Etkileyici 5 Film Müziği | Dram
Filmcilik artık endüstriyelleşip sektör haline geldiğinden bu yana filmler müzikleri ile bir bütün halinde kabul edilir. Ve bu konuda öyle soundtrackler var ki, çalındığı sahneyi izleyicinin gözlerinde canlandırır.Dram kategorisinde etkileyici 5 film müziği
Balkanların İlk Sinematografları 'Manaki Kardeşler' İstanbul'da
‘Manaki Kardeşler İstanbul’da’ adıyla gerçekleştirilecek sergide,Türkiye’de sinemanın başlangıcı kabul edilebilecek 'Manaki Kardeşler'in filmlerine ve fotoğraflarına yer verilecek.ESR Film, Sinematek Makedonya ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Prof. Sami Şekeroğlu Sinema - TV Merkezi, 'Türkiye sinemasının 100. yılı' vesilesiyle Balkanların ilk sinematografları olan ' Manaki Kardeşler' in restore edilmiş filmlerinden ve sinemacı kardeşlerin çekmiş olduğu çok özel fotoğraflarından oluşan bir sergiyi bir araya getiriyor.Çalışmalarına Osmanlı İmparatorluğu döneminde başlayan Manaki Kardeşler, bazı sinema tarihçileri tarafından Türkiye ’de sinemanın başlangıcı olarak kabul ediliyor.Radikal'de yer alan habere göre, 6 – 13 Kasım 2014 tarihleri arasında gerçekleştirilecek ‘Manaki Kardeşler İstanbul ’da’ etkinliği, Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün destekleriyle gerçekleştiriliyor.Balkanların ışık ressamları19. yüzyılın sonlarında fotoğrafçılığa başlayan ve çeşitli zaman dilimlerinde Romanya Kralı’nın, Osmanlı Padişahı Sultan V. Mehmet Reşat’ ın ve Yugoslavya Kralı’nın saray fotoğrafçıları olan Yanaki ve Milton Manaki Kardeşler, Balkanların ilk kameramanları, dolayısıyla da ilk sinemacıları olarak kabul ediliyor. İlk çekimlerini 1905 yılında büyükanneleri Despina’yla gerçekleştiren Manaki Kardeşler, düğünler, dini ritüeller, halk oyunları gibi Balkanlarda gündelik yaşama ait çeşitli olayları kaydettiler. 1908’de Jön Türklerin II. Meşrutiyet kutlamaları, 1911’de Sultan V. Mehmet Reşat ’ın Selanik ve Manastır ziyareti gibi tarihi olayları kayıt altına alarak Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine ilişkin çok önemli görsel belgelerini oluşturdular.Manaki Kardeşlerin 1905 ve 1926 yılları arasında çekmiş olduğu filmlerin tamamı Makedonya Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı ve UNESCO’nun maddi destekleriyle restore edilerek dijital ortama aktarıldı.Etkinlik ProgramıESR Film, Sinematek Makedonya ve MSGÜ Prof. Sami Şekeroğlu Sinema – TV Merkezi işbirliğiyle gerçekleştirilen Manaki Kardeşler İstanbul’da etkinliğinin açılışı, 6 Kasım 2014 Perşembe günü Prof. Sami Şekeroğlu Sinema – TV Merkezi’nde yapılacak. Manaki Kardeşlerin bütün filmlerinin DCP kalitesinde gösterileceği özel etkinliğe Makedon besteciler Blagoi Maratov ve Bojan Maratov canlı performanslarıyla eşlik edecekler. Sinemacı kardeşlerin 1898 ve 1940 yılları arasında çekmiş olduğu çeşitli fotoğraflarından oluşan sergi de yine Prof. Sami Şekeroğlu Sinema – TV Merkezi’nde izlenebilecek.7 Kasım 2014 Cuma günü düzenlenecek ‘Manaki Kardeşlerin Kültür Mirası’ konulu panele Makedonya Sinematek Direktörü Mimi Gjorgoska Ilievska , Makedonya Sinematek Arşivi Dairesi Başkanı Igor Stardelov ve Makedonya Fotoğrafçılar Birliği Başkanı Robert Jankulovski katılacak.T24
Bu Hafta 6 Film Vizyonda
Türkiye sinemalarında bu hafta 2'si yerli 5 film vizyona girecek.'Sivas'Kaan Müjdeci’nin ilk uzun metrajlı filmi 'Sivas' izleyici ile buluşacak. Başrollerinde Doğan İzci ve 'Çakır' lakaplı dövüş köpeğinin yer aldığı filmde, 11 yaşında bir çocuk olan Aslan ile 'Sivas' isimli bir dövüş köpeğinin bozkırda geçen hikayesi anlatılıyor.Filmin başrol oyuncusu Doğan İzci, Venedik Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu dalında 'Altın Aslan ödülü'nü kazanmıştı.'Unutursam Fısılda' Yönetmenliğini ve senaristliğini Çağan Irmak'ın üstlendiği 'Unutursam Fısılda' yarın vizyona girecek. Filmin başrollerinde Hümeyra, Işıl Yücesoy, Farah Zeynep Abdullah, Mehmet Günsür, Kerem Bursin ve Gözde Cığacı yer alıyor. Hümeyra ve Işıl Yücesoy'un iki kız kardeşin orta yaşlarını canlandırdığı filmde, Farah Zeynep Abdullah, Hümeyra'nın gençliğini canlandırıyor. 'Oflu Hoca'nın Şifresi''Sümela'nın Şifresi' ve 'Moskova’nın Şifresi' filmlerinin yönetmeni Adem Kılıç'ın yeni filmi 'Oflu Hoca'nın Şifresi' komedi meraklılarının ilgisini çekmeye aday.Başrollerinde Çetin Altay, Ahmet Varlı, Köksal Engür, Didem Balçın ve Başak Daşman'ın yer aldığı filmde; Tarık Papuççuoğlu, Mehtap Bayrı, Eser Eyüboğlu, Asena Ongan, Onur Dilber, Deha Beşyıldız, Timur Ölkebaş, Ali Demirel, Ceyhun Gen ve Emin Albayrak rol aldı. Teknik direktör Yılmaz Vural ve ünlü oyuncu Ahmet Kural da konuk oyuncu olarak filme renk kattı.Senaryosunu Engin Elgün, Hilmi Köksal Alişanoğlu ve Ferhat Ergün’ün birlikte yazdıkları filmde, Oflu Hoca (Çetin Altay) ile Müteahhit Ahmet'in (Ahmet Varlı) Doğanspor'un başkanlık seçimindeki mücadeleleri komik bir dille anlatılıyor.'New York'a Hoşgeldiniz'Gerard Depardieu, Jacqueline Bisset, Marie Moute ile Pamela Afesi’nin oynadığı 'New York'a Hoşgeldiniz' filminin yönetmen koltuğunda Abel Ferrara var.İlk uzun metrajlı filmi 'The Driller Killer'ı 1979 yılında çeken Abel Ferrara, yeni filminde, dünyayı kurtarmayı hayal eden ancak kendini kurtaramayan bir adamın düşüşünü anlatıyor.Dünyanın tepesindeki Bay Devereaux'nun düşüş hikayesine yer verilen film, 2011'de, New York’ta bir otelde bir kadına tecavüz ve saldırı suçlarıyla yargılanan Uluslararası Para Fonu (IMF) Eski Başkanı Dominique Strauss-Kahn'ın bütün dünyada izlenen mahkeme sürecinden esinleniyor.Filmde, Gerard Depardieu'nun canlandırdığı Bay Deveraux; 'milyon dolarlarla haşır neşir olan, dünya üzerindeki birçok ülkenin ekonomik kaderini elinde bulunduran, politik olarak da ayrıca çok güçlü bir konumdadır. Ancak dizginleyemediği bir tutkusu vardır ve bu tutkusu yüzünden Deveraux, giderek bir düşüş yaşayacaktır.''Pompeii'Paul W. S. Anderson’un yönettiği filmin oyuncu kadrosunda Kit Harington, Kiefer Sutherland, Emily Browning ile Carrie-Anne Moss yer alıyor.MÖ 79 yılında geçen filmin konusu özetle şöyle: 'Vesuvius volkanı şiddetli bir patlamaya sahne olur ve bulunduğu antik Pompeii şehrini tehdit altına alır. Gemilerde köle olarak çalışan Milo, Naples'e gidecek gemide çalıştığı esnada bu patlama anına tanık olur. Öte yandan aşık olduğu Flavia da artık harabeye dönen şehirde sığınacak bir yer aramaktadır. Milo, Pompeii’ye dönüp aşkını ve en yakın arkadaşını kurtarmaya karar verir.''Arı Maya'Alexs Stadermann ile Simon Pickard’ın yönettiği ve Kodi Smit McPhee, Richard Roxburgh, Noah Taylor ile Jacki Weaver’ın seslendirdiği animasyon film 'Arı Maya' beyazperdede seyircisi ile buluşacak.Sevilen çizgi film karakteri Arı Maya'nın yeni maceralarını Marcus Sauermann ve Fin Edquist beyazperde için kaleme aldı. Daha önce animasyon filmlerinde çeşitli görevlerde çalışmış olan Alexs Stadermann’ın ikinci uzun metrajlı filmi olan Arı Maya, Alman yazar Waldemar Bonsels'in romanından uyarlandı.İlk kitabı 1912'de yayınlanan Arı Maya, ilk kez 1975'te ülkemizde de dünyayla aynı anda televizyon ekranlarında izleyiciyle buluşmuştu.Muhabir: Melik Fırat Yücel | AA
Engin Günaydın'ın Yeni Filmi İçimdeki Ses'in Fragmanı Yayınlandı
Engin Günaydın’ın senaryosuna imza attığı ve başrolünde oynadığı komedi filmi İçimdeki Ses, 5 Aralık'ta vizyona giriyor.Kendi dünyasında yaşayan, özgüveni yetersiz bir yazar olan Selim (Engin Günaydın); doğru dürüst bir ilişkisi olamadığından, yalnızlıktan kurtulmak için son çare annesiyle birlikte yaşamaya karar verir. Gittiği spor salonunda sakarlığı nedeniyle, herkesin hayran olacağı kadar güzel ve zengin Ayşıl (Leyla Tuğutlu) ile tanışır. Selim’e aşık olan Ayşıl, mutluluğa giden yolun; Selim’in umreden yeni dönmüş, kendi kafasındaki gelin adayını arayan annesi Mehpare (Füsun Demirel) ve onun kadın arkadaş grubundan geçtiğini düşünür. Ayşıl, Mehpare ve onun tayfasıyla başlarından bir sürü komik olayın geçeceği bir yolculuğa çıkmayı göze alır.
Sinema Tarihinin Gelmiş Geçmiş En İyi Ölüm Sahneleri
ABCs of Death isimli yapımın sahipleri, işlerinin reklamını yapmak için kendilerince sinema tarihinin en iyi ölüm sahnelerini tek bir videoda derlemişler. Ne yazık ki filmlerin adı yazmıyor ama ünlü filmleri kolaylıkla yakalayabiliyorsunuz.Bu arada çoğu sahnenin kan ve vahşet içerdiğini de ayrıca belirtmeye gerek yok zannedersem.
Reklam
Süper Kahraman Filmlerinin Acilen Kurtulması Gereken 7 Klişe
Biliyoruz, biliyoruz, çizgi romanlar klişelerden beslenen yaratıklar. Buna yapacak bir şey yok. Ölenin ölü kalmadığı, bilim adamı dediğinin kesinlikle her koşulda mucizeler yaratabildiği, yetimliğin süper kahraman olmak için mecburi bir ön koşul olduğu bir medya çizgi romanlar. Biz de onu öyle sevdik ve kabullendik. Tamam da, filmleri biraz kalıbı bozsa olmuyor mu? Çok şey istemiyoruz, sadece artık şu aşağıdaki 7 klişeden dışarı çıksalar, bir daha şu kanunları sinema sahnesinde görmesek ölümüne memnun oluruz, eminiz.
Reklam
Gaziantep Uluslararası Zeugma Film Festivali Başlıyor
Uluslararası Zeugma Film Festivali , bu yıl da yerli ve yabancı filmler Gaziantep’te sanatseverlerle buluşturuyor.Festivalin basın tanıtım toplantısı 3 Kasım Saat 10:30’da Şirehan Oteli’nde usta oyuncu Kadir İnanır ve Ahmet Ümit ’in katılımıyla gerçekleştirilecek.Gaziantepli ünlü yazar Ahmet Ümit’in de destek verdiği festival kapsamında 3 Kasım Pazartesi günü Büyükşehir Belediyesi Onat Kutlar Salonu’ndaki galada usta oyuncu Kadir İnanır’a “Yaşamboyu Onur Ödülü” takdim edilecek.4 Kasım Salı günü ise “Bir Ses Böler Geceyi” filminin gösterimi öncesinde yönetmen Ersan Arsever ve Ahmet Ümit’le “Edebiyat ve Sinema” başlıklı söyleşi gerçekleştirilecek. Aynı gün Gaziantep H Tipi Cezaevinde “Deli Deli Olma ” adlı film, yönetmeni Murat Saraçoğlu , oyuncusu Mesut AKUSTA ve senaristi Serkan Tarhan ’ın katılımıyla gösterilecek.Sinemaseverler bu yıl Filmekimi’nin Gaziantep bölümündeki gösterimleri de Gaziantep Uluslararası Zeugma Film Festivali ’'nde izleyecek.Festival kapsamında Fransız Kültür Merkezi, Norveç Büyükelçiliği ve İKSV’nin desteklediği 16 yabancı uzun metrajlı film Gaziantepli sinemaseverleri bekliyor. Ayrıca 15 yerli yapım uzun metrajlı filmin yanında 19 belgesel ve 30 kısa film de Gazianteplilerle buluşacak.Festivalin konukları arasında Kadir İnanır, Ahmet Ümit, Ersan Arsever, Erol Mintaş , Feyyaz Duman , Aziz Çapkurt , Hüseyin Karabey, Murat Düzgünoğlu , Emel Çelebi , Güliz Sağlam , Aybel Altunç , Bingöl Elmas gibi oyuncu, yönetmen ve sanatçılar bulunuyor.Sanatseverler, festivale dair bilgileri Kırkayak Sanat Merkezi’nden edinebilecek.
Eleştirmenler Çağan Irmak'ın Yeni Filmini Yorumladı
Ünlü yönetmen Çağan Irmak’ın ‘Unutursam Fısılda’ adlı yeni filminin basın gösterimi dün Kanyon’da gerçekleşti. Filmin galası da yine aynı mekanda dün akşam yapıldı. 70’li yıllardan günümüze uzanan müzik, aşk ve umut dolu bir hikayeyi anlatan filmde Farah Zeynep Abdullah, Mehmet Günsür, Kerem Bürsin’in yanı sıra Işıl Yücesoy ve Hümeyra gibi usta sanatçılar da rol aldı. 29 Ekim’de vizyona girecek olan Unutursam Fısılda için sinema eleştirmenleri şu görüşlere yer verdi...Atilla Dorsay : Belli bir yere kadar çok onaylamadım ama son yarım saati hele finali dayanılmaz derecede güzel. Dolayısıyla ortaya şöyle bir şey çıkıyor, herhalde sadece Türk sinemasında değil dünya sinemasında da bir yönetmenin bir oyuncuya yaptığı en büyük armağanlardan biri. Hümeyra’ya öyle bir oyun oynama ve hala sesinin o kadar güzel olduğunu gösterme fırsatı vermiş ki, görkemli bir şey.Serdar Akbıyık : Çağan Irmak, hafıza yaratan bir film çekmiş. Çok değişik bir sinema dili tutturmuş. Aslında tehlikeli buluyorum bu anlamda bir adım sonrası komediye bile kayabilecek şeylere yüklenmiş fakat oyunculuklarda öyle başarılı ki insanın gözünü bile yaşartıyor. Genel itibariyle filmden gerçekten hoşlandım.Kerem Akça : Tipik Çağan Irmak özellikleri taşıyan bir film olduğu söylenebilir. Çağan Irmak klasiği olarak. 70 hikayesinde özellikle doyurucu olduğu ve çok fazla sinemamızda sanat yönetimi ve müzik kullanımı açısından başarılı bir süreç izlediğini söyleyebilirim.Alper Turgut : Filmi ikiye bölebilirim. Bir tarafım çok sevdi, bir tarafım sevmedi. O da üstüne düşünebileceğim bir şey demek benim için... Biraz daha zamana bırakıp neleri sevip sevmediğimi düşüneceğim.Sadi Çilingir : Çağan’ın filmlerine genelde ön yargıyla geliyorum, beğenme açısından. Bu filmi de dönem filmi olarak yine çok başarılı yapmış. Özellikle bizim gençliğimize denk geliyor hikaye. Ben bir kusur bulamadım, her bakımdan güzel. Müzikler de güzel, görüntüler de. Herkese tavsiye edilebilecek bir film.Uğur Vardan : Çağan bence bildiği sulara dönmüş. Kökler, köklerden kaçış tekrar dönüş... Beğendim genel olarak. Hatta son dönemde yaptığı en iyi film diyebilirim. Retro bir hikaye, giyimiyle kuşamıyla, şarkılarıyla, gayet başarılı yansıtmış. Oyunculuklar gayet iyiydi. Geri dönüşler bu kadar sık olmasaydı denilebilir. Son zamanlarda çektiği en iyi yapımlardan biri. Çağan?Irmak, kendine ait çizgisini bir kez daha göstermiş. Belki yine bir başka altını çizilmesi gereken nokta bu kez çok çok ağlatmıyor.Cüneyt Cebenoyan : Film iki bölüm halinde değerlendirmek mümkün diye düşünüyorum. Bir bu zamanda geçen Işıl Yücesoy ve Hümeyra’nın canlandırdıkları bölümleri diğeri de Hatice ve Hanife’nin gençlik dönemlerini anlatan kısımlar. Işıl Yücesoy ve Hümeyra çok iyi oyuncular. Günümüzde geçen bölümü daha başarılı buluyorum, oyunculuklarını da karakterleri de daha gerçekçi buluyorum. Fakat geçmişe 60’lara 70’lere dönen bölüm bence biraz fotoroman gibi olmuş diyebilirim... Yine de Çağan Irmak’ın çok dahiyane bir yönü olduğunu da düşünüyorum.Vatan
Reklam
Tarihin En Büyük Dinleme Skandalı Beyazperdede
Edward Snowden ve onun ABD, Birleşik Krallık ve başka ülke hükümetlerinin kitlesel gözetleme faaliyetlerini ifşa etmesiyle ilgili Citizenfour adlı belgesel filmin ön gösterimi, Cuma günü Londra’da yapıldı. 114 dakikalık filmin, dünya ön gösterimi ise 10 Ekim’de New York Film Festivali’nde yapılmıştı.Belgeseli, Amerikalı ödüllü belgesel yönetmeni Laura Poitras yönetti. Poitras, Snowden’ın sarsıcı ifşaatları konusunda onunla bağlantıya geçen ve onun Ulusal Güvenlik Teşkilatı (NSA) belgeleri arşivini açtığı ilk kişiydi. Belgesel, Poitras, Kirsten Johnson, Katy Scoggin ve Trevor Paglen tarafından filme alındı. Film yapımcısı Steven Soderbergh ise üç baş yapımcıdan biridir.Belgeselin Birleşik Krallık’taki ön gösterimi, Britanya Film Enstitüsü’nün düzenlediği 58. Londra Film Festivali’nin bir parçasıydı. Londra’daki Curzon Chelsea’de ağzına kadar dolu bir salonda ve 18 Ekim’de yine başkentteki Hackney Sineması’nda gösterilen Citizenfour, “Özel Belgesel” olarak sunuldu. Curzon’daki gösterimi, yaşadığı şehir olan Berlin’den Skype üzerinden bağlantı kurulan Poitras ile yapılan bir soru-cevap oturumu izledi. Citizenfour ve soru-cevap oturumları, Birleşik Krallık’ın başlıca kent ve kasabalarında bulunan 70 sinemada, ülke çapında eş zamanlı olarak gösterildi.HER ŞEYİ GÖREN GÖZPoitras, soru-cevap oturumunda, Citizenfour’un, önceki filmleri “My Country, My Country” [Ülkem, ülkem] ve “The Oath” [Yemin] olan “11 Eylül üçlemesi”nin son filmi olduğunu açıkladı. Poitras 2013 yılı Ocak ayında, 11 Eylül sonrasında ABD’de yaşanan demokratik hak ihlalleri hakkında bir film hazırlama sürecinde, kendini başlangıçta sadece Citizenfour olarak tanıtan Snowden’dan şifreli e-postalar almaya başlamıştı.Film, Snowden’ın Poitras’a yazdığı ilk e-postaların birinde onu nasıl bilgilendirdiğini anlatıyor: “Şimdilik şunu bil, geçtiğin her sınır, her satın aldığın şey, yaptığın her arama, geçtiğin her baz istasyonu, edindiğin her arkadaş, ziyaret ettiğin her site ve yazdığın her satır, ulaşımı sınırsız olan ama koruması sınırsız olmayan bir sistemin ellerinde.”Snowden, “Sonunda kaynak belgeleri yayınlarsan, büyük olasılıkla benim bu olayla ilişkili olduğum hemen görülecek. Senden sadece Amerikan halkına ait olan bu bilgiyi sağlama almanı istiyorum.” diye ekliyor.2013 yılı Mayıs ayı sonunda, Poitras ve sonrasında Guardian’da gazeteci Glenn Greenwald ve diğer bir Guardian muhabiri Ewen MacAskill, Snowden ile görüşmek için Hong Kong’a gitmişti. Poitras, Hong Kong’ta bir otel odasında, Snowden’ın kimliğini açıkladığı Guardian’daki söyleşisini kaydetmişti.HAREKETLİ SAHNELERFilm, bu olayı belgeliyor ve Snowden ile otel odasında çekilen etkileyici yeni kamera görüntülerini ve röportajları içeriyor. Snowden, Poitras ve Guardian muhabirleri, onun elindeki malzemeyi ve onu insanlar ile acilen paylaşmak gerektiğini tartışıyor.Citizenfour, bu malzemelerin halka açıklanmasının ardından ilerleyen saatlerde ve günlerde, Snowden’ın yazgısı ABD güvenlik/istihbarat güçleri tarafından ele geçirilmesi ve hapsedilmesi tehdidiyle nazik bir durumdayken yaşanan gerilimleri ve kaygıları çarpıcı biçimde yansıtıyor. Hareketli sahneler, Snowden’ın, kadın arkadaşının Amerikan yönetimi tarafından sorguya çekildiğini öğrendiğinde, onun eylemlerinin ABD’deki ailesi ve kadın arkadaşı üzerindeki etkisine ilişkin büyük kaygısını gösteriyor.EN BÜYÜK BASKI SİLAHISnowden, bir yerde, “İnsanlık tarihindeki en büyük baskı silahını inşa ediyoruz” diyor.Bizzat Poitras’ın ve diğer gazetecilerin yazgısı, temel haklara yönelik saldırının, Snowden’ın belgelerinin yayımlanmasından sonraki 18 ay içinde ne ölçüde artmış olduğunu gözler önüne sermektedir.Belgeselin yapımcısı, Londra’daki gösterime neden katılamadığına ilişkin bir soruyu yanıtlarken, orada bulunmayışının nedenini, “Çünkü Britanya yasaları, Birleşik Krallık Terörizm Yasası ve Devlet Sırları Yasası bu tür bir yapıtı yayımlamayı gazeteciler için son derece tehlikeli kılıyor. Filmde görmüş olduğunuz gibi, Gleen’in arkadaşı David Miranda saatlerce gözaltında tutuldu ve avukatım bana ‘Birleşik Krallık’a gitme’ tavsiyesinde bulundu. Bu yüzden orada değilim.” sözleriyle açıkladı.ASSANGE’A ALKIŞRejisör, filmin yapımına katkıda bulunan ve avukatların önerisiyle gösterime katılamayan diğerlerine de kişisel olarak teşekkür etti: “Öncelikle, orada bulunamayan Sarah Harrison’a [WikiLeaks’in yasal savunma temsilcisi] ve Julian Assange’a [WikiLeaks’in kurucusu] teşekkür etmek istiyorum. Bildiğiniz gibi, Edward Snowden’a siyasi sığınma sağlayan şey onların çabasıydı ve onlar bu yüzden büyük bir övgüyü hak ediyorlar.”Londra’daki izleyiciler, Harrison ile Assange’ın yanı sıra WikiLeaks’in salondaki temsilcileri için tezahürat yaptılar ve onları alkışladılar.Poitras, gösterime katılan ve kimi soruları yanıtlayan Trevor Paglen’a da teşekkür etti. O, Paglen’ın, “[Britanya hükümetinin] Bude ve Menwith Hill istasyonunda gördüğünüz gözetleme tesislerinin görüntülerini çeken olağanüstü fotoğrafçı” olduğunu söyledi.Citizenfour belgeselinin nasıl yapıldığını açıklayan Poitras, şunları belirtti: “2004 yılında, bir film dizisi olacağını bilmeden, Irak Savaşı hakkında bir film yaptım. ABD’nin farklı bir yol izleyebileceğini düşünüyordum. Bugün bulunduğumuz yola sürüklendiğimizi düşünmemiştim. O filmin ardından hala yazıyordum ve Guantanamo’nun [Körfez Hapishanesi] hala açık olduğuna çok şaşırdım; bu 2005 yazındaydı. Guantanamo hakkında bir film yapmam gerektiğini düşündüm; çünkü onun hala açık olması gerçekten ulusal bir utançtı. Böylece The Oath filmini yaptım.”“O film üzerinde çalışırken, bunun bir film dizisi olacağını biliyordum ve son bölümünde hikayeyi ülkeye götürmek istedim; 11 Eylül’den sonra Bush’un [Başkan George W. Bush] yaptığı ilk şeylerden biri iç gözetlemeydi. Onlar, Askeri Güç Kullanım İzni’ni çıkardılar ve ardından ABD’de iç casusluk yapmak için sunucuları devreye soktular. … 11 Eylül’ün hemen ardından hedefe yerleştirilen insanlar ABD’deki Müslüman Amerikalılar idi ama bu sonradan genişlemeye başladı. ”Poitras, konuşmasını, “kişisel olarak, 2006 yılında izlenme listesine konuldum ve ABD’ye her seyahatimde durdurulmaya ve sorgulanmaya başladım. Böylece, onun, herkes ama aynı zamanda bir gazeteci olarak benim durumumdaki biri için oluşturduğu tehlikelerin ve tehditlerin farkına vardım.” diyerek sürdürdü.Citizenfour, Birleşik Krallık’ta Artifical Eye ve BRITDOC Vakfı tarafından dağıtıma sokuluyor ve 31 Ekim’den sonra Film4 ortak yapımı olarak Britanya sinemalarında gösterilecek. Karasal yayın yapan televizyon kanalı Channel 4, filmi 2015 yılı başlarında gösterecek.Robert Stevens – Toplumsal EşitlikToplumsol.org
Reklam
Hülya Avşar ve Rüzgar Erkoçlar Aynı Filmde
Kuzu’ filmiyle 51. Antalya Altın Portakal’da en iyi film dahil 6 ödül kazanan yönetmen Kutluğ Ataman’ın “Hiç bitmeyen bir aşk hikayesi, erotik bir masal” olarak tanımladığı yeni filmi ‘Oryantalya’nın başrolünde Hülya Avşar ve Rüzgar Erkoçlar oynayacak.Radikal’in haberine göre; Usta yönetmen Kutluğ Ataman, 51. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde en iyi film dahil altı ödül kazanan ‘Kuzu’nun yanı sıra yeni projesi ‘Oryantalya’yla gündemdeydi. Festival kapsamında bu yıl ilk kez düzenlenen Antalya Film Forum’a seçilen projelerden biri de yönetmen Kutluğ Ataman’ın yeni film projesi ‘Oryantalya’ydı. Ataman, Antalya Film Forum’un Sunum/ Pitching bölümünde yer alan ‘Oryantalya’yı uluslararası yapımcı ve dağıtımcılara sunarken filmin başrolünde Hülya Avşar ve cinsiyet değiştirme ameliyatıyla gündeme gelen oyuncu Rüzgar Erkoçlar’ın oynayacağını açıkladı.Antalya Film Forum’un katalogunda ‘Oryantalya’nın konusu şöyle özetlendi: 19 yaşındaki yakışıklı Mazlum fakir olduğu için sevdiği Vicdan’la evlenmesine izin verilmez. Vicdan’ın ailesinden öç almak için en yakın arkadaşı, Vicdan’ın ikiz erkek kardeşi Civan’ı öldürdüğünde yanlışlıkla Vicdan’ı öldürdüğünü anlar. Mazlum, bu büyük ihanetinin verdiği suçluluk duygusundan kaçmaya çalışırken kendini tekrardan bu aşkın başladığı 70’li yılların savaş sonrası şehrinde bulacak, aynı hayatı sonsuza dek yaşayacaktır.Yönetmen görüşü bölümünde Ataman, ‘Oryantalya’yla ilgili şu bilgileri verdi: “Oryantalya aşk ve tutkunun neden olduğu bir cinayetin hikayesini anlatır. Tutku, hikayenin kahramanı Mazlum’un işlediği cinayetin bir cezası olarak onun yakasını asla bırakmaz ve onu ölümsüzlüğe mahkum eder.Mazlum sonsuza kadar sevmeye, sevdiğini yeniden öldürmeye ve onu tekrar bulup sevmeye mahkumdur. ‘Oryantalya’ aynı anda geleceğe ve geçmişe doğru ilerleyen bir hikaye anlatır. Kişilikler ve hikayeleri sarmal bir şeklinde gelişen zaman içerisinde her iki yöne doğru ilerler, sarmal çatıdan dolayı seyahatleri boyunca tekrardan buluşur, tekrardan sever ve birbirlerini tekrardan katlederler. Bütün bu çıldırmışlığa rağmen hikaye, neden ve sonuç ilişkisi mantığını korur ve kendi içerisinde bütün bir erotik masal anlatır.”Katalogdaki yapımcı görüşü bölümünde ise “Bu hikayenin ana aktörü cinselliktir. Eşcinsel ve hetoroseksüel erotizm, arzu ve seks binaların duvarlarından akacak ve sıcak asfalttan yüzeye çıkacak” ifadeleri yer alıyor.2016 yılında çekilmesi planlanan ‘Oryantalya’nın çekim mekanı olarak ise Kuzey Kıbrıs’taki Maraş bölgesi seçilmiş. Katalogdan aktaralım:“Hikaye, 70’li yıllarda savaştan sonra terk edilmiş gerçek bir Akdeniz şehrinde gerçekleşir. Türk ordusu tarafından kapatılmış ve mühürlenmiş şehre o tarihten bu yana geçiş izni verilmemiştir. Şehir 70’li yıllarda kalmıştır. Hala el sürülmemiştir ve erotik bir hikaye için mükemmel bir mekandır. Bu şehirde çekim yapmak için özel bir iznimiz bulunmaktadır.”HT
Reklam
Karşınızda Cadı Streep
Aralıkta vizyona girecek olan Walt Disney yapımı ‘Into the Woods’ (Sihirli Orman) tam bir yıldızlar geçidi. Meryl Streeep’in bir cadıyı canlandırdığı filmde Johnny Depp ve Emily Blunt da varOscar’lı oyuncu Meryl Streep bu defa bir cadıya hayat verecek. Walt Disney Pictures tarafından beyazperdeye aktarılan Into The Woods/ Sihirli Orman filminin fragmanında, usta oyuncu Streep cadıyı, Cinderella’yı canlandıran Anne Kendrick ile ormanda şarkı söylüyor. Müzikal türündeki filmde ayrıca, Amerikalı aktör Johnny Depp ve Emily Blunt gibi yıldızlar yer alıyor. Yönetmenliğini müzikal film konusunda usta olan yönetmenlerden Rob Marshall’ın yaptığı Into The Woods/ Sihirli Orman için ödüllü yönetmen, “Bu filmi sadece müzikal olarak algılamak doğru olmaz, içinde dram ve komedi unsurları da barından, karışık bir tarzı var” dedi. VARIETY
Hızlı ve Öfkeli 7'nin Resmi Adı ve Afişi Belli Oldu
Hızlı ve Öfkeli serisinin yedinci filmi olacak Hızlı ve Öfkeli 7’nin resmi adı belli oldu. Öfkeli 7 (Furious 7) olarak adlandırılacak filmin posteri de yayınlandı. Geçtiğimiz yıl Paul Walker’ın trafik kazası sebebiyle hayatını kaybetmesi Hızlı ve Öfkeli 7’nin ertelenmesine neden olmuştu. Walker’ın vefatından önce 11 Temmuz 2014’te vizyona gireceği söylenen film ünlü oyuncunun beklenmedik ölümü sebebiyle 10 Nisan 2015 tarihine ertelenmiş; Hızlı ve Öfkeli’nin resmi Twitter hesabından paylaşılan bir tweet’le bu tarihin de değiştiği açıklanmıştı. Hem aksiyon tutkunları hem de serinin fanatikleri tarafından sabırsızlıkla beklenen film, 3 Nisan 2015′te vizyona girecek. Produksiyon ekibi Walker’ın ölümünden önce aksiyon ve drama sahnelerini tamamlandığını, geri kalan sahnelerde Walker’ın kardeşlerinin yer alacağını açıklamıştı. Vin Diesel, Dwayne Johnson, Michelle Rodriguez, Kurt Russell ve daha birçok ünlü oyuncunun yer alacağı Öfkeli 7′yi ilk Testere filmini yöneten James Wan yönetecek.LOG
Reklam