Tarihe Yön Vermiş Adı Bilinmeyen 10 Önemli İnsan
Tarih içinde önemli bir yere sahip ama adını kimselerin bilmediği 10 insanı sizlerle tanıştırmak, onlara içimizden geçenleri söylemek istedik. Çok daha fazlası olduğunu biliyoruz ama bu bir başlangıç olsun.
Ceylanpınar'da 3 Askeri Kim Vurdu?
Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesi Altın Köyü'nde yaşamını yitiren 3 askeri kimin vurduğu tartışma konusu oldu. Olayın olduğu günden bu yana üç farklı kaynaktan, üç farklı açıklama gelmesi kafaları karıştırdı. İlk açıklamayı yapan vali kaçakçıları, Genelkurmay PKK /PYD'yi, PYD (YPG) kaçakçıları, yerel kaynaklar ise IŞİD'i suçluyor. Radikal'den Bahadır Özgür'ün haberine göre; ateş hattındaki bölgede kaçakçılar da, IŞİD de, PYD de bulunuyor. Dolayısıyla her bir açıklamanın bir parça doğruluk payı var. Ama saldırıyı kimin gerçekleştirdiğine dair akıllardaki soru işaretini giderebilecek hiçbir doğrulama şu ana kadar gelmedi. Şimdilik herkesin üzerinde uzlaştığı tek doğru bilgi 3 askerin şehit olduğu. Olayın olduğu günden bu yana haber ajansları, gazeteler ve televizyonlar da konu üzerinde uzlaşabilmiş değil. Kimi ajans ve televizyonlar haberleri halen 'kaçakçı' olarak geçerken, kimileri de PYD'yi işaret ediyor. İşte gün gün Şanlıurfa saldırısıyla ilgili akılları karıştıran çelişkili açıklamalar… Şanlıurfa Valisi İzzettin Küçük, Altın Köyü'nde kaçakçılarla askerler arasında çatışma çıktığını resmen açıkladı. Vali, 2 askerin şehit olduğunu, 1 askerin de yaralandığını bildirdi. Valiye göre, olay şöyle gerçekleşti: 'Saat 22.00 sıralarında yaklaşık 15 kişilik kaçakçı grubunun sınırı geçerken askerlerin ’dur’ ihtarı üzerine açtığı ilk ateş sırasında 2 askerimiz şehit oldu, 1 askerimiz de yaralandı.' Valinin bu açıklamasının ardından haber ajanslarında da bölgedeki askeri birliklerde görevli komutanların da saldırıyı kaçakçıların gerçekleştirdiğine dair bilgiler verdiğini yazdı. Valinin açıklamasından sonra sabah saatlerinde Genelkurmay internet sitesinden resmi bir duyuru yayımlayan Genelkurmay, akılları daha da karıştırdı. Genelkurmay açıklamasında Şanlıurfa'daki saldırıyı PKK/PYD'nin gerçekleştirdiğini bildirdi. Üstelik Genelkurmay bu açıklamada ilk defa PKK ile PYD'yi aynı örgüt gibi sundu. Açıklamada 'en az 6 PKK/PYD'linin de öldürüldüğü' belirtildi. Genelkurmay'ın açıklamasından bir gün sonra Ceylanpınar’ın karşısındaki Serêkaniyê kentindeki YPG Komutanlığı, Genelkurmay’ın açıklamasının doğru olmadığını duyurdu. YPD, Türkiye 'ye yönelik herhangi bir saldırı gerçekleştirmediklerini yaralı veya yaşamını yitiren bir YPG'li olmadığını bildirdi. Serêkaniyê Binxet Halk Meclisi Başkanı Ferec Mihemed de yine bölgenin kaçakçıların kullandığı bir bölge olduğunu, olay ile PYD ve YPG'nin ilişkilendirilmesinin maksadını sorguladıklarını söyledi. Resmi yetkililer ve YPG dışında yerel kaynaklara dayandırılan haberlerde ise saldırının IŞİD tarafından gerçekleştirildiği ileri sürüldü. Fırat Haber Ajansı'nın Gazeteci Seyit Evran'a dayandırarak verdiği haberde, 'Evran'ın IŞİD'e yakın kaynaklara dayandırarak verdiği bilgilere göre, saldırının IŞİD tarafından düzenlendiği ve saldırının IŞİD tarafından resmi olarak üstlendiğini açıkladı' denildi. İlk gün 'kaçakçılar' diyen Şanlıurfa Valisi, Genelkurmay açıklamasından sonra tamamen farklı bir açıklama yaptı. Üstüne üstlük PKK/PYD ile çatışmaların bölgede halen devam ettiğini duyuran vali şunları söyledi: 'Olay taze şu an çatışma devam ediyor. Ceylanpınar ilçesine bağlı Aşağı Doruklu köyünde 2 veya 3 kişi tahmin ediyoruz PYD, PKK teröristlerle çatışma devam ediyor. Şu anda bir şey diyemiyorum, bizde herhangi bir yaralı yok, orası her anlamda takviye edilmiştir' dedi.Radikal | Posta
'AKP Hükümetleri İsrail’e Karşı Hiç Ambargo Uyguladı mı?'
CHP’den hükümete, İsrail’e jet yakıtı ve Kuzey Irak’tan petrol satışı sorusu 124 ton jet yakıtı gönderilen İsrail’e artık satış yapılmaması girişiminiz var mı? Kuzey Irak’tan iki ay içinde birisi İsrail’e toplam 3 tankerle ham petrol satışı yapıldı mı? ANKARA CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, İsrail’e Filistin’i bombalarken kullandığı jet yakıtı satışı yapılması ve Kuzey Irak petrolünün aralarında İsrail’in de olduğu bazı ülkelere 22 Mayıs’tan itibaren satışının başlamasını TBMM gündemine taşıdı. Umut Oran, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’a, “Yunan firmasına ait Mariner A’nın Türkiye’den İsrail Hayfa’ya taşıdığı 124 ton jet yakıtı İsrail’in Filistin’e düzenlediği hava saldırılarında kullanılabileceği gerekçesiyle Hükümet ve bakanlık olarak bundan sonra İsrail’e jet yakıtı ihracatı, satışı yapılmaması için girişimde bulanacak mısınız? AKP Hükümetleri İsrail’e hiç ambargo uyguladı mı? Kuzey Irak petrolünün satışı Ceyhan üzerinden başladı mı, son iki ay içinde 3 milyon tonluk ham petrol birisi İsrail’e olmak üzere 3 tankerle taşındı mı?” diye sordu. CHP’li Umut Oran, Enerji Bakanı Yıldız’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye iki ayrı soru önergesi sundu. İlk önergesinde İsrail’in savaş uçaklarının da kullandığı jet yakıtı satışını ikinci önergesinde ise Wall Street Journal’in gündeme getirdiği Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi’nin Ceyhan üzerinden dünyaya ham petrol satışına başlaması ve 2 ay içinde 3 tankerle 3 milyon ton ham petrolün bu şekilde taşınmasını gündeme getirdi. İsrail’e Mart ayında 124 ton jet yakıtı satıldı Enerji Bakanına yöneltilen ilk önergedeki sorular şöyle: Türkiye ile İsrail arasında 2014 yılı içerisinde gerekleşen kerosen (jet yakıtı) ithalat-ihracat miktarı ne kadardır? Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2014 yılının Mart ayında Türkiye’den İsrail’e 124.562 kg kerosen (jet yakıtı) satıldığı görülmektedir. Bu jet yakıtı kaç seferde Türkiye’den İsrail’e taşındı, bu yükün alıcı ve satıcıları kimlerdir, bu satış için kaç ABD doları ödeme yapılmıştır? İsrail'e giden jet yakıtının, Mersin ve Dörtyol limanlarından gönderildiği bilgisi doğru mudur? Yunan firmasının Mariner A tankeri Angora lnvestment Trust İNC adlı Yunan firmasına ait olan Malta bayraklı 'MARINER A' isimli tankerin bu iş için özel olarak kullanıldığı ve gemi takip sistemine göre, 3 Haziran-9 Temmuz 2014 tarihleri içerisinde Hayfa ve Mersin arasında 7 sefer yaparak jet yakıtı taşıdığı bilgisi doğru mudur? Ham petrol taşıyan tankerlerin genellikle 100 bin grosstondan büyük tankerler olduğu 25.364 grosstonluk MARINER A’nın ise oil (gaz ve yağ) ve Chemical (kimyasal) tanker olduğu ve özel olarak sadece kerosen (jet yakıtı) taşıma özelliği bulunduğu bilgisi doğru mudur? Jet yakıtıyla Filistin bombalanıyor! Mariner A’nın Türkiye’den İsrail Hayfa’ya taşıdığı jet yakıtı İsrail’in Filistin’e düzenlediği hava saldırılarında kullanılabileceği gerekçesiyle Hükümet ve bakanlık olarak bundan sonra İsrail’e jet yakıtı ihracatı, satışı yapılmaması için girişimde bulundunuz mu, bulanacak mısınız? AKP, İsrail’e hiç ambargo uyguladı mı?Bakanlık olarak İsrail’e karşı son 10 yıl içerisinde herhangi bir yaptırım veya kısıtlamada bulundunuz mu, yapıldıysa bu kısıtlamalar/ambargolar nelerdir?IKBY ile anlaşmalar neler? Umut Oran’ın ikinci önergesinde ise şu sorular yer aldı: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) ile enerji, petrol alanında hangi anlaşma, sözleşmeleri imzalamıştır, yürürlüğe konuldular mı, her birisinin içerikleri nedir? İlk yükleme 22 Mayıs’ta! Wall Street Journal’de yayınlanan makalede sözü edildiği biçimiyle (www.wsj.com.tr/article/SB10001424052702304058404580044583953952258.html?dsk=y&mg=reno-tr ) Ceyhan’da IKBY’ye ait 1.048.000 ton ham petrolün United Leadership adlı tankere yüklendiği ve tankerin 22 Mayıs 2014’te ayrıldığı bilgisi doğru mudur? Bakanlık kayıtlarınıza göre bu yükün sahibi ve satıcısı-alıcısı kimlerdir? Irak Merkezi Hükümeti’nin ABD nezdinde devreye girerek bu satışı engellemek istemesi üzerine United Leadership’in Akdeniz’de iki hafta boyunca gezdikten sonra 3 Haziran'da Fas'ın Muhammediye Limanı'na ulaşarak yükünü buraya boşaltmak istediği, ancak bir ABD Dışişleri Bakanlığı’nın devreye girmesiyle limandan ayrılan geminin Fas kıyılarında yüküyle birlikte demirleyerek halen beklediği bilgisi doğru mudur? Irak hükümetinin kara listesi ne olacak? Haziran'dan bu yana birer milyon varil IKBY ham petrolünü taşıyan 3 tankerin daha benzeri biçimde Ceyhan’dan harekete ederek Türkiye'den ayrıldığı bilgisi doğru mudur? Irak Hükümeti Devlet Petrol Pazarlama Organizasyonu (SOMO) ile mevcut bağlarını koparmamak için dünyanın önde gelen petrol şirketleri ve rafinerilerinin, IKBY ile ticaret konusunda çekimser davrandıkları doğru mudur? Türkiye de bu çekimserliği paylaşmakta mıdır? IKBY ile yapılan petrol ticaretinin ileride SOMO aracılığıyla Türkiye’ye ağır enerji yaptırımları uygulanması sonucunu doğurma riski var mıdır? United Leadership yola çıktıktan bir ay sonra, 29 Haziran'da, SOMO’nn, müşterilerine ABD şirketi Core Laboratories NV'nin Hollanda merkezli birimi Saybolt International BV'yi kara listeye aldığı doğru mudur? Yine Ceyhan’da 9 Haziran’da benzeri biçimde ham petrolü yüklenen ikinci tanker olan United Emblem’in de Malta'ya doğru yola çıktığı, uluslararası sularda bekleyen geminin bir hafta sonra yükünü SCF Altai adlı gemiye devrettiği, böylelikle, IKBY’nin ilk petrol satışının Türkiye aracılığıyla gerçekleştirildiği doğru mudur? Ceyhan’dan İsrail’in Aşkelon limanına! United Amblem'den IKBY petrolünü alan Altai isimli tankerin daha sonra doğuya giderek İsrail'in Aşkelon Limanı'na demirleyerek yükünü boşalttığı bilgisi doğru mudur? Halkbank’a 93 milyon dolar yatırıldı Petrolün boşaltılmasından iki gün sonra IKBY'nin Türkiye Halk Bankası hesabına 93 milyon dolar yatırılmasının gerekçesi nedir? Bu ödeme SCF Altai isimli tankerin Ceyhan’dan 9 Haziran’da hareket eden ham petrolün İsrail limanına boşaltması ile ilgili olarak yapılmadı mı? United Leadership Fas'ın Atlantik kıyısına yakın bir yerde halen 5 haftalık bekleyişini sürdürürken, IKBY petrolü taşıyan üçüncü tankerin Ceyhan'dan Malta'ya doğru yola çıktığı, Malta'dan Kıbrıs'a, oradan da Süveyş Kanalı'nı geçerek Sri Lanka'ya yöneldiği bilgisi doğru mudur?
Yanlış Yerde Çadır Kurma Kurbanı 20 İnsan Evladı
'Bana bir kaldıraç verin dünyayı yerinden oynatayım' diye boşuna dememişler. Edepsizlik değil, terbiyesizlik değil. Her erkek bir gün bir yerde çadır kurar, kurmuştur, kuracaktır. Mühim olan insanlık, mühim olan tarihe altın harflerle geçmeyecek şekilde gözlerden uzak yaşamak bu anı.'Burada bir çadır kurulacaktı, onu da ben kurdum' tadında Tatar Ramazanlaşmanın alemi yok. Ama işte kimileri de var ki yiğidin malının meydanda olduğunun altını çizmekle kalmayıp üstünü de fosforlu kalemle tarıyor. Buyurun cenaze namazına;
Abdullah Gül: 'Bölgemiz Ateş İçerisinde'
CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül, Suriyeli göçmenlerin barındırıldığı Beydağı Konaklama Tesisleri'nde incelemelerde bulunmak üzere Malatya'ya geldi.Beraberinde Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ile birlikte uçakla Malatyaya gelen Cumhurbaşkanı Abdullah Gülü havalimannda Malatya Valisi Vasip Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır, Malatya Milletvekilleri Öznur Çalık, Mücahit Fındıklı, Ömer Faruk Öz ve yetkililer karşıladı. Daha sonra karayolu ile şehir merkezinin dışında Fatih Köyü yakınlarında kurulan konteyner kentine geçen Cumhurbaşkanı Gül burada yetkililerden bilgiler aldı. İftar yemeği öncesi beraberindekiler ile konteyner kenti gezen Cumhurbaşkanı Gül, savaştan kaçan Suriyeli ailelerle görüştü. Gül daha sonra konteyner kentin meydanında kurulan iftar sofrasına konuk olacak. İftara katılacak Suriyeli aileler de ellerinde Türk Bayrakları ile Cumhurbaşkanı Gülü bekledi. GÜL: BÖLGEMİZ ATEŞ İÇERİSİNDE Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Malatyada bulunan Beydağı Konaklama tesislerinde barınan Suriyeli vatandaşlarla iftar açtı. Beraberinde Başbakan yardımcısı Beşir Atalay ile iftar programına katılan Cumhurbaşkanı Gül, iftar sonrası yaptığı konuşmada orta doğuda yaşanan olaylara değindi. Gül, bölgenin ateş içerisinde olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu: 'Bu mübarek Ramazan akşamı sizlerle birlikte sizlerle iftar açmaktan duyduğum memnuniyeti dile getirmek istiyorum. Sizler tarihinizde zor bir dönemi yaşıyorsunu. Maalesef evinizden, yurdunuzdan oldunuz ve buralara kadar geldiniz. Bizler İslam tarihinde de en iyi şekilde bilindiği gibi ensar muhacir ilişkisini yaşıyoruz. Tabi ki biz Müslümanlara düşen de kardeşleriniz olarak onlara kucağımızı açmak ve en güzel misafirperverliği yapmaktır. Şimdi bunun için uğraşıyoruz. Biliyorumki sizlere nede kadar imkanlar tanınsa da sizleri altın kaferlere de koysak, sizin eviniz gibi olamaz. Her milletin tarihinde acı tatlı günler vardır. Suriye halkı olarak ta bin yıla dayalı komşuluk ilişkilierimiz olarak siz şimdi tarihinizin çok zor dönemini yaşıyorsunuz. Tarihimizde Türkler olarak bizlerinde acılı günleri olmuştur. bizlerde sürgün edilmişiszid. Çok acı çektiğimiz günler olmuştur. Dolayısıyla siz kardeşlerimizin acısını daha derinden hissediyoruz. Bu nedenle sizlere kucak açarak kardeşlik görevimizi yapmaya çalışıyoruz. Bu vesile ile bütün vatanaşlarımı da tebrik etmek istiyıorum. Onlarda bu acıyı hisediyorlar sizlere misafirperverlik yapıyorlar. Bu vesile ile bu büyük duyarlılığı gösteren Hükümetimize, Başbakan Yardımcımız Beşir Atalaya AFADa, ve bu kamp Malatya olduğu için Malatyalı vatandaşlarımıza valiliğimize belediyemize şükranlarımı ve teşekkürlerimi burada sunmak istiyorum.' GÜL: BÜTÜN İSLAM DÜNYASI NEREDEYSE PERİŞAN Cumhurbaşkanı Gül, ramazan ayında özellikle İslam coğrafyasında yaşananlardan duyduğu üzüntüye dedeğinerek, 'Maalesef bu mübarek Ramazanda içimiz kan ağlıyor, bütün islam dünyası neredeyse perişan. Tanıdığımız insanlar, tanıdığımız şehirler katlediliyor. Göz yaşları ve kan, maalesef bu Ramazanda islam dünyasının çok üzüntülü bir gerçeği oldu. Bu bölgenin en değerli halklarından Suriye olarak sizler uzun süredir büyük çileler çekiyorsunuz. En tabi hakkınız olan özgürlük ve kendi ülkenizde başınız dik yaşama arzusu karşısında çektiğiniz bu çileler bizleri de derinden üzmekte ve sizin acınızı bütün Türk millleti inanın derinden hissetmektedir. Tanıdığımız şehirleriniz Şam, Halep, Huma, humusu televizyonlardan harap halini gördükçe inanınki kendi evlerimiz sanki yangın içindeymiş gibi hissediyoruz. İnanıyoruz ki bir gün aklı selim hakim olacak ve bu çekilen çileler bitecek bir taraftan bunun bitmesi ve Suriyede tekrar huzurun sağlanmamı için Türekiye olarak büyün gücümüzle çalışıyoruz. Burada günlerinizi boşa geçirmeyin burada her türlü fırsatlar veriliyor, bunları değerlendirin. Çocuklarınızı en güzel şekilde okumasını sağlayın. Burada sizler için okullar açtık ve öğretmenler tahsis ettik sizlere' dedi. Bölgenin ateş çemberi içerisinde olduğunu ve sadece Suriye değil, Irak ve Filistin&deki çatışmalardan da duyduğu üzüntüyü ifade etmeye çalışan Gül konuşmasını şöyle tamamladı: 'Bölgemiz ateş içerisinde sadece Suriye değil yangın içinde Irakta olan bitenleri görüyorsunuz. Müslümanlar birbirlerini öldürüyorlar, hepimizin yüreği dağlanıyor. Bu olayların nereye gideceğini kimse bilmiyor. İslam dünyası bu şekilde perişan haldeyken, Filistinde Gazzede yaşanan facialar ve bu saldırıları yapanları kendilerini çok daha rahat hissederken, son günlerde özellikle İsrail saldırılarını şiddetle kınıyoruz ve bu saldırıların durması için Türkiye olarak büyük gayretler içerisindeyiz. Bütün arzumuz sizlerin burada huzurlu olması ama en kısa süre içerisinde evlerinize ve yurtlarınıza dönmenizdir. Suriyede siyasi çözümün muhakkak, artık gelmesi lazım. Bu kanın ateşin katliamların artık durması gerekiyor. Ama şunu da bilmenizi isterim Türk halkı daima komşusu olan Suriye halkı ile dayanışma içerisinde olacaktır ve daima size her türlü desteği verecektir. Sizin için bu misafir perverliği ihtiyaç olduğu süre içinde yapmaya devam edecektir. Bu mübarek günlerin yüzü suyu hürmetine bu çilelerin bitmesi bütün İslam ülkelerinin yöneticilerinin aklı selim ile hareket etmesi zulüm ile hiçbir yere gidilmeyeceğini öğrenmesi kendi halkına kucak açmaları gerekmektedir. İnşallah bürgün ülkenize dönersiniz ve sizde evlerinde Türk halkını misafir edersiniz. Burada yapılanları hiçbir zaman unutmazsınız.' GÜL BELEDİYE ÇIKIŞINDA, 'BAŞBAKAN GÜL' SLOGANLARI İLE KARŞILANDI Suriyeli vatandaşlarla iftar yemeğinden sonra Malatya Büyükşehir Belediyesi'ni ziyaret eden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü çıkışta Malatyalılar 'Başbakan Gül' sloganları ile karşıladı. Malatya Beydağı Konaklama Tesisi'nde Suriyeli vatandaşlarla iftarını açan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, daha sonra Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır'ı ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Gül'ün Belediyede olduğunu öğrenen vatandaşlar ise uzun süre dışarıda bekledi. Yaklaşık yarım saat süren ziyaret sonrası çıkışta vatandaşlar Cumhurbaşkanı Gül'ü alkış ve sloganlarla karşıladı. Gül ise arabaya binmek yerine kendisini bekleyen vatandaşların yanına gitti. Burada vatandaşlarla sohbet eden ve fotoğraf çektiren vatandaşlar sık sık 'Başbakan Gül' şeklinde slogan attılar. Gül daha sonra Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ile birlikte Malatya'dan ayrılmak üzere havaalanına hareket etti. Mikail PELİT/ MALATYA, (DHA)
İsrail'den Türk Mallarına Boykot
İsrail'in en büyük süpermarketleri birbiri ardına Türk mallarına karşı boykot başlattı. Rami Levi ve Blue Square, Türk firmalarının ürünlerini raflarından kaldıracaklarını, ancak Türkiye'de üretilen ama kendi markalarını taşıyan ürünleri, stokları bitene kadar satmayı sürdüreceklerini de kaydetti. İsrail'in Kanal 10 Televizyonu, süpermarket zincirlerinin bu kararının Türkiye için yaklaşık 93 milyon dolar dolayında kayıp anlamına geleceğini öne sürdü. 'İSRAİL'E DÜŞMAN ÜLKENİN MALLARINI SATAMAYIZ' Brand For You'nun CEO'su Rafi Sheffer de Türkiye'deki üreticilerle bağlarını kesmeleri konusunda henüz bir karar almadıklarını söyledi. İsrail'deki en büyük süpermarket zinciri Super Sol'un de boykot uygulamasına katılması da bekleniyor. Şirket, Türk mallarının çok daha ucuza gelmesine rağmen, İsrail'e düşman bir ülkenin mallarını satmanın ilkelerine aykırı olduğunu iddia etti. sondakika.com
Televizyon Dünyasının En Zeki 10 Karakteri
Televizyon tarihindeki en zeki karakterleri listeleme fikri eminim herkezin aklına gelmiştir. Ama bu liste ayrı bir liste. Sadece IQ değil, pratik zeka, hakimiyet, karakteristik özellikleri de içinde barındıran bir liste. Okudukça nalayacak ve hak vereceksiniz. Keyifli okumalar.
İş yaşamında başarıya ulaşmak için bilmeniz gereken 40 gerçek
Kariyer yolunuz ne olursa olsun, işinizle ilgili aldığınız tavsiyeler genelde aynıdır. Yaşadığınız problemlerin aynıları ya da benzerleri mutlaka geçmişte birileri tarafından deneyimlenmiş, uygun çıkış yolları bulunmaya çalışılmıştır.Her sektörün kendi içinde bazı artıları ve eksileri, farklı problem çözme yöntemleri ya da iş geliştirme taktikleri mutlaka vardır. Ancak bazı gerçekler tüm iş kolları için geçerlidir ve hangi mesleği yapıyor olursanız olun mutlaka izlemeniz gereken belli başlı adımlar ve problem çözme becerileri vardır.Uplifers olarak, iş yaşamının tüm dünyada geçerli olan kurallarını, püf noktalarını ve tüyolarını sizler için derledik;Devamı: http://www.uplifers.com/is-yasaminda-basariya-ulasmak-bilmeniz-gereken-40-gercek/#ixzz385cTOXPA
New York City Amerika'nın En Mutsuz Şehri
Veriler Harvard profesörü Edward Glaeser, Vancouver Ekonomi Okulu profesörü Joshua Gottlieb ve Harvard doktora öğrencisi Oren Ziv tarafından yazılan ön makaleden alındı. Bilgiler, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) tarafından yapılan Davranışsal Risk Faktörü İzleme Sistemi (BRFSS) anketinden elde edildi. Anketteki bilgiler yaş, cinsiyet, ırk, gelir ve diğer faktörlere göre uyarlandı. (Bu ayarlama önemli – örneğin kadınların erkeklerden evlilerin ise bekarlardan ve boşanmış kişilerden daha mutlu olduğu ortaya çıktı.) Kısacası New Yorklular anketteki veriler 'uyarlandığında' en mutsuz kişiler çıktı. Bu 'uyarlamaları' dikkate almazsanız dahi 'uyarlanmamış' verilere göre New Yorklular yine de 177 metro bölgesinin en mutsuz üçüncü kişileri. Wall Street'te çalışanların da ciddi şekilde dertli olduklarını söylemekte fayda var. Para mutluluğu satın alır sözünü hatırlayınız. Belki almıyordur. En mutlu beş şehrin hepsi de Louisiana eyaletinde bulunuyor. Ayrıca Louisiana en mutlu eyalet de. Bu eyalet içerisindeki en mutlu şehir ise Lafayette. New York City'den sonraki en mutsuz şehirler ise Missouri eyaletindeki St. Joseph, Indiana eyaletindeki South Bend, yine Indiana'daki Evansville şehri ve Kentucky eyaletindeki Henderson. WSJ
Ay'ın Toprak Ağasından, Ay'ın Yeraltı Rezervleri Hakkında Bilmemiz Gerekenler
Lunarregistry.com (Ay'ın toprak kayıtları ve Ay vakfı) tarafından Ay'da en fazla toprak sahibi olan ilk 10 kişiyi açıklayarak ve bu 10 kişinin arasından 440.000 dönüm ile 6.Sıradan listeye girmiş olan Emre Özerginli tarafından Ay'a inişin 45.Yıldönümü sebebiyle yaptığı açıklama.'Ay'ı keşfetme ve İnsanlı Ay yolculuğu projesi kapsamında A.B.D tarafından gerçekleştirilen Apollo programı sonucunda ve devam eden çalışmalar sonucunda Ay'dan bazı numuneler getirilmiştir.Özellikle Apollo 11'in görev esnasında 'sessizlik denizi' adlı bölgeden alınan numuneler ve bu numunelerde yapılan analizlere göre Platin, Titanyum, Zirkonyum, İtriyum elementlerinin varlığı tespit edilmiştir. Ay'ın diğer bölgelerinde ise genel olarak Demir, Çinko, Bakır, Gümüş ve Altın rezervleri tespit edilmiştir. Ay'ın oluşumu hakkında tam olarak bilgi sahibi değiliz..Eğer Mars büyüklüğündeki bir gök cisminin şiddetle Dünyaya çarpması sonucu uzaya fırlayan taş ve toprak parçaların zamanla birleşerek Ay’ı oluşturmuşsa ki yapılan araştırmalar bunu gösteriyor.Öyleyse Dünya'da bulunan element ve minarellerin birçoğunun Ay'da da bulunacağından eminiz.Yapılan son araştırmalar %99 oranla bunu doğruluyor. Yukarıda belirttiğim gibi uydumuz yeraltı kaynakları bakımından oldukça zengin.Yapılan bu büyük çaplı yatırımların karşılığını, kendisinden beklenen sonucu verecektir.' İşte Emre Özeginli'nin Ay'ın yeraltı zenginliği hakkında yaptığı konuşmayı derleyerek sizlere sunuyorum.Emre Özerginli'nin Ay'da kolonileşme hakkındaki görüşlerini ileriki günlerde yazacağım.
CEO Fabrikası Üniversiteler
Tercihlerin yapıldığı bu dönemde üniversite ve kariyer bağlantısı da öne çıkıyor. Yeni bir araştırmanın sonuçları Türkiye’deki üst düzey yöneticilerin yüzde 14’ünün ODTÜ mezunu olduğunu gösteriyor. ODTÜ’yü, Boğaziçi ve İstanbul Teknik üniversitesi takip ediyor... Üniversite sınavına giren öğrencilerin tercihlerini yaptığı bugünlerde gözler en iyi eğitim veren kurumlara çevrildi. Üniversite tercihi, gençlerin iş dünyasındaki kariyerlerini de belirliyor. İnsan kaynakları danışmanlık firması Data Expert, 3 bin 850 üst düzey yönetici üzerinde yaptığı araştırma sonucunda Türkiye’nin en iyi firmalarındaki tepe yöneticilerinin hangi okullardan mezun olduğunu buldu. ODTÜ birinci sırada Araştırmanın sonuçlarına göre, Türkiye’deki üst düzey yöneticilerin yüzde 14’ü Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) mezunu. Listede ODTÜ’yü yüzde 12 oranla Boğaziçi Üniversitesi ve yüzde 10’la İstanbul Teknik Üniversitesi takip ediyor. ODTÜ ve İTÜ, özellikle mühendislik alanında verdikleri mezunlarla Türk İş dünyasına katkıda bulunurken, Boğaziçi Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunlarının başarısıyla dikkat çekiyor. Bu üç üniversiteden mezun yöneticilere her sektörün tepesinde rastlanıyor. Listede 4. ve 5. sırayı Marmara Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi paylaşıyor. Başarıları köklü eğitim geleneğine ve her yıl çok sayıda mezun vermelerine bağlanıyor. Marmara Üniversitesi özellikle İletişim ve Ekonomi, İktisat alanında verdiği mezunlarla dikkat çekiyor. Çoğu mühendis kökenli Araştırmaya göre vakıf üniversiteleri arasında ilk sırada bulunan bilkent Üniversitesi, hacettepe Üniversitesi’nin ardından 7. sırada yer alıyor. İlk 10’da yer alan diğer üniversiteler ise sırasıyla Yıldız Teknik Üniversitesi, Koç Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi. Listedeki bu üniversitelerin özellikle İşletme, Endüstri Mühendisliği, İnşaat Mühendisliği, Makine Mühendisliği, Bilgisayar Mühendisliği, İktisat, Uluslararası İlişkiler gibi bölümlerinin mezunlarının iş dünyasındaki yönetici pozisyonlarına daha hızlı ulaşabildiğini gözler önüne seriyor. Üst düzey yöneticilerin yaklaşık yüzde 50’sinin Mühendislik bölümlerinden mezun olması da araştırmanın diğer çarpıcı verileri arasında. Listede en çok yöneticinin yetiştiği bölüm İşletme görünüyor. Ancak bu durum daha çok bu bölümden mezun kişi sayısının yüksek olmasına bağlanıyor. Data Expert tarafından hazırlanan araştırma, mühendislik fakültesi mezunlarının şirketlerin yönetiminde her alanda yer alabildiğini de gösterdi. Yönetimden pazarlama, satış koltuklarına ve hatta insan kaynakları koltuklarına kadar her alanda mühendislerin bulunduğu göze çarpıyor. Üst düzey koltuklarda oturan yöneticilerin yüzde 46’sı mühendis. Kadınların hâlâ adı yok Araştırmaya göre, Türkiye’de yaklaşık 4.000 üst düzey koltukta oturan yöneticilerin neredeyse büyük çoğunluğu erkek. Hasan Altunkaya, “Bu konuda atılımlar sürse de Türk iş dünyasında model olabilecek, standart öngörüleri yıkabilecek politikalara ihtiyaç var” diyor. Diğer sonuçlara göre, üst düzey koltuklarda halen 45 üstü yaş aralığında olan yöneticilerin çoğunlukta olduğu görülse de yaşı 40-45 arasında olanların sayısı hiç de az değil. Altunkaya, özellikle aile şirketlerinin halen Türkiye’de büyük dilimi oluşturması, patron şirketi mantığının sürmesi ve uzun yıllar şirketlerinin başlarında olmasının yaş oranını yukarı çıkardığını vurguladı. Y jenerasyonu emin adımlarla hızlı geliyor... Araştırmaya göre Y jenerasyonu, X jenerasyonuna göre iş dünyası konusunda daha sakin. İş hayatına atılmakta acele etmiyorlar ve genelde üniversite, eğitim süresini uzatmayı hedefliyorlar. Fakat bu durum gerçek bir iş deneyimiyle çok geç karşılaşmalarından dolayı, adaptasyon sürecini zorlu bir yokuşa sürüyor. Hanife BaşMilliyet