Bu Üniversitede Kopya Çekmek İmkansız
Tayland’ın başkenti Bangkok’ta bulunan Kasetsart Üniversitesi’ndeki öğrencilerin Facebook sayfasında paylaştığı fotoğraflar görenleri hayrete düşürdü. Sınavlar sırasında çekilen fotoğraflarda öğrencilerin kopya çekmesini önlemenin sıradışı bir örneği görülüyor. The Telegraph’ın haberine göre, öğrenciler birbirlerinden kopya çekememeleri için başlarına kartondan ve kâğıttan yapılma başlıklar takmaya zorlanıyor. Kağıttan yapılma ‘Anti-kopya kaskları’ teknolojiden yoksun olsa da at gözlüğü fonksiyonu ile oldukça işe yarar gözüküyor. Kaskın bir başka versiyonu ise daha da acımasız. Bu öğrenciler başlarına bir kutu geçiriyorlar. Kafanın sadece ön kısmı açıkta kalıyor. Kasetsart Üniversitesi özellikle tarım, teknoloji ve inovasyon anlamında ülkedeki en iyi üniversitelerden biri olarak görülüyor. Sözcü
Yavru Köpekler için Tuvalet Eğitimi
Yavru köpek eve geldiği andan itibaren tuvalet eğitimine başlayabilirsiniz. Bu eğitim sizin düşündüğünüz gibi zor olan bir eğitim değildir. Sadece yapmanız gereken yavruyu eğitim evresi çerçevesinde sürekli kontrolünüz altında tutmak ve biraz sabırlı olmaktır. İlk aşamada köpeğin tuvaletini nereye yapması gerektiğine karar vermeniz gereklidir. Evin içerisinde bir yere mi, yoksa dışarıya mı? Buna karar verdikten sonra eğitime geçebiliriz. İki ayrı yer olduğuna göre iki de ayrı eğitim şekli bulunmaktadır. Eğitim metodunu anlatmaya geçmeden önce yavrunuzun tuvalet sorunlarını en aza indirgemek ve tuvalet gereksinimini düzene sokmak için kayda değer bazı bilgiler vermek isteriz. Köpekler yemeklerini yedikten sonra bağırsaklarında oluşan baskı gereği tuvalet yapma gereksinimi duyarlar bu bizim işimizi kolaylaştıracaktır çünkü yavrunun en azından en çok hangi periyotlarda tuvalet gereksinimi duyduğunu biliyoruz. Yapmamız gereken gerekli sıklıklarda düzenli vakit dilimlerinde yavruya mamasını vermek belirlediğimiz zaman periyotları dışında yavruya kesinlikle mama vermeyerek yavrunun tuvalet gereksinimlerini kontrol altına almaktır.     Ev İçi Tuvalet Eğitimi Yavru köpek ihtiyacı geldiği anda düşünmeden oranın neresi olduğunu umursamadan ihtiyacını giderecektir. Bu da evde hoş olmayan kötü bir koku oluşmasına neden olacaktır. Eğitime başlamadan önce eğer yavru ev içinde bir yere tuvaletini yapmış ise o bölge mutlaka hijyen sağlanacak şekilde temizlenmelidir, iyi temizlenmeyen...
Sizin Sevimli Kediniz Hangi Irktan?
Bilinen 30 çeşit kedi ırkı bulunmaktadır. Genel olarak karakterler birbirine benzese de bazı ufak ayrıntıları bilmeniz, yavru kedinizin seçiminde yararlı olacaktır. Günümüzde en popüler kedi ırkları İran, Siyam, Van, Ankara, British Shorthair, Scotish Fold, Himalaya, Egzotic Shorthair’dir. İran ırkı kediler sakinlikleri ile kendilerini belli ederler. Günü uyuyarak geçirmek onlar için bulunmaz nimettir. Himalaya benzer bir vücut yapısına sahip olmasına rağmen tüy renkleri ile İran kedisinden farklıdır. Karakteri de İran gibi sakindir. Bu iki ırkın en vazgeçilmez gereksinimi taranmadır. Günlük taramaları kesin olarak yapılmalıdır. Çünkü taranma gereksinimlerini tam olarak karşılayamazsanız tüyler birbirine karışarak açılması zor bir hal alacak, deri üzerini kapatarak hava almasını engel olacak ve deri problemlerine neden olacaktır. Siyam ırkı kediler oyuncu, aşırı meraklı ve atletizme yatkınlıkları ile tanınırlar. Evinizdeki en yüksek yerlere sorunsuzca çıkabilirler. Atalarının avcılık özelliklerini tümüyle taşımaktadırlar. Bunun için geceleri aktif haldedirler. Çünkü ataları geceleri avlanmakta...
Şubatta 10 Bin Öğretmen Atanacak
Milli Eğitim Bakanlığı, şubat ayında ataması yapılacak 10 bin öğretmen ile ilgili kontenjan dağılımını açıkladı. Bakanlık, en çok kadroyu sınıf öğretmenliği, İngilizce ve ilköğretim matematik bölümlerine ayırdı. Şubat ayında yapılacak atamalarda bin 50 sınıf öğretmeni, bin İngilizce ve 751 ilköğretim matematik öğretmeni atanacak. Başvurular için tüm alanlarda taban puan 50 olarak belirlendi. Başvurular, 29 Ocak-04 Şubat'ta kabul edilecek. Milli Eğitim Bakanlığı, 2014 yılı şubat ayında yapılacak 10 bin öğretmen ataması ile ilgili çalışmaları tamamladı. MEB İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü’nce bakanlığa bağlı eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacının karşılanmasına yönelik olarak İlk Atama, Açıktan ve Kurumlar Arası Yeniden Atama ve Millî Sporcuların Ataması kapsamında, 105 alanda 10 bin öğretmen ataması yapılacak. Öğretmenliğe başvuru ve atama işlemleri elektronik ortamda gerçekleştirilecek. Elektronik Başvuru Sayfası 'İlk Atama', 'Açıktan ve Kurumlar Arası Yeniden Atama' ve 'Milli Sporcuların Atanması' şeklinde ayrı ayrı düzenlendi. Adaylar, durumlarına uygun atama çeşidini seçmek suretiyle http://mebbis.meb.gov.tr ve http://ikgm.meb.gov.tr adreslerindeki Elektronik Başvuru Formu’nu kullanarak başvurularını yapacak. Türkçe, İlköğretim Matematik, Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji, Sosyal Bilgiler, Türk Dili ve Edebiyatı, Tarih, Coğrafya, Matematik (Lise), Fizik, Kimya, Biyoloji, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Yabancı Dil (Almanca, Fransızca, İngilizce) alanlarına başvuruda bulunacak adaylar atanacağı alanda KPSSP121 puan türünden taban puan ve üzerinde puan almış olmaları kaydıyla başvurabilecek. Diğer alanlara atanacaklar ise KPSSP10 puan türünde atanacağı alan için belirlenen taban puan ve üzerinde puan almış olmaları kaydıyla başvurabilecek. Adaylardan sağlık, askerlik ve adli sicil durumlarına ilişkin belge istenmeyecek. Öğretmenliğe atama başvurusunda bulunacaklar, Elektronik Başvuru Formu’na yansıtılacak olan eğitim kurumları arasından en fazla 25 (yirmi beş) eğitim kurumunu tercih edebilecek. Tercihler, aynı il ve/veya farklı illerde bulunan eğitim kurumları arasından istenilen öncelikte yapılabilecek. İlçe veya il milli eğitim müdürlüğünce başvuruları onaylanmadıkça adaylar tercih değişikliği yapabilecek. Başvuruda bulunan adayların atamaları, alanlar bazında 2013 KPSSP10 veya 2013 KPSS121 puanı üstünlüğü esasına göre tercihleri de dikkate alınmak suretiyle yapılacak. Başvurular için tüm alanlarda taban puan 50 olarak belirlendi. Başvurular, 29 Ocak- 04 Şubat'ta kabul edilecek. Atamalar ise 6-7 Şubat'ta yapılacak. Atanan öğretmenler göreve 10 Şubat'ta başlayacak. YASİN KILIÇ | ANKARA | CHA
Sorunlar ve Çözümler
Sorunlar ve Çözümler      Hayatımızda pek uzak olmadığımız iki kavram. Biz onlardan kaçmaya çalışsakta onlar bizi istediği yerde buluyor. Bir gölge gibi bizi takip edip, bir fısıltı gibi sürekli beynimizi kavururlar. Kiminin sorunlara vereceği güzel bir cevabı var, kimisinin çözümü muğlâktır. Soruna çözüm veya sorunların farkında olmak büyük bir erdemliktir. Bunun yanında yaşantısında hiçbir sorun olmadığı düşünende az değil. Böyle insanlar aslında sorunun kendisi olduğunun farkındadır. Ama düşünmek onlara zor gelmektedir. Bu tür insanlara genelde dilediği ne varsa yerine getirilmiştir. Bazen de tamamen vurdumduymaz bir şekilde etrafından olan bitene karşı duyarsızca yaşarlar. Bunlar için olayların bir anlamı yok, kendini geliştirme gibi bir amaçları da hiç yoktur.        Tarihte yer edinmiş insanlar olaylara karşı duyarları olup, sorunlara çözüm yaratan kişilerdir.Sorun, geniş bir kavramdır. Bu kavramı küçültüp kendi yaşantımızla sınırladığımızda daha kaliteli yaşantıya adım atmamıza vesile olur. Sorunlarımızı zamanı geldiğinde çözmeliyiz. Onları üst üste yığdığımızda, daha sonra altından çıkamayabiliriz! Sorun; yaşantımızda bizi rahatsız eden ve çözülünce mutlu olmamızı sağlayan bir süreçtir. Çözüm; bir problemin ihtiyaca cevap verebilecek bir şekilde analiz edilmesidir. Sorunlar genelde kişiden kişiye, yaşa, sosyal statüye, yaşanılan bölge, eğitim durumu vb. Etkenlere göre değişiklik göstermektedir. Öğrencilerle yaptığım gözlemlerde genelde aşağıda sıralı sorunları onları rahatsız etmektedir. Öğrencilerin yaşları küçüldükçe hayal güçleri daha geniş oldukları için yaratıcı ve hayalperest olurlar. Sorunlar Çözümler Çanta taşıma zorluğu, Hava kirliliği, Trafik kazaları, Okulda kantin sırasında yaşanan kargaşalar, Yatakların çok yer kaplaması ve yatak düzenleme zorluğu, Yürürken yorulma, Ranzadan düşme, Evlerin sabit olması, Okulda kalemliklerden kalem çalınması, Engellilerin okulda yaşayabileceği sıkıntılar, Yoldaki kazı ve çukurlar, Deprem, Ağaçların kesilmesi, Kızların okula gönderilmemesi, Elbise katlama, Yerlere atılan çöpler vb. Uyuya kalma sorunu Otobüste ayakta gitme Kendi kendini temizleyen tahta Uçan araba Her yönden mermi atan tank Katlanır ve her ihtiyaca cevap veren şemsiye. Klavyeli tahta. Kendi kendine yazan kalem Konuşan kitap Bilgisayarlı sıralar Karşındakinin ne düşündüğünü okuma Uçan insan Isınan ayakkabı ve mont         Daha neler neler...   Burada önemli sorunu düşünmek! Maalesef günümüzde bazı insanlar düşünmeyi bilmiyorlar.Her zaman hazıra kondukları için ki bu onların hatası değil tabi. Toplumca hep tüketmeyi öğrenmişiz.Üretim olmayınca düşünme ihtiyacı da duymuyorlar. Aileden başlayıp okul hayatına kadar ve daha sonrası için hep birileri onlar için düşünmüştür. Ne yazık ki bu yüzden de kesinlikle düşünmeyi bilmiyorlar. Bu nedenle de sorunlar karşısında hep tepkisizler nasıl, neden, niçin, kim için v.s soruları sormuyorlar. Hani ilkokulda başlarız (5N 1K )Neden, Niçin, Nasıl, Nerede, Ne Zaman ve Kim için bunlar hep havada kalmış sanırım. Ki bizim insanlarımızda düşünemiyorlar. Bu nedenle de ilk önce nasıl düşünmeleri gerektiğini anlatmakla işe başlamalıyız. Bunu başardığımızda potansiyeli harekete geçirmiş oluruz ki oda kendiliğinden başarıyı ortaya çıkaracaktır.           Sorun ve çözüm ikilemi yıllardır yaşantımızda hep vardır. Hayat devam ettikçe hep var olacaktır. Onlar var oldukça insanlar yeni buluşlara yelken açacak.  Sorunlara çözüm buldukça, daha mutlu bir yaşam sağlayacaktır. Sorunlarınızın çözümsüz kalmaması dileğiyle… Saygılarımla.... Yahya KARAKURT Teknoloji ve Tasarım Öğretmeni** Gelişen Beyin / Teknoloji Tasarım, Teknoloji ve Tasarım **Gelişimin adresi...
Hayal, Merak, Düşünceler
Hayal, Merak, Düşünceler ‘Hayat zorsa, ona inan ben daha zorum.’‘İnsan istemediği sürece asla yeteneği yoktur.’Yıllar önce izlediğim bir dizide bir şarkı söyleniyordu. O şarkı nedense beni duygusal olarak etkilerdi. ‘Oysa bir umutlu insanı yaşatan’ sözleriyle başlıyordu. Umut denince aklıma nedense hep o şarkı geliyor.   Umut aslında hep vardır. Hep içindeydi yaşantıların, hiç yok olmadı.  Yaşantımızda hayal, merak ve düşünceler vardır. Yaşam var oldukça bu üçü her zaman bizimle olacaktır. Hayal, merak ve düşünceler insana yön veren etmenlerden bazılarıdır. Yeter ki kullanmasını bilelim.  Hiçbir zaman bunlardan uzak durmayalım. Hayata olumlu yönden bakıp, düşüncelerimizi olumlu yapalım. Ama bazen ne istediğimizi bilemiyoruz. Günler hep aynı, monoton bir yaşam sürdürüyoruz. Durum böyle olunca sıkıntılar ortaya çıkıyor. Bu durumda insanı yaşatan nedense hep mutluluklardır.Umut aslında insanı ayakta tutan yaşama sevinci veren bir kıvılcımdır. Umut ışığını yitiren yaşamda bir tat almaz. Kap karanlık bir odada küçücük bir ışık ortama nasıl bir enerji getiriyorsa umutta insan için bir çıkıştır.  Işığın yandığı yerde umut yeşerir. Aslında bütün mesele olmak yada olmamaktır.Bilim ve teknolojinin gelişmesinin birinci aşaması hayallerdir. Hayal eden insan üretkendir. Hayaller insanda umudu tetikler.Tüm tasarımlar hayalle başlar.  İnsanlar düşüncelerini hayallere aktarır. Bazen bir rüyada bazen bir düşte...  Düşünce zihinde gerçeklesen anlık iletimlerdir.  Düşünceler genelde bir soruna çözüm olur. Eğer düşüncelerimizi bir kâğıda veya projeye aktaramazsak yok olup giderler.  İnsanlar bir ürünü tasarlarken ilk önce hayal eder. Devamında düşünceyi kâğıda aktarıp çizim yapar daha sonra tasarlar.Merak öğrenmenin bir adımıdır. İnsanlar bir konuyu merak eder ve daha sonra öğrenir. Sorunlara çözüm ya ihtiyaçtan ya da meraktan ortaya çıkar. Meraklarımız bize yol gösterir. Öğrenilmek istenilen ne varsa eğer iyiyse hayatı olumlu yönünde etkiler. Kişinin kendine geliştirmesine yardımcı olur. Düşünce genelde aklımıza gelen fikirlerdir.  Fikirlerimize sahip çıkıp yaşantımıza uygularsak geleceğe bırakacağımız bir eserimiz olur.Mademki bu dünyaya geldik bari arkanızda bıraktığız bir eserimiz olsun. Hayal merak ve düşünceler insan var olduğu sürece he zihinlerde yerini alacaktır. Hatta olara sahip çıkıp yaşantımızı uygularsak neden istediklerimiz gerçekleşmesin? Hayal dünyamızı kapılarını sonuna kadar açıp istediğimiz gibi düşünüp hayal kurabilirsiniz? Hayal kurmak için istediğiniz kadar malzemeden çalabilirsiniz!Meraklar öğrenme yeteneğimizi geliştirip düşüncelerimiz hayatta bir adım önde olmanıza vesile olur. Şimdi sizlere hayal meral ve düşüncelerinizle baş başa bırakıyorum hadi ne düşünüyorsunuz! Hayal et, tasarla, uygula. Hayallerinizin peşinden koşun!Yahya KARAKURT / Teknoloji ve Tasarım Öğretmeni
Reklam
Nedir Bu Hedefsizlik?
Nedir Bu Hedefsizlik?  Hedef deyince genelde soyut bir kavram akla gelir. Uzun vadede soyut gözükse de zamanla somut hale gelmektedir. Hedef vizyonu olan ve belli bir misyona sahip insanların gündeminde hiç eksik olmaz.Hedef; belli bir amaca varmak için planlanan nihai sonuca ulaşma çabalarıdır. Hedef denince genelde Montaigne’in sözü aklıma gelir.’’Hedefi olmayan gemiye hiç bir rüzgâr yardımcı olamaz.’’Burada aslında insanın bir hedefi olması gerektiği vurgulanmaktadır. Hedefi olmayan insanların rastgele bir yaşam tarzları olur. Bir benzetme yapacak olursak, sonbaharda rüzgârın yaprakları sürüklediği gibi, hedefsiz insanların da nereye gideceği belli değildir.  Rüzgar onları güzel bir yere götürürse şanslıdır. Yanlış bir yere götürme ihtimalide unutulmamalıdır.       Gözlem bazen bilgiye ulaşmamıza yardımcı olur. İyi bir gözlem yapan insan sorunların kaynağını bulur. Sorunlar aslında bazen çözümü içinde barındırır. Yeter ki isteyelim.                    Başarı kendiliğinden gelmez. Hiçbir başarı tesadüf değildir. Başarmak için planlı olmak gerekir.                      Yaptığım gözlemlerde hedefsiz birçok insan görmekteyim. Zamanın değerli olduğunu unutup boş yere vakitlerini geçirmektedirler. Mantıklı düşünen bir insan sorumluluklarının farkında olur.  Sorumluluk sahibi insanlar kendini geliştirmek için çaba sarf ederler. Ne yazık ki toplumumuzda amaçsız insan sayısı çoktur. Aynı şekilde olumlu gözükse de gelecekle ilgili hiçbir hedefi olmayan öğrencilerde var. Bu öğrenciler ne bir kitap okur, ne de bir sorumluluğunu yerine getirir.                       Planlı İnsan Neler Yapar?1.      Geleceğe dair hayaller kurar.2.      Kendini geliştirmek için kitap okur, araştırma yapar.3.      Vizyonu ve misyonu olur.4.      Bir plan dâhilinde çalışır.5.      Gerektiği yerde nasıl davranacağını bilir.6.      Esnek olur ama çalışmasını zamanında yapar.7.      Yazma yeteneğini geliştirmek için günlük tutar yâda öyküler yazar.8.      Zaman planlaması yapar.9.      Ailesi ve çevresindeki insanlarla kaliteli zaman geçirir.1    Boş vakitlerini iyi değerlendirir.        Yapılması gerekeni ertelemez.     Bilgisayarda ve televizyonda geçireceği zamanı dengeli ayarlar.           Hedefin birinci ayağı hayal kurmaktır. Kurulan bir hayalin gerçekleşme ihtimali olmasa bile insanı hayata bağlar. Sorumluluk bilinci ve  amacı gerçekleştirme duygularının oluşmasına vesile olur. Hayaldan  hedefe süresince çalışmalar zaman alır. Ama neticede istediğini elde eden insan mutlu olur.               Mutlu olmak, geleceğe güvenle bakmak için hayal ve hedeflerimizin eksilmemesi dileğiyle…Sevgilerimle...Sevgilerimle…Yahya KARAKURT- Eğitmen
Üniversite Final Sınavlarındaki 10 Değişik Öğrenci Tipi
Bariz bir şekilde çalışmamışlardır.Muhtemelen 1 gece evvel arkadaşlarının öğrenci evinde 'sınava çalışacağız' ayağına sabaha kadar dizi/film izleyip uykusuz kalmışlardır.Yüzlerindeki umursamaz ve bitkin ifadeden de bunu rahatlıkla anlayabilirsiniz
Reklam
Yaşayan En Büyük Panayır: Pavli Panayırı
Eylül ayı yaklaşırken heyecan başlar Pehlivanköy’ de. Pavli panayırı 1910 yılından beri Panayır geleneğini aksatmaksızın sürdürüyor. Çatalca ve Pavli panayırları Trakya’daki son iki panayır. Pavli Pehlivanköy’ün eski adı. Pavli demeyi tercih eder eskiler… Ama Pavli deyince panayır gelir akla… Bu renkli panayırı  elimden geldiğince fotoğraflamaya çalıştım.. Aslı Bağdadioğlu’nun sesinden Pavli Panayırı
'Sünni, Alevi ile Evlenip Çocuk Yaparsa Ölür'
Amasya'da Mehmet Paşa Ortaokulu'nda din öğretmeni olan Arslan'ın derste 'Bir Sünni, Alevi ile evlenirse yüz kırk kırbaç cezası ile cezalandırılır, çocuk yaparsa ölür' dediği ileri sürüldü. Veliler suç duyurusunda bulundu. Cumhuriyet gazetesinden Mehmet Menekşe'nin haberine göre, Amasya’nın Gümüşhacıköy ilçesi Mehmet Paşa Ortaokulu’nda din dersi öğretmeni Abdussamet Arslan derste, “Bir Sünni Alevi ile evlenirse yüz kırk kırbaç cezası ile cezalandırılır, çocuk yaparsa ölür”, “Kurtuluş Savaşı’na yardım eden bayanların başı kapalı olduğu için biz bu savaşı kazandık, bugün olsa kazanamayız”, “Bugün eteğini kısaltan yarın lisede en değerli şeyini kaybeder” şeklinde sözler söyledi. Velilerin şikâyeti üzerine soruşturma başlatılırken, okul müdürü Yakup Doluer olayın abartıldığını ileri sürerek, “Ben ne soruşturma açtım ne de inceleme başlattım. Öğretmen masum, bir suçu yok. Bu olayın üzerine gidersek diğer öğretmenler de artık ders anlatırken ağzından bir şey kaçırmamak için rahatsız olacak. Bütün toplumu kucaklayıp, kazanmamız lazım” diye konuştu. Din dersi öğretmeni Abdussamet Arslan’ın açıklamalarıyla ilgili olarak okul yönetimi ve ilçe milli eğitim müdürlüğüne suç duyurusunda bulunan öğrenci velisi Ulaş Söylemez şunları, “O öğretmen, şortla gezmenin günah olduğunu söylüyor. Bir kız öğrencinin eteğine dokunarak katlayıp katlamadığını kontrol ederek ‘Siz şimdi eteğinizi böyle kısaltıyorsunuz, liseye gidince de en değerli şeyinizi kaybediyorsunuz’ diye konuşuyor. Erkek öğrencilere anne ve kız kardeşlerinin başlarını kapatmaları için telkinlerde bulunuyor. Alevi ile Sünni evliliklerinin günah olduğunu savunuyor. Öğretmenin bu tutumu çocuklarımızın psikolojini bozdu. Öğrenci velileri olarak öğretmen hakkındaki şikâyetimizi gidebildiği yere kadar götüreceğiz” dedi. 'BU NE BİÇİM ZİHNİYET' “Bu ne biçim öğretmen, bu ne biçim zihniyet?” ifadesini kullanan öğrenci velilerinden Sebiha Yürekli de şöyle konuştu: “Bir Sünni'nin bir Alevi ile evlenmesi durumunda 140 kırbaçla cezalandırılması gerektiğini nasıl söyler? Şoktayız ve ne diyeceğimizi bilmiyoruz. Bu öğretmen Türkiye’nin getirildiği durumdan cesaret alıyor. Her şeyimize karışıyorlar. Okul müdürü Yakup Doluer’e şikâyet ediyoruz o olayı kapatmaya çalışıyor ve ‘İşi tatlıya bağlayalım, büyütmeyelim’ diyor. Bu öğretmeni buradan alıp başka bir okula verdiklerinde de orada bu işlere devam edecek. Bu zihniyet değişmeli. Biz veliler olarak bu işin peşini bırakmayacağız.” EĞİTİM-SEN: ÜZERİ KAPATILMAK İSTENİYOR Gümüşhacıköy’de geçen yıllarda da bu tür olaylar yaşandığını, bu gibi insanların ceza almak yerine ödüllendirildiğini söyleyen Eğitim-Sen Gümüşhacıköy Şube Temsilcisi Emrah Parlak ise şu görüşleri kaydetti: “Gümüşhacıköy’de cinsiyet ve mezhep ayrımcılığını nedense son yıllarda sık sık yaşamaya başladık. Şimdi de Mehmet Paşa Ortaokulu’nda din dersi öğretmeni kız öğrencilere kapanması için baskı yapıyor, etek boylarını ölçüyor, etek boyu kısa olanın en değerli şeyini kaybedeceğini, Sünni birinin Alevi ile evlendiğinde 140 kırbaç vurulacağını söylüyor. Bu öğretmen bunları söylemek için cesareti yöneticilerden alıyor. Birçok veli ile görüştük ve olayın doğru olduğunu tespit ettik. Bu olaydan okul müdürünün de ilçe milli eğitim müdürünün de haberi olduğunu öğrendik ancak nedense üzerine gidilip de ilgililerden hesap sorma yerine bu olayı kapatmaya çalıştıklarını tespit ettik. Demokratik, laik bir ülkede eğitim camiasında bir öğretmen bunu konuşabiliyorsa burada yönetim boşluğu var demektir. Biz Eğitim-Sen temsilciliği olarak bunun takipçisi olacağız.” OKUL MÜDÜRÜ: ABARTILDI “Bunların hepsi duyum. Din dersinde, din gereği uzun eteğin giyilmesi gerektiği, eteklerin çok kısa olmaması gerektiği üzerinde konuşulmuş. Önce çok afaki şeyler duyar gibi olduk, sonra o öğrencileri çağırdık, anlatmalarını istedik” diyen Mehmet Paşa Ortaokulu Müdürü Yakup Doluer ise sözlerini şöyle sürdürdü: “Öğrenciler bana ‘Hocam biz bu konuyu evde yorumlayarak konuştuk da öyle anlaşıldı, olay bizim yorumladığımız gibi değil’ dediler. Bu ifadeleri ilçe milli eğitim müdürlüğüne gönderdik. Öğretmen masum, bir suçu yok. Bu olayın üzerine gidersek diğer öğretmenler de artık ders anlatırken ağzından bir şey kaçırmamak için rahatsız olacak. Velilere, öğretmenin artık bu konulara girmeyeceği konusunda garanti verdim. Hocamızı çağırdım ve müfredatta ne varsa onu anlatmasını, Allah ile kul arasına girmemesini söyledim. Ben ne soruşturma açtım ne de inceleme başlattım. Şikâyet üzerine öğrencilerin ifadelerini alıp ilçe milli eğitim müdürlüğüne verdim. Bütün toplumu kucaklayıp, kazanmamız lazım.” Radikal