onedio
İşsizlik ‘Kriz Var’ Diyor
Kasım döneminde işsizlik zayıf iç talep ve işgücüne katılımdaki artışla en son Şubat 2011’de görülen yüzde 10.7’ye yükseldi. Genç işsizler yüzde 19.9’a ulaştı. DİSK-AR’a göre geniş tanımlı işsizlik yüzde 17.5, işsiz sayısı 5 milyon 473 bin oldu.Çözümlenemeyen yapısal sorunların başında gelen işsizlikte artış eğilimi devam ediyor. Eksik büyüme ile kısır bir döngüye oturan işsizlik oranı kasımda bir önceki aya göre 0.3 artarak yüzde 10.7 oldu. İşsiz sayısı aynı dönemde 3 milyon 43 binden 3 milyon 96 bin kişiye çıktı.Cumhuriyet'te yer alan habere göre, akademisyenler işsizlikte artış eğiliminin süreceğini dile getirirken, düşük büyümeye işaret eden işsizlik artışının Merkez’e ‘faiz indir’ baskını artıracağı da dile getirildi.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2014’ün kasım ayına ilişkin ‘Hanehalkı İşgücü İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı kasımda 3 milyon 96 bin kişi oldu. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 9,7, kadınlarda yüzde 13 olarak hesaplandı. Kasımda,15 ve daha yukarı yaştaki istihdam edilenlerin sayısı 25 milyon 874 bin kişi, istihdam oranı yüzde 45.1 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 64.2, kadınlarda da yüzde 26.6 olarak gerçekleşti.Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 5 milyon 180 bin kişi, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 20 milyon 694 bin kişi oldu. İstihdam edilenlerin yüzde 20’si tarım, yüzde 20.4’ü sanayi, yüzde 7.6’sı inşaat, yüzde 52’si hizmetler sektöründe yer aldı.Her beş gençten birinin işsiz olduğunu vurgulayan Öztrak, “Verileri işsizlikteki artış eğiliminin sürdüğünü gösteriyor” dedi. Öztrak’a göre, işsizlik 45 ayın zirvesine çıktı.
Kılıçdaroğlu: 'AKP Döneminde 5 Bin 406 Kadın Öldürüldü'
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, AK Parti iktidarı döneminde 5 bin 406 kadının öldürüldüğünü belirterek “tam bir katliam” dedi. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu. CHP grup toplantısı Özgecan için 1 dakikalık saygı duruşuyla başladı.Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satırbaşları:Neden kadına önem vermiyoruz. Ölümü unuttuk, nasıl ceza vereceğiz onu tartışıyoruz. Asıl tartışılması gereken konu bu konuları nasıl engelleriz. İdam olsa ne olur. Sorun çözülecek mi? Bu bir kişinin sorunu değil. Yarı açık cezaevine döndü Türkiye. Kadın kaç doğum yapacak, nasıl doğum yapacak ona da karar verecekler, sokağa hamile kadın çıkmasın ona da karar kılacaklar.'ÖZGECAN TOPLUMUN VİCDANI OLDU'Eğer bunu toplumun zihnine şırınga ederseniz bu olayları önleyemezsiniz. Sanane kadının kaç çocuk doğuracağından, nasıl giyineceğinden… Özgecan toplumun vicdanı oldu. Biz ne söylersek söyleyelim ateş düştüğü yeri yakıyor. Allah kimseye evlat acısı vermesin. Bunu yaşayan birisi olarak söylüyorum. Bütün kadınlar ayağa kalktı. Toplumun vicdanı rahatsız, kanıyor. Bu siyasal iktidar size nefes aldırmamaya ant içmiş bir iktidardır. Her şeye müdahale ediyorlar. 2002-15 döneminde 5406 kadın öldürüldü. Tam bir katliam.Kadına yönelik şiddet yüzde 1400 arttı. İlgili bakan ‘Kadına yönelik şiddet abartılıyor’ diyor. Dünya Ekonomik Forumu diye bir kuruluş var. Kadınlarla ilgili istatistik yayınlıyorlar. Türkiye son 10 yılda 20 basamak geriledi. Kadınlar 20 basamak geriye itildi. Bu rakamlar uygar dünyanın rakamları. Ekonomik aktiviteye katılım açısından 140 ülke arasından 132’nci sıradayız.'183 KİŞİ POLİS KURŞUNUYLA HAYATINI KAYBETTİ'Küçümsediğimiz Afrika ülkeleri bizim çok çok önümüzde. 183 kişi 2007’den beri bu yana hayatını polis kurşunuyla kaybetti. Polis adam öldürmek için kişinin hayatını güvenceye almak için vardır. İç Güvenlik Yasa Tasarısı geldi. Geçireceğiz diyorlar. Niçin? Verilen yetkiler az, daha fazla vereceğiz. Gelsin bakalım hep beraber göreceğiz Biz üzerimize düşeni parlamentoda yapacağız.Bu ülkenin demokrasisi için mücadele vereceğiz. 20’sinde Ankara Tabip Odası’nın duruşması var. Gezi’de yaralanan vatandaşlara sağlık hizmeti verdi. Vay sen misin sağlık hizmeti veren? Doktorun görevi bu… O duruşmada biz Ankara Tabip Odası’nı yalnız bırakmayacağız.'BENİM NAMUS BORCUM'Bir bölgede Romanlarla ilgili anket çalışması yapılmış. Hiç okula gitmeyenlerin oranı yüzde 24. Ortaokul mezunu Yüzde 8.4. Üniversite mezunu binde 4. Sigortalı çalışan sayısı yüzde 3.5…Onun için sorunu en derinden yaşayan kesimdir Romanlar. 12 yılda size hiçbir şey yapılmadı. Sizin bütün sorunlarınızı çözmek benim namus borcumdur. Romanlarla oturduk, toplantı yaptık. TC’de eşit yurttaş olmak istiyoruz diyorlar. Sizin hakkınız… AB’nin Romanlarla ilgili bir raporu var. Diyorlar ki AB’nin var, Türkiye’nin de olsun. Neden olmasın. Her Roman mahallesinde bir kadın merkezi olmalı. CHP’li tüm belediyelere talimat verdim. Bulunduğunuz yerlerde Kadın merkezi yapılacak. Roman mahallesinde çocuklar için kreş ve etüd merkezi olacak. Bunun talimatını da verdim.'SULUKULE CAN ALICI BİR ÖRNEK'Ayrıca Romanların bir doğuştan gelen alışkanlıkları var. Olağanüstü müzik yetenekleri. Çocukların bu konuda yetiştirilmeleri lazım. Sulukule örneği can alıcı bir örnektir. Romanlara 'size şehrin dışında yer yapacağız' dediler. Sosyal donatı alanları bile yok. Oraya sürülen roman kardeşlerimiz yoksulluğu en derinden yaşıyor. Niye biz Parlamento’da yokuz diyorlar. Romanların derdini birisi dile getirecekse yetki verin diyorlar. Onun da sözünü veriyorum size. Hiç merak etmeyin.'ECEVİT HÜKÜMETİ YAPTI'Ecevit iktidarının son, AKP’nin ilk dönemi. Bir ekonomik kriz vardı. Ecevit hükümeti enflasyonu düşürdü yüzde 30’lara. MB’ye bağımsızlık verdiler, sıcak siyaset müdahale etmeyecek. Demokrasi aslında bu tür kurumlara sıcak siyasetin müdahale etmemesidir. Bu alan ne kadar genişlerse ülkeye huzur gelir. Bunları Ecevit hükümeti yaptı, önlemleri aldı, ağır fatura ödedi, siyasetten çekildi. Bunlar geldi. Manevi değerlerimizi güçlendirmemiz lazım dediler. 'Üç temel anahtar' dediler, 'Yoksulluk, yolsuzluk ev yasaklarla mücadele edeceğiz' dediler.Yolsuzluk konusunda AKP’nin ciddi bir mücadele verdiğini düşünen varsa beni arasın. Sevgili Peygamberimiz diyor ki ‘öyle bir zaman gelecek, rüşvet hediye adı altında alınıp verilecek.’ Bugünün Türkiyesi’ni tanımlıyor. Yoksullukla mücadele edeceklerdi. Yoksul sayısı 29 milyonu aştı. Bu rakam devletin resmi rakamı. TÜİK’in rakamı… Neden yoksulluk 12 yılda bitmedi. Yoksulluğu bitirmek için değil idare etmek için, vatandaşı kendisine muhtaç etmek için iktidar oldular. Söz veriyorum yoksulluğu 4 yıl içinde tarihe gömeceğim. İnsanın insana kulluğunu engelleyeceğim. Kimse gidip birilerine el avuç açmayacak.HER 4 VATANDAŞTAN BİRİ DEPRESYONDAYasaklarla mücadele edeceklerdi. Yeni yasaklar geliyor. Adaletten kaçanlar partisi oldular, aldı kaçtı partisi oldular, ayakkabı kutusu partisi oldular. TÜİK anket yapmış vatandaş mutlu mu diye. Mutlu vatandaş sayısında düşüş var. Araştırmalara göre her 4 vatandaştan birisi depresyonda. 37 milyon kutu antidepresan ilaç kullanılmış. Memlekette huzursuzluk var. Onu baskılamaya çalışıyorlar.  Olur ya biri itiraz eder. Yoksa vatandaşın eline silah alıp birini öldürecek hali yok.İşsizlikte yenir akamlar açıklandı. 5.5 milyon gencimiz işsiz. İşsizliği önleyeceğiz diye bir çaba yok. Gidiyor Avrupa’ya diyor ki ‘Gelsinler Avrupalı işsizler Türkiye’ye gelsin’’ diyor. Aziz Nesin’in bile aklına gelmezdi.Şimdi yeni bir kanun getirdiler. Yurtdışından insan getirecekler Türkiye’de çalışsın diye. Allah bilir ya onun için de komisyon alacaklardır. Malum ya bu işleri çok iyi bilirler.'BOŞANMA DOĞUM YÜZDESİNİ GEÇTİ'Boşanma yüzdesi doğum yüzdesini geçti. Manevi değerleri güçlendireceklerdi. Ceplerini güçlendirdiler, aileleri perişan ettiler. Araştırma yapmışlar. Boşanmanın nedenleri, ekonomik, şiddet görme, aileler arası geçimsizlik… Kendileri söylüyor bunları.  İçinde bulunduğunuz tablo nedir görün diye size rakamlar vereceğiz. Vatandaşların bankalara borcu 2002’de 6 katrilyon eski para ile…. 2014’de 352 katrilyon…  Borçlu vatandaşlarım korkma, CHP’nin iktidarında benim Başbakanlığımda seni bu borçlardan kurtaracağım.AKP’ye oy verirsen yarın seni evinden de edecek. Ağızlarından işsizliği önleyeceğiz diye bir cümle çıktı mı? Çıkamaz da. Ama ben söz veriyorum CHP’nin iktidarında işsiz bırakmayacağım. 12 yılda en çok işlenen suçlar, hırsızlık, dolandırıcılık ve yaralama.Başbakanlık koltuğunda oturan kimse yok ki. 2009 ile 2013 arasında bir veya birden fazla uyuşturucu kullanan çocukların sayısındaki artış yüzde 658.7… Bunlar bizim çocuklarımız. Bu ülkede hükümet var mı? Bana sesleniyor ‘’Eyy Kılıçdaroğlu’’… Kılıçdaroğlu sana söylüyor gereğini yapsana, çocukları bu bataklıktan kurtarsana.. Ülke iyi yönetilmiyor.Ekonomi politikası çöktü. İşsizlik bunun en temel göstergesidir. Sağlık politikası; emekli kardeşlerime sesleniyorum benim Başbakanlığımda Ramazan ve Kurban bayramında birer maaş ikramiye alacaksın. Huzurlu Türkiye neymiş herkes görecek. Ajanslar
Süper Lig'de Yaprak Dökümü: 7 Ayda, 12 Ayrılık!
Spor Toto Süper Lig'in 20. haftası itibarıyla kulüpler, 12 kez teknik adam değişikliğine gitti.Sezona teknik direktör Mustafa Kaplan ile başlayan Gençlerbirliği, Kaplan'ın görevine son verilmesinin ardından takımı İrfan Buz'a emanet etmişti. Ligde dün 2-1'lik Eskişehirspor yenilgisinin ardından bir kez daha teknik direktörüyle yollarını ayıran başkent temsilcisinde, kulüp başkanı İlhan Cavcav, İrfan Buz ve ekibinin işine son verdiğini açıkladı.Gençlerbirliği ve Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor, sezon içinde iki kez teknik adam değişikliğine giderek bu istatistikte ilk sırada yer aldı.Spor Toto Süper Lig'de daha önce Gençlerbirliği'nin yanı sıra Trabzonspor, Torku Konyaspor, Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor, Eskişehirspor, Balıkesirspor, Galatasaray, Çaykur Rizespor, Medicana Sivasspor ve Akhisar Belediyespor teknik direktör değiştiren takımlar olmuştu.8 takım 'istikrar' dediSpor Toto Süper Lig'de yer alan 8 takım ise sezona başladığı teknik adamlarla mücadelesini sürdürüyor.Beşiktaş, Fenerbahçe, Bursaspor, İstanbul Başakşehir, Mersin İdmanyurdu, Kasımpaşa, Kardemir Karabükspor ve Gaziantepspor, sezona başladıkları teknik adamlarla yollarına devam ediyor.Eurosport
‘Şiddet Bir Sonuçtur, Kaynağına İnilmezse Tedbirler Pansuman Kalacaktır’
Partisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, konuşmasına Mersin'in Tarsus İlçesi'nde vahşice öldürülen Özgecan Aslan'ı anarak başladı. Toplumsal şiddetin arttığına dikkat çeken Bahçeli, 'şiddet bir sonuçtur, nedenleri gün yüzüne çıkarılmadıktan sonra uygulanacak tedbirler pansuman işlemi görecektir' dedi.Bahçeli, konuşmasında şunları söyledi:ÖZGECAN ASLAN'IN KATİLLERİ EN AĞIR DÜZEYDE CEZALANDIRILSINSosyal ve ekonomik çalkantı devamlı körüklenmektedir. Türkiye hepimizi endişeye sürükleyen bir şiddet döngüsüne kilitlenmek üzeredir. Tarsus’ta akıl almaz yöntemlerle katledilen Özgecan kızımız nasıl bir cinnetle karşı karşıya kaldığımızı göstermiştir. Öncelikle Allah’tan rahmet diliyorum. Ailesinin acısını yürekten paylaşıyor, katillerin en ağır düzeyde cezalandırılmasını temenni ediyorum.KADINA ŞİDDET NEDEN BU KADAR YAYGINLAŞTIKadına yönelen şiddet dalgasının masum canlara kast eden saldırıların niçin bu kadar yaygınlaştığını mutlaka araştırmak zorundayız. Toplumsal huzurumuza musallat olan bu kanlı tablonun arkasındaki perde aralanmadıkça maalesef Özgecan’ların katledilmesini engellememiz mümkün değildir. Şiddet bir sonuçtur, tedavi edilmedikçe vicdanları kanatmaya devam edecektir.MIZRAK ÇUVALA SIĞMIYORDün işsizlik verileri açıklanmıştır. 2014 yılı Şubat ayı itibariyle işsizlik oranını hesaplamada yeni bir yönteme geçildiğinden işsiz sayısının çerçevesi kurnazca daraltılmıştır. AKP bayat numaralarla işsizliğin üzerini örtmektedir. Yine de mızrak çuvala sığmamaktadır. Kim ne söylerse söylesin toplam işsiz sayısı 6 milyona yaklaşmakta her evi haneyi ateş gibi sarmaktadır. Sosyal ve ekonomik istikrarsızlığı besleyen sayıları 2 milyonu aşan Suriyeli sığınmacılar ise işsizliği kemikleştirmektedir.AKP TAM BİR BAŞARISIZLIK MARKASIİşsizlik sorununu çözmeyen, niyeti de bulunmayan AKP hükümeti tam bir başarısızlık markasıdır. Kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 33,9’dur. Herhangi bir sosyal güvencesi olmayanların oranı yüzde 35’e yaklaşmıştır.İşin bir başka düşündürücü tarafı da çalışma çağındaki nüfusumuzun sadece 25 milyon 874 bininin istihdam ediliyor olmasıdır.AKP’nin ekonomi politikaları duvara toslamakla kalmamış, milyonlarca vatandaşımızı işsiz bırakmıştır. AKP yalana, toz pembe hayal tacirliğine devam etmektedir. Davutoğlu hala istihdam oluşturduk hikayelerinden medet ummaya devam etmektedir.TEKİRDAĞLI KAAN İŞSİZSE VEBALİ HARAM YİYEN AKP ZİHNİYETİNİN SIRTINDAGelişmiş ülkelerde de işsizlik var ne yapalım diyen 17-25 Aralık failleri çoktan günaha batmışlardır. Trabzonlu Dursun, İzmirli Filiz, Tekirdağlı Kaan işsiz kalmışsa bunun vebali haram yiyen AKP zihniyetinin sırtındadır. Birkaç kişinin istihdam edileceği işlere binlerce insanımız müracaat ediyorsa suçlu bellidir. AKP yakın, yandaş, hısım, dünür ve akrabalara iş bulma, bunları işe sokma, yağmadan pay verme hususunda beceriklidir. AKP kul hakkını yemede, insan şerefini çiğnemede, hazine kaynaklarını dağıtmada rakipsizdir. Yolsuzluk yoksulluk ve rüşvet mekanizmasının mimarı AKP’dir. Bize göre işsizlik bir kader değildir. MHP işsizliği yenecek kuvvet ve azme sahiptir.ZENGİNDEN FAKİRE GELİR TRANSFERİ SAĞLAYACAĞIZAç ve açıkta kim varsa elinden tutacağız. Elimizi uzatıp gönlümüzü açacağız. Orta sınıfa soluk aldıracağız. Zenginden fakire gelir transferi sağlayacağız. İşsizlik ödeneğinden yararlanma şartlarını esnetmeyi, 4/C'lilere kadro vermeyi, taşeron işçileri kadrolu yapmayı, emeklilikle yaşa takılanlarla ilgili biriken sıkıntıları gidermeyi, ihtiyaç sahibi her aileden en az bir kardeşimize iş imkanı sağlamayı, kamuda boş kadrolara atama yapmayı, üniversiteyi bitirmiş evlatlarımızın yüzünü güldürmeyi mutlaka başaracağız, yapacağız.ADALETLİ BÖLÜŞÜM BİZİM İŞİMİZBizde atalet yoktur, buna karşılık adaletli bölüşüm bizim işimizdir. Külfet ve minnette, nimette ortaklık kurmak bizimle tecelli edecektir. Biz mazeret üretmeyeceğiz. Çözüm üreten ekonomi, nihayetinde de yaralara merhem olan ekonomi yöntemini tesis ve temin edeceğiz. İnanıyoruz ki bir söz ağızdan bir kere çıkacaktır. Dürüstlük her baba yiğidin harcı olmayacaktır. Yapacağımız şeyleri söyler, başaracağımızın garantisini veririz. Türk siyasetinin 46 yıllık çınarına, Türkiye sevdasının simgeleşmiş burcuna başka türlüsü de yakışmayacaktır.NÜFUSUMUZUN YARIYA YAKINI MUTSUZGeçtiğimiz hafta 2014 yılına ait yaşam memnuniyeti araştırması TÜİK tarafından açıklanmıştır. Mutlu olduğunu beyan edenlerin oranı 2013’de yüzde 59 iken, 2014’de yüzde 56’ya gerilemiştir. Nüfusumuzun yarıya yakını mutsuz, huzursuzdur. Türkiye’nin mutluluk konusunda da kutuplaşması hayra alamet görülmeyecektir. Makas günden güne açılmaktadır.NÜFUSUMUZUN YÜZDE 64'ÜNÜN TAKSİT VE BORCU VARSürekli yoksulluk riski altında bulunan 10 milyon vatandaşımız bulunmaktadır. Nüfusumuzun yüzde 39,7 sızdıran çatı çürümüş penceresi olan konutta oturmaktadır. Nüfusumuzun  yüzde 42,2’si ısınamamakta, yüzde 64’ünün de taksit ve borcu bulunmaktadır. Sayıları 58 milyonu aşan vatandaşımız yıpranmış mobilyalarını yenilemekten mahrumdur. Asgari ücretle geçinen kardeşimiz ekonomik krizin pençesindedir. İki milyon taşeron işçimiz zulüm altında inlemektedir. Taşeron uygulaması AKP iktidarı döneminde günden güne azmıştır. Kısaca özetlediğim bu Türkiye resminin neresinde zenginlik, refah ve gelişme vardır? Milyonlarca insanımız sefalet şartlarında yaşarken, kaçak ve karanlık saraya sessiz kalmak mümkün müdür? Ayakkabı alamayan, palto bile giyemeyen fakir fukaranın hakkına göz dikmek hangi ahlaka sığacaktır? İşine gelmeyince dünyada yalnızlığı umursamadığını söyleyen, işi gelince de fıldır fıldır dünyayı dolaştığını iddia eden Erdoğan’ın haram ve hizmeti nereye kadar sürecektir?ERDOĞAN, LATİN AMERİKA'NIN SICAĞINDA BOL BOL TERLEMİŞTİRTerlemek isteyen Erdoğan, Latin Amerika’nın sıcağını bulunca bol bol terlemiştir. Çocuğunu okuturken saçlarına ak düşmüş kardeşim, akşam eve gelirken marketi uzaktan seyreden vatandaşım bu haksız ve ahlaksız yönetimi daha ne kadar görmezden geleceksiniz? Erdoğan ve Davutoğlu milletimizin sırtından geçiniyor. Helal kazançları aşırıyor. Hala görmeyecek miyiz? Cumhurbaşkanı sarayıyla, gezmediği, görmediği gitmediği konaklamadığı yer bırakmamıştır. Erdoğan dünya turu atmakta, gökyüzünden yere bir türlü inmemekte, kıtalararası seyahat acentesi gibi çalışmaktadır. Erdoğan göçmen kuşlar gibi uçmuştur da hangi başarıyı elde etmiş, milletimizin hangi ihtiyacını karşılamıştır? İşsizlik mi yavaşlamış, ülkemizin gücü mü artmıştır? Ukrayna kriziyle ilgili arabulucu ülkelerden birisi mi olduk? Ortadoğu'da, Balkanlar'da sözümüzü mü dinlettik?EĞER HIRSIZLIK BİR MİSYONSA BÖYLE BİR VİZYONUMUZ YOKErdoğan dünkü bir konuşmasında bizi de hedef koyarak, “Proje desen proje yok. Vizyon desen yok, hayal desen yok” diyerek sanki aktif siyasetin içindeki siyasi şahsiyet gibi zırvalamıştır.Eğer villada soygun paralarını eritmek, yolsuzluk havuzlarında milyon dolarla ıslanmak bir projeyse bizim böyle bir projemiz ne görülmüş, ne görülecek. Eğer hırsızlık bir vizyon, ihanet misyonsa, biliniz ki ne böyle bir vizyonumuz nede böyle bir misyonumuz vardır. Biz bu hayasızlığı tepeleyecek Türk milletinin eğilmeyecek koluyuz.Erdoğan çalışmadan ziyade aynanın karşısına geçip çalanlardan bahsederse daha samimi olacaktır. Erdoğan 2023’ün değil de 17-25’in şifrelerini anlatırsa doğru bir iş yapmış sayılacaktır. Türkiye hırsıza, uğursuza, kanun kaçaklarına, yolsuzluk çetelerine bırakılmayacak kadar değerli ve azizdir. İnanıyorum ki Allah'ın yüce kitabında yasakladığı ne kadar kötülük varsa tarafı olanları millet vicdanı affetmeyecektir. 7 Haziran’da bu iş kökten ve tümden bitecektir.TOPLUMSAL ŞİDDET ARTIYORToplumsal şiddet tesirini artırmaktadır. Şiddet bir sonuçtur, nedenleri gün yüzüne çıkarılmadıktan sonra uygulanacak tedbirler pansuman işlemi görecektir. Tarsus’ta 20 yaşındaki Özgecan kızımızın hunharca katledilişi hepimizi hüzne boğmuştur. Soğukkanlı katiller burada anlatamayacağım vahşetle Özgecan’ın canını almışlardır. Bu cinayete yurt çapında büyük bir tepki gösterilmiş, milletimiz haklı bir infialle, caniyi, suç ortaklarını protesto etmiştir. Yediden yetmişe herkes Özgecan’a üzülmüştür. Bu kahredici cinayetten sonra sormamız gereken çok şey olduğu açıktır. Kadına, kıza, küçücük kıza olan şiddet niçin böyle yaygınlaşmıştır? Kimse katil olarak doğmayacağına göre, masum bir bebekten azılı canavara dönüşmenin sırrı nedir? Sorun yetişme şartlarında mıdır? Eksik bırakılan yerine getirilmeyen unutulan hangi terbiye ödevlerdir? Konunun uzmanları, akademisyenler ve bilim insanları bugün düşünmeyecek de ne zaman dile geleceklerdir?İdam cezası getirilse de şiddet durmayacaktır. 2008’de İtalyan sanatçının tecavüz edilerek öldürülmesi insanlıkla bağdaşmakta mıdır? Erdoğan’ın Münevver Karabulut cinayetinde kendi başına bırakılan ya davulcuya ya zurnacıya ifadeleri bugünkü duruşuyla uyumlu mudur? 2013’de Nevşehir’de Japon turistin öldürülmesi ve Fatih’te tecavüz edilerek canı alınan ABD’li kadın aklımızdan çıkmamıştır.SON 10 YILDA 7122 KADIN KATLEDİLMİŞKadına şiddet facia ve felaket ötesidir. Son 10 yılda 7122 kadın katletilmiş, 5 bine yakın kadın da tecavüze uğramıştır. 2008’den bu tarafa kadın cinayetleri yüzde 1400 çoğalmıştır. Bu rakamlar sözün bittiğini apaçık işarettir. 2014’te 294, sadece bu yılın ocak ayında 20 kadın hayata veda etmiştir. Şunu bilmenizi temenni ediyorum ki dökülen kadın kanı medeni toplum iddialarını çürütmektedir.Şimdiye kadar kanun çıkarılmış ancak netice doğurmamıştır. Kampanyalar tertip edilmiş, toplantılar, organizasyonlar düzenlenmiş, raporlar hazırlanmış, bir faydası dokunmamıştır. Yine taciz, tecavüz, ölüm saldırı vakaları almış başını yürümüştür. Kadına uzanan ellerin kırılmasını söyledik. Başbakan da dillendirmiş, her kesim bu kararlılıkta olmuştur. Peki vahşet ve şiddet dili niçin bu kadar hakimdir? Kusur kimse? Yanlış nerededir? Şunu kabul edelim ki toplumlar için büyük tehlike dengeyi kaybetmektir. İddiali değişim sloganları tecrübeyle desteklenmediği zamanlarda anlam bunalımı, ahlaki çöküşler ortaya çıkmaktadır. Hukuk askıda adalet kenarda ise suçlu sayısı patlamaktadır. Toplumsal adalet duygusu göçtüğü anda, yaptırım sistemi alabora olduğu takdirde şiddet egemen olmalıdır.MADEM İDAM CEZASINA İHTİYAÇ VAR...Şimdi herkes idam cezasının getirilmesiyle ilgili yorum yapmakta. AKP idam tartışmalarının önünü açmaktadır. Burada ciddi bir samimiyet noksanlığı olduğu açıktır. Madem idam cezasına ihtiyaç vardır, o zaman AKP’nin elini tutan da olmayacaktır. Başbakan ve partisine sesleniyorum. Hadi buyrun, idam cezasıyla ilgili düzenlemeyi hemen hazırlayın, harekete geçin de ne kadar dürüst olduğunuzu görelim. Yürürlükteki hukuk mevzuatında insan öldürenlere, en bayağı mide bulandırıcı suçları işleyenlere gerekli ağır cezalar ön görülmüştür. Mesele hukuku vicdanlara uygun tatbik etmektir. Eğer ana kaynak kurutulmazsa, istediğiniz kadar dar ağacı kurun, ceza yağdırın ne yazık ki acı verici vakalardan kurtulma şansınız olmayacaktır.AKP HÜKÜMETİ SİYASAL DENGEYİ BOZMUŞTURBugün yaşadığımız travmalar düne benzemektedir. Bir yanda kadına ikinci sınıf insan muamelesi yapmak… Mahkemeleri darbeci milli irade düşmanı gibi göstermek, adalete güveni sekteye uğratmaktadır. Hırsızlık yapan, hainlik eden arkasını iktidara dayamış kişi dışarıda gezmekte, sıradan suçlu ise cezaevini boylamaktadır. Sosyal değişme nereden geliyoruz, nereye gidiyoruz arayışının niçin nasıl sorularıyla genişletilmesidir. AKP hükümeti siyasal dengeyi bozmuştur. Bu itibarla toplum şiddete teslim olmuştur. Erdoğan’ın kavgacı tutumu, suçları, bir süre sonra ters tepmiş ortaya çıkan sosyal fatura iyice kabarmıştır.OBAMA'YA SESLENEN CUMHURBAŞKANI'NA 'NEREYE KADAR SÜRECEK BU ZULMÜN' DİYE SORMAK HAKKIMIZMeksika’da cinayete kurban giden üç kardeşimiz için haklı olarak Obama’ya seslenen cumhurbaşkanına, bizim de nereye kadar sürecek bu zulmün Erdoğan diye sormak bizim hakkımızdır. Özünde zalim olanların, zulmü felsefe haline getirenlerin insani davranmaları, dün mahkum olmayacaktır yarın da olmayacaktır. Yeni Özgecan'ların olmaması için herkes sorumluluk bilinciyle hareket etmeli, ayrımcı dilini acilen kesmelidir. Toplumun içinde bulunduğu şiddetli dalgalanmanın cinnet hali önlenemezse, Türkiye üçüncü dünya ülkeleri klasmanına düşecektir. Bu durumda demokrasi yaşayamaz, ülkemiz ayakta ve bağımsız kalamaz.PKK'NIN SİLAH BIRAKMASI TEK BİR ŞARTLA MÜMKÜNDÜR. O DA...İktidar, İmralı ve Kandil gelgitinde siyasi namus tapusunu düşürmüştür. Kamuoyuna yansıyan haberlere göre cani başı, PKK’dan 21 Mart Nevruz günü bir silahsızlanma kongresinin toplanmasını istemiştir. Sonrasında da müzakerelere geçileceği, pazarlıkların resmiyete döküleceği söylenmiştir. Siyasi bölücüler ortak açıklamadan bahsetmektedir. Başbakan'dan bakanlara kadar hükümet cenahı iyi şeylerin olacağını, Türkiye’nin bir bahar havası yaşayacağını söylemektedirler. En son iyi şeyler olacak denildiği zaman milletimizin nasıl bir kabus yaşadığı ortadadır. Bu ne kepazeliktir, bu ne utanmazlıktır. İmralı canisinin iki yıl önce PKK’ya silah bırakma ve sınır dışına çekilme çağrısı ne sonuç vermiştir de bu sefer ki verecektir? PKK’nın silaj bırakması tek bir şartla mümkündür, o da Türkiye’nin çatır çatır bölünmesidir. PKK bugünkü durumuna kan dökerek, pusu kurarak, bedenlere mermi doldurarak gelmiş, AKP’nin zaaflarından da sonuna kadar istifade etmiştir.HDP'NİN SEÇİMLERE GİRMESİ PAZARLIKLARA GÖRE ŞEKİL ALACAKAKP-PKK koalisyonu seçimden önce her şey güllük gülistanlık olmuş gibi bir hava uyandıracak, milletimizin umutlarıyla oynayacaktır. HDP’nin seçimlere girmesi ise pazarlıklara göre şekil alacaktır. AKP ile PKK anayasayı değiştirip, milli devleti parçalama konusunda hem fikirdir. AKP ve PKK Öcalan’ın önce ev hapsi, sonra planlanan eyalet yasalarıyla serbest bırakılması bağlamında da hemen hemen aynı görüştedir. Yani AKP PKK’laşmış, PKK da AKP maskesi takmıştır.MİT Müsteşarı'nın siyasete taşınması ise İmralı - Kandil ortak yapımı ve talebidir. Türkiye’nin illegal bir terör örgütüyle ruhen özdeşleşmesi olur şey değildir. Anayasayı açalım, yasaları okuyalım, millete soralım. Bunun tek karşılığı çıkacaktır o da Türkiye’ye kapkara ihanettir. Gerçekte ne silah bırakan görülecek ne terörden vazgeçen bulunacak ne de hain emelleri terk eden olacaktır.ERDOĞAN VE ÖCALAN BAŞKANLIK SİSTEMİNDE SÖZ KESMİŞErdoğan ve Öcalan başkanlık sisteminde söz kesmiştir. Türkiye çözülmekte, haince çembere alınmaktadır. Erdoğan’ın silah bırakma çağrısının kısa sürede yapılacağını söylemesi, iki yıl öncesine dönülmesi aynı ezber ve senaryoların yaşanması demektedir. Süreç ihanetiyle kızışan pazarlıklar, PKK’ya göz yummak, İmralı’ya göz kırpmak, federasyona davetiye çıkarmaktadır. Devletin düştüğü duruma bakınız ki İmralı canisinin yakalanışının 16’ncı yılında bölücüler polisler eşliğinde gösteri yapmakta, molotofla her yeri savaş alanına çevirenler, AKP’nin güvencesiyle tahammülleri aşmıştır.GARANTÖR MHPDavutoğlu kıvraklıklar göstermekte, Erdoğan ise uçan sarayıyla gezmektedir. Çok şükür Türk milleti teröre dur diyecek kuvveti kendi bağrından çıkarmıştır. Bu millet bölünmeyecektir, teminatı Milliyetçi Hareket Partisi'dir. İmralı izbeliğinde hazırlanan ihanet taslakları yanıp kül olacaktır, garantör MHP’dir. Ankara’nın tarihi emanetleri yaşayacak milli mücadelenin kutlu hatıraları meşale gibi önümüzü aydınlatacaktır. Şehit ile caniyi aynı kefeye koyan, katil ile maktulü bir gören siyasi akbabalar kaybedecek Türk milleti 7 Haziran’da zafere uyanacaktır.İÇ GÜVENLİK PAKETİİç güvenlik paketinin tüm karşı çıkışımıza rağmen Meclis Genel Kurulu'nda görüşülmesine başlanacaktır. 21 yasada değişiklik ön gören tasarısının güvenlik kaygısıyla hazırlanmadığı ortadadır. Maskeli veya kravatlı molotoflu veya havai fişekli, mayınlı teröristler AKP ile al tekke ver külah ilişkisi içindedir. İç güvenlik kisvesi altında Meclis’e getirilen bu tasarının kanunsuzluğa makyaj olduğu malumunuzdur. Hakim ve savcılara ait yetkilerin vali kaymakam ve polislere verilmesi güvenlikle nasıl ilişkilendirilmektedir? Telefon dinlemelerinde polise ilk 48 saat için dinleme yetkisi neden verilmektedir? Valilere her türlü yasak ve el koyma yetkisiyle birlikte, yürüyüşlerde polislere toplu gözaltına alma ruhsatı vermek nasıl izah edilecektir?HDP İLE YAN YANA GELMEMİZ KIYAMETLE OLMAYACAK BİRŞEYDİRBaşbakan sahiden de molotof atanı dert ediyorsan, maske takıp terör estirenleri mesele yapıyorsa TCK’ya bakması yeterlidir. Davutoğlu iç güvenlik paketine itirazımızdan dolayı bizi HDP ile aynı kareye koymuş ve ismimin başına da molotof ve bonzai çirkin sıfatlarını iliştirmiştir. Sayın Başbakan kendini fazla zorlama, fazla yorulma. Kimin HDP’nin kuyruğu uyruğu PKK’nın uşağı olduğunu aziz milletimiz gayet iyi bilmektedir. Bizim HDP ile yanyana gelmemiz kıyametle olmayacak bir şeydir. Ama siz ve saraydaki haminiz, HDP’nin çanağında tıka basa yiyeli çok seneler olmuştur. Sayın Davutoğlu, sağ gözün İmralı canisi ise, sol gözün 17-25 Aralık'tır.YA HAPLANDIN YA KULLANDINMolotof ve bonzai laflarına gelince… Ya haplandın da kullandın, ya da tehditle söyledin. Biz senin gibi Serok Ahmet’i, saraya vitrin süsü olmuş Ahmet’i ilk kez görüyor, ilk kez şahit oluyoruz. Sayın Davutoğlu var git işine, bize ilişme. Sen Saray etrafında dönmeyi dene bizimle aşık atamazsın. Kalite ve kalibrenle bil ki tozumuza bile yetişemezsin.Ajanslar
Benzinde 6-7 Kuruşluk Artış
Benzinin litre fiyatına ortalama 6-7 kuruş zam geldi. Ankara'da benzinin litresi 4,44-4,45, İstanbul'da ise 4,42-4,45 liraya yükseldi.Akaryakıt dağıtım şirketleri, benzinin litre fiyatına ortalama 6-7 kuruş zam yaptı.Son düzenlemenin ardından, Ankara'da benzinin litre satış fiyatı 4,38-4,39 liradan 4,44-4,45 liraya yükseldi.İzmir'de 4,38-4,39 liradan satılan benzinin litre fiyatı 4,44-4,46 lira oldu. İstanbul'da ise benzinin litre fiyatı 4,35-4,38 liradan 4,42-4,45 liraya yükseldi.Akaryakıt ürünlerinin perakende satış fiyatları, dağıtım şirketlerinin maliyetine ve rekabet şartlarına, illere ve söz konusu şirketlere göre litrede birkaç kuruş farklılık gösterebiliyor.AA
Dolar 2,45'in Altına Geriledi
Dolar/TL, bankalararası piyasada 2,45 seviyesinin altına geriledi. Geçen hafta çarşamba günü 2,5132 ile tarihi zirvesini görmesinin ardından düşüşe geçen dolar/TL, yeni haftanın ilk işlem gününde de geriliyor.Analistler, Ukrayna'da sağlanan ateşkes ve ABD'de açıklanan makroekonomik verilerin beklentilerin altında kalmasının küresel piyasalarda iyimserliği artırdığını ve dolar/TL'nin düşüşe geçmesini sağladığını belirtiyor.Bugün bankalararası piyasada güne 2,4619'dan başlayan ve geçen haftanın ikinci yarısında başlayan düşüşünü bugün de sürdüren dolar/TL, 2,4458'e kadar geriledikten sonra şu dakikalarda 2,4470 seviyelerinden işlem görüyor.Güne 2,8105'ten başlayan avro/TL de avro/dolar paritesindeki yatay seyre karşın 2,7918 seviyesine kadar geriledikten sonra şu dakikalarda 2,7925'den alıcı buluyor. Gün içinde en düşük 1,1388'i gören avro/dolar paritesi ise 1,14'ün hemen üzerinde yatay bir seyir izliyor.Destek olacakAnalistler, dolar/TL'de teknik olarak 2.4460 seviyesinin destek olarak takip edileceğini, bu seviyenin altına gerilemesi durumunda 2,4220 seviyesinin gündeme gelebileceğini kaydediyor. Yunanistan ile ilgili haber ve açıklamaların özellikle avro/dolar paritesi üzerinde belirleyici olabileceğini ifade eden analistler, bugün ABD piyasalarının resmi tatil olması nedeniyle kapalı olduğunu, dolayısıyla döviz piyasasında pozitif görünümün korunabileceğini tahmin ediyor.Finansgündem
Reklam
İşsizlik 4 Yılın Zirvesinde
Kasım dönemi işsizlik oranı açıklandı.  İşsizlik oranı Ekim-Kasım-Aralık döneminde yüzde 10,7 ile 4 yılın en yükseğine çıktı.TÜİK verilerine göre; Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2014 yılı Kasım döneminde 3 milyon 96 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise %10,7 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde %9,7 kadınlarda ise %13 oldu. Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı %12,7 olarak tahmin edildi. 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı %19,9 iken, 15-64 yaş grubunda bu oran %10,9 olarak gerçekleşti.İstihdam oranı %45,1 olduKasım 2014 döneminde 15 ve daha yukarı yaştaki istihdam edilenlerin sayısı, 25 milyon 874 bin kişi, istihdam oranı ise %45,1 oldu. Bu oran erkeklerde %64,2, kadınlarda ise %26,6 olarak gerçekleşti.Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 5 milyon 180 bin kişi, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı ise 20 milyon 694 bin kişi olarak gerçekleşti. İstihdam edilenlerin %20’si tarım, %20,4’ü sanayi, %7,6’sı inşaat, %52’si ise hizmetler sektöründe yer aldı.İşgücüne katılma oranı %50,5 olarak gerçekleştiİşgücü nüfusu 2014 yılı Kasım döneminde 28 milyon 970 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise %50,5 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde %71 kadınlarda ise %30,5 oldu.Kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 33,9Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı 2014 yılı Kasım döneminde yüzde 33,9 olarak gerçekleşti. Bu oran tarım sektöründe yüzde 81,7 iken, tarım dışı sektörlerde yüzde 22 oldu.Maliye Bakanlığı tarafından derlenen verilere göre, 2014 yılı IV. döneminde toplam kamu istihdamı 2013 yılının aynı dönemine göre yüzde 3,6 oranında artarak 3 milyon 440 bin kişi olarak gerçekleşti.Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam ve işsiz sayısı arttıMevsim etkilerinden arındırılmış istihdam sayısı bir önceki döneme göre 30 bin kişi artarak 26 milyon 94 bin kişi olarak gerçekleşti. İstihdam oranı ise değişim göstermeyerek yüzde 45,5 oldu. Mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlerin sayısında 2014 yılı Kasım döneminde, bir önceki döneme göre 24 bin kişilik artış gerçekleşti. İşsizlik oranı ise 0,1 puanlık artış ile yüzde 10,7 oldu. Mevsim etkilerinden arındırılmış işgücüne katılma oranı bir önceki döneme göre 0,1 puanlık artış ile yüzde 51 olarak gerçekleşti. Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerde en fazla artış 50 bin kişi ile hizmet sektöründe gerçekleşti.İHA
Reklam
Japonya Ekonomik Durgunluktan Çıktı
Japonya 2014'ün son çeyreğinde ekonomik durgunluktan çıktı ama dünyanın üçüncü büyük ekonomisindeki büyüme beklenenden düşük düzeyde oldu.Geçen yılın son üç ayında Japon ekonomisindeki büyümenin yıllık bazda % 3,7 oranında olması öngörülmüşken, büyüme % 2,2 oranında gerçekleşti.2014'ün ikinci ve üçüncü çeyreklerinde Japon ekonomisi küçülme kaydetmişti.Japonya, harcamaları frenleyen satış vergisinin etkilerini aşmaya çalışıyor.Ülke ekonomisi geçen yılın son çeyreğinde bir önceki üç aya kıyasla % 0,6 oranında büyüdü ama bu oran, % 0,9'luk büyüme beklentisinin gerisinde kaldı.Başbakan Şinzo Abe'nin bu yılın Ekim ayı için getirilmesi planlanan satış vergisini ertelemesine rağmen, tüketiciler temkinli hareket ediyor.Japon ekonomisinin yüzde 60 kadarını oluşturan özel tüketim, 2014'ün son çeyreğinde % 0,3 oranında arttı. Ekonomi uzmanları artışın % 0,7 olmasını bekliyordu.Aynı dönemde ülke ihracatı % 2,7 oranında artış kaydederken, ithalat da % 1,3 arttı.BBC Tokyo muhabiri Rupert Wingfield-Hayes, Japon ekonomisine büyük miktarlarda para aktarıldığını, bunun sonucunda emlak fiyatlarının ve hisse senetlerinin değer kazandığını; yenin ise değer kaybettiğini belitiryor.Bunun sonucunda varlıklı Japonların daha da zenginleştiğini, büyük ihracatçıların da daha fazla varlık kazandığını kaydeden BBC muhabiri, ancak bu zenginleşmenin ülkenin geri kalan kesimlerine erişmediğini, ücretlerin değişmemesi ve fiyatların yükselmesi nedeniyle geçen yıl çoğu Japonun, kendisini daha yoksul hissettiğini belirtiyor.Ülke ekonomisi açısından umut veren bir noktaysa, işsizliğin % 3,5'e düşmüş olması.BBC Türkçe
Karabiber: Efsanevi Siyah Altın
Karabiber; efsanevi siyah altın…Neredeyse tüm yemeklerimize bir çimdik de olsa koyduğumuz bu baharatın diğer adı.Ana vatanı Hindistan ama Roma tüccarları tarafından altın ile değiş dokuş yapıldığı için Roma döneminde hep siyah altın olarak adlandırılmış. Hatta bir dönem vergi ödemelerinde kullanılmış. Açıkçası değer mefhumumu zorlayan bir durum. Düşünmeden duramıyorum altın kadar değerli bir baharat teknolojik gelişmeler olmasaydı günümüzde bu değerini koruyabilir miydi, korumuş olsaydı neler olurdu? Günümüzde Pasifik Adaları ve Orta Afrika’da önemli miktarlarda yetiştirilen bu baharat, artık Hindistan’ın tekelinde değil.Orta Çağ Avrupa’sında en fazla bilinen doğu baharatı olmuş karabiber.Nasıl bir bitki derseniz?Karabiber tırmanıcı bir ağacın meyvesi. Sonbaharda tam olgunlaşmadan toplanıp güneşte kurutulduktan sonra satışa sunulan bir baharat. Tüm taneli baharatlar da olduğu gibi karabiber de içinde bulunan yağ öğütüldüğünde hava ile teması gerçekleştiğinden aromasını yitirmeye başlıyor, bu yüzdendir ki mutfak erbabları karabiberi kullanım anında öğütmemizi tekrarlayıp duruyorlar. Bende aynı kanıdayım, taze öğütülmüş karabiberin lezzet farkı yemekten hiç anlamayan biri tarafından bile fark edilecektir. Yaygın olarak bilinen karabiber ile beraber bir de beyazbiber var ki, mutfak profesyonelleri tarafından kullanımı önceliklidir. Ancak bunu biraz kurcalayınca aslında bu tercihin sadece tadının yumuşaklığından değil, soslara renk vermemesinden kaynaklı olduğunu öğreniverirsiniz. Dolayısıyla daha fazla para verip beyazbiber peşinde koşmanıza gerek yok.Tabii misafirinizin bir gurme olmadığı durumlar dışında…Aşağıdaki mini tarif yeni öğütülmüş karabiber ve toz karabiber ile pişirmeniz aradaki farkı size gösterecektir.Tadına varmak için taze öğütülmüş karabiber ve deniz tuzunu karıştırıp, iri karideslerin üzerine serpiştirip, çelik bir tavada tereyağ ile 4-5 dk sürekli karıştırarak, yüksek ateşte kavurun.Bir porsiyon için 6 adet büyük boy karides, 15 gr tereyağ yeterli olacaktır. Karabiber tuz karışımı 1/2 çay kaşığını geçmeden eklenmelidir.Yanına limon kabuğu rendesi ile tatlandırılmış bir spagetti ile alternatif bir lezzet yakalayabilirsiniz.
Yargı Raydan Çıktı
Ankara Başsavcılığı, TCDD ihalelerine fesat karıştırıldığı ve rüşvet alındığı iddiasıyla genel müdür’ü Süleyman Karaman’ın aralarında bulunduğu 52 kişi hakkında yürüttüğü soruşturmada takipsizlik verdi, kararı veren savcılar Yargıtay üyesi oldu.Cumhuriyet'ten Alican Uludağ'ın haberine göre; 17 ve 25 Aralık rüşvet yolsuzluk soruşturmalarının ardından kritik bir yolsuzluk dosyası daha kapatıldı. Ankara Başsavcılığı, Devlet Demiryolları’nın yaklaşık 210 milyon TL’lik iki ayrı ihalesine fesat karıştırıldığı ve rüşvet alındığı iddiasıyla arasında TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman’ın da bulunduğu 52 kişi hakkındaki soruşturmada takipsizlik kararı verdi. Savcılık, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın danışmanı, eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın bacanağı olan ve “iş takipçiliği” yaptığı iddia edilen Cemalettin Haberdar’ın bir ihale sürecinde havaalanında Süleyman Karaman’la görüşmesinde “suç” bulamadı. Kararda adının geçmesine karşın Haberdar’ın ismi şüpheli listesinde yer almadı. TCDD’den yaklaşık 64 milyon Avro’luk feribot ihalesi alan Nursoy Şirketler Grubu’nun patronu Orhan Nurduhan’ın bu süreçte TCDD Vakfı’na 1 milyon 200 TL bağış yaptığını tespit eden savcılık, buna karşılık böyle bir bağışın mevzuata aykırı olmadığını savundu. Dosyada ismi geçtiği iddia edilen 25 Aralık dosyası şüphelilerinden işadamı Mehmet Cengiz’in adı takipsizlik kararında hiçbir şekilde geçmiyor. Dosyanın kapatılmasından üç gün sonra Ankara Başsavcısı Fethi Şimşek ve savcının bağlı olduğu büronun yöneticisi konumundaki başsavcı vekili Veli Dalgalı, Yargıtay üyeliğine atanmış. Takipsizlik kararını cebine koyan Süleyman Karaman, geçen hafta istifa ederek AKP’den milletvekili adayı olmuştu.TCDD soruşturması, 17 Aralık operasyonu sonrası Adli Kolluk Yönetmeliği değiştirilince deşifre olmuştu. Cumhuriyet, 24 Aralık 2013’te bu durumu “Yüksek hızlı soygun” manşetiyle gündeme taşımış, Ankara Başsavcılığı ise dosyanın kapatılacağı iddialarını yalanlamış ve soruşturmanın sürdüğünü iddia etmişti. Ancak başsavcılık, soruşturmayı yürüten ve operasyon aşamasına gelen savcı Hakan Büyükabacı’yı görevden el çektirmişti. Büyükabacı’nın yerine görevlendirilen Memur Suçları Soruşturma Bürosu savcılarından Mustafa Başer’in, soruşturma sonunda TCDD Genel Müdürü Karaman’ın arasında bulunduğu 52 kişi hakkında “Kamu kurum veya kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak, rüşvet almak ve vermek” suçlarından 12 Aralık 2014 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiği ortaya çıktı.Rüşvet iddiasıyla başladıSuç tarihi olarak 2010 tarihine işaret edilen takipsizlik kararı, tamamen bilirkişi raporuna dayandırıldı. Yapılan ihbarlar üzerine TCDD’den ihale dosyalarının başsavcılık tarafından alındığı belirtilen kararda, emekli Sayıştay Uzman Denetçisi Abidin Şahin ve Salih Talu ile eski Sayıştay Başdenetçisi Hüseyin Işık’ın bilirkişi olarak görevlendirildiği anlatıldı.64 milyon Avro’luk ihaleBilirkişi raporuna göre, 9 Temmuz 2008 tarihli 2 adet feribot alımı ihalesini Nursoy AŞ kazandı. Ancak bu süreçte demir-çelik ve gemi imalatında kullanılan sac fiyatlarında düşüş yaşandı. Sadece demir-çelik kalemlerinde yaklaşık 4 milyon 146 bin 338 Avro fark oluştu. TCDD yönetimi, bu nedenle ihaleyi iptal etti. Nursoy şirketinin açtığı dava sonucunda Ankara 4. İdare Mahkemesi, 2009’da ihalenin iptal edilmesi kararının yürütmesini durdurdu. TCDD söz konusu işi, 20 Nisan 2010’da 60 milyon 509 bin 710 Avro fiyat üzerinden Nursoy’a verdi.Ballı ihaleye bağış etkisiBu aşamada ilginç bir gelişme yaşandı. NURSOY AŞ’nin patronu Orhan Nurduhan, TCDD Geliştirme ve TCDD Personeli Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği’ne 2010 yılı 4. ayında ve diğer aylarda toplam olarak 1 milyon 200 bin TL bağış yaptı. Bu bağıştan sonra 1 Haziran 2010 tarihinde Nursoy’a işyeri teslimi yapıldı. Ancak Kamu İhale Kurumu, idare mahkemesinin kararına itiraz edince Danıştay, 8 Kasım 2010 tarihinde ihalenin iptaline karar verdi. KİK de Danıştay kararının ardından ihaleyi iptal etti.Kalan işe ihalesiz projeBu süreçte kalan işin tamamlanması için yeni ihale açmaya gerek görmeyen TCDD, “kamu yararı ve ülke menfaatları”nı gerekçe göstererek, projenin Nursoy şirketi tarafından tamamlanmasına karar verdi. TCDD Yönetim Kurulu, 9 Haziran 2011 tarihinde “Doğrudan Temin Yöntemi” ile ikmal inşaatın 47 milyon 803 bin 249 Avro’yu geçmemek üzere ilk yüklenicisinden teminine hükmetti. Yapılan pazarlıklar sonucunda Nursoy İnş. AŞ, 47 milyon 250 bin Avro toplam bedelle işi tamamladı. İşin toplam maaliyeti ise TCDD’ye 64 milyon 788 bin 874 Avro oldu. kararlarında usule ve mevzuata aykırı bir durum ve kamu zararının olmadığını iddia eden savcılık, Nursoy’un ihale sürecinde TCDD’ye yaptığı bağışı ise şöyle savundu: “NURSOY AŞ tarafından herhangi bir vakfa bağışta bulunulabilir. Buna engel teşkil eden bir hukuki düzenleme yoktur. Bağış da mevzuata aykırı değildir. Bu nedenle bağış işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bağışların 03108, 03109, 03110 ve 03111 seri No’lu makbuzlar karşılığı tahsil edildiği ve dernek kayıtlarına girdiğinin anlaşılmıştır. Sözü edilen bağış yapılmadığı takdirde NURSOY AŞ’nin işlerinin yapılmayacağına veya ciddi olarak aksatılacağına ilişkin bir tespitin mevcut olmadığı görüldüğünden, Nursoy AŞ’nin adı geçen derneğe yaptığı bağışlar nedeni ile mevzuata aykırı bir durumun söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.”İzmir Liman ihalesiSoruşturma konusu diğer ihale ise Limanlar Dairesi Başkanlığı tarafından İzmir Limanı için talep edilen 3 adet lastik tekerlekli mobil liman vinci ihalesi oldu.TCDD yönetiminin ihaleyi onaylamadan önce Binali Yıldırım’ın bacanağı ve İzmir Liman soruşturması şüphelilerinden de olan Cemalettin Haberdar’ın TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman ile Sabiha Gökçen Havalimanı VIP Salonu’nda görüştükleri tespit eden savcılık, bunu normal karşıladı.Hakkında takipsizlik kararı verilen 52 kişiden, dikkat çekici bazıları şöyle: TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman, TCDD Genel Müdürü Özel Kalem Müdürü Baykal Tul, Emlak İnşaat Daire Başkanı Suat Altın, YHT Bölge Müdürü Erol Tuna Aşkın, TCDD Vakfı Genel Müdürü Yavuz Kıran, TCDD Genel Müdür Yardımcısı Erol İnal, TCDD Limanlar Daire Başkanı Muhsin Yılmaz, Belen İnşaat’ın sahibi Hasan Dağcı, Nursoy Şirketler Grubu sahibi Nursoy Nurduhan, TUR İnşaat hasibi Turgut Türkeş...
Reklam
Beşiktaş-Kayseri Erciyes Maçı Osmanlı Stadı'nda
Beşiktaş-Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor maçı Olimpiyat Stadı yerine Osmanlı Stadı'nda oynanacak.Türkiye Futbol Federasyonu'nun daha önce 16 Mart Pazartesi günü saat 20.00'de Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynanacağını açıkladığı Beşiktaş - Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor maçında saha değişikliğine gidildi.TFF'den yapılan açıklamada, Beşiktaş ve SAİ Kayseri Erciyesspor'un talebi doğrultusunda mücadelenin aynı gün ve aynı saatte Ankara Osmanlı Stadı'na alındığı bildirildi.Skorer
LG'den Tamamen Metal Gövdeli Lüks Akıllı Saat
LG akıllı saat pazarına Android Wear ile giriş yapan ilk markalardan birisi ve bu alanda pazar tecrübesi de bulunuyor. Daha öncesinde G Watch ve G Watch R modelleriyle bildiğimiz LG, bu sefer de Watch Urbane modelini duyurdu.Watch Urbane’in en büyük özelliği akıllı saat teknolojilerinin yanında metal gövdeye sarılı olması. Watch Urbane’in tıpkı klasik saatler gibi ayrı ayrı erkek ve kadın modelleri olması bekleniyor. Bu yüzden LG’nin aslında normal saat görünümlü yeni bir seri tanıtacağını söyleyebiliriz.Altın ve gümüş renginde iki farklı renk seçeneğiyle piyasada olacak olan LG Watch Urban, doğal bir deri kayışla geliyor ve fakat kullanıcılar dilediklerinde 22mm genişliğindeki farklı kayışları saate takabiliyor.
Çeyrek Altın Takarken Tam Altın Çalan Teyze
Düğüne gelen teyze önce gelini sonra damadı tebrik ettikten sonra sıra takıya geliyor. Ablamız çeyrek altın takmak için önce tam altını alıyor. Sonuç olarak takı merasiminden karlı olarak çıkıyor.
Reklam
Taksit Sınırlaması En Çok Telekomünikasyon ve Kuyumculuk Sektörünü Etkiledi
BDDK'nın kredi kartlarına ilişkin düzenlemesi sonrası, telekomünikasyon ve kuyumculuk sektörlerinde kredi kartı ile yapılan alışverişin tutarı, bir yılda yüzde 23 azaldı.ANKARA - Erdal ÇelikelBankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK), kredi kartlarına ilişkin düzenlemesi sonrası, telekomünikasyon ve kuyumculuk sektörlerinde kredi kartı ile yapılan alışverişin tutarı, bir yılda yüzde 23 azalarak 33 milyar lira seviyelerine geriledi.BDDK'nın, geçen yılın şubat ayında yürürlüğe giren ve bazı ürünlerde kredi kartına taksit sayısını 9 ile sınırlandıran; telekomünikasyon ve kuyumla ilgili harcamaların da aralarında bulunduğu bazı ürün gruplarında ise tamamen kaldıran düzenlemesinin üzerinden 1 yıl geçti. BDDK, bu süre içinde kuyumla ilgili harcamalara ilişkin yeni düzenleme yaparak, ekim ayında kredi kartıyla altın satışına 4 taksit imkanı sağladı.AA muhabirinin Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerinden derlediği bilgilere göre, telekomünikasyon sektöründe yapılan alışverişin tutarı, geçen yıl yüzde 25 daralarak 20 milyar 755 milyon liradan 15 milyar 485 milyon liraya geriledi.Şubattan sonraki dönemde aylık bazda telekomünikasyon sektöründe en fazla alışveriş yapılan ay 1 milyar 303 milyon lira ile ekim olurken, söz konusu ayda gerçekleştirilen alışverişin tutarında 2013'ün aynı ayına göre yüzde 20 düşüş yaşandı.Kuyumculuk 4 taksitle nefes aldıBDDK düzenlemelerinden en fazla etkilenen sektörlerin başında kuyumculuk geldi. Kredi kartı ile yapılan kuyumculuk alışverişi, 2013 yılında 12 milyar 72 milyon lira olurken, taksit imkanının kaldırılmasından sonra yüzde 19 azalarak 2014 sonunda 9 milyar 826 milyon liraya geriledi. Geçen yıl en fazla alışveriş yapılan ay 947 milyon lira mayıs olurken, bu ayda yapılan alışverişin tutarı 2013'ün aynı ayına göre yüzde 20 azaldı.Kuyumculuk sektöründe geçen yıl toplam alışverişte yaşanan gerilemeye karşın, ekim ayında yapılan düzenlemeyle 4 taksit olanağının getirilmesi bu piyasada canlılık yarattı. Ekim ayında 813 milyon lira olan alışveriş tutarı, kasımda 836 milyon, aralıkta da 842 milyon liraya yükseldi.'Kuyumculukta durgunluk yaşandı'Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Hasan Çavuşculu, yaptığı açıklamada, kredi kartı kullanımının Türk insanı açısından yaşam biçimi haline geldiğini belirterek, kart kullanımının tüketicilere kolay alışveriş imkanı sağladığını söyledi.Kuyumculuk sektörünün müşterileri açısından da benzer bir durumun söz konusu olduğunu dile getiren Çavuşculu, 'Bu alışkanlık birden kesilince sektör geçen yıl bir durgunluk yaşadı. Biz bu konudaki sıkıntılarımızı yetkililere ilettik. Son olarak kuyumda taksit yapılmamasına ilişkin düzenleme yerine geçen yılın ekim ayında 4 taksit uygulaması getirildi. O tarihten itibaren de piyasada yeniden bir hareketlenme başladı' dedi.Kredi kartı ile taksitli alışveriş yapmanın hem tüketici açısından ödeme kolaylığı sağladığını hem de belgeli alışverişe olanak tanıdığını anlatan Çavuşculu, altında taksitin bir tasarruf aracı olarak ekonomiye hiçbir zararının olmadığını kaydetti.Mobil iletişim sektörüMobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri İşadamları Derneği (MOBİSAD) Genel Sekreteri Ömer Kavas da taksit olanağının kaldırılmasının kendi sektörlerini olumsuz etkilediğini söyledi.Taksit imkanının kaldırılmasının kendilerini çok rahatsız ettiğini ifade eden Kavas, 'Düzenleme doğrudan operatörler aracılığıyla satış yapan büyük bayileri etkilemedi. Buna karşın satışlarının yarısını telefon yarısını da aksesuar üzerinden yapan küçük bayiler için satışların yüzde 50 daralmasına yol açtı. Uygulamanın ardından işi bırakanlar, iflas edenler oldu' değerlendirmesinde bulundu.AA
'Antalya'da Açacağımız Gençlik Merkezinin Adı Özgecan Aslan Olacak'
Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti İl Kadın Kolları Kongresi ve toplu açılış töreninde konuştu. Davutoğlu, konuşmasında bugün Antalya'da açılacak gençlik merkezinin adını Özgecan Aslan koyacaklarını açıkladı.İşte Başbakan Davutoğlu'nun konuşmasından satır başları:Bir ay önce kongremize gelemedim. Paris'teki teröre karşı yapılan yürüyüşe katıldım. İslamla terör arasında bağlantı kurmak isteyenlere de en önemli cevabı verdik.ÖZGECAN ASLAN İki gün önce Mersin'den gelen haberle yüreğimiz dağlandı. Masum bir kızımız katledildi. Adaletin onlara en sert şekilde mukavelede bulunacağını biliyorum. Annesi ile telefonda konuştum. Bu tür bir şiddetin tekrar olmaması için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Antalya'dan bir haberimizi ailemize iletiyorum bugün Antalya'da bir gençlik merkezi açıyoruz.Bu gençlik merkezinin adını Özgecan Aslan koyacağız. İnsanoğlunun gördüğü en namert kişi kadına el uzatan kişidir. Kadına uzanan elleri kıracağız. Kadına yönelik siddetin tümüyle Türkiye'de Avrupa'da tasviye edilmesi için İstanbul sözleşmesini imzaladık. 6084 sayılı kanunla Türkiye'de en kararlı tutumu sergiledik. Hükümet ne tedbir alırsa alsın en önemli koruma faaliyeti kültürümüzdeki kadına saygı ile başlar.Annesini doğumda kaybetmiş bir insan olarak annelerimizi, kızlarımızı korumayı devletin en büyük görevi ilan ediyorum.KADINLARIN ÇALIŞMA HAYATIYeni yasa işe annelerimize ilk çocuk için iki ay, ikinci çocuk için dört ay, üç ve daha fazla çocuk için 6 ay yarı zamanlı çalışma hakkı alacak. Yarı zamanlı çalışıp tam ücret alacaklar.Doğum yapan anneye ilk altını devlet takacak. Doğum yapan anneye ilk çocuk için 200 lira, ikinci çocuk için 300 lira, üçüncü çocuk için 600 lira tam altın verilecek.Anne ve baba çocuğunun evliliği için yatırım yapmaya başlarsa yüzde 15 katkı sağlayacağız.Kadınlarımızı şefkatle anıyoruz, kadın elinin değdiği yerde nezaketsizlik olmaz.KADINA KARŞI ŞİDDETKadına yönelik şiddet için kapsamlı bir çalışma başlatıyoruz, seferberlik ilan ediyoruz. Kadınlarımız Özgecan için ayağa kalkmalı. Oturmadan Özgecan için bir fatiha bağışlayalım. Kim ne sebeple kadına yönelik şiddete başvurursa karşısında sizi buldun. Annelerin acısı için gece gündüz çalışıyoruz, bu bizim için en temel hedeftir.Ziyaret ettiğim 61 ilde hep aynı mesajı verdim Türkiye'nin doğusunda batısında, güneyi ve kuzeyinde yaşayan herkes kardeştir.ALANYA'YA ÜNİVERSİTE Antalya'da bugün 350 milyon liralık 151 tesisi açıyoruz. Alanya'da yeni bir üniversite kuracağız, Alanyalılara hayırlı olsun. Habertürk
Reklam
Kanal İstanbul Çevresi İçin İmar Planlarında Yetki İBB'nin
Kanal İstanbul ve Avrupa yakasında kurulacak 500 bin nüfuslu olması planlanan ‘yeni şehrin’ inşaası için üst ölçekten alt ölçeğe kadar tüm imar planları İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından hazırlanacak.İBB Meclisi, Küçükçekmece Gölü ve Avcılar’a kadar uzanan havzanın imar planlarının hazırlanması için protokol yapılmasına, bunun için de İBB Başkanı Kadir Topbaş’a yetki verilmesine karar verdi.İBB Başkanı Kadir Topbaş’a protokol yapma yetkisi veren teklifle ilgili meclis oturumunda yapılan görüşmelerde, raporlar geç geldiği için yeterli inceleme yapamadıklarını belirten CHP grubu teklife red oyu verdi. Ancak teklif İBB Meclisi’nde oyçokluğu ile kabul edildi. Karara göre, Kanal İstanbul ve Avrupa yakasında ‘yeni şehrin’ kurulacağı 38 bin 500 hektarlık alanın imar planlarının İBB tarafından yürütülmesi için protokol yapılacak. İmar planlarının hazırlanması için gerekli protokolün yapılması adına İBB Başkanı Kadir Topbaş’a yetki verildi.Topbaş’ın yetkilendirildiği protokolle, İstanbul’un anayasası olarak kabul edilen 1/100 binlik Çevre Düzeni Planı’nın ardından 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planları hazırlanmaya başlayacak. İBB’nin iştiraklerinden Boğaziçi İnşaat Müşavirlik AŞ (BİMTAŞ) tarafından kurulacak bir ofisle alan belirlenecek. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesindeki Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü ile BİMTAŞ arasındaki protokol gereği çalışmanın finansmanı bakanlık tarafından sağlanacak. DHA
Bakan Zeybekçi: 'İdam Cezasını Geri Getirmemiz Gerekiyor'
Tüm Türkiye'yi ayağa kaldıran Özgecan Aslan cinayetine tepki gösteren Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, idam cezasını geri getirmemiz gerekiyor dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Özgecan'ın ailesini arayarak taziyelerini iletmişti. Başbakan Davutoğlu da taziyelerini iletmiş ve 'bu alçakça saldırının katillerinin gerekli cezayı alması için her şey yapılacaktır' demişti. Ülke genelinde olayla ilgili tepkiler devam ederken, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi de Twitter hesabından açıklama yaptı.Zeybekçi, 'Özgecan Aslan gibi insanlığın katledildiği cinayetler için idam cezasını getirmeyi hassasiyetle tartışmamız ve getirmemiz gerekiyor' dedi.
Aziz Yıldırım'dan Medyaya Eleştiri
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Gaziantepspor maçının ardından açıklamalarda bulundu.Maçın ardından yaptığı açıklamada medya mensuplarını hedef alan Yıldırım, 'Gazetecilik bu değil, herkesten rica ediyorum. Ben doğru olanı söylerim, doğru olanı yaparım. Tribünde küfür edilmesini istemiyorum. Başkan olarak istemiyorum. Bu küfürü eden gruplara karşı, medya taraf almalı. Onların merhabalarıyla gazetecilik yapılmaz, doğru yazın, doğru düşünün. Doğru olan hiçbir şeye kabul etmem. Kendinize göre oturuyorsunuz, yazıyorsunuz. Türkiye'de ekonomi, siyasi ve spor alanında medya bitmiştir. Medyanın saygınlığı kalmamıştır. Geçmişte saygındı' diye konuştu.Beyaz TV muhabiri Devrim Zengin'in 'Bir şey sorabilir miyim?' sözleri üzerine ise Aziz Yıldırım, 'Sen konuşma, sen en son konuşacaksın. Hep yalan yazıyorsun' ifadelerini kullandı.İnternet Haber
Akhisar Nefes Aldı
Spor Toto Süper Lig'de Akhisar Belediyespor, 14 hafta sonra üç puanı bir arada gördü. En son 19 Ekim'de Kasımpaşa'yı mağlup eden Akigolar, Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor'u 1-0 mağlup etti.Manisa 19 Mayıs Stadı'nda oynanan karşılaşmada Ege ekibine galibiyeti getiren golü 75.dakikada Douglao kaydetti. Bu galibiyetle derin bir nefes alan Roberto Carlos, Akhisar başında ilk üç puanını almış oldu. Akhisar Belediyespor haftayı 22 puanda tamamlarken, Kayseri ekibi ise 17 puanda kaldı.LİG TV
Reklam