onedio
Hükümetin 4 Yıllık Karnesi: Vaatlerin %70'i Gerçekleşmedi
Türkiye’de siyasetin daha sorumlu ve hesap verebilir olması için siyasilerin demeçlerini analiz eden ‘Doğruluk Payı’, AKP hükümetinin, 2011 seçimlerinde 2015 yılı için verdiği vaatleri inceledi. Rapora göre, dört yıllık dönemde AKP’nin vaatlerini gerçekleştirme oranı yüzde 30'da kaldı.Doğruluk Payı, Hükümetin son genel seçimde 2015 için verdiği vaatlerin gerçekliğini inceledi. ‘Hükümetre’ isimli rapora göre, 36 vaadin 8’i gerçekleştirilmiş, süreci devam eden 7 vaadin 3 tanesinin yıl içinde gerçekleşmesi mümkün. Ancak vaatlerin kalan yaklaşık %70'lik kısmının sene sonuna kadar tamamlanması mümkün görünmüyor.Tamamlanması mümkün olmayan vaatlerin büyük kısmı ekonomi, denizcilik, sağlık ve teknoloji konularında yer alıyor. Gerçekleşen vaatlerin çoğuysa sağlık sektöründen.
Aslında Tiyatro Oyunu Olan 6 Şahane Film
Arthur Miller'ın şaheseri. Yayınlandığından itibaren büyük yankı uyandırmış bu eser ilk olarak 1949'da sahneye koyulmuş. Broadway'in gözbebeği olan bu oyun, Pulitzer dahil birçok ödülü silip süpürmüş. 'Satıcının Ölümü' ilk bakışta sıradan bir Amerikan ailesinin hikayesi gibi gözükse de döneminin ekonomik ve sosyal profili ile ilgili izleyiciye ipuçları verir. Zaten Miller'ın tarzına baktığımızda haşin toplumun içindeki 'küçük adam' profilini inceler, onların vicdanlarıyla yaşamasını, sorumlulukları ve hayallerini konu alır. Yazar, oyunu ile ilgili şunları söylemiştir:'Willy satıcı idi. Satıcı adamın hayatında dayanacak, temel olacak bir şeyi yoktur. Bir gülümseyişe bakar, bir cilâlı ayakkabıya. Gülümsemesine karşılık gülümsemediler mi işte o vakit dünyanın sonu gelmiştir. Ondan sonra başına iki delik, oldu bitti. Bu adamı kim kabahatli çıkaramaz. Satıcı adam hayal kurmaya mecburdur. Mesleğin icabıdır bu'Birçok kez sinemaya aktarılmıştır ama 1985 versiyonu dikkat çeker. Bunun en önemli sebebi de John Malkovich'in çıkış yaptığı film olması. Ülkemizde şu sıralar Ankara Devlet Tiyatrosu programındadır. Şiddetle tavsiye edilir!
OECD, Türkiye'nin Büyüme Tahminini Düşürdü
OECD, Türkiye için büyüme beklentisini 2015 için yüzde 3,2'den yüzde 3,1'e, küresel ekonomi için büyüme tahminini yüzde 3,7'den 3,1'e çekti.Paris merkezli Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Kurumu (OECD) 2015 yılı için büyüme tahminini getçiğimiz Kasım'da yaptığı yüzde 3.7'den yüzde 3.1'e indirdi.OECD bu yıl için küresel büyüme tahminini düşürürken, her ne kadar zayıf yatırım bir endişe kaynağı olarak kalmaya devam etse de düşük petrol fiyatlarının küresel toparlanmaya yardımcı olmasını beklediğini belirtti.Kurum aynı zamanda toparlanmanın büyük ekonomilerin merkez bankaları tarafından gerçekleştirilen genişlemeci para politikaları ve güçlenen doların diğer ülkelerin ihracatlarını ucuzlatmasıyla da destek bulduğunu söyledi.Türkiye kararıOECD Türkiye için 2015 gayrı safi yurtiçi hasıla (GSYH) büyüme tahminini yüzde 3.2'den yüzde 3.1'e, 2016 büyüme tahminini yüzde 4'ten yüzde 3.9'a indirdi.Kurum 2016 yılında küresel büyüme hızında bir toparlanma olmasını ve yüzde 3.8 büyümenin yakalanmasını beklediğini belirtirken, geçtiğimiz yıl yüzde 7.4 büyüyen Çin ekonomisinin bu yıl yüzde 6.8 ve önümüzdeki yıl yüzde 6.7'ye yavaşlayacağı öngörüsünde bulundu.ABD'de yüzde 2 büyüme bekleniyorABD için ise bu yıl yüzde 2 ekonomik büyüme bekleyen OECD, önümüzdeki 2016 yılı ekonomik büyüme tahminini yüzde 2.8 olarak belirledi.Dünya
35 Fotoğrafla Dünyanın Gizli Güzellikleri: Yer Altı Yapıları
Mağaralar ve tüneller, insan hayatının daima bir parçası olmuşlardır. Maden araştırmaları, arkeolojik çalışmalar, depo veya yaşam alanı olarak kullanılması gibi pek çok sebeple yer altına inan insanlık, artık bu ilginç yapılar hakkında çok daha fazla bilgiye sahip. İşte dünyanın dört bir yanından çekilmiş harika görüntüler ile doğanın gizli harikası: Yer altı dünyası.
Reklam
Yıllık Enflasyon Yüzde 8'i Aştı
Mayıs ayında TÜFE, yüzde 0.56 artış gösterdi. Yıllık enflasyon yüzde 8.09'a çıktı. Gıdada yüzde 2.68 düşüş yaşanırken, giyim ve ayakkabıda yüzde 10 artış dikkat çekti...Enflasyon Mayıs ayında da yükselişini sürdürdü. Geçtiğimiz ay yüzde 0.65 oranında artması beklenen TÜFE, yüzde 0.56 artış gösterdi. Yıllık enflasyon ise yüzde 7.91'den yüzde 8.09'a çıktı. Gıdada yüzde 2.68 düşüş yaşanırken, giyim ve ayakkabıda yüzde 10'luk artış enflasyondaki düşüşü frenledi. Özel kapsamlı TÜFE göstergelerinden 'H' Mayıs'ta yıllık olarak yüzde 7.91, 'I' yüzde 7.48 arttı. Yurtiçi Üretici Fiyatları ise mayısta yüzde 1.11 artarken, yıllık Yİ-ÜFE yüzde 6.52 oldu.
Reklam
12 Burca Göre Ev Dekorasyonu Rehberi
etiket
Burçlar karakterleri ne kadar etkiliyorsa, zevklerimizde de gözle görülür bir fark yaratabilirler. Gezegenlerin doğduğumuzdaki dizilimi, güneşin açısı ve daha birçok astrolojik olay sığınacak tek limanımız olan evimizin dekorasyonunu nasıl etkileyebilir? İşte böyle...
'Erdoğan Aklıyla Arasını Açmış, Klinik Bir Vaka Haline Gelmiştir'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, şu anda Türkiye Cumhuriyeti'nin Recep Tayyip Erdoğan'ın kuşatması ve tazyiki altında olduğunu belirterek, fitne saçtığını ve her gün dedikoduğu yaptığını ileri sürdü. Bahçeli, 'Erdoğan aklıyla arasını açmış, klinik bir vaka haline gelmiştir. Güya ben demişim ki, HDP Meclis'e girmezse ülkede kaos olur, erken seçime gidilir. 29 Mayıs günü Erzincan'da, Erdoğan'dan bunu ispatlamasını istemiştim. İspatlamayanın namert, alçak ve şerefsiz olduğunu hiç çekinmeden haykırmıştım. Fakat Erdoğan bana mısın demiyor. Sanki duvara konuşuyorum. Pişkince, hayasızca asılsız ve ahlaksız iddiasını sürdürüyor. Bak Sayın Erdoğan, MHP Genel Başkanı olarak, bölücü HDP'nin Meclis'e girmediği takdirde kaos olur türünden bir beyanatım varsa ve sen bunu somut şekilde, yer ve zamanını göstererek açıklayamıyorsan, tekrar ifade ediyorum, alçaksın, şerefsizsin. Erdoğan, sen nasıl bir Müslümansın?' dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Elazığ İstasyon Meydanı'nda düzenlediği mitinge katıldı. Yaklaşık 15 bin kişinin katıldığı mitingde, tekbir getirilirek, 'Vur de vuralım, öl de ölelim', 'Elazığ Ovası Bozkurtların yuvası', ' Alparslan Türkeş'in askerleriyiz', 'Ne mutul Türk'üm diyene', 'Devletin başına Devlet' gelecek sloganları atılıp, Alparslan Türkeş ile Devlet Bahçesi'nin posterleri asıldı. Yaklaşık 15 bin kişiye seslenen Bahçeli, 48'inci açık hava toplantısını Elazığ'da yaptıklarını belirterek, Elazığlıları, 'Aziz Gakkoşlar' diye selamladı. Elazığ'ın kendileri ile yürümesini isteyen Bahçeli, şöyle dedi:'Türkiye koyu bir karanlıkta, kör bir çıkmazdadır. Sizler işsiz ve yoksulken, Ankara’da bir avuç imtiyazlı ve sonradan görme hazineyi hortumlamakta, kaçak saraylarda yaşamaktadır. Sizler darlık ve yokluk çekerken, AKP milli servet ve kaynakları zimmetine geçirmektedir. Elazığlı çiftçinin cebi boş, borcu çoktur. Elazığlı esnafın geliri yok, gideri fazladır. Elazığlı emekli, işçi, memur, dul, öksüz ve yetim feryat etmektedir. Hayat pahalılığı Elazığ’ın her hanesini yangın yerine çevirmiştir. Ekonomik girdap her evladımızı, her insanımızı içine almıştır. Açıkça söyleyiniz, AKP iktidarında, sorunlarınız bitti mi? Şikayetleriniz dindi mi? Geliriniz arttı mı? Refahınız yükseldi mi? Hal böyleyse, büyüdüğü söylenen ekonomi kimlere hizmet etmiş, kimleri büyütmüştür? Siz zenginleşmediğinize göre, zenginleşen, suyun başını tutan, milli varlıkları sömüren kimlerdir? Elazığlı boğaz tokluğuna çalışır, didinir ve çırpınırken, yandaşlar gemi yüzdürmekte, yolsuzluk santralleri kurmakta, küplerini doldurmaktadır. Davutoğlu uyuyan devin uyandığından bahsederek ekonomide başarı yalanlarından medet ummaktadır. Oysaki kimin devleştiğini, kimin cüsseleştiğini, kimlerin palazlandığını sizler iyi biliyor ve tanıyorsunuz. AKP’nin büyüttüğü, uyandırdığı, umutlandırdığı, tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını peşkeş çektiği hırsızlardır, haramzadelerdir. İktidar sizlerin kaynak ve varlıklarınızı önüne gelene ulufe gibi dağıtmıştır. Bunu da veren el olduk sözleriyle açıklamıştır. AKP’ye umut bağlayan aç gözlüler ekmeğinizi dilim dilim küçültmektedir. Para ve servet avcıları rızkınızı yağmalamanın peşindedir. Ekonomiyi ithalata bağlayan, kaçakçılığı teşvik eden, sıcak paracıları, faiz, rant ve silah lobilerini memnun eden AKP’nin, Elazığlıyı dert ettiği yoktur. Erdoğan ve Davutoğlu’nun aklında siz değil, BOP’un hedefleri, küresel güçlerin kanlı hesap ve çıkarları vardır. Çöken dış politikaya bakınız, ülke olarak düştüğümüz acınası duruma dikkat ediniz, bunları açıkça göreceksiniz. Elazığlı’nın kazanması Erdoğan’ı rahatsız etmektedir. Çünkü tek kazananın kendisi olmasına alışmıştır. Asgari ücretle çalışan kardeşlerimizin düzlüğe çıkması, belini doğrultması Erdoğan’ı da, Davutoğlu’nu da ürkütmektedir.ERDOĞAN ASGARİ ÜCRETİN NE KADAR OLDUĞUNU BİLMİYORPartilerinin asgari ücreti 1400 lirayı çıkarmas sözlerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Davutoğlu'nu paniklettiğini öne süren Bahçeli şöyle dedi:'Davutoğlu apar topar işadamlarını toplamış, bizim teklifimize itiraz etmelerini yüzsüzce istemiştir. Yakın bir geçmişte, TÜSİAD’ı ihanetle özdeşleştiren bu zihniyet, asgari ücretlilere karşı cephe açmış ve müttefik arayışına girmiştir. Davutoğlu, 1400 lirayı yüksek bulmuş, asgari ücretle çalışan vatandaşlarımızın ekmeğinin büyümesine aşırı tepki göstermiştir. Kriz olur demiştir. Abartılı bulmuştur.Sayın Davutoğlu, asgari ücretin 1400 liraya çıkmasından niçin rahatsızsın? Niye gocunuyor, niye telaş yapıyorsun? Sağa sola koşuşturarak MHP’nin teklifine niçin itiraz bloğu oluşturmaya çabalıyorsun? Asgari ücretlinin gezmeye, karnını doyurmaya, tatil yapmaya, temel ihtiyaçlarını kimseye muhtaç olmadan karşılamaya hakkı yok mu? Hep yandaşlarınız mı yiyecek? Hep bakan çocukları mı sefa sürecek? Böyle bir haksızlık, böyle bir adaletsizlik inançlarımızın ve kültürümüzün neresinde var? Davutoğlu, boşuna kendini yorma.Boş yere çırpınma. Nasıl olsa 7 Haziran’dan sonra yoksun ve olmayacaksın. Nasıl olsa AKP iktidardan kayıp düşecek. MHP iktidarında asgari ücret tutarının derdi seni almasın. Erdoğan diyor ki, asgari ücret 1400 lira olursa, istihdamda tıkanma olur. Bu Erdoğan ki, henüz asgari ücretin ne kadar olduğunu dahi bilmiyor. Yeri geliyor bin lira, yeri geliyor birkaç gün önce televizyon ekranlarında söylediği gibi 990 lira diyor. Ama bir türlü doğru rakamı telaffuz edemiyor. Bir türlü asgari ücret rakamını tutturamıyor, 949 lirayı bulamıyor. Çünkü böyle bir derdi yoktur. Çünkü asgari ücretle geçinen 5 milyona yakın kardeşimizle gönül ve vicdan bağını uzun zaman önce koparmıştır.Erdoğan’ın gözü banka hesaplarındaki milyar dolarlarındadır. Erdoğan’ın aklı ayakkabı kutularından çıkan paralardadır. Gündeminde devletin kasasını boşaltmak vardır.Asgari ücretlinin nasıl geçindiği, ne yiyip ne içtiği ilgi ve merak sahasında bulunmamaktadır.Somali’ye para yağdıranlar emekliye cimridir. Myanmar’a servet akıtanlar çiftçiye gaddardır. Suriyeli sığınmacılara milyar dolarları harcayanlar mazlumlarımıza duyarsızdır. Filistin ve Libya’ya Elazığlının hakkını havale edenler asgari ücretle çalışanlara acımasız ve zalimdir.Erdoğan birkaç gün önce, iki bin Filistinli çiftin toplu nikahını finanse ettiklerini söylüyor. Hastane ve stad yapacaklarını da ilave ediyor.Peki Elazığlı kardeşlerim yuva kurarken parayı kim verecektir?ALÇAKSIN, ŞEREFSİZSİNBahçeli, şu anda Türkiye Cumhuriyeti'nin Recep Tayyip Erdoğan’ın kuşatması ve tazyiki altında olduğunu belirterek, şöyle dedi:'Erdoğan layık olmadığı makamın ağırlığı altında ezilmiş, siyasi tarafgirlikle, açılış kılıfı altında düzenlediği mitinglerle Cumhurbaşkanlığını mahvetmiştir. Bu şahıs her gün fitne saçmaktadır. Her gün dedikodu yapmaktadır. Her gün yalan dolanla milli vicdanı sarsmaktadır. Erdoğanla geçen her gün artık zarar, ziyan hale gelmiştir. Erdoğan israf, itham, inkar ve iftiradır.Erdoğan kavga, kutuplaşma, karanlık ve kargaşadır. Dün yine zırvalamış, hezeyana batmış, zıvanadan çıkmıştır. Erzurum’da milliyetçilik postuna bürünebilmek, milli poz verebilmek adına asıl yüzü ve niyetini saklamak için olağanüstü gayret sarfetmiştir.Ve bunu yaparken şahsıma ve partimize ağza alınmadık hakaretleri arka arkaya sıralamıştır. Erdoğan aklıyla arasını açmış, klinik bir vaka haline gelmiştir. Güya ben demişim ki, HDP Meclis’e girmezse ülkede kaos olur, erken seçime gidilir. 29 Mayıs günü Erzincan’da, Erdoğan’dan bunu ispatlamasını istemiştim. İspatlamayanın namert, alçak ve şerefsiz olduğunu hiç çekinmeden haykırmıştım.Fakat Erdoğan bana mısın demiyor. Sanki duvara konuşuyorum. Pişkince, hayasızca asılsız ve ahlaksız iddiasını sürdürüyor.Bak Sayın Erdoğan, MHP Genel Başkanı olarak, bölücü HDP’nin Meclis’e girmediği takdirde kaos olur türünden bir beyanatım varsa ve sen bunu somut şekilde, yer ve zamanını göstererek açıklayamıyorsan, tekrar ifade ediyorum, alçaksın, şerefsizsin. Erdoğan, sen nasıl bir Müslümansın? Hadi Cumhurbaşkanı olmanı geçtik de, nasıl bir insansın? Sen de hiç mi Allah korkusu yok? Sen de hiç mi günaha girme kaygısı kalmadı? Yalan söylemek, iftira atmak, gıybet yapmak, dedikodu ve tezviratlara bel bağlamak İslamiyet’in hangi buyruğunda, Kur’an-ı Kerim’in hangi ayetinde vardır? Senin yaptıklarına ancak iblis teşebbüs edecektir. Erdoğan bu iddiasını ispata mecburdur. Erdoğan ileri sürdüğü hayasız iddiayı netleştirmekle mükelleftir.'SENDE ŞEREF VE MERTLİK İŞPORTAYA DÜŞMÜŞCumhurbaşkanı Erdoğan'ın dün Erzurum'da şahsına yönelik, 'Nerede siyasi kadromdan bir arkadaşım İmralı’daki ile masaya oturdu, bunu ispat et. Eğer bunu ispat etmezsen alçaksın, namertsin, müfterisin' dediğini belirten Bahçeyi şöyle dedi:'Sayın Erdoğan şimdi kulaklarını aç ve Elazığ’dan bizi dinle. Artık iyice anlaşılıyor ki, sende şeref ve mertlik işportaya düşmüş, hurdaya çıkmış.Erdoğan 16 Eylül 2012’de, katıldığı bir televizyon programından tıpkısının aynısıyla şöyle konuşuyor. 'Biz statükoyu nerede kırdık? Adaya danışmanımızı göndermek suretiyle kırdık. Oslo’ya göndermek suretiyle kırdık. Statükoyu korumak isteyenler 'Yanlış yapıyorsun' dediler bana. 'Hayır ben onun riskini alıyorum' dedim. Erdoğan bu sözlere dublaj, montaj, komplo diyebilecektir.Fakat ne derse desin, neyi bahane gösterirse göstersin, her şey meydandadır. Ve terörle pazarlık edenlerin kirli yüzü açıktadır.Erdoğan defalarca İmralı canisine AKP’den milletvekili aday adayı olmuş özel temsilcilerini göndermiş, PKK’yla görüşmelere en yakın adam ve arkadaşlarını görevlendirmiştir. Erdoğan kendi kendini yalanlayarak ne duruma düşmüştür? Biz geçmişte kendisine PKK’yla görüşüyorsun dedik, yine şerefsizlik polemiğine başvurdu, kaybetti. Cumhurbaşkanı görevine başlarken şeref ve namus üstüne yemin etti, kaybetti. Şimdi bir kez daha ispat bekliyor, aksi takdirde alçaklıktan namertliğe kadar sövüp sayıyor. Erdoğan, bilesin ki, bizim ispatlamamıza gerek yoktur. Sen zaten her şeyi ispat ediyorsun. Yazık ki söylediğin ağır sözlerin de misliyle geri dönüyor, alnına kazınıyor. Ve şerefsizliğin kara bulutu başının üzerinden bir türlü ayrılmıyor. Kazdığın kuyuya yine kendin düşüyorsun. Ektiğin rüzgarı fırtına olarak biçiyorsun. Erdoğan sen yakın tarihimizin en yanlış şahsiyetisin. Milletimiz adına çok üzülüyorum. Elazığlı adına kahrediyorum. Böyle birisinin Cumhurbaşkanı olması yıkımdır, kayıptır, zulümdür, milli ve manevi depremdir.'ERDOĞAN'A SORULARMHP lideri Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bazı soruları olacağını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:'İmralı canisiyle mektuplaştın mı? Öcalan canisinin İmralı adasından günü birlik giriş-çıkışlarına onay verdin mi? Ve şahsen temas kurdun mu? Kandil’deki PKK’lılara dinlenmesin diyerek kriptolu telefon gönderdin mi? Terör baronlarıyla telefon görüşmeleri yaptın mı? Bülent Arınç’a yönelik düzmece suikast iddiasından sonra, girilen kozmik odalardan gasp edilen devlet sırları, en mahrem bilgiler kimlerin eline geçti? Şu anda Türkiye’nin güvenlik kartları hangi mihrakların elindedir? KCK’nın kuruluşunda katkın ve dahlin var mı?PKK ve HDP’ye başkanlık karşılığında federasyon ümidi verdin mi? Daha sorularımız vardır. Fakat Erdoğan’a şimdilik bunlar yetecektir. Erdoğan’ın çok yakında maskesi düşecektir. Çok yakında eski günlerini mumla arayacaktır. Ve günü geldiğinde ya kaçacak ya da adalete hesap verecektir.'DHA
Reklam
'Köşeyi Dönme Merakım Yok, Altın Kaplama Klozet Merakım da Yok'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kimseyi inancı, kimliği, yaşam tarzından dolayı ötekileştirmeyip, siyaset konusu yapmayacağını söyledi. Huzurlu bir Türkiye için yeni başlangıca ihtiyaç olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, 'İşsizlik nedir, yoksulluk nedir, acı nedir bunları bilirim. Ben halktan birisiyim ve öyle yaşarım. Benim saray merakım yok, köşeyi dönme merakım yok, altın kaplama klozet merakım da yok. Benim çocuklarım köşeyi dönsünler diye bir düşüncem yok. Açık ve net söylüyorum Türkiye duysun; Davutoğlu Erdoğan için çalışır, Kılıçdaroğlu halk için çalışır' dedi.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Adıyaman mitinginde Sakarya Caddesi üzerindeki miting alanını dolduran kalabalığa seslendi. Beraberinde kurmayları ve eşi Selvi Kılıçdaroğlu'nun platformdaki kürsüden dinlediği CHP lideri, alanı dolduranlara vaatlerini anlattı, sandığa herkesi yanında bir kişiyi ikna ederek gitme çağrısında bulundu.Tarım şehri olan Adıyaman'ın aynı zamanda işçi kenti olduğunu ve göç verdiğini belirten Kılıçdaroğlu, CHP İktidarında Adıyamanlı çiftçinin arazisini ekeceğini ve mevsimlik işçi olarak başka şehirlere gitmek zorunda kalmayacağını söyledi. Çiftçinin üretmesi için mazotu 1.5 liradan vereceğini yineleyen Kılıçdaroğlu, buna tepki gösteren hükümeti, 'İtiraz ediyor Ankara'daki beyler; 'nasıl verirsin' diye. Sen gemilere, yatlara kaçtan veriyorsun 1 lira 21 kuruş. Aynı petrol mü aynı petrol, aynı mazot mu aynı mazot. Ankara'da oturan beylere sesleniyorum; siz incide, pırlantada, yakutta, elmasta vergiyi sıfırladınız, ben de çiftçinin mazotunda vergiyi sıfırlıyorum. Aramızda böyle bir fark var. Ben emekten, alın terinden, üretmekten, kazanmaktan yanayım. Onlar başka işlerden, köşeyi dönmekten yanalar' sözleriyle eleştirdi.Başına çiftçi kasketi takan ve konuşmasına ezan okununca ara veren Kılıçdaroğlu, emeklilere bayramlarda 2 maaş ikramiye vereceğini hatırlattı, CHP iktidarında emeklinin ikinci sınıf yurttaş olmayacağını, birinci sınıf vatandaş olarak hakkının teslim edileceğini kaydetti.KİMSEYİ ÖTEKİLEŞTİRMEYECEĞİMİktidara gelmeleri durumunda kadro sözü verdiği taşeron işçilerin kendilerine haber gönderdiğini ve işlerine son verileceği endişesiyle mitinge gelemediklerini ilettiğini belirten Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:'800 bin taşeron işçisi var. Devlet dairesine, bakanlıklara, hastanelere, üniversitelere, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gidin taşeron işçiler var. 800 bin taşeron işçisinin hakkını ben savunuyorum ve kadro vereceğim. Kimsenin aklına CHP iktidar olunca kendi yandaşlarını işe alır, bu dönem taşeron işçisi olarak çalışanları kapı önüne koyar düşüncesi gelmesin. Sakın bunu düşünmeyin, her şeyimi eleştirebilirsiniz ama ben şu güvenceyi veriyorum; Kılıçdaroğlu kimsenin ekmeğiyle uğraşmaz, kimsenin ekmeğine göz koymaz. Hangi partiye oy verirsen ver, ben senin hakkını teslim edeceğim. Benim bir özelliğim var; hiçbir yurttaşımı ötekileştirmem. Herkesin inancı, kimliği, yaşam tarzı başımın üstüne. Hiç kimsenin kimliğini, yaşam tarzını, inancını siyaset konusu yapmadım, yaptırmayacağım. Benim için insan Allah'ın yarattığı en değerli varlıktır ve başımın üstünde yeri vardır nokta.'DAVUTOĞLU ERDOĞAN İÇİN ÇALIŞIRKonuşmasının devamında alanda bulunan annelere seslenen ve refahı tabana yayacağını belirten Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:'Anneler size sesleniyorum; eğer bir evde işsiz varsa en büyük dram o evdedir. Akşam tencere kaynamıyorsa acıyı anneler çeker. Ben sizden birisiyim. Siz nasıl yaşıyorsanız ben de sizin gibi yaşıyorum. Kuş uçmaz kervan geçmez bir köyde doğdum. 7 kardeşiz ve içlerinde üniversiteyi bitiren sadece benim. İşsizlik nedir, yoksulluk nedir, acı nedir bunları bilirim. Sizler gibi yaşayan birisiyim. Ben zengin bir aileden gelmiyorum, aristokrat değilim, halktan birisiyim öyle yaşarım. Benim saray merakım yok, köşeyi dönme merakım yok, altın kaplama klozet merakım da yok. Benim çocuklarım hak etmedikleri halde köşeyi dönsünler diye bir düşüncem yok. Alın terine değer veririm. Açık ve net söylüyorum Adıyaman'dan Türkiye duysun; Davutoğlu Erdoğan için çalışır, Kılıçdaroğlu halk için çalışır, sizin için çalışır. Kılıçdaroğlu halk için çalışırken ayırım yapmaz. 77 milyon yurttaşa aynı gözle bakar. Kimliği ne olursa olsun, inancı ne olursa olsun, yaşam tarzı ne olursa olsun aynı bakar. Çünkü benim yüreğimde insan sevgisi var, çünkü ben insanımı seviyorum, çünkü ben insanıma saygı duyuyorum.'Türkiye'de 3 milyon 750 bin hanede 17 milyon yoksul bulunduğunu ve iktidara gelmeleri halinde hiçbir ailenin gelirinin 720 liranın altında olmayacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, 'Refahı tabana yayacağım. Her evde huzur, her evde bereket olacak. İşsizlikle mücadele edeceğim. Herkesin sosyal güvenliğini sağlayacağım. Aile sigortası ile her eve, huzur gelecek, bereket gelecek, tencere kaynayacak. Ankara'daki beyler Samsun'da açlıktan ölen Kübra bebeği, Konya'da bir gecekonduda camı kırık olduğu için zatürreden ölen Ayaz bebeği unuttular ama bu kardeşiniz unutmadı. Çünkü ben Ankara'daki beyler gibi değilim. Benim köşeyi dönme merakım yok, saraylarda oturma merakım yok ' dedi.TÜRKİYE'DE BARIŞI CHP GETİRECEKAK Parti gibi 13 yıl değil ülkedeki sorunları çözmek için 4 yıl yetki istediğini dile getiren Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:'Biz rahmetli Ecevit geleneğinden geliyoruz. Ecevit ne diyordu; ne ezen ne ezilen insanca halkça bir düzen. Aynı şeyi biz de söylüyoruz ve bu ülkeye halkça bir düzeni getireceğiz. Herkes kalkınmadan, büyümeden payını alacak, her evde huzur bereket olacak. Biz bunu gerçekleştirdiğimiz zaman bu ülkeye barışı, huzuru, kardeşliği getiririz. Türkiye'ye barışı, huzuru getirecek olan parti CHP'dir. Türkiye'nin büyümesini, birinci sınıf demokrasi, üretim ve alın terinin kazanmasını, refahın topluma dengeli dağılmasını, işsizliğin bitmesini, yoksulluğun tarihe gömülmesini istiyorsanız tek adres var o adres CHP'dir, altı oktur.'SEÇİM BİLDİRGESİ İLE ANKARA'DAKİ BEYLERİN EZBERLERİ BOZULDUSeçim bildirgelerini kamuoyuna açıklamalarının ardından Ankara'daki beylerin ezberlerinin bozulduğunu ve asgari ücreti 1500 lira yapacağı sözüne tepki gösterildiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, 'Asgari ücretin 1500 lira olması işçiye zulümdür diyorlar. Peki beyefendi sen ayda 14 bin lira nakit para alırken sana zulüm değil de işçinin 1500 lira alması mı zulüm oluyor. Türkiye'nin her sorununu çözeriz. Türkiye'de eksik olan namuslu siyaset, dürüst siyaset, halkı kucaklayan siyaset, her kuruş verginin hesabını millete vermekten kaçmayan siyaset eksik olan bu. O nedenle diyoruz ki; 7 Haziran yeni bir başlangıçtır. Hepimizin sorumluluğu var benim de sizin de. Sizden daha fazla oy, daha fazla milletvekili istiyorum. Eğer Adıyaman'ı Türkiye'yi seviyor, huzuru ve barışı istiyorsanız sizden daha fazla milletvekili, daha fazla oy istiyorum. Çünkü tek başına CHP iktidarı Türkiye'nin sorunlarını çözebilir. Türkiye'nin artık kavga etmeye zamanı yoktur, büyümeye, barışa, kavgasız siyasete ihtiyacı var. Bu nedenle onlar konuşuyor ama ben cevap vermiyorum. Çünkü ülkenin kavgaya değil huzura, barışa ihtiyacı var' diye konuştu.NİYE KEFEN GİYİYORSUNİktidarın seçim bildirgelerini açıklamasının ardından mağduriyet edebiyatı yaptığını da savunan CHP lideri Kılıçdaroğlu; 'Neymiş; 'biz kefen giydik' diyorlar. Niye giydin arkadaş, ne var niye giyiyorsun. Ne derse desin inanmayın, 13 yıldır sizi aldattılar, en temiz duygularınızı sömürdüler. İsrafta bunların eline kimse su dökemez. Milyarlık arabalara 'çerez parası' diyorlar, 'asgari ücret 1500 lira olmaz' diyorlar, altın kaplı klozet kullanıyorlar, 'emekliye 2 maaş ikramiye olmaz' diyorlar, taşeron işçisine 'kadro olmaz' diyorlar. O zaman işçi, esnaf, taşeron, çiftçi kendisine 'olmaz' diyenlere 7 Haziran'da sandıkta 'size oy yok' diyecek' dedi.Emeklilere iki maaş ikramiye sözünün Bağ-Kurluları kapsamayacağı şeklinde aktarıldığını da belirten Kılıçdaroğlu, 'Herkese verilecek, endişeniz olmasın. Tek istisna var milletvekili emeklilerine ikramiye verilmeyecek. Onlar gidip propaganda yapıyor, 'Kılıçdaroğlu emekliye iki ikramiye verecek, Bağ-Kur hariç' diye, inanmayın bunlara. Siyaset yalanla, yalanla siyaset bir arada olmaz olmamalı. Yalandan millet bıktı. Neyi söylüyorsanız arkasında duracaksınız. Ben söz verdim sadece Adıyaman değil Türkiye duysun; siyasete girdiğim andan itibaren her zaman, her ortamda doğruları söyledim söylemeye devam edeceğim. Ankara'daki beyler kızıyorlar istedikleri kadar kızsınlar siyasete yeni anlayışı getireceğiz, ahlaklı, düzgün, namuslu, halka hizmet eden siyaseti getireceğiz' diye konuştu.Türkiye'nin iç ve dış politikasını eleştirerek seçmenden destek isteyen Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle tamamladı:'Türkiye'nin yeni bir başlangıca ihtiyacı var. İç ve dış politikada geldik duvara dayandık. Ortadoğu'ya bakın hangi halde? Müslüman kanı akıyor. En son TIR'larda yakalanan silahları gördünüz. Müslüman kanı akıtmak için silah gönderdiler. Ellerine silah verdiler, yazık günah değil mi? 2 milyon Suriyelinin evini terk edip başka ülkeye gelmesi yazık günah değil mi? Önümüzdeki seçimler önemli seçimdir. Huzurlu bir Türkiye için, Ortadoğu'da barış için, evlere huzur ve bereket gelmesi için bu seçimler çok önemli. 77 milyon yurttaşımıza söz veriyorum; sizin için, çocuklarımız için, çiftçilerimiz için, emeklilerimiz için, işsizlerimiz için, dul ve yetimler için, gaziler için, memurlar için yani 77 milyon yurttaş için çalışacağım, emek harcayacağım; alın teri dökeceğim ve dökeceğim her alın teri 'helal olsun' diyeceğim.'Kılıçdaroğlu, konuşmasının ardından alanda bulunanlardan platforma çağırdığı partisinin Adıyaman milletvekili adaylarına destek vermelerini istedi.DHA
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
1 Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Mayıs’ta Almanya gezisinden dönerken uçakta gazetecilere “Hiç kimse kalkıp ‘MİT, El Kaide’ye silah gönderdi’ diye iftira atarak, istihbarat teşkilatımızı zan altında bırakamaz. Eğer haysiyetleri varsa, ispatla mükelleftirler” dedi. Türkmenlere “insani yardım” yollandığını söyledi. MİT’in silah yolladığı görüntülerle ispat edilince neden dava açılması talimatı verdi? 2 Cumhuriyet’te haberin çıktığı 29 Mayıs günü, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kayseri’de Fransız Haber Ajansı’na “Yardım, Özgür Suriye Ordusu ve Suriye halkı içindi” dedi. Ertesi gün Ankara’daki mitingde, “O yardımlar Suriye Bayırbucak Türkmenlerine gidiyordu” diye düzeltti. Arada ne oldu da Başbakan fikir değiştirdi? 3 Davutoğlu’nun genel başkan yardımcısı ve AK Parti Siirt Milletvekili Yasin Aktay, 18 Mayıs günü Siirt’te “O silahlar Özgür Suriye Ordusu’na gidiyordu” dedi. O da mı yanlış biliyordu? 4 Silahlar Türkmenlere gidiyordu ise neden Türkmenlere yakın bir sınır kapısı yerine o dönem Nusra Cephesi’nin kontrolündeki Reyhanlı kapısı tercih edildi? 5 Devlet yetkililerinin halkına, Meclis’e, dünyaya yalan söylemesi, yalanı deşifre eden gazetecileri tehdit etmesi suç mudur değil midir? Ya da hangisi daha büyük suçtur?
Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na ‘Altın Kaplama Klozet’ Davası
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile CHP lideri Kılıçdaroğlu arasında yaşanan altın kaplama klozet polemiği yargıya taşındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP lideri Kılıçdaroğlu hakkında 100 bin liralık manevi tazminat davası açtı.Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, başvuruyu Erdoğan'ın avukatı Ali Özkaya yaptı. Başvuru dilekçesinde olmayan bir şeyin varmış gibi beyan edildiği belirtilerek, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda altın kaplama klozet bulunduğu iddiasının gerçek olmadığı ifade edildi.Dilekçede, CHP liderinin iddiasını ispat için Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na gelerek keşif yapmasının yerinde olacağı belirtildi. Kılıçdaroğlu'nun iftira atarak kişilik haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle manevi tazminat davası açıldığı ifade edildi.
Reklam
Telefon Faturaları "e-Devlet"ten Ödenebilecek
Cep telefonları, sabit telefonlar, internet, kablo ve uydu-TV fatura borçlarının e-Devlet üzerinden ödenebilmesi için çalışma başlatıldı. Uygulamanın 1 Nisan 2016'da başlaması öngörülüyor.Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Feridun Bilgin, abonelerin, mobil ve sabit hat telefon ile internet, kablo ve uydu-TV fatura borçlarını, e-Devlet Kapısı üzerinden ödemeleri ve alacaklarını iade işlemleri için yeni düzenleme yapıldığını söyledi.Bilgin, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından “Borç ve Alacak Bilgilerinin Sorgulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar”da düzenlemeye gidildiğini ifade etti.Bilgin, vatandaşların iki kanaldan borç ödeme ve alacak iadesi hizmetini kullanma imkanına sahip olacağını söyledi.
Reklam
Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan'a: 'Cezai Ehliyeti Yok, Muhatap Almıyorum'
'Altın klozet' polemiği ile ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan'a cevap veren Kılıçdaroğlu, 'Tuvalet temizleyip ekmek parası kazanan tüm emekçilerin gözlerinden öpüyorum' dedi.CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu CNN Türk canlı yayınında gazetecilerin sorularını cevapladı. Kılıçdaroğlu, 'Cumhurbaşkanlığı'ndaki altın kaplamalı klozet'polemiği ile ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a cevap verdi. Kılıçdaroğlu, 'Tuvalet temizleyip ekmek parası kazanan tüm emekçilerin gözlerinden öpüyorum' dedi.Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları şu şekilde:'Siyasete girerken halka inandığım doğruları söyleyeceğimi söyledim. Altın kaplamalı klozetin fotoğrafları gazetelerde çıktı. Birileri altın kaplı klozet yapıyorsa ben bunun hesabını sormayacak mıyım? Ben saray, şu, bu demedim.''Muhatap almıyorum''Ankara'daki beyler altın kaplı klozetler yaptırıyorsa birinin bunu düşünmesi lazım. Beyefendi üzerine alınmış. Muhatap almıyorum. Cezai ehliyeti olmayan birini muhatap almıyorum.''Tuvalet temizleyip ekmek parası kazananların gözlerinden öpüyorum''Bugün kullandığı dil nefret dilidir. Bu kandil gecesinde. Tuvalet temizleyip ekmek parası kazanan tüm emekçilerin gözlerinden öpüyorum. O özellikle benimle tartışmak istiyor. Hiç aklına geliyor mu kim yaptı bunu? Neden hesabını sormayalım bunun? Ben sorunca da bağırıyor.''YSK iktidardan korkan bir kuruma dönüştü''Seçimden kaygı duymasının ana aktörü Yüksek Seçim Kurulu'dur. Yargıçlardan oluşan bir kurul olması gerekirken siyasal iktidardan korkan ve onların beklentilerine uygun kararlar alan bir kurula dönüşmüştür.''Çatırdayan bir israf imparatorluğu''AKP önde... Niye önde, hangi gerekçeyle önde. Bir rant imparatorluğu var, çatırdayan bir israf imparatorluğu var. İsraf konusunda Papa'yı örnek gösterdiler. Sen sevgili Peygamberimizin yaşamına bak. Kalktı 10 dakika sonra Papa yalanladı. Halkla bunların hiçbir ilgisi yok koruma ordusuyla geziyorlar. Zaten vatandaş ulaşıp derdini anlatamıyor ki''Oy vermeyip şikayet etmek doğru değil''Gidiniz oyunuzu veriniz. Hem oy vermeyip hem şikayet etmek doğru bir anlayış değil. Gidin oyunuzu kullanın sandıklara sahip çıkmak bizim görevimiz. Biz sandıklara sahip çıkacağız, çok kararlıyız. Sandıkların en az yüzde 90'ında bir CHP'li olacak. Islak imzalı tutanakların yüzde 100'üne ulaştığımızda sorun kalmaz.''Yargıya en büyük darbe yargıçlardan geliyor'- Yargıya en büyük darbeyi yargıçların kendisi vuruyor. Sayın Cumhurbaşkanı bir dakika derler sen yemin ettin seçim meydanlarına giremezsin demeleri lazım. Biz YSK'dan gidin Cumhurbaşkanına ceza yazın demiyoruz ki. Ama ona birilerinin görevini hatırlatması lazım. YSK'ya iktidarın yan kuruluşu denilebilir. CHP iktidarında herkes Anayasal görevine dönecek. Başbakan başbakanlığını yapacak. 'Ülkeyi kaosa sürükler'(CHP seçimden birinci parti çıkarsa Erdoğan'ın hükümet kurma yetkisi vermeme seçeneği var mı sorusu karşısında) 'Hangi gerekçeyle vermeyecek. Ülkeyi kaosa sürükler. Biz devlette liyakat esasını getireceğiz. Yani o işi en iyi kim yapıyorsa ona vereceğiz. ''Koalisyona sıcak bakmıyoruz''Biz koalisyona sıcak bakmıyoruz. Türkiye'nin bir CHP iktidarına ihtiyacı var. Yeniden Türkiye'nin inşa edilmesi açısından her şey darmadağın şu an.''İşçinin parasını tam sayfa ilana veremezsiniz''Tam sayfa ilan verilmesini, Hak-İş'i eleştirdim. İşçilerin paralarının bu tür ilanlara verilmemesi gerektiğini söyledim. Genel Başkana bana dedi ki bu parayı biz vermedik. Ben de dedim ki kendi sendikanızı kullandırmayacaksınız. 'O zaman bunu söyleyeceksiniz' dedim. Korkudan ses çıkaramıyorlar.'MİT TIR'ları konusu'Suriye konusunda yanlış bir politika izlendiğini sokaktaki vatandaş da bilir artık. MİT TIR'larının yani Suriye’ye silah götürenleri devletin bir politikası olarak silah götürdüklerine inanmıyorum. MGK’da da görüşüldüğüne inanmıyorum. Bu birilerinin siyasi fantazilerini gerçekleştirmek için boyunu açan bedellerdir. Valinin haberi neden yok? Savcının haberi yok, askerin haberi yok. Valinin kendi açıklaması var, 'Haberimiz yok' diyor. Devletin haberi olsa kimse müdahale etmezdi ama olmadı. Hiçbirisi olmadı.''Mükemmel bir gazetecilik örneği''MİT'in içindeki kanat Erdoğan, Davutoğlu ve Arap Yarımadası'ndaki bazı devletler... Katar ismini de vereyim. Silahları getirdiler Türkiye üzerinden geçirdiler. Ne diyorlardı insanı yardım malzemesi. Doğruyu söylemediler. Arkasından ne oldu TIR'ların silah olduğu çıktı ortaya. Şimdi bir gazetecilik örneği yapıldı. Gerçekten mükemmel bir gazetecilik örneği, haberlerin yalan olduğu ortaya çıktı.'Gazetecileri suçluyorlar. Geçin bunları niye suçluyorlar? Siz kendi ayıbınızı, kusurunuzu örtmeniz için gazeteciyi suçluyorsunuz. Hangi devlet sırrı? Bütün dünyanın bildiği devlet sırrı mı?''İlk yılda seçim barajını kaldıracağız'- (Yüzde 10 seçim barajı) 'İktidara geldiğimizde ilk 1 yıl içinde yüzde 10 seçim barajını kaldıracağız.''Yaptığımız muhalefet yeterli mi değil mi tartışılabilir'Kılıçdaroğlu, 'Siz muhalefette olmasanız, ne olurdu, muhalefette olarak neleri engellediniz, yani siz olmasaydınız bu ülke daha ne kadar kötü olabilirdi?' şeklindeki soruyu da şöyle yanıtladı: 'Çok şeyi engelledik. Başta savaşı engelledik. ABD askerleri Türkiye üzerinden Ortadoğu'ya gidecekti, onu engelledik. Hukuksuz yapılacak bir çok şeyi engelledik. Ekonomiden sosyal yaşama kadar bir çok sıkıntıyı engelledik. Vatandaşın yoksulluk sorunlarını hükümete taşıdık, halkın yanında olduk. Yaptığımız muhalefet yeterli mi değil mi tartışılabilir. Ben şunu çok iyi biliyorum; yaptıklarımızı anlatmanın yolu medyadır. Bu kadar baskının olduğu yerde istediğimiz kadar bağıralım, sesimiz ne kadar duyulabilir bilmiyorum ama inandığımız her şeyi anlatmaya çalıştık.'CNN Türk
Türk Lirası İçin Hazırlanmış 6 Modern Banknot Tasarımı
etiket
Grafik Tasarımcısı Orhan Okay 'Cumhuriyet Dönemi Türkiye Banknot Tasarımı İle Banknotların Günümüz Grafik Tasarım Anlayışıyla Yeniden Ele Alınması' adlı çalışması ile tasarladığı yeni banknotları görücüye çıkardı. Altın oranda bölünmüş renkli alanların yer aldığı banknotlar  'hologram baskı, ışıkta renk değiştiren hologram şerit, özel kabartma desen baskılı rakamlar, su geçirmez kağıt, görme engelliler için Braille rakamlar, ışıkta renk değiştiren mürekkep gibi teknik özellikleriyle de dikkat çekiyor.
Borsa Günü Yüzde 3 Kayıpla Tamamladı
BIST 100 endeksi, cuma günkü kapanışına göre yüzde 3,08 değer kaybederek 80.429,08 puandan tamamladı.BIST 100 endeksi, günü önceki kapanışa göre 2.552,07 puanlık düşüşle 80.429,08 puandan tamamladı.BIST 100 endeksi, cuma günkü kapanışına göre yüzde 3,08 değer kaybetti, toplam işlem hacmi 3,2 milyar lira olarak gerçekleşti. Gün sonunda bankacılık endeksi yüzde 3,70, holding endeksi yüzde 3,02 düşüş kaydetti. Yatırımcısına en çok kaybettiren sektör endeksi ise yüzde 4,78 ile 'bilişim' oldu.
Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na: 'Tuvaletleri Ne Zaman Temizledin de Biliyorsun?'
Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Ey Kılıçdaroğlu ne zamandan beri külliyenin tuvaletlerini gezdin, temizledin de oranın altın kaplama olduğunu gördün' dedi.Erzurum'da vatandaşlara seslenen Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Cumhurbaşkanlığı külliyesinde altın kaplama klozet olduğu yönündeki sözlerini şöyle eleştirdi:'Şimdi çıkmış Kılıçdaroğlu, şu edepsizliğe bak, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki klozetler altın kaplamaymış… Bu sabah mektup gönderdim davet edin gezsin. Bakalım  nerede bir altın kaplama klozet var. Bazen benim vatandaşımızın saflığı tutuyor bu tür yalancılara inanıyor. Bana cevap geliyor: Kaçak sarayı önce kaçak olmaktan çıkar. Bu konuda da Danıştay buranın kaçak olmadığını defaatle açıkladı. Ama bundan hukuktan mukuktan anlamaz ki.Bu cevabı yazan zaten cahil cühela. Bunlar Danıştay kararı da dinlemez. Bana sonunda bunu  da dedirtecekler: Ey Kılıçdaroğlu ne zamandan beri külliyenin tuvaletlerini gezdin, temizledin de oranın altın kaplama olduğunu gördün.O zaman bunun kılavuzu berbat.''İmralı'yla masaya oturmadım'MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi de eleştiren Recep Tayyip Erdoğan şunları söyledi:'Bana terör örgütüyle masaya oturduğunu söylüyor. Nerede siyasi, kadromdan bir arkadaşım İmralı’dakiyle masaya oturdu bunu ispat et dedim. İspat edemezsen alçaksın dedim Bahçeli’ye. Şimdi de cumhurbaşkanlığı makamıma hakaretle aynı şeyi söylüyor. Eğer bunu ispat edemezsen alçaksın. Namertsin. Çünkü Tayyip Erdoğan ne bir terör örgütü mensubuyla ne İmralı’dakiyle ne masaya oturmuştur ne bir mektup göndermiştir. Hukukta bir kaide vardır. Müddeyi yani iddia sahibi iddiasını ispatla mükelleftir. Ha Kılıçdaroğlu ha Bahçeli ha diğeri.'
Reklam