Demet Akalın'ın İnsan Psikolojisinin Sınırlarında Dolaşan 25 Şarkısı
Kötü bir haber alan insan 5 evreden geçer.  1- İnkar 2- Öfke 3- Pazarlık 4- Depresyon 5- Kabullenme Bu evreleri sağlıklı şekilde yaşamasının ardından hayatı normale dönmeye başlar. İşte Demet Akalın şarkılarıyla bu evreleri bize tane tane açıklamış. İşte Demet Akalın'ın insan psikolojisinin sınırlarında gezinen 25 şarkısı.
Angel Di Maria 99 Milyon Dolara Manchester United'da
Manchester United, Real Madrid'in Arjantinli yıldızı Angel Di Maria'yı 59.7 milyon sterlin(99 milyon dolar) karşılığında renklerine bağladı.Manchester United, Real Madrid’in gözden çıkarttığı Arjantinli orta saha Angel Di Maria’yı 99 milyon dolara renklerine bağladı. İngiltere tarihinde ilk kez bir kulüp, transfer yaparken bu kadar para ödedi. Di Maria, bu sabah Manchester’da sağlık kontrolünden geçecek. Transferin gün içinde açıklanması bekleniyor. Arjantinli kanat oyuncusunun, Kırmızı Şeytanlar’ın Cumartesi günkü Burnley maçında sahada olması bekleniyor. Torres’i geride bıraktı Di Maria'nın bonservis bedeli, İngiltere için bir yeni bir transfer rekoru. Chelsea, 2011'de Fernando Torres için Liverpool'a 50 milyon sterlin ödemişti. Mesut Özil, geçen yıl Real Madrid'den 42.4 milyon sterlin, Sergio Aguero da 2011'de Atletico Madrid'den Manchester City'ye 38 milyon sterline transfer olmuştu.Eurosport
Türkiye'nin En Büyük 5 Kariyer Klübü
Üniversite kayıtlarının ve yeni eğitim-öğretim döneminin başlamasına bu kadar az bir süre kalmışken, artık sadece belirli birkaç bölüm degil bütün üniversite bölümlerinin öğrencilerine hitap eden öğrenci kulüplerini tanımakta fayda var! Kampüsün tadını çıkarırken hem yeni arkadaşlar edinmek, hem de kişisel gelişiminiz ve gelecek planlarınıza yardımcı olmak için kurulan pek çok öğrenci kulübünün arasından en iyilerini sizin için seçtik. İşte daha okula başlamadan adını bilmeniz ve takip etmeye hemen başlamanız gereken Türkiye'nin en iyi 5 kariyer odaklı öğrenci kulübü:
Cumhurbaşkanı Gül'den Veda Mesajı: 'Tarafsızlığımı Titizlikle Korudum'
Görev süresi 28 Ağustos’ta dolacak olan Cumhurbaşkanı Gül, halka hitaben yayımladığı veda mesajında, “Millî iradenin temsilcisi, yüce Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçildiğim Cumhurbaşkanlığı görevimde, öncelikle, Çankaya’nın kapılarını halkımıza açtım. Devleti ve Milleti kucaklaştırdım, kaynaştırdım. Anayasa’yı uygulama ve devlet kurumları arasında uyumu sağlama görevimi, en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştım” dedi. Görev süresi 28 Ağustos’ta dolacak olan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, halka hitaben bir veda mesajı yayımladı. Cumhurbaşkanı Gül, mesajında şunları söyledi: “Aziz Vatandaşlarım, Türkiye’nin 11. Cumhurbaşkanı olarak görev süremin sonuna gelmiş bulunuyorum. Bugün sizlere veda ederken, geçen yedi yılın samimi bir muhasebesini, değerlendirmesini de yapmak istiyorum. Millî iradenin temsilcisi, yüce Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçildiğim Cumhurbaşkanlığı görevimde, öncelikle, Çankaya’nın kapılarını sizlere, halkımıza, açtım. Devleti ve Milleti kucaklaştırdım, kaynaştırdım. Anayasa’yı uygulama ve devlet kurumları arasında uyumu sağlama görevimi, en iyi şekilde yerine getirmeye çalıştım. Yasama, yürütme ve yargı organlarının başkanlarını her yıl düzenli olarak burada bir araya getirerek, diyalog ve uyumlarına katkıda bulundum. Siyasi kimliğime rağmen, tarafsızlığımı titizlikle korudum. Siyasi partilerimiz ile gündemdeki konularda düzenli temas ve istişare ettim. Hükümetlerimizle yakın işbirliği ve uyum içinde çalışmamın yarattığı sinerjinin, ülke refahına ve istikrarına önemli katkısı oldu. Yurt dışında da, devletimizi ve milletimizi, gücüne ve itibarına yakışır biçimde temsil ettiğime inanıyorum. Devlet organlarına ve toplumumuza verdiğim mesajlarda, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olmanın gereklerine hepimizin azami özen göstermesini istedim. Millî birlik ve bütünlüğümüzün ancak böyle bir temel üzerinde daha iyi korunacağına güvendim. Aynı şekilde, insan haklarına saygının, eğitimde fırsat eşitliğinin, iyi yönetişimin, kadın-erkek eşitliğinin kalkınma ve demokrasinin gereği olduğu anlayışına öncülük yapmaya gayret ettim. Böyle bir anlayışın bölgemizde ve dünyada etkili olması için de telkinlerde bulundum. Siyasi hayatımın başından itibaren, Türkiye’mizin, Müslüman kimliğine sahip bir ülke olarak, demokrasiyi tüm unsurlarıyla en güzel biçimde hayata geçirmeyi başarmasının hem İslam âlemi, hem de dünya barışı için büyük bir kazanç teşkil edeceğine kuvvetle inandım. Dolayısıyla, Avrupa Birliği’ne katılım sürecimizi çok önemsedim. Sevgili Vatandaşlarım, Başbakan, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olarak, evvelce görev yaptığım dönemlerde bizzat öncülük ettiğim ve uyguladığım siyasi ve ekonomik reformların devamına, Cumhurbaşkanı olarak da kuvvetli destek verdim. Bu çizginin sapmadan sürmesi için, 21. yüzyıla yakışan yeni bir Anayasanın en geniş katılımla hazırlanması ve mümkünse oydaşmayla benimsenmesi için birçok kere çağrılar yaptım. Kuvvetler ayrılığı ilkesinin, denge-fren sisteminin demokrasimiz için önemini sık sık vurguladım. Seçim sandığının kutsal, halkın iradesinin demokrasinin temeli olduğunu söyledim. Ayrıca, demokrasinin diğer ilke ve değerlerinin önemini de hep hatırlattım. Demokrasimizin temeli olan kurumların zaafa uğratılmamalarının, aksine, güçlendirilmelerinin önemine hep işaret ettim. Hukukun üstünlüğü ile yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkelerinin, hiçbir şekilde zedelenmemesi için çalıştım. Aynı şekilde, fikir, din, inanç ve vicdan özgürlüğü, her zaman en üstte tuttuğum değerler oldu. Basının ve sosyal medyanın özgürlüğünü titizlikle gözettim; bunun ancak istisnai ve meşru hallerde sınırlanabileceği uyarısında bulundum. Siyasette ve medyada kimi zaman ölçüsüz biçimde sert ve kırıcı üslup kullanıldığında uyarılarda bulunmak zorunda kaldım. Bu nedenle, ülkemizin ulaştığı düzeye ve geleneksel ahlak ve adabımıza yakışan yeni bir siyaset üslubuna olan ihtiyacı sık sık dile getirdim. Ülkemizde uzlaşı kültürünün yerleşmesini çok arzu ettiğimi ve bu yönde gayret gösterdiğimi, eminim ki, takip ettiniz. Zor günlerde, sizlere güven ve sükûnet aşılamaya gayret ettim. Kutuplaşma ve rövanşizm, intikamcılık eğilimleri tespit ettiğim zamanlarda, bunlardan kaçınılmasını hep arzu ve telkin ettim. Zira vatandaşlarımızın benimsemiş olduğu, istisnasız bütün din, mezhep, inanç, düşünce ve kimliklerin çeşitliliğimizi, zenginliğimizi, ortak gücümüzü teşkil ettiğine samimiyetle inandım. Toplumumuzun bütün kesimleriyle bu doğrultuda diyaloglar, köprüler kurdum. Din ve ibadet özgürlüğünün temel hak ve özgürlüklerin ayrılmaz bir parçası olduğuna olan inancımla, laikliğin yanlış uygulanmasına son verilmesini her zaman savundum ve destekledim. Başörtüsü meselesinin ülkemizi bölmesine devletimizin en üst düzeyinde son verdiğimi gördünüz. İlk Cemevi ziyaretini yaptım, Alevi iftarlarına katıldım. Gayrimüslim vatandaşlarımızın sorunlarıyla ilgilendim, dini bayramlarını kutlamayı ihmal etmedim. Aziz Vatandaşlarım, Hatırlarsanız, yedi yıl önce ilk yurt içi seyahatimi bazı Doğu illerimize yapmıştım. Bu seyahatte halkımızın, şahsımda devletimize gösterdiği coşkulu muhabbet ve saygı beni derinden etkiledi. Kürt asıllı vatandaşlarımın tarihten kaynaklanan kültürel, insani, siyasi ve ekonomik sorunlarının çözümü için yapılan çalışmalara ilham ve destek verdim. Askerî vesayet ve darbe tartışmalarına son verilmesini sağlayan düzenlemeleri onayladım. Başkomutan sıfatımla, kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçları ve mensuplarının sorunlarıyla çok yakından ilgilendim. Ordumuzun modernleşmesine ve güçlenmesine büyük emek verdim. Savunma Reformu hazırlıklarına öncülük ettim. Şehit ve gazilerimize her zaman özel ilgi ve ihtimam gösterdim. Genel olarak uzun tutukluluk sürelerinden ve milletvekili, Genelkurmay Başkanı ve gazetecilerin tutuklanmalarından dolayı, yeri geldiğinde endişelerimi ve uyarılarımı kamuoyu ile açıkça paylaştım. Kamu yönetiminde devlete sadakatin, liyakat ve ehliyetin esas olması gerektiğini hatırlattım. Devlet sistemi içinde, Anayasa ve kanunlardan kaynaklanmayan herhangi bir dayanışma ve yapılanmaya müsaade edilemeyeceğini her zaman vurguladım. Aziz Vatandaşlarım, Cumhurbaşkanı olarak, ülke yönetiminde şeffaflığın ve hesap verebilirliğin egemen olmasını arzu ettim. Bunun, demokratik yönetimin ve refahın temeli olduğuna dikkat çektim. Bu doğrultuda, Sayıştay’ın denetim yetkilerinin korunması konusunda titiz davrandım. Ayrıca, Devlet Denetleme Kurulu’nu, kamu vicdanı ve çıkarları doğrultusunda görevini yapması için, tarihinde ilk kez, bu derece aktif duruma getirdim. Ekonomide ise, siyasi istikrar-ekonomik büyüme ilişkisine verdiğim önemi hep vurguladım. Sürdürülebilir büyümenin gerekleri konusunda tavsiyelerde bulundum. Bu çerçevede, eğitimde kalitenin, bilimsel-teknolojik gelişmenin, girişimciliğin teşvikinin önemine sık sık dikkat çektim. Artık bilgi toplumuna dönüşmemizin gerektiğini söyledim. Önümüzdeki esas sınamanın ve kritik eşiğin, orta gelir tuzağına düşmemek olduğu konusuna dikkat çektim. Bu yönde ekonomik ve hukuki reformlar yapılmasında ısrar ettim. Ekonomik-sosyal hayatımızın temeli olarak gördüğüm işadamı, sanayici ve tüccarlarımız, işçi ve memur sendikaları, çiftçi, esnaf ve meslek kuruluşları, en sık temas ettiğim kesimler arasında yer aldı. 81 ilimize yaptığım ziyaretlerimde belediyeleri parti ayrımı yapmaksızın ziyaret ettim. Bu ziyaretlerimde halkımızın kardeşlik ve beraber yaşama duygularını hep teşvik ettim. Eşimle birlikte birçok sosyal sorumluluk projesine himaye verdik. Zengin kültür mirasımızın korunmasında da öncülük etmeye çalıştım. Her vesileyle çevrenin ve doğal hayatın korunmasında duyarlılık yaratmaya gayret ettim. Din âlimlerimiz ile sanatçılarımızı, fikir, bilim ve kültür insanlarımızı, üniversitelerimizi entelektüel ve manevi zenginliğimizin saygın temsilcileri olarak gördüm. Onlarla ve ayrıca gençlerimizle yakın diyalog içinde oldum, görüşlerinden faydalandım. Sevgili Vatandaşlarım, Devletimizi ve milletimizi yurt dışında da eşimle birlikte en büyük özeni göstererek temsil ettik. Ülkemizin dış politika hedefleri ve stratejik çıkarları doğrultusunda yoğun bir diplomatik faaliyet içinde oldum. Türkiye’nin diplomaside erdemli gücü temsil etmesi gerektiği inancıyla, bölge ve dünya barışına samimi katkıda bulunmayı amaçladım. Diğer yandan bu faaliyetlerimin ekonomi ve ticaretimizin, iş dünyamızın ihtiyaçlarına, ulaştırma ve enerji gibi stratejik alanlardaki çıkarlarımıza cevap vermesini sağladım. Yurt dışı seyahatlerimi iş adamı, tüccar ve müteşebbislerimizin projelerini, ihracatlarını, yatırımlarını değerlendirdikleri büyük seferlere dönüştürdük. Birçok ülkeye Türkiye’den yapılan ilk ziyareti gerçekleştirdim. Birçok ülkeden ilk kez devlet başkanı ağırladım. Dost ve müttefikimiz olan ülkelerin liderleriyle ilişkilerimizi en üst düzeyde pekiştirdim. 40 yıl aradan sonra Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeliğine büyük bir başarıyla seçilmemizin sevincini yaşadım. Konsey’e bizzat başkanlık ettim. Avrupa Birliği’ne tam üyelik sürecimizin aksamadan ilerlemesinde titizlik gösterdim. Komşu, dost, akraba ve soydaş ülkelerle sıcak ilişkilerimizi güçlendirerek korudum. Türk Dünyasıyla ve İslam Âlemiyle ilişkilerimizin en üst düzeye ulaşmasına katkıda bulundum. Kıbrıs davamıza desteğimi, ilk ve son ziyaretlerimi Yavru Vatan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yaparak, kuvvetli biçimde ifade ettim. Dünyanın dört bir yanındaki Türk vatandaşlarıyla, gurbetçilerimizle, soydaşlarımızla her vesileyle yakından ilgilendim. Asya’daki büyük ekonomiler ve yükselen ülkelerle yeni ilişkiler geliştirdim. Afrika ve Latin Amerika gibi uzak bölgelere ulaştım. Başta Filistin ve Dağlık Karabağ olmak üzere bölgemizin kronik dış politika ihtilaflarında sorun-çözücü yaklaşımlar geliştirdim. Filistin davasına her zaman sahip çıktım. Bazı bölgesel iş birliği girişimlerine ve uzlaşı mekanizmalarına öncülük ve ev sahipliği ettim. Uluslararası forumlarda yaptığım çağrılarda, yoksulluk, uyuşturucu madde sorunu, kitle imha silahlarının yayılmasından, yabancı düşmanlığı, ırkçılık, mezhepçilik, fanatizm, İslamofobi ve antisemitizme kadar küresel sorunlara ve tehditlere karşı insanlığın ortak mücadele vermesini teşvik ettim. Aziz Vatandaşlarım, Yedi yıl boyunca, her düşünceden, siyasi partiden, inançtan ve kimlikten, kadın-erkek, genç yaşlı vatandaşlarımın bana olan sıcak muhabbetini ve güvenini yakından hissettim. Gösterdiğiniz samimi muhabbet ve güven, Cumhurbaşkanlığı dönemimin bende kalan en aziz hatırası olacaktır. Yüce Meclise, Hükümetimize ve yargı oranları ile sivil toplumumuza benimle yaptıkları değerli iş birliği için içtenlikle teşekkür ediyorum. Ecdadımızın, devletimizin kurucularının, şehitlerimizin, kahramanlarımızın aziz hatıralarını bu vesileyle bir kez daha yâd ediyor, kendilerine Allah’tan rahmet diliyorum. Görevimden ayrılırken, Aziz Türk milletinin ve ülkemizin geleceğine olan inancımın tam olduğunu ifade etmek isterim. Şahsım ve ailem adına, hepinize Cenab-ı Allah’tan sıhhat ve selamet diliyorum. Gençlerimizin, çocuklarımızın gözlerinden öpüyorum. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum.”
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Geleneksel nikâh törenleri için iki şahit yeterlidir. Son yıllarda, -ister güç gösterisi, ister sempati devşirmek diye yorumlayın- çok şahitli düğünlere de rastlar olduk. Yasal olarak yine iki kişi imza atıyor. Ama hem gelin hem damat tarafının, sevdiği-saydığı kişiler arasından dilediği kadar nikâh şahidi seçip “zengin” bir görüntü sunmasına da kimse “hayır” demiyor. İşte böyle çok şahitli nikâh törenlerinden biri de 4 Mart 2013’te yapılmıştı. Osman Hulusi Toprak ile Şeyda Tosyalı çiftinin nikâh şahidi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ’dü.
Reklam
Sadece Gerçek Ankaralıların Bildiği 10 Çok Lezzetli Mekan
etiket
Bilen bilir bazı yemekler sadece Ankara'da yenir. Mesela yaprak döner. Ama ustası olduğumuz başka lezzetler, ve bu lezzetleri şölene çeviren harika mekanlarımız da var.  Bir Ankara yerlisi olarak senelerdir biriktirdiğim bu lokantaları sizinle bir görev bilinci ile paylaşıyorum. Siz de unuttuklarımı ya da bilmediklerimi yorumlarda paylaşırsanız açık kaynaklı bir gastronomik şölen yaratmış oluruz.Şimdiden hepimize afiyet olsun. Not: Sıralama rastgeledir.
ABD Açık Başlıyor
İlk kez 1881 yılında düzenlenen, sezonun dördüncü ve son 'grand slam' tenis turnuvası ABD Açık'ın ana tablo maçları yarın (25 Ağustos Pazartesi) TSİ 18.00'de ABD'nin New York kentinde başlayacak. Avustralya Açık, Fransa Açık (Roland Garros) ve Wimbledon ile tenis sezonunun en önemli dört turnuvasından biri olan ABD Açık, bu yıl 25 Ağustos-9 Eylül tarihlerinde 134. kez organize edilecek.2014 ABD Açık'ta toplam 38 milyon 251 bin 760 dolar ödül dağıtılacak. Turnuvanın, 7 Eylül'de yapılacak tek kadınlar ve 9 Eylül'de oynanacak tek erkekler finalini kazananlara verilecek para ödülü, 2,6 milyondan, 3 milyon dolara yükseldi. DJOKOVIC 8. ZAFER İÇİN KORTA ÇIKACAK Kariyerinin ABD Açık'taki tek şampiyonluğunu 2011 yılında kazanan erkekler dünya sıralamasının 1 numarası Sırp Novak Djokovic, 8'inci 'grand slam' şampiyonluğu için korta çıkacak. Bu yıl Wimbledon'da zafere ulaşan Sırp tenisçi, ilk turda 22 yaşındaki dünya 80'incisi Arjantinli Diego Schwartzman'ın rakibi oldu. FEDERER ÜST ÜSTE 5 KEZ KAZANDI Turnuvayı 2004-2008 arasında üst üste 5 kez kazanan 2 numaralı seribaşı İsviçreli Roger Federer, ilk maçını, dünya sıralamasının 77. basamağındaki Avustralyalı Marinko Matosevic ile oynayacak. 2012'den bu yana 'grand slam' şampiyonluğuna hasret kalan 'Fedex', Wimbledon'da çok yaklaştığı 18. 'grand slam' zaferi için ilk olarak çeyrek finaldeki muhtemel rakibi 7 numaralı seribaşı Grigor Dimitrov'u elemek zorunda. KADINLARDA FAVORİ ÇOK Tek kadınlarda son 2 yılın şampiyon ve 1 numaralı seribaşı Serena Williams, bu yıl hiçbir 'grand slam'de son 8'e kalmayı beceremese de seyircisi önünde sezonu şampiyonlukla kapatmanın planlarını yapıyor. Buraya Cincinnati Turnuvası'nı kazanarak gelen ABD'li sporcu, ilk turda 18 yaşındaki dünya 103'üncüsü vatandaşı Taylor Townsend ile eşleşti. HALEP KAZANIRSA ŞAŞIRMAYIN Kariyerinin 'altın' yılını yaşayan 22 yaşındaki 2 numaralı seribaşı Simona Halep, Fransa Açık'ta çok yaklaştığı ilk 'grand slam' şampiyonluğunun peşinde olacak. Rumen tenisçi, 2014 ABD Açık serüvenine, evsahibi ülkeden Danielle Collins karşısında başlayacak. MARIA, MARIA'YA KARŞI 2006 şampiyonu ve 5 numaralı seribaşı Maria Sharapova, ilk karşılaşmasını vatandaşı Maria Kirilenko ile yapacak. Sharapova, çeyrek finale kadar yükselmesi durumunda büyük ihtimalle karşısında Halep'i bulacak. Halep gibi bu yıl gösterdiği performansla dikkatleri üzerine çeken 7 numaralı seribaşı Eugenie Bouchard da ilk turda Belaruslu Olga Govortsova'nın rakibi oldu. NADAL VE LI KATILMIYOR Tenisseverler, bu yılki ABD Açık'ta erkekler dünya sıralamasının 2 numarası İspanyol Rafael Nadal'ı izlemekten mahrum kalacak. Kadınlarda ise bu yıl Avustralya Açık'ı kazanarak sezona iyi bir başlangıç yapan dünya 3 numarası Çinli Li Na, sağ dizindeki sakatlık nedeniyle Flushing Meadows'a gelemeyecek. ABD AÇIK'IN 'EN'LERİGeçen yıl tek erkeklerde İspanyol Rafael Nadal, tek kadınlarda ise ABD'li Serena Williams'ın şampiyon olduğu ABD Açık'ta, tek erkeklerde ABD'li Richard Sears, Bill Tilden ve Bill Larned 7'şer kez şampiyonluğa ulaşırken, tek kadınlarda Norveç ile ABD vatandaşı Molla Bjurstedt Mallory 8 kez kupayı kaldırdı.Aksam
Reklam
Hürriyet'in Yeni Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin Oldu
Enis Berberoğlu 'nun yaklaşık 5 yıl sürdürdükten sonra 8 Ağustos'ta istifa ettiği Hürriyet Genel Yayın Yönetmenliği'ne, gazetenin yazarlarından Sedat Ergin getirildi. Hürriyet yönetiminin duyurmaya hazırlandığı kararla Genel yayın Yönetmenliği'ne getirilen Sedat Ergin'in Hürriyet'teki ilk görevi Washington Temsilciliği olmuştu. Daha sonra Hürriyet Ankara Temsilciliği'ne getirilen Ergin, 2005 yılına kadar bu görevi sürdürdü. Ergin, Ekim 2000'de Milliyet Genel Yayın Yönetmenliği'ni üstlenen Mehmet Y. Yılmaz 'ın, Hanzade Doğan Boyner ile görüş ayrılığı yaşaması üzerine Nisan 2005'te bıraktığı bu göreve getirildi. Ergin'in Milliyet Genel yayın Yönetmenliği görevinden, yaklaşık 4,5 yıl sonra, 2009 Eylül ayı sonunda alındı. Milliyet gazetesi Doğan grubu bünyesindeyken yapılan bu oprerasyonun ardından tekrar Hürriyet'e dönen Ergin, köşe yazarlığını sürdürdü. Son kararla; Sedat Ergin, Hürriyet Ankara Temsliciliği görevinde selefi olan Berberoğlu'nun Hürriyet Genel yayın Yönetmenliği görevinde halefi olmuş oldu. Hem Enis Berberoğlu, hem de Sedat Ergin, T24 yazarı Hasan Cemal 'in Cumhuriyet Genel yayın Yönetmenliği görevi sırasında Cumhuriyer Ankara Bürosu'nda ekonomi ve diplomasi muhabiri olarak çalışmışlardı. Ergin, Cemal'in Cumhuriyet Ankara Temsilciliği sırasında Cumhuriyet gazetesi Ankara Bürosu'nda çalışmaya başlamıştı.T24
Ankara Girişimcilik Ekosisteminde Neler Olduğunu Anlamak İçin Takip Edilmesi Gereken 6 Kurum !
“Connection Raiser”, Ankara Girişimcilik Ekosistemi'nde bulunan çeşitli oyunculardan oluşan girişimci, öğrenci ve kurumsal çalışan yani bu işe gönül vermiş herkesin bulunabileceği bir yapıdır. Connection Raiser ekibi, ortak bir akılla oluşturulan aksiyon planları çerçevesinde yaptıkları 'Coffee Talks' ve 'Startup Hour' gibi etkinliklerle  Ankara Girişimcilik Ekosistemi'ni kalkındırmayı amaçlamaktadır. Web: http://www.connectionraiser.com/Facebook: https://www.facebook.com/connectionraiserTwitter: https://twitter.com/connectionraisr
Reklam
Türkiye, Silah ve Teknoloji'de Dünya Sekizincisi Oldu
Dünyanın en güçlü orduları, silah teknolojileri, insan güçleri ve daha birçok etkenlerin yer aldığı dünya sıralamasında Türkiye 8.sırada yer aldı. Dünyada ekonominin en temel güçlerinden birisi ağır sanayinin alanlarından olan savunma sanayisidir. Birçok ülkenin kendi ülkesinin güvenliğini sağlamak amacı ile bu teknolojilerden faydalanarak kendi savunma ve saldırı sanayilerini oluşturuyorlar. Özellikle gelişmiş olan ülkeler asker sayılarında sürekli olarak küçültmeler sağlayarak Hava Kuvvetleri ve Donanma sanayilerine çok büyük bütçeler ayırıyorlar. Hal böyle olunca dünyada yer alan teknolojilerin ve bütçelerin ülkelerin sıralamalarına ne kadar katkıda bulunduğunu çok rahat bir şekilde görebiliyoruz. Türkiye’nin 8.sırada yer aldığı dünyada yayınlanan resmi açıklamalara göre Türkiye’nin en az bütçe ile diğer ülkelere nasıl kafa tuttuğu görülebiliyor. EN AZ BÜTÇE İLE TÜRKİYE 8.SIRADA YER ALIYOR Yayınlanan listede ABD ‘nin birinci olduğu, Rusya’nın ise hemen ardından ikinci olduğu listede Türkiye ise 8.sırada yer alıyor. Fakat bu sıralamada yer alan Türkiye’nin en büyük özelliği ve dikkat çeken yanı, en az bütçe ile birlikte bu şekilde ilk 10 içerisinde yer aldığı görülüyor. PCHOCASI
Öğrenciler Süper Kahramanlar Tasarladı
İEÜ Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Tasarım Araştırma ve Uygulama Merkezi (EKOTAM) tarafından İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü desteğiyle gerçekleştirilen ve 66 farklı katılımcının yer aldığı yarışmada, birinciliği Vali Vecdi Gönül Anadolu Lisesi Öğrencisi S. Dilara Vollack kazandı. Yarışmada, ikinciliği Bayraklı Ali Osman Konakçı Kız Teknik ve Meslek Lisesi’nden Gamze Akbulak, üçüncülüğü de Işılay Saygın Güzel Sanatlar Lisesi’nden Kadri Demircan Kaçel aldı. Gençler, kuraklık ve radyoaktiviteyi önleyecek, çevre dostu kahramanlar üzerinde durdu.EKOTAM Müdürü Yrd. Doç. Dr. Can Özcan, düzenledikleri yarışma ile gençlerin kendi bakış açıları ve hayalleriyle tasarım dünyasına ilk adımlarını attıklarını ifade etti. Özcan, gençlerin sosyal sorumluluk duygusuyla dünyayı daha yaşanabilir kılmak adına tasarımın gücünü kullanmalarının önemine dikkat çekti.-Haziran
Focus Dergisi: 'Almanya, Türkiye'yi 1976’dan Beri Dinliyor'
Focus Dergisi, Almanya Federal Haber Alma Teşkilatı BND’nin Türkiye’yi 1976’dan beri dinlediğini yazdı. Dinlemelerin nedeni ise insan kaçakçılığı, uyuşturucu ticareti ve terörizm... Dergi'nin haberine göre, BND dönemin başbakanı Helmut Schmidt’in izniyle Türkiye’yi dinlemeye almış. Bugünkü dinlemelere ise meclis komisyonunca karar verildiğini belirten Focus, dinleme iznini veren komisyonun Başbakanlık, Savunma Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve ekonomi bakanlığı uzmanlarından oluştuğunu belirtti.Meclisteki Birlik Partilerinin (CDU/CSU) iç politika uzmanı Hristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) Milletvekili Hans-Peter Uhl “BND’nin Türkiye’yi dinlemek için yeterli nedenleri var” derken, ‘insan kaçakçılığı, uyuşturucu ticareti ve terörizmi’ nedenler olarak saydı. Uhl, “AB adayı Türkiye’den bize neler gelebileceğini mutlaka bilmek zorundayız” dedi.Milliyet
Reklam
Yeni Kabine Nasıl Oluşacak,  Kimin Yerine Kim Gelecek?
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ’nun AKP Genel Başkanlığı adaylığının ilanının ardından gözler yeni kabineye çevrildi. Kulislerde, seçimlerin zamanında yapılması halinde 10 ay işbaşında kalacak yeni hükümetin, partide olası bir ‘ak saçlılar-gençler’ krizine yol açmaması için ‘denge kabinesi’ olacağı belirtiliyor. Çözüm süreci ve ekonomi yönetimleri korunurken, yer değişiklikleri de dahil 4-8 isimle sınırlı bir değişiklikten söz ediliyor. Nuray Babacan ve Turan Yılmaz ’ın Hürriyet’teki haberine göre, yeni kabine için Davutoğlu’nun görüştüğü isimlerden Başbakan Yardımcıları Beşir Atalay ve Ali Babacan’ın görevlerine devam edebileceği, Bülent Arınç ile adı Başbakanlık kulislerinde öne çıkan eski Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’ın durumlarının ise belirsizliğini koruduğu öne sürülüyor. Başbakan Yardımcısı olarak adı geçen Binali Yıldırım’ın ise yeni kabinede yer almaya sıcak bakmadığı konuşuluyor. Basın toplantısında bu konudaki soruları geçiştiren Yıldırım’ın seçimlerden sonra Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’ni üstlenebileceği belirtiliyor. AKP’deki genç-yaşlı tartışmalarının odağında olan Erdoğan’ın Siyasi Başdanışmanı ve Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan’ın kabinede yer alıp almayacağı da merak konusu oldu. Arınç ve Yıldırım’ın bakan olmaması halinde Akdoğan’ın ‘denge unsuru’ olarak dışarıda kalabileceği belirtilirken, kabineye girmesi halinde ise hükümet sözcülüğüyle birlikte hükümet-parti grubu ilişkileri görevlerini de üstlenebileceği savunuluyor. Görevini sürdürmesine kesin gözüyle bakılan İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın yanı sıra Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz’ın dışarıdan bakan olarak atanabileceği de kulislerde dillendirilen iddialar arasında. Buna karşın, milletvekilleri arasında bir sıkıntıya yol açmamak için dışarıdan bakan sayısının en fazla 2 isimle sınırlı tutulacağı da belirtiliyor. Kulislerde, Kurtulmuş’un kısa süreli bir bakanlığa sıcak bakmadığı, Fidan’ın ise çözüm süreci ve Ortadoğu’daki kritik gelişmeler nedeniyle bu dönem de görevinde kalıp önümüzdeki seçimlerde milletvekili yapıldıktan sonra kabineye alınabileceğinden bahsediliyor. Kulislerde Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çelik, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’in değiştirilebileceği, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfü Elvan, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ile Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın ise yerlerinin değiştirilebileceği savunuluyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın adı da değiştirilebilecek isimler arasında geçerken, kabine dışı kalması halinde Kayseri’den Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş’ın yeni kabineye girebileceği vurgulanıyor. Grup Başkanvekilleri Nurettin Canikli ve Mahir Ünal ile Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop’un adı da yeni kabine kulislerinde geçiyor. Erdoğan’ın, adı Adalet Bakanlığı için geçen Şentop’u önümüzdeki seçimleri de dikkate alarak Seçim İşleri Başkanlığı’nda tutabileceği de öne sürülüyor. Kongreden sonra istifalarını Davutoğlu’na vermeleri beklenen parti yönetiminde de değişikliğe gidilerek, Genel Başkan Yardımcıları Salih Kapusuz, Hüseyin Çelik, Nükhet Hotar ve Ekrem Erdem’in yerine yeni isimlerin getirilebileceği belirtiliyor. Kulislerde Fazilet Dağcı Çığlık, Hamza Dağ, Mehmet Muş, Mustafa Akış ve Zeynep Karahan Uslu’nun adları da geçiyor.T 24
17 Bin TL'ye Bedelli Askerlik
Bedelli askerlik, yaklaşık 600 bin gencin umudu oldu. Yapılan anket ise beklentiyi ortaya koydu: Yasal düzenlemeyi bekleyenlerin ortalama yaşı 27. Ödeyebilecekleri en fazla bedel ise 17 bin lira Yaklaşık 600 bin genci bedelli askerlik heyecanı sardı. Müjdeli haber ise Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'dan geldi. Bakan Yılmaz, Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan'ın görevini devralır devralmaz ilk ele alacağı konulardan birinin bedelli konusu olacağını bildirdi. Bu açıklama umutları yeşertti. Bedelli Askerlik Platformu ise 'Bedellide yaş ve bedel anketi' düzenledi. 18-19 Ağustos tarihlerinde www.bedelliaskerlik.biz sitesinde online olarak yapılan ankete, Türkiye'nin 81 ilinden 6 bin 354 kişi katıldı. Katılımcıların 6 bin 304'ünün bedelli askerlik düzenlemesinden yararlanmak istediği belirlendi. Bedelli bekleyenlerin ortalama yaşının ise 27 olduğu, bu kişilerin ödeyebilecekleri ortalama bedelin ise 17 bin lira olduğu tespit edildi. Araştırmayla yasal düzenleme bekleyenlerin yaş dağılımı da belirlendi. Buna göre, 25 yaş ve üstü için yapılacak yasal düzenlemeden bedelli askerlik için bekleyenlerin yüzde 93.8'inin, 26 yaş ve üzeri için yüzde 72.1'inin, 27 yaş ve üzeri için yüzde 61.9'unun, 28 yaş ve üzeri için yüzde 48.4'ünün, 29 yaş ve üzeri için yüzde 34'ünün, 30 yaş ve üstü için de yüzde 22.5'inin yararlanabileceği kaydedildi. Ankete katılanların yüzde 49.1'i, yeni bedelli askerlik düzenlemesi için verebileceği en fazla bedelin 15 bin lira olduğunu belirtti. Anket sonuçlarını değerlendiren Bedelli Askerlik Platformu Kurucusu Uzm. Dr. Özgür Niflioğlu, taleplerinin bir an önce 25 yaş ve üzeri için 15 bin TL bedele yeni bir bedelli askerlik uygulamasının torba yasa ile birlikte uygulamaya girmesi olduğunu açıkladı. Niflioğlu, '25 yaş ve ortalama 17 bin TL'lik bir bedelli askerlik uygulaması, yasayı bekleyenlerden yüzde 93.8'ini kapsıyor. Böyle bir düzenleme, yurt içi ve yurt dışı bedelli askerlik bedeli eşitsizliğini ortadan kaldıracaktır' ifadesini kullandı.Acunn
Reklam
İnternetten Para Kazanmak İçin 10 Pratik Yol
İnternet ekonomisi gün geçtikçe büyüyor. Bu büyümeyle birlikte insanlar için de internetten para kazanma yollarına hergün bir yenisi ekleniyor. İnternetten para kazanma yollarını sizin için listeledik.Kaynak: http://www.birinfo.com/Haber/Habergoster/%C4%B0nternetten%20Para%20Kazanmak%20%C4%B0%C3%A7in%2010%20Pratik%20Yol/36
Ryan Gosling' ten Cadılar Bayramına İthafen: Dead Man's Bones
Hayaletlerle korkunçlu kadınlarla kafayı bozan Ryan Gosling, kankası  Zach Shields 'ide yoluna ortak edip,2009 yılında Dead man's bones' u altın tepside önümüze sundu. Gotik/gospel olarak tanımladıkları grupları, çoluklu çocuklu konserleriyle nice cadılar bayramını tadından yenmez kıldı.Gece korkudan ayağa dikilip ezan sesini duyuncaya kadar yatamayanlara ithafen şarkılarını bağrımıza basıyoruz.
15 Madde ile Ahmet Davutoğlu Kimdir?
Türkiye'nin 12. cumhurbaşkanı seçilen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti'nin yeni genel başkanlığı ve Türkiye'nin 26. başbakanlığına aday olan ismi Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu olarak açıkladı.  İşte Türkiye'nin yeni başbakanı olmaya aday Ahmet Davutoğlu'nun hayatı ve bilinmeyenleri...
Reklam