleri gibi temel derslerin yanı sıra bilgisayar destekli tasarım, mimari tasarım kuram ve yöntemleri ve malzeme ve teknoloji gibi seçmeli dersler yer alıyor. Mimarlık programlarında eğitim alan öğrenciler dersliklerin yanı sıra stüdyo, atölye ve laboratuvarda proje dersleri ve uygulamalı dersler alıyorlar. Mimarlık eğitimini başarıyla tamamlamak için öğrencilerin bir bitirme projesi hazırlaması da gerekiyor.Makine, endüstri ve inşaat gibi mühendislik alanlarında uzmanlık alanına yönelik olarak farklı dersler yer alıyor. Fakat genel olarak mühendislik fakültelerinde fizik, genel kimya, matematik, analiz, istatistik, tasarım, lineer cebir ve ekonomi gibi temel dersler bulunuyor. Ayrıca öğrenciler seçtikleri alan doğrultusunda çeşitli zorunlu ve seçmeli dersler alıyorlar.Mimarlık eğitimi almak ve Mimar olmak isteyenlerin matematik ve geometri gibi fen bilimlerine, güzel sanatlara ve bilgisayar bilimlerine ilgili olması, el-göz koordinasyonunun yüksek olması, şekil ve uzay ilişkilerini görebilmesi, analitik ve sayısal düşünebilmesi, yaratıcı olması, tasarım becerisine sahip olması; dikkatli, titiz ve yeniliklere açık olması, sözlü ve yazılı iletişim becerilerinin gelişmiş olması, analiz etme becerisine sahip olması, problemleri fark edebilmesi, sorumluluk sahibi olması, estetik algısının kuvvetli olması, zaman yönetiminde başarılı olması ve eleştiriye açık olması gerekiyor.Mühendislik programlarında eğitim almak ve Mühendis olmak isteyenlerin ise matematik, fizik ve kimya gibi fen bilimlerine ilgili olması, deney yapmaktan hoşlanması, problemleri fark edebilmesi ve alternatif çözüm yolları geliştirebilmesi; yaratıcı, meraklı ve sorgulayıcı olması, disiplinler arası çalışmaya yatkın olması, analitik ve sayısal düşünebilmesi, analiz etme ve yorumlama becerilerinin gelişmiş olması; dikkatli, ayrıntıcı ve disiplinli olması, teknolojik gelişmeleri takip etmesi, yeniliklere ve hayat boyu öğrenmeye açık olması, grup çalışmalarında başarılı olması, soyut düşünebilmesi, şekil uzay ilişkisini görebilmesi, el-göz koordinasyonunun yüksek olması, plan yapabilmesi ve uygulayabilmesi ve zaman yönetiminde başarılı olması gerekiyor.Mimarlar şantiyelerde, inşaatlarda, atölyelerde ve ofislerde çalışabilirler. Mimarlık programından mezun olanlar hem kamuya hem de özel sektöre ait kurum ve kuruluşlar için projeler yürütebilirler. Mühendisler de benzer bir şekilde ofislerde, atölyelerde, fabrikalarda, şantiyelerde ve laboratuvarlarda çalışabilirler. Uzmanlık alanları doğrultusunda savunmadan enerjiye ve bilişimden otomotive kadar pek çok sektörde; kamu kurum ve kuruluşlarında, özel sektöre ait kuruluşlarda, uluslararası şirketlerde ve araştırma-geliştirme laboratuvarlarında görev yapabilirler.
Hukuk mu Tıp mı?
Hukuk ve Tıp Fakülteleri Türkiye’de en fazla tercih edilen ana dallar arasında yer alıyor. Üniversite sınavlarında en yüksek puana sahip olan öğrencilerin yerleştiği bu iki geleneksel ana dal aynı zamanda popülaritesini her zaman koruyor. Tıp ve Hukuk ana dalları arasında kararsız kalan adayların öncelikle ilgi alanlarını, yeteneklerini ve kişilik özelliklerini bilmeleri gerekiyor. Ayrıca, bu iki ana dal arasında bir seçim yapmak için öncelikle ortaöğretimde Tıp için Matematik-Fen,  Hukuk için ise Türkçe-Matematik alanına yönelmek gerekiyor.Hukuk ve Tıp Fakültesini arasında bir tercih yapmayı düşünen adayların kendileri için doğru bir karar vermelerine yardımcı olmak amacıyla bu iki ana dalın özellikleri, lisans eğitimindeki dersleri ve gerektirdiği kişilik özellikleri gibi konularda detaylı olarak inceledik.Hukuk Fakültesi eğitimi 4 yıl sürüyor ve öğrenciler Anayasa, Aile, Ceza, Vergi ve İnsan Hakları Hukuku gibi temel hukuk derslerinin yanı sıra tarih, ekonomi, sosyoloji ve genel kültür alanlarında da dersler alıyorlar. Tıp Fakültesi eğitimi ise, üç aşamadan oluşuyor ve 6 yıl sürüyor. Eğitimin ilk aşaması, yani birinci ve ikinci sınıflar, temel tıp bilimleri eğitimini: ikinci aşaması, yani üçüncü, dördüncü ve beşinci sınıflar, klinik bilimleri eğitimini; ve üçüncü aşama yani altıncı sınıf, öğrencilerin tıp fakültesi hastanelerinde, gözetim altında üstlendikleri görev ve sorumlulukları içeriyor.Hukuk Fakültelerinden mezun olan bireyler Hukukçu, Tıp Fakültesinden mezun olanlar ise Pratisyen Doktoru unvanını taşıyorlar. Hukukçular ulusal ve uluslararası kamusal ve özel kurum ve kuruluşlarda görev yapabiliyor. Hukuk okuyanlar, mezun olunca serbest ve kurumsal avukat olabilmenin yanı sıra, birer hakim, savcı, noter, uzman hukukçu, hukuk uzmanı ve hukuk müşaviri gibi çeşitli hukuk formasyonu ile ilgili mesleklere de yönelebiliyorlar. Pratisyen Doktorlar ise, akademik kariyerlerine devam edebilme seçeneklerinin yanı sıra Tıpta Uzmanlık Sınavında başarı kazandıkları takdirde farklı sürelerde eğitimlerine devam edecekleri onkoloji, nöroloji ve  endokrinoloji gibi çeşitli alanlarda uzmanlaşabilirler. Uzmanlık eğitiminin ardından ise Uzman Doktor unvanı kazanırlar.Hukuk eğitimi almak isteyen bir bireyin genel olarak yerel sorunlara yerel bakış açısı ile, global sorunlara ise global bakış açısı ile bakabilmesi; bağımsız düşünebilmesi, eleştirel bir bakış açısına sahip olması, birey haklarına saygı gösteren ve toplumsal değerlere karşı duyarlı biri olması, adalet duygusuna sahip olması ve toplumsal ve bireysel problemlere duyarlı olması gerekiyor. Tıp eğitimi almak isteyen bir bireyin ise kimya ve biyoloji gibi temel bilimlere ilgili olması, hayat boyu öğrenmeye açık olması, insanlığa hizmet etmeye arzu duyması, empati yeteneğinin gelişmiş olması, güvenilir ve sorumluluk sahibi olması, insanları dinleyebilmesi ve insanlarla rahat iletişim kurabilmesi, detaylı araştırmalar yapabilmesi ve gelişmeleri takip etmesi gerekiyor.Hukukçu olmak isteyenlerin detaylı araştırmalar yapmaktan hoşlanması; bilgileri toplama, organize etme, analiz etme ve yorumlama becerisine sahip olması, sözlü ve yazılı iletişim becerilerinin gelişmiş olması, problem çözme ve problemlere alternatif çözüm yolları bulma konularında yetenekli olması ve analitik düşünme ve değerlendirme yeteneklerine sahip olması gerekiyor. Pratisyen Doktor olmak isteyenlerin ise güçlü iletişim yetenekleri olması, anatomi ve insan sağlığına karşı ilgili olması, hastalıklar hakkında bilgi sahibi olması, medikal tedavi ile ilgili olarak farklı kültürlerin tutum ve davranışları ile ilgili farkındalığa sahip olması, güncel bilgileri ve gelişmeleri takip etmesi, analitik zekası ve yorumlama becerisinin kuvvetli olması, hızlı ve doğru kararlar alabilmesi, araştırma yapmaktan hoşlanması, zaman yönetimi konusunda başarılı olması, bireysel çalışmalarda ve takım çalışmalarında başarılı olması, acil durumlarda soğuk kanlı olabilmesi ve baskı ve stres altında çalışabilmesi gerekiyor.
Reklam
Tıp mı Mühendislik mi?
İnsan sağlığının korunması, sürdürülmesi ve bozulan sağlığın düzeltilmesi ile ilgilenen Tıp ve insanların ihtiyaçlarını karşılama amacıyla yapılar, gıda, fen ve sosyal alanlarda uzmanların yetiştirilmesini sağlayan Mühendislik alanları fen bilimleri alanında eğitim alan üniversite adaylarının hayalini süslüyor. Her iki bölüm de MF puanı ile öğrenci almasına rağmen MF-3 ve MF-4 puanlarının konu ağırlıkları arasında önemli farklılıklar olması, adayların bu iki alan arasındaki seçimlerini önceden yapmaları çalışma stratejilerini oluşturmaları konusunda önem arz ediyor. Biz de birbirinden farklı olan Tıp ve Mühendislik alanları arasında seçim yapmak isteyen adaylar için bu iki disiplinin lisans derslerini, gerektirdiği kişilik özellikleri ve yetenekleri ve kariyer seçeneklerini detaylı olarak inceledik.Mühendislik alanlarında eğitim 4 yıl sürüyor. Endüstri, Elektrik Elektronik, Makine ve İnşaat gibi çeşitli alanların bulunduğu Mühendislik Fakültelerinde genel olarak fizik, mekanik, tasarım, kimya, lineer cebir, ekonomi, istatistik, analiz ve matematik gibi temel mühendislik dersleri bulunuyor. Ayrıca öğrenciler seçtikleri alan doğrultusunda çeşitli zorunlu ve seçmeli dersler de alıyorlar. Tıp Fakültesinde ise eğitim 6 yıl sürüyor ve üç aşamadan oluşuyor. Eğitimin ilk aşamasını oluşturan birinci ve ikinci sınıfta, temel tıp bilimleri; ikinci aşamasını oluşturan üçüncü, dördüncü ve beşinci sınıfta klinik bilimleri eğitimi ve üçüncü aşama olan altıncı sınıfta öğrenciler tıp fakültesi hastanelerinde, gözetim altında üstlendikleri görev ve sorumlulukları yerine getiriyorlar.Tıp eğitimi almak isteyen bir bireyin ise kimya ve biyoloji gibi temel bilimlere ilgili olması, hayat boyu öğrenmeye açık olması, insanlığa hizmet etmeye arzu duyması, empati yeteneğinin gelişmiş olması, güvenilir ve sorumluluk sahibi olması, insanları dinleyebilmesi ve insanlarla rahat iletişim kurabilmesi, detaylı araştırmalar yapabilmesi ve gelişmeleri takip etmesi gerekiyor.Mühendislik alanında eğitim almak ve Mühendis olmak isteyenlerin matematik, fizik ve kimya gibi fen bilimlerine ve bilgisayar bilimlerine ilgili olması, teknolojik gelişme ve değişimleri takip etmesi; disiplinli, dikkatli ve ayrıntıcı olması, deney yapmaktan hoşlanması, analiz etme ve yorumlama becerilerinin gelişmiş olması, problemleri fark edebilmesi ve problem çözme becerilerine sahip olması; yaratıcı, sorgulayıcı ve meraklı olması, disiplinler arası çalışmaya yatkın olması, grup çalışmalarında başarılı olması, analitik ve sayısal düşünebilmesi, el-göz koordinasyonunun yüksek olması, plan yapma ve uygulama becerilerinin kuvvetli olması, şekiller arasındaki ilişkiyi görebilmesi ve zaman yönetiminde başarılı olması gerekiyor.Tıp Fakültesinde eğitim almak ve Tıp Doktoru olmak isteyenlerin ise fen bilimlerine, anatomi ve insan sağlığına ilgili olması, iletişim kurma becerilerinin gelişmiş olması; esnek, açık fikirli ve yeniliklere açık olması, yaşam boyu öğrenmeye istekli olması, güncel bilgileri ve gelişmeleri takip etmesi; dikkatli, ayrıntıcı ve sorumluluk sahibi olması, analitik düşünebilmesi, hızlı ve doğru karar alabilmesi, analiz etme ve yorumlama becerilerinin gelişmiş olması, zaman yönetimi konusunda başarılı olması, araştırma yapmaktan hoşlanması, hem bireysel çalışmalarda hem de ekip çalışmalarında başarılı olması, acil durumlarda soğukkanlı olabilmesi ve baskı ve stres altında çalışabilmesi gerekiyor. Eğitim aldıkları alan doğrultusunda Gıda Mühendisi, Endüstri Mühendisi ve Makine Mühendisi gibi unvanlar alan Mühendislik mezunları ofislerde, atölyelerde, fabrikalarda, şantiyelerde ve laboratuvarlarda gibi çalışabiliyorlar. Uzmanlık alanları doğrultusunda savunma, bilişim, enerji ve otomotiv gibi çeşitli sektörlerde; kamu kurum ve kuruluşlarında, özel sektöre ait kuruluşlarda, uluslararası şirketlerde ve araştırma-geliştirme laboratuvarlarında görev yapabiliyorlar. Tıp Doktorları ise Tıpta Uzmanlık Sınavında başarılı olduklarında farklı süreler devam eden eğitimlerin ardından onkoloji, nöroloji ve  endokrinoloji gibi çeşitli alanlarda uzmanlaşabiliyorlar. Uzmanlık eğitiminin ardından ise Uzman Doktor unvanını kazanıyorlar.
Hukuk mu Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık (PDR) mı?
Hukuk ve Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık (PDR) programları son yıllarda yüksek tercih edilme oranları ile en popüler programlar arasında yer alıyorlar. Ayrıca her iki program da eğitim sonrası iş imkanları ve sağladığı kazanç ile Türkçe-Matematik alanında öğrenim gören çok sayıda öğrencinin hayallerini süslüyor. Birbirinden farklı kişilik özelliklerine, yeteneklere ve ilgi alanlarına sahip olan bireylerin yönelebileceği; farklı lisans derslerine ve kariyer seçeneklerine sahip olan bu iki ana dal arasında bir seçim yapmayı düşünen adaylar için Hukuk Fakültesini ve PDR programını detaylı olarak inceledik.Hukuk Fakültesi TM-2 puanı ile öğrencileri kabul ederken PDR programına yerleşmek isteyen öğrencilerin TM-3 puanı önem taşıyor. Her iki programın da eğitim süresi 4 yıl; ancak lisans dersleri arasında büyük farklılıklar bulunuyor. Hukuk Fakültesinde Türk Anayasası Hukuku, Uluslararası Hukuk ve Borçlar Hukuku gibi temel derslerin yanı sıra günümüzdeki kültürel, teknolojik ve sosyal değişimlere göre Medya ve İletişim Hukuku, Spor Hukuku ve Uluslararası Örgütler Hukuku gibi dersler de yer alıyor. Bunların yanı sıra Hukuk Fakültesi öğrencileri Tarih, Ekonomi ve Sosyoloji gibi dersler de alıyorlar.Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık programında ise Öğretmenlik Meslek Bilgisi, Eğitim Felsefesi, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlığın Temelleri gibi derslerin yanı sıra Kişilik Kuramları, Kültürlerarası Akımlar ve Araştırma Yöntemleri gibi dersler yer alıyor. Bunların yanı sıra PDR programında rehberlik ve danışmanlık uygulamaları ve psikoeğitim grup çalışmaları gibi uygulamalı dersler de bulunuyor.Hukuk Fakültesinde eğitim almak ve Hukukçu olmak isteyenlerin araştırma yöntemlerini bilmesi, eleştirel bakış açısına sahip olması, analitik düşünebilmesi, analiz etme ve yorumlama becerilerinin gelişmiş olması, uzun okumalar yapabilmesi, aktif dinleme becerisinin olması ve hayat boyu öğrenmeye açık olması gerekiyor. Bunların yanı sıra bir Hukukçunun sorunlara gerektiğinde yerel gerektiğinde global bir bakış açısıyla bakabilmesi; objektif olması, bilimsel ve bağımsız olarak düşünebilmesi, birey haklarına saygılı olması ve birey haklarını önemsemesi, adil olması, toplumsal ve bireysel problemlere karşı duyarlı olması gerekiyor.PDR programında eğitim almak isteyen ve Rehberlik Öğretmeni olmak isteyenlerin ise empati yeteneğinin bulunması, aktif dinleme becerisinin olması; sabırlı, anlayışlı ve hoşgörülü olması, iyi ilişkiler kurabilmesi ve sır tutabilmesi gerekiyor. Bunların yanı sıra bir Rehber Öğretmenin problem çözme yeteneğinin gelişmiş olması, sosyal konulara karşı ilgili olması, kendisini doğru ifade edebilmesi, gözlem yapabilmesi; pozitif ve açık fikirli olması ve sağlıklı iletişim ortamı sağlayabilmesi gerekiyor. Hukuk Fakültesi mezunları Hukukçu, PDR programı mezunları ise Rehber Öğretmen olarak lisans programlarından mezun oluyorlar. Hukukçular ulusal ve uluslararası kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra özel kurum ve kuruluşlarda da çalışabiliyorlar. Hukuk Fakültesinden mezun olanlar avukat, hakim, savcı, noter, hukuk uzmanı ve hukuk müşaviri gibi çeşitli mesleklere yönelebiliyorlar. Ayrıca lisansüstü eğitimlerine devam ederek akademik kariyer yapabiliyorlar. PDR programı mezunları ise Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ilköğretim ve ortaöğretim okullarında, özel eğitim kurumlarında, özel eğitim merkezlerinde ve psikolojik danışma merkezlerinde görev yapabilmelerinin yanı sıra Sivil Toplum Örgütlerinde, eğitim politikaları geliştiren kuruluşlarda ve kamu kurum ve kuruluşlarında çeşitli alanlarda çalışabiliyorlar. PDR programı mezunları da lisansüstü eğitimlerine devam ederek akademik kariyer yapabiliyorlar.
Reklam
İstanbul'da Lale Devrini Yaşayabileceğiniz 8 Mekan
Beykoz Korusu ya da Abraham Paşa Korusu ,   İstanbul'un Beykoz ilçesinde yer alan koru İstanbul Boğazı sırtlarında, Beykoz ile Paşabahçe semtleri arasında geniş bir arazi üzerine yayılmıştır. Boğaz'a bakan yamaçlardan başlayarak içlerde Riva'ya kadar uzanır. Doğuda doğal ormanlarla bütünleşir. Koru adını, Mısır Hıdivi Mehmet Ali Paşa'nın yakın adamlarından olan Ermeni kökenli Erem Amira'nın torunu Abraham Paşa'dan (1833-1918) almaktadır. Abraham Paşa, dönemin Osmanlı padişahı Abdülaziz'le dostluk kurmuş ve bir rivayete göre padişahla oynadığı bir tavla oyununda galip gelmesi üzerine bu korunun bulunduğu geniş araziyi kazanmıştır. :) Abraham Paşa'nın mülkiyetindeyken, koru Fransız bahçe uzmanları tarafından düzenlenmiş, içinde köşkler, kuşhaneler ve havuzlar inşa edilmiştir. Türkiye ikliminde doğal olarak yetişmeyen, yurtdışından getirilmiş egzotik bitki ve ağaçlar dikilmiştir.İki büyük yapay mağara, beş havuz, kayalarla oluşturulmuş 3 yapay çağlayan bulunan korudaki havuzlardan birinin içinde küçük bir yapay ada vardır. Günümüzde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait olan koru, halkın ziyaretine açıktır. İçinde iki otopark, iki kır kahvesi, bir restoran, iki sera, açık spor alanları, çocuk parkı, oturma terasları ve piknik alanları bulunmaktadır. Koruda bulunan ağaçlar arasında sekoya, kırmızı yapraklı karaağaç ve Japon saforası gibi nadide türler bulunur. Bunların yanı sıra çok miktarda at kestanesi,çınar,ıhlamur,meşe, erguvan ve akasya türü de bulunur. Bu özelliklerinin yanı sıra Lale festivali kapsamında Beykoz Korusu'na 16 farklı türde toplam 250.000 lale dikildi. Bu görsel şöleni kaçırmayın :)
Ölmeden Önce İzlemeniz Gereken 16 Yabancı Dizi
Yabancı dizi keyfine de doyum olmuyor diyenler için izlemeden sakın ölmeyin dediğim dizileri bir liste halinde topladım. Her biri bizzat benim izleyip tavsiye ettiğim diziler olup muhteşemler dediğim diziler arasındadır. Az ve öz olan bu listede ki dizileri mutlaka izlemenizi öneririm.
Mutluluğa İlk Kez 'Maddi Değer' Biçildi
London School of Economics üniversitesindeki araştırmacılar öncelikle insanları en çok hangi etkinliğin mutlu ettiğini araştırdı İngiltere'de London School of Economics üniversitesindeki yapılan araştırmayla, mutluluğa ilk kez 'maddi değer' biçildi. Araştırmaya göre en 'zengin' hissettiren etkinlik dans etmek. Sonra insanların mutluluğunun oranı, bu histe en çok payı olan başka bir etken olan, 'para' ile karşılaştırıldı. BBC Türkçe'de yer alan habere göre, yapılan hesaplar sonunda, sanatsal ve kültürel aktiviteler ile sporun insanlara, yıllık gelirlerinde 5 bin sterlin (yaklaşık 18 bin TL) artış olmuşçasına' mutluluk verdiği ortaya çıktı. Mutluluk kaç paraya denk geliyor? 40 bin İngiliz aile üzerinde yapılan araştırma, The Daily Telegraph gazetesinde yayımlandı. Yaş, sağlık ve eğitim gibi mutlulukta etkili olan diğer faktörler dışarıda tutularak hangi etkinliğin insanları daha çok mutlu ettiği soruldu. Araştırmaya göre iyi hissettiren etkinliklerin başını dans etmek çekiyor. Bu kişilerde benzer bir mutluluğu sağlayabilecek para miktarı ise bin 670 sterlin (yaklaşık 6 bin TL). Mutluluk araştırmasında dans etmeyi, yüzmek izliyor. Haftada bir gün yüzmek size maaşınızda bin 630 (yaklaşık 5 bin 800 TL) artış olmuş kadar iyi hissettirebilir. Yüzmek, futbol ve bisiklete binmekten iki kat daha mutlu ediyor. Mutluluk ölçümünde dans ve yüzmenin ardından ise kütüphaneye gitmek geliyor. Müzik dinlemek ise araştırmacıların tahminlerinin aksine, daha geri sıralarda yer alıyor. Maddi değeri 742 sterlin (yaklaşık 2 bin 500 TL). Araştırma, İngiliz hükümetinin sosyal politikaların, halkın mutluluğu üzerindeki etkilerini ölçme girişimi açısından da önemli. London School of Economics'ten Daniel Fujiwara, 'Soyut verileri somutlaştırarak, uygulanan sosyal politikaların halka faydalarını daha iyi anlayabilir ve buna göre yeni politikalar üretebiliriz' diyor. 'Mutlu insanlar daha sağlıklı' Araştırmada, insanları mutlu eden bu faaliyetlerin sağlık üzerindeki etkisi de hesaplandı. Düzenli olarak kültürel etkinliklere katılanların ve spor yapanların, toplum ortalamasından daha sağlıklı olduğu ortaya çıktı. Fujiwara, 'İnsanlara daha çok spor olanağı sunarsak, bu onların daha sağlıklı olmasını sağlayacaktır. Bu da devletin sağlığa ayırdığı bütçeyi azaltacaktır. Ancak bu, sporun insan hayatında sağladığı mutluluk hissinin yanında önemsiz kalıyor' diyor. Araştırmaya göre spor yapan her bir kişi, İngiltere ulusal sağlık sistemine (NHS) yılda 100 sterlin (yaklaşık 360 TL) tasarruf ettiriyor. T24
Bizans İmparatorluğu Hakkında 10 İlginç Gerçek
Bizans İmparatorluğu 1125 yıl boyunca ayakta kalan gelmiş geçmiş en büyük imparatorluklardan biridir fakat hakkında az şey bilinir. İlk başta Roma İmparatorluğunun doğu merkezi olan imparatorluk ve merkezi İstanbul, batı roma karanlık çağlara girerken kendine ait bir kültür oluşturabildi. Daha sonra da bu merkez rönesansı ve aydınlanmayı başlatan ana sebeplerden biri oldu. Çoğu tarihçi Bizans olmasa Avrupa'nın doğudan gelen İslam imparatorluklarına teslim olacağını düşünüyor.
Reklam