onedio
Dünyanın En İyi Eğitim Sistemi Hangi Ülkelerde?
Dünya ölçeğinde eğitim çözümleri geliştiren Pearson eğitim şirketi, küresel eğitim durumunu gösteren bir rapor yayınladı. Raporda aralarında Türkiye'nin de olduğu 40 ülke yer aldı. İşte dünyanın en iyi eğitim sistemine sahip ülkeler ve Türkiye'nin sıralaması..20-İsviçre 19- Çek Cumhuriyeti 18- Belçika17- İsrail16- Yeni Zelanda15- Avustralya14- ABD13- Rusya12- Almanya11- Danimarka10-Polonya9- İrlanda8- Hollanda7- Kanada6- İngiltere5- Finlandiya4- Hong Kong3- Singapur2- Japonya1- Güney KoreVe 34. sırada TürkiyeCNN Türk
2 Milyon Yıllık Mamut Fosili Bulundu
Samsun'un Ladik ilçesinde eski bir maden ocağında bulunan fosillerin, yapılan inceleme sonucu 2 milyon yıl önce yaşamış bir mamuta ait olduğu belirlendi.Fosilleri inceleyen #Bilim adamları ve MTA Tabiat Tarihi Müzesi Paleontoloji Birim Yöneticileri fosillerin Akdeniz Mamutu'na ait olduğunu tespit etti. Ladik'in geçmişte erken #Pleistosen döneminde yaklaşık 2 milyon yıl önce mamut ve atlar için uygun bir iklim ve bitki örtüsüne sahip olduğu da tespit edildi. Ayrıca bu fosiller ile gelecekte bu bölgede daha ayrıntılı çalışma yapılması durumunda önemli fosillerin elde edilebileceği belirtildi.
Kaymakam Adayına KPSS Yok
Kaymakam adayları artık ''Kamu Personel Seçme Sınavı''na (KPSS) girmeyecek.Resmi Gazetede bugün yayınlanan kararla kaymakam adaylığı için KPSS'ye girmek gerekmeyecek.Kaymakam adalarının, Kamu Personel Seçme Sınavı'na (KPSS) girme şartı kaldırıldı. Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayınlanan karar göre, 18/3/2002 tarihli ve 2002/3975 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmeliğin 3. maddesine, “Askeri Adalet Teftiş Kurulları” ibaresinden sonra gelmek üzere “kaymakam adayları” ibaresi eklendi.Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmeliğin 3. maddesine göre, Adalet Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı ile İçişleri ve Dışişleri bakanlıklarının Bakanlık Teftiş Kurulları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Askeri Adalet Teftiş Kurulları ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun değişik 1 inci maddesinin üçüncü fıkrasında sayılanlar ile Devlet senfoni orkestraları ve Devlet Klasik Türk Müziği Korosu sanatçıları KPSS kapsamı dışındaydı.KPSS'DEN 80 ALAN BAŞVURABİLİYORDUİçişleri Bakanlığı Ağustos ayında yaptığı ve 60 adayın alınacağını ilan ettiği son duyurusunda, Kaymakamlık sınavına girilebilmesi için KPSS'den en az 80 puan alma şartı aramıştı. Eylül ayında yapılan son sınava da bu şartı taşıyan adaylar başvurmuştu.Türkiye
Erdoğan: 'Ekmek Almaya Gitti' Diyorlar, Yalan...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bezmialem Vakıf Üniversitesi 2014- 2015 Akademik Yıl Açılış Töreni'ne katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada Berkin Elvan'a yönelik açıklamalarda bulundu ve 'Ekmek almaya gitti dediler. Yalan.. Ne ekmek alması. Sapanlarla maskelerle resmi var.' dedi. BM Genel Sekreteri Ban'ın verdiği yemekte Sisi ile aynı masaya oturmamasıyla ilgili ise 'Geçen BM genel kurulunda Sisi'yi bizim masaya oturtacaklardı. Ben dedim bu yemeğe katılmam. Çünkü o adama meşruiyet kazandıracak kadar meşruiyetini kaybetmiş bir lider değilim. Benim sandalyem orada boş kaldı. Bizim izzetimiz onurumuz var' açıklamasını yaptı.ERDOĞAN'IN KONUŞMASINDAN SATIRBAŞLARI:Bezmialem farkını ortaya koymaya başladı. Bu sene 2 bin öğrencisiyle önemli işlere imza atıyor. Bezmialem'in dev bir kampüs haline gelmesi tıp alanında çok değerli araştırmalar yapılacak.'EĞİTİME BÜYÜK KATKI SAĞLADIK'İktidara geldiğimizden beri eğitime büyük katkı sağladık. Eksiklerimiz fazla. 12 yıl öncesini düşünün. Bugüne bakmayın. Vakıf Gureba'nın öğrencilik yıllarımdaki halini bilirim. Nereden nereye? Yarınlar daha iyi olacak. Türkiye'nin her yerinde okul açtık. Eğitimi fiziki olarak engelleri ortadan kaldırdık.'DOKTORLAR KONUSUNDA AÇIĞIMIZ VAR'Ben 75 kişilik sınıflarda okudum. Şimdi 30 kişilik sınıflar var. Maddi imkansızlıkları kaldırdık. Çocuklarını okutan ailelere maddi destek sağladık. 175 üniversite var. Akademisyeniniz var mı? dediler. O da olacak dedik. Hocalarımız yetiştirecek biz de onları istihdam edeceğiz. Üniversitelerimiz bir yarış halinde olmalı. Tıp'ta açığımız var mı? Var! Gelin Sağlık Bilimleri Üniversite'sini kuralım. İlk adımı Bezmialem'le attık. Şimdi Sağlık Bilimleri Üniversitesi kuruluyor. Doktor konusunda açığımız var.'GEÇEN SİSİ'Yİ BİZİM MASAYA OTURTACAKLARDI'Geçen BM genel kurulunda Sisi'yi bizim masaya oturtacaklardı. Ben dedim bu yemeğe katılmam. Çünkü o adama meşruiyet kazandıracak kadar meşruiyetini kaybetmiş bir lider değilim. Benim sandalyem orada boş kaldı. Bizim izzetimiz onurumuz var. Ben haktan yanayım.'NE EKMEK ALMASI'Gezi'de hayatını kaybeden bir çocuğu reklam malzemesi yaptılar. Ekmek almaya gitti dediler. Yalan.. Ne ekmek alması. Sapanlarla maskelerle resmi var. Bunun için kıyamet koparanlar Diyarbakır'da vahşice öldürülen Yasin'le ilgili konuyu asla gündeme getirmediler. Yasin Börü ve arkadaşlarını görmediler. Niye? Çünkü Yasin Börü inancını yaşayan bir delikanlıydı. Yani bu anlayışı anlamak mümkün değil.'İÇERİDE 100 TANE GAZETECİ FALAN YOK'Batı medyasında Türkiye'ye karşı yalan haberlerle örülmüş bir psikolojik savaş var. İçeride 100 tane gazeteci falan yok. İçerdeki gazeteci sayısı 7'dir. Bunlar terörist. Gazeteci kimliği olan terörist. Öbürü kaçak silahla yakalanmış. Kimisi asker öldürmüş, kimisi banka soymuş. Bunlar gazeteci kimliğiyle bunları yapmış.'HENDEK ATLATTILAR BUNLAR BİZE YA!'Türkiye içinden de bir takım siyasiler ve bir takım medya bu algı operasyonunun değirmenine su taşıyor. ABD'de Türkiye'yi sürekli imam hatip okulları açıyor, yasaklama yapıyor diye iftira atan ihanet yapan zavallı hainler var. Niye Tayyip Erdoğan imam hatip mezunu... Ben hem imam hatip hem Eyüp Lisesi mezunuyum. Niye çünkü almadınız... Hendek atlattılar bize bunlar ya. Yapmadıları kalmadı ki. Aynı şeyi yavrularımıza da yaptılar. Katsayı dediler. Bu zulümler bu ülkede yaşandı. Ama şimdi hamdolsun serbestçe herkes yarışa giriyor.Bizim için DEAŞ'a destek veriyor dediler.Amerika laf dinlemedi uçaklarla silah attı. Bir kısmı DEAŞ'ın eline geçti.haberler.com
Yurtdışında MBA Yapacakların Bilip Hazmetmesi Gereken 13 Mutlak Şey
Hocanızın önerisi, ailenizin desteği ve arkadaşlarınızın gazıyla yurt dışında MBA yapmaya karar verdiniz. Hocanızın “ders notlarını da götür”, annenizin “evladım yanına kalın bir şeyler al”, kankanızın da “şu gece kulübü fenaymış, şu bar iyiymiş” tarzı önerilerini bir kenara bırakın. Size öyle bir liste hazırladık ki acil durumda camı kırıp alacağınız denli hayat kurtarıcı nitelikte. MBA yapmadan önce bilgilenin, öğrendiklerinizi adım adım - “acele etmeden ama çabuk çabuk”- uygulayın.
Reklam
Endüstri Meslek Lisesinde Okuyanların Bildiği 15 Şey!
etiket
Herkesin bildiği gibi ülkemizde gerek iyi gerek kötü olarak bilinen meslek liseleri her yıl binlerce gencimize eğitim için kucağını açıyor.  Şu sıralarda önü açık olarak nitelendirilen meslek liselerinde özellikle 'endüstri meslek' liselerinde durum hiçte dışarıdan göründüğü gibi değil.  Fazla uzatmak istemem çünkü bende meslek liseli 'çıkışlı' biriyim biliyorum ki bu satırları hiç bir meslek liseli kardeşimiz okumayacak, bana güvenin.  Diğer öğrenciler için ise biraz kısa anlatımda bulunayım.    Normal bir lisede sınıflarda kız ve erkek sayısı orantılıdır, belki kız sayısı fazladır. Meslek liselerinde ise öğrenciler parfüm kokusunu iki yüz metre uzaktan almaktadır ki bu durumu açıklıyor sanırsam. Gerek kız olmadığından, gerek erkek ortamından değişim sağlanıyor bu okulda. Değişim! Güzel bir sözcük, ta ki iyi ise. Şimdi sırayla bakalım...
Okul Öncesi Eğitim: Çocukların Geleceğe Büyük Adımı
Grup çalışması, arkadaşlar ile iyi bir iletişim, sosyallik bir çocuğun 0-6 yaş arasında kazanabileceği noktalardır. Özellikle bireyselliği yaşayan bir çocuk için, ileride insanlarla iletişim problemi ortaya çıkmaması adına okul öncesi eğitimlerde kazanacağı arkadaşlıklar, iyi ilişkiler, sosyallik ve takım çalışması önemli olacaktır. Dünyada birçok ülkede yaygın olan bir konu olan okul öncesi eğitim, Türkiye'de de 0-6 yaş arası çocuklar için önemini korumaktadır. Okul öncesi eğitimde nasıl bir bakış açısı kazandırılıyor?Küçük yaştan itibaren, fizyolojik ve mental gelişime katkı sağlayan okul öncesi eğitim, birçok çocuk için gelişim ve karakter oturması anlamında ciddi öneme sahiptir. Bu anlamda siz de, çevrenizdeki örneklerden de yola çıkarak çocuğunuz için okul öncesi eğitim seçeneğini önemsemelisiniz.
Reklam
Bakanlık Müsteşarı Açıkladı: Konsolosluklara Gönderilen Tebeşir Tozuymuş...
Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Eyüp Gümüş, Ebola ve mers virüsü ve konsolosluklara gönderilen tozla ilgili açıklamalarda bulundu.Gümüş, şu ana kadar Hatay'da Suudi Arabistan'da çalışan bir kişinin mers virüsü sebebiyle yaşamını yitirdiğini söyledi.Cuma günü İstanbul'daki ABD konsolosluğu başta olmak üzere bazı konsolosluklara zarf içerisinde gönderilen tozla ilgili de Gümüş, üst düzey laboratuarlarda yapılan incelemelerde söz konusu maddelerde biyolojik silah tabiri olarak kullanılabilecek bir toksine rastlanmadığını ifade etti. Yapılan incelemelerde söz konusu tozların tebeşir tozu olarak kendilerine rapor edildiği bilgisini veren Gümüş, 'Herhangi bir risk yoktur' dedi.Gümüş, toza maruz kalanların Bakırköy Sadi Konukoğlu Hastanesi'nde gözetim altında tutuldukları ve dün de taburcu edildiklerini belirtti. Gümüş, Macaristan Konsolosluğu'nda çalışan 6 kişinin ise bugün taburcu edilebileceklerini ifade etti.Cumhuriyet
Reklam
Arınç: 'Üniversite Sayısını 180'e Çıkardık'
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nin yeni akademik yılı açılış törenine katılan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 2012’de 76 olan üniversite sayısını 2014 itibariyle 180’e yükselttiklerini söyledi.Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nin 2014-2015 akademik yılı açılış töreni, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın katılımıyla gerçekleşti. Haliç Kampüsü’ndeki törene Arınç’ın yanı sıra Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı İsmail Gerçek ve Rektörü Prof. Dr. Musa Duman, Bezmialem Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Tüzgen, Biruni Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Yüksel, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Hukuk Fakültesi öğrencisi Emine Nur Çakır yaptığı konuşmada, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nin ilk öğrencilerinden olmaktan dolayı yaşadığı mutluluğu dile getirdi.“HER ŞEHRE ÜNİVERSİTE”İstanbul’un gerçek sahibi ve asıl komutanı Fatih Sultan Mehmet’in adını taşıyan bir üniversitenin kurulmasının önemine vurgu yapan Başbakan Yardımcısı Arınç, üniversite sayısını 12 yılda 180’e çıkardıklarını belirtti. Türkiye’nin hemen hemen her ilinde devlet üniversitesi olduğunun altını çizen Arınç, “Bu üniversitenin kuruluş kanunu için hepimiz gayret sarf ettik. 180 civarında üniversitemiz var. Bunların yüz civarındaki devlet üniversitesidir. İstanbul’un gerçek sahibi ve asıl komutanı Fatih Sultan Mehmet’in adını taşıyan bir üniversite kurulması ve onun öğrencisi olmak çok önemli. 12 yıllık hükümet dönemimizde hizmet çıtasının ne kadar yükseldiğini görebiliyorum. İşimizin de ne kadar zorlaştığının farkındayım. 2002’de üniversite sayısı 76 idi. Bu gün bunun üzerine 110 üniversite koyduk. Türkiye’nin hemen hemen her ilinde devlet üniversitesi var” diye konuştu.Türkiye’deki üniversiteleri ve öğrencileri ‘servet’ olarak nitelendiren ve nüfusun yüzde 50’sinin 30 yaşın altında olduğunu belirten Arınç, “Nüfusumuz oldukça genç. 30 yaşın altındaki gençlerin 16 milyonu ilk ve ortaokul yaşında. İlk ve orta öğretimde 457 bini son 12 yılda göreve başlayan 857 bin öğretmenimiz var. 5 milyonu aşkın üniversite öğrencisinin bulunduğu Türkiye’de dinamik bir neslin eğitim aldığı bir evre yaşıyoruz. Bu durumda yapacağımız tek şey eğitimin nitelikli olmasıdır. Üniversite ve öğrenci servetimizi iyi kullanırsak ülkemiz ve geleceğimiz için çok hayırlı bir iş yaparız” ifadelerini kullandı.“ÜNİVERSİTELERDE ÖZGÜRLÜK OLMALI”Kendi kızının öğrenciliği döneminde başörtüsü yüzünden yaşadığı sıkıntıları anlatan Arınç, “Kızım üniversitenin birinci yılında başını örttü ve ikinci yılda okulun kapıları önünde duvar oldu. Kadınların kendi kıyafetlerini belirlemelerine saygı duymak gerekir. Dünyada yapılacak en büyük terbiyesizlik kadınları başı açık ya da kapalı olarak kategorize etmek. Üniversitelerde geçmişten bu yana özgürlük olmalıydı. Artık Türkiye bu özgürlüklerin tadını aldı ve eski dönemleri anmak bile istemiyor” dedi.Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nin Vakıflar Genel Müdürlüğü için sahip olduğu öneme vurgu yapan Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem ise, “2010 yılında Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ve Bezmialem Vakıf Üniversitesi’nin öğretim hayatına katkı vermesini sağlamak noktasında öncekinden çok çaba sarf ettik. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün her iki üniversitenin kurulduğu günden bu güne önemli gayretleri oldu” şeklinde konuştu.“ULUSLARARASI TANINIRLIĞA ULAŞTIK”Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı İsmail Gerçek de konuşmasında, üniversitelerin ülke nüfusunun eğitilmesi, yetiştirilmesi ve insanlık adına yararlı bireyler olmasına katkı sağlayan araştırma ve geliştirme faaliyetleriyle ülkenin bilgi toplumu olmasına ve gelişmesine lokomotiflik eden kurumlar olduğunu söyledi. Genç nüfusun ülkenin geleceğinin teminatı olduğunu vurgulayan Gerçek, “2010 yılında başta Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı olmak üzere 5 mazbut vakıf adına Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından kurulan üniversitemiz çok genç ve yenidir. Ayrıca 6 yerleşke, 6 fakülte, 5 enstitü, 2 yüksekokul ve 5 araştırma merkezine ulaşmış, yüzde 90’nın üzerinde doluluğa sahip ve gençlerimiz tarafından tercih edilen bir üniversite haline gelmiştir. 30’dan fazla ülkeden öğrenciye sahip olmamız da üniversitemizin uluslararası bir tanınırlığa ulaştığının önemli bir göstergesidir” dedi.ÖĞRENCİ SAYISI 4 BİNE ULAŞTIÖğrenci sayılarının 4 bine ulaştığını söyleyen Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Duman, “Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün kurduğu bu güzel ve nezih mekânda sevincimizi paylaşmak için yurt içinden ve dışından gelen misafirlerimizle güzel bir gün yaşıyoruz. Üniversitemiz, eğitim ve öğretim programlarını Bologna Süreci’ne uydurarak, 4 yıl içerisinde önemli bir yere geldi. Vakıf üniversiteleri arasında tercih edilebilirlik açısından onuncu sıradayız, bu da bize mutluluk ve güven veriyor. Öğrencilerimizin büyük çoğunluğu tercihlerinin beşinci sırasında bizi tercih ediyor. Bu da bize üniversite olarak yükseköğretim camiasındaki yerimizin önemli bir kanıtı” diye konuştu.İHA
Öğrencilere 'Sözleşme' Gelecek, Uymayan Okuldan Atılacak
Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeni bir düzenlemesi, ‘haylaz’ öğrencilere önce uyarı, sonra öğretmenle sözleşme imzalama gibi yeni uygulamalar getiriyor.‘Ergenlik’ dikkate alınacakVatan’ın haberine göre, Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nde değişiklik yapıldı. Buna göre ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında ergenlik dönemindeki gençlerin olumsuz davranışları, öğrencilerin gelişim dönemleri dikkate alınarak değerlendirecek.Bilinçlendirme ile düzeltilebilecek davranışlar için belirli bir ‘uyarma‘ süreci uygulanacak. İlk önce sözlü uyarılan öğrenciler, ‘haylazlığa’ devam ediyorsa ‘öğretmenle sözleşme’ imzalayacak. Eğer hala devam ediyorsa, son aşamada veli ile görüşme yapılacak.Velisinin gelmemesi halinde bir dosya hazırlanacak ve öğrencinin okuldan gönderilmesine kadar giden süreç başlayacak.Haber Artı Bir
Bilgisayarlar Öğrenme Biçimini Değiştiriyor mu?
Teknoloji, öğrenme ve düşünme biçimimizi geliştirebilir mi? Google yetkilisi yeni bir eğitim çağına girdiğimiz görüşünde.“Bu keşfiniz öğrenen kişide unutkanlığa neden olacak; çünkü hafızalarını kullanma ihtiyacı duymayacaklar,” diyerek yeni bir teknolojiye yönelik bir kaygıyı ifade ediyordu bir yorumcu. “İnsanlar birçok şeyin dinleyicisi olacak, ama bir şey öğrenmeyecek; bilgeymiş gibi görünecekler ama bir şey bilmeyecekler.”Socrates bu sözleri bir Mısır kralının ağzından aktarıyordu. Söz konusu teknoloji ise Yazı idi.İki bin yıl sonra bugün teknoloji değişmiş durumda ama benzer diyaloglara tanık oluyoruz hala. Facebook, akıllı telefon, video oyunları… Hepsinin zararlarından söz ediliyor: Konsantrasyonumuzu bozuyor, dersleri olumsuz etkiliyor, vb.Bilgi teknolojisinin günlük davranışlarımız üzerindeki olumsuz etkileri konusunda şüphe yok; ancak bilgisayarların beynimize zarar verdiğine dair veri de yok. Aslında belki de bizi daha akıllı kılıyor.Teknolojinin zihni geliştirme potansiyeli, 21 Ekim’de New York’ta düzenlenen Dünyayı Değiştiren Fikirler Zirvesi ’nde Google araştırma bölümü başkan yardımcısı Alfred Spector’un konuşma konusuydu. Basit bazı uygulama programlarının bile düşünme ve öğrenme biçimimize katkıda bulunacağını vurguluyordu Spector. “Bugünkü bilgi teknolojisi benim gençlik yıllarımdakinden kat kat ilerde ve bunun eğitimi de etkileyeceğine inanıyorum,” diyordu.Heveslileri açısından teknoloji devrimi başladı bile. Son yıllarda öğrenmeyi kolaylaştıran uygulama programlarının sayısında büyük artış oldu. Oyun yoluyla yabancı dil öğreten Duolingo adlı uygulamayı bugün 40 milyon kişi kullanıyor. Beynin öğrenme ve unutma biçimine dair bilgimiz arttıkça Memrise ve Cerego gibi yabancı dil dahil birçok konuda kullanılan bu tür programlar da yaygınlaşıyor.Spector, üç önemli ilke temel alındığı sürece çok daha büyük gelişmelerin ufukta olduğuna inanıyor. Spector ilk olarak, öğrencinin düşünme ve öğrenme biçimine uyarlanmış bir öğretim metodunun öneminden söz ediyor. Bu metodu kullanan özel öğretmenden ders alan ortalama bir öğrencinin başarı durumunda büyük bir gelişme kaydedildiğini gösteren araştırmalara dikkat çekiyor. “Özel öğretmenin yerine teknolojinin geçtiğini düşünelim; böylece eğitimde başarı oranının hızla yükselmesi mümkün olacaktır.”Memrise ve Cerego adlı programlar, bilgiyi hatırlama ve unutma biçimini takip ederek bu stratejiyi belli oranda kullanıyor. Fakat zamanla çok daha gelişkin programlar üretilebilir ve bir zamanlar sadece zengin çocuklarının yararlandığı eğitim olanakları çok daha geniş kitlelere açılabilir.Spector ayrıca video oyunları tasarımcılarının, çalışma ve öğrenmeyi sıkıcı olmaktan çıkarma yollarını çoktan keşfettiklerini söylüyor. “İnsanlar saatlerce video oyunları oynuyor, bu özellik eğitimde kullanılabilir,” diyor Spector. New York’taki Rochester Üniversitesi’nden Daphne Bavelier, ilgi çekmenin yanı sıra, dikkati yoğunlaştırma yoluyla üç boyutlu ortamların da “algısal öğrenmeyi” kolaylaştırdığını belirtiyor. Bu hafıza müzik enstrümanı veya yabancı dil öğrenmede kullanılıyor ve normalde çocukluk döneminin ardından kapanıyor.Spector son olarak da öğrenciler arasında etkileşimi arttırmak üzere sosyal ağların kullanılabileceğini belirtiyor. “Fakültede öğrendiğim kadar öğrenci arkadaşlarımdan da öğrendim,” diyor Spector. Gerçekten de Memrise gibi programların popülaritesi biraz da bilgi paylaşımına olanak tanımasından kaynaklanıyor.Spector bütün bunların bugün hayali gibi gelebileceğini, ama bunları yapacak teknolojinin var olduğunu, sadece biraz daha cazip hale getirilmeleri gerektiğini söylüyor.Spector bu tür programların toplumda köklü değişiklikler getireceğine, hatta okulların bile belki ortadan kalkacağına inanıyor. Belki de üniversitede geçirilecek süre kısaltılacak, uzaktan eğitim yöntemleri devreye girecek, ya da öğrenciler hangi dersleri görecekleri konusunda daha çok söz sahibi olabilecektir.Fakat Spector da fazla çaba göstermeden öğrenmenin şimdi farkında olmadığımız ve beklenmedik olumsuzlukları da olabileceğini kabul ediyor.Konferanstaki başka bir konuşmacının ifade ettiği gibi “İnternet dünyayı düzleştirdi… İstediğimiz her şeyi öğrenme olanağı tanıdı. Bugün akıllı telefonu olan bir genç, on yıllar önce devlet başkanlarının bildiğinden daha fazlasını biliyor.”David Robson BBC Future
Reklam
Maliye Bakanlığı Gelir Uzmanlığı Alımlarını 'Sözlü Sınav' ile Yapacak
Maliye Bakanlığı, yeni vergi uzmanlarını sözlü sınav yaparak seçecek...Maliye Bakanlığı bu kez de, personel alımı yönetmeliğinde yaptığı değişik ile tartışmaların odağı haline geldi. Taraf gazetesinden Hüseyin Özay'ın haberine göre, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, binlerce üniversite mezunu işsizin merakla beklediği “gelir uzmanı” alımı sınavlarında değişikliğe gitti. Değişiklik Resmî Gazete’nin dünkü sayısında yayınlandı. Yönetmelikte yapılan değişiklik ile, gelir uzmanlığı alımlarında yazılı sınav şartı kaldırıldı. Böylece, sadece sözlü sınav ile idare gelir uzmanı alabilecek. Bu durum, milyonlarca memur adayının tepkisine neden oldu. Mevcut sistemde, Gelir İdaresi Başkanlığı KPSS sınavında belirli puanı tutturan memur adayları için uzmanlık sınavı düzenliyordu. Bu sınavda başarılı olanlar ise yeniden sözlü sınava alınıyordu. Yani üçlü sınav sistemi ile adaylar, gelir uzmanı olma hakkı elde ediyorlardı. Yeni düzenleme ile idare isterse, KPSS’de belirli bir puanı tutturan adayları sözlü sınav ile gelir uzmanı olarak atayabilecek.Kaynak: Taraf
Bakanlık Edebiyat Dersinden Sınıfta Kaldı
Atanamamış öğretmen sayıları göz önünde bulundurulacak olursa en çok mezun veren bölümler arasında ilk sırada bulunan “Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenleri” mizin beklentileri Eylül 2014 atamasında da karşılanamamıştır. 2014 senesi Ekim ayı tarihi itibari ile atanamayan 22.640 ve 2013 Mezunları ile beraber sayıları 24 Bini aşmış bulunan Türk dili ve edebiyatı öğretmenlerimizden ihtiyacın beşte biri bile alınmamıştır. Eylül 2014 yılında 1.115 kişinin ataması yapılmıştır. Konuya ilişkin olarak CHP İstanbul Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları Komisyonu Üyesi Av. Mahmut Tanal, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’ya verdiği soru önergesi ile şu soruları yöneltti; 2023 ÖĞRETMEN İSTİHDAM PROJEKSİYONLARI STRATEJİLERİ PROJESİ YETERSİZ2023 Öğretmen İstihdam Projeksiyonları Stratejileri Projesi'nde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni açığının 2023'te 58 bin sayısına ulaşacağını, Türk dili ve edebiyatı en fazla atama yapılacak ilk beş branş içerisinde yer alacağını açıklayan Bakanlığınız hangi gerekçe ile 24 bin mezuna 1.115 kontenjan vermiştir?OSMANLICA DERSLERİNİ DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÖĞRETMENLERİ VERİYORLiselerde Osmanlıca dersi seçmeli ders olduğu, Osmanlıca bir dil dersi olduğu halde bu işin uzmanı Türk dili ve edebiyatı öğretmenlerine değil de Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerine verilmesinin sebepleri nelerdir?ATAMA BEKLEYEN BİNLERCE ÖĞRETMEN VARKEN TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI AÖF LERDE DE YAPILABİLİYOR.24 Bin mezunu bulunan Türk dili ve edebiyatı öğretmenlerinin;  2014 yılında 5.100 açıkla 1.115 kişi olan atama sayıları yeterli midir? 2023 Öğretmen İstihdam Projeksiyonları Stratejileri Projesi'nde en fazla açık ve atama olacak branşlardan birinin Türk dili ve edebiyatı branşınının olmasının sebepleri nelerdir? Kadro açığı yok ise açıköğretim fakültesine Türk dili ve edebiyatı bölümünün açılmasının sebepleri nelerdir?
Reklam
ÖSYM'ye 350 Bin Liralık Dava
ADANA'da, KPSS giriş belgesindeki saç rengi ile nüfus cüzdanındaki saç renginin farklı olması nedeniyle gözaltına alınan ve bu nedenle öğretmen olma şansını kaçıran 24 yaşındaki Pelin Derya Çetinkaya, ÖSYM ve Hazine hakkında 350 bin liralık tazminat davası açtı.Üniversite mezunu olan Pelin Derya Çetinkaya, geçen 5 Temmuz'da Danişment Gazi Anadolu Lisesi'nde sınava girdi. Ancak kimliğindeki fotoğrafı daha önce girdiği sınavda sisteme kaydedilen haline benzemeyince, sınav sonunda gözaltına alındı bu yüzden de aynı gün öğleden sonra öğretmen adaylarının gireceği ikinci oturuma giremedi. Resmi belgede sahtecilik iddiasıyla gözaltına alınıp hakkında işlem yapıldıktan sonra serbest bırakılan Pelin Derya Çetinkaya, avukatı aracılığıyla da sınav görevlileri ve polisler hakkında Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu.TAKİPSİZLİK KARARI VERİLDİPelin Derya Çetinkaya hakkında sınava girdiği belgede sahtecilik yaptığı iddiasıyla başlatılan soruşturma tamamlandı. Cumhuriyet Savcısı, Çetinkaya'nın kimlik ve belgelerinin sahte olmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi.Pelin Derya Çetinkaya, avukatı Vedat Özkan aracılığıyla ÖSYM hakkında sınav görevlilerinin tutumu nedeniyle 1 yıllık çalışması ve emeğinin boşa gittiği gerekçesiyle İdare Mahkemesi'ne 50 bin TL maddi, 200 bin TL manevi tazminat davası ve sınav sonrası gözaltına alınması sonucu çevresinde sahip olduğu itibar ve imajının kötü yönde zedelendiği gerekçesiyle de Hazine'ye 100 bin TL manevi olmak üzere toplam 350 bin TL tazminat davası açtı. Vedat Özkan, müvekkilinin 2015 yılında yapılacak olan KPSS'ye hazırlandığını belirtirken, Çetinkaya'nın uğradığı hak kayıplarının alınması için de konunu sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi.DHA
Okullarda Öğretilen 9 Ders
Öğretmenin sözünü dinlemeye alışan çocuklar büyüyünce de sınırların dışına çıkmaya cesaret edemezler. Otoritelerden izin alır, yasalara uyar, üretim-tüketim döngüsüne katılır, toplumun değer yargılarını benimserler.
Reklam