onedio
32 Şaşırtıcı Fotoğrafla Hollywood'un Gizli Kahramanları "Dublörler"
Dublörler sinemada zor işlerin aranan insanlarıdır. Filmleri gerçekçi hale getirmek için çoğu kez canları pahasına sahneler çekerler. Onlar filmdeki asıl abi ve ablanın karakterine yürek katıp bol alkış aldırırken, bizlerse onların ne yüzlerini ne isimlerini biliriz!Dublörlere ilk kez bilgisayarların henüz hayatımızda olmadığı ve sinemada tehlikeli sahneler için teknolojinin değil gerçek insanların kullanıldığı sessiz film döneminde ihtiyaç duyuldu.Bilinen ilk profesyonel dublörlük 1908 yılında çekilmiş 'The Count of Monte Cristo' filminde gerçekleşti. Bu kişi bir sirk akrobatıydı ve görevi 5 dolar karşılığında yüksek bir kayalıktan şelalenin içine atlamaktı. Ne yazık ki söz konusu paranın çok düşük olmasının dışında yaptığı bu tehlikeli atlayış onun ilk ve son işi oldu.İşte karşınızda Hollywood'un gerçek 'mangal yüreklileri'
Martin Scorsese ve Robert de Niro'nun Beraber Çalıştığı 8 Mükemmel Film
Gangster filmi denilince ilk akla gelen yönetmenlerden Martin Scorsese nin, Robert de Niro ile çalışmaya başladığı ilk filmdir. Film 4 gencin New York un İtalyan mahallesinde geçen hikayelerini işler. Robet de Niro bu filmde müthiş oyunculuğuyla büyüler. Aynı zamanda bu film Martin Scorsese nin de elini masaya vurarak 'bende buradayım' dediği film olarak geçmiştir biyografisine.
The Interview Şimdi de iTunes'da
Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'daki Apple müşterileri Apple'ın dijital medya mağazası iTunes üzerinden Sony'den hacklenerek çalınan 'The Interview' filmini 14.99$'a satın alarak iOS, Apple TV ve OSX üzerinden izleyebilirler. Filmin izlenebileceği ya da satın alınabileceği diğer servisler ise Sony'nin kendi sitesi, YouTube, Xbox ve Google Play.İlk başlarda hackerlardan gelen tehdit ve baskılar nedeniyle filmin halka açık gösterimlerinden vazgeçmelerine rağmen, sonradan filmin online olarak satın alınarak izlenebilmesine ve sinemalarda gösterilmesine karar verdiler. Filmin online dvd kiralama hizmeti Netflix'de ne zaman yayınlanacağı henüz bilinmiyor ancak tahmin edilene göre Sony önce online satışlardan ve kiralamalardan kurtarabildikleri karar para kurtarmaya deneyecek.iTunes linkiMilliyetTeknoloji.com
Reklam
Türkiye'nin 'Film Hazinesi' Geleceğe Taşınacak
Türkiye Film Arşivi ve Sinema Müzesi, Türkiye'nin 'film hazinesini' geleceğe taşımanın yanı sıra hem kültürel çekim merkezi hem yeni yaşam alanı olacak.AA muhabiri yaklaşık iki yıldır proje çalışmaları süren Türkiye Film Arşivi ve Sinema Müzesinin detaylarına ulaştı.Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünce 2 yıl önce Türkiye'nin film mirasına sahip çıkmak için ilk adımı atılan proje, başkente yeni bir soluk getirilmesi amaçlanıyor.Bu kapsamda yurt dışındaki örneklerin incelenmesinin ardından ortaya konan proje, film arşivinin yanı sıra sinema müzesi, sinema kütüphanesi, film laboratuvarı, atölye ve sergi alanları, gala salonu, açık hava sineması, kafeterya ve hediyelik eşya bölümü gibi büyük bir yapıdan oluşuyor.30 bin filmlik arşivTürk sinemasında başlangıcından bu güne 6 binin üzerinde uzun metrajlı film çekildiği ancak bunun yaklaşık 4 bin kadarının bugüne kadar geldiği tahmin ediliyor.Çeşitli kurumların ve koleksiyonerlerin elinde bulunan bu filmlerin Türkiye'de de tek bir çatı altında toplanması ise dünyada 'film mirası' olarak adlandırılan bu zenginliğe sahip olduğunu göstermesi bakımından büyük önem taşıyor.Bu amaçla dünyanın sinemayla tanışmasından hemen bir sene sonra Osmanlı topraklarında kendine yer edinen sinemanın, o dönemlerden itibaren ortaya konan örnekleri bulunuyor. 35 milimetre olarak adlandırılan ilk dönem filmlerde, bir yapım yaklaşık 5-8 kutu filmden oluşuyor ve ağırlığı 30 kilogramı buluyor.Dolayısıyla artık tarih sayılan bu filmlerin dünya standartlarında korunabilmesi, uygun iklimlendirme ile saklanabilmesi için minimum 150 bin kutuluk arşiv alanı planlanıyor. Böylece, uzun metrajın yanı sıra belgesel, belge film ve kısa filmlerin de bulunacağı için arşivin kapasitesinin 30 bin filmi bulması öngörülüyor.Filmler laboratuvarda kare kare yenilenecekTürkiye'nin film mirasının saklanmasının yanı sıra bunların restore edilmesi, dijital ortama aktarılması ve kamunun erişimine açılması da önem taşıyor.Bu kapsamda proje dahilinde bir de film laboratuvarı inşa edilecek. Bu laboratuvarda, yurt içinde 50 bin liraya, yurt dışında 50-100 bin avroya mal olan bir filmin restorasyonu, devletin imkanları çerçevesinde gerçekleştirilebilecek. Gerekli donanımların alımlarının başladığı laboratuvarda insan kaynağı ise Bakanlık tarafından eğitim alması için yurt dışına gönderilen uzmanlarca sağlanacak. Bu uzmanlar kare kare her filmi temizleyerek film mirasını geleceğe taşıyacak.Sinema Müzesine sanatçılardan bağışProjenin en önemli unsurlarından müzede ise Türk sinemasının başlangıcından beri kullanılan kameralardan, film makinelerine, afişlerden sanatçıların eşyalarına 'yedinci sanatın' tarihini yansıtan materyallere yer verilecek.Gayri resmi çalışmaları başlatılan müzede, 'Türk sinemasının sultanı' Türkan Şoray ile yapılan görüşmeler neticesinde sanatçının bütün elbiselerini müzeye bağışlaması bekleniyor.Başkent sinemanın 'gala' merkezi olacakTürkiye'de 'gala salonu' eksikliğini giderecek iki sinema salonu hizmete girecek. Bu salonlardan biri Avrupa'nın en büyük yüksek boyutta ve netlikte görüntü kapasitesine sahip (Imax) salonu olarak 550 kişi kapasiteli olacak.Tamamen 'kırmızı halı' törenleri ritüeline uygun yapıda hazırlanacak gala salonu sayesinde, Ankara sinema sektörünün yeni çekim merkezi özelliği kazanacak. Bu sayede, yerli filmlerin yanı sıra yabancı filmlerin Türkiye'deki ilk gösterimlerinin de burada yapılması amaçlanıyor.Amatör sinemacılar için ücretsiz teknik donanımlarTürkiye Film Arşivi ve Sinema Müzesinde, sinemayla ilgili tüm yayınların bulunacağı Sinema Kütüphanesi de yerini alacak.Amatör sinemaseverler için de ayrıcalıklı bir imkan sunan projeyle film çekimini tamamlayan kişiler, kurgu yapmalarını sağlayacak her türlü teknik donanımın bulunduğu odayı ücretsiz kullanabilecek.Bu sayede gençleri, amatörleri sinemaya teşvik edecek, işlerini kolaylaştıracak ve sinemayı geliştirilmesi amaçlanıyor.2017'de açılması planlanıyorİlköğretim öğrencilerinin de unutulmadığı projede, okullardan buraya düzenlenecek gezilerle çocuk yaşta sinema sevgisi aşılanması hedefleniyor. Bununla birlikte, çocukların sinemayla ilgili çeşitli eğitimler alabilecekleri atölye salonları da yapı içinde tasarlanıyor.Türkiye Film Arşivi ve Sinema Müzesinin her yaş grubuna ve her kesimden insana hitap edecek, ailelerin birlikte zaman geçirebilecekleri 365 gün yaşayan bir yapı haline getirilmesi amaçlanıyor. Bu amaçla ziyaretçilerin sinema dışında müzik, güzel sanatlar gibi farklı sanat dallarında da etkinliklere imkan sağlanacak.Ankara'da Ümitköy civarında 8 dönümlük arazinin bahar aylarında temel atılması 2017'de ise açılması planlanıyor.'Mekanın ruhu'Sinema Genel Müdürü Cem Erkul, AA muhabirine, uzun zamandır üzerinde çalıştıkları projeyle insanların zannettiğinden daha hoş, daha şaşırtıcı, daha mutlu edici bir şeyler yapmak istediklerini söyledi.Bu yapıyla insanların gönlünde değer oluşturmayı hedeflediklerini belirten Erkul, 'Bu gönüllere vurulacak bir mühürdür. Nasıl ki Selimiye Cami Edirne'de mühürse öyle bir mühürden bahsediyorum. Yaptığımız işin sinema boyutundan ziyade insani boyutu önemli. Oranın kendine ait bir ruhu olacak ve o ruhu yaşayanlar bilecek, sevecek ve asıl o zaman bir anlam ifade edecek' diye konuştu.Erkul, yapının dünyanın en güzel örnekleri arasına gireceğini belirterek, 'Zor bir süreçten geçiyoruz çünkü zor bir inşaat. Yapısı, coğrafi konum, arazi olarak zor ama bu dezavantajlar yapım tamamlanınca avantaja dönüşecek' ifadesini kullandı. Arazinin hilal formunda olması nedeniyle inşaatın bir kısmının toprak altında olacağını bildiren Erkul, bunun arşivin iklimlendirilmesi için önemli olduğunu söyledi.'Sinema iklimi oluşturulmalı'Erkul, sinemanın objelerinin bile insanların anılarında önemli yer tuttuğuna işaret ederek, müzenin bu anlamda büyük bir boşluğu dolduracağını dile getirdi.Yapının etrafındaki geniş arazinin Sinema Ormanı olarak düzenlemek istediklerini de bildiren Erkul, Hollywood'un kaldırımdaki yıldızları gibi sanatçılar adına ağaç dikilebileceğini ifade etti.Erkul, projenin Türkiye'nin vizyonu için de büyük önem taşıdığını vurgulayarak, 'Nasıl ki '7 güzel adam' deniyor... Onlar şiir, edebiyat iklimi varken yetişti, yokken yetişmez.. İşte bu görsel işitsel alanda da bir iklim oluşturma gayreti lazım. Devletin temel görevinin bu olduğunu düşünüyorum. Bu işin parayla da alakası yok. Siz yeter ki iklimi sağlayın doğru şeyler, güzel şeyler yetişir. Bizim temel hedefimiz sinema üretme iklimini doğrusuyla yapabilmek çünkü kendi seyircimizi tekrardan üretemezsek var olamayız' diye konuştu.Tuğba Özgür Durmaz, AA
Reklam
Hollywood'u Aratmayacak Güzellikte 12 Yeşilçam Romantik Komedisi
Birbirlerine komşu üç evli çiftin öyküsü. Leyla ile Mecnun adlı evli çiftlerin yaşantıları sürekli olarak darılma ve barışmalarla geçer. Bu evli üç çiftin ayrılmaları ve barışmaları giderek ülkede büyük bir olay haline dönüşür. Erkekler Mecnun'dan, kadınlar Leyla'dan yana çıkarlar. Oyuncular : Halit Akçatepe ,  Kadir İnanır ,  Hülya Koçyiğit ,  Neriman Köksal ,  Şemsi İnkayaYönetmen  : Şerif GörenYapım Yılı : 1978Imdb Puanı : 6.6
Reklam
3 Dakikada 2014'e Damga Vuran Filmler
Filmler sırası ile şöyle: InterstellarNightcrawler LockeGodzillaUnder the SkinBirdmanSnowpiercerFoxcatcherInherent ViceFuryGod Help the GirlDoubleGone GirlWhite Bird in a BlizzardInterstellarNymphomaniacNightcrawlerThe Grand Budapest HotelWildUnbrokenFuryThe RoverUnder the SkinThe Theory of EverythingMr. TurnerMommyInto the WoodsBirdmanSnowpiercerBlue RuinThe Imitation GameEdge of TomorrowCaptain America 2: The Winter SoldierGuardians of the GalaxyWhiplashIdaThe BabadookAmerican SniperUnbrokenFrankChefThe Grand Budapest HotelInherent ViceThe Imitation GameMr. TurnerRosewaterJimi: All Is by my SidePalo AltoThe Raid 2Cold in JulyHornsFilth Adieu au langageWhiplash300: Rise of an EmpireA Most Wanted ManNoahBoyhood
'Tanrılar ve Krallar' Filmi İki Ülkede Yasaklandı
Ridley Scott'ın son filmi 'Exodus: Tanrılar ve Krallar' Fas’ın ardından Mısır’da da yasaklandı.İngiliz yönetmen Ridley Scott ’ın 12 Aralık'ta Türkiye'de de gösterime giren 'Exodus: Tanrılar ve Krallar' filmi Fas ve Mısır'da yasaklandı. Filmin Fas'ta gösterilmesine daha önce izin verilmiş, ancak gösterime girmesine bir gün kala yasak getirilmişti.BBC Türkçe'nin haberine göre, Mısır’daki yasak kararını alan sansür kurulu filmde tarihi hatalar olduğunu belirtti. Kurul, Piramitleri Yahudilerin inşa ettiği ve Kızıldeniz'in Musa Peygamber’in mucizesiyle değil, bir depremle yarılarak, Yahudilerin Mısır’dan kaçmasına imkan anıdığı yönündeki senaryonun “kabul edilemez” olduğunu ifade etti.Filmde ayrıca Hz. Musa'nın düğün sahnesinde 'Bir Gün Şu Dünyadan Göçüp Gidersem' türküsü Türkçe olarak söylendi.Fas’tan ise yasakla ilgili bir açıklama gelmedi. Filmlerle ilgili düzenleyici kurum olan Fas Sinema Merkezi’nin gece ülke genelinde sinema salonlarını arayarak yasağı tebliğ ettiği belirtiliyor. Yasağa uymayan sinemaların kapatılacağı uyarısının yapıldığı kaydediliyor.Senaryosunu Bill Collage , Adam Cooper ve Steven Zaillian 'ın kaleme aldığı; başrollerini ise Christian Bale , Aaron Paul ve Ben Kingsley paylaştığı filmin konusu şöyle:Musa ve Ramses, Mısır hükümdarı ailede birlikte yetişirler. Aralarında kan bağı olmasa da birbirlerine son derece yakın iki kardeş gibidirler. Ramses sonunda firavun olunca Musa'yı en güvendiği danışmanı ve komutanı yapar. Ancak Ramses, küçükken bir nehrin kenarında bulunan Musa'nın İbrani olduğunu öğrendiğinde kardeşini çölde ölüme terk edecektir. Musa ise piramitlerin yapımında köle olarak çalışmaya zorlanan İbranilerin sesi olmuştur. Bir gün rüyasında tanrının kendisiyle konuştuğunu ve İbranileri özgürleştirmek için yola çıkması gerektiğini görür. Böylece 600.000 köle ile birlikte kırk yıl sürecek uzun bir yolculuğa çıkar. Hedefleri ise 'vaadedilen topraklara' ulaşmaktır.BBC Türkçe
Sundance Film Festivali Başlıyor
Yönetmen Tolga Karaçelik 'in, yeni filmi 'Sarmaşık' ile yarışacağı, bağımsız filmlerin 'kalesi' olarak bilinen Sundance Film Festivali 2015 'in jüri üyeleri açıklandı.1981 yılında Hollywood'un yıldız aktörlerinden Robert Redford tarafından kurulan ve Sundance Enstitü bünyesinde gerçekleştirilen Sundance Film Festivali 2015'in 'En İyi Uluslararası Film' kategorisinde yarışacak filmler; dünyanın bir numaralı film sitesi IMDB'nin kurucusu Col Needham, Fransalı yönetmen Mia Hanson-Love ve Yeni Zelandalı yazar, yönetmen, aktör Taika Waititi tarafından değerlendirilecek. Dünyanın en önemli beş festivali arasında yer alan, 22 Ocak – 1 Şubat 2015 tarihleri arasında gerçekleşecek festival için bütün gözler şimdiden Utah'a çevrildi.Tolga Karaçelik 'in, 4500'ü uzun metraj olan toplam 12.000 film başvurusu arasından ilk 12'ye seçilerek bugüne kadar festivale kabul edilen ikinci Türk filmi olan 'Sarmaşık'ı bir armatörün iflas edip ortadan kaybolmasının ardından, deniz hukuku gereği gemide kalmak zorunda olan ve hiçbir yere gidemeyen beş gemici ile bir kaptanın arasındaki hiyerarşik mücadeleyi anlatıyor. Görüntü yönetmenliğini Gökhan Tiryaki'nin, montajını Evren Luş'un yaptığı, müzikleri Ahmet Kenan Bilgiç imzası taşıyan filmde; Nadir Sarıbacak, Kadir Çermik, Hakan Karsak, Osman Alkaş, Özgür Emre Yıldırım, Seyithan Özdemir de performanslarıyla göz dolduruyor.
Reklam
20 Video İle Yeşilçam'da Şener Şen
Şener Şen (d. 26 Aralık 1941, Adana) Türk sinema ve tiyatro oyuncusu.Sinemaya ilk adım attığı yıllarda figüranlık dahil her işi yaptı. Beş yıl boyunca - bazı filmlerde sadece dans etmek veya başrol oyuncusundan dayak yemek gibi- küçük rollerde yer aldı. Kariyerinde büyük bir dönüm noktası olan 1975 yılında Ertem Eğilmez'in unutulmaz filmi Hababam Sınıfı'nda ‘'Badi Ekrem'’ tiplemesi ile büyük sükse yaptı. Aynı filmde İnek Şaban tiplemesi ile ün yapan Kemal Sunal ile müthiş bir ikili oluşturdu ve o yıllarda büyük gişe hasılatı yapan Süt Kardeşler, Şabanoğlu Şaban, Tosun Paşa, Kibar Feyzo, Çöpçüler Kralı ve Davaro gibi filmlerde oynadı.Şener Şen, 1984'e kadar yardımcı roller oynadı. O dönemde Anadolu piyasasına hâkim olan işletmecilerin, Arzu Film ve Ertem Eğilmez'e yaptıkları baskı sonucunda artık başrollerde oynaması gündeme gelir. Ancak o güne kadar özellikle Kemal Sunal ve İlyas Salman'la birlikte yaptığı filmlerde oynadığı uyanık, üçkâğıtçı, sahtekâr, dolandırıcı tiplemleri canlandırmış olan Şen bu kez halkın istediğini yapmamayı seçti. “Onların istediği filmi yapmam, başrol oynayacaksam kendi istediğim filmi yaparım” diyerek isyan bayrağını çekti ve Başar Sabuncu'nun Namuslu filminde ilk kez başrole çıktı. Filmde canlandırdığı Ali Rıza Bey karakteri işine son derece bağlı bir mutemettir. Bu nedenle çevresindekilerce hor görülür. Zimmetine para geçirdiği söylentileri ortalığa yayılınca itibar görür ve el üstünde tutulmaya başlar. Ertem Eğilmez'in bu film için ona “Eğer bu film tutmazsa senin hayatın başlarken biter. Bir daha bir fırsat yakalayamazsın. Ama öbürünü seçersen yılda beş, altı film yaparsın, para da kazanırsın” demesine rağmen, Namuslu o yılın en iyi iş yapan filmleri arasına girdi ve Şener Şen'in sinema kariyerindeki ikinci perde açıldı.Namuslu filmiyle üçkağıtçı, sahtekar karakterleri canlandırmaktan sıyrılan Şener Şen artık iyi, insanları kandırmayan, saf, temiz yürekli karakterleri canlandırmaya başladı. Nesli Çölgeçen’in Züğürt Ağa 'sında saf bir köy ağasını, Milyarder 'de piyangodan büyük ikramiye kazanan istasyon şefini, Muhsin Bey 'de şöhret olmak isteyen bir gence yardım eden organizatörü başarı ile oynadı. Bu yıllarda moda olan müzikallerde de gözüktü.Ertem Eğilmez'in son filmi olan ve Türk sinema seyircisinin sinema önlerinde uzun kuyruklar oluşturduğu taşlamalarla dolu Arabesk filminde Müjde Ar ile başrolleri paylaştı. 1996'da ise Türk sinemasında bir devrim yaratan “Eşkıya” filminde Uğur Yücel ile birlikte oynadı. Yavuz Turgul'un senaryosunu yazdığı ve yönettiği bu film Türk sinema sektöründe o dönem için bir rekor kırarak ve 2,5 milyonu aşkın seyirciyi sinemalara çekti.Gaziantepli kebap üstadı Ali Haydar'ı canlandırdığı İkinci Bahar (1998-2001) dizisinde diğer başrol oyuncusu Hanım adlı Trakyalı bir mezeciyi canlandıran Türkan Şoray'dı.Yönetmenliğini Yavuz Turgul'un yaptığı Gönül Yarası (2005) filmindeki emekli öğretmen Nazım rolüyle 42. Altın Portakal Film Festivali'nde 'En İyi Erkek Oyuncu ödülü'nü kazandı. Bu filmi yönetmenliklerini Yavuz Turgul'un yaptığı, 'nesli tükenen bir kabadayıyı' canlandırdığı Kabadayı (2007) ile başrollerini Çetin Tekindor ve Cem Yılmaz'la paylaştığı Av Mevsimi (2010) izledi.
Reklam
Reklam