onedio
Wim Wenders, Sebastião Salgado'nun Peşinde
‘Paris Texas’, ‘Wings Of Desire’ ve ‘Buena Vista Social Club’un yönetmeni, dünyaca ünlü belgeselci Wim Wenders, gördüklerini fotoğraflarla belgeleyen diğer bir önemli sanatçı Sebastião Salgado’nun peşine takılarak “The Salt of the Earth” adlı nefes kesen bir belgesele imza attı. Wenders ayrıca, Rachel McAdams, James Franco ve Charlotte Gainsbourg’un rol aldığı ve bir aile dramını konu alan “Everything Will Be Fine”la da birkaç yıllık aranın ardından uzun metraja geri dönüş yapıyor.Paris Match’a konuşan Wenders, Salgado ile yaşadığı deneyimi ve belgeselle kurgu arasındaki tercihini anlatıyor.Aslında ikimiz de büyük gezginiz. Sebastião’nun kim olduğunu öğrenmeden önce, sırf fotoğraflarına bakarak, o gezgin ruhunu, yolcuyu görebilmiştim. Öbür türlü bu göz kamaştırıcı fotoğrafları çekemezdi. Bu insanlarla yaşamak, madenlerin derinliklerindeki cehenneme inmek, kuzey kutbunda Eskimo’larla yaşamak anlamına geliyor… Fotoğrafları beni derinden etkiledi. Bundan neredeyse çeyrek asır önce iki tane fotoğrafını satın almıştım, oysa o zamanlar kim olduğunu bilmiyordum.Evet. Son otuz yılda gezegenimize bakışımızı, “İnsan Eli” ve “Exodus” gibi serilerle şekillendiren birinin, son on yılda yaşadığı hayatı görmek gerçekten çok enteresan. Doğa onun için yeniden bir doğuş gibi oldu. Balkanlar’da ya da Ruanda’da o kadar çok ölü görmüş ki, insanlığa olan inancı yok olmuş. Amazon ormanlarına milyonlarca ağaç dikmek ve kendi çiftliğini tekrardan ayağa kaldırmak ona hayat vermiş, yeniden yaratmış. Eşi Lelia ile kendilerine “Peki neden süreci tersine çevirip kesilen her ağaç için bir fidan dikmiyoruz ki?” diyen ilk kişi olmuşlar. Onlardan önce, Tanrı dışında, tropikal bir orman yaratmak kimsenin aklına gelmemiş.Benden çok farklı bir dünyadan geliyor. Önce ressam olmak istiyordu. Ekonomi eğitimi aldı ve Dünya Bankası’nda çalıştı. Ve 30 yaşında herşeyi bırakıp hayatına yeniden başladı. Bu bilgi zenginliği sayesinde ve dünyanın karmaşıklığını bildiği için bu kadar güzel fotoğraflar çekebildi.Bana da bu tartışma biraz patavatsız geliyor. Bazı savaş muhabirleri, uçağa biniyor, olay yerinde birkaç gün, bazen birkaç saat kalıyor ve çok tehlikeli olduğu için geri dönüyor. Salgado ise insanlarla aylarını geçiriyor. Çok farklı bir yakınlık boyutu. Aynı bir belgeselde olduğu gibi insanlar onu tanıyor, ona güveniyor. Cehennemi yaşayanlara yakınlaşarak, onlarla bir ilişki kurarak, kaybolmuş ve çalınmış haysiyetlerini geri veriyor. Bu cebinizdeki telefonla, çabucak fotoğraflar çekerek yapılacak bir şey değil. Bu bir estetik konusu da değil. Fotoğraf gerçekleri yansıttığı zaman güzel olur.Evet, montajdan çıkıyorum. 2013 ve geçtiğimiz kış ayları boyunca, bir yazarı canlandıran James Franco ve Charlotte Gainsbourg’la beraber Kanada’da “Every Thing Will Be Fine” adlı bir film çektim. On dört yıla yayılan bir aile dramı…Çok belgesel seyrediyorum. Eğer sinemada on salon kurgu film veriyorsa ve sadece bir tanesinde belgesel varsa ben belgeseli görmeye giderim! Dijital görüntüler çıktığından beri belgelsel tarzı çok gelişti, hatta baştan yaratıldı diyebiliriz. Aynı şeyi kurgu için söylemek zor. Bir filmde, yapım aşamasında, çekimlerde, beklenmedik şeylerin yaşanması hoşuma gidiyor. Bir belgeselci olarak çok sık kendimizi şaşırtıcı durumlarda buluruz. Bir kurgu yaptığınız zaman ise, çevrenizde onlarca insan olur ve herşey büyk bir makine gibi işlemektedir. Belgesel daha çok özgürlük tanır, daha fazla olasılık… Bana göre belgesel, bugün en çok yaratıcı olunabilecek sinema dalıdır. Zete
Avrupalı ve ABD'li Jedi'ların Sayısı Artıyor mu?
2001 yılında şakayla karışık başlayan 'Jedi dini' hareketi, giderek daha ciddi bir oluşuma dönüşüyor.Yıldız Savaşları (Star Wars) filmlerinde şeytani imparatorluk güçlerine karşı savaşan erdemli Jedi şövalyelerinin felsefesi gerçek hayatta birçok kişinin inancı haline geldi.Bundan 13 yıl önce İngiltere'de yapılan nüfus sayımında sorulan 'Hangi dine inanıyorsunuz?' sorusunda 390 bin kişi 'Diğer' kutusuna 'Jedizm yazmıştı.Jedi hareketi bugünlerde ise Cambridge Üniversitesi'nin post-modern dini hareketler konferansında tartışılacak kadar ciddiye alınan bir konu haline gelmiş durumda.Cambirdge Üniversitesi'nden Beth Singler, sadece İngiltere'de Jedizmi semavi dinler kadar ciddiye alarak inanan en az 2 bin kişi olduğunu tahmin ediyor.Bu sayı İngiltere'de Scientology tarikatına inananlar kadar fazla.Jedi felsefesini bir bilimkurgu filminin eğlenceli bir parçasından çok bir yaşam biçimi olarak benimseyenler filmlerdeki repliklerden de hayata dair anlamlar çıkarıyor.'Güç seninle olsun'1977 yapımı Star Wars: A New Hope filminde Alec Guinnes'in canlandırdığı Jedi Şövalyesi Obi-Wan Kenobi 'Gücü hisset' diyordu.Kenobi gücü ise şöyle tanımlıyordu: 'Güç tüm canlı varlıklar tarafından evrenin her yerinde oluşturulan bir enerji. Hepimizi sarmalıyor. İçimize işliyor. Bizi galaksiye bağlıyor.'Bu ve benzeri repliklerden mistik anlamlar çıkaranlar da artık bir popüler kültür öğesine değil, bir inanç sistemine bakmaya başlıyor.'Jedi inancı birçok farklı inancın harmanlanmasından oluşuyor' diyen Singler, 'İçinde biraz Taoizm, biraz Budizm, biraz da Samuray felsefesi var' diyor.İnancın odağında ise iyi ve kötünün -ya da Yıldız Savaşları terimleriyle aydınlık ve karanlığın- çarpışması yer alıyor.Bir dini hareket başlatmanın filmlerin yaratıcısı George Lucas'ın aklının ucundan dahi geçmediğini söyleyen Singler, 'Zaten Jedi felsefesine inananlar Lucas'ı bir guru olarak da görmüyor' diyor.Bir dini hareket başlatmanın filmlerin yaratıcısı George Lucas'ın aklının ucundan dahi geçmediğini söyleyen Singler, 'Zaten Jedi felsefesine inananlar Lucas'ı bir guru olarak da görmüyor' diyor.Jedi hareketleri de felsefeleri ve Yıldız Savaşları filmleri arasına mesafe koymaya çalışıyor. ABD'deki 'Jedi Tapınağı' inanç sisteminin üç sac ayağı üzerinde şekillendiğini söylüyor: Odaklanma, bilgi ve akıl.'Tapınağın' sözcülerinden Michael 'Akkarin' Kitchen, 'İnancımızın temelleri filmlere değil, filmlerin verdiği ilhama dayanıyor' diyor.
Meraklısına Özel, Zamanda Yolculuk Konusunu İşlemiş 45 Film
07 Kasım 2014 günü vizyona girecek olan Christopher Nolan filmi Interstellar'ı bekleye dururken zaman yolculuğu temasını tam anlamıyla irdeleyen bir film listesi yapalım dedik. IMDb puanları baz alınarak sıralanmış ve film bilgileri turkcealtyazi.org dan derlenmiştir.
Yabancı Dizilerin En İyi 18 Kötü Karakteri
Hepimizin yakından takip ettiği yabancı dizilerde kimi zaman kötü adamlar , ana karakterlerin de önüne geçerek hatırı sayılır bir hayran kitlesi yaratır. Oluşan bu kitle ile hemen hemen aynı oranda seyircilerin nefret ve kin beslediği bu karakterler dizi dünyasının vazgeçilmez ikonlarıdır. İşte sizin için derlediğimiz 10 En iyi , kötü karakter...2 Sezon süren ve bir yeniden yapım serisi olan The Visitors ( V ) dizisinin dünya dışı ırkının lideri. Kim diyebilir ki bu sevimli görünüşlü cici bayanın içinde korkunç bir uzaylı var diye. Anna dizideki keskin duruşu , acımasızlığı ve seksapeli ile bir fenomene dönüşmüştür.
Reklam
Bu Hafta 9 Film Vizyonda
Türkiye sinemalarında bu hafta 5'i yerli 9 film vizyona girecek. 'Birleşen Gönüller'Hasan Kıraç'ın yönettiği ve Hande Soral, Serkan Şenalp, Atılgan Gümüş, Sema Çeyrekbaşı, Yağmur Kaşifoğlu ile Fikret Hakan'ın oynadığı 'Birleşen Gönüller' seyirci ile buluşacak.Çekimleri Türkiye ve Bulgaristan'da yapılan, İkinci Dünya Savaşı döneminde geçen filmde, yolları trajik bir şekilde ayrılan iki aşığın hikayesi ele alınıyor.Gerçek bir hikayeden uyarlanan filmin savaş sahneleri, Hollywood ABD dışındaki platolarından biri olan 'Cehennem Melekleri', 'Herkül', '300 Spartalı', 'Conan' gibi filmlerin çekimlerinin yapıldığı NUBOYANA stüdyolarında gerçekleştirildi.'Nergis Hanım'Zerrin Sümer, Settar Tanrıöğen, Faruk Barman ile Begüm Akkaya'nın oynadığı 'Nergis Hanım' filminin yönetmenliğini Görkem Şarkan yaptı.Dram türündeki film, alzheimer hastası annesine bakmak zorunda kalan ve annesinin bakımı için tüm hayallerini bir kenara bırakıp eve kapanan orta yaşlı bir adamın içinde bulunduğu zorlu durumu konu ediniyor.33. İstanbul Film Festivali'nde 'Seyfi Teoman En İyi İlk Film Ödülü'nün sahibi olan 'Nergis Hanım', 21. Adana Altın Koza Film Festivali'nde de Begüm Akkaya'ya 'Türkan Şoray Umut Veren Genç Kadın Oyuncu Ödülü'nü ve Settar Tanrıöğen'e 'Jüri Özel Ödülü'nü kazandırdı.'Kağıttan Kayıklar'Murat Yaykın'ın yönetmenliğini yaptığı 'Kağıttan Kayıklar' filminin oyuncu kadrosunda Medya Örmek, Kemal Ulusoy, Berfin Emektar, Hezil Alabık, Kazım Örmek, Durre Örmek, Mazlum Örmek, Azad Örmek gibi isimler yer aldı.Dram türündeki filmde 'Bu ülkeye barış gelene kadar Türkçe konuşmayacağım' diyen 14 yaşındaki Medya Örnek'in hayatı ele alınıyor.'Sabit Kanca 2'Alper Mestçi'nin yönettiği 'Sabit Kanca'nın devam filminde İsmail Baki, Turabi Çamkıran, İrfan Aslanhan ile Damla Ersubaşı oynadı.Komedi meraklılarının ilgisini çekmeye aday filmde, Sabit Kanca'nın ev sahibi Rıfat Amca'nın yaşadıkları anlatılıyor.'Delisin! Delisin!'Yönetmenliğini Tolga Baş'ın üstlendiği komedi türündeki 'Delisin! Delisin!' adlı film, akıl hastanesinde tanışan üç yakın arkadaşın komik maceralarını beyaz perdeye yansıtıyor.Filmin oyuncu kadrosunda Çetin Altay, Turgut Tunçalp, Ender Gülçiçek, Ferzan Hekimoğlu, Arzu Yanardağ, Pascal Nouma ve Ufuk Karaali gibi isimler bulunuyor.'Fury'David Ayer'ın yönettiği ve Brad Pitt, Shia LaBeouf, Logan Lerman ile Michael Pena'ın oynadığı 'Fury', dram ve aksiyon sahneleriyle dikkati çeken haftanın yabancı yapımlarından.'İttifak Devletleri Avrupa cephesinde son bir gayret gösterirken, Wardaddy adında bir çavuş, düşman hattı arkasında bir Sherman tanka ve beş kişilik ekibine komuta etmektedir. Sayıca ve silahça az olan, bir de çaylak askeri olan müfrezenin komutanı Wardaddy ve adamları, Nazi Almanyası'nda mücadele etmektedir.''Aşkın Halleri'James McAvoy ve Jessica Chastain'ın oynadığı 'Aşkın Halleri', yazar ve yönetmen Ned Benson'ın, aşkı empati ve gerçekle birleştirdiği son filmi.Filmde; mutlu bir evlilikleri olan Conor (James McAvoy) ve Eleanor'un (Jessica Chastain) hayatı ve aşkı yeniden keşfetmelerindeki süreci anlatıyor.Filmde, Oscar ödüllü William Hurt, 2 kez Oscar adaylığı bulunan Viola Davis ile Isabelle Huppert, Ciaran Hinds ve Bill Hader de yer alıyor.'Ya Aşksa?'İzleyicisiyle buluştuğu Toronto Film Festivali'nde olumlu eleştiriler alan Harry Potter'ın efsanevi yıldızı Daniel Radcliffe'in ilk romantik komedi filmi 'Ya Aşksa?' sinemaseverlerle buluşacak.Michael Dowse'nın yönetmenliğini üstlendiği filmin başrollerini, Daniel Radcliffe ile senarist ve oyuncu Zoe Kazan paylaştı.Romantik komedi türündeki filmde, Radcliffe ve Kazan, birbirleri için kim olduklarını ve kim olabileceklerini anlamaya çalışan 20'li yaşlardaki iki genci canlandırıyor.'Annabelle'John R. Leonetti'nin yönettiği ve Annabelle Wallis, Ward Horton, Alfre Woodard ile Eric Ladin'in oynadığı 'Annabelle', haftanın korku türündeki filmi.İlk olarak 'Korku Seansı' filminde izleyicileri korkutan oyuncak bebek Annabelle'in asıl hikayesi bu filmde işlenecek.Muhabir: Melik Fırat Yücel | AA
Reklam
Yunanistan'da Türk Filmleri Rüzgarı
Yunanistan’ın başkenti Atina’da düzenlenen Türk Filmleri Haftası, birçok ünlü ismin katılımıyla başladı.Kültür ve Turizm Bakanlığının sponsorluğunda, Atina Büyükelçiliği, Pire Başkonsolosluğu, Dünya Kitle İletişim ve Araştırma Vakfı işbirliğinde hazırlanan etkinlikte 23-29 tarihleri arasında birçok film gösterime girecek. Film haftası, Yunanistan Film Arşivi ve Film Müzesi binasında , Türkiye-Yunanistan ortak yapımı, 'Ben O Değilim' filminin gösterimiyle başladı.Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı Başkanı İrfan Demirkol etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada, Türk Sineması’nın 100. Yılı dolayısıyla Atina’da Türk filmlerini tanıtmak amacıyla etkinliği düzenlediklerini ifade etti.'AYNI DUYGULAR İÇİNDEYİM'Açılış töreninde kameraların en çok ilgilendirdiği oyunculardan biri olan Hülya Koçyiğit, “Ben eskiden Atina’ya filmimin galasına katılmıştım ve Yunanlılar büyük ilgi göstermişlerdi. Bugün de böyle bir etkinlikte aynı duygular içindeyim” dedi. Açılış töreninde kısa bir konuşma yapan Türkiye’nin Atina Büyükelçisi Kerim Uras, sanatın halkları birbirlerine daha çok yaklaştırdığını belirtti. Uras, son yıllarda Türk dizilerinin Yunanistan’da inanılmaz bir ilgi ile izlendiğinin altını çizdi. Sürgün filminin oyuncusu Saadet Aksoy ise, “Burada çok sıcak bir karşılama bizi bekliyordu. Benim burada bulunma nedenim Sürgün filmi. Bunu söylemek istedim çünkü bunun ayrı bir sebebi var. Biz filmde buraya çok yabancı olmayan bir hikaye anlatıyoruz” dedi.Türk filmleri haftasında klasik Türk filmleri Gelin, Anayurt Oteli, Selvi Boylum Al Yazmalım,Yol, Masumiyet ve aynı zamanda ödüllü filmler olan Gözümün Nuru, Ben O Değilim, Küf, Kosmos, Dedemin İnsanları, Yozgat Blues, Daire, Kelebeğin Rüyası, Sürgün filmleri de gösterime sunulacak.İHA
Reklam
2020’ye Kadar Vizyona Girecek Süper Kahraman Filmleri Takvimi!
Çizgi roman tutkunlarının internetteki favori portallarından ComicsAlliance, önümüzdeki altı yıl boyunca izleyeceğimiz süper kahraman filmlerinin tarihlerine göre sıralandığı bir takvim hazırladı.Bu sene üst üste gelen Deadpool, The Flash, Sinister Six ve Wonder Woman gibi onlarca süper kahraman filminin tarihlerini şaşırmak istemiyorsanız, bu takvimi bir yerde saklayın!Bantmag.com
'Avengers: Age Of Ultron'dan İlk Fragman Geldi
Avengers serisinin merakla beklenen yeni filmi Age Of Ultron ‘un ilk fragmanı yayınlandı. Gelecek hafta yayınlanacak yeni Marvel’s Agents of S.H.I.E.L.D. bölümünün arasında reklam olarak yayınlanacağı açıklanan fragman için fazla bekleyemeyen Marvel Studios, dün akşam fragmanı yayınladı.Bantmag
Arınç'tan Ödüllü Yönetmene: 'Film Uzun, Sigara ve Küfür Sahnelerini Sil At'
Başbakan yardımcısı Bülent Arınç, Başbakan Davutoğlu'nun katıldığı kısa film ödülünü kazanan yönetmen Suat Eroğlu'na nasihatte (!) bulunduğu ortaya çıktı.Başbakan Ahmet Davutoğlu ’nun katıldığı kısa film ödül töreninde en iyi film ödülünü kazanan ve ardından Hak İş Konfederasyonu mensubu bir kişi tarafından yumruklanan yönetmen Suat Eroğlu ’nun ifade tutanağına ulaşıldı.Eroğlu ifadesinde, filminin izlendiği sırada Bülent Arınç’ın “Kısa keselim, film uzun, sigara ve küfür sahnelerini de sil at” şeklinde ifadelerle emeğine saygısızlık yaptığını söyledi. Eroğlu yumruk olayını da tüm detaylarıyla anlattı.Başbakan Ahmet Davutoğlu, Hak İş Konfederasyonu’nun 39. kuruluş Yıldönümü etkinlikleri kapsamında düzenlenen 3. ‘Emek’ kısa film yarışması ödül törenine katılmıştı.Törene Davutoğlu’nun yanı sıra Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da katılmış ve yarışmada birincilik ödülünü kazanan yönetmen Suat Eroğlu, ödülünü almadan önceki konuşmasında Arınç’ın kısa film gösterisinin süresine müdahalede bulunduğunu iddia etmişti.Eroğlu konuşmasında “Keşke siz de bizim 10 dakikalık filmimize müdahale etmeseydiniz. Rahatlıkla izleyebilseydik. Emeğe saygı gösterebilseydik. Emeğe saygınızdan dolayı teşekkür ediyorum Bülent Bey” diyerek tepkisini dile getirmişti.Eroğlu konuşmalarının ardından dışarıda arkadaşları ile konuşurken, Hak İş üyesi olduğu iddia edilen bir misafir yanına gelmiş ve “Siz, Taksimci o. Çocukları” diyerek, yumruk atmıştı.Olayın ardından yönetmen Eroğlu şikayetçi oldu. Olayla ilgili tutanak tutuldu.'Film izlenirken, Bülent Arınç müdahalede bulundu'Tutanakta Eroğlu’nun şu ifadeleri yer aldı: “3. Kısa Film Yarışması Ödül Töreni’ne katıldım. En iyi film ödülünü aldım. Filmimin sahnede izlendiği sırada, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın filme dair söylemleri oldu. “Kısa keselim, film uzun, sigara ve küfür sahnelerini de sil at” gibi müdahaleleri oldu. Film bittikten sonra Sayın Başbakan’ın elinden ödülümü aldım ve kısa bir konuşma yaptım. Konuşmamda yaklaşık iki saat kadar bir bu kürsüde konuşanları dinlediğimizi ve herhangi bir saygısızlık yapmadığımızı encak benim12 dakikalık filmim izlenirken emeğe saygı temalı bir festivalde Bülent Bey’in müdahaleleri ile bana bir saygısızlık yapılmıştır diye ifade ettim. Sonrasında filmimi Soma’da ölen işçilere adadığmı ve gecesinde aç yatılmayan, gündüzünde sömürülmeyen bir dünyayı ancak işçi sınıfının kurabileceğini ifade ettim. Ve sol yumruğumu kaldırarak ödülümü havaya kaldırdım.O esnada söz alan Sayın Başbakan Ahmet Davutoğlu, çocukları ile evde iki ay sonra yemek yiyebilecekken sanata olan saygısından dolayı ayakta bekleyerek 12 dakika olan filmi izlediğini, kendisinin filmimie saygı gösterdiğini benim de saygılı olmam gerektiğini dile getirdi.Yerime oturmaya giderken etrafdaki serzenişler ve küfürlerden rahatsız olarak dışarı çıkmak istedim. Sonrasında kürsüye çıkan Arınç beni hedef alarak serzenişlerde bulundu. Böyle bir festivalde ödül aldığım için teşekkür etmem gerektiğini, yumruğu havaya kaldırıp işaret yapmamam gerektiğini, saygısızlık yapmamam gerektiğini dile getirdi. Bu esnada çantamı alıp dışarı çıktımç Basın mensuplarının talebi üzerine röportaj verdim.Röportaj biter bitmez koridorun başından bana doğru gelen 175 cm boylarında, 120 kilogram civarında, takım elbiseli, 40’lı yaşlarda esmer biri yanıma yaklaştı. Bana hitaben ödül töreni sırasında yaptığım konuşmaya atıfta bulunarak, “Taksimci o.çocukları, ananızı s...” diye bağırıp yüzüme yumruğu ile vurdu ve beni yaraladı. Yere yığıldım. Hastaneye sevk edildim ve raporumu aldım.”T24
Reklam
Christian Bale, Steve Jobs’u Canlandıracak!
Oscar ödüllü oyuncu Christian Bale, Walter Isaacson’un biyografik romanından uyarlanan filmde Steve Jobs’u canlandıracak.Çocukluk yıllarından bu yana sinemanın içerisinde yer alan oyuncu The Dark Knight serisi ile tüm Dünya’da büyük bir hayran kitlesine ulaştı. Christian Bale, 2011 yılında The Fighter filmindeki rolüyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscarını kazanmıştı.Yönetmenliğini yine Oscar ödüllü Danny Boyle’un yapacağı filmin senaryosunu The Social Network filmiyle En İyi Senaryo Oscarını kazanan Aaron Sorkin yazacak. Bol Oscar ödüllü bir kadrosu bulunan filmin vizyon tarihi ise henüz açıklanmadı.
Reklam
Hastası Olduğumuz Filmlerde Yapılmış, Hayal Kırıklığı Yaratacak 21 Çekim Hatası
Bu galeriden öğrenmemiz gereken tek bir şey var; o da film çekmenin asla hafife alınacak bir uğraş olmadığı. Hayranlıkla izlediğimiz filmlerde bile zaman zaman yapılan fark edilemeyecek küçüklükteki hatalar da bu tezimizi kanıtlar nitelikte.İşte, çoğunluğun dikkatini çekmese de, bazılarımızın gözünden kaçmayı başaramamış önemli çekim hataları;
Nicolas Cage'den 'Benim Filmimi İzlemeyin' Çağrısı
AKTÖR Nicolas Cage kendi filmini protesto ederek ilginç bir kampanya başlattı.Nicolas Cage sinamaseverlerden yönetmenliğini ve senaryosunu Paul Schrader'in üstlendiği 'The Dying of the Light' filminin izlenmemesini ve protesto edilmesini istedi. Ünlü Amerikalı aktör gerilim-dram türündeki bu filmin yapımcı şirketinin senaryodaki bazı bölümleri kendilerine danışmadan değiştirildiğini öne sürerek, 'Benim filmime gitmeyin' çağrısı yaptı.Sanatçıların sözleşmede yer alan bir madde nedeniyle bu film hakkında sözlü olarak kötü açıklamalar yapamayacaklarını bilen Nicolas Cage bu duruma da bir çare bularak arkadaşları ile birlikte üzerlerine siyah bir tişört geçirip bunu sosyal medyada paylaştı. Yönetmen Paul Schrader de bu protestolara katılarak, 'Ne ben ne de filmin bir sanatçısı bu fotoğraflar da dahil bu konuda açıklama yapabiliriz' dedi. 5 Kasım tarihinde ABD'de vizyona girecek olan gerilim türündeki 'The Dying of the Light' filminde Nicolas Cage CIA ajanı olan Even Lake'in sırlarla örülü hayatını canlandırıyor.DHA
Mutlaka İzlemeniz Gereken 21 Yerli Film
Son zamanlarda kötüye giden bir sinemamız olsa da bizlerin de ürettiği gerçekten çok başarılı filmler var. İşte bizim sinemamıza ait olan, izlenmesi gereken 21 yapıt.
Reklam