Sinema Tarihinden İnsanın Canını Yakan 25 Hüzünlü Sahne içeriğimizin devamıdır. İlgili sahneleri madde başlıklarına tıklayarak izleyebilirsiniz.DİKKAT: Spoiler içerir
Paul Walker'lı Hızlı ve Öfkeli(Fast and Furious) 7'nin genişletilmiş ilk fragmanı yayınlandı. Filmden yaklaşık 3 dakikaya yer verilen fragmanda aksiyon dolu sahneler göze çarpıyor.
Unutulmaz filmlerin terk edilmiş setlerini hep görmek istemişimdir. Bence gelecekte arkeologlar bu setleri bulduklarında çok şaşıracak ve bu nasıl bir bulmacadır diyecekler. Düşünün Star Wars'ın çölde kurulu Tatooine evleri, gayet gerçekçi ve özenle yapılmış bu mekanların terk edilmiş olması beni baya şaşırtıyor. The Lord of the Rings‘ Hobbit köyü, bir hayal mekanı gibi gözükse de şu an meraklı ziyaretçilerin akınına uğruyor, en azından onlar koruma altında ve gidip görebileceğimiz durumdalar. Gotham City for Batman and Batman Returns setlerini unutmamak lazım, kurulan şehir devam filmleri için olduğu gibi bırakılmış. Rüyalarımı süsleyen bu büyülü mekanları görmek için neler vermezdim. Peki en sevdiğiniz film ve set hangisi? Fikirlerinizi bizle paylaşın bakarsınız beraberce bir turne düzenleyip bu setleri gezme ayrıcalığına sahip oluruz. Daha fazla ayrıntı için buraya bir göz atın.
Patrick Willems isimli bir kullanıcı tarafından paylaşılmış olan yapımda X-Men Filmlerini Wes Anderson Yönetse Nasıl Olurdu ? sorusunun cevabı Wes Anderson tekniklerinin üzerine basa basa anlatılıyor.
Efendim tüm zamanların en önemli üçlemelerinden biri olan Geleceğe Dönüş serisinin ki bana sorarsanız Matrix'e kadar geçen dönemde daha iyisi olmamıştır; ikinci filminde yer alan zaman paradoksu durumu ve bu durumun aslında tüm senaryo kurgusunu yerle bir etmesi bir tek benim mi dikkatimi çekti bilmiyorum ama yine de sizlerle paylaşmak istedim.
Harry Potter ve felsefe taşını elimize aldığımız andan beri kimse bizi bunun sadece bir kitap, uyarlama filmlerin ise sadece bir film olduğuna inandıramadı. Ta ki biz onlara bunun sadece bir film olmadığını bizzat gösterene kadar. Gezi parkı olayları süresince aklımda dolanıp durdu Zümrüdüanka Yoldaşlığı ve neden olmasınla başlayan cümlelerimin sayısı hızlıca arttı. Neden Hogwarts gezi parkı olamasın, sihri metafor olarak kullanıp da tüm olaylar boyunca benzetebileceğimiz o kadar şey vardı ki, apolitik bir bütün 90 kuşağının meydanlara akmasını belki yalnız büyüyle açıklayabilirdik. 7 eşsiz kitabın kapağını kapatıp ve 8 mükemmel filmin stop tuşuna basıp, gerçek hayata döndüğümüzde elimizde kalan iyi-kötü tanımları, arkadaşlık üzerine, birliktelik üzerine, sadakat, adalet üzerine bize kalanların en somut halini gördük gezi parkı olayları boyunca. Zümrüdüanka Yoldaşlığı ise Taksim Dayanışması haline büründü bir anda. Bizi birer büyücü, affedersiniz geride kalıp uzak duranları da muggle haline dönüştürdü. Ben de Türkiye de olanları süzüp de karakterlere yükleyince ortaya aşağıdaki gibi bir resim çıktı.
Şu film şurada dursun ilk başta, puanı tartışmalar yaratan bir film olsa da. Yıllardır yerini koruyan bir film. Esaretin Bedeli insanların bazı dersler çıkarması gereken izleyip de ibret alınacak bir yapımdır. Genç bir zengin adam olan Dufresne sevdiği kadını öldürmek suçundan yargılanarak ömür boyu hapis cezası alacaktır. Gittiği hapishanede her türlü kötü adamların olduğu ve bir suçun işlendiği bir yerdir. Fakat o hayata olan inancından güler yüzlü olmaktan asla vazgeçmeyecektir. Onun bu tutumu diğer kötü adamlara karşı olumlu bir etki bırakarak onların bakış açısını da değiştirecektir.
Hayao Miyazaki Japonya'nın en büyük animasyon yönetmenlerinden biridir. 50 yılı aşkın bir süredir animasyon dünyasının içindedir ve en yakın çalışma arkadaşı Isao Takahata ile birlikte Studio Ghibli adlı animasyon stüdyosunun kurucusudur. Onun filmlerinde eğlenceli araziler, zorlayıcı karakterler, nefes kesen animasyonlar olağan üstü bir kurgu vardır. Uluslararası bir üne sahiptir.Hayao Miyazaki'nin başarısını kanıtlayacak örnekler(Çeşitli film festivalleri ve ödül törenlerinden yaklaşık 70 ödülü vardır);En iyi animasyon film Oscar'ı 2003Akademi onur ödülü 2014Yılın animasyonu dalında Japon Akademi Ödülü 2014 Wind Rises, 2009 PonyoEn iyi film dalında Japon Akademi Ödülü 2002 Spirited Away. 1998 Princess MononokeNebula en iyi senaryo ödülü 20007 Howl's Moving CastleVenedik Film Festivali Mimmo Rotella Vakfı Ödülü 2008 PonyoAltın Ayı 2002 Spirited AwayDaha fazlası için: http://www.imdb.com/name/nm0594503/awards
Bu yıl 13’üncüsü düzenlenecek, Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nin programı ve Altın Bamya adayları yapılan bir basın toplantısıyla açıklandı. Bu yıl “Kadınların Sineması, Kadınların Direnişi, Direnişin Sineması” temasıyla düzenlenecek olan gezici festival 13 Mart’ta, İstanbul’da başlayacak. 27 Nisan’a kadar, altı ayrı şehirde sürecek olan gezici festival 13-22 Mart’ta İstanbul’da, 28-29 Mart’ta Denizli’de, 4-5 Nisan’da Muğla-Bodrum’da, 11-12 Nisan’da Diyarbakır’da, 18-19 Nisan’da Adana’da, 25-26 Nisan’da İzmir’de olacak.5 ÜLKEDEN, 61 FİLM13. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali 13 Mart Cuma günü, saat 19:00’da Galatasaray Meydanı’ndan Pera Müzesi’ne yapılacak Festival Yürüyüşü ile başlayacak. Festivalde bu yıl 25 ülkeden, 61 filmin gösterileceği festivalde, bu yıl Hindistan’dan Meksika’ya çeşitli ülkelerden filmler yer alacak. Filmlerin 17’si Türkiye’den. Festivalden elde edilecek gelirse Şengal ve Kobani kamplarındaki kadınlara ve çocuklara aktarılacak.FESTİVAL YÜRÜYÜŞLE BAŞLAYACAKPera Müzesi’nde Mor Kamera Umut Veren Kadın Sinemacı Ödülü’nün de verileceği açılışta Arkadaşımı Merak Ediyorum filmi gösterilecek. Festival filmleri İstanbul Modern, Pera Müzesi ve Rampa salonlarında gösterilecek. Filmler ‘Kadınların Sineması’, ‘Margarethe von Trotta Toplu Gösterimi’, ‘Nahid Persson Sarvestani Toplu Gösterimi’, ‘Kendine Ait Bir Cüzdan’, ‘Cins, Cinsiyet, Cinsiyetler’ ve ‘Bedenimiz Bizimdir’ adında altı ayrı bölümde seyirciyle buluşacak. Festival bu yıl önemli konukları da ağırlayacak. 1975’ten bu yana çektiği filmlerde güçlü kadın karakterler yaratan Margarethe von Trotta ile buluşma 17 Mart Salı günü İstanbul Modern’de.VE ALTIN BAMYALAR…Her yıl olduğu gibi bu yıl da festivalin kapanışı Altın Bamya Ödül Töreni ile son bulacak. Yedinci kez düzenlenecek törende Türkiye Sineması’nın 100’üncü Yılı dolayısıyla 100 yıla bakılacak. “100 Yılın Bamyası Ödülleri’nin bu yılki adayları erkek karakter kategorisinde Tecavüzcü Coşkun, Tarkan ve Recep İvedik, kadın karakter kategorisinde ise Kezban, Afrodit ve Mum Kokulu Kadınlar’daki tüm kadın karakterler. Taraf
LEGO ve Geleceğe Dönüş serisi nerd’leri güçlerini birleştirdi. Efsane serinin ilk filminden akıllara kazınan saat kulesi sahnesi LEGO bloklarıyla tekrar canlandırıldı.Video 2013’te çıkan Back To The Future LEGO setiyle 2014’teki LEGO Fan Fuarı’nda çekildi. 1985 yapımı filmin o gerilim dolu sahnesi, kullanılan malzemeler ve stop-motion tekniğiyle daha da heyecan verici hale gelmiş durumda.
İlk iki fragmanı ile heyecanımızı körükleyen “Avengers: Age of Ultron” fragmanlarının üçüncüsü ile doruk noktasına ulaşıyoruz.Marvel; Iron Man, Captain America, Hulk, Black Widow ve Hawkeye’ın daha çok göründüğü yeni fragman, ayrıca filmin konusu hakkında da daha fazla bilgi sahibi olmamızı sağlıyor. Filmin büyük aksiyon sahnelerine, yıkımlara, Ultron, Scarlet Witch ve Quicksilver’a daha yakından bakmamız da cabası.
Savaş fotoğrafçısı Lynsey Addario'nun Pulitzer ödüllü kitabı beyazperdeye uyarlanıyor. Yönetmenliğini Spielberg'ün yapacağı filmin başrolü Jennifer Lawrence'a emanet.Oscarlı genç yetenek Jennifer Lawrence, yayın hakları Warner Bros tarafından satın alınan, savaş fotoğrafçısı Lynsey Addario'nun anı kitabı It's What I Do: A Photographer's Life of Love and War'dan uyarlanacak filmde başrolü üstlenecek. Filmin yönetmenlik koltuğunaysa kuvvetle muhtemel Steven Spielberg oturacak.Afganistan, Irak, Darfur ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki çatışma kurbanlarını fotoğraflayan Addario Libya'da kaçırılmıştı. Kitap Pulitzer ödülüyle taçlandırıldı.Filmin yapımcısı en son American Sniperla büyük başarı kazanan Andrew Lazar.Addario rolü için daha önce Reese Witherspoon, Natalie Portman ve Margot Robbie isimlerinin geçtiği filmin çekimlerinin hangi tarihte başlayacağına dair detaylı bir açıklama yapılmadı.Sputniknews
The Godfather ---> I Vitelloni ---> Wild Strawberries ---> Henry V ---> City Lights ---> La notte ---> The Bank Dick ---> The Treasure of the Sierra Madre The Simpsons,Seinfeld,Roseanne dizilerinin hayranıdır...
Leonardo DiCaprio, bir filmde 24 ayrı kişiyi canlandıracağı bir role hazırlanıyor.DiCaprio, The Crowded Room adlı yeni filminde, çoklu kişilik sendromundan muzdarip ve 24 farklı karaktere sahip Billy Milligan’ı canlandıracak. Daniel Keyes’in 1981 yılında çıkan biyografi niteliğindeki kitabı The Minds of Billy Milligan‘dan uyarlanacak olan film, 24 ayrı alt benliğe sahip Milligan’ın sarsıcı hikâyesini beyazperdeye aktaracak.TARİHE GEÇMİŞTİBilly Milligan, 1970’li yılların sonlarında, bir dizi hırsızlık, insan kaçırma ve üç tecavüz olayından yargılandı. Cinayetlerin sahip olduğu diğer kişilikler tarafından işlendiğinin kanıtlanması üzerine suçsuz bulunan ve hastaneye gönderilen Milligan, ABD tarihinde çoklu kişilik bozukluğu gerekçesi ile mahkemede aklanan ilk kişi olarak tarihe geçti.SENARYO YAZILIYOR1988’de tedavisinin tamamlanması üzerine hastaneden taburcu olan Milligan, geçen Aralık ayında hayatını kaybetti. Milligan’ın kişilikleri arasında hırsız Phillip, uyuşturucu satıcısı Kevin, tecavüzler için Billy’nin vücudunu kullanan lezbiyen Adalana ve farklı zekâ ile yetenek düzeyine sahip birkaç kişilik yer alıyor. Leonardo di Caprio, kendisi için epey zor bir oyunculuk deneyimi olacak bu rolü yaklaşık 20 yıldır oynamayı istediğini belirtti. Yapımını Appian Way şirketi üstlendiği The Crowded Room filmi şimdilik senaryo yazım aşamasında. Kaynak: Taraf
Annemin Şarkısı filmi Mons International Love Film Festivali'nden ödül alan ilk Türkiye filmi oldu.Erol Mintaş tarafından yönetilen Annemin Şarkısı (Klama Dayika Min) filmi 20 - 27 Şubat tarihlerinde Belçika'da düzenlenen 31. Mons International Love Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü'ne layık görüldü. Başrol oyuncusu Feyyaz Duman 'En İyi Erkek Oyuncu' ödülünü alırken, Annemin Şarkısı filmi bu festivalde Türkiye'den ödül almaya hak kazanan ilk film oldu.Yapım 6 kıtada, 24 farklı film festivalinde gösterildi. Toplamda 7 ulusal ve 6 uluslar arası ödül kazandı. 20. Saraybosna Film Festivali’nden En İyi Film ve En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini kazanan Annemin Şarkısı, Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden En İyi İlk Film dahil olmak üzere 4 ve Malatya Film Festivali’nden 3 ödülle döndü. Film, Aralık ayında Fransa’da gerçekleştirilen 35. Nantes 3 Continents Film Festivali’nden de Seyirci Ödülü dahil olmak üzere 2 ödüle daha layık görülmüştü.14 Kasım'da Başka Sinema kapsamında Türkiye'de vizyona giren filmin DVD'si ülkemizde Mart ayı içerisinde raflarda olacak. Annemin Şarkısı, 6 Mart Cuma gününe kadar İstanbul Beyoğlu Cine Majestic sinemasında 14 seansında izlenebilecek.Beyazperde
Bu nostaljik filmlerin bazılarında çok ağladık, bazılarında çok güldük, bazılarında gaza geldik, bazılarında şenlendik, oynadık, bazılarında hayallere daldık, bazılarında aşık, bazılarında sarhoş olduk. Eminim birçoğunuz müziği duyar duymaz filmi hatırlayacak, hatta hangi sahnede müziğin çaldığını bile gözünde canlandırabilecektir. Not: Bazı müzikler, birden fazla filmde kullanılmıştır. Olabildiğince orjinal filmleri listelemeye çalıştım.Not 2: Müziklerin bazıları uyarlama, bazıları birebir icra, bazılarıysa yeni bir beste olarak filmlerde kullanılmıştır. Filmlerle özdeşleştiğini düşündüğüm müzikleri o filmle beraber listeledim.