Yargı Raydan Çıktı
Ankara Başsavcılığı, TCDD ihalelerine fesat karıştırıldığı ve rüşvet alındığı iddiasıyla genel müdür’ü Süleyman Karaman’ın aralarında bulunduğu 52 kişi hakkında yürüttüğü soruşturmada takipsizlik verdi, kararı veren savcılar Yargıtay üyesi oldu.Cumhuriyet'ten Alican Uludağ'ın haberine göre; 17 ve 25 Aralık rüşvet yolsuzluk soruşturmalarının ardından kritik bir yolsuzluk dosyası daha kapatıldı. Ankara Başsavcılığı, Devlet Demiryolları’nın yaklaşık 210 milyon TL’lik iki ayrı ihalesine fesat karıştırıldığı ve rüşvet alındığı iddiasıyla arasında TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman’ın da bulunduğu 52 kişi hakkındaki soruşturmada takipsizlik kararı verdi. Savcılık, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın danışmanı, eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın bacanağı olan ve “iş takipçiliği” yaptığı iddia edilen Cemalettin Haberdar’ın bir ihale sürecinde havaalanında Süleyman Karaman’la görüşmesinde “suç” bulamadı. Kararda adının geçmesine karşın Haberdar’ın ismi şüpheli listesinde yer almadı. TCDD’den yaklaşık 64 milyon Avro’luk feribot ihalesi alan Nursoy Şirketler Grubu’nun patronu Orhan Nurduhan’ın bu süreçte TCDD Vakfı’na 1 milyon 200 TL bağış yaptığını tespit eden savcılık, buna karşılık böyle bir bağışın mevzuata aykırı olmadığını savundu. Dosyada ismi geçtiği iddia edilen 25 Aralık dosyası şüphelilerinden işadamı Mehmet Cengiz’in adı takipsizlik kararında hiçbir şekilde geçmiyor. Dosyanın kapatılmasından üç gün sonra Ankara Başsavcısı Fethi Şimşek ve savcının bağlı olduğu büronun yöneticisi konumundaki başsavcı vekili Veli Dalgalı, Yargıtay üyeliğine atanmış. Takipsizlik kararını cebine koyan Süleyman Karaman, geçen hafta istifa ederek AKP’den milletvekili adayı olmuştu.TCDD soruşturması, 17 Aralık operasyonu sonrası Adli Kolluk Yönetmeliği değiştirilince deşifre olmuştu. Cumhuriyet, 24 Aralık 2013’te bu durumu “Yüksek hızlı soygun” manşetiyle gündeme taşımış, Ankara Başsavcılığı ise dosyanın kapatılacağı iddialarını yalanlamış ve soruşturmanın sürdüğünü iddia etmişti. Ancak başsavcılık, soruşturmayı yürüten ve operasyon aşamasına gelen savcı Hakan Büyükabacı’yı görevden el çektirmişti. Büyükabacı’nın yerine görevlendirilen Memur Suçları Soruşturma Bürosu savcılarından Mustafa Başer’in, soruşturma sonunda TCDD Genel Müdürü Karaman’ın arasında bulunduğu 52 kişi hakkında “Kamu kurum veya kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak, rüşvet almak ve vermek” suçlarından 12 Aralık 2014 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiği ortaya çıktı.Rüşvet iddiasıyla başladıSuç tarihi olarak 2010 tarihine işaret edilen takipsizlik kararı, tamamen bilirkişi raporuna dayandırıldı. Yapılan ihbarlar üzerine TCDD’den ihale dosyalarının başsavcılık tarafından alındığı belirtilen kararda, emekli Sayıştay Uzman Denetçisi Abidin Şahin ve Salih Talu ile eski Sayıştay Başdenetçisi Hüseyin Işık’ın bilirkişi olarak görevlendirildiği anlatıldı.64 milyon Avro’luk ihaleBilirkişi raporuna göre, 9 Temmuz 2008 tarihli 2 adet feribot alımı ihalesini Nursoy AŞ kazandı. Ancak bu süreçte demir-çelik ve gemi imalatında kullanılan sac fiyatlarında düşüş yaşandı. Sadece demir-çelik kalemlerinde yaklaşık 4 milyon 146 bin 338 Avro fark oluştu. TCDD yönetimi, bu nedenle ihaleyi iptal etti. Nursoy şirketinin açtığı dava sonucunda Ankara 4. İdare Mahkemesi, 2009’da ihalenin iptal edilmesi kararının yürütmesini durdurdu. TCDD söz konusu işi, 20 Nisan 2010’da 60 milyon 509 bin 710 Avro fiyat üzerinden Nursoy’a verdi.Ballı ihaleye bağış etkisiBu aşamada ilginç bir gelişme yaşandı. NURSOY AŞ’nin patronu Orhan Nurduhan, TCDD Geliştirme ve TCDD Personeli Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği’ne 2010 yılı 4. ayında ve diğer aylarda toplam olarak 1 milyon 200 bin TL bağış yaptı. Bu bağıştan sonra 1 Haziran 2010 tarihinde Nursoy’a işyeri teslimi yapıldı. Ancak Kamu İhale Kurumu, idare mahkemesinin kararına itiraz edince Danıştay, 8 Kasım 2010 tarihinde ihalenin iptaline karar verdi. KİK de Danıştay kararının ardından ihaleyi iptal etti.Kalan işe ihalesiz projeBu süreçte kalan işin tamamlanması için yeni ihale açmaya gerek görmeyen TCDD, “kamu yararı ve ülke menfaatları”nı gerekçe göstererek, projenin Nursoy şirketi tarafından tamamlanmasına karar verdi. TCDD Yönetim Kurulu, 9 Haziran 2011 tarihinde “Doğrudan Temin Yöntemi” ile ikmal inşaatın 47 milyon 803 bin 249 Avro’yu geçmemek üzere ilk yüklenicisinden teminine hükmetti. Yapılan pazarlıklar sonucunda Nursoy İnş. AŞ, 47 milyon 250 bin Avro toplam bedelle işi tamamladı. İşin toplam maaliyeti ise TCDD’ye 64 milyon 788 bin 874 Avro oldu. kararlarında usule ve mevzuata aykırı bir durum ve kamu zararının olmadığını iddia eden savcılık, Nursoy’un ihale sürecinde TCDD’ye yaptığı bağışı ise şöyle savundu: “NURSOY AŞ tarafından herhangi bir vakfa bağışta bulunulabilir. Buna engel teşkil eden bir hukuki düzenleme yoktur. Bağış da mevzuata aykırı değildir. Bu nedenle bağış işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bağışların 03108, 03109, 03110 ve 03111 seri No’lu makbuzlar karşılığı tahsil edildiği ve dernek kayıtlarına girdiğinin anlaşılmıştır. Sözü edilen bağış yapılmadığı takdirde NURSOY AŞ’nin işlerinin yapılmayacağına veya ciddi olarak aksatılacağına ilişkin bir tespitin mevcut olmadığı görüldüğünden, Nursoy AŞ’nin adı geçen derneğe yaptığı bağışlar nedeni ile mevzuata aykırı bir durumun söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.”İzmir Liman ihalesiSoruşturma konusu diğer ihale ise Limanlar Dairesi Başkanlığı tarafından İzmir Limanı için talep edilen 3 adet lastik tekerlekli mobil liman vinci ihalesi oldu.TCDD yönetiminin ihaleyi onaylamadan önce Binali Yıldırım’ın bacanağı ve İzmir Liman soruşturması şüphelilerinden de olan Cemalettin Haberdar’ın TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman ile Sabiha Gökçen Havalimanı VIP Salonu’nda görüştükleri tespit eden savcılık, bunu normal karşıladı.Hakkında takipsizlik kararı verilen 52 kişiden, dikkat çekici bazıları şöyle: TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman, TCDD Genel Müdürü Özel Kalem Müdürü Baykal Tul, Emlak İnşaat Daire Başkanı Suat Altın, YHT Bölge Müdürü Erol Tuna Aşkın, TCDD Vakfı Genel Müdürü Yavuz Kıran, TCDD Genel Müdür Yardımcısı Erol İnal, TCDD Limanlar Daire Başkanı Muhsin Yılmaz, Belen İnşaat’ın sahibi Hasan Dağcı, Nursoy Şirketler Grubu sahibi Nursoy Nurduhan, TUR İnşaat hasibi Turgut Türkeş...
Beşiktaş-Kayseri Erciyes Maçı Osmanlı Stadı'nda
Beşiktaş-Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor maçı Olimpiyat Stadı yerine Osmanlı Stadı'nda oynanacak.Türkiye Futbol Federasyonu'nun daha önce 16 Mart Pazartesi günü saat 20.00'de Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynanacağını açıkladığı Beşiktaş - Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor maçında saha değişikliğine gidildi.TFF'den yapılan açıklamada, Beşiktaş ve SAİ Kayseri Erciyesspor'un talebi doğrultusunda mücadelenin aynı gün ve aynı saatte Ankara Osmanlı Stadı'na alındığı bildirildi.Skorer
LG'den Tamamen Metal Gövdeli Lüks Akıllı Saat
LG akıllı saat pazarına Android Wear ile giriş yapan ilk markalardan birisi ve bu alanda pazar tecrübesi de bulunuyor. Daha öncesinde G Watch ve G Watch R modelleriyle bildiğimiz LG, bu sefer de Watch Urbane modelini duyurdu.Watch Urbane’in en büyük özelliği akıllı saat teknolojilerinin yanında metal gövdeye sarılı olması. Watch Urbane’in tıpkı klasik saatler gibi ayrı ayrı erkek ve kadın modelleri olması bekleniyor. Bu yüzden LG’nin aslında normal saat görünümlü yeni bir seri tanıtacağını söyleyebiliriz.Altın ve gümüş renginde iki farklı renk seçeneğiyle piyasada olacak olan LG Watch Urban, doğal bir deri kayışla geliyor ve fakat kullanıcılar dilediklerinde 22mm genişliğindeki farklı kayışları saate takabiliyor.
Çeyrek Altın Takarken Tam Altın Çalan Teyze
Düğüne gelen teyze önce gelini sonra damadı tebrik ettikten sonra sıra takıya geliyor. Ablamız çeyrek altın takmak için önce tam altını alıyor. Sonuç olarak takı merasiminden karlı olarak çıkıyor.
Taksit Sınırlaması En Çok Telekomünikasyon ve Kuyumculuk Sektörünü Etkiledi
BDDK'nın kredi kartlarına ilişkin düzenlemesi sonrası, telekomünikasyon ve kuyumculuk sektörlerinde kredi kartı ile yapılan alışverişin tutarı, bir yılda yüzde 23 azaldı.ANKARA - Erdal ÇelikelBankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK), kredi kartlarına ilişkin düzenlemesi sonrası, telekomünikasyon ve kuyumculuk sektörlerinde kredi kartı ile yapılan alışverişin tutarı, bir yılda yüzde 23 azalarak 33 milyar lira seviyelerine geriledi.BDDK'nın, geçen yılın şubat ayında yürürlüğe giren ve bazı ürünlerde kredi kartına taksit sayısını 9 ile sınırlandıran; telekomünikasyon ve kuyumla ilgili harcamaların da aralarında bulunduğu bazı ürün gruplarında ise tamamen kaldıran düzenlemesinin üzerinden 1 yıl geçti. BDDK, bu süre içinde kuyumla ilgili harcamalara ilişkin yeni düzenleme yaparak, ekim ayında kredi kartıyla altın satışına 4 taksit imkanı sağladı.AA muhabirinin Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerinden derlediği bilgilere göre, telekomünikasyon sektöründe yapılan alışverişin tutarı, geçen yıl yüzde 25 daralarak 20 milyar 755 milyon liradan 15 milyar 485 milyon liraya geriledi.Şubattan sonraki dönemde aylık bazda telekomünikasyon sektöründe en fazla alışveriş yapılan ay 1 milyar 303 milyon lira ile ekim olurken, söz konusu ayda gerçekleştirilen alışverişin tutarında 2013'ün aynı ayına göre yüzde 20 düşüş yaşandı.Kuyumculuk 4 taksitle nefes aldıBDDK düzenlemelerinden en fazla etkilenen sektörlerin başında kuyumculuk geldi. Kredi kartı ile yapılan kuyumculuk alışverişi, 2013 yılında 12 milyar 72 milyon lira olurken, taksit imkanının kaldırılmasından sonra yüzde 19 azalarak 2014 sonunda 9 milyar 826 milyon liraya geriledi. Geçen yıl en fazla alışveriş yapılan ay 947 milyon lira mayıs olurken, bu ayda yapılan alışverişin tutarı 2013'ün aynı ayına göre yüzde 20 azaldı.Kuyumculuk sektöründe geçen yıl toplam alışverişte yaşanan gerilemeye karşın, ekim ayında yapılan düzenlemeyle 4 taksit olanağının getirilmesi bu piyasada canlılık yarattı. Ekim ayında 813 milyon lira olan alışveriş tutarı, kasımda 836 milyon, aralıkta da 842 milyon liraya yükseldi.'Kuyumculukta durgunluk yaşandı'Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Hasan Çavuşculu, yaptığı açıklamada, kredi kartı kullanımının Türk insanı açısından yaşam biçimi haline geldiğini belirterek, kart kullanımının tüketicilere kolay alışveriş imkanı sağladığını söyledi.Kuyumculuk sektörünün müşterileri açısından da benzer bir durumun söz konusu olduğunu dile getiren Çavuşculu, 'Bu alışkanlık birden kesilince sektör geçen yıl bir durgunluk yaşadı. Biz bu konudaki sıkıntılarımızı yetkililere ilettik. Son olarak kuyumda taksit yapılmamasına ilişkin düzenleme yerine geçen yılın ekim ayında 4 taksit uygulaması getirildi. O tarihten itibaren de piyasada yeniden bir hareketlenme başladı' dedi.Kredi kartı ile taksitli alışveriş yapmanın hem tüketici açısından ödeme kolaylığı sağladığını hem de belgeli alışverişe olanak tanıdığını anlatan Çavuşculu, altında taksitin bir tasarruf aracı olarak ekonomiye hiçbir zararının olmadığını kaydetti.Mobil iletişim sektörüMobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri İşadamları Derneği (MOBİSAD) Genel Sekreteri Ömer Kavas da taksit olanağının kaldırılmasının kendi sektörlerini olumsuz etkilediğini söyledi.Taksit imkanının kaldırılmasının kendilerini çok rahatsız ettiğini ifade eden Kavas, 'Düzenleme doğrudan operatörler aracılığıyla satış yapan büyük bayileri etkilemedi. Buna karşın satışlarının yarısını telefon yarısını da aksesuar üzerinden yapan küçük bayiler için satışların yüzde 50 daralmasına yol açtı. Uygulamanın ardından işi bırakanlar, iflas edenler oldu' değerlendirmesinde bulundu.AA
'Antalya'da Açacağımız Gençlik Merkezinin Adı Özgecan Aslan Olacak'
Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti İl Kadın Kolları Kongresi ve toplu açılış töreninde konuştu. Davutoğlu, konuşmasında bugün Antalya'da açılacak gençlik merkezinin adını Özgecan Aslan koyacaklarını açıkladı.İşte Başbakan Davutoğlu'nun konuşmasından satır başları:Bir ay önce kongremize gelemedim. Paris'teki teröre karşı yapılan yürüyüşe katıldım. İslamla terör arasında bağlantı kurmak isteyenlere de en önemli cevabı verdik.ÖZGECAN ASLAN İki gün önce Mersin'den gelen haberle yüreğimiz dağlandı. Masum bir kızımız katledildi. Adaletin onlara en sert şekilde mukavelede bulunacağını biliyorum. Annesi ile telefonda konuştum. Bu tür bir şiddetin tekrar olmaması için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Antalya'dan bir haberimizi ailemize iletiyorum bugün Antalya'da bir gençlik merkezi açıyoruz.Bu gençlik merkezinin adını Özgecan Aslan koyacağız. İnsanoğlunun gördüğü en namert kişi kadına el uzatan kişidir. Kadına uzanan elleri kıracağız. Kadına yönelik siddetin tümüyle Türkiye'de Avrupa'da tasviye edilmesi için İstanbul sözleşmesini imzaladık. 6084 sayılı kanunla Türkiye'de en kararlı tutumu sergiledik. Hükümet ne tedbir alırsa alsın en önemli koruma faaliyeti kültürümüzdeki kadına saygı ile başlar.Annesini doğumda kaybetmiş bir insan olarak annelerimizi, kızlarımızı korumayı devletin en büyük görevi ilan ediyorum.KADINLARIN ÇALIŞMA HAYATIYeni yasa işe annelerimize ilk çocuk için iki ay, ikinci çocuk için dört ay, üç ve daha fazla çocuk için 6 ay yarı zamanlı çalışma hakkı alacak. Yarı zamanlı çalışıp tam ücret alacaklar.Doğum yapan anneye ilk altını devlet takacak. Doğum yapan anneye ilk çocuk için 200 lira, ikinci çocuk için 300 lira, üçüncü çocuk için 600 lira tam altın verilecek.Anne ve baba çocuğunun evliliği için yatırım yapmaya başlarsa yüzde 15 katkı sağlayacağız.Kadınlarımızı şefkatle anıyoruz, kadın elinin değdiği yerde nezaketsizlik olmaz.KADINA KARŞI ŞİDDETKadına yönelik şiddet için kapsamlı bir çalışma başlatıyoruz, seferberlik ilan ediyoruz. Kadınlarımız Özgecan için ayağa kalkmalı. Oturmadan Özgecan için bir fatiha bağışlayalım. Kim ne sebeple kadına yönelik şiddete başvurursa karşısında sizi buldun. Annelerin acısı için gece gündüz çalışıyoruz, bu bizim için en temel hedeftir.Ziyaret ettiğim 61 ilde hep aynı mesajı verdim Türkiye'nin doğusunda batısında, güneyi ve kuzeyinde yaşayan herkes kardeştir.ALANYA'YA ÜNİVERSİTE Antalya'da bugün 350 milyon liralık 151 tesisi açıyoruz. Alanya'da yeni bir üniversite kuracağız, Alanyalılara hayırlı olsun. Habertürk
Reklam
Kanal İstanbul Çevresi İçin İmar Planlarında Yetki İBB'nin
Kanal İstanbul ve Avrupa yakasında kurulacak 500 bin nüfuslu olması planlanan ‘yeni şehrin’ inşaası için üst ölçekten alt ölçeğe kadar tüm imar planları İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından hazırlanacak.İBB Meclisi, Küçükçekmece Gölü ve Avcılar’a kadar uzanan havzanın imar planlarının hazırlanması için protokol yapılmasına, bunun için de İBB Başkanı Kadir Topbaş’a yetki verilmesine karar verdi.İBB Başkanı Kadir Topbaş’a protokol yapma yetkisi veren teklifle ilgili meclis oturumunda yapılan görüşmelerde, raporlar geç geldiği için yeterli inceleme yapamadıklarını belirten CHP grubu teklife red oyu verdi. Ancak teklif İBB Meclisi’nde oyçokluğu ile kabul edildi. Karara göre, Kanal İstanbul ve Avrupa yakasında ‘yeni şehrin’ kurulacağı 38 bin 500 hektarlık alanın imar planlarının İBB tarafından yürütülmesi için protokol yapılacak. İmar planlarının hazırlanması için gerekli protokolün yapılması adına İBB Başkanı Kadir Topbaş’a yetki verildi.Topbaş’ın yetkilendirildiği protokolle, İstanbul’un anayasası olarak kabul edilen 1/100 binlik Çevre Düzeni Planı’nın ardından 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planları hazırlanmaya başlayacak. İBB’nin iştiraklerinden Boğaziçi İnşaat Müşavirlik AŞ (BİMTAŞ) tarafından kurulacak bir ofisle alan belirlenecek. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesindeki Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü ile BİMTAŞ arasındaki protokol gereği çalışmanın finansmanı bakanlık tarafından sağlanacak. DHA
Bakan Zeybekçi: 'İdam Cezasını Geri Getirmemiz Gerekiyor'
Tüm Türkiye'yi ayağa kaldıran Özgecan Aslan cinayetine tepki gösteren Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, idam cezasını geri getirmemiz gerekiyor dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Özgecan'ın ailesini arayarak taziyelerini iletmişti. Başbakan Davutoğlu da taziyelerini iletmiş ve 'bu alçakça saldırının katillerinin gerekli cezayı alması için her şey yapılacaktır' demişti. Ülke genelinde olayla ilgili tepkiler devam ederken, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi de Twitter hesabından açıklama yaptı.Zeybekçi, 'Özgecan Aslan gibi insanlığın katledildiği cinayetler için idam cezasını getirmeyi hassasiyetle tartışmamız ve getirmemiz gerekiyor' dedi.
Reklam
Aziz Yıldırım'dan Medyaya Eleştiri
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Gaziantepspor maçının ardından açıklamalarda bulundu.Maçın ardından yaptığı açıklamada medya mensuplarını hedef alan Yıldırım, 'Gazetecilik bu değil, herkesten rica ediyorum. Ben doğru olanı söylerim, doğru olanı yaparım. Tribünde küfür edilmesini istemiyorum. Başkan olarak istemiyorum. Bu küfürü eden gruplara karşı, medya taraf almalı. Onların merhabalarıyla gazetecilik yapılmaz, doğru yazın, doğru düşünün. Doğru olan hiçbir şeye kabul etmem. Kendinize göre oturuyorsunuz, yazıyorsunuz. Türkiye'de ekonomi, siyasi ve spor alanında medya bitmiştir. Medyanın saygınlığı kalmamıştır. Geçmişte saygındı' diye konuştu.Beyaz TV muhabiri Devrim Zengin'in 'Bir şey sorabilir miyim?' sözleri üzerine ise Aziz Yıldırım, 'Sen konuşma, sen en son konuşacaksın. Hep yalan yazıyorsun' ifadelerini kullandı.İnternet Haber
Akhisar Nefes Aldı
Spor Toto Süper Lig'de Akhisar Belediyespor, 14 hafta sonra üç puanı bir arada gördü. En son 19 Ekim'de Kasımpaşa'yı mağlup eden Akigolar, Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor'u 1-0 mağlup etti.Manisa 19 Mayıs Stadı'nda oynanan karşılaşmada Ege ekibine galibiyeti getiren golü 75.dakikada Douglao kaydetti. Bu galibiyetle derin bir nefes alan Roberto Carlos, Akhisar başında ilk üç puanını almış oldu. Akhisar Belediyespor haftayı 22 puanda tamamlarken, Kayseri ekibi ise 17 puanda kaldı.LİG TV
Ceza Almayan Tek Kulüp Gençlerbirliği
Spor Toto Süper Lig'de geride kalan 19 haftada, taraftarın neden olduğu kötü tezahürat ve saha olayları nedeniyle 17 kulüp çeşitli cezalar alırken, sadece Gençlerbirliği taraftarı centilmenliğiyle dikkati çekti.Spor Toto Süper Lig'de yer alan 18 takımın 17'sine taraftarlarının neden olduğu kötü tezahürat ve saha olayları nedeniyle para ve tribün kapatma cezaları verildi.Son PFDK kararında Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor'un sahasında oynadığı Gaziantepspor maçında tezahürat ve olaylar nedeniyle ceza alması sonucunda, Gençlerbirliği taraftar kaynaklı ceza almayan tek takım unvanını elde etti.En centilmen taraftar Gençlerbirliği'ninBaşkent Ankara'nın Spor Toto Süper Lig'deki tek temsilcisi olan Gençlerbirliği, geride kalan 19 haftada taraftar kaynaklı hiç ceza almadı. Kırmızı-siyahlıların taraftarları, bu özellikleriyle 18 takımın mücadele ettiği ligin en centilmeni olarak dikkati çekti.PFDK'ya taraftarının kötü tezahüratı ve saha olayları nedeniyle hiç sevk edilmeyen Gençlerbirliği Kulübü'nün kasasından da hiç para çıkmamış oldu.En çok para cezası Bursaspor'aPFDK, 19 haftalık bölümde 17 Spor Toto Süper Lig temsilcisine, taraftarlarının neden olduğu kötü tezahürat ve saha olayları nedeniyle çeşitli miktarlarda para cezaları verdi.Bursaspor, 920 bin lirayla PFDK tarafından en fazla para cezasına çaptırılan kulüp oldu. Yeşil-beyazlıları, 760 bin lira ile Gaziantepspor takip etti.PFDK'dan para cezası alan diğer takımlar ise sırasıyla şöyle:Eskişehirspor (550 bin lira), Beşiktaş (490 bin lira), Fenerbahçe (385 bin lira), Kardemir Karabükspor (310 bin lira), Sivasspor (300 bin lira), Çaykur Rizespor (300 bin lira), Trabzonspor (265 bin lira), Galatasaray (230 bin lira), Mersin İdmanyurdu (200 bin lira), Balıkesirspor (170 bin lira), İstanbul Başakşehir (150 bin lira), Torku Konyaspor (115 bin lira), Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor (60 bin), Akhisar Belediyespor (50 bin) ve Kasımpaşa (10 bin lira).7 kez tribün kapatıldıPFDK, 19 haftada 5 takıma ise taraftarlarının neden olduğu kötü tezahürat ve saha olayları nedeniyle tribün kapatma cezası verdi.En fazla para cezası alan takımlar arasında ilk iki sırayı paylaşan Bursaspor ve Gaziantepspor, 2'şer kez aldıkları cezayla tribünü en fazla kapanan kulüpler oldu.PFDK, Galatasaray, Beşiktaş ve Eskişehirspor'a ise 1'er maç tribün kapatma cezası verdi.AA
Reklam
Bakan Mehmet Şimşek: 'Kura Müdahale Olacaksa, Merkez Bankamız Değerlendirir'
AK Parti Karabük İl Kadın Kolları 4. Olağan Kongresi'ne katılan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İç Güvenlik reformuna MHP ve CHP'nin neden karşı olduğunu anlayamadığını söyledi. Şimşek, Valilik ziyaretinde ise dolara müdahale etmeyeceklerini, bunun Merkez Bankasının görevi olduğunu söylediMaliye Bakanı Mehmet Şimşek, Karabük'te AK Parti Kadın Kolları Kongresi'ne katıldı. Burada İç Güvenlik Paketi'nden bahseden Bakan Şimşek, insanların gösteri yapma hakkı ve özgürlüğü olduğunu ifade etti. Şimşek, 'Tabii ki insanlarımızın gösteri yapma hakkı var. Kendilerini ifade edecekler. Ama hiç kimsenin kamunun veya vatandaşın malına ve canına kastetme hakkı yoktur. Başkasının işyerini yakma, şehirlerimizi savaş alanına döndürme hakkı yok. Molotof kokteylleriyle otobüsleri yakmaya hakkı olabilir mi?' diye konuştu.Pakete HDP’nin karşı olmasını anladıklarını ifade eden Şimşek şöyle devam etti: 'HDP'yi bir noktaya kadar anlarsınız. Onlar bugüne kadar şiddeti arkasına alarak devam etti. MHP bu kuyruğa nasıl takılıyor? Hangi mantıkla iç güvenlik reformuna karşı çıkıyor? CHP hangi mantıkla bu tür olayları ve tedbirleri engellemeye karşı çıkar? İşte burada renkler ortaya çıkıyor. Çünkü onlar Türkiye istikrarsızlaşsın biz de ondan nemalanalım. İktidar zayıflasın.. böyle bir mantık olabilir mi?'Kongreden sonra Karabük Valisi Orhan Alimoğlu‘nu ziyaret eden Bakan Şimşek, bir gazetecinin 'dolardaki yükselişle ilgili bir müdahale söz konusu olacak mı?' sorusu üzerine, 'Günübirlik piyasa hareketleri üzerine yorum yapmıyorum. Kurla ilgili bir müdahale söz konusu olacaksa onu Merkez Bankamız değerlendirir. Dolayısıyla olaya o çerçevede bakmak lazım.' cevabını verdi.Cihan
Cumhurbaşkanı Erdoğan Yurda Döndü
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Latin Amerika ülkelerini kapsayan ziyaretini tamamlayarak yurda döndü. Uçağın Meksika dönüşü Houston kentine inerek yakıt ikmali yaptığı öğrenildi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Latin Amerika ülkelerini kapsayan ziyaretini tamamlayarak yurda döndü.Erdoğan ve beraberindeki heyeti taşıyan özel uçak 'TUR', saat 22.10'da İstanbul Atatürk Havalimanı'na indi.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, Devlet Konukevi'nde İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve öteki ilgililer karşıladı. Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, kızı Sümeyye Erdoğan, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ile Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik de yurda döndü.Bu arada, Erdoğan'ın uçağının Meksika dönüşü ABD'nin Houston kentine inerek yakıt ikmali yaptığı öğrenildi. Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç'ın da görev yaptığı ülkeye geldiği için Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı karşılamaya gittiği ve buradan ayrılana kadar kendisine refakat ettiği belirtildi. 'Dünya sadece batıdan ibaret değil'Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler'deki, özellikle de Güvenlik Konseyi'ndeki güç dengesinin çarpıklığına işaret ederek, 'Dünyanın sadece Batı'dan ibaret olmadığını, doğusu, kuzeyi, güneyiyle çok merkezli bir yapı olduğunu artık herkesin kabul etmesi gerekir' ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki hesabından değerlendirmelerde bulundu.Birleşmiş Milletler'deki, bilhassa da Güvenlik Konseyi’ndeki güç dengesinin çarpıklığını her fırsatta ve her platformda ifade ettiklerini belirten Erdoğan, 'Dünya 5'ten büyüktür' diyerek bu gerçeği tüm dünyayla paylaşmaya çalıştıklarını bildirdi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:'Sosyal ve ekonomik buhranları önlemede yetersiz kalan bir uluslararası sistemin meşruiyeti, eninde sonunda tartışılmaya başlanacaktı. Uluslararası kuruluşların sorumluluklarını yerine getirmemesinin faturası, dünyanın pek çok yerinde masum insanlarca ödeniyor. Dünyanın sadece Batı'dan ibaret olmadığını, doğusu, kuzeyi, güneyiyle çok merkezli bir yapı olduğunu artık herkesin kabul etmesi gerekir.'Muhabir: Kenan IrtakAA
HTC 2014 Dördüncü Çeyrekte Kârını Yüzde 12 Artırdı
Mobil inovasyon ve tasarımda dünya lideri HTC, amiral gemisi HTC One (M8) modeline verilen çok sayıda “En İyi Akıllı Telefon” ödüllerinin de işaret ettiği gibi tüm dünyada tüketicilerin gösterdiği yoğun ilginin yanı sıra, mobil yaşam tarzını geliştiren HTC RE kamera gibi yenilikçi ürünler her pazarda markanın kârlılığına katkıda bulundu.Mobil inovasyon ve tasarımda dünya lideri HTC Corporation (TWSE: 2498) 31 Aralık 2014 tarihinde sona eren 2014’ün konsolide dördüncü çeyrek sonuçlarını açıkladı. Açıklamaya göre HTC,’nin dördüncü çeyrek geliri 47.9 milyar Tayvan doları, vergi sonrası çeyrek kârı 0.5 milyar Tayvan doları veya hisse başına 0,57 Tayvan doları, faaliyet kârı ise %20.4 brüt marj ve %0.4 oranlarında gerçekleşti.Karlılığını 2014’ün son çeyreğinde de sürdüren HTC gelirini bir önceki yılın aynı dönemine göre %12 artırdı. Marjlar son derece rekabetçi ortamı yansıtsa da, HTC’nin akıllı telefon marka aileleri kilit pazarlardaki payını konsolide etmeyi sürdürdü.HTC CEO’su Peter Chou, “Yılı ardı ardına üç çeyrek boyunca karlılık ile kapatan HTC, portföyümüzün son derece hedefe odaklı olmasını ve mesajımızın net şekilde iletilmesini sağlayarak önümüzdeki yılda sağlam bir platform oluşturmak için gayet iyi bir konumda bulunuyor” dedi.Chou, “Bölgelerin içinde kişiye özel ürün teknolojilerini makul fiyatlardan sunma yeteneğimiz yükselen satış performansımızda kilit bir rol oynarken bu da HTC’nin her pazarın ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamasına imkan verdiğini” söyledi.HTC çeşitlilikle mobil yaşam tarzını geliştirdiHTC, mobil yaşam tarzını genişletmek ve tüketiciye erişimini artırmak amacıyla dördüncü çeyrekte bir çeşitlendirme stratejisini hayata geçirdi. Kuruluş, yeni ürün kategorilerini kolaylaştırmayı hedefleyen birçok stratejik ortaklığa girdi; Ocak ayının başında Las Vegas’taki CES fuarında duyurulan Under Armour işbirliği, her düzeyden sporcuyu cezbedecek sağlık ve form ile ilişkili bir cihaz yelpazesini pazara getirecek.Dördüncü çeyrekte piyasaya sürülen HTC RE kamera ise yaşam tarzı ve tüketici medyasından ciddi övgü topladı; bu dikkat çekici küçük kamera yaşam tarzı fotoğrafçılığını yeniden tanımlayarak insanların vizörün arkasından çıkmasını ve anı yakalamasını mümkün kılıyor.En iyi akıllı telefon ödülleri HTC’yeHTC ürünlerinin cazibesinin ana teknoloji ve cihaz medya segmentlerinin ötesine geçmesinden ötürü, dördüncü çeyrekte alınan ödüller de çok sayıda medya tipine yayılıyor. HTC One (M8) aralarında Business Insider’dan ‘Satın Alabileceğiniz En İyi Android Telefon’, PC World’den ‘En İyi Çok Yönlü Akıllı Telefon’, TechCentral’dan ‘2014’ün En İyi Akıllı Telefonu’ ve T3 ve Kuzey Amerika’da yayınlanan bir yaşam tarzı dergisi olan Travel and Leisure’dan ‘Yılın Telefonu”nun da bulunduğu çok sayıda ödülü topladı.Cihaz aynı zamanda, diğerlerinin yanı sıra Çin’de Tencent, Efashion ve New Press Daily’den de sayısız ödül topladı. Ayrıca, yenilikçi DotView kılıf da, CES İnovasyon Ödülleri’nde “Kablosuz Telefon Aksesuarları Onur Sahibi” olarak adlandırılırken RE kamera ise Spark Ödülleri’nde Tasarım dalında Altın madalya sahibi oldu.2015’in ilk çeyrek görünümüHTC, 2015’in ilk çeyreği için gelirlerin 41.5 milyar ila 45 milyar Tayvan doları arasında gerçekleşmesini öngörüyor. Brüt kar marjının %19.5 ila %20 arasında gerçekleşmesini, hisse başına kâr payının ise 0.08 ila 0.47 Tayvan doları arasında gerçekleşeceği tahmin ediliyor.TechnoLogic
Reklam
Bülent Arınç: 'Müzakerelerin Yeniden Başlayacağından Umutluyum'
Arınç, 'Kıbrıs’ta müzakerelerin yeniden başlayacağından umutluyum. KKTC ve Türkiye hep bir adım önde olma ilkesi ile hareket ediyor' dedi.LEFKOŞA / LEFKEBaşbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Kıbrıs’ta müzakerelerin yeniden başlayacağından umutlu olduğunu belirterek, KKTC ve Türkiye’nin hep bir adım önde olma ilkesi ile hareket ettiğini söyledi.KKTC'de temaslarını sürdüren Arınç, Bayrak Radyo Televizyon Kurumu (BRTK) HD kanalının yayına başlaması vesilesiyle programa katılarak, ziyaretini ve gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Arınç, BRTK’nın son teknoloji HD teknolojisine kavuşmasından mutluluk duyduklarına, TRT’nin katkısıyla bu teknolojinin hayata geçirilmesinden memnun olduklarına değinerek, TRT’ye de katkısından dolayı teşekkür etti.Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkileri değerlendiren Arınç, Barış Harekatı’ndan sonra Kıbrıslı Türklere haksız ambargo ve izolasyonlar uygulandığını, Türkiye’nin anlaşmalardan doğan hakkını kullandığını ve kullanmaya devam edeceğini kaydetti.'Her türlü yardım ve işbirliğine hazırız'Türk tarafının BM’nin yürüttüğü müzakerelerde hep yapıcı olduğunu, masadan kalkmadığını söyleyen Arınç, karşı tarafın her seferinde bir bahane bularak masadan kalktığını, yine bu durumla karşı karşıya kalındığını belirtti. KKTC halkının yaşam kalitesinin artması, kalkınması, huzuru ve refahının yüksek olmasının amaçları arasında olduğunu vurgulayan Arınç, bunun sağlanması adına her türlü yardım ve işbirliğine hazır olduklarını ifade etti.Türkiye ile KKTC arasında imzalanan ekonomik ve mali protokol ile ilgili yılda iki kez gözden geçirme yapıldığını anlatan Arınç, dün teknik heyetlerin yaptığı çalışmaları izlediğini, kapanış oturumuna katıldığını kaydetti.'Bazı konularda henüz gelişme az olmakla birlikte, bazı konularda ilerleme kaydedilmiştir' diyen Arınç, 'Bazı konularda da hükümet, siyasi irade olarak bunları gerçekleştireceğini bizlere açıkça ifade ediyor' diye konuştu.Ercan Havaalanının özelleştirilmesinin yap işlet devret metodu ile sağlandığını, Türkiye’nin bu yöntem sayesinde kalkındığını belirten Bülent Arınç, bu metodun başka sektörlerde de uygulanabileceğini belirtti.Turizmin KKTC için önemli sektörlerden biri olduğuna işaret eden Arınç, sektör temsilcileri ile yaptığı toplantıda sorunlar ve çözümler üzerinde konuştuklarını, alınabilecek tedbirleri görüştüklerini dile getirdi.“Su projesi dünyaya örnek olacak”Türkiye’den KKTC’ye su getirilmesi projesine de değinen Arınç, dünya için örnek teşkil edecek bu önemli projenin sona ulaşmakta olduğunu vurguladı.Suyun Kıbrıs’taki dağılımının iyi yapılması gerektiğini, kayıp ve kaçak olmadan hükümetin, belediyelerin, halkın menfaatlerinin korunması gerektiğini belirten Arınç, şunları söyledi:“Bunu sağlayabilecek bir Su Yönetim Projesi üzerinde esasen hükümetler arasında imzaladığımız sözleşmede hükümler var. Buna uygun bir kanun taslağı üzerinde KKTC ile birlikte çalışıyoruz. Bu taslak da netleşmek üzere. Kanun çıktığı takdirde su dağıtımının da işletme hakkının bilinçli yapıldığı, kayıp kaçağın sıfırlandığı bir sistem içinde gerçekleşmesi gerekiyor. Bu konuda olumlu adımlar sona doğru geldi. Hazırlanan kanun taslağı Kuzey Kıbrıs’ın kendi kanun taslağı olarak gelecektir. Sözleşme imzalanırken bir taraftan da Meclis’te bu konu görüşülecektir. Başbakan Özkan Yorgancıoğlu ve Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hakan Dinçyürek’in bu konuda güçlü iradesi vardır.”Suyun Kıbrıs’ta stratejik bir konu olduğunu vurgulayan Arınç, Güney Kıbrıs’ın da su ihtiyacı olduğunu bildiklerini, müzakereler iyi giderse ve talep olursa Güney Kıbrıs’ın da bu sudan istifade etmesinin sağlanabileceğini kaydetti.'Müzakereler konusunda umutluyum'Arınç, Kıbrıs’ta müzakerelerin yeniden başlayacağı konusunda umutlu olduklarını da söyleyerek, KKTC ve Türkiye’nin hep bir adım önde olma ilkesi ile hareket ettiğini belirtti.Yunanistan’daki yeni göreve gelen hükümeti değerlendiren Arınç, “Hangi hükümet gelirse gelsin isteğimiz, ilişki ve işbirliğinin olumlu devam etmesidir. Yunanistan halkının tercihine saygı duyarız, iyi ilişkiler kurmak isteriz” diye konuştu.Arınç, KKTC’de 19 Nisan’da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerini de değerlendirerek, seçimleri yakından takip edeceklerini, sonuçların ne anlama geleceğini inceleyeceklerini söyledi.Yetkinin seçmende olduğunu, herhangi bir etkide veya bir aday lehine davranışta bulunmanın mümkün olmadığını dile getiren Arınç, Türkiye hükümetinin adaylardan birinin lehine davranışta bulunmasının doğru olmayacağını, seçmeni etkileyecek dış tesirlerden mümkün oldukça uzak kalacaklarını sözlerine ekledi.Arınç, turizm ve eğitimin KKTC ekonomisi için önemli olduğunu belirterek, 'KKTC hükümetinin dünyadaki ekonomik sorunlara karşı turizm sektörünü korumak için önlemler aldığını gözlemliyorum' dedi.KKTC'de temaslarını sürdüren Arınç, Kıbrıs Türk basını temsilcileriyle Merit Royal Otel'de bir araya geldi. Yeni hükümet döneminde Kıbrıs’la ilişkilendirilerek, Kıbrıs işlerinden de sorumlu bakan olduğunu anımsatan Arınç, KKTC’ye en son 15 Kasım’da geldiğini, yeni görevi sebebiyle KKTC’ye daha sık geleceğini ve KKTC’yle daha yakından ilgileneceğini ifade etti.Türkiye ile KKTC arasındaki ekonomik programın gözden geçirme çalışmalarının teknik heyet tarafından yapıldığını ifade eden Arınç, ziyaretinin esas amacının ise teknik heyetlerin kapanış oturumuna katılmak istemesi olduğunu anlattı.Bülent Arınç, ziyaretleri çerçevesinde Başbakan Özkan Yorgancıoğlu, bazı bakanlar ve heyetlerle kapanış oturumunda bir araya gelerek, yaklaşık 2 saat süren toplantıda son çalışmayı gözden geçirdiklerini söyledi.Arınç, özellikle turizmle ilgili iki meslek kuruluşu temsilcileriyle akşam yemeğinde bir araya geldiğini belirterek, akşamki buluşmada, son gelişmeler üzerine sektörde alınması gereken tedbirleri konuştuklarını anlattı.Siyasetin içinde olduğu her dönemde basınla buluşmak, görüşüp tanışmak, basının taleplerini dinleyip öğrenmek istediğini belirten Bülent Arınç, bunu Türkiye’de de yaptığını, bu ziyaretinde de bunu gerçekleştirmek istediğini vurguladı.Arınç daha sonra Türkiye Yardım Heyeti katkılarıyla tamamlanan Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ) Sağlık Fakültesi ikinci etap binası ile dördüncü yurt binasının açılışına katıldı.Açılış törenine Arınç ve beraberindeki heyetin yanı sıra KKTC Başbakan Yardımcısı, Ekonomi, Turizm, Kültür ve Spor Bakanı Serdar Denktaş, Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hakan Dinçyürek, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça ile bazı milletvekilleri de katıldı.Bülent Arınç, burada yaptığı konuşmada, LAÜ'deki törene katılmaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek, bu gibi yatırımların KKTC için önemli olduğunu söyledi. Lefke’ye ilk kez geldiğini ve bölgeyi çok güzel bulduğunu dile getiren Arınç, KKTC nüfusunun dörtte birinin öğrencilerden oluştuğunu ve ülkede çok sayıda üniversite bulunduğunu, bunların olumlu gelişmeler olduğunu kaydetti.'Turizm ve eğitimin KKTC ekonomisi için önemli'Turizm ve eğitimin KKTC ekonomisi için önemine değinen Arınç, KKTC hükümetinin dünyadaki ekonomik sorunlara karşı turizm sektörünü korumak için önlemler aldığını gözlemlediğini ifade etti.Arınç, Adalet ve Kalkınma Partisi olarak göreve geldiklerinde Türkiye’de her ilde bir üniversite kurma hedefi koyduklarını ve buna ulaştıklarını anlatarak, Türkiye'deki eğitim sisteminde yapılan değişikliklerden bahsetti.Eskiden Türkiye’den KKTC’ye gelerek üniversite eğimi alan öğrencilerin 'Türkiye'deki üniversitelere giremeyen kişiler olduğu ve iş bulmalarının zor olacağı' gibi yanlış bir düşüncenin hakim olduğunu anlatan Arınç, KKTC'den mezun olan pek çok kişinin Türkiye'de iyi pozisyonlarda işe girdiğini sözlerine ekledi.Konuşmaların ardından Arınç, LAÜ Sağlık Fakültesi ikinci etap binası açılış kurdelesini Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş ile kesti.Muhabir: Murat DemirciAA
Bakan Güllüce: 'Cillop Gibi İmar Kanunu Yapıyoruz'
ÇEVRE ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, Bursa’da bu yıl ikincisi düzenlenen İnşaat Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, 'Cillop gibi, eksiği olmayan, gediği olmayan bir imar kanunu üzerinde çalışıyoruz' dedi. Geçtiğimiz günlerde Ankara'da açılışı yapılan dünyanın 5’inci büyük laboratuvarından duyduğu gururu da anlatan Güllüce, ''Mesela 'Dünyanın en büyük havaalanı yapıyoruz’ dediğimde kendimi Viyana kapılarında akıncı beyi gibi hissediyorum. Müthiş bir şey bu' ifadelerini kullandı.Uludağ Üniversitesi (UÜ) tarafından Prof. Dr. Mete Cengiz Salonu’nda düzenlenen 2’nci Bursa İnşaat Zirvesi’ne katılan Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, otopark yönetmeliği ile ilgili çok çalışma yapıldığını hatırlattı ve imar kanunu ile ilgili ciddi bir çalışma yapıldığını söyledi. Güllüce, 'Cillop gibi, eksiği olmayan, gediği olmayan bir imar kanunu üzerinde çalışıyoruz. Otopark ile ilgili Türkiye sıkıntılı. Bununla ilgili bir yönetmelik düşünüyoruz. Çevre ile ilgili, genel değerlerimiz olduğunu, kültürümüzde olduğunu, dünyada 1972’lerde fark edilmişken, biz binlerce yıllık ahlakımızla bizde olan bir şeydir' dedi.Türkiye’de alın teriyle uğraşan mühendise, mimara, verilen paranın havaya gittiği şeklinde bir anlayış hakim olduğunu ifade eden Güllüce, 'Yerli müşavirliği güçlendirme konusunda benim bir çabam var. Bizim yerli müşavirlikler oluşturmamız nasıl olacak? Dünyada diğer yaptığımız işlerin de Türkiye’deki işlerin de müşavirliği konusunda kafa kafaya verip bu eksiğimizi giderelim' dedi.YEREL MİMARİYE ELEŞTİRİYerel mimari konusunda Türkiye’nin iyi olmadığını belirten Güllüce, 'Üniversitelerimize iş düşüyor. Geçtiğimizi hafta Peru’ya gittim. Latin Amerika ülkelerinde müthiş bir konut açığı var. Bizim 1930’lu yıllarımızı yaşıyorlar. Müteahhitlerimizin oralara gitmesi lazım. Afrika öyle. Her büyükelçiye ben Tapu Kadastro’yu anlatırım. Bizim tapu kadastro mühendislerimizin çok iyi olduğunu söylerim ve size yardımcı olabiliriz diyorum. Biz şu an dünyanın en ileri teknoloji ile haritalar yapıyoruz. 5-6 santim hatayla tüm Türkiye’nin kadastrosunu bitireceğiz inşallah. Bunun dışarıya açılmasını istiyorum' diye konuştu.'KENDİMİ VİYANA KAPILARINDA AKINCI BEYİ GİBİ HİSSEDİYORUM'Geçtiğimiz günlerde Ankara’da açılışı yapılan Dioksin/ Furan Analiz Laboratuvarı’nın dünyada 5’inci büyük laboratuvar olduğunu söyleyen Güllüce, 'Geçenlerde bir laboratuvar açılışı yapıyoruz, mühendis arkadaşlarımız 'Bundan dünyada 5 tane var' dedi. Ben müthiş gurur duydum. Mesela 'Dünyanın en büyük havaalanı yapıyoruz’ dediğimde kendimi Viyana kapılarında akıncı beyi gibi hissediyorum. Müthiş bir şey bu' dedi.'TÜRKİYE’DE KONUT FAZLASI OLMAZ'Türkiye’de konut fazlası olduğu iddialarının doğru olmadığını belirten Güllüce, 'Konut fazlası diyorlar ama doğru değil. Türkiye’de konut fazlası olmaz, pazarlama problemi olabilir. İkisi aynı şey değil. Eski çekirdek aile yapısından şimdi modern aile yapısına geçtik. Evlendiği gün yeni bir eve gidiyor. Nüfusu genç bir ülkeyiz. Bunun nasıl karşılanacağını aslında düşünmemiz lazım. Deprem kuşağı üstündeyiz. Binalarımızın çok önemli bir kısmı, 6,5 milyon diyorlar, bence daha fazla, analiz yaptırıyoruz, 81 ile gideceğiz. Böyle bir ülkede konut fazlası nasıl olur. Böylesine riskli yapısı da olan bir ülkede'dedi.''PSİKOLOJİK TEDAVİ GÖRDÜM''Kentsel dönüşüm çalışmalarının ’rantsal dönüşüm’ diye sunulduğunu vurgulayan Güllüce, '1999 depreminde belediye başkanıydım. Kaç yüz ceset çıkarttım, kaç bina yıktım. Psikolojik tedavi gördüm. Deprem deyince 6 harf söylüyorsunuz, o kadar değil o. Türkiye deprem kuşağında mı, evet. İnşaat malzemelerimizin kahir ekseriyeti kalitesiz mi evet. Rant nerde burada oldu şimdi. Yok kardeşim ne alakası var, deprem yok, binalar sağlam, inşaat malzemeleri çok iyi, mühendislikler iyi diyorsan, o zaman nereden çıktı kentsel dönüşüm diyorsan, o zaman benim söyleyecek bir şeyim yok. Gençler internete girin görün, o binaların nasıl göçtüğünü, karton kağıt gibi katlandığını görün. Zemin katta 15-15 kolon iki demir var. Üst katta kolon 20’ye 20, demir sayısı 4. Ekonomi biraz iyileşmiş. En üst katta olması gereken sayıda kolon ve olması gereken sayıda demir. En altta hiç demir yok ama en üstte parası olanca var. Ama göç nedeniyle bir anda yapılaşma nedeniyle bu oldu. Niye yapmışlar diye yargılamak için söylemiyorum. O bina ayakta durur mu, durmaz. Bu rantsal dönüşüm ile ilgili herkesin doğru cümleler kullanması lazım' diye konuştu.'İSTANBUL’DAKİ BİNALARI 2 KATA İNDİRMELİYMİŞİM'Bir mimarın, İstanbul’da binaların 2 kata indirilmesi gerektiği yönünde fikir söylediğini kaydeden Güllüce, 'İstanbul'da iki kata indirilmeli binalar diyor bir mimar. Bütün binaları yıkıp, iyi bir bakansam 2 kata indirmem lazımmış. Bu bir temenni ise romansa sıkıntı yok. Kız kulesinin yanına oturup roman yazarsınız' dedi.Toplantıya, Vali Münir Karaloğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, UÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Dilek, ilçe belediye başkanları, sektör temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.Bakan Güllüce daha sonra merkez Nilüfer İlçesi’nde yapımı tamamlanan Merve Camii’nin açılış törenine katıldı.Edip TEKİN- Faruk KAHRAMAN/ BURSA (DHA)
Reklam
Türkiye'de Düzenlenen 30 Film Festivali
14. yılında İF İstanbul Bağımsız Filmler Festivali yaklaşırken, Türkiye'de düzenli olarak gerçekleşen film festivallerinin bir derlemesini bir kenarda tutmak var. Festivallerin tarihlerinden de belli oluyor ki sinemaseverler için sonbaharın özel bir yeri var.
Duygun Yarsuvat: "E-Bilet, Kişinin Özel Hayatına Tecavüzdür"
Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat, gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.Galatasaray Kulübü Başkanı Duygun Yarsuvat, kulübün televizyon kanalında katıldığı programda Passolig sistemini ağır bir dille eleştirirken, futbol takımının durumuyla ilgili de önemli açıklamalarda bulundu.Sözlerine spor hukukuyla ilgili görüşlerini paylaşarak başlayan Yarsuvat, 'Atatürk reformlarının en önemlisi hukuk alanında yapılan reformlardır. Yabancı kanunların çoğu yabancı dillerden çevirilip bizde de uygulanmaya başlanmıştır. Ancak o dönem spor hukukuna ihtiyaç yoktu. Bu Belçika'nın oynadığı bir maçta ortaya çıkmış bir durumdan kaynaklanmıştır. Avrupa Konseyi bunu ele alıp spor kanunlarını çıkartmıştır. Bu konseye üye olan her ülke bu kanunu uygulamak zorundadır.' dedi.Türkiye'de spor hukukuyla ilgili birtakım sorunlar olduğuna değinen Yarsuvat, şöyle devam etti: 'Ama bu her ülkede var. UEFA'da da FIFA'da da bu sorunlar var. İnsan olan her yerde hata olur. Önemli olan sorunu tespit etmek. Sonra çaresi bulunur. Spor hukuku diğer hukuk dallarından farklı olarak disiplin hukukudur. Bu bir grup derneğin bir araya gelmesinden oluşturulmuş bir hukuktur. Siyasetten uzak olarak tasarlanmıştır. Ceza hukukun dışındadır. Bu didipline aykırı hareket edenler disiplin cezaları ile cezalandırılırlar. Bunlar genelde para cezası, kapatma veya belli bir hizmeti yapmaktan yasaklanma olarak uygulanır.''FUTBOL KÜLTÜRÜNÜ EĞLENCE OLARAK GÖRMEMİZ LAZIM'Yarsuvat, futbolla ilgili İngiltere örneğini gösterirken, 'İngiltere'de her takımın taraftarı var. Hangi ligde olduklarının önemi bile yok. Tribünler hep dolu. Bu bir görgü meselesidir. Türkiye'de ilk kez futbol 1905'lerde 1907'lerde başlamıştır. Biz bu kültürü eğlence olarak görmemiz lazım. Savaş kültürü olarak görmemeliyiz. Toplumun değerleri üzerinde gelişme olursa spor hukukunu uygulamak kolaylaşır.' diye konuştu.'6222'DE ŞİKEYE YER VERİLDİ AMA...'Yarsuvat, 6222 sayılı kanunla ilgili görüşlerini ise şöyle anlattı: '6222 sayılı kanunun amacı statlardaki şiddeti önlemektir. Bu kanundan 3149 sayılı bir kanun daha vardı. O kanun 1995 senesinde çıkartılmıştı. Ama bir yaptırımı yoktu. O Avrupa konseyinin verdiği direktifler üzerine düzenlenmişti. Bu kanunda şike olayı yer almıyordu. 6222 sayılı kanunda şikeye yer verildi. Ama biraz ileriye gidildi. Spor hukukuna uygun olmadı. Disiplin yerine cezai yaptırımlar içerdi. 2011 yılında bu kanun yapıldı ve yürürlüğe girdi. Yapılan hatalar anlaşıldı. Ekim veya Aralık ayında bu hükümler yumuşatıldı. Cezayı arttırarak suçları öneleyemezsiniz. Bu nedenle bu kanunun yapımı hatalıydı. Şimdi bu kanun şekil değiştirdi ve bu şekilde uygulanmak istenmekte.'PASSOLIG ELEŞTİRİSİ6222 sayılı kanunda Passolig sisteminden söz edilmediğine değinerek sistemin aykırılıklarına da değinen Yarsuvat, ''6222 sayılı kanunda Passolig'den söz edilmiyor. E-Bilet'ten söz ediliyor. Bunun amacı statlarda olay çıkartan kişilerin tespit edilerek cezalandırılmasını sağlamak. Ama daha sonra E-bilet şekil değiştirdi. Başka bir ismi aldı. Bunun hatası şurda. Passolig amaca uygun değildir. Kişinin özel hayatına bir tecavüzdür. Tüm kimliğiniz burada yayınlanıyor. Bu kişisel verilerin korunmasına karşı. Biz de henüz kişisel verilerin korunmasına karşın bir kanun yok. Biz de bu kanun hala tasarı halinde.' şeklinde konuştu.'PASSOLIG SİSTEMİ İNSAN HAKLARINA AYKIRI'Passolig düzenlemesiyle statlardaki seyirci oranının da azaldığını sözlerine ekleyen Yarsuvat, 'Bu Passolig sistemi insan haklarına aykırıdır. Bunun sonucu olarak bütün statlarda seyirci azaldı. Lig maçlarında mutlaka passolig aranıyor. Ama kupa maçlarında böyle bir şey yok. Basketbol maçlarında da istenmiyor. Ama kanunda spor müsabakaları olarak nitelendirilmiş durumda. Burada demek ki bir yanlışlık var. Az seyirci olduğu zaman zaten herkes herkesin yerinde oturuyor. Dün akşamki maçta 7 bin kişi varmış. Kimse de kendi yerinde oturmadı. Amaca uyumlu olmadı.' ifadelerini kullandı.''SEVGİ EKSİKTİ, BİZ O SEVGİYİ VERDİK'Yarsuvat göreve geldiklerinden itibaren tüm spor dallarında başarı yakaladıklarını kaydederken, şöyle konuştu: 'Biz göreve geldikten sonra tüm spor dallarında Galatasaray başarılı. Biraz sevgi eksikti. Biz oyuncularımıza o sevgiyi verdik. Radikal bir değişiklik yapıp bir tek kelime Türkçe veya İngilizce bilmeyen bir İtalyanla çalışıyorduk. Önceleri Prandelli'nin kalmasını istedik. Ama bu ısrarımıza cevap alamadık. Başarısız olduğunu gördük. Hamza hoca ile anlaşınca işler yoluna girdi. Oyuncularımız artık yaptıkları işi seviyor angarya olarak görmüyor. Ve artık dördüncü yıldız gibi bir hedefleri var. Abdürrahim Albayrak eleştiriliyor ama o oyuncularda olan sevgi eksikliğini kapatıyor. Günün 24 saatinin 16 saatini onlarla beraber geçiriyor.''BİZİMLE DÖRT ÇEKER DİYE DALGA GEÇİYORLARDI'Cesare Prandelli ile yolların ayrılması sürecine de değinen Yarsuvat, 'Prandelli'yi başarısız olduğu için yolladık. Bizimle dört çeker diye dalga geçiyorlardı. gelenden geçenden dört yiyorduk. Prandelli de Avrupa bizim için önemli değil diyerek Galatasaray kültürüne ters düşüyordu.' derken, yakaladıkları başarının önemli faktörlerinden birisi olarak da Ali Dürüst ve Abdürrahim Albayrak'ın kendi işlerini bırakıp kulüp için çalışmaya başlamalarını gösterdi.'ŞAMPİYONLUK ŞANSIMIZ YÜZDE 34'Ligde şampiyonluk için üç aday olduğunu belirten Yarsuvat, Gönlüm başkan olarak dördüncü yıldızı takmak yolunda. Ama akılcı olmak zorundayım. Bence üç takımın da şansı var. Şanlar yüzde 33 yüzde 33 yüzde 34. Biz yüzde 34 şansa sahibiz. At yarışındaki gibi boyun farkı ile yarışı bizim önde tamamlayacağımızı düşünüyorum.' diye konuştu.NEDEN TRANSFER YAPILMADI?Yarsuvat, ara transfer döneminde takviye yapılmamasıyla ilgili gelen soruya da şu yanıtı verdi: 'Ocak ayında diğer takımlar verim alamadıkları oyuncuları ellerinden çıkartmak ister. Biz 2014'ün Ocak ayında 9 oyuncu almışız. Sadece Telles oynuor. Diğerleri yok. Demek ki Ocak ayında bir transferin yapılması çok yanlış. Zaten bir oyuncunun takıma alışması iki ay sürüyor. 35 gün için futbolcu transfer etmeye karşıyız. Ayrıca sizin oyuncularınız yapılan her transferden rahatsız olabilir. Bu anlamsız bir şekilde para harcamaktır. Bunu da gördük.''SNEIJDER GİTMEK İSTESEYDİ...'Ara transfer döneminde Wesley Sneijder'ın satılacağına ilişkin haberler çıkmasına da değinen Yarsuvat, şöyle devam etti: 'Sneijder'in satılmasını Galatasaray'ı sevmeyen gazeteciler yazıyor. Bir ordu Garalatasaray'ı sevmeyen... Sneijder'in gitmesi için bizim onun ücretini ödememiz gerekiyor. Ama biz kuruşu kuruşuna ödedik. Sneijder gitmek istemiyor. Gitmek isteseydi Mourinho ile beraber geçen sezon Chelsea'ye giderdi. Nitekim Drogba gitti. Sneijder çok güçlü bir oyuncu tekniği çok yüksek. Birçok maçı da almıştır. O bizim en değerli oyuncumuz. Bizim oyuncularımızın hepsi değerli ama Muslera, Bruma ve Sneijder çok değerli. Onların hiçbirini yollamam. Türk oyuncularımı da yollamam. Çünkü bu takım, takım olmayı başardı. Bunda Hamza Hamzaoğlu'nun da payı var.''MALİ TABLO KÖTÜ GÖZÜKEBİLİR AMA...'Yarsuvat, kulübün mali durumuyla ilgili yaptığı genel değerlendirmede ise şu ifadeleri kullandı: 'Galatasaray'ın mali tablosu kötü gözükebilir. Yalnız Galatasaray'ın bir markası var. Bir Galatasaray sevgisi var. Bu gemi yürür. Kimse buna mani olamaz. Tabii bazı kötü niyetliler Galatasaray üzerinde hep yatırım yapıyorlar. Bizim amacımız neydi? Niye ben 210 günlük aday oldum. Bunu yıkmak için. Mayısta beş altı aday çıkabilir. İşlerin yürüdüğü herkese gösterdik. Demek ki şartlar olgunlaşırsa herkes başkan olabilir. Hele hele dördüncü yılıza giden bir takımda herkes başkan olmak isteyecektir. Memnun olmadığım tek şey Galatasaray için bir şey yapmak istediğimde kabul edilmiyor.''BAZILARI KULÜBÜ SİYASI VE TİCARİ AMAÇLAR İÇİN KULLANMAK İSTİYOR'Son günlerde çıkan kulübün altın hisselerinin satılacağına dair çıkan söylentilere de yanıt veren Yarsuvat, 'Galatasaray'ın hisselerinin yüzde 13'ünü daha halka arz etmek istedik. Ama altın hisseleri satacağımıza dair yalanlar ortaya attılar. Bazıları Galatasaray'ı siyasi ve ticari amaçları için kullanmak istiyorlar. Buna izin vermeyiz. 25 Şubat'ta SPK tarafındna verilen yasak kalkıyor. Geçmişte yapılan işlerde bir takım mühendislik oyunları yapılmış. Bu da SPK'yı çok kızdırmış. Ama 25'inden sonra herşeyi yapabileceğimizi söylediler. Biz bu hisseleri üyelerimize satmak istiyoruz. Onlardan bağış istemiyoruz. Onlara hisse senedi teklif ediyoruz. Böylece gelip mali kurullarda Galatasaray için söz hakları olur. Ben onların ne kadar Galatasaraylı olduklarını ölçeceğim. Biz bu hisseleri kapı kapı dolaşarak satacağız. Burada başarılı olursak bir sermayemiz olacak.' diye konuştu.Goal
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş: 'HDP'nin Parlamentoda Bulunması Faydalı Olur'
Kurtulmuş, bir televizyon programının canlı yayınına katılarak, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.HDP'nin seçimlere parti veya bağımsız adaylar üzerinden girmesi konusunun HDP'nin kurumsal yapısı içinde vereceği bir karar olduğunu ifade eden Kurtulmuş, şunları söyledi:'Şahsen önümüzdeki parlamentoda HDP'nin olmasının hem çözüm sürecinin daha kolay yürümesi bakımından faydalı olacağı kanaatindeyim hem de HDP'nin bir kısmını temsil ettiği Kürt siyasal hareketinin geleceği bakımından da olumlu olacağı kanaatindeyim. HDP'nin barajı geçmesinin bir koşulu var; terörle silahla barutla molotofkokteyli ile maskeyle arasına mesafe koyacak. Çünkü oyu ben vermeyeceğim. Oyu HDP'nin yöneticileri de tek başına vermeyecek, HDP'ye oy veren kitle verecek. Kitle böyle düşünüyor. Kitle diyor ki 'artık bu ölümler, silahlar, barutlar, kan kokuları geride kalsın' diyor.'ÇÖZÜM SÜRECİHDP'nin seçimlerde barajı geçebilmesi için iki temel unsurun bulunduğunu vurgulayan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:'Silahla barutla arasına mesafe koyacak, silahları toprağa gömecek, zihin olarak toprağa gömecek. İkincisi ise Türkiye'de bütün sorunlarla ilgilenen, sadece bir bölgenin partisi değil, bütün Türkiye'nin partisi olduğuna milleti ikna edecek. Eğer bunu yaparsa zaten bu Türkiye açısından olumlu bir eşiğin aşılması demektir. Bunu yapar, buna rağmen barajı aşar veya aşamaz orasını bilemem. HDP parti olarak girip barajı aşmasa bile çözüm sürecine hiçbir zarar gelmez.''TÜRKİYE SADECE KENDİ SORUNUNU ÇÖZMEKLE KALMAYACAK'Şanlıurfa'nın 200 bin küsur Suriyeliyi barındıran bir şehir olduğunu dile getiren Kurtulmuş, 'Suriyeliler kaçtığı zaman sığınabilecekleri bir Türkiye vardı, sığınabilecekleri bir Şanlıurfa vardı. Allah muhafaza, Türkiye aynı şeyle karşı karşıya kalsa biz ne yaparız' ifadelerini kullandı.Türkiye'nin yakın çevresindeki ülkelerin yaşadığı sıkıntılara değinen Kurtulmuş, şunları kaydetti:'Son 25 yıldır bu parçalanma süreçleri devam ederken Allah'a çok şükür bir tek Türkiye istikrar içinde varlığını sürdürüyor. Şimdi birde bunun üstüne Türkiye 90 yıllık kadim bir sorununu, bunun 30 yılı da silahlı çatışmalarla devam eden bir sorunu çözer ve bu ülkede vatandaşlar arasındaki, zaten bir sorun yoktu ama devletle vatandaşlar arasındaki barışmayı sağlarsa Türkiye sadece kendi sorununu çözmekle kalmayacak, bütün bölge ülkelerine örnek olacak. Bütün bölge ülkeleri, 'bu kadar çok parçalanmanın olduğu bir ortamda dahi bütünleşme sağlanabiliyor, birleşme sağlanabiliyor' diyecek.''HAKAN FİDAN'IN ADAYLIĞI 'MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın adaylığının tamamen kişisel tercihi olduğunu dile getiren Kurtulmuş, şu ifadelere yer verdi:'MİT'in en kritik döneminde fevkalade güzel sorumluluklar yüklenmiştir. Sonuç itibarıyla Sayın Cumhurbaşkanımız açıkça kamuoyu önünde söylüyor, 'İstifa etmesini istemedim. Göreve devam etsin' diyor, güvendiği için. Gerçekten Türkiye'nin önemli badirelerin içine girmesini önleyen bir isim olduğu için görevde kalmasını istemiş. Nihayetinde takdir Sayın Hakan Fidan'ındır. Böyle bir tercihte bulunmuş. Dolayısıyla oradan bir kriz çıkmasını beklemek siyaset bilmemek demektir. Buradan bir kriz çıkmaz.''MERKEZ BANKASI SİYASİ İRADEYLE UYUMLU OLMALIDIR'Merkez bankalarının sadece enflasyonla sorumlu olamayacağını dile getiren Kurtulmuş, 'Burada siyasi irade denilen bir şey var. Bir taraftan faiz politikaları, bir taraftan para politikaları, bir taraftan enflasyon politikaları, bir taraftan büyüme hedefleri… Bunlardan birini alıp diğerleri ne olursa olsun diyemezsiniz' ifadesini kullandı.Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın anonim şirket olduğunu hatırlatan Kurtulmuş, 'Merkez bankası evet bir anonim şirkettir ama başka bir ülkenin şirketi değildir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin şirketidir. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin ekonomi politikalarıyla bu anlamda Merkez Bankası siyasi iradeyle uyumlu olmalıdır. Burada yapılması gereken bu uyumu sağlayacak şekilde çalışmaktır' dedi.Habertürk
En İyimser ve Umutlu Ülke: Türkiye
Ernst & Young'ın Avrupa Orta Ölçekli Şirketler Barometresi'ne göre Türkiye, en iyimser ve umutlu ülke olarak birinci sırada bulunurken, Yunanistan ise endeksin en alt sırasında yer aldı.EY'nin Avrupa Orta Ölçekli Şirketler Barometresi açıklandı. Orta ölçekli şirketlerin nabzını tutan araştırmaya yıllık geliri 10 milyon avro ile 500 milyon avro arasında bulunan 21 ülkeden 6 bin şirket katıldı. Türkiye’den 300 şirket soruları yanıtladı. Araştırma, iş yapma koşulları en iyi olan ülkenin Türkiye, en kötü koşullara sahip ülkenin ise Yunanistan olduğunu ortaya koydu.Araştırmaya göre, Avrupa’da şirketlerin ekonomiye bakışında olumlu bir atmosfer bulunuyor. Orta ölçekli şirketler arasında mevcut durumu ve geleceğe bakışı olumlu olan şirketlerin oranı yüzde 87’ye ulaştı. Katılımcıların yarısı 2015 yılında gelir düzeyinde artış bekliyor. Gelecek 6 ay içinde işlerinin iyiye gideceğini öngörenlerin oranı yüzde 46, olumsuz beklentide olanlar ise yüzde 7’de kalıyor.Avrupa’nın ortalaması iyimser olsa da kıta içindeki ülkelerin kendi durumlarına bakışlarında uçurumlar olduğu görüldü. Araştırma kapsamında, şirketlerin mevcut durumla ilgili düşünceleri ve gelecek beklentilerine yönelik sorulara verilen yanıtları birlikte ele alan bir endeks hazırlandı. Her ülkeye eksi 100 ile artı 100 arasında puan verildi. Bu sıralamada 65 puan alan Türkiye, en iyimser ve umutlu ülke olarak birinci sırada yer aldı. Türkiye’yi 63 puanla İrlanda ve Birleşik Krallık, 58 puanla Danimarka, 56 puanla Hollanda, 55 puanla Portekiz ve 51 puanla İspanya takip etti. Yunanistan ise eksi 21 puanla endeksin en alt sırasında yer aldı.Türkiye’deki katılımcıların yarısı yatırımlarını artırmayı planlıyorAraştırma, yatırımlarını gelecek dönemde artırmaya en hevesli iş adamlarının Türkiye’de olduğunu gösterdi. Yanıtların ortalamasına göre orta ölçekli şirketlerin yüzde 64’ü gelecek 6 aylık dönemde yatırımlarını aynı oranda tutmayı planlarken, yüzde 29’u yatırımlarını artırmayı ve yüzde 7’si de yatırımlarını düşürmeyi planlıyor. Türkiye’den verilen yanıtlarda katılımcıların yarısının yatırımlarını artırmayı planladığı görüldü. Türk iş adamlarının yüzde 43’ü de geride kalan yıla göre aynı seviyede yatırım yapmak istediğini ifade etti.Ülkesinin ekonomi politikalarından ne kadar memnun olunduğu sorusuna karşılık Türkiye’den katılımcıların yüzde 88’i çeşitli derecelerde durumdan tatmin olduklarını ifade etti.'Ülkenizin ekonomi politikasını nasıl buluyorsunuz?' sorusuna Türk katılımcıların yüzde 20’si 'çok olumlu', yüzde 35’i 'oldukça olumlu' şeklinde yanıt verdi. Yüzde 33 ise 'orta' notu verdi. Türkiye, bu oranla sıralamada birinci sırada yer aldı. Bu sıralamada sonuncu Yunanistan oldu.İstihdam artırma konusunda birinciliği İrlanda aldıTürkiye’den katılımcılar birçok alanda en iyimser yanıtları verirken istihdam artırma konusunda birinciliği İrlanda elde etti.'İstihdam sayısı açısından gelecek 6 ay için öngörünüz nedir?' sorusuna karşılık istihdamı artıracağını bildirenlerin oranı Türkiye’de yüzde 35’te kaldı.İstihdamda artış bekleyenlerin oranı İrlanda’da yüzde 40, Birleşik Krallık’ta yüzde 38 olarak hesaplandı. Şirketlerin gelir kalemlerindeki büyüme beklentisi sıralamasında Türkiye ve Portekiz birinci oldu. Türk katılımcılar, yıllık gelirlerinde 2014’e göre 2015 yılında yüzde 2,4 artış tahmin etti. Listenin en sonunda yer alan Yunan katılımcıların gelir büyümesi öngörüsü yüzde 1’de kaldı.Araştırma kapsamında şirketlere en büyük risk olarak hangi gelişmeleri gördükleri de soruldu. Türk katılımcılar en büyük risk olarak jeopolitik gelişmeleri ve savaşları gördüğünü ifade etti. Diğer riskler de döviz kurunda salınım ve yüksek ham madde fiyatları olarak sıralandı. Orta ölçekli şirketlerin güçlenmesi için kamu kesiminden beklentilerin ne olduğu sorusuna karşılık Türk katılımcılar 'vergi indirimi, kamu yatırımlarında artış ve Ar-Ge için vergi teşviği' yanıtını verdi.Nitelikli işçi istihdamı sorunuAraştırmada şirketlerin şikayet konularından birinin de vasıflı işçi sayısının azlığı olduğu görüldü. Şirketlerin yüzde 40’ı kaliteli iş gücünü istihdam etme konusunda güçlük yaşadığını ifade etti.Bu alanda en sorunlu ülkenin Çek Cumhuriyeti olduğu görüldü. Nitelikli iş gücü bulma konusunda sorun yaşayan şirketlerin oranı Çek Cumhuriyeti’nde yüzde 80, Yunanistan’da yüzde 68, Türkiye’de ise yüzde 53 olarak hesaplandı.Açıklamada görüşlerine yer verilen EY Orta ve Güneydoğu Avrupa Bölgesi Stratejik Büyüyen Pazarlar ve Aile Şirketleri Lideri Metin Canoğulları, Avrupa’nın geneline iyimser hava hakim olmasının çok olumlu bir gelişme olduğunu belirterek, şunları kaydetti:'Avrupa’yı sarsan finansal kriz neticesinde beklentilerin tekrar iyimser bir noktaya gelmesi Türk iş adamlarının da geleceğe daha olumlu bakmasını sağlıyor. Araştırmaya katılan ülkeler arasında en umutlu olarak ön plana çıkan Türk iş adamlarının risk olarak gördükleri potansiyel gelişmelerin daha çok yurtdışından kaynaklanması farklı bir yaklaşımla risk yönetimi yapmamızı gerektiriyor. Jeopolitik riskler her ne kadar bütün ülkeler için geçerli olsa da bu tür risklerin en fazla sınır komşularımızda yaşanması ciddi bir risk yönetimi yapılmasını kaçınılmaz kılıyor.'AA
Reklam